Connect with us

Bağışıklık

Ani Sıcaklık Değişiklikleri Bağışıklığınızı Zayıflatabilir

Tarih:

on

Ani Sıcaklık Değişiklikleri Bağışıklığınızı Zayıflatabilir

Sıcaklık değişimlerini hastalanmadan atlatmak için bol bol D vitamini alın, kapalı ortamlarda fazla kalmayın, uyku düzeninize dikkat edin.

Özellikle mevsim geçişlerinden oldukça etkilenen bağışıklık sistemi, ani sıcaklık değişiklikleri ile birlikte enfeksiyon ve hastalıklara açık hale geldi.
Birçok bulaşıcı hastalığın; hava soğuduğunda evlere, ofislere kapanılmasıyla yayıldığını unutmayın. Kapalı alanların yeteri kadar havalandırılmaması, hastalıkların kuluçkası açısından en elverişli ortamları oluşturur. Bu da yakın zamanda bağışıklık sistemini etkileyecek pek çok hastalığın ortaya çıkmasına neden olur.
Patojenler, kalabalık ortamları severler. Kalabalık, halka açık yerlerdeki ve toplu taşıma araçlarındaki yetersiz ve kötü tasarlanmış havalandırma; hava kaynaklı patojenlere maruz kalmayı artırabilir. Ayrıca daha yüksek nispi nem, kişiden kişiye bulaşan patojenlerin yol açtığı hava yoluyla taşınan damlacıkların stabilitesini de etkileyebilir. Örneğin, grip virüsünün damlacıklarla bulaşması; serin, daha nemli mevsimlerde artış gösteriyor. Birçok ülkede daha serin ve nemli havanın başlangıcı, artan nüfus birikimi ile çakışıyor ve mevsimsel etki daha da şiddetleniyor.

YETERİ KADAR D VİTAMİNİ ALIN

Birçok çalışma, vücudun tamamını kapsayan giyim tarzlarının D vitamini konsantrasyonu üzerinde olumsuz etkilere sahip olduğunu ve deri yüzeyinin güneş ışığına sınırlı maruz kalması nedeniyle D vitamini eksikliğine neden olduğunu gösteriyor. Güneş ışığından dönüştürülmüş D vitamini ihtiyacını karşılamak için kollar, bacaklar ve yüz gibi vücudun en savunmasız bölgelerinin haftada en az iki veya üç kez güneş ışığına maruz kalması, mevsim geçişleri sırasında hastalanma riskinizi azaltma açısından önemlidir. Güneş, vücudun biyolojik ve psikolojik sağlığı üzerinde olumlu etkiler sağlar. Güneş ışığının yaydığı D vitamini, iskelet sistemini güçlendirirken; romatizmal hastalıklar, iltihaplanma, osteoporoz gibi hastalıkların tedavisinde etkin rol oynar. Güneş ışığı ayrıca kalsiyum emilimini sağlar, bağışıklık sistemini güçlendirir, enerji, depresyon ve stresin azaltılmasına yardımcı olur. Güneşten tam fayda sağlamak için günde 20 dakika güneşe çıkmak yeterlidir. Bunun için tüm vücudunuzu güneşlendirmek de şart değil; sadece kol ve bacaklarınızın bir kısmının güneş görmesi, yeterli D vitamini almanızı sağlar.

UYKUYA DİKKAT!

Melatonin, sirkadiyen ve mevsimsel ritimler ile yakından ilişkili güçlü bir doğal hormondur. Sentezi çevresel ışık ve karanlık döngü tarafından düzenlenir. Melatonin, bağışıklık sisteminin düzenlenmesinde ve korunmasında etkilidir. Son yıllarda yapılan araştırmalar, melatoninin çeşitli bakteriyel ve viral enfeksiyonlarla mücadelede etkili olduğunu rapor etmiştir. Melatoninin ayrıca hem hücresel, hem de humoral bağışıklığın düzenlenmesinde rol aldığı belirtilmiştir. Hayvanların ve insanların bağışıklık sistemi üzerindeki araştırmalara göre, melatonin salgısı ve güneş ışınları arasında güçlü bir ilişki bulunmaktadır. Dolayısıyla yılın belirli zamanlarında daha belirgin hale gelen bulaşıcı hastalıkların, melatonin salgısı ile yakından ilişkili olduğu söylenebilir.

Uyku bozuklukları; gece uyuyamama, çok uyuma ve gece uyuyamayıp gündüz uyuma olmak üzere üç grupta toplanır. Elbette bu üç grup sadece birer ana başlıktır ve sebepleri birbirinden çok farklı olabilir. Uyku bozukluklarında en sık baş ağrısından şikayet edilir. Ancak yapılan araştırmalara göre; dokuz saatten daha az uyumak, bağışıklık sistemi hastalıklarını da beraberinde getirmektedir. Vücudunuzun günlük işlevlerini yerine getirebilmesi için ortalama yedi-sekiz saat uyumanız gerekir. Bu saat aralığından daha az uyuduğunuzda, vücudunuz panik moduna geçmeye başlar. Biyolojik saatinizin normal seyrinden daha aza indirilmesi; kalp atış hızının artmasına, yüksek tansiyona ve enfeksiyon kaynaklı hastalıklara sebep olabilir. Bu nedenle özellikle sonbahar aylarında uyku düzeni korunmalı, ortalama dokuz saatten az ya da fazla uyumamaya dikkat edilmelidir.

SAĞLIKLI BESLENMEYE ÖZEN GÖSTERİN

Hastalıklardan korunmak için sağlıklı beslenmek gerekir. Metabolizmayı hızlandıran, sindirim sistemini düzene sokan, vitamin ihtiyacını karşılayan, bağışıklık sistemini koruyan gıdaları tüketmeye ve bol su içmeye özen gösterin.

Limon

C vitamini deposu olan limonun faydaları saymakla bitmez. Limon suyu tüketimi sindirimi kolaylaştırır, karaciğer detoksuna yardım eder, yaşlanmayı geciktirir, metabolizmayı hızlandırır, depresyon ve kaygıya karşı pozitif etkiler sağlar, kanser hücrelerinin oluşumunu engeller ve iltihaplanmaya karşı koruyucudur. Limonda yüksek miktarda bulunan antioksidan; hücresel hasarları önler, yaşlanma kırışıklıkları ve diğer cilt sorunları üzerinde de onarıcı etkiye sahiptir. Aynı zamanda bağışıklığı artırır, tendonları, kemikleri ve kan damarlarını iyileştirir. Gün içinde içtiğiniz her bardak suya yarım çorba kaşığı limon suyu eklemek, günlük C vitamini ihtiyacının yaklaşık yüzde 20’sini sağlar.

Elma

Elma, içerdiği yoğun lif sebebiyle sindirim sistemine dost bir meyvedir. Ayrıca C vitamininden zengin oluşu sebebiyle kış aylarını hastalıklardan uzak geçirmenize de yardımcı olur. Her gün bir elma yemek, sindirim sistemini düzene sokar, böylece kilo vermenize de yardımcı olur. Elma; ayrıca soğan, sarımsak, lahana, karpuz ve karnabaharda bulunan ve vücudun bağışıklık sistemini güçlendiren kuersetin bakımından da zengindir.

Enginar

Enginarın, özellikle karaciğer sağlığı için son derece önemli olduğunu hepiniz duymuşsunuzdur. Enginar, sindirim sisteminin en iyi dostu olan liften de zengindir. Ayrıca vücudu toksinlerden arındırır.

Su

Mevsim geçişlerinde vücudu dirençli tutmanın bir başka yolu da bol su tüketiminden geçiyor. Dartmouth Tıp Fakültesi’nden araştırmacılara göre; düzenli su tüketen bireylerin bağışıklık sistemi daha güçlü. Özellikle iyi su tüketen bireyler, kansere karşı da daha dayanıklı oluyor.

Yeşil soğan

Bu mucize sebzenin özellikle gövdesinde yüksek miktarda C vitamini bulunur. Yeşil soğan ödem söktürür, şişkinlik sorunlarına iyi gelir, soğuk algınlığı, cilt hastalıkları ve yorgunluğa birebirdir.

Mantar

Mantar kolay pişimi ve lezzetli tadıyla, en çok tercih edilen sebzelerin başında gelir. Mantarın düzenli tüketimi; vücudun A, B ve C vitamini eksikliğini giderir. İçerdiği kalsiyum ve proteinler ile kalp dostudur. Ayrıca mantarda bolca bulunan çinko ve demir, kansızlığa iyi gelir. Mantar, bağışıklık sistemini mikrop ve enfeksiyonlara karşı korur.

Bağışıklık

Hayatın Ritmi 89. Bölüm – Uyku Reçetesi – Vertigo

Tarih:

on

← ÖNCEKİ BÖLÜM                                                                       SONRAKİ BÖLÜM →

Covid-19’dan korunmak için uykunun ne kadar önemli olduğunu biliyor musunuz? Bu bölümde uykunun neden önemli olduğunun yanı sıra denge bozuklukları ve vertigo ile ilgili merak ettiklerinizi bulacaksınız.

Covid-19 savunma planında 4. gün…

Sağlıklı bir uyku için hangi besinleri tüketmeliyiz? Dr. Halit Yerebakan bağışıklığımızı güçlendirecek iyi bir uykunun ip uçlarını veriyor.  

Hayatın Ritmi denge bozuklukları ve baş dönmesini masaya yatırıyor. Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Burcu Örmeci denge bozukluklarının hangi hastalığın habercisi olduğunu testlerle anlatıyor. B12 vitamini eksikliği denge sistemimizi nasıl bozuyor? 

Çağımızın hastalığı vertigo… Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Zeynep Alkan vertigoyla ilgili tüm detayları anlatıyor.

Fizyoterapi Uzmanı Canan Akar‘dan evde yapabileceğiniz basit denge egzersizleri. 

Hepsi ve daha fazlası ‘Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi’nde…

Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi” programının tüm bölümleri ve diğer içerikleri için youtube sayfamızı da takip edebilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Bağışıklık

Bağışıklığı Korumak İçin Dengeli Beslenme Şart

Tarih:

on

Tüketilen  besinler bağışıklık sistemi üzerinde büyük bir etkiye sahip. Tek bir besin grubunun bağışıklık sistemini güçlendirmesi olası değil.

İnsan vücudu her gün milyonlarca mikroorganizmaya maruz kalır. Bu mikroorganizmaların kötü etkilerinden bağışıklık sistemimiz sayesinde korunuruz. İşlevini iyi bir şekilde yerine getiren bağışıklık sistemi, sağlığımızı sürdürmemiz açısından oldukça önemli. Peki, bağışıklık sistemimizi nasıl daha güçlü kılabiliriz?

Tükettiğimiz besinler bağışıklık sistemimiz üzerinde büyük bir etkiye sahip. Tek bir besin grubunun bağışıklık sistemimizi güçlendirmesi olası değil. Diyet, temelde tüm besin gruplarından yeterli ve dengeli bir biçimde oluşmalı. Yeterli miktarda vitamin ve mineral tüketimi, bağışıklık sistemini kuvvetlendirmenin kilit noktası dersek yanlış olmaz.

Vitaminler bağışıklığı destekliyor

Bağışıklık hücrelerinin büyümesi ve gelişmesine önemli ölçüde katkı sağlayan vitamin ve minerallerin başında, C vitamini, A vitamini, D vitamini, E vitamini, bakır, çinko, selenyum, folik asit ve demir gelir. Ayrıca kaliteli protein (amino asit glutamin dahil) bağışıklık için oldukça önemli.

Bu besinler bağışıklık sistemine; antioksidan görevi yapıp sağlıklı hücreleri koruyarak, bağışıklık hücrelerinin büyümesini ve aktivitesini destekleyip antikor üreterek yardımcı olur.

Meyve, sebze, kepekli tahıllar, baklagiller ve liften zengin diyetlerin, faydalı mikropların büyümesini ve korunmasını desteklediği biliniyor. Protein vücudun bağışıklık sisteminde iyileşme ve yenilenme açısından önemli rol oynar. Biyolojik değeri yüksek proteine, özellikle, süt, süt ürünleri, yumurta, deniz ürünleri, yağsız et, kümes hayvanları, fasulye, bezelye, soya ürünleri, tuzsuz fındık ve yağlı tohumlar gibi çeşitli protein kaynaklarına diyetimizde yer vererek bağışıklık sistemimizi destekleyebiliriz.

A vitamini

Ağız, mide, bağırsak ve solunum sistemindeki deri ve dokuları sağlıklı tutarak bağışıklık sistemini düzenlemeye ve enfeksiyonlara karşı korumaya yardımcı olur. Bu vitamini tatlı patates, havuç, brokoli, ıspanak, kırmızı dolmalık biber, kayısı, yumurta gibi gıdalardan veya “A vitamini ile zenginleştirilmiş” etiketli bazı gıdalardan sağlayarak diyetimize ekleyebiliriz.

C vitamini

Antikor oluşumunu uyararak bağışıklık sistemini destekler. Portakal, greyfurt ve mandalina gibi turunçgiller veya kırmızı dolmalık biber, papaya, çilek, kivi, domates suyu gibi yiyecekleri seçerek bu sağlıklı vitamini sıklıkla tüketerek bağışıklık sistemimizi güçlendirebiliriz. Ayrıca, işlenmiş gıdaların ağırlıklı olduğu, besin çeşitliliği bakımından sınırlı, vitamin ve mineral bakımından fakir diyetler, sağlıklı bir bağışıklık sistemini olumsuz yönde etkiler.

Bağırsak sağlığı ve bağışıklık birbiriyle derinlemesine bağlantılıdır. Fermente gıdalar ve probiyotikler, zararlı patojenlerin tanımlanmasına ve hedeflenmesine yardımcı olarak bağışıklık sistemimizi güçlendirir. Probiyotik gıdalar arasında; yoğurt, kefir, lahana turşusu, doğal olarak fermente edilmiş ürünler ve bazı peynir çeşitleri bulunur. Vücut direncini arttırmak adına diyette düzenli tüketilmeleri gerekir.

E vitamini

Antioksidan görevi yaparak bağışıklık fonksiyonunu destekler. Takviyeli tahıllar, ayçiçeği çekirdeği, badem, bitkisel yağlar (ayçiçeği veya aspir yağı gibi), fındık ve fıstık ezmesi ile diyetinize E vitamini ekleyebilirsiniz.

Çinko, bağışıklık sisteminin düzgün çalışmasına ve yaraların iyileşmesine yardımcı olur. Çinko; yağsız et, kümes hayvanları, deniz ürünleri, süt, tam tahıllı ürünler, fasulye, tohumlar ve kuruyemişlerde bulunur.

Omega-3’ün anti-inflamatuar özelliklere sahip olduğu bir süredir bilinirken, yeni araştırmalar bağışıklık sistemi hücrelerinin işleyişini etkileyerek bağışıklık sistemini daha da desteklediğini gösteriyor. Haftada 2-3 gün balık tüketerek omega-3 ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz Ayrıca ceviz, chia tohumu, zeytinyağı, somon, keten tohumu, ve avokado gibi esansiyel yağ asitlerinden zengin sağlıklı yağlar, iltihabı azaltarak vücudunuzun patojenlere karşı bağışıklık tepkisini arttırır ve bağışıklık sistemini güçlendirir.

Yakın dönemde yapılan araştırmalar, rafine şeker ve kırmızı et bakımından zengin diyetlerin, sağlıklı bağırsak mikroorganizmalarında rahatsızlıkları teşvik edebileceğini ve bunun sonucunda bağırsakta kronik iltihaplanmaya sebep olarak bağışıklık sistemini negatif yönde etkileyeceğini gösteriyor. Son olarak rafine ve ilave şeker kullanımı, obezite, tip 2 diyabet ve kalp hastalığına önemli ölçüde katkıda bulunur. Bu kronik hastalıkların tümü bağışıklık sistemini baskılar. Şeker alımını düşürmek, iltihaplanmayı ve bu hastalıklara yakalanma riskini azaltır.

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Bağışıklık

Enflamasyonu Doğru Beslenme ile Yenin

Tarih:

on

Beslenme şekli ve seçilen yiyecekler kronik iltihaplanmada önemli bir rol oynar.

Enflamasyon, dokulara hasar verebileceğinden dolayı tehlikeli olabilir.

Yapılan araştırmalar artrit, kalp hastalığı, Alzheimer ve hatta kanser gibi bazı hastalıkların riskini artırabileceğini göstermiştir. Beslenme bu noktada da önemli. Beslenmenize dikkat ederek ve mümkün olduğu kadar temiz beslenerek enflamasyon ile savaşabilirsiniz.

Sağlıkla kalın…

 

Sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirici içerik paylaşımı yaptığımız youtube sayfamızı görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar