Connect with us

Sağlıklı Yaşam

Cilde Faydalı Besinler Listesi

Tarih:

on

Cilde İyi Gelen Besinler Listesi

Kalp hastalıklarından diyabete kadar pek çok hastalıktan korunmamızı sağlayan besinler sağlıklı bir cilde sahip olmamızı da sağlıyor. Bu sebeple cilde faydalı besinler listesinde ki bu besinleri düzenli olarak tüketmemiz şart.

Peki cilt sağlığımız için hangi besinleri soframızdan eksik etmemeliyiz? Acıbadem Fulya Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Melike Şeyma Deniz özellikle güneşin olumsuz etkilerinden korunmak ve sağlıklı bir cilde sahip olmak için beslenme listemizde mutlaka bulunması gereken besinleri sıraladı, önemli kuralları anlattı.

Balık

Kaliteli bir protein kaynağı olmasının yanı sıra içerdiği omega 3 yağ asitleri sayesinde sağlıklı bir cilt için mutlaka düzenli tüketilmesi gerekiyor. Protein içeriği nedeniyle cilde esneklik veren kolajen yapımını destekliyor, kırışıklıkların azalmasına yardım ediyor ve güneşin zararlı etkilerine karşı koruyor. Omega 3 içeriği cildin kalınlaşması, yumuşaması ve esnemesi için önemli bir kaynak. Eksikliği ciltte kuruluğa neden olabiliyor. Sağlıklı bir cilt için mevsim balıklarını haftada 2-3 kez ızgara, fırında veya buğulama yöntemlerini kullanarak pişirin ve tüketin.

Domates

Güçlü bir antioksidan olan domates kalp hastalığı riskini azaltan ve kolesterol seviyesini düzenleyen etkileriyle öne çıksa da, cilt sağlığı için de olmazsa olmaz sebzelerden biri. Beslenme ve Diyet Uzmanı Melike Şeyma Deniz domatesin, beta karoten içeriği sayesinde güneşin olumsuz etkilerinden koruduğunu ve kırışıklıkların oluşmasını engelleyici etki gösterdiğini belirterek, “Kahvaltı, öğlen veya akşam öğünlerinde yemeğinizin yanında domatesli bir salata veya ara öğün olarak bir kase domates salatası tüketebilirsiniz” diyor.

Yumurta

Kaliteli protein kaynağı olması ve biotin içeriği sayesinde sağlıklı bir cilt için tüketilmesi gereken besinlerden biri de, yumurta. Saç dökülmelerini önleyici, tırnakları güçlendirici etkiye sahip olan ve sağlıklı bir cilt için olmazsa olmaz sayılan biotini yumurta yiyerek alabilirsiniz. Herhangi bir sağlık probleminiz yoksa her gün 1 tam yumurta tüketebilirsiniz.

Avokado

Kaliteli yağ içeriği yüksek olan avokado sofralarımızda sık kullanmaya başladığımız besinlerden biri. Beslenme ve Diyet Uzmanı Melike Şeyma Deniz A, C, E vitaminlerinden zengin olması, antioksidan içermesi sayesinde cilt sağlığı için önemli olan avokadonun cilde parlaklık ve ışıltı verdiğine işaret ederek, “Avokado ayrıca güneşin zararlı olabilecek etkilerine karşı da koruyucu işlev gösteriyor” diyor. Ancak zengin yağ içeriği nedeniyle günlük tüketiminizin 1/2 orta boy avokadoyu geçmemesine dikkat edin.

Ay Çekirdeği

Sağlıklı bir cildin devamlılığında anahtar role sahip olan E vitamininin harika bir kaynağı olan ay çekirdeği UV ışınlarının deride neden olduğu oksidatif zararı azaltmaya yardımcı oluyor ve cildinizin daha genç görünmesine katkı sağlıyor. Ay çekirdeği limitinizi 1 silme avuç olarak belirlemeyi unutmayın.

Ceviz

Hafıza güçlendirici, diyabet hastaları için kan şekerini dengeleyici ve kalp koruyucu özelliklere sahip olan ceviz, içerdiği omega 3 ve omega 6 yağ asitleri sayesinde cildinizin de elastik yapısını koruyarak daha sağlıklı olmasına yardım ediyor. Cevizi sabah kahvaltınızda veya ara öğünlerinizde tüketebileceğiniz gibi salatalarınıza da ilave edebilirsiniz. Günde 2-3 tam ceviz rahatlıkla tüketebilirsiniz.

Brokoli

Çinko, A vitamini, C vitamini gibi cilt sağlığı için önemli mineraller içeren brokoli, aynı zamanda içeriğinde lutein bulundurması sayesinde cildin kurumasına ve kırışmasına neden olabilecek oksidatif hasarı önlemeye yardımcı oluyor. Brokoliyi zeytinyağlı yapabileceğiniz gibi salatalarınıza da ilave edebilirsiniz.

Mutlaka Meyve ve Sebze Tüketin

Meyve-sebze grubu güzel bir cilt için de çok önemli. Meyve ve sebze tüketerek cildinize hem su hem vitamin ile mineral hem de antioksidan almış olursunuz. Unutmayın; meyve ve sebzeleri çeşitlendirmek, aldığınız vitaminlerin, minerallerin ve antioksidanların da çeşitlenmesini sağlıyor.

Bol Su İçin

Vücut fonksiyonlarının sorunsuz devam edebilmesi için su içmek temel kural. Sayısız faydası olan su cildin temizlenmesini ve toksik maddelerden arınmasını sağlıyor. Fiziksel aktivite, hava durumu gibi faktörlerden etkilense de günlük su tüketimini ortalama 2-2.5 litre olarak düşünebilirsiniz.

Şekerden Kaçının

Vücuda hiçbir faydası olmayan şeker ve şekerli yiyecekleri olabildiğince azaltın. Çünkü vücuda fazla alınan şeker proteinlerin yapısını değiştirerek cildin sıkılığını sağlayan elastin ve kolajenin bozulmasına neden oluyor. Bu sorun da ciltte kırışıkların artmasına yol açıyor.

Cilt sağlığıyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

CEVAP BIRAKIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Covid-19

Ateşsiz Covid-19 Geçirmek Mümkün

Tarih:

on

Yüksek ateş gibi bazı Covid-19 belirtileri diğerlerinden daha yaygın görünür. Bu günlerde kendinizi hasta hissediyorsanız doktora gidip test yaptırmak için en ayırt edici belirti ateş. Peki ya ateşiniz yoksa?

Çok değil, bundan bir yıl önce öksürük, vücut ağrıları ve halsizlik yaşamak gribin olağan belirtileriydi. Ancak coronavirüs hayatımıza girdi ve her kış en az bir kez yaşadığımız bu belirtiler değim yerindeyse kâbusumuz oldu.

Genel olarak solunum yolu hastalıkları hakkında bildiklerimiz yeni coronavirüs Sars-CoV-2 ile birlikte oldukça gelişti. Virüs dünyanın üzerine kara bir bulut gibi çökerken sağlık otoriteleri 3 belirtiye özellikle dikkat çekti; ateş, kuru öksürük ve nefes darlığı.

Covid-19 belirtilerini içeren listeye her geçen gün yeni bir bulgu eklendi. Şuan Amerikan Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’nin yayımladığı listede 11 resmi Covid-19 semptomu bulunuyor ve bunlar hala olası her belirtiyi kapsamıyor.

Diğer belirtilerle birlikte ateş görülmeyebiliyor

Yüksek ateş gibi bazı Covid-19 belirtileri diğerlerinden daha yaygın görünür. Ancak bazı belirtiler de neredeyse kişiye özel ortaya çıkıyor. Bu günlerde kendinizi hasta hissediyorsanız doktora gidip test yaptırmak için en ayırt edici belirti ateş. Peki ya ateşiniz yoksa?

Ateşinizin olması vücut ısınızın normalden yüksek olduğu anlamına gelir. 38 dereceden yüksek vücut ısısı, vücudunuzda bir terslik olduğunu doğrular. Ateş, vücudun Covid-19 da dâhil olmak üzere bir enfeksiyona verdiği doğal tepkidir. Bağışıklık sistemi istenmeyen bir patojeni, genellikle bir virüsü veya bakteriyi öldürmeye çalıştığı için vücut ısısı aniden yükselir. Normal vücut sıcaklığında, bu hastalığa neden olan istilacılar kolayca çoğalabilir, ancak ortam ısındığında hayatta kalmaları zorlaşır.

Coronavirüs vücuda girdiğinde de bağışıklık sisteminin tepki göstermesi ve vücut ısısının yükselmesi beklenir. Bu virüs hakkında öğrendiğimiz son gelişmeye göre ise Covid-19 ateşsiz de görülebiliyor.

Asemptomatik kişilerde genel olarak ateş dâhil hiçbir belirti görülmediğini biliyoruz. Uzmanlara göre Covid-19 geçiren birçok insanda diğer belirtiler görülürken ateş görülmüyor. Öte yandan enfekte bir kişi teknik olarak ateşi yükseldiğinde ya da düştüğünde bunu fark etmeyebilir.

Ateşiniz olmasa da kendinizi izole edin

Ateş veya titreme, öksürük, nefes darlığı veya nefes almada güçlük, yorgunluk, kas veya vücut ağrıları, baş ağrısı, tat veya koku kaybı, boğaz ağrısı, burun tıkanıklığı veya akıntısı, mide bulantısı ya da kusma ve ishal gibi belirtilerle birlikte deri döküntüleri ve göz kızarıklığı gibi daha nadir semptomlar da Covid-19 ile ilişkilendiriliyor.

Bu belirtilerden bazılarının bir arada görülmesi ilk olarak yüksek ateşi sorgulamayı akıllara getirebilir. Ancak ateş Covid-19 varlığının göstergesi olarak değerlendirilmemeli.

Olağandışı belirtiler yaşıyorsanız ancak ateşiniz yoksa yine de kendinizi izole edin. Bir sağlık kurulusu ile iletişime geçerek, testler, izolasyon yönergeleri ve tedavi seçenekleri hakkında bilgi alın. Yaşadığınız soğuk algınlığı veya grip de olabilir. Ancak vaka artışlarını göz önünde bulundurun, sağlık durumunuz hakkında daha fazla bilgi alana kadar güvende olmak ve çevrenizdekileri güvende tutmak için izole olmaya devam edin.

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Bağışıklık

Hayatın Ritmi 89. Bölüm – Uyku Reçetesi – Vertigo

Tarih:

on

← ÖNCEKİ BÖLÜM                                                                       SONRAKİ BÖLÜM →

Covid-19’dan korunmak için uykunun ne kadar önemli olduğunu biliyor musunuz? Bu bölümde uykunun neden önemli olduğunun yanı sıra denge bozuklukları ve vertigo ile ilgili merak ettiklerinizi bulacaksınız.

Covid-19 savunma planında 4. gün…

Sağlıklı bir uyku için hangi besinleri tüketmeliyiz? Dr. Halit Yerebakan bağışıklığımızı güçlendirecek iyi bir uykunun ip uçlarını veriyor.  

Hayatın Ritmi denge bozuklukları ve baş dönmesini masaya yatırıyor. Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Burcu Örmeci denge bozukluklarının hangi hastalığın habercisi olduğunu testlerle anlatıyor. B12 vitamini eksikliği denge sistemimizi nasıl bozuyor? 

Çağımızın hastalığı vertigo… Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Zeynep Alkan vertigoyla ilgili tüm detayları anlatıyor.

Fizyoterapi Uzmanı Canan Akar‘dan evde yapabileceğiniz basit denge egzersizleri. 

Hepsi ve daha fazlası ‘Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi’nde…

Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi” programının tüm bölümleri ve diğer içerikleri için youtube sayfamızı da takip edebilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Covid-19

mRNA Aşıları Ne Kadar Güvenli?

Tarih:

on

Onay bekleyen iki mRNA aşısının da COVID-19’u önlemede yüzde 90’dan fazla etkili olduğu bildirildi. Ancak geliştirilen mRNA aşıları bu türün ilk örnekleri ve her iki aşının da gerçek içeriklerinin henüz açıklanmamış olması, aşıların başarısına gölge düşürmeye yetiyor.

Covid-19’a karşı geliştirilen aşıların oldukça hızlı bir şekilde piyasaya sürülmeye hazır hale gelmesi akıllara ‘aşıların yan etkileri var mı?’ sorusunu getirdi.

Tüm dünyayı etkileyen yeni coronavirüs salgını ile birlikte çok kısa sürede aşı üretilmesine tanık olduk. Şimdiye kadar yaklaşık 20 yıllık çalışmaların ardından üretilen bir aşının yeterince etkili ve güvenli olabileceğini düşünüyorduk. Pandemi bize o kadar vakit tanımadı. Geldiğimiz noktada karşımızda farklı aşı seçenekleri var. Bu aşılar hakkında etkinlikleri bir yana, ne kadara güvenli oldukları en çok merak edilen konu.

Covid-19 aşıları hafif yan etkiler ortaya çıkarıyor

Türkiye’de de çalışmaları sürdürülen inaktif aşı bir yana daha önce hiç kullanılmamış mRNA aşıları ile ilgili hem büyük umutlar hem de büyük kaygılar var; ‘Bu aşıların nasıl yan etkileri olacak?’

Şu anda, ABD’de onay bekleyen iki mRNA aşısı, 3. aşama klinik denemelerde 73.000’den fazla kişide test edildi. Her iki aşının da Covid-19’u önlemede yüzde 90’dan fazla etkili olduğu bildirildi. Ancak geliştirilen mRNA aşılarının bu türün ilk örnekleri olması ve her iki aşının da gerçek içeriklerinin henüz açıklanmamış olması, aşıların başarısına gölge düşürmeye yetiyor.

Faz-1 ve faz-2 çalışmalarında hayvanlar ve faz-3 çalışmalarında insanlar üzerinde yapılan denemelerde mRNA aşıları olumsuz bir profil ortaya koymadı. Genel olarak hafif yan etkiler ortaya çıktı: Enjeksiyon bölgesinde ağrı, ateş, yorgunluk, baş ağrısı, eklem ağrısı ve kas ağrıları. Bununla birlikte, Covid-19 aşıları çok yeni olduğundan, uzun vadeli yan etkiler henüz tam olarak anlaşılabilmiş değil.

Vücudun geliştirdiği hafif yan etkiler temelde bağışıklık sisteminin hazırlandığını gösteriyor. Aşılar, vücudun virüse yanıt vermesini sağlamak için yapılır. Covid-19 aşısının ardından vücut SARs-CoV-2’ye bir yanıt vermeyi öğreniyor, bunun da ateş gibi belirtilere yol açması olasılık dâhilinde.

Diğer yandan uzmanlar Covid-19 aşısının 2. dozunun daha fazla yan etkiye neden olabileceği konusunda endişeli.

    Yararı zararından fazla

Aşıların yan etkileri kadar olumlu etkileri de var. Şuan coronavirüs karşısındaki tek silahımız aşı. Sürü bağışıklığının güvenli bir şekilde oluşturulabilmesi için toplumun yüzde 70’inden fazlasının aşı olması gerekiyor. Bu, özellikle yaşlılar ve bağışıklığı zayıflamış olanlar gibi savunmasız, yüksek riskli gruplar için önemlidir.

Dünya genelinde ortalama olarak Covid-19’a yakalanan her 200 kişiden biri ölüyor. Bireysel olarak tüm önlemleri alıyor olsalar bile başkalarının yaptığı hatalar nedeniyle insanlar coronavirüs ile enfekte olabiliyor. Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda aşıların sağladığı faydalar risklerden daha ağır basıyor.

mRNA aşılarının faz-3 çalışmalarında hastalar arasında en sık görülen yan etkiler;

-Yorgunluk (yüzde 9,7)

-Kas ağrıları (yüzde 8,9)

-Eklem ağrısı (yüzde 5.2)

-Baş ağrısı (yüzde 4,5)

-Ağrı (yüzde 4,1)

-Enjeksiyon bölgesinde ağrı (yüzde 2.7)

-Enjeksiyon yerinde kızarıklık (yüzde 2)

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar