Sosyal Medya

Gazete Yazıları

Tarihi Geçen Makyaj Malzemeleri Bakteri Üretir

Halit Yerebakan

Yayınlanma:

,
Tarihi Geçen Makyaj Malzemeleri Bakteri Üretir

İyi temizlenmeyen ve son kullanma tarihi geçen makyaj malzemeleri, bakteri yuvasına dönüşüyor. Özellikle göz kalemi ve fırçaları alkollü spreyle temizlemelisiniz.

Kozmetik ürünlerin çeşitliliği ve ticari kaygılar her geçen gün yüksek vaatli ürünlerin piyasaya çıkmasına neden oluyor. Oysa sağlıklı bir cildin ilk ve altın kuralı ona iyi bakmaktan ve hak ettiği özeni göstermekten geçiyor. Özellikle uykuda geçirdiğimiz zaman dilimi, cildimizin dinlenmesi için ihtiyaç duyduğu en kıymetli zamandır. Sağlıklı ve parlak görünen bir cildiniz olsun istiyorsanız, onun en önemli ihtiyacını karşılamalısınız. Cilt, tıpkı çiçek gibidir ve su ile beslenir. İhtiyacı olan suyu, nemden alır. Gece bakımının en önemli ve altın adımı, temiz cilde nemlendirici sürerek uykuya geçmektir. El, ayak, bacak ve kollarınız başta olmak üzere tüm cildinizin bakıma ve neme ihtiyacı vardır. Eğer yatmadan önce duş almak gibi bir alışkanlığınız yoksa, tüm gün saç ve cildinize yerleşen kiri yastık kılıfınıza ekiyorsunuz demektir. Uzmanlar, haftada en az bir kez yastık kılıfınızı değiştirmeniz gerektiğini söylüyor. Çünkü siz uyurken cildiniz uyumuyor.

CİLT EN ÇOK GÜNÜN İLK SAATLERİNDE NEME İHTİYAÇ DUYAR

Cildinizin neme en çok ihtiyaç duyduğu saatler, günün ilk saatleridir. Yapılan araştırmalar, sabah uyandığınızda bir bardak soğuk su içmenin cildin ihtiyaç duyduğu nemi almasına yardımcı olduğunu gösteriyor. Sabah uyandığınızda ılık su ile duş alın, sıcak su ile değil. Gece saatlerinde cildiniz, ertesi gün ihtiyaç duyacağı nemi elde etmek için yağlı bir tabaka üretir. Uzmanlar sıcak su ile uzun süre duş almanın, cildin doğal olarak ürettiği bu yağlı tabakayı sıyırdığını söylüyor. Bu sebeple, özellikle sabah aldığınız duşun ılık su ile ve kısa süreli olmasına özen gösterin. Kadınların hayatlarında vazgeçilmez bir yere sahip olan makyaj malzemeleri, doğru kullanılmadığı takdirde bakteri yuvasına dönüşebilir. Yaşamımız boyunca kullandığımız her şeyin olduğu gibi makyaj malzemelerinizin de bir son kullanma tarihi vardır. Makyaj malzemelerinin son kullanma tarihleri geçtiğinde, içerlerinde bakteri üremeye başlar. Vaktinde tüketemediğiniz makyaj malzemelerini atmaktan çekinmeyin. Oluşan bakterileri direkt cildinize sürdüğünüzü unutmayın! Peki hangi malzeme ortalama ne kadar süreyle kullanılmalı? En sık kullanılanlara bir bakalım:

Pudra: İki yıl
Fondöten: Bir yıl
Ruj: Bir yıl

Tester ürünleri inceleyen bilim adamları, çeşitli mağazalardan topladıkları tester ürünlerin bakteri yoğunluğu üzerinde bir araştırma yapmışlar. Çıkan sonuç son derece ürkütücü. İki yıl süren bu çalışmanın sonucunda, konu edilen makyaj malzemelerinin yüzde 100’ünde virüs ve bakteriler bulunduğu tespit edilmiş. Kadınların bir kısmı, tester ürün denerken kullanılmamış fırça ya da aplikatör talep ediyor. Ancak bu, söz konusu bakteri ve virüslerden korunmak için yeterli değil. Unutmayın, bu bakteriler ürün içerisinde de bulunuyor. Virüs ve bakterilerin kaynağına değdikleri an itibariyle hepsi birer taşıyıcıdır.

KOL ÇANTANIZI SIK SIK DEĞİŞTİRİN

Makyaj malzemelerinin direkt uygulandığı en hassas bölge gözdür. Uzun süre yaşayabilen bakterilerin basit bir maskara uygulamasıyla bulaşabildiği ispatlanmış bir gerçek. Özellikle gözlerinize temas eden makyaj malzemelerini, (göz kalemi, fırça vb.) alkol içeren spreylerle temizleyebilirsiniz. Bu tip kremler, hydroquinone adlı bir madde içerir. Aman dikkat; hydroquinone’nin en bilinen yan etkisi, ciltte mormavi renkler oluşturmasıdır. Cildinize direkt temas eden doğal içerikli ürünlere de dikkat edin. Neye alerjiniz olduğunu bilemezsiniz. Doğal kremlerin birçoğunda bulunan lanolin adlı madde koyun yününden yapıldığından alerjik etki gösterebilir. Kadınların kol çantalarındaki bakteri yoğunluğuyla ilgili yapılan bir araştırma, son derece ilginç bir bulguyla sonuçlandı. Elde edilen sonuçlara göre, kol çantalarında, ciddi oranda bağırsak bakterisi mevcut. Kol çantalarınızı sıklıkla değiştirmeyi ve temizlemeyi ihmal etmeyin.

C VİTAMİNİ, KIRIŞIKLIKLARIN BELİRGİNLİĞİNİ AZALTIYOR

Kırışıklıklar , özellikle kadınlar için adeta bir kabustur. Kırışıklıkların oluşmasını engellemek neredeyse imkansız ancak daha az belirgin görünmesini sağlamak mümkün. C vitamini yönünden zengin beslenmek, kırışıklıkların belirginliğini azaltmada en iyi yardımcınız olabilir. Bunun için bu haftaki alışveriş listenize; çilek, kırmızı biber, kivi, portakal, limon, ananas, mango ve Brüksel lahanası ekleyin.

DÖRT MEVSİM EN AZ 30 FAKTÖRLÜ KREM KULLANIN

Cilt kuruluğunun başlıca sebepleri arasında az su içmek gelir. Kurumuş cildinizden yana şikayetiniz varsa, işe daha fazla su içerek başlayabilirsiniz. E vitamini yönünden zengin Hindistancevizi yağı da cildinizi nemlendirmek için seçebilecekleriniz arasında yer alıyor. Hindistancevizi yağını kuruyup yıpranmış saçlarınıza da uygulayabilirsiniz. Uzun süre güneşe maruz kalındığında, ultraviyole A ve B ışınları, deri hücrelerini yakarak cildinizde hasar bırakır. Bu hasarın oluşması için gereken süre ve hasarın derecesi, cilt tipinize göre değişiklik gösterir. Sarışınlar, esmer tenlilere oranla daha hassas olduklarından bu tip durumlarla daha sık karşılaşırlar.

Güneşe çıkıldığı ilk gün kızarıklıkla başlayan ve ilerleyen saatlerde hafif acı veren yanıklar, birinci derece yanıklardır ve cildin en üst tabakasının etkilenmesi sonucu oluşurlar. İkinci derecedeki güneş yanıklarında ise derinin daha alt tabakası ve sinir uçları hasar görmüştür ve iyileşme süreci, birinci derece yanığa göre daha ağrılı ve zaman alıcıdır. İkinci derece yanık sonrası oluşabilen su dolu baloncuklar, acının artmasına sebep olur. Bu baloncukların patlatılması enfeksiyon riski oluşturacağından son derece sakıncalıdır ve mutlaka bir uzman danışmanlığında tedavi edilmelidir. Ultraviyole A ve B ışınlarından korunmak için dört mevsim en az 30 koruma faktörlü krem kullanmak gerekir. Bu kremler, doğru uygulandığında maksimum fayda sağlar. Güneşe çıkmadan yarım saat önce sürülmesi ve iki saatte bir yenilenmesi gerekir. Sık aralıklarla denize ve havuza giriliyorsa, iki saatlik bu süre daha kısa tutulmalıdır. Koruyucu krem sürseniz bile güneşe çıkarken şapka kullanmak gerekir.

Makyaj malzemelerinin mikrobik durumuyla ilgili bir başka yazı için buraya tıklayın.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Devamını Oku
Yorum Yaz

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Aile Sağlığı

Ramazan Ayında Sıkça Sorulan Sorular

Halit Yerebakan

Yayınlanma:

,

ramazan ayında sıkça sorulan sorular

Uzun saatler süren açlık tüm vücudunuzu olduğu gibi bağırsaklarınızı da etkiler. İftar ve sahurda yenen birer kase yoğurt hem tok tutar, hem de sağlığı korur. Bu haftaki yazımda, ramazan Ayında sıkça sorulan sorular ve bunların cevapları ile karşınızdayım.

Ramazan ayında sahurda hangi gıdaları tüketirsek uzun süre tok kalır ve daha az susarız?

Karbonhidratlar yani nişastalı tüm gıdalar hızlı tokluğa ve erken açlığa sebep olurlar. Ramazan ayında dengeyi iyi korumak kaydı ile uzun dönem tokluk hissi oluşturan proteinden zengin beslenmek önemli. Yani süt ve süt ürünleri başta olmak üzere, et ve diğer proteinli gıdaları tüketmek gerekir. Yalnız burada ciddi bir problem de var, proteinli gıdaların azot yükü fazla olduğundan fazlası böbreklere zararlıdır. Bu azot yükünü yıkayabilmek adına su tüketimi de protein tüketiminin artırıldığı gibi artırılmalı. Tavsiyem, iftarı; bir kase yoğurt, bir kase çorba, belki biraz süt ile geçiştirip en az 30-45 dakika ara verdikten sonra normal yemek ihtiyacınızı karşılayın. Yemek seçimleri düzgün olduğu sürece ne açlık hissedersiniz ne de kısa süreli yemenin rahatsızlığını. Fazla tuzlu ve baharatlı gıdalardan ve tabii ki reflüsü olanlar başta olmak üzere kızartma ürünlerinden uzak durmak lazım. Bu gıdalar size aşırı derecede susama etkisi yapacaktır.

BAKTERİLER HASTALIKLARA SEBEP OLUR 

Ramazan yaklaşık 18 saat aç kalıyoruz. İftarda bu açlığı rahat ve sağlıklı bir şekilde bastırmak için hangi gıdalar soframızda olmalı?
Süt ürünleri sindirim sisteminizi rahatlatır, tok tutar ve daha az susatır. İftarda ve sahurda birer kase olmak üzere iki porsiyon yoğurt yemenizi şiddetle öneririm. Yoğurdun bilimsel olarak günlük kalori ihtiyacını 500 kalori dolayında azalttığı kanıtlanmıştır. Bedeninizi oruca göre programlar, ayrıca susuzluğu önler ve bağırsaklarınızın daha sağlıklı halde kalmasını sağlar. Uzun süreli açlık bağırsak sisteminde duraksama veya yavaşlamaya sebep olur, içindeki dışkı akımı azalan bağırsaklarda bakteri yükü artar ve bu bakteriler hastalıklara sebep olabilir. Bunu da en iyi dengeleyen gıda yoğurttur. Unutmayın ki Kral 1. Fransuva enfektif ishal olduğunda muhteşem yüzyılın padişahı Kanuni kendisine bir doktor göndermiş ve o doktor Fransuva’yı yoğurt ile tedavi etmiştir. Benim de bu yıl Ramazan ayında favori gıdam yoğurt olacak.

 İftar ve sahur arasında tatlı ihtiyacını gidermek için ne tür tatlıları önerirsiniz? Tatlandırıcı ile güllaç yapılabilir mi?
Tatlı bir insan için gereklilik değildir ama psikolojisi için olmazsa olmaz bir besindir. Karbonhidrattan yoksun beslenen kişilerde depresyon eğilimi olduğu görülmüştür. Buna rağmen ben özellikle Ramazan sofralarında hali hazırda bulunan karbonhidratlı yani nişastalı gıdalar sebebi ile bir de yemek sonrasında tatlı yenmesine karşıyım. Yediğiniz tatlılar zor dengede duran sistemde ani kan şekeri yükselmeleri ile hormon dengenizi de bozar. Sonuçta tatlı, Ramazan ayında kilo almak ve yorgunluk kaynağı diyebiliriz. Tatlandırıcı konusuna gelince; ben tatlandırıcı taraftarı bir hekim değilim. Her ne kadar bitkisel olanları olsa da, ben tatlandırıcılara şüpheli yaklaşıyorum. Tatlandırıcı yerine agave şurubu ile yapılan tatlılar tercih edilebilir.

 Sahurda ya da iftarda bitki çayı tüketilmesini önerir misiniz? Hangi çaylar tüketilmeli?
Ben bitki çayından önce sağlık için de normal bildiğiniz siyah çayı öneriyorum. Tabii ki bir de yeşil çay. Bitki çaylarından ziyade siyah çayın olağanüstü faydalarından yararlanmak adına ve bitki çaylarından destek almak için karışım yapabilirsiniz. Örneğin taze nane yaprakları siyah çayın içinde hem mükemmel bir lezzet oluşturur, hem de sindirimi kolaylaştırır. Diğer yandan lavanta veya adaçayı da kullanılabilir.

Şarküteri ürünlerinden uzak durun

İftar ve sahurda uzak durulması gereken gıdalar neler?
İftar ve sahurda baharatlı ürünler, hazır gıdalar, şarküteri etleri ve diğer tuzlu ürünlerden uzak durmak gerekir. Ambalajlanmış gıdaların hepsinde çeşitli kimyasallar var ve bu kimyasallar leptin hormonunuzu kilitler, insülin hormonunuzun çalışmasını engeller ve sisteminizi bloke eder. Size açlık olarak geri dönmez ama zaten bedensel sisteminizi düzene koymak için tutulan orucun etkisini zararlı hale getirirler. Baharatlı ve tuzlu gıdalar aşırı susamaya yol açar, şarküteri etleri ise gizli tuz içerirler.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Devamını Oku...

Beslenme

Ramazanda Su Tüketimi

Halit Yerebakan

Yayınlanma:

,

Ramazanda Su Tüketimi

Ramazanda su alabileceğiniz zaman kısıtlı olsa da tüketilen toplam sıvının zamana yayılması gerekir. Ayrıca uzun boylu ve aşırı kiloluysanız, normale oranla daha da çok su tüketmelisiniz.

Zararlı toksinlerden bedeni arındırmak için yapılan detoks uygulamaları yüzyıllardır çeşitli sebeplerle tavsiye edilmektedir. Hipokrat, daha sağlıklı olmak için, bugüne kadar gelmiş birçok din de ruhu temizlemek için oruç tutmayı önermiştir. Daha çok dini değerler ile ilişkili olmakla beraber günümüzde dini sebeplerden bağımsız olarak da oruç tutanların sayısı giderek artmaktadır. Şeker, yani glikoz, bedenimizin temel yakıtıdır. Aynızamanda beyin fonksiyonları açısından da gereklidir. Dört-sekiz saat süreyle bedenimiz için gerekli yakıtı alamadığımız oruç hallerinde vücudumuz, karaciğerde glikojen olarak depolanmış glikozu tüketmeye başlar. Glikojenin kullanılabilir yakıt haline dönüşmesine glikogenoliz adı verilir. Glikogenoliz sırasında gıdalarla alınan proteinin de bir miktarı kullanılır. Bu şekilde elde edilen yakıt 12 saat boyunca yeterli olur. Dolayısıyla sahur esnasında yediğimiz basit ve kompleks karbonhidratlar, ilk sekiz saat tok kalmanızı sağlayabilirler. Sekizinci saatin ardından sahurda alınan protein; karaciğer depolarıyla beraber uzun etkili yakıta dönüşerek 12 saat süren ilave destek sağlar. Dolayısıyla düzgün bir sahur öğünü ile sağlıklı bireyler, 18 saat süreyle herhangi bir sağlık sorunu yaşamadan oruç tutabilirler.

SON ANDA 1 LİTRE SU İÇMEYİN

Oruç tutarken su alabileceğiniz zaman kısıtlı olsa da tüketilen toplam sıvının zamana yayılması gerekmektedir. Dolayısıyla son anda ‘1 litre su içeyim, bana yeter’ demek sakıncalı olacaktır. Bu şekilde tüketilen sıvı hemen idrara dönüştürülür ve gün boyunca ihtiyacınız olacak sıvı rezervini tehlikeye sokar. Dikkat etmeniz gereken bir diğer detay ise; ne kadar uzun boylu veya kilolu iseniz, o kadar fazla oranda su içmeniz gerektiğidir.

İFTARDA 45 DAKİKA ARA VERİN

Karbonhidratlar yani nişastalı tüm gıdalar hızlı tokluğa ve erken açlığa sebep olurlar. Ramazan ayında dengeyi iyi korumak kaydı ile uzun dönem tokluk hissi oluşturan proteinden zengin beslenmek çok önemli. Süt ve süt ürünleri başta olmak üzere, et ve diğer proteinli gıdaları tüketin. İftarı; bir kase yoğurt, bir kase çorba, belki biraz süt ile geçiştirip en az 30-45 dakika ara verdikten sonra normal yemek ihtiyacınızı karşılayın. Fazla tuzlu ve baharatlı gıdalardan (reflüsü olanlar başta olmak üzere), kızartma ürünlerinden uzak durmak gerekir. Bu gıdalar, aşırı derecede susamanıza sebep olacaktır. Süt ürünleri sindirim sisteminizi rahatlatır, tok tutar ve daha az susatır. İftarda ve sahurda birer kase olmak üzere iki porsiyon yoğurt yemenizi şiddetle öneririm. Bedeninizi oruca göre programlar, ayrıca susuzluğu önler ve bağırsaklarınızın daha sağlıklı olmasını sağlar. Uzun süreli açlık; bağırsak sisteminde duraksama veya yavaşlamaya sebep olur, içindeki dışkı akımı azalan bağırsaklarda bakteri yükü artar ve bu bakteriler hastalıklara sebep olabilir. Bunu da en iyi dengeleyen gıda yoğurttur. Ramazan ayında yediğiniz tatlılar, zaten oruç tutmanız sebebiyle dengede durmakta zorlanan sistemde ani kan şekeri yükselmeleri ile hormon dengenizin de bozulmasına sebep olur. Tatlı, Ramazan ayında kilo almanıza sebep olmanın dışında bir de yorgunluk kaynağıdır.

RAMAZAN AYINI RAHAT GEÇİREBİLMEK İÇİN ÖNERİLER

Su ihtiyacının daha da arttığı bu dönemlerde halsizlik, baş dönmesi, dikkat dağınıklığı gibi etkileri önleyebilmek için iftarla sahur arasında kişiden kişiye değişen fakat ortalama 2-2.5 litre olan su ihtiyacını mutlaka karşılamak gerekir. Hafif beslenerek geçirdiğiniz iftarla sahur arasına iki ara öğün ekleyerek rahatsız olmadan oruç tutmak mümkün. Böylece normal günlerde alıştığınız dört öğün beslenme düzenini de yakalamış olursunuz. Bu durum, yavaşlayan metabolizmayı biraz daha hızlandırmanıza yardımcı olacaktır. 18 saat gibi uzun süreli bir açlık sonrası kan şekeri düşeceğinden iftar saatinde karbonhidrat ağırlıklı besinlere yönelim ve tüketilen miktarlar normalden fazla olacaktır.

İftarda bir çorbayla orucu açıp 30-45 dakika bekledikten sonra ana öğüne geçmek hem tokluk hissetmek, hem de fazla tüketimi engellemek açısından faydalı olacaktır. Sahurda tuzlu, yağlı ve unlu gıdalardan uzak durmak gün içindeki su isteğinizi azaltacaktır. Bu beslenme şekli, normal zamanlarda da uymanız gereken bir sistemi ifade eder. Sahuru kahvaltı gibi düşünebilirsiniz. Besin kalitesi yüksek yumurta, peynir, kepekli ekmek tüketmek; midede sindirimleri geç olduğundan açlık hissinizi azaltacaktır. Bu gruba bir porsiyon ölçüsünde yağlı tohumlar (fındık, ceviz, badem vb.) da ekleyebilirsiniz. Bu besinlerde tok kalmanıza yardımcı olacaktır. Özellikle sahurda bir kase yoğurt yemenizi de şiddetle tavsiye ediyorum. Yoğurt adeta mucizevi bir besindir ve faydaları hakkında kaleme aldığım yazıma arşivden ulaşabilirsiniz. Besin tüketiminin azalmasına bağlı olarak karşılaşılan kabızlık sorununu önlemek adına sahurda ve iftarla sahur arasında yapacağınız ara öğünlerde kuru meyve ya da meyve tercih edebilirsiniz. Su da bu süreçte önemli besin öğelerinden bir tanesidir. Liften zengin beslenmek, bağırsak sisteminin düzenli çalışması için son derece önemlidir. Bu sebeple sahur ve iftar öğünlerine liften zengin gıdaları eklemelisiniz.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Devamını Oku...

Aile Sağlığı

Ramazanda Beslenme

Halit Yerebakan

Yayınlanma:

,

ramazanda beslenme

Ramazanda beslenme sağlığımız açısından önemli bir konu.Ramazan’da kızartmalardan, tatlılardan, tuzlu ve baharatlı gıdalardan uzak durmak gerekiyor. Yoğurt ise hem tok tutuyor, hem de sağlığı koruyor.

Oruç tutarken tüm beslenme düzenimiz değişir. Özellikle uzun yaz günlerinde oruç tutuyorsanız, sadece iki öğünle sınırlı sofralarınızı doğru gıdalarla doldurmalısınız. Sağlık bilinciyle donattığınız sofralar sayesinde hem acıkmadan oruç tutabilir, hem de orucun faydalarından maksimum ölçüde yararlanabilirsiniz.

SU TÜKETİMİNİ ARTIRIN

Karbonhidratlar yani nişastalı tüm gıdalar hızlı tokluğa ve erken açlığa sebep olur. Ramazan ayında dengeyi iyi korumak kaydı ile uzun dönem tokluk hissi oluşturan proteinden zengin beslenmek çok önemli. Süt ve süt ürünleri başta olmak üzere, et ve diğer proteinli gıdaları tüketin. Ancak proteinli gıdaların azot yükü fazla olduğundan aşırısı böbreklere zararlıdır. Bu azot yükünü yıkayabilmek için su tüketimi de protein tüketimi gibi artırılmalıdır. İftarı; bir kase yoğurt, bir kase çorba, belki biraz süt ile geçiştirip en az 30-45 dakika ara verdikten sonra normal yemek ihtiyacınızı karşılayın. Yemek seçimleri düzgün olduğu sürece ne açlık hissedersiniz, ne de kısa sürede hızlı yemek yemenin rahatsızlığını.

Fazla tuzlu ve baharatlı gıdalardan (reflüsü olanlar başta olmak üzere), kızartmalardan uzak durmak gerekir. Bu gıdalar, aşırı derecede susamanıza sebep olacaktır. Uzun saatler süren açlık tüm vücudunuzu olduğu gibi bağırsaklarınızı da etkiler. İftar ve sahurda yenen birer kase yoğurt hem tok tutar, hem de sağlığı korur. Süt ürünleri sindirim sisteminizi rahatlatır, tok tutar ve daha az susatır. Yoğurdun bilimsel olarak günlük kalori ihtiyacını 500 kalori civarında azalttığı kanıtlanmıştır. Bedeninizi oruca göre programlar, susuzluğu önler ve bağırsaklarınızın daha sağlıklı olmasını sağlar. Uzun süreli açlık, bağırsak sisteminde duraksama veya yavaşlamaya sebep olur, içindeki dışkı akımı azalan bağırsaklarda bakteri yükü artar ve bu bakteriler hastalıklara sebep olabilir. Bunu da en iyi dengeleyen gıda yoğurttur.

NANE YAPRAĞI KULLANIN

Bitki çaylarından ziyade siyah çayın olağanüstü faydalarından bahsettiğim yazıma arşivden ulaşabilirsiniz. Hem Ramazan boyunca, hem de normal yaşantınızda bitki çaylarını, siyah çayınıza aroma katmak için kullanabilirsiniz. Örneğin taze nane yaprakları siyah çayın içinde hem mükemmel bir lezzet oluşturur, hem de sindirimi kolaylaştırır. Lavanta veya adaçayı da kullanılabilir.

TATLANDIRICI YERİNE HURMA ŞURUBU

Yediğiniz tatlılar, oruç tutmanız sebebiyle dengede durmakta zorlanan sistemde ani kan şekeri yükselmeleri ile hormon dengenizin de bozulmasına sebep olur. Tatlı, Ramazan ayında kilo almanıza sebep olmanın dışında bir de yorgunluk kaynağıdır. Her ne kadar bitkisel olanları olsa da, ben tatlandırıcılara şüpheli yaklaşıyorum. Tatlandırıcı yerine hurma şurubu tercih edilebilir.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Devamını Oku...

Öne Çıkanlar

www.dryerebakan.com Sadece bilgilendirme ve sağlık bilgilerinin eğlenceli olarak aktarılmasını amaçlamaktadır, teşhis veya tedavi için bir alternatifi değildir. Doktorunuz yerine geçmeyi yada Doktorunuzun size uyguladığı tedavi yerine geçmeyi hedeflememektedir. Web sitesi içeriğinden dolaşan tüm kullanıcılar, Kullanım Koşulları ve Gizlilik Kurallarını otomatik olarak kabul etmiş sayılır.

İletişim: info@dryerebakan.com

Copyright © 2017 DrYerebakan.com.