Connect with us

Haberler

Depresyonun Belirtileri Nelerdir

Tarih:

on

depresyonun belirtileri

Depresyon, hayat tarzlarımızın değişmesiyle birlikte artık hemen hemen her yaş grubunda sıklıkla görünen bir rahatsızlık olmaya başladı. Yaşam kalitesine önemli ölçüde darbe vurabilen bu rahatsızlıkla mücadele etmek için uzman yardımı almak, egzersiz yapmak, arkadaş çevresi ile sıkıntıları paylaşmak ve sosyal hayattan kopmamak önemli. Memorial Bahçelievler Hastanesi Psikiyatri Bölümü’nden Prof. Dr. Ercan Abay, depresyonun belirtileri ve alınması gereken önlemler hakkında bilgi verdi.

Her 5 kişiden 1’i yaşamının bir döneminde depresyon ile karşılaşıyor

Derin üzüntüler, stres, sıkıntı, yaşam şartları, ekonomik sorunlar… Bu liste daha da uzayabilmektedir. Her insanın hayatı boyunca karşılaşabileceği bu tür problemler, başa çıkılamaz hale geldiğinde ruh halinde sorunlara neden olabilir. Ancak üzüntü ve keder halinin günlük aktiviteleri engelleyecek bir hal alarak, uzun sürmesi ve işlevselliği bozması depresyon gelişiminin belirtisi olabilmektedir.  Depresyon tanısının koyulabilmesi için kişideki bazı özellikler sorgulanmalıdır.

  1. Çökkün Duygudurum: Kişide çökkün, kederli, kasvetli ve sıkıntılı bir duygudurum hakimdir.
  2. Yorgunluk:Fiziksel enerjide azalma ortaya çıkar.
  3. Uyku bozuklukları: Bu durumda uyku durumuna geçememe, sık sık uyanma, sabah erken uyanma ya da uyku halinin artması gibi tablolar gözlenebilir. Depresyondaki kişiler uyumadıkları halde yatmaya eğilimlidir ki bu da söz konusu rahatsızlığın sürmesinde dikkat çekici bir özelliktir.
  4. İştah sorunları: Kişi kilo kaybedebilir. Son bir ayda diyet yapmadan ortalama kilonun %5’i kadar, en az 4-5kg. verilebilir. Bazı depresif kişilerde de kilo artışı olabilmektedir.
  5. Psikomotor huzursuzluk ya da retardasyon: Depresyon tablosu kişide ajitasyon hali ya da psikolojik fonksiyonlarda azalmaya yol açar.
  6. Yaşamı tehdit eden düşünceler: Kişide ölüm düşünceleri, eğilimleri ya da girişimleri yani intihara yatkınlık görülebilir.
  7. Suçluluk-değersizlik düşünceleri: Yaşanan olaylardan suçluluk duyulabildiği gibi kişinin kendini değersiz hissetmesine de rastlanabilir.
  8. Konsantrasyon güçlüğü: Depresyon halinde kişide dikkat dağınıklığı ve konsantrasyon güçlüğü görülür.
  9. İlgisizlik:Önceden severek yapılan günlük etkinliklere (okumak, egzersiz yapmak, TV seyretmek gibi) ilginin azalabilir.

Son 15 gündür, yaşamınızın rutin akışınızı bozacak derecede bu belirtilerin en az 5’ini kendinizde fark ediyorsanız, bu durum majör depresyonla karşı karşıya olduğunuz ve psikiyatrik yardım almanız gerektiği anlamına gelebilir.

 İlaçların bağımlılık yaptığı inanışı doğru değil

Depresyon; hafif, orta ve ağır olmak üzere derecelendirilmektedir. Depresyon ile mücadelede psikoterapi ve ilaç tedavisi öne çıkmaktadır. Bununla birlikte kişinin egzersiz yapması ve beslenme düzenine dikkat etmesi de önem taşımaktadır. Depresyon halinin hafif ve orta derecede olması halinde sık seanslarla psikoterapi tek başına yeterli olabilir, ancak ağır depresyonlarda ilaç tedavisi önceliklidir ve depresyon şiddeti hafiflemeye başlayınca psikoterapi de eklenebilir. Depresyon ilaçlarının bağımlılık yaptığına dair toplumda yanlış bir inanış bulunmaktadır. Bu tür ilaçların bazı yan etkileri bazı kişilerde görülebilse de, bunlar 1-2 hafta içinde geçmektedir. 3 hafta içinde  kişi ilaç tedavisinden yarar görebilmektedir. Ancak bu ilaç tek başına yeterli gelmeyebilir. Kişinin hayata bakışını düzenleyen, olumsuz otomatik düşüncelerin yerine olumlu alternatif düşüncelerin geçmesini sağlayan bilişsel yapılandırma gibi teknikleri içeren ve depresif nöbetlerin ortaya çıkmasını da önleyebilecek bilişsel-davranışçı terapi de alınması önemlidir.

Sosyalleşmekten vazgeçmeyin ve bol bol yürüyüş yapın

Depresyon durumunda kişinin kendi başına çare aramaktan ya da kötü alışkanlıklardan kaçınması önemlidir. Ruh sağlığını güçlendirmek için ise mümkün olduğunca sosyal olmak, dost bilinen kişilerle sorunların paylaşılması gerekir. Ruh sağlığı uzmanlarından kaçınmamak, bu konuda aile hekimlerine danışmak ve yardım almak da önem taşımaktadır. Fiziksel aktivitenin, özellikle de tempolu yürüyüşün antidepresan etkisinin olduğu bilinmektedir. Akşam yemek öncesi gün batmadan yapılacak 30 – 40 dakikalık tempolu yürüyüşün uykuya geçişi kolaylaştırdığı ve antidepresan etkisi olduğu unutulmamalıdır

Kafeinli içeceklerin tüketilmemesi ve alkolden uzak durulması faydalı olabilir. Ayrıca kişinin intihara eğilimi, bu tür düşünceleri varsa yakınları tarafından mutlaka bir uzmana yönlendirilmesi gerekir.

Aile Sağlığı

Dr. Öz ve Dr. Yerebakan ABD ve Türkiye’de ki son durumu değerlendiriyor…

Tarih:

on

• ABD’de alınan tedbirler ve son durum nedir?

• Herhangi bir ilaç için planlama ve gelişme var mı?

• Kendinizi ve ailenizi korumak için ne gibi önlemler alıyorsunuz? Evlere bir şekilde virüs girme imkanı var mı?

• El yıkamada sabun mu, dezenfektan mı daha iyi?

• İnsanlarda stres ve paranoya arttı, evde nasıl vakit geçirmeliyiz?

• Evde kalırken çocuklar ve ebeveynler için önerileriniz neler?

• Nasıl bir gelecek bizi bekliyor? Virüs kaybolacak mı?

 

*Bu videonun çekim tarihi 22 Mart 2020’ dir. Kısa zaman aralıkları ile güncel gelişmeleri içeren yeni değerlendirme videolar hazırlayıp, sizleri bilgilendirmeye devam edeceğiz.

 

Sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirici içerik paylaşımı yaptığımız youtube sayfamızı görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Aile Sağlığı

Coronavirüs dokunduğunuz yüzeylerde 3 güne kadar yaşayabilir…

Tarih:

on

New England Journal of Medicine’da Mart başında yayınlanan çalışmanın sonuçları çarpıcı! Bu çalışmaya göre virüsün hava yoluyla yayılabileceği ve doğrudan kişiden kişiye temasın yanı sıra, enfekte olmuş kişilerin dokunduğu yüzeylerden de bulaşabileceği gösterildi.

Dr. Yerebakan sizler için bu araştırmayı inceledi…

Sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirici içerik paylaşımı yaptığımız youtube sayfamızı görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Beslenme

Enerji ve Mutluluk Veren Besinler

Tarih:

on

mutluluk veren besinler

Günümüzün insanlarının en büyük sorunlarından ikisi, hiç şüphesiz ki yorgunluk ve mutsuzluk. İş temposu, trafik, gürültü, şehir hayatı ve daha pek çok stres kaynağı gün içinde bizleri yorgun ve mutsuz kılabiliyor. Ancak bazı yaşam tarzı değişiklikleri ve size mutluluk veren besinler ile oluşturulan doğru bir beslenme programı keyfinizi yerine getirebilir. Memorial Bahçelievler Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Aslıhan Altuntaş, enerji ve mutluluk veren besinler hakkında konuştu.

Mutluluk hissi besini gördüğümüz anda başlıyor

Sağlıklı beslenmenin özellikle de bazı besinlerin mutlulukla yakından ilgisi bulunmaktadır. Bazı insanlar yaşamak için yediğini bazılarıysa yemek için yaşadığını ifade etmektedir. Kişinin yemek yediği zaman mutlu hissetmesi ya da sevdiği bir besini yediğinde mutlu olması bir tesadüf değildir.  Bu besinler daha görüldüğü anda kişinin vücudunda birtakım kimyasal değişimler olmasını sağlar, fiziksel olarak bedeni ve beyni uyararak bireyi mutlu eder. Bunu da vücutta mutluluk hormonu olarak bilinen serotoninin ve dopaminin salgılanmasını sağlayarak yapmaktadır. Hemen herkesin yediğinde mutlu olduğunu ifade ettiği çikolata da bunlardan biridir.

Mutluluk veren besinlerden doğru yararlanmak için miktara dikkat edin

Dengeli ve yeterli bir beslenme programı ile birlikte bu besinleri tüketmek depresyona bile iyi gelmektedir. İşte mutluluk veren 5 önemli besin…

YUMURTA

En değerli protein kaynaklarından biri olan yumurta aynı zamanda mutluluğunda kaynağı olarak da bilinmektedir. Kişide herhangi bir sağılık problemi yoksa her gün 1 yumurta ile kahvaltı yapabilir ve güne mutlu başlayabilir. Ancak mutluluk etkisini daha da artırmak için yanında 3 yemek kaşığı lor peyniri ve 1 dilim yulaf veya çavdar ekmeği de tüketilebilir. Yumurta gün içinde seçilebilecek herhangi bir öğünde rahatlıkla kullanılabilecek çok değerli bir besindir.

KİNOA

Son dönemlerde adını sıkça duyuran bir tahıl olan kinoa serotoninin öncü maddesi olan triptofan aminoasidi yönünden zengin bir besindir. Akşam yemeklerinde salata ya da sebze yemekleri içerisinde tüketilen 3 yemek kaşığı kinoa günün stresinin atılmasına ve yemekten keyif almaya yardımcı olmaktadır. Kinoa beyaz, kırmızı, siyah renkteki seçenekleriyle kısır, salata, köfte, tahıllı kurabiye ve hafif tatlıların içinde değerlendirilebilir.

KABAK ÇEKİRDEĞİ

20 gr kabak çekirdeğinde 120 mg triptofan bulunmaktadır. İçerdiği bu mutluluk öncüsü aminoasit sayesinde serotonin salgılanmasına yardımcı olur. Kabak çekirdeği stresi ve endişeleri önlerken kişinin rahatlayıp sakinleşmenize de yardımcı olur.

AMARANTH

Halk arasında “horozibiği” tohumu olarak da bilinen amaranth, protein değeri yüksek olması nedeni ile beslenme programlarında yer almaya başlayan bir besindir. Kinoa gibi triptofan içeriği yüksektir. İçerdiği protein sayesinde emilimi de arttığından mutluluk veren besinler arasındadır. Akşam yemeklerinde 3 yemek kaşığı amaranth tüketilebilir.

HİNDİ ETİ

Hindi eti yine triptofan açısından zengin bir besindir. Hem yüksek miktarda protein içermesi hem de selenyum ve B12 vitaminleri açısından zengin bir besin olması nedeni ile tüketimi önerilmektedir. Öğle yemeklerinde tüketilecek bir hindi eti ile özellikle soğuk havaların neden olduğu enerji düşüklüğünden kurtulmak mümkündür. Hindinin mutluluk veren etkisinden en iyi şekilde yararlanabilmek için yanında mutlaka bir kompleks karbonhidrat tüketilmelidir. Örneğin yulaf veya çavdar unundan yapılmış bir ekmek veya yulaflı, kinoalı salata, kinoa pilavı gibi yiyecekler iyi birer seçenek olacaktır.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar