Bizimle iletişime geçin

Bilinçli hasta

Tatilinizi Kabusa Dönüştürmeyin

Halit Yerebakan

Düzenleyen

on

Tatilinizi Kabusa Dönüştürmeyin

Tatilinizi kabusa dönüştürmeyin…Güneş, vücudun biyolojik ve psikolojik sağlığı üzerinde olumlu etkiler sağlar. Güneş ışığının yaydığı D vitamini iskelet sistemini güçlendirirken; romatizmal hastalıklar, iltihaplanma, osteoporoz gibi hastalıkların tedavisinde etkin rol oynar. Güneş ışığı ayrıca, kalsiyum emilimini sağlar, bağışıklık sistemini güçlendirir, enerji, depresyon ve stresin azaltılmasına yardımcı olur. Güneşten tam fayda sağlamak için günde 20 dakika güneşe çıkmak yeterlidir.
Güneş ışığı D vitamini için en iyi kaynaktır. Tabii ki güneş ışığına direk şekilde maruz kalmak da kanser riskini artıran bir unsurdur. Neyse ki, korumasız kısa süreli güneşe maruz kalma bile ihtiyaç duyduğunuz D vitamini seviyesini olumlu şekilde etkileyecektir. Bunun için tüm vücudunuzu güneşlendirmek de şart değil; sadece kol ve bacaklarınızın bir kısmının güneş görmesi, özellikle D vitamini almanız için yeterli.
Güneş ışınlarına sürekli maruz kalmak birtakım sağlık sorunlarına neden olabilir. Cildinizi ultraviyole ışınlarından korumak için güneş kremi veya güneş losyonu kullanmak gerekir.

Güneş Kremi Seçimi

Güneş kremi seçerken içeriğinde çinko oksit ve titanyum dioksit bulunmasına dikkat etmek gerekir. Bu iki madde, zararlı UV ışınlarına karşı adeta set vazifesi görür. Seçtiğiniz kremin kimyasal içermemesi de son derece önemli. Özellikle alerjik bünyeye sahip olanlar, güneş kremi seçerken muhakkak doktorlarına danışmalılar. Güneşin zararlarından korunayım derken daha büyük hasarlara sebep olmamak gerekir.
Cilt tipleri kişiden kişiye değişiklik gösterir. Güneş altında kalacağınız zaman; cilt tipiniz, güneş kremi tercihinizi etkileyen faktörlerdir. Washington Üniversitesi Dermatoloji Birimi’nin güneş kremleri üzerinde yaptığı araştırmaya göre, güneş kremleri güneş losyonlarından çok daha etkili koruma sağlamaktadır. Güneşe çıkmadan yarım saat önce sürülmeleri ve iki saatte bir yenilenmeleri gerekir. Yine aynı araştırmaya göre; 30 SPF özellikli güneş kremleri, morötesi ışınların yüzde 97’sini, 50 SPF yüzde 98.5’ini engeller. Yetişkinler için 30 koruma faktörü ideal kabul edilebilirken, çocuklar için bu rakam biraz daha yükseltilmelidir.

Benleri Olanlar Dikkat!

Deriye rengini veren melanosit adındaki hücrelerin bir araya gelmesiyle oluşan açık kahve, koyu kahve, siyah, pembe gibi farklı renklerde deri hizasında görülen ve zaman zaman kabarık oluşumlara ben denir. Aşırı derecede güneşe maruz kalmanın ben oluşumunda veya benin riskli hale gelmesinde etkisi olduğu bilinir. Özellikle yüksek dozda güneş ışınına maruz kalmanın ben artışını arttırdığı doğrudur. Ayrıca bu durum kanserleşme riskini de meydana getirebilir. Yaz aylarında dikkat etmemiz gerekenleri uygularsak bu risklerin önüne geçebiliriz. Örneğin; benlerinizi güneşten koruyarak özellikle güneş ışınlarının en dik geldiği saatler olan 10:00-16:00 arası güneşe çıkılmamaya özen gösterin. Eğer güneşe çıkmak zorunda kalırsanız ise güneş koruyucu krem kullanılmayı ihmal etmeyin. Yazın daha fazla risk altında olan kişiler ise, ileri yaştakiler, açık tenli kişiler, vücudunda çok fazla beni olanlar ve güneş hassasiyeti olan kişilerdir.

Güneş Gözlüğü Önemli…

Koruyucu kremler eşliğinde dahi olsa güneşe çıkarken şapka kullanmak da en makul tedbirler arasında yer alır. Güneşin zararlarından bahsederken, genelde cilt üzerinde oluşturduğu hasarlardan söz edilir ancak gözler de güneşin tehdidi altındadır. Güneş ışınları, gözün lensinde katarakt oluşmasına sebep olabilir. Bu sebeple güneş gözlüğü kullanılması çok önemlidir. Güneş ışınlarının bilinen bir diğer zararı ise erken yaşlanmaya sebep olmasıdır.
Cilde esneklik kazandıran liflerin bulunduğu elastin tabakası, güneşe maruz kaldığında yıpranır ve olması gerekenden çok daha önce cildinizin sarkmasına sebep olur.

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et
Yorum bırakmak için tıklayın

Yanıt bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilinçli hasta

Coronavirüsün Havadan Bulaşma İhtimali Ne?

Avatar

Düzenleyen

on

Covid-19 havada taşınıyor mu? Havadan Covid-19 ile enfekte olma ihtimali var mı?

Kanalımıza en çok gelen sorulardan biri coronavirüslerin havadan bulaş ihtimalinin ne olduğu.

Yeni gelen bilgilere göre pek çok kişinin cevap aradığı ‘havadan enfekte olma ihtimali’ için detaylı bir video hazırladık. Umarız yardımcı olacaktır.

Sağlıkla kalın…

 

Sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirici içerik paylaşımı yaptığımız youtube sayfamızı görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Aile Sağlığı

Soğuk Algınlığı mı, Alerji mi, COVID-19 mu?

Avatar

Düzenleyen

on

COVID-19, soğuk algınlığı ve alerji arasındaki farkları anlatmak çok mümkün değil. Özellikle her üç durumda da kişilerin farklı belirtiler geliştirdiği düşünüldüğünde kesin olarak hangi belirtinin hangi hastalığa işaret ettiğini söylemek imkânsız.

Ölümcül olabilen COVID-19 hastalığına yol açabilen yeni tip coronavirüsün belirtileri ortaya çıktığında, aslında bu virüsün bir tür grip olduğu yönündeki iddialar öne sürüldü. Griple çok benzer belirtiler gösteriyor olması başlarda yeni coronavirüsün yeterince önemsenmemesine bile neden oldu. Virüsün tam anlamıyla dünyaya yayılması bahar aylarına denk geldiği için bazı alerjik durumlar da kafaları karıştırdı.

Uzmanlara göre gelinen noktada herhangi bir üst solunum yolu belirtisi gösterildiğinde COVID-19’dan şüphelenilmeli. Yani öksürük burun akıntısı veya baş ağrısı gibi sıradan belirtiler ortaya çıktığında bile COVID-19’u düşünmeniz çok normal.

Hastalık geçmişinizi bilmeniz önemli

COVID-19, soğuk algınlığı ve alerji arasındaki farkları anlatmak çok mümkün değil. Özellikle her üç durumda da kişilerin farklı belirtiler geliştirdiği düşünüldüğünde kesin olarak hangi belirtinin hangi hastalığa işaret ettiğini söylemek imkânsız.

Kişisel hastalık geçmişinizi göz önünde bulundurmanız bu noktada işinize yarayabilir. Daha önce gösterdiğiniz grip belirtilerinden farklı bir belirti gösteriyorsanız farklı bir durumla uğraştığınızı düşünebilirsiniz. Geçmişte hiç mevsimsel alerji yaşamayan ve aniden belirti gösterenler, aynı dönemde alerji belirtileri bulunan ve alerjik geçmişi olanlardan daha çok endişelenebilir. Bu tür ikilemlerde kalındığında bazı ipuçları durumunuzu değerlendirmenizi sağlayabilir.

Kendinizi koruyorsanız endişe etmeyin

Ortaya çıkan belirtileri iyi takip etmelisiniz. Belirtinin nasıl başladığı, ne kadar sürede ilerlediği, hangi belirtilerin bir arada görüldüğü gibi bazı noktalar önemli olabilir. Örneğin alerjiler ateşe neden olmaz. Bununla birlikte alerjik reaksiyon gösterenlerde baş ağrısı ve öksürük olabilir. Ayrıca alerji belirtileri daha yavaş ortaya çıkma eğilimindedir, COVID-19 belirtileri ise hızlı ve kısa sürede ortaya çıkar.

Elbette herhangi bir belirti gösteriyor olmanız virüse maruz kaldığınız anlamına gelmez. Özellikle COVID-19 korunma planını uygulayarak dışarıda maske takıyor, sosyal mesafeyi koruyor, ellerinizi sık sık yıkıyorsanız ve yakın zamanda virüs testi pozitif olan biriyle temasa geçmediyseniz endişelenmenize gerek yok.

Ancak yine de durumunuzdan emin olmak için 184 Sağlık Bakanlığı Danışma Hattı’nı arayarak soru işaretlerini ortadan kaldırabilirsiniz.

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Bilinçli hasta

Coronavirüs Hakkında Merak Ettikleriniz

Avatar

Düzenleyen

on

Coronavirüs salgını hakkında merak ettiklerinizi Dr. Halit Yerebakan cevaplıyor…

– Yeni normale döndüğümüz bu dönemlerde iş için toplu taşıma kullanmak durumunda kalanlar nelere dikkat etmeli, aynı zamanda ofiste kapalı ortamda maske ve mesafe konusunda ne gibi önlemler alınabilir?

Covid-19 atlatanlar nasıl beslenmeli ve neler yapmalı?

– Covid-19 cilt hastalıklarıyla belirti gösterebilir mi?

Bağışıklığı düşüren ilaç kullanan kronik hastaların ne yapmasını tavsiye edersiniz?

– Coronavirüs halen yüzeylerden bulaşıyor mu?

– Kan grupları ve Covid-19 arasında bir ilişki var mı?

– Yapılan bir araştırmada asemptomatik ya da az belirtiyle atlatılıyor ise bulaş yapmadığı söyleniyor. Ne kadar doğru?

– Antikor testleri ne aşamada? Bu konudan bahseder misiniz?

– Halen günde 1.000’e yakın kişinin coronavirüs ile enfekte olması konusunda ne düşünüyorsunuz?

 

*Bu videoda yer alan sorular; kanalımıza 25 Temmuz 2020 tarihine kadar gelenlerin arasından seçilmiş ve cevaplanmıştır. Bilgiler sürekli yenileniyor ve veriler değişiklik gösterebiliyor. Kısa zaman aralıkları ile yeni videolar hazırlayıp, sizleri bilgilendirmeye devam edeceğiz… Sağlıkla kalın…

 

Sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirici içerik paylaşımı yaptığımız youtube sayfamızı görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar