Connect with us

Aile Sağlığı

2 Yaşından Önce Alerji Teşhisi Konulmaz

Tarih:

on

2 Yaşından Önce Alerji Teşhisi Konulmaz

Çocuklarda bahar alerjisi teşhisi koymak için biraz beklemek gerekir. 2 yaşından küçük çocuklara alerji teşhisi koymak yanıltıcı olabiliyor. Uzmanlar, çocuğun en az iki bahar mevsimi geçirmesini gerektiğini söylüyor.

Bahar alerjisi genelde polene bağlı olduğu için polen alerjisi olarak da bilinir. O halde kişiye bunca rahatsızlık veren temel kaynağı yani poleni tanıyarak başlayalım. Polen, bitkilerin erkek üreme hücresidir. Havada dolaşmaları, doğanın ve dolayısıyla hayatın devam edebilmesi için şarttır. Toprağın canlanarak yeniden yeşermeye başladığı bahar aylarında polenler, rüzgarı da arkalarına alarak diğer bitkilerle buluşur ve döllenme gerçekleşir. Tamamen masum niyetlerle havaya karışan polen zerreleri, alerji yatkınlığı (atopi, yani kalıtsal olarak alerji yatkınlığı gösteren kişiler) olanlar için sıkıntı verici olabilir. Yapılan araştırmalara göre, anne veya babası alerjik olan çocuklarda alerjiye rastlanma ihtimali yüzde 30, her iki ebeveyni alerjik olan çocuklarda alerjiye rastlanma oranı yüzde 60’tır. Çocuklarda bahar alerjisi teşhisi koymak için biraz beklemek gerekir. 2 yaşından küçük çocuklara bu teşhisi koymak yanıltıcı olabileceğinden uzmanlar, çocuğun en az iki bahar mevsimi geçirmesini öneriyorlar.

BAHAR ALERJİSİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR ?

Bahar alerjisinin belirtileri, polenlerin burun ya da ağız yoluyla vücudumuza girmesinin ardından başlar. Polenin vücuda girmesiyle (alerjik bünyelerde) bedenimiz, histamin adı verilen biyokimyasal bir silah üretmeye başlar. Histamin; vücut sıvılarının damarlardan dokulara sızmasına neden olarak, vücutta genel kaşıntı, gözlerde yaşarma, kızarıklık, burunda tıkanıklık ve akıntı, akciğerde ise sekresyon artışı, öksürük, hırıltı gibi şikayetlerin oluşmasına neden olur. Şikâyetler, maruz kalınan polen miktarına göre artış ya da azalış gösterir. Polen kaynaklı alerjilerin belirtileri arasında, hapşırma nöbetleri, burun tıkanıklığı, sürekli devam eden burun akıntısı, gözlerde kaşıntı ve sulanma, burun, damak ve boğazda kaşıntı, öksürük, baş ağrısı ve göz altlarında morluk sayılabilir.

ALERJİNİN BELİRTİLERİ NEZLE İLE KARIŞABİLİR

Saydığım bu belirtilerin çoğu nezle belirtileri arasında da yer aldığında; alerjik reaksiyon mu yoksa nezle mi olduğu genelde karıştırılır. Ayırt etmesi zor bir durumdur ve beklemekten başka çare yoktur. Eğer nezle olduysanız, şikayetleriniz kısa bir süre sonra geçecektir ancak alerjik bir durum söz konusu ise sıkıntınız daha uzun süre devam eder. Böyle bir durumla karşılaştığınızda doğru teşhisi alabilmeniz için birtakım testler yaptırmanız gerekir. Bu testler temelde dört gruba ayrılır:

  • Kan testi
  • Deri üzerinden uygulanan testler
  • Burun sekresyonunun kimyasal anazlizi
  • Burun içi uyarı testleriDoğru teşhis neticesinde size en uygun tedavi yöntemini seçecek kişi elbette konusunda uzman doktorunuzdur. Tedavi süreci ve yöntemleri kişiden kişiye değişir ancak temelde üç yöntem kullanılır. İlki, buna sebep olan uyaranlardan uzak durmaktır, ikincisi ilaç tedavisi, üçüncüsü ise aşı tedavisidir. Hayatınıza katacağınız basit alışkanlıklarla alerjinin getirdiği zorluklarla baş etmeniz kolaylaşabilir.

NELER YAPILMALI?

  • Polenlerin en fazla uçuştuğu saatler, 05.00- 10.00 arasıdır. Bu saatlerde açık havaya çıkmayın.
  • Saçlar, maruz kaldığınız tozu tutarlar, bu sebeple eve döner dönmez duş alın ve saçlarınızı arındırın.
  • Arabada iken cam açmaktansa klimadan faydalanın.
  • Polenlerin yoğun olarak uçuştuğu saatlerde sokakta olmanız gerekiyorsa mutlaka maske kullanın.
  • Kullandığınız klimalara polen filtresi taktırın.
  • Güneş gözlüğü ve şapka kullanın.
  • Açık hava sporlarından uzak durun.
  • Polen mevsiminde giysilerinizi açık havada kurutmayın.
  • Toz tutan kilim, halı vb. ürünleri kullanmayın.

POLEN KAYNAKLI DİĞER HASTALIKLAR NELERDİR?

Polenler, solunum yoluyla burunda, bronşlarda ve gözlerde birikerek söz konusu organı etkilemeye başlar. Burunda birikmesi, alerjik rinite, bronşlarda birikmesi alerjik astıma, gözlerde birikmesi ise konjuktivite olarak adlandırılan alerji cinsinin ortaya çıkmasına neden olur. Alerjik rinit, halk arasında saman nezlesi olarak da bilinir ve burnun iç kısmındaki mukoza tabakasında bir çeşit iltihaplanmaya sebep olur. Yaşın ilerlemesiyle şikayetlerin azaldığı gözlemlense de alerjik rinit, ömür boyu süren bir hastalıktır. Mevsimsel olarak ortaya çıktığı durumlarda mevsimsel alerjik rinit olarak adlandırılır. Yapılan araştırmalar, ev tozu, hayvan tüyleri, küf tozu (moldlar), kimyasal maddeler ve hava kirliliğinin de bahar alerjisiyle son derece yakın özellikler taşıyan alerji tiplerine neden olduğunu olduğunu gösteriyor. Sahip olunan alerji tipi ve kaynağı, uzman doktorlarca belirlenebildiği gibi tedavi yöntemlerinde de değişiklikler görülebilir.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Aile Sağlığı

Uykunuzu Düzenlemeye Yardımcı Olacak Öneriler

Tarih:

on

Pandemi sürecinde bozulan uyku düzeninizi düzeltmeniz için bu öneriler size yardımcı olabilir.

Birçok insan COVID-19 sürecinde günlük yaşamın bozulması, evden çalışmak, daha az doğal ışık almak, belirli bir programı takip etmemek ve stres gibi nedenlerden dolayı uyku sorunu yaşamaya başladı.

Bu oldukça yaygın bir sorun. Ancak uzmanların bu önerileri ile uyku sürecinizi düzenleyebilirsiniz.

Sağlıkla kalın…

 

Sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirici içerik paylaşımı yaptığımız youtube sayfamızı görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Aile Sağlığı

Böbrek Taşını Önlemenin 7 Yolu

Tarih:

on

Böbrek taşı ağrısı çekmemeniz için bazı öneriler derledik.

Böbrek taşı oluşumundan ve tekrarlamasından korunmak mümkün.

Bu önerilerimizi mutlaka uygulayın.

Sağlıkla kalın…

 

Sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirici içerik paylaşımı yaptığımız youtube sayfamızı görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Aile Sağlığı

Endişe Hakkında Bilinmesi Gereken 10 Gerçek

Tarih:

on

Öncesi1 of 12
Klavye ok tuşlarını kullanabilirsiniz. ( ← | → )

Hayatınızı endişeye teslim etmek ve sizi yönetmesine izin vermek zorunda değilsiniz. Endişe ve kaygı bozukluklarını ve bu durumun vücudunuzu ve hayatınızı nasıl etkilediğini ne kadar iyi anlarsanız, kontrolü ele almak için o kadar donanımlı olursunuz.

Anksiyete hayatın bir parçasıdır ve herkesin hayatında bazen kontrolü ele alabilir. Hatta bazıları tüm hayatlarını endişe içinde geçirebilir. Bazıları da özellikle yaşadığımız pandemi sürecinde ilk kez endişe ve kaygı içinde yaşamayı deneyimliyor olabilir.

Anksiyete kulağa her ne kadar ürkütücü gelse de sanıldığı kadar korkutucu değil. Hayatınızı endişeye teslim etmek ve sizi yönetmesine izin vermek zorunda değilsiniz. Endişe ve kaygı bozukluklarını ve bu durumun vücudunuzu ve hayatınızı nasıl etkilediğini ne kadar iyi anlarsanız, kontrolü ele almak için o kadar donanımlı olursunuz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar