Nefesinizin kötü kokmasına neden olan soğan ve sarımsak şifa deposu. Kalp hastalığından kemik sağlığına kadar faydası olan sarımsak günde iki diş tüketilmeli

Uzun ve sağlıklı bir yaşam için düzenli sporun yanı sıra sebze ve meyve tüketimine önem verilmelidir.
Özellikle renkli meyve ve sebzeler antioksidanlarla doludur. Colorado Eyalet Üniversitesi’ndeki bir araştırmaya göre antioksidan bakımından zengin beslenmek vücut direncini artırır ve vücudu salgın hastalıklara karşı korur. Yaşam kalitesini artırma ve uzun yıllar sağlıklı bir yaşam sürmenin ilk adımı soğan ve sarımsaktan geçiyor. Özellikle güçlü antioksidan olan sarımsak adeta şifa deposu.
İşte yaşamı uzatan besinler:

SARIMSAK HER DERDE DEVA!
Yemeklerin vazgeçilmez lezzetlerinden olan soğan ve sarımsak için ilaç deposu demek mümkün. Kültürümüz dolayısıyla soğan, hemen her öğünde yediklerimizin başında geliyor. İçine soğan girmeyen yemek neredeyse yok gibi. Yemeklere dahil edilen soğanın da sağlığınıza ciddi faydaları var. Özellikle kırmızı soğan, koroner arter hastalığının inflamatuar etkilerini azaltan antioksidanlar olan polifenoller bakımından zengin olduğundan kalp hastalığı riskinizi azaltır.
Soğan ve sarımsakta bulunan kuersetin bileşeni, alerjiyle savaşmaya yardım eden bir başka gizli silahtır. Özellikle sarımsağın doğal bir antibiyotik oluşu, vücut direncini artırıp saman nezlesine karşı savunma sağlar.
Sarımsak nefesinizin kötü kokmasına neden olabilir. Ancak bu, sarımsaktan uzak durmanıza neden olmamalıdır.
Çünkü sarımsağın içerisinde bulunan yüksek seviyedeki allisin sayesinde, kan basıncını önemli ölçüde düşürdüğü gösterilmiştir.
Yine bazı çalışmalara göre sarımsak, kanser hücrelerini önler, kan dolaşımındaki lipidleri ve kötü kolestrol düzeylerini ve kalp hastalığı riskinizi düşürür. Ottawa Üniversitesi’nde sarımsak üzerinde yapılan incelemeler sonrası, ezilmiş bir sarımsakta bol miktarda allicin’e rastlanıldığı ve bu maddenin virüslerle mücadelede etkili olduğunu ortaya koymuştur. Başka bir üniversite araştırmasında, günlük 180 mg allicin alan bireylerin, almayanlara kıyasla 12 hafta boyunca yüzde 63 daha az soğuk algınlığı yaşadığını belirtmiştir. Sarımsak karanfilleri 5 ila 9 mg arasında allicin içermektedir. Günde en az iki çiğ sarımsak tüketilmelidir.

KEMİK HASTALIKLARINI İYİLEŞTİRİR
Soğanın kemik hastalıklarını iyileştirme, kanama durdurma, kanseri yenme, vücuttaki taş ve miyom oluşumunu önleme gibi mucizevi etkileri bulunmaktadır.
Son yıllarda yapılan araştırmalar soğanın kabuğundan da faydalanılması gerektiğini belirtmektedir. Bu araştırmalara göre soğan kabuğu, kan basıncınızı düşürmenize ve bağışıklık sisteminizi korumanıza yardımcı olabilecek bir bileşik olan quercetin bakımından oldukça zengindir. Ekstra lezzet için bir güveç ya da yemek suyuna soğan kabuğu ekleyin. Soğan söz konusu olduğunda saklama koşulları da önem kazanıyor. Soğan kuru ve serin ortamda saklamalı, soyarken de ince zar tabakası dışında kalanları asla ayırmamalısınız.

GREYFURT
Greyfurt, içeriğindeki bileşenleri ile şeker hastalığı tedavisinin önde gelen meyveleri arasında sayılmaktadır.
2010 tarihli Kudüs İbrani Üniversitesi ve Massachusetts Genel Hastanesi tarafından yapılan bir araştırmada, greyfurtun karaciğere bazı diyabet ilaçlarının yaptığı gibi yağ asitlerinin parçalanmasına yardımcı olabileceği keşfedilmiştir.

PROBİYOTİKLER
Probiyotikler veya yoğurtta bulunan canlı aktif kültürler, bağırsak yollarını hastalıklara neden olan mikroplardan uzak tutan sağlıklı bakterilerdir. Yoğurdun yanı sıra kefir, süt ve peynirde de bol miktarda probiyotik vardır. Probiyotikler solunum ve mide-bağırsak enfeksiyonlarına karşı koruyucudur. 2011 yılında yapılan araştırmalara göre, probiyotik alan insanlar almayanlara kıyasla daha az hastalanmakta ve daha uzun yaşamaktadır.

KABAK ÇEKİRDEĞİ
Uzun ve sağlıklı yaşamın en önemli besinlerinden biri de kabak çekirdeğidir. Sadece 1/2 bardak kabak çekirdeği günlük gereksinimin yarısını sağlar. Kabak çekirdeği magnezyum deposudur. Kasları rahatlatan ve hava dalgalarını açmaya yardımcı olan bir mineraldir.
Böylece daha kolay nefes alabilirsiniz. Hayvan çalışmaları, magnezyum eksikliğinin histamin düzeyleri üzerinde olumsuz etkilere neden olduğunu belirtmektedir.

ÇİLEK
Tezgahlarda yeni yeni görmeye başladığımız çilek, içeriğindeki C vitamini ile bağışıklık sistemi koruyucuları arasında sayılabilir. Yapısında bulunanbileşenler, burun akıntısı, gözlerde kaşıntı, hapşırma gibi alerjik reaksiyonların yanı sıra; kolestrol, kanser ve diyabet gibi hastalıklarla mücadelede iyi bir savaşçı olma özelliği taşımaktadır. Çilek ayrıca vücudun histamin seviyelerini düzenlemeye katkı sağlar. Özellikle bahar ve yaz aylarındaolabildiğince çilek tüketmenizi tavsiye ederim.

KESTANE
Yalnızca 1 gram yağ ve 28 gramında 70’den biraz daha düşük kalori içeren kestane, düşük yağ oranına sahip tek kuruyemiştir.
Narenciye grubunda rastlamaya alışık olduğumuz C vitamini, kestanede de bulunur. Kestane aynı zamanda kandaki kolesterol seviyesini düşürmeye yardımcı diyet lif bakımından zengindir. Faydalarını maksimum düzeye çıkarmak için günde yaklaşık 85 gram kestane tüketmelisiniz.

TAVUK ÇORBASI
Tavuk suyuna çorba vücudu resmen silkeliyor. Özellikle içine soğan, sarımsak ve karabiber gibi baharatların katılması çorbanın, doğal bir antibiyotik olmasına katkı sağlıyor. Pişirme sırasında tavuktan salınan amino asitler bronşitleri tedavi edici özellikte. Çorbanın suyu ise vücut direncini artırıp öksürük nöbetlerini azaltıyor.

KIZILCIK
Yapılan çalışmalar kızılcıktaki antioksidanların, antimikrobiyal özelliği olduğunu, bu sayede enfeksiyonlardan koruduğunu gösterdi. Ayrıca ateroskleroz riskini azaltabileceğini ve hatta bazı kanserlerin büyümesini önlemeye yardımcı olabileceğini göstermiştir.

PAYLAŞ