Connect with us

Beslenme

Bağışıklık Dostu Yiyecek ve İçecekler

Tarih:

on

Bağışıklık Dostu Yiyecek ve İçecekler

Bağışıklık sisteminizi güçlendirecek, bağışıklık dostu içecekler ve C vitamini bakımından zengin yiyecekler neler merak ediyor musunuz? Bu yazımda tam da bu konuları ele alıyorum.

C vitamini denildiğinde aklımıza ilk olarak portakal gelir. Peki ya bu meyvenin C vitamini listesinde pekte üst sıralarda olmadığını söylesek ne derdiniz? Evet bu doğru. Orta büyüklükte bir portakal önemli seviyede (70mg) C vitamini içerir (tavsiye edilen günlük değer 60 mg) ama bugün size bahsedeceğim yiyecekler C vitamini açısından portakaldan daha üst sıralarda yer alıyor. Günlük yeterli miktarda C vitamini tüketimi, soğuk havalarda ortaya çıkan vücut yorgunluğunu azaltmanıza yardımcı olur.

Çilek

Bu yakut renginde ki meyveler, kase başına 85 mg C vitamini ve aynı zamanda kan şekerinizi sabitlemeye yardımcı olan bol miktarda manganez içerir. Tabi en zor olan kısım gerçekten organik olup olmadığını anlamak. Organik bir çilek sizin için en sağlıklı ve en bağışıklık dostu olanıdır.

Ananas

Taze, tropik ve sulu bir bardak ananas yaklaşık 79 mg C vitamini içerir. Diğer meyvelerden farklı olarak, içinde protein sindirimine yardımcı olan önemli miktarda Bromelain enzimini barındırır. Bu enzim hapşırmayı bastırır. Araştırmalar; bromelain enziminin boğaz ağrısı ve tahriş olmuş sinüsleri hafifletebildiğini gösteriyor. 2012’de yapılan Sağlık ve Tıp Alternatif Terapileri adlı çalışmada; bromelain enziminin, iltihapların hafifletilmesini sağladığı ve alerjik astım tedavisine yardımcı olabileceği kanıtlanmış. Ananas, ayrıca başta söylediğim gibi C vitamini için de mükemmel bir kaynaktır. Ananastan en iyi şekilde faydalanmak için taze tüketmeye özen gösterin. Konserve halinde veya paketlenmiş olarak satılan ananaslar, besin değerlerini kaybedebilir.

Brüksel Lahanası

Sanki brüksel lahanasını sevmemiz için başka bir nedene ihtiyacınız varmış gibi birde Brüksel lahanası bardağında 75 mg C vitamini ve bileşenlerinde kanserle mücadele eden besin maddeleri içerir.

 Kivi

İki adet kivi bünyesinde 128 mg C vitamini barındırır. Araştırmalar kivinin uykuya dalmada yardımcı olduğunu ve uyku kalitesini arttırdığını da ortaya çıkarmıştır. Uykusuzluk problemi çekiyorsanız, yatmadan önce birkaç dilim kivi yemeyi deneyebilirsiniz.

 Papaya

Artık marketlerde sık sık karşımıza çıkan papaya, tropikal meyve ailesinden mango ve ananas gibi C vitamini bakımından rakiplerine meydan okur seviyede . Adet başına 95 mg C vitamini içeren papaya içinde iltihap azaltan papain ve kimopapain enzimlerini barındırır. Parlak bir cilde sahip olmak istiyorsanız sıklıkla bu meyveyi tüketebilirsiniz.

Biber

Tüm biberler (yeşil, sarı ve kırmızı ) portakaldan daha fazla C vitamini içerir. Yeşil biber 95mg C vitamini içerirken sarı biber, biberlerin şahı olarak tam 341mg C vitamini içerir.

Benden size bir öneri, küçük bir kap biber sadece 45 kaloridir. Bu nedenle evinizde ki atıştırmalık tabağınızdan asla eksik etmeyin.

Brokoli

Bir fincan doğranmış brokoli, tüm gün ihtiyacımız olandan daha fazla C vitamini (81 mg)  ve yeterli oranda K vitamini içerir. K vitamini kemik sağlığı ve kan pıhtılaşması için çok önemlidir.

Şimdi gelelim bu soğuk havalarda bağışıklığınızı kuvvetlendirebilmek adına tüketmeniz gereken içeceklere…

Kış aylarında kırmızı bir buruna sahip olmak pekte çekici olmayabilir. Mevsimsel soğuk algınlığı veya gribin neden olduğu hapşırma, hırıltılı solunum ve öksürük düşünüldüğünde oldukça bitkin görünüyor olabilirsiniz. Bu gibi etkileri önlemek ve kışı sağlıklı geçirmek güzel olmaz mıydı?

Bağışıklık dostu bazı içecekler sayesinde soğuk algınlığı ve gribin olumsuz etkileri azaltabilirsiniz gibi gözüküyor.

Araştırmacılar, aşırı miktarda antioksidan, vitamin ve mineral içeren sıvıların, bağışıklık sistemimizin sindirim ve emilimini kolaylaştırdığını söylüyor. Ekstra sıvılar, vücudunuzu zinde tutmanıza, bağışıklık hücreleri arasındaki iletişimi geliştirmeye ve yabancı istilacıları temizlemeye yardımcı olur. Bu içecekleri birlikte incelemeye ne dersiniz?

Sabahların olmazsa olmazı; Taze limon ve zencefil suyu

Bağışıklık ve genel sağlık konusunda size önereceğim en önemli tavsiyelerden biri, güne bir fincan ılık su içine taze limon ve zencefille başlamanız olacaktır.

Bir  bardak ılık suyun içine bir çay kaşığı taze zencefil rendeleyip üzerine 1 yada 2 limon dilimi ekleyin ve işte yüksek antioksidanlı, C vitamini deposu, bağışıklık dostu içeceğiniz hazır. Tarifin basitliğine aldanmayın. Tüm vücut sisteminizi ısıtır, etkinleştirir ve temizler.

Hint çayı olarak bilinen; Chai

Bir çay çeşidi olan Chai’yi evde hazırlamak mümkün. İşte size Chai’nin içinde bulunan olmazsa olmazlar. Siyah veya yeşil çay, tarçın, kakule, zencefil, karabiber, karanfil ve rezene. Tüm bu bitkiler, bağışıklık hücrelerini güçlendirir, daha fazla enerji verir, vücuttaki bakterilerle ve virüslerle direkt olarak savaşır, kronik iltihap azaltan bileşenlere katkıda bulur.

Bir hatırlatma; Chai’dan maksimum fayda sağlamak için şekersiz tüketmeye dikkat edin. Doğal şeker bile bağışıklığı baskılayan kan şekerini arttır. İlle de şekersiz tüketemiyorum diyorsanız az miktarda bal katabilirsiniz.

Son zamanların moda içeceği; Smoothie

Smoothieleri son zamanlarda sıkça duyar olduk dimi? Bu son moda içecekler ancak doğru içerikle güçlü bir ilaç haline gelebilirler. Karışımı hazırlarken elma, muz gibi bağışıklığa faydalı bol polifenol içeren meyveleri seçmeye özen gösterin. Oluşturduğunuz karışımın içine Omega-3 içeren keten ve chia tohumu da ekleyebilirsiniz çünkü omega-3 bağışıklık hücrelerini besler ve yaşamsal enerjiyi geri kazandırır.

Bağışıklık Güçlendiren İksir

Doç. Dr. Halit Yerebakan’ın Mısır Çarşısı’nda kayıt altına aldığı videoda bağışıklık güçlendiren iksir tarifi veriyor. Videoyu izlemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Vitamin içeceklerinin vazgeçilmezi; Bal

Anneler, havalar soğuduğunda duyulan ilk hırıltıda yapmaları gereken şeyi iyi bilirler. Sıcak içecekler; sindirimi kolaylaştırır, soğuk algınlığı ve grip belirtilerini hafifletir yani bağışıklık sistemine mikroplarla savaşmak için ihtiyaç duyduğu ilk uyarıyı yapar. Bağışıklık dostu içeceğinizi bir antioksidan kaynağı olan balla tatlandırın. Koyu renk ballar daha fazla antioksidana sahiptir daha iyi bir etki için karabuğday gibi koyu çeşitleri tercih edin.

Hemen hemen hepimiz, öksüren birine bir kaşık bal yemesini tavsiye edenleri duymuşuzdur. Deneyenler bilir, bal boğazın yumuşamasına yardımcı olup öksürüğün şiddetini azaltır. Kaynağını dahi bilmediğimiz bu tavsiyenin gerçeklik derecesini araştıran bilimadamları, balın (elbette saf balın) boğazı yumuşatarak öksürüğü azalttığını ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiğini ispatladılar.

Balın içeriğini inceleyen bilimadamları, B vitamini, aminoasit, faydalı enzim, mineraller, yüksek oranda kalsiyum, magnezyum, antioksidan ve bioflavonoid içerdiğini tespit ettiler. Saydığım bu maddeler, bazı alerji cinsleri için adeta bir şifa kaynağıdır.

Balın içerdiği bu mucizevi maddelerden yeterince faydalanmak için her gün bir kaşık bal tüketmeniz yeterli ve gereklidir. Yediğiniz bu bir kaşık bala bir miktar elma sirkesi de ilave edecek olursanız, fayda derecenizi maksimuma çıkarabilirsiniz.

Bal, neredeyse insanlık tarihi kadar eski en tatlı şifa kaynağıdır. Balın oluşumundaki mucize bile, onu diğer besinlerden farklı kılmaya yetiyor. Ancak son yıllarda para kazanma hırsıyla gelen ticari kaygılar; sahte ya da katkılı bal üretimini ciddi bir şekilde artırdı. Bu durum, baldan beklenen faydanın elde edilememesinin yanı sıra çok daha ciddi sağlık problemlerine zemin hazırlıyor. Bu sebeple bal alırken, çok dikkatli olunması gerekiyor.

Amerika’da yayınlanan Food Safety News’e göre; ABD piyasasında satılan balların yüzde 75’i katkı maddesi içeriyor! Amerika Birleşik Devletleri ve farklı bazı ülkelerde; bal, piyasaya sürülmeden önce büyük çaplı bir filtrasyon (süzme) işleminden geçiriliyor. Bu işlem sırasında balı şifa kaynağı yapan en önemli içeriklerinden biri olan polen miktarı, ciddi oranda azalıyor. Dünyanın birçok ülkesinde kabul gören gıda güvenliği standartlarına bakıldığında polen miktarı bu oranda azaltılmış bal, teknik olarak bal sayılmıyor.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Beslenme

Hayatın Ritmi 88. Bölüm – Covid-19 Savunma Planı – Egzersiz Reçetesi – Kemik Erimesi

Tarih:

on

← ÖNCEKİ BÖLÜM                                                                       SONRAKİ BÖLÜM →

Covid-19 savunma planında bu bölümde sıra egzersiz reçetesinde. Bu egzersizleri evde kolaylıkla yapabilirsiniz. Ayrıca kemik erimesi hakkında merak ettiklerinizi de bu bölümde bulacaksınız.

Covid-19 savunma planının 3. günü…

Vücudumuzu koruyacak, evde yapabileceğimiz egzersizler neler? Hangi egzersiz akciğerlerimize faydalı? Dr. Halit Yerebakan Covid-19 savunma planına uygun basit ve sağlıklı hareketleri gösteriyor.  

Herkesi ilgilendiren teşhisi zor hastalık, kemik erimesi… İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Küçükardalı, kemik erimesinin neden olabileceği hastalıkları açıklıyor.

Menopoz ve kemik erimesi arasındaki bağlantı ne? İç Hastalıkları ve Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Hasan Aydın kemik erimesinin bilinmeyenlerini anlatıyor. 

Uzman Diyetisyen Yekbu Köseoğlu‘ndan K vitamini zengini vitaminler listesi… 

Fizyoterapi Uzmanı Canan Akar, kemik yoğunluğunu arttıran evde yapılabilecek basit egzersizleri gösteriyor.

Hepsi ve daha fazlası ‘Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi’nde…

Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi” programının tüm bölümleri ve diğer içerikleri için youtube sayfamızı da takip edebilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Bağışıklık

Bağışıklığı Korumak İçin Dengeli Beslenme Şart

Tarih:

on

Tüketilen  besinler bağışıklık sistemi üzerinde büyük bir etkiye sahip. Tek bir besin grubunun bağışıklık sistemini güçlendirmesi olası değil.

İnsan vücudu her gün milyonlarca mikroorganizmaya maruz kalır. Bu mikroorganizmaların kötü etkilerinden bağışıklık sistemimiz sayesinde korunuruz. İşlevini iyi bir şekilde yerine getiren bağışıklık sistemi, sağlığımızı sürdürmemiz açısından oldukça önemli. Peki, bağışıklık sistemimizi nasıl daha güçlü kılabiliriz?

Tükettiğimiz besinler bağışıklık sistemimiz üzerinde büyük bir etkiye sahip. Tek bir besin grubunun bağışıklık sistemimizi güçlendirmesi olası değil. Diyet, temelde tüm besin gruplarından yeterli ve dengeli bir biçimde oluşmalı. Yeterli miktarda vitamin ve mineral tüketimi, bağışıklık sistemini kuvvetlendirmenin kilit noktası dersek yanlış olmaz.

Vitaminler bağışıklığı destekliyor

Bağışıklık hücrelerinin büyümesi ve gelişmesine önemli ölçüde katkı sağlayan vitamin ve minerallerin başında, C vitamini, A vitamini, D vitamini, E vitamini, bakır, çinko, selenyum, folik asit ve demir gelir. Ayrıca kaliteli protein (amino asit glutamin dahil) bağışıklık için oldukça önemli.

Bu besinler bağışıklık sistemine; antioksidan görevi yapıp sağlıklı hücreleri koruyarak, bağışıklık hücrelerinin büyümesini ve aktivitesini destekleyip antikor üreterek yardımcı olur.

Meyve, sebze, kepekli tahıllar, baklagiller ve liften zengin diyetlerin, faydalı mikropların büyümesini ve korunmasını desteklediği biliniyor. Protein vücudun bağışıklık sisteminde iyileşme ve yenilenme açısından önemli rol oynar. Biyolojik değeri yüksek proteine, özellikle, süt, süt ürünleri, yumurta, deniz ürünleri, yağsız et, kümes hayvanları, fasulye, bezelye, soya ürünleri, tuzsuz fındık ve yağlı tohumlar gibi çeşitli protein kaynaklarına diyetimizde yer vererek bağışıklık sistemimizi destekleyebiliriz.

A vitamini

Ağız, mide, bağırsak ve solunum sistemindeki deri ve dokuları sağlıklı tutarak bağışıklık sistemini düzenlemeye ve enfeksiyonlara karşı korumaya yardımcı olur. Bu vitamini tatlı patates, havuç, brokoli, ıspanak, kırmızı dolmalık biber, kayısı, yumurta gibi gıdalardan veya “A vitamini ile zenginleştirilmiş” etiketli bazı gıdalardan sağlayarak diyetimize ekleyebiliriz.

C vitamini

Antikor oluşumunu uyararak bağışıklık sistemini destekler. Portakal, greyfurt ve mandalina gibi turunçgiller veya kırmızı dolmalık biber, papaya, çilek, kivi, domates suyu gibi yiyecekleri seçerek bu sağlıklı vitamini sıklıkla tüketerek bağışıklık sistemimizi güçlendirebiliriz. Ayrıca, işlenmiş gıdaların ağırlıklı olduğu, besin çeşitliliği bakımından sınırlı, vitamin ve mineral bakımından fakir diyetler, sağlıklı bir bağışıklık sistemini olumsuz yönde etkiler.

Bağırsak sağlığı ve bağışıklık birbiriyle derinlemesine bağlantılıdır. Fermente gıdalar ve probiyotikler, zararlı patojenlerin tanımlanmasına ve hedeflenmesine yardımcı olarak bağışıklık sistemimizi güçlendirir. Probiyotik gıdalar arasında; yoğurt, kefir, lahana turşusu, doğal olarak fermente edilmiş ürünler ve bazı peynir çeşitleri bulunur. Vücut direncini arttırmak adına diyette düzenli tüketilmeleri gerekir.

E vitamini

Antioksidan görevi yaparak bağışıklık fonksiyonunu destekler. Takviyeli tahıllar, ayçiçeği çekirdeği, badem, bitkisel yağlar (ayçiçeği veya aspir yağı gibi), fındık ve fıstık ezmesi ile diyetinize E vitamini ekleyebilirsiniz.

Çinko, bağışıklık sisteminin düzgün çalışmasına ve yaraların iyileşmesine yardımcı olur. Çinko; yağsız et, kümes hayvanları, deniz ürünleri, süt, tam tahıllı ürünler, fasulye, tohumlar ve kuruyemişlerde bulunur.

Omega-3’ün anti-inflamatuar özelliklere sahip olduğu bir süredir bilinirken, yeni araştırmalar bağışıklık sistemi hücrelerinin işleyişini etkileyerek bağışıklık sistemini daha da desteklediğini gösteriyor. Haftada 2-3 gün balık tüketerek omega-3 ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz Ayrıca ceviz, chia tohumu, zeytinyağı, somon, keten tohumu, ve avokado gibi esansiyel yağ asitlerinden zengin sağlıklı yağlar, iltihabı azaltarak vücudunuzun patojenlere karşı bağışıklık tepkisini arttırır ve bağışıklık sistemini güçlendirir.

Yakın dönemde yapılan araştırmalar, rafine şeker ve kırmızı et bakımından zengin diyetlerin, sağlıklı bağırsak mikroorganizmalarında rahatsızlıkları teşvik edebileceğini ve bunun sonucunda bağırsakta kronik iltihaplanmaya sebep olarak bağışıklık sistemini negatif yönde etkileyeceğini gösteriyor. Son olarak rafine ve ilave şeker kullanımı, obezite, tip 2 diyabet ve kalp hastalığına önemli ölçüde katkıda bulunur. Bu kronik hastalıkların tümü bağışıklık sistemini baskılar. Şeker alımını düşürmek, iltihaplanmayı ve bu hastalıklara yakalanma riskini azaltır.

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Beslenme

Şok Diyetlerin Zararlarını Biliyor musunuz?

Tarih:

on

Şok diyetlerin vücudunuza verdiği zararları duyunca çok şaşıracaksınız…

Covid-19 pandemi sürecinde uzunca bir süre fiziksel aktiviteden uzak kaldık.

Günlük rutinler değişti. Stres nedeniyle düzensizleşen yeme içme alışkanlıkları da pek çok kişide kilo alma gibi etkilere sebep oldu.

Bu durumla başa çıkmak ve eski formuna geri dönmek isteyenler kilo vermek için şok diyetlere yönelebiliyor. Ancak kilo verme sürecinde, özellikle şok diyet uygulamalarında dikkat edilmesi gereken önemli unsurlar var. Sizler için bir araya getirdik.

Sağlıkla kalın…

 

Sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirici içerik paylaşımı yaptığımız youtube sayfamızı görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar