Sosyal Medya

Genel

Ton Balıklı Salata

Yayınlanma:

,
ton balıklı salata

Ton Balıklı Salata

Sağlıklı tarifler serimizde bugün omega-3 ve protein zengini, oldukça pratik bir tarif olması sebebiyle de eve yorgun döndüğünüz akşamların kurtarıcısı bir seçenek olan ton balıklı salata tarifimiz var.

Malzemeler

  • 1/6 adet göbek marul
  • 4 yaprak lolorosso
  • 3 adet taze soğan
  • 7 adet çeri domates
  • 2 yemek kaşığı haşlanmış barbunya
  • 1 tatlı kaşığı çam fıstığı
  • 120 gr ton balığı

Sos için;

  • ½ adet limon suyu
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 tatlı kaşığı balzamik sirke
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağı

Yapılışı

  1. Yeşillikleri yıkayıp büyük parçalar halinde doğrayın. Çeri domatesleri 4 eşit parçaya ayırın ve bütün sebzeleri boş bir kapta toplayın.
  2. Sosu hazırlamak için limon suyunu çırpma kabına alın. Üzerine tuz ve balzamik sirkeyi ilave edip çırpmaya başlayın. Yavaş yavaş zeytinyağı ekleyerek sosu bağlayın. Sosu sebzelere ekleyip karıştırın ve sebze tabağına alın.
  3. Sosladığınız sebzelerin üzerine barbunyayı, çam fıstığını ve ton balığını yerleştirdikten sonra servis edin.

Afiyet olsun… Ton balıklı salata tarifinin yapılış videosuna buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Devamını Oku
Yorum Yaz

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çocuk Sağlığı

Gebelikte Beslenme Çocuğun Geleceğini Etkiliyor

Basın Bülteni

Yayınlanma:

,

Gebelikte Beslenme Çocuğun Geleceğini Etkiliyor

Obezite artık sadece yetişkinleri değil, gençleri ve hatta çocukları da etkiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Dr. Elif Özsu, gebelikte beslenme çocuğun geleceğini etkiliyor dedi ve çocuklarda obeziteye karşı alınması gereken önemler hakkında ailelere önerilerde bulundu.

Vücut Kitle İndeksi Çocuklarda Farklı Hesaplanıyor

Obezite vücut yağ dokusunun artması olarak tanımlanabilir. Bu yağ oranını doğrudan ölçmek mümkün olmadığı için vücut kitle indeksi kullanılmaktadır.Vücut kitle indeks değerinin yaş ve cinsiyete göre yüzde 95 persentil üzerinde olması obezite olarak kabul edilmektedir. 2 yaş ve altı çocuklarda ise boya göre ağırlık değeri kullanılır ve eğer bu değer yüzde 97 – üzeri ise obezite tanısı konulur.

Gebelikte Beslenmeye Dikkat

Bebek-anne sağlığı paralellik gösterir. Annenin gebelikteki beslenme şekli ve kilo alımı doğrudan bebeği etkileyecektir. Eğer anne düzensiz beslenir ve aşırı kilo alırsa bebekteki genetik kodlama ile ileri yaşlarda bazı riskler oluşabilir. Ayrıca ilk 3 ay başta olmak üzere gebelik boyunca yeterli ve dengeli beslenmeyen anne adaylarının bebeklerinde insülin direnci artmaktadır. Gebelikte fazla şeker tüketen annelerin bebekleri ise okul çağında yağlanma göstermektedirler. Kanada’da yapılan çalışmada 1 yaşında dahi yağlanma paterninin arttığı saptanmıştır. Daha önce kilolu olup, gastrik bypass yapılıp sonrasında gebe kalan annelerin bebekleri opere olmayıp gebe kalabilenlere göre metabolik yönden daha şanslıdırlar. Erken yaşta gebe kalınmasının da ileri yaş obezitesinde önemli rol oynadığını belirtelim.

Gebelikte 9-12 Kg’dan Fazla Alınmamalı

Gebeliğin başlangıcından itibaren anne adayı beslenmesine büyük özen göstermelidir. Yanlış beslenme alışkanlıkları düzeltilerek, gebelik için gerekli besin öğelerini içeren dengeli bir diyet oluşturulmalı ve bu diyete sadık kalınmalıdır. Gebelik süresince annenin doğum öncesi kilosu da göz önünde bulunarak 9-12 kg alımı yeterli kabul edilmektedir. Ancak doğum öncesi kilosu fazla olan annelerin daha az kilo alması önerilir. Gebeliğin son 3 ayında yağ birikimini önlemeye yönelik enerji sınırlaması, fetüs büyümesini olumsuz yönde etkileyeceğinden sakıncalıdır.

0-1 Yaş Arası Döneme Dikkat!

Erken çocukluk dönemi ve 0-1 yaş arası infant dönem metabolik program açısından son derece kritik aşamalardır. Erken dönemde kilo alınması; vücut yağlanması, tansiyon ve kardiyovasküler hastalıklar açısından sadece ileri yaş değil, çocukluk dönemi için de risk teşkil eder. Ayrıca bebeklerin gestasyon haftasına göre küçük doğmaları (SGA), büyük doğmaları (LGA)ya da ileri derece prematür olmaları ilerleyen yaşlarda metabolik sendrom yani insülin direnci, hipertansiyon, dislipidemi yani kandaki yağ oranında yükseliş ve bel çevresinde artma riski doğurur. Bu bebekler daha çocukluk çağında obez olabilirler.

Çocuklara Diyet Önerilmiyor

Çocukların yaşına göre alması gereken enerji ve besin öğelerini kapsayan dengeli bir beslenme modeli olmalıdır. Gelişme çağında olan bir çocuğa enerjiyi kısıtlayan diyetler yaptırmak büyüme ve gelişmeyi olumsuz yönde etkiler. Anne sütünü erken kesmek ayrıca her ağladığında bebeği beslemek doğru kabul edilmez. İlk 6 ay sadece anne sütü verilmeli, 2 yaşına kadar tamamlayıcı besinlerle birlikte anne sütü verilmeye devam edilmelidir. 6. aydan itibaren uygun tamamlayıcı besinlere azar azar başlanmalı, verilen tamamlayıcı besinler çocuğun ayına uygun olmalıdır. İlk verilen ek besin tatlı olmamalı, süt, şeker-bal, reçel, bisküvi, muhallebi gibi besinlerin verilmesiyle enerji alımının artacağı unutulmamalıdır. Bebeğin tükettiği diğer besinlerin yaşına uygun miktarlarda verilmesi sağlanmalıdır. Uzun süreli biberon kullanımı önlenmeli, anne biberon yerine kaşıkla beslenme yönünde teşvik edilmelidir.

Anne Adayında Metabolik Bir Sorun Varsa…

Gebelikte diyabet olan anne adaylarının erkek bebekler ileri dönemde obez bireyler olabilirler. Gebelikte fizyolojik olmayan yeme davranışları, aşırı yeme, diyabet varlığı daha sonra obezite için risktir. Obez annelerin çocuklarının deri kıvrım kalınlıkları daha yüksektir. Gebelikte alınan ağırlık 16 kg’ın üzerinde ise, çocukların 17 yaşında beden kitle indekslerinin 90 persentilin üzerinde olma olasılığı artmaktadır. Annenin gebelikte preeklampsi yani gebelik zehirlenmesi yaşaması ileri dönemde hem kız hem erkek bebekleri etkileyerek obezite riskini arttırmaktadır.

Çocuğunuzu Obeziteden Korumak İçin Almanız Gereken 15 Önlem

  • Gebelikte kilo kontrolü sağlanmalıdır. Aşırı kilo almak da yetersiz kilo almak da bebeğinizin metabolik sürecini etkiler.
  • Gebelikte şekerden zengin ve katkılı ürünler tüketilmemelidir.
  • Gebelikte ara öğünler atlanmamalı, süt, yoğurt ve yumurta mutlaka yenilmelidir.
  • Asla sigara içilmemeli ve içilen ortamlarda bulunulmamalıdır.
  • 6 ayın altındaki bebeklere meyve suyu verilmemeli, 6. aydan sonra kısıtlı verilmelidir.Mümkünse meyve suyu yerine meyve tüketilmelidir. İlk 2 yıl sık meyve suyu tüketen bebekler 4 geldiğinde artış vücut kitle indeksine sahip olabilirler.
  • Düzenli uyku çok önemlidir. Bebeğin uykusuna çok dikkat edilmelidir.
  • Eve fast food ve basit şekerlerden oluşan atıştırmalıklar alınmamalıdır.
  • Bebeğin yoğurt tüketmesi sağlanmalıdır.
  • Doktora sormadan çocuğa antibiyotik verilmemelidir.
  • Çocuğun beslenmesine zaman ayrılmalı ve öğün atlanmamalıdır.
  • Yemekler ekran karşısında yenilmemelidir.
  • Kendi kendine yemesi ve sık sık su içmesi için teşvik edilmelidir.
  • Ödül olarak çocuklara besin grupları önerilmemelidir.
  • Çocuğun kilo ve persentili yakından takip edilmelidir.
  • Çocukta dikkat çeken bir kilo alımı söz konusuysa bunun ileri yaşlara etkisi düşünülmeli ve hangi nedenlerle kilo aldığı gözlenmelidir. Gerekirse ilgili testlerin yapılması için doktora gidilmelidir.

Hamilelik döneminde beslenmeyle ilgili farklı bir yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Devamını Oku...

Genel

Sağlıklı Market Alışverişi Rehberiniz

Halit Yerebakan

Yayınlanma:

,

Sağlıklı Market Alışverişi Rehberiniz

Yoğun yaşam temposuna ayak uydurmaya çalışırken, bazı zamanlar açlığımızı sonlandırmak adına kötü tercihler yapabiliyor, çoğunlukla da işlenmiş, ambalajlı, yağlı ve kalori yüklü gıdalara yöneliyoruz. Oysa ki yediğiniz yiyeceklerin daha uzun ve sağlıklı bir yaşam sürmenize olan etkisinin boyutu göz ardı edilemeyecek oranda yüksektir. Bu nedenle, yaşam kalitenizi yükselten, hastalıklarla mücadele eden ve vücudunuzun ihtiyaç duyduğu vitamin ve mineralleri içeren, az kalorili besinleri tercih etmeniz gerekir. Tabağınızı sağlıklı gıdalarla doldurmanız, sizi daha sağlıklı ve güçlü yapacaktır. Biz de bu yazımızda sizlere sağlıklı market alışverişi rehberiniz nasıl olmalı konusuna değindik. Alışveriş sonrası sitemizde yer alan sağlıklı ve lezzetli yemek tariflerine de mutlaka göz atmanızı öneriyoruz.

Listenin İlk Sırası: Karbonhidratlar

Listemizin ilk sırasında yer alan karbonhidratlar vücudumuzun enerji kaynağıdır ve sağlıklı olabilmesi için gereklidir. Vücut enerjinin büyük bir bölümünü karbonhidrattan karşıladığı için, protein kaybı yaşanmaz ve bunun sonucu da kas kaybında azalma gerçekleşmez. Ancak karbonhidratlar çok çeşitlidir ve biz onları üç ana renk grubuna ayırabiliriz.

  • Kırmızı (Kaçınılması Gerekenler): Beyaz ekmek, pirinç kepekli, klasik makarna, patates püresi
  • Sarı (Limitli Alınması Gerekenler): Kepek ekmeği, pirinç bulgur, kepekli makarna, fırında patates
  • Yeşil (Alınması Gerekenler): Tam tahıllı ekmek, integral makarna (uzun süre tokluk hissi veren ve içeriğinde durum buğdayı irmiği ile kepek ve rüşeym gibi yüksek lifli buğday ürünlerini barındıran makarnalar)

Yüksek Lif İçeren: Kinoa

Aslında kinoa glüten içermeyen ve diğer tahıllara oranla 2 kat fazla lif içeren bir bitkidir.  Kinoa tohumları kalori bakımından çok da düşük bir tahıl değildir ancak son zamanlarda gerek yüksek oranda besin lifi içermesi, gerekse protein açısından zengin olmasından dolayı sağlıklı beslenme listesine dahil edilmesi kaçınılmaz oldu. Kinoa almadan önce bilmeniz gerekenler! Kırmızı, beyaz ve siyah olmak üzere kinoanın üç ayrı rengi bulunuyor. Kırmızı ve siyahın tadı beyaza göre daha keskindir. Porsiyon ölçüsüne dikkat edilip kinoanın bir karbonhidrat kaynağı olduğu unutulmamalı. Ayrıca kırmızı ve siyahın, salatalar gibi soğuk yemeklerde daha iyi olduğu ünlü şefler tarafından söyleniyor. Sağlığınız için önceden yıkanmış olan kinoayı satın alın. Kionayı pişirmeden önce yarım saat suda bekleterek acı tadının yok olmasını sağlayabilirsiniz.

Sebze ve Meyveler

Sebze ve meyveleri de yeteneklerine göre kendi içerisinde kategorize edebilir, siz de ihtiyacınıza göre listenizi mevsiminde tercihler yaparak oluşturabilirsiniz.

C Vitamini bağışıklık sistemini güçlendiren en etkili besleyicilerden biri olup, kalp sağlığı, göz hastalıkları ve cilt kırışıklıkları için de etkilidir. C vitamini açısından zengin olan besinler arasında dolmalık kırmızı biber, brokoli, dolmalık yeşil biber, yeşil biber, brüksel lahanası, turunçgiller, kavun, çilek, yaban mersini yer alır.

Lif (Posa) yalnızca meyvelerde, sebzelerde ve tahıllarda bulunan, yeterli miktarda alınan sıvı ile besinlerin kolayca sindirilmesinde yardımcıdır ve bağırsaklarımızın daha mutlu olmasını sağlar. Enginar, bezelye, avokado, barbunya, mercimek, kayısı, muz, elma, ananas, kiraz, şeftali, armut, üzüm lif açısından oldukça yüksek besinlerdir.

Folik asit özellikle kadınların hamile kalmadan önce başlaması gerektiği önerilen ve yine özellikle rahim ve akciğer kanserine dönüşecek hücreleri düzelten süper bir B vitamini üyesidir. Vücutta depolanma sorunu olmadığından düzenli olarak alınabilir. Bu basamakta ıspanak, kuşkonmaz, yeşil yapraklı sebzeler, brokoli, brüksel lahanası, karnabahar, turp yaprağı, domates (özellikle domates suyunda iyi miktarda folik asit yer alıyor) turunçgiller, kavun, avokado tercih edilebilir.

Potasyum vücutta sıvı ve mineralleri dengede tutup, vücudun normal kan basıncını korumaya yardımcı olan potasyumu tatlı patates, barbunya, ıspanak, pazı yaprağı, kış kabağı, domates, enginar, kara lahana, dolmalık kabak, fasulye, yaban havucu, muz, incir, kivi, mango, şeftali, kavun, papaya, armut, avokado, kayısıda bol miktarda bulabilirsiniz.

“Magnezyum”suzluk Hasta Eder!

Magnezyumun eksikliği ciddi ritim bozuklukları, kas şikayetleri, güçsüzlük, tansiyon düşüklüğü, bulantı ve sürekli uyku hali gibi birçok duruma neden olabilen magnezyumu içeren besinler ise ıspanak, pazı yaprağı, barbunya, bezelye, roka, kara lahana, yeşil fasulye, soya fasulyesi, brüksel lahanası, kuşkonmaz, pırasa, brokoli, patlıcan, mantar, acı biber, dereotu, domates, çilek, muz olarak listemizde yer alabilir.

 – Karoten ailesinden sarı renkli bir antioksidan ve A vitamini öncüsü olan Lutein’in ise en çok bulunduğu besinler arasında ise yumurta sarısı, kıvırcık lahana, ıspanak, pazı, kırmızı hindiba, turp yaprakları, brokoli, havuç, sarı ve turuncu meyveler yer alır.

– Kanın pıhtılaşmasını sağlayan, kemikleri güçlendiren K vitaminin osteoporozun (kemik hastalığı) önlenmesi ve tedavisinde de kullanıldığı bilinen bir gerçektir, özellikle de ıspanak, brokoli, bamya, lahana, göbeksiz yeşil lahana yaprakları, turp yaprağı, pazı, kuru erik, avokado, üzüm, incirde bolca miktarda bulunmaktadır.

Beta-karoten ise cilt hücrelerindeki pigment sayısını arttırıp, bronzluğumuzu korumaya yardımcı olur. Ayrıca düzenli bir şekilde tüketildiğinde (yapay olarak alınmaması gerekir) alzheimer’ı önlediği de söylenir. Havuç, kabak, bal kabağı, brokoli, dolmalık biber, patates, kırmızı ve yeşil biber, mısır, ıspanak, lahana, marul, domates, kayısı, papaya, karpuz, kavun, şeftali gibi Beta-karoten zengini besinleri listenzden eksik etmemenizi öneriyoruz.

Protein Kaynağı: Etler

İlk etapta proteini tanıyalım. Sağlıklı beslenmenin olmazsa olmazı olan proteinler, “amino asitler” adlı bloklardan oluşur ve vücut dokusunun gelişimi açısından oldukça önemli bir yere sahiptir. Genel anlamda hayvansal ve bitkisel besin grupları vücudumuzun ihtiyacını karşılayacak kadar protein içerir. Ancak biz proteinleri iyi (sağlıklı şartlarda büyüyen, beslenen hayvanlardan elde edilen) ve kötü proteinler (aşırı işlem görmüş, besin değeri düşük) olarak ikiye ayırabiliriz.

Tavuk göğsü, kırmızı et, işlenmemiş somon ve hindi eti en iyi protein kaynağı besinler arasında yer almaktadır.

Vejetaryen ve veganlar ise tofu, tempeh gibi soya fasuyesinden yapılmış beyaz peyniri andıran besinleri ve dondurulmuş edamam (olgunlaşmamış soya fasulyesi) tercih edebilirler.

Alışverişinizi tamamladınız ancak yemek yapmak için yeterli vaktiniz yok, o halde.

Basit Aperatifler Deneyin! 

Yeterli zamanınız yoksa, sağlıklı iki ürünün birleşimi ile kendinize hemen lezzetli hem de keyifli bir atıştırmalık hazırlayabilirsiniz. Önerim ise; yağsız bir yoğurt bir avuç kuruyemiş, alternatif olarak çiğ sebzeler ya da lif açısından yüksek elma ile bir çorba kaşığı fıstık ezmesi.

 Sebze Smoothie’sine Ne Dersiniz?

İstediğiniz her lezzeti karıştırabilir, gün boyunca yemek veya atıştırmalık yerine tüketebilirsiniz. Hem sadece meyve bazlı olmak zorunda da değil, sebzelerden de gayet lezzetli smoothieler yapılabiliyor. Unutmayın, hangi besinlerin listenizde yer aldığı ya da hangilerinin listenin dışında kaldığı önemli değildir. Burada esas olan; sizin vücudunuzu çok iyi tanımanız ve yiyeceklerin size sunduğu faydaları göz önünde bulundurarak, hangilerine gerçekten ihtiyacınızın olduğunu bilmenizdir.

Market alışverişiyle ilgili farklı bir yazıma buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

 

 

 

Devamını Oku...

Genel

Göz Sağlığı İçin Faydalı Besinler

Basın Bülteni

Yayınlanma:

,

Göz Sağlığı İçin Faydalı Besinler

Sağlıklı bir yaşamın olmazsa olmazı düzenli beslenme, göz sağlığını da doğrudan etkiliyor. Sağlıklı beslenmenin bağışıklığı etkilediği kadar göz sağlığını da ilgilendirdiğini ileten Dünyagöz Etiler’den Op. Dr. Elvan Yalçın, göz sağlığı için faydalı besinler neler bahsetti.

Op. Dr. Elvan Yalçın, “Sağlıklı bir vücudun yolu düzenli ve dengeli beslenmeden geçiyor. Yoğun tempoda göz ardı edilen yemek yeme alışkanlıklarımız ise özellikle göz sağlığına doğrudan etki ederek, tehdit oluşturabiliyor. Göz sağlığı için A, C, E vitaminleri ve beta karoten ile zenginleştirilmiş besinler tüketmek iyi ve kaliteli görüş kapılarını aralıyor” diyor.

Çevresel faktörler ve yoğun iş hayatı içerisinde aksatılan düzenli ve dengeli beslenme göz sağlığı için de tehdit oluşturuyor. Sadece beden sağlığı için değil, göz sağlığımız için de yediklerimize dikkat etmemiz gerekiyor. Birtakım besinlerin görme kalitesini artıracağını belirten Op. Dr. Elvan Yalçın “Sağlıklı bir vücudun en önemli ihtiyacı doğru beslenmeden geçiyor. Özellikle göz sağlığı için beta karoten ve A vitamini içeren besinler tüketmek retina ve gözün diğer bölümlerinin düzgün çalışmasına yardımcı oluyor. Uzun süreli göz sağlığını korumak için ise A, C ve E vitaminleri ile zenginleştirilmiş renkli diyetler yapmak gerekiyor” diyor.

Tek Başına Havuç Yeterli Değil

Göz sağlığı deyince akla ilk gelen besinin havuç olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını belirten Op. Dr. Elvan Yalçın “Besinlerde bulunan A vitamini ve beta karoten doğrudan göz sağlığına fayda sağlıyor. A vitamini deposu havucun yararlarının yanı sıra Omega 3 ve 6 yağ asitleri ile çinko ve magnezyum gibi mineral zengini besinlerin tüketimi de ilerleyen yaşlarda görme kayıplarını önemli oranda engelliyor” ifadelerini kullanıyor.

Ispanak, En Faydalı Besinlerin Başında Geliyor

Gözde oluşabilecek hasarı en aza indiren ve katarakt gibi rahatsızları önlemede yardımcı olan 6 faydalı besini paylaşan Op. Dr. Yalçın, “Özellikle kırmızı biber ve ıspanakta bulunan A vitamini gözün gece görüşünü ve direnicini artırırken, yaban mersini ve tatlı patatesin sahip olduğu C vitamini ise gözde katarakt ve makula dejenerasyonu riskini en aza indiriyor. Omega-3’ler bakımından zengin somon balığı retinanın fonksiyonunu koruyan hücre zarlarına yapısal destek sağlıyor. Tamamlayıcı besinler arasında en zengin içeriğe sahip chia tohumları ise içinde barındırdığı beta karoten, E ve C vitaminleri makula dejenerasyonunu önlemeye yardımcı oluyor” diyerek sözlerini tamamlıyor.

Göz sağlığıyla ilgili farklı bir yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Devamını Oku...

Öne Çıkanlar

www.dryerebakan.com Sadece bilgilendirme ve sağlık bilgilerinin eğlenceli olarak aktarılmasını amaçlamaktadır, teşhis veya tedavi için bir alternatifi değildir. Doktorunuz yerine geçmeyi yada Doktorunuzun size uyguladığı tedavi yerine geçmeyi hedeflememektedir. Web sitesi içeriğinden dolaşan tüm kullanıcılar, Kullanım Koşulları ve Gizlilik Kurallarını otomatik olarak kabul etmiş sayılır.

İletişim: info@dryerebakan.com

Copyright © 2017 DrYerebakan.com.