Bizimle iletişime geçin

Genel

Ton Balıklı Salata

Avatar

Düzenleyen

on

ton balıklı salata

Ton Balıklı Salata

Sağlıklı tarifler serimizde bugün omega-3 ve protein zengini, oldukça pratik bir tarif olması sebebiyle de eve yorgun döndüğünüz akşamların kurtarıcısı bir seçenek olan ton balıklı salata tarifimiz var.

Malzemeler

  • 1/6 adet göbek marul
  • 4 yaprak lolorosso
  • 3 adet taze soğan
  • 7 adet çeri domates
  • 2 yemek kaşığı haşlanmış barbunya
  • 1 tatlı kaşığı çam fıstığı
  • 120 gr ton balığı

Sos için;

  • ½ adet limon suyu
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 tatlı kaşığı balzamik sirke
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağı

Yapılışı

  1. Yeşillikleri yıkayıp büyük parçalar halinde doğrayın. Çeri domatesleri 4 eşit parçaya ayırın ve bütün sebzeleri boş bir kapta toplayın.
  2. Sosu hazırlamak için limon suyunu çırpma kabına alın. Üzerine tuz ve balzamik sirkeyi ilave edip çırpmaya başlayın. Yavaş yavaş zeytinyağı ekleyerek sosu bağlayın. Sosu sebzelere ekleyip karıştırın ve sebze tabağına alın.
  3. Sosladığınız sebzelerin üzerine barbunyayı, çam fıstığını ve ton balığını yerleştirdikten sonra servis edin.

Afiyet olsun… Ton balıklı salata tarifinin yapılış videosuna buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et
Yorum bırakmak için tıklayın

Yanıt bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Beslenme

Pırasanın Sağlığa Olan Faydaları

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Pırasanın Sağlığa Olan Faydaları

Soğana ve sarımsağa benzeyen yapısı ile çoğu kişi tarafından sıklıkla tüketilmeyen pırasa, aslında birbirinden farklı ve çok önemli özelliklere sahiptir. Pırasa yılın her mevsiminde yetişebilen allium familyasına ait genellikle yaprakları için üretilen ancak sapı da kullanılan bir bitkidir. Bazı ülkelerde tipik olarak yemek yanında çiğ olarak yaprakları yense de Çin dahil olmak üzere bazı ülkelerde de pişirilerek yenilmektedir ve yaprağı kadar sapı da değerlidir. Pırasanın ilk çıktığı zamanlar kısa bir sapı vardır, ancak çiçek açtığında genişler ve dallanır. Pırasa sarımsak ve soğan ile yakın akraba olmasından dolayı hafif bir soğan tadı mevcuttur. Her ne kadar insanlar için faydaları yüzünden tercih edilse de tüketim grafiği çok yüksek ve dünya üzerine en önemli besinler arasındaki yerini almıştır. Pırasa son derece ucuz olan, kolaylıkla yetişen ve son derece faydalı bir sebzedir ve insan sağlığı açısından oldukça faydalıdır. Bunun yanında kozmetik endüstrisinde de kullanılan pırasa ilaç yapımında da etkili bir rolü vardır ve bu sektörlerde de yerini almıştır. Peki pırasanın faydaları nelerdir? Hangi hastalıklara şifa olur? İşte pırasanın bilinmeyen özellikleri…

PIRASANIN FAYDALARI NELERDİR?

– Antioksidan özelliği sayesinde kansere ve kronik rahatsızlıklara karşı koruyucudur. Özellikle prostat kanseri ve kolon kanseri gibi türlerinde fayda sağlar.

– Kolesterolü düşürür.

– İçerdiği K vitamini sayesinde kemik sağlığını korumada yardımcı olur.

– Damar sertliğini engeller, damar hastalıkları riskini azaltır. Kan dolaşımını düzenler.

– Lifli olduğundan bağırsak için faydalıdır. Kabızlık problemini önler.

– Etkili bir idrar söktürücüdür.

– Zengin demir içeriği sayesinde saç dökülmelerini engeller ve demir eksikliğine bağlı oluşan anemi gibi rahatsızlıklarda yardımcı olur.

– Solunum sistemi için de faydalıdır.

– Böbrekler ve karaciğer için de büyük fayda sağlar.

– Soğuk algınlığı, öksürük, grip, nezle, bronşit ve balgam gibi rahatsızlıkların önlenmesine, bu hastalıklardan korunmaya yardım eder.

– Kan dolaşımını düzenler.

– Kolesterolün dengelenmesine yardım eder.

– İştahın açılmasına yardım eder. Özellikle taze pırasa tüketirseniz, iştahınız açılır ve daha fazla yemek yeme isteği duyarsınız.

– İdrar söktürür.

– Sinüzit gibi rahatsızlıkların tedavisine yardımcı olur.

– Gut hastalığına karşı da faydalıdır.

– Bol miktarda omega 3 içermektedir. Bu sayede kolesterol, kalp – damar rahatsızlıklarını ve tansiyon sorunları dışında depresyon gibi rahatsızlıklara karşı da yardımcı olur.

– Solunum sistemi için yararlıdır. Grip, nezle, bronşit gibi solunum sistemi rahatsızlıklarında ve öksürük ve balgam gibi problemlerin önlenmesinde yardım eder.

– Hamile kadınların beslenme sürecinde önemli bir rol oynayan folik asit (B9 vitamini) bakımından zengindir.

– Kandaki şeker seviyesini düzenlemeye yardım eder.

Sağlıklı yaşamla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Genel

Şah Damarı Daralması Belirtileri ve Tedavisi

Halit Yerebakan

Düzenleyen

on

Şah Damarı Daralması Belirtileri ve Tedavisi

Şah damarı, boynun iki yanında bulunan, beyne ihtiyacı olan oksijen ve kan alışverişini sağlayan damardır. Bu damarda meydana gelen daralmalar sonucunda bireyler ciddi şekilde zarar görebilmektedir. Şah damarı daralması, kişilerin felç geçirmesine ve hatta ölümüne dahi neden olabilir.

Şah Damarı Daralması Belirtileri Nelerdir?

Şah damarı daralması belirtileri görüldüğünde bir an önce tedaviye başlanmalı ve önlem alınmalıdır. Çünkü bu rahatsızlık vakit kaybetmeden müdahale edilmesi gereken bir durumdur. Ancak bu daralma çoğu zaman oldukça yavaş ilerlemektedir. Hatta daralma bazı durumlarda risk oluşturacak duruma gelene kadar belirti vermeyebilir. Önlem alınmadığı ve tedavide geç kalındığı durumlarda felç ve ölüme giden durumlar meydana gelebilir.

Şahdamarı daralmasının pek çok belirtisi olabilir. Bu belirtileri şöyle sıralayabiliriz:

  • Yüzün tamamında ya da bir kısmında uyuşma,
  • Hastanın el ve kollarına uyuşma,
  • Konuşmada zorlanma,
  • Yüzün tek bir tarafında sarkma,
  • Şiddetli baş dönmesi,
  • Gözlerden birinde oluşan körlük,
  • Şiddetli baş ağrısı

Yukarıda bahsedilen belirtilerden birkaçını yaşıyorsanız hiç vakit kaybetmeden bir doktora başvurmalısınız.

Şah Damarı Daralması Tedavisi

Şah damarının tıkanması durumunda beyin yeterli oksijen ve kan alamaz. Bu daralma yüzde elliyi geçtiğinde risk oluşmaya başlar ve yüzde seksene ulaştığında felç riski söz konusu olabilir. Kanın pıhtı atması durumunda ise bu risk ölüme kadar hızla artmaktadır.

Şah damarı daralması öncelikli olarak ilaç tedavisi ile başlar. Bunun için kanı sulandırıcı ve inceltici ilaçların yanında hastanın beslenmesi de düzene sokulmalıdır. İlaç ile tedavi edilemeyen tıkanıklıklar, cerrahi müdahale gerektirebilir. Ameliyat ile damar içerisinde daralmaya neden olan katman temizlenir. Endarterektomi olarak adlandırılan ameliyat sonucunda felç ve ölüm riski ortadan kaldırılmaktadır.

Ameliyat öncesinde hastanın daralan şah damarının anjiyografisi ve doopler ultrasyanografisi alınır. Darlığın oranı ve alanı kesin olarak tespit edildikten sonra ameliyata karar verilir. Ameliyat sırasında hastaya lokal anestezi ya da genel anestezi uygulanır. Daralma olan bölge antiseptik madde yardımı ile temizlenir ve mikroplara karşı temizlenir. Yine daralmanın bulunduğu bölgenin üstüne yaklaşık on iki santim civarında kesik atılır ve cerrahi müdahaleye başlanır. Bu sırada hastaya beyninin oksijen ve kansız kalmaması adına “şant” denilen geçici damar takılır. Darlığa neden olan etken temizlendikten sonra damardaki kan akımı kontrol edilir ve hastaya diren takılarak müdahale edilen bölge kapatılır.

Tüm bunların yanında şah damarı daralması ameliyatı sonrasında hasta alkol ve sigaradan uzak durmalı ve zorlayıcı hareketler yapmamaya özen göstermelidir.

Şah damarıyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Güncel tedavi yöntemleri ile hastalığınızdan kurtulmak için hemen randevu alın.  +90 551 379 72 56

Okumaya Devam Et

Genel

Burun Spreyleri Bağımlılığa Neden Olabilir

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Burun Spreyleri Bağımlılığa Neden Olabilir

Özellikle kış aylarında kullanılan burun spreyleri bağımlılığa neden olabilir… Kulak Burun Boğaz Uzmanı Doç. Dr. Müzeyyen Doğan, burun spreylerinin doktorlar tarafından önerildiği süre ve doz dışında kullanılmaması gerektiğini söyledi.

Burun spreylerinin doktorlar tarafından önerildiği süre ve doz dışında kullanılmaması gerektiğini söyleyen Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı Doç. Dr. Müzeyyen Doğan, “Uzun süreli kullanım durumlarında bağımlılık yapabilir ve kan değerlerini değiştirebilir” dedi.

Doç. Dr. Doğan, özellikle kış aylarında kullanılan burun spreylerine yönelik uyarılarda bulundu. Mevsimsel olarak üst solunum yolu enfeksiyonları, burun tıkanıklığı ve akıntısının hızla arttığını belirten Doç. Dr. Doğan, “Burun spreylerini içerdiği etken maddeye göre kısa süreli kullanılanlar ve uzun süre kullanılması gerekenler şeklinde iki grup halinde düşünebiliriz. Doktorlar tarafından önerilen burun spreyleri, süre ve önerilen doz dışında kesinlikle kullanılmamalıdır” diye konuştu.

“Uzun Süreli Kullanım Kan Değerlerini Değiştirebilir”

Kısa süreli kullanılması gereken spreylerin uzun süreli kullanımlarında ilacın etkinliği azaldığı için giderek daha sık ve daha yüksek dozlarda kullanma eğilimi oluştuğunu dile getiren Doç. Dr. Doğan, “Uzun süreli kullanım durumlarında bağımlılık yapabilir ve kan değerlerini değiştirebilir. Yapılan hayvan deneylerinde de beşinci günden sonra burun mukozasında hasarın başladığı sekizinci haftanın sonunda ise artık kalıcı hasar meydana geldiği gösterilmiştir. Doz aşımı ve yan etkilerde terleme, hızlı ve düzensiz kalp atışları gözlenir. Burun içi dokusunda meydana gelen kuruluk sebebiyle burun kanamaları olabilir” ifadelerini kullandı.

Yaşanılan Ortamdaki Klima ve Kaloriferlere Dikkat!

Burun tıkanıklığının sinüzit ve orta kulak iltihabına yol açtığını belirten Doç. Dr. Doğan, “Böyle durumlarda burun tıkanıklığının giderilmesinde kısa süreli olarak burun spreyleri kullanılabilir. Ancak yaşanılan ortamlarda kullanılan kalorifer ve klimalar da solunan havanın nemini azaltır. Burunda meydana gelen kuruluk ve burun etlerinin buna reaksiyon olarak büyümesi sonucunda da tıkanıklık hissi meydana gelebilmektedir” açıklamalarında bulundu.

Psikolojik Bağımlılık

Üst solunum yolu enfeksiyonları sırasında kullanılan spreylerin hastada yarattığı rahatlama hissi nedeniyle, hastalık sonrasında da bazıkişilerin çevresel faktörlere bağlı tıkanıklarda da aynı spreyi kullandığını aktaran Doç. Dr. Doğan, “Bu önce psikolojik bağımlılık şeklinde başlar, daha sonra kullanım süresi uzadıkça burun içi dokularda meydana gelen değişiklikler nedeniyle burun fonksiyonları bozulmaya başlar. Hasta giderek burun spreyi kullanmadan nefes alamadığını ifade eder.Kısa süre kullanılması gereken burun spreyleri hızlı etki eder ve dakikalar içerisinde burundaki tıkanıklık hissini giderir. Günde 3-4 defadan fazla önerilmez” dedi.

Geçici Çözüm Oluyor

Burun tıkanıklıklarının sprey yardımıyla açılmasının geçici bir çözüm olduğunun altını çizen Doç. Dr. Doğan, “Bazı etken maddeli spreyler buruna kan götüren ufak damarların çevresindeki kas dokusunun kasılmasını sağlayarak, burun kanlanmasını azaltır ve dokulardaki şişmeyi gidererek, burnumuzun açılmasını sağlar. Ancak bu geçici bir çözümdür, yaklaşık 6 saat sonra bu kaslar gevşeyerek burun mukozası ve konkalar daha fazla şişerek burun tıkanıklığı artar” diye konuştu.

“Uzun Süreli Kullanımlarda Doku Hasarı Oluşuyor”

Spreylerin uzun süre kullanılması durumunda meydana gelebilecek doku hasarını gidermek için öncelikle bu spreylerin kullanımının kesilmesi gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Doğan, şu bilgileri verdi: “Eğer prostat büyümesi, yüksek tansiyon, dar açılı göz tansiyonu, diyabet, kalp hastalığı, atardamarlarda sertleşme, tiroit problemleri, göz tansiyonu, kalp hastalığı gibi rahatsızlıklarınız varsa bu ilacı kullanmadan önce doktorunuzu bilgilendirmeniz gerekmektedir. İlacın kullanımı bu hastalar için uygun olmayabilir. Bununla birlikte iki yaş altındaki çocuklarda, gebelik ve emzirme dönemlerinde de kullanılmamalıdır.”

Kullanım Süresine Dikkat!

Kısa süreli kullanılması gereken burun spreylerinin çeşitli hastalıklar sonrasında tıkanıklıkları gidermede faydalı olduğunu söyleyen Doç. Dr. Müzeyyen Doğan, “Soğuk algınlığı veya kısa süre içerisinde gelişen başka bir nezle ile ilgili olan burun tıkanıklıkları, yeni başlamış nezle, alerji olmaksızın burunda meydana gelen tıkanıklıklar, orta kulak iltihabı; burun çevresinde bulunan sinüslerin iltihaplanmasıyla oluşan burun tıkanıklıkları ve burun veya burun çevresinde bulunan sinüslerin hastalıklarında salgıların akmasını kolaylaştırmak ve burun boşluğunun incelenmesini (rinoskopi) kolaylaştırmak için kullanılır.Kullanım süresi 3-5 gün ve günde 3-4 defa ikişer puf şeklindedir” dedi.

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar

web tasarım
diyetisyen