Bizimle iletişime geçin

Varis

Varis Oluşumunu Engellemek için Öneriler

Halit Yerebakan

Düzenleyen

on

Kadınlarda erkeklere oranla daha fazla rastlanan varis, en sık karşımıza çıkan damar hastalıklarından birisidir. Yaz aylarında artış gösteren varisler, genellikle bir estetik problem olarak görülürken, tedavi edilmediği takdirde önemli bir sağlık sorununa dönüşebilir. Varis tedavisi için en uygun dönem ise içinde bulunduğumuz kış aylarıdır. Bu yazımızda tedaviden önce varis oluşumunu engellemek için öneriler bulacaksınız.

Varis, cildin yüzeyinde bacaklarda görülen mavi – yeşil şişen damarlardır. Varisli damarlar, genellikle ağrılı değilken de rahatsızlık verebilir. Varisin kesin nedeni bilinmemekle birlikte, kısaca toplardamarlardaki kapak yetmezliği sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır diyebiliriz. Bacaklarda çıplak gözle görülebilen bu kabarık mavi-yeşil damarlar, kişide varis hastalığı olduğunun en belirgin göstergesidir.

Varislere yol açan nedenler arasında genetik yatkınlık, hamilelik dönemindeki hormonel değişiklikler, obezite ve hareketsiz yaşam tarzı sayılabilir. Hormonlar, varisli damarların oluşmasında büyük rol oynamaktadır, bu nedenle hamile kadınlarda görülme oranı daha yüksektir.

Obezite ve Varis

Yapılan araştırmalara göre, aşırı kilolu ya da obez kişilerde varis oluşması riskinin daha yüksek olduğunu gösteriliyor. Bu riskin nedeni henüz tam olarak bilinmese de, nedenlerden birinin kan dolaşımını etkileyen venöz yetersizlik olduğu bilinir. Varisler, genellikle bacaktaki damarların zayıflayıp genişlediğinde ve damarların içindeki küçük kapakçıklar fonksiyonlarını kaybettiğinde meydana gelir. Sonuç olarak kan, damarlar boyunca etkili bir biçimde pompalanamaz ve birikmeye başlayarak cilt yüzeyinin hemen altında görünen şişkin damarlara yol açar.

Bahsettiğim fazla kilo veya obezite ise bacak ve ayaklarda aşırı şişmeye neden olarak kan dolaşımını olumsuz etkileyebilir ve bu durum kan dolaşımını yavaşlatabilir. Ayrıca kan dolaşımı, çoğunlukla beraberinde aşırı kilo ve obeziteyi getiren hareketsiz yaşam tarzından da olumsuz olarak etkilenebilir. Yani çift taraflı birbirini tetikleyen bir durum olarak değerlendirebiliriz.

Bu Önerileri Dikkate Alın!

Çoğu zaman, varis sorununu yaşama riskinizi, alacağınız bazı önemler ile azaltabilirsiniz. İşte bu önlemlerden bazıları;

  1. Kan dolaşımını sağlamak için bol miktarda egzersiz yapın.
  2. Uyurken bacaklarınızı kalp hizasından 15-30 cm yukarda tutun.
  3. Aşırı kilo almayın. Obezite varis riskini arttırıyor. Obezitenin doğrudan varis hastalığına yol açtığı saptanmamakla birlikte fazla kilo nedeniyle az hareket etmek, buna bağlı olarak kapakların devamlı yüksek basınca maruz kalması ve kasların yeterince çalıştırılmaması sonucu kan yukarıya doğru pompalanamıyor. Bu durum varis oluşmasına sebep olabilir.
  4. Dolaşımı iyileştirmek için bacaklarınızı günlük olarak soğuk su ile yıkayın. (Varisli damarlarının oluşmasını önleyebilir.) Bacaklarınızı hafifçe dairesel hareketler ile ayak bileğinden yukarı doğru soğuk su ile yıkayın. Daha yumuşak ve parlak bir cilde sahip olmak için nemlendirici veya vücut yağı kullanabilirsiniz! Bununla birlikte, mevcut varisli damarları ile keselemeyin çünkü bu şekilde onları tahriş edebilirsiniz.
  5. Kan dolaşımını artırmak için E vitamini, kan damarlarınızı güçlendirmek için ise vitamin C ve B kompleksi vitaminlerini alın.
  6. Bacaklarınıza masaj yapın. Hindistan cevizi yağı, 3 damla lavanta yağı ve 1 damla nane yağı ile yapılmış bir karışım hazırlayabilirsiniz. Bu karışımı bir sprey şişesine koyun ve doğrudan bacaklarınıza püskürtün.
  7. Yüksek topuklu ayakkabılarınızı sadece özel günlerde kullanmak üzere rafa kaldırın.
  8. Bel, kasık veya bacaklarınızı sıkan dar kıyafetlerden kaçının çünkü bu kıyafetler bacak ve ayaklarda kan akışının sıkışmasına neden olabilir.
  9. Dolaşımınızı hareket ettirmek ve durgun enerjiyi değiştirmek için akupunktur tedavisini deneyin.
  10. Banyodan sonra hintyağı doğrudan damarlara uygulayın. Ayaklarınızdan yukarı doğru bacaklarınıza düz şekilde masaj yapın.
  11. Uzun süre ayakta durmaktan kaçının.
  12. Bacaklarınızda sirkülasyonu teşvik etmek için birkaç damla biberiye yağı sürün.
  13. Ayaklarınızı yukarı ve aşağıya doğru bükün ve bileklerinizi günde iki kez sağa sola dönün.
  14. Elma gibi yüksek lifli gıdaları beslenme programınıza ekleyin.
  15. Kalsiyumdan zengin gıdaları tercih edin. Çünkü varisler kalsiyum eksikliği ile daha fazla görülebilir.
  16. Bacaklarda şişme ve iltihaplanmayı azaltmak için ananas tüketin.
  17. Ahududu, böğürtlen, yaban mersini ve kiraz gibi meyveler, damar duvarlarını güçlendiren bir pigment içerirler. Tüketmenizde fayda var!
  18. Bağırsaklarınızı harekete geçirmek için bol su için.
  19. 30 dakikadan uzun süre oturmamaya çalışın. Hareket etmek ve egzersiz yapmak kan akışını destekler ve hoş görünmeyen varis riskini azaltır. Uzun süre boyunca ayakta kalmanız gerektiğinde sık aralıklarla oturmaya ve ayaklarınızı kaldırmaya çalışın.

Hamilelik ve Varis

Varis, hayati bir tehlike yaratan bir hastalık olmasa dahi, özellikle dış görüşünüzü negatif etkileyerek yaşam kalitenizi olumsuz etkileyen bir durumdur. Kadınlarda daha sık görülen varisin araştırmalara göre, genellikle hamile kadınlarda, hamile kalmayanlara oranla daha sık görüldüğü gözlemlenmiştir. Bazı kadınların hamilelik öncesi dönemde varisi bulunmasa da, hamilelik ve sonrasında varis şikâyetlerinde artış olduğu da bir diğer araştırma sonucudur. Varisler sıklıkla kalıtsaldır.

Hamilelikte varis;

  1. Hormonların, damar düz kasları üzerinde genişletici etkileri sonucu,
  2. Özellikle gebeliğin son aylarında, anne rahminin bacaktan gelen toplardamarlar üzerine baskısının ve basıncının artması sonucu toplardamarlar üzerindeki negatif etkisi,
  3. Gebelikte kadınlarda artan kan miktarının, bacaklarda toplanması sonucunda varis oluşur.

Gebelik döneminde kadınlarsa sık karşılaşılan varislere, genellikle vücudumuzun anatomisinin bir sonucu olarak sol bacakta daha sık görülmektedir. Hamilelerde, varisin en yoğun olarak görüldüğü dönem ise gebeliğin son dönemi olan 37–40 haftaları arasındadır. Bu durum çokta korkulacak bir durum değildir. Çünkü gebelik sonrası 6 haftalık dönemde, varis oluşan toplardamarların neredeyse büyük bir kısmı hamilelik öncesi döneme geri döner.

Hamilelikte varisin belirtileri aslında genel varis belirtileri ile benzerdir. Bu belirtiler; bacaklarda ağırlaşma, bacaklara kramp girme, varisin olduğu bölgede kaşıntı ya da en sık görülen yanma hissi olabilir. Uzun süre ayakta durmamaya özen gösterin zira bu yakınmalar, hamileliğin son dönemlerinde, giderek artacaktır.

Aşağıda önereceğim birkaç küçük ipucu sayesinde gebelikte varis oluşmasının önüne geçebilirsiniz. İşte hamilelikte varis oluşumu riskini azaltacak önlemler…

  • Uzun süre aynı yerde oturmaktan kaçının. Konumunuzu ara sıra değiştirin.
  • Hareket edin. Varis oluşumunun en büyük düşmanı harekettir desek yanlış olmaz. Mümkün olduğunca sabah ve akşam düzenli yürüyüş yapın, yüzme, bisiklet gibi bacak kaslarının aktif olarak kullanıldığı sporları yapmak gebelikte ortaya çıkan varis riskini azaltır.
  • Düşük topuklu veya düz ayakkabılar giymeniz varis oluşmaması açısından daha iyi olacaktır, çünkü bu şekilde sağlıklı kan dolaşımı sağlanır.
  • Düzenli egzersiz yapın. Hamilelikte egzersiz yapmanın güvenli olup olmadığını doktorunuza danışın.
  • Otururken bacak bacak üstüne atmamaya özen gösterin.
  • Dolaşımı artırmak için periyodik olarak bacaklarınızı yüksekte tutun.
  • Damarların şişmesini en aza indirgemek için sodyum (tuz) alımını azaltın.
  • Kabızlığı önlemek için bol miktarda su için.

Varislerinizden kurtulmaya yönelik bir başka yazımız için buraya tıklayınız.

 

 

Okumaya Devam Et
Yorum bırakmak için tıklayın

Yanıt bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Varis

Varisten Nasıl Kurtulabiliriz

Halit Yerebakan

Düzenleyen

on

Varisten Nasıl Kurtulabiliriz

Varis, genellikle bacaklardaki toplardamarlarda görülen bir hastalıktır. Bu rahatsızlıkta toplardamarlar şişer ve mavi bir renge bürünür. Akabinde de ağrı, gece uyutmama, kaşıntı gibi semptomlara sebep olur. Varis, ülkemizde oldukça yaygın bir hastalıktır. Özellikle kadınlarda yoğun olarak görülmektedir. Bu nedenle de varis tedavisi bireyler arasında merak konusudur. Varisten nasıl kurtulabiliriz merak ediyor musunuz? Her ne kadar tek çözümün ameliyat olduğu görüşü yaygın olsa da, cerrahi her zaman bir zorunluluk değildir.

Varis tedavisinde hastanın ameliyatına karar verilebilir. Ancak bunun için öncelikli olarak hastanın durumu ve varisin ilerleme seviyesi göz önünde bulundurulmalıdır. Eğer varis ilerlememiş ise ameliyat yerine ameliyatsız varis tedavisi yöntemleri uygulanabilir.

Varis Tedavisinde Kullanılan Yöntemler

Varis, belli yöntemler ile tedavi edilebilir bir hastalıktır. Pek çok hastalığın aksine direkt olarak ameliyat da gerektirmemektedir. Daha önce de bahsettiğimiz gibi hastalık ilerlemeden teşhis edilebilirse, geliştirilen ameliyatsız yöntemler ile cerrahi müdahaleye gerek kalmadan tedavi edilebilmektedir.

Ameliyatsız yöntemler, varis tedavisinde oldukça sık bir şekilde kullanmaktadır. Bu tedavi yöntemleri ise üç ayrılmaktadır. Bunlar; lazer ile tedavi, radyo-frekans ile tedavi ve köpük ile varis tedavisidir. Köpük ile varis tedavisi şu anda herhangi bir devlet hastanesinde uygulanmamaktadır. Ancak özel hastanelerin bazılarında alabileceğiniz bir tedavi metodudur.

Eğer büyük bir varis probleminiz varsa ancak ameliyat gerektirmiyorsa, bu durumda daha çok radyo-frekans yöntemine başvurulmaktadır. Bu yöntemde, bacaklarınızdaki varisli bölgeye radyo dalgaları gönderilir. Bu sayede damarların ısınması sağlanır. Belli bir ısıya ulaşan damarlar ise yavaş yavaş normal fonksiyonlarını kazanmaya başlar. Mavi renk de zamanla kaybolur. Bu yöntem, varis tedavisi için en çok tercih edilenlerin başında gelmektedir.

Köpükle tedavi yöntemi, özel bir ilacın bacaklarınızdaki varisli bölgeye enjekte edilmesiyle uygulanır. Bu esnada ilaç köpürdüğünden yöntemin adı köpükle tedavidir. İlaç, varisli damarı tahrip eder ve iyileşmeyi amaçlar. Lazer ile varis tedavisi de sık kullanılan yöntemlerdendir. Ancak bu yöntem, genellikle küçük varisli damarların tedavisinde tercih edilmektedir. Büyük varisli damarlarda pek olumlu sonuç vermemektedir.

Görüldüğü üzere, “varisten nasıl kurtulabiliriz” sorusunun somut ve işe yarar pek çok yöntemi vardır. Bunların haricinde ameliyat da diğer bir varisten kurtulma yöntemidir. Ancak bu yöntem, varis hastanın günlük yaşamını sürdürmesini engelleyecek kadar ilerlemiş ise tercih edilmektedir.

Varisle ilgili farklı bir yazıma buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Güncel tedavi yöntemleri ile varislerinizden kurtulmak için hemen randevu alın.  +90 551 379 72 56

Okumaya Devam Et

Varis

Varis ve Beslenme

Halit Yerebakan

Düzenleyen

on

Varis ve Beslenme

Bilhassa kadınların korkulu rüyalarından olan varis, tedavisi mümkün ve aynı zamanda dikkat edildiği takdirde önlenebilir bir hastalıktır. Genellikle çok fazla ayakta duran ya da oturan insanlarda görülme ihtimali çok daha yüksektir. Ancak varisin oluşmasını tetikleyen tek faktör bunlar ile sınırlı kalmamaktadır. Aşırı kilo ve yetersiz-dengesiz beslenme de varise yol açabilen etkenler arasında yer almaktadır. Dengesiz ve yetersiz beslenme nedeniyle her sene on binlerce kişi varis sebebiyle doktorların kapısını çalmaktadır. Özellikle çok yağlı, tuzlu ve şekerli beslenme varisi besleyen unsurlardandır. Yine ailesinde varis olup genetik olarak bu hastalığa yatkın olanların da beslenme konusunda dikkat etmeleri oldukça önemlidir. Çünkü varis ve beslenme arasında sıkı bir ilişki bulunmaktadır. Ayrıca belli bir yaşın üzerindeki bireyler ile kilo problemi yaşayanların sıkı bir diyet takip etmeleri, hastalığın ilerlemesi ve önlenmesinde büyük rol oynamaktadır.

Varis ve Beslenme İlişkisi

Varis, toplardamar genişlemesi hastalığıdır ve gündelik hayattaki basit önlemler ile büyük ölçüde önlenebilmektedir. Eğer genetik olarak bir yatkınlığınız yoksa varisi önlemenin ya da semptomları azaltmanın oldukça pratik ve basit yolları mevcuttur. Bunlardan ilki beslenme ile ilgilidir. Varis ve beslenme, birbirini doğrudan etkileyen iki unsurdur. Varis hastalığından mustaripseniz mutlaka tuz, şeker ve aşırı yağlı yiyeceklerden uzak durmalısınız. Bunlar yerine daha çok Akdeniz mutfağı ağırlıklı beslenebilirsiniz. Yani salata, az yağlı peynir, zeytin, zeytinyağı gibi gıda ürünleri ile beslenmek, varis hastalığının önlenmesi ve ilerlememesi için oldukça faydalı olacaktır. Bunların yanı sıra varise iyi geldiği bilinen gıdalardan bazıları da şunlar olarak gösterilebilir:

  • Sarımsak, soğan
  • Zencefil
  • Kırmızı acı biber
  • Baklagiller
  • Tahıllar,
  • Meyveler ancak özellikle alıç, kiraz, yabanmersini ve böğürtlen gibi kırmızı meyveler,
  • Üzüm,
  • Karabuğday,

Bütün bu gıdalar varisi önlemede ya da varisiniz varsa semptomları dindirmede size oldukça yararlı olacak besinlerdir. Ancak unutulmamalı ki bu besinler de belli bir dozda ve doktor kontrolünde (önerisiyle) tüketilmelidir. Çünkü özellikle farklı rahatsızlıklarınız varsa diyetiniz buna göre düzenlenmeli ve diyetinizi buna göre takip etmeniz gerekebilir. Yine varis ile ilgili şikâyetiniz günlük yaşamınızı etkileyecek boyutlarda ise vakit kaybetmeden bir hekime başvurmalısınız.

Varisle ilgili farklı bir yazıma buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Güncel tedavi yöntemleri ile varislerinizden kurtulmak için hemen randevu alın.  +90 551 379 72 56

Okumaya Devam Et

Varis

Varis Nedir

Halit Yerebakan

Düzenleyen

on

Varis Nedir

Varis, özellikle yaşı ilerlemiş olan bireylerde görülen, toplardamar rahatsızlığıdır. Tedavi edilmediği sürece bireylerin günlük yaşamını ciddi şekilde etkileyen bu rahatsızlığın ameliyatlı ve ameliyatsız tedavisi mümkündür. Özellikle ilerlememiş vakalarda ameliyatsız varis tedavisi uygulanması tercih edilmektedir. Ancak hastalık kişinin günlük yaşamını ciddi şekilde etkileyecek bir noktaya geldiyse bu durumda cerrahi müdahaleye gerek duyulmaktadır. İşte varis nedir sorusunun cevabı…

Varis, genellikle bacaklarda meydana gelmektedir. Ancak bunun yanında; anüs, meme, vajina, el, kol, göz ve yumurtalık gibi bölgelerde de bu hastalığın görülmesi mümkündür. Hastalığın tedavi süreci ise hastanın durumu ve yine hastalığın ilerleme durumuna göre belirlenmektedir.

Varis Hastalığın Nedenleri Nelerdir?

Vücudumuzda farklı görevlerde bulunan damarlar yer almaktadır. Bu damarları genel olarak kılcal damarlar, toplardamar ve atardamarlar olarak 3’e ayırmak mümkündür. Bunlardan toplardamarların işlevi oldukça büyüktür. Bu damarlarda herhangi bir problem meydana gelmesi varise sebep olmaktadır. Yani, toplardamarın olması gereken boyutunun büyüyüp genişlemesine ve kıvrımlar oluşturmasına varis adı verilmektedir. “Varis nedir” sorusuna verilebilecek en doğru ve tıbbi yanıt budur.

Varis, çoğunlukla çok üstünde durulmayan ancak ilerledikçe ciddi rahatsızlıklara sebep olabilecek bir hastalık olarak karşımıza çıkmaktadır. Kadınlarda görülme olasılığı erkeklerde görülme ihtimalinden genellikle daha fazladır. Varise yol açan en önemli faktörlerin başında ise uzun süre ayakta kalmak ve hareketsizlik gösterilebilir.

Varis Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Varis hastalığı ile ilgili olarak bireylerin aklında oluşan ilk sorulardan bir tanesi de “varis belirtileri nelerdir” sorusudur. Yani, hangi durumlarda varisten şüphelenmeli ve doktora gitmelisiniz? Her mavi damar görünümü varisin habercisi midir? Halk arasında yaygın inancın aksine durum bundan farklıdır. Eğer bacaklarınızdaki damarlarda olağan dışı bir mavilik seziyorsanız, bu ilk belirti olabilir. Varisin belirtileri genel olarak şöyle sıralanabilmektedir:

  • Bacaklarda otururken ve özellikle yürürken büyük ağrı,
  • Bacaklarda uzun süre geçmeyen uyuşukluk,
  • Duruma göre kaşıntı,
  • Bacaklarda olağan dışı bir ağırlık hissiyatı,
  • Mavi ve mor şişlikler,
  • Bacaklarda görülen normalin üzerindeki şişlikler.

Eğer bu belirtilerin bir ya da bir kaçını yaşıyorsanız en kısa sürede bir doktora başvurmalı ve varis tedavisine başlamanız gerekmektedir.

Varisle ilgili farklı bir yazıma buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Güncel tedavi yöntemleri ile varislerinizden kurtulmak için hemen randevu alın.  +90 551 379 72 56

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar