Kadınların %15-25 inde cinsel isteksizlik mevcuttur. Ülkemizde ise % 40’lara kadar çıkmaktadır.Cinsel isteksizlik nedenleri araştırılırken öncelikle primer mi? (ergenlikten beri mevcut), yoksa sekonder mi?( sonradan gelişen: doğum, eş kaybı vs. sonrasında)  olduğu sorgulanır.Sonra organik mi yoksa psikolojik mi olduğu araştırılır.  Organik faktörler bazı hormonlarda dengesizlik ya da yetersizlik olması, nörotransmitter dengesizliği, ilaç yan etkileri, akut ve kronik hastalıklardır.

Psikolojik faktörler arasında çocukluğun ve ergenliğin, şevkatten yoksun geçmesi, bağlanma güçlükleri, kişilik bozuklukları ve bazı psikiyatrik bozukluklar mevcuttur.Aynı zamanda cinsel mitler, cinsel eğitim eksikliği, partnerin cinsel bilgi eksikliği, partnerin cinsel işlev bozukluğu, ilişki uyumsuzluğu ve mekanın mahremiyet ve güven açısından yetersiz olması gibi etkenler de cinsel istek bozukluğuna yol açabilir.Çift değerlendirip sebebi açısından fikir edinildikten sonra terapiye geçilebilir.Tedavinin ilkeleri arasında yanlış bilgi ve inançları düzeltmek, cinsel gerginliği azaltmak, eşe karşı öfkeyi azaltmak, yeni duygusal ve cinsel teknikler elde etmek, eşler arası iletişimi arttırmak, seks sırasında erotik olmayan düşüncelerin dışlanması mevcuttur.Unutulmamalıdır ki cinsel terapi bireyseldir ve kişiye özel tedavi düzenlendir.

Cinsel Tiksinti bozukluğu

Cinsel isteğin aşırı derecede azalıp, cinsellikten tiksinme iğrenme durumudur. Bu kişiler cinsellik eyleminden ve meniden tiksinirler.  Nadiren cinsel ilişikinin herhangi bir patolojiye bağlı ağrılı olması da bu duruma yol açabileceğinden öncelikle jinekolojik muayeneden geçip organik bir sorunun olmadığı görülmelidir.

Cinsel tiksinti bozukluğu nedenleri arasında: Cinsel mitler, katı ahlaki değerler altında büyüme sonucunda cinselliğin utanç verici ve günah olduğu düşüncesi, geçmişte yaşanılan cinsel taciz, istismar hikayesi mevcuttur. Detaylı bir hikaye alınması gereklidir. Cinsel tiksinti bozukluğuna obsesif kompulsif bozukluk, post travmatik stres bozukluğu, fobi bozuklukları ve bazı anksiyete bozuklukları eşlik edebilir.

Tedavisinde  kendi vücut ve bedenini tanıma, erotik masaj, kegel egzersizleri, erkek eş desteği sağlanarak erkek cinsel organına adaptasyon sağlanması çalışmaları uygulanabilir.

Hiperseksüalite (Nemfomani)

Cinsel isteğin insanın günlük yaşamını etkileyecek kadar fazla olmasıdır. Bu kadınlar genellikle tek bir eşle yetinemezler ve sürekli bir ilişkiye sahip olamazlar. Yaygın anksiyete bozukluğu, depresif, narsistik ve borderline kişilik bozukluğuna eşlik edebilirler.

Seks bağımlısı da denebilen bu hastalar cinsel ilişkiden asla tatmin olamazlar, tatmin edici orgazm yaşayamazlar. Sürekli farklı bedenler arayarak  tatmin olmaya çalışırlar, bu durum onların iş hayatından ve sosyal yaşantısında çöküntüye yol açarak onları yalnızlaştırır. Bu tarz kadınlar hemcinsleri ile iyi geçinemezler.

Tedavisi zordur ve minimum 6 ay sürer.

Cinsel Uyarılma Bozuklukları

Cinsel isteğin mevcut olduğu ancak klitoral kabarma ve ıslanma gibi uyarılma bulguların meydana gelmediği veya ilişki boyunca süremediği tablodur. Organik nedenler arasında menopozal dönem, doğum sonrası dönem, diabetes mellitus, bu alana radyoterapi alma hikayesi ve bazı ilaçların kullanımı olabilir. Diğer nedenler ise cinsel ilişki hakkında yeterli bilgiye sahip olmama, ıslanma ve kabarmayı sağlayacak ön sevişmenin yapılmaması, depresif ruh durumu ve anksiyete bozuklularıdır.

Tedavi süresinde eşlere koit yasağı konur ve bedenlerini keşfetmeleri için zaman verilir. Birbirleri ile daha fazla vakit geçirmeleri önerilir ve ilişkileri derinleştirilir. Cinsel birleşme amaç olmadan birbirlerinin bedenlerindeki haz alma noktalarının keşfi sağlanır.

Orgazm Bozuklukları

Cinsel istek ve uyarının olduğu ancak orgazmın olamadığı durumlardır. Kadınların %20-30’unda görülür. Primer ve sekonder olabilir.  Primer en başından beri, sekonder ise sonradan gelişen orgazm olamama durumudur. Nedenleri arasında psikolojik ve fiziksel nedenler sayılabilir. Psikolojik nedenler arasında cinsel ilişkiden utanma, sıkılma, cinsel istismara maruz kalmış olma, cinselliği paylaşamama, kendi bedenini beğenmeme ve bedenini tanımama gibi durumlar mevcutken, fiziksel nedenler arasında kardiyovasküler nedenler, nörolojik nedenler, pelvik taban zayıflıkları ve antidepresan kullanımı sayılabilir.

Orgazm bozukluklarının tedavisinde medikal tedavi ve psikoterapi mevcuttur. Nedeni araştırıldıktan sonra kişiye özel nedene yönelik tedavi uygulanır.

Yazının kaynağı için, yazarımız Özge Kızılkale Yıldırım’ın web sitesine buraya tıklayarak gidebilirsiniz.