Bizimle iletişime geçin

Sağlıklı Yaşam

Tansiyon Hastalarının Dikkat Etmesi Gerekenler

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Tansiyon Hastalarının Dikkat Etmesi Gerekenler

Ülkemizde 15 milyon kişinin yaşamını etkileyen hipertansiyon hastalarının yaklaşık yarısı kan basıncının yüksek olduğunun farkında olmadan yaşantısını sürdürmeye devam ediyor. Bu 15 milyon hastadan yaklaşık 10 milyonu ise kan basıncını kontrol ettirmiyor. Hipertansiyonun önemi, sık karşılaşılması, belirti vermediği için hastalar tarafından fark edilememesi, fark edilse bile yeterli ölçüde tedavi edilmemesi hastalığı daha da tetikliyor. Yeterli tedavi alamayan hastalarda birçok organ olumsuz olarak etkileniyor. İşte Tansiyon Hastalarının Dikkat Etmesi Gerekenler…

Tuz Tüketiminden Kaçının

Yüksek tansiyondan en çok etkilenen organlar ise kalp, beyin, böbrek, gözler ve ana damarlar oluyor. Hipertansiyon oluşumuna yol açan faktörlerden en önemlisi tuz kullanımının çokluğu ve genetik etkenlerdir. Tuzu fazla tüketen toplumlarda hipertansiyon sıklığı daha fazladır. Bunun yanı sıra ailede hipertansiyon olan kişilerde bu risk daha da fazlalaşıyor. Stres, hareketsiz yaşam, şişmanlık, kötü beslenme alışkanlıkları gibi durumlar da hipertansiyon oluşumuna katkıda bulunur. Özellikle beslenmenin yüksek tansiyon hastaları için büyük önem taşıdığını söyleyen Liv Hospital Ulus Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Tekin Akpolat “ Tek veya iki ilaç kullanan, kan basınçları kontrol altında olan hastalar doktorlarının onaylarını almak koşulu oruç tutabilirler” diyor. Prof. Dr. Tekin Akpolat dikkat edilmesi gerekenleri anlattı.

Tansiyon Hastaları Bunlara Dikkat Edin

  • İftarda ölçüyü kaçırmayın yani çok yemeyin.
  • Çok halsiz kalıyorsanız oruç tutmak için ısrarlı olmayın.
  • Ramazan pidesi önemli tuz kaynağı olabilir. Dikkatli tüketin.
  • İftardan sonra yürüyüş yapın.
  • Sigara içiyorsanız Ramazan bırakmak için iyi bir fırsat olabilir.
  • Ramazanda kilo verirseniz bayramda ve sonrasında almamaya dikkat edin.
  • Kaya tuzu, sofra tuzu gibi sodyum içerir.
  • Çorba iftar için iyi bir başlangıçtır.
  • Tatlı yerine meyve tercih edin.
  • Çok şekerli meyvelerden uzak durun veya az tüketin.
  • Meyve ile çorba arasında 1 saat olsa iyi olur.
  • İftara başlarken çay içmek hızlı yemek yemeyi önleyebilir.
  • Kahve meyveden sonra içilmelidir.
  • Kepekli ekmek veya tam buğday ekmek Ramazan pidesinden sağlıklıdır.
  • Kırmızı et çok az alınmalıdır.
  • Sahurda şekerli gıdalardan uzak durun.
  • Bol su için, sahurda en az 2-3 bardak su için.
  • Peynir, zeytin önemli tuz kaynağı olabilir.
  • Sebze yemekleri hem tok tutar hem de sağlıklıdır.
  • Sahurda yenen yumurta tok tutabilir.

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et
Yorum bırakmak için tıklayın

Yanıt bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilinçli hasta

Bahar Yorgunluğu Karşısında Ne Yapılmalı?

Ayşenur Servet

Düzenleyen

on

bahar yorgunluğu

BAHAR YORGUNLUĞUNA KARŞI ÖNERİLER

Kış bitince yükselen güneş, canlanan doğa ve renklenen yaşam alanları… Bahar ayları ruhumuza iyi gelirken diğer yandan ise bahar yorgunluğuna neden olabiliyor. Yaz tatilinin özlemle beklenmesi ile birlikte kış aylarının yorgunluğu daha fazla hissediliyor. Hatta dalgınlık, huysuzluk, yorgunluk, asabi olma hali, uyuma isteği, hatta hipertansiyon, kalp damar rahatsızlıkları, saçların dökülmesi, ciltlerde kuruluk gibi belirtiler görülebilir. Bu da iş ve gündelik yaşamda yapılması gerekenlerin aksamasına, iş planlarının ertelenmesine neden oluyor. Sıkı bir diyete bir türlü başlanamıyor hatta geçen aydan kalan spor programına adapte olunamıyor. Peki bahar yorgunluğu karşısında neler yapılmalı? Yazımızda detaylı olarak bahsediyor olacağız.

UYKU KALİTENİZİ DÜŞÜRMEYİN

Uyku esnasında vücut için tamir ve şarj sistemleri devreye girer. İnsanı yeni güne hazırlayan uygu kalitesi; yatak, yastık seçimi, ortamın havalandırılması, ışıklandırılması gibi durumlara bağlıdır. Uyku yedi saatten az olmamalı, gerçekten çok yoğun olan insanlar için minimum altı saat uyku vücudun dinlenmesi açısından büyük önem taşır.

SPOR VAZGEÇİLMEZİNİZ OLSUN

Spor fiziksel enerjinizi yükselten bir diğer faktördür. Spor kan dolaşımını artırır ve vücudun her hücresine kanın gitmesine yardımcı olur. İnsanın aldığı besinler kana karışır ve kan aracılığı ile hücrelere ulaştırılır. Bu iletim sonunda insan gün içerisinde enerji elde eder. Spor yapmak, hem bu ulaşımda etkili, hem de insanın endorfin salgılamasına yardımcı olur. Spor yapmak enerjik olmak için en verimli yöntemlerden birisidir. Abartılmadan, doğru şekilde yapılan spor, insanı yormaz aksine enerjisini yükseltir.

SAĞLIKLI VE DENGELİ BESLENİN

Sağlıklı ve dengeli beslenme insanın enerjisi için önemli olduğu bilinen bir gerçek. Meyve ve sebze ağırlıklı beslenmenin proteinler ile desteklenmesi insana enerji sağlar. Fastfood türünde kalitesiz karbonhidrat ve şeker içeren besinlerden uzak durun. Fiziksel enerjiyi yükseltmek için de vitaminler ve takviyeler almak da faydalıdır. Özellikle bu dönemlerde C ve B vitaminleri çok önemli. Bol bol su içmeyi de ihmal etmeyin. Ayrıca sigara ve alkol gibi zararlı maddelerden de uzak durmak gerekir. Metabolizmayı zayıflatır, vücudun enerjisini düşürür, kalitesiz yaşam, yorgunluklar, ağrı ve mutsuzluk hali yaratır. Zararlı alışkanlıklardan uzak durmak, açık havada dolaşmak, kapalı alanları havalandırmak insanın enerjik olmasına yardımcı olur

KÜÇÜK MOLALAR VERİN

Düşük enerjiden yakınanlar için gün içerisinde verilen küçük molalar, siesta da oldukça verimli bir uygulama olabilir. Ofiste çalışan ve enerjisi düşenler için 10-15 dakikalık bir siesta güne enerjik bir şekilde devam etmeyi sağlar. Kısa sürede yüksek etkili bir siesta yapmanın yöntemi uzanıp ayakların altına bir minder koyarak doksan derecelik pozisyonda uzanmaktır. Ayakların bu duruşu sayesinde beyne kan gitmesi sağlanır. Bu pozisyonda 10 ila 30 dakika arasında dinlenmek enerji sağlar. Beynin birkaç saniyeliğine bile kapanıp açılması insana 5-6 saatlik bir uykudan yeni uyanmış enerjisi verir.

Okumaya Devam Et

Cilt Bakımı

Mükemmel Görünümlü Bir Vücut İçin Öneriler

Murat Palabıyık

Düzenleyen

on

mükemmel görünümlü bir vücut

Yaza Sıkı Hazırlanın

Beslenmemize dikkat etsek de, diyet yapsak da, spor yapsak da, vücudumuzun bazı bölgelerindeki fazlalıklardan ve kötü görünümdeki çatlak izlerinden, portakal kabuğu görünümden bir türlü kurtulamayız. Yaza girerken Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Ahu Birol Kocaalp, çatlak izlerinden ve selülitlerden kurtulmak, fit görünmek, mükemmel görünümlü bir vücut ve bölgesel yağlanmada etkili mezoterapi yöntemi hakkında bilgi verdi.

Bölgesel zayıflama uygulamalarında, selülitleri gidermede, hamilelikte oluşan çatlakların onarımında, gıdının toparlanmasında ve yüz gençleştirme işlemlerinde daha çok mezoterapinin tercih edildiğini söyleyen Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Ahu Birol Kocaalp, “Bu yöntemde amaç sorunlu bölgeye küçük dozlarda ilaç enjekte ederek yağ hücrelerini azaltmaktır. Cilt altına enjekte edilen ilaç sayesinde, dolaşımda düzelme ve lenfatik sistemde canlanma artıyor, hücre içi yağ metabolizması hızlanıyor. Böylece cilt altı yağ dokusunda yağ hücre sayısı azalarak serbest kalmış yağ asitleri dolaşımla vücuttan atılıyor” dedi.

Doç. Dr. Ahu Birol Kocaalp: “Derinin alt tabakasındaki yağ dokusunun, bağ dokuları arasında sıkışmasıyla ortaya yağların, özellikle kalça ve üst bacak bölgesinde düzensiz ve biçimsiz toplanmasına neden olan ve ortaya görmek istemediğiniz kötü görüntüler çıkan tıp dilinde ‘hidrolipodistrofi’ denilen selülit, genç-yaşlı tüm kadınların korkulu rüyasıdır. Selülite zemin hazırlayan genetik yatkınlık, hormonların etkisi, dolaşım bozukluğu, beslenme alışkanlıkları ve hareketsiz yaşam gibi pek çok faktör var.

Selülitlerden Kurtulun

Selülitlerinden kurtulmak ve pürüzsüz bir vücuda sahip olmak isteyenler için Revitacare CelluCare’in içeriğinde yer alan kafein ve mikro besinler yardımı ile enzimlerin aktivasyonunu maksimize ederek selülitsiz bir görünüm sağlamaya yardımcı oluyor. İçeriğindeki lipolitik etken maddelerle yağları enerjiyeçeviriyor. Mikro dolaşımı ve lenf drenajını destekliyor, kutanöz dokunun dış görünümünü iyileştirmeye ve depolanan yağları azaltmaya yardımcı oluyor. Özel formülüyle portakal kabuğu görünümünden sorumlu tutulan kümeler halindeki adipositleri (yağ hücresi) hapsederek, Hyaluronik Asit içeriğiyle hücre zarlarını hidrolize ediyor. Revitacare CelluCare, içeriğindeki hyaluronik asidin nemlendirici özelliğiyle cilde daha yumuşak ve pürüzsüz bir görünüm kazandırıyor. Yoğun kadifemsi hissi yaratarak ‘Portakal kabuğu’ görünümünün yok olmasına yardımcı oluyor” diye belirtti.

Siluetin dış hatlarının yeniden belirlenmesini sağlanmasının da önemli olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Ahu Birol Kocaalp, “İçeriğinde yer alan hyaluronik asit, DMAE, mikrobesinler ve vitamin B5 ile çatlak izlerinin görünümlerinin düzelmesine yardımcı oluyor. Cilt dokularına ton kazandıran, cildin elastikiyetini artıran, cilde genç ve taze bir görünüm sağlayan Revitacare StretchCare; nemlendirme ve yeniden yapılandırma özelliğiyle hyaluronik asit, cildi destekleyen sıkılaştırıcı etkiye sahip DMAE, cildin doğal savunma mekanizmalarının serbest radikallere karşı güçlenmesine katkı sağlayarak, cilde daha genç ve berrak bir görünüm kazandıran mikrobesinler ve vitamin B5 içeriği ile mükemmel görünüm sağlıyor” dedi.

Gıdı, bacaklar, karın ve mide bölgesi, yanlar, sırt, kollar, alt bacak olacak şekilde bölgesel yağlanma olan yerlere uygulandığını belirten Doç. Dr. Ahu Birol Kocaalp “Hekim tarafından yapılan uygulamalar hastanın durumuna göre farklı seans sıklıklarında gerçekleştiriliyor. Revitacare CelluCare, iki hafta süreyle haftada iki seans ve daha sonra bir ay süreyle haftada bir seans uygulama ile gözle görülür bir etki sağlıyor. Vücudun toparlanmasına ve ince bir görünüme kavuşmasına yardımcı oluyor. Yüz ve vücutta yer alan tüm çatlak izleri ve elastikiyet kaybı için uygulanan Revitacare StretchCare ise duruma göre sekiz ya da 10 gün aralıklarla dört-altı seans olmak üzere uygulanıyor ve gözle görülür bir etki sağlıyor. Uygulama sonrasında hasta normal günlük hayatına devam edebilir. Sadece mezoterapi tedavisi süresince güneş banyosu ve solaryumdan kaçınılmalıdır. Bakım ve onarım kürü sonunda ciltteki hassasiyet geçtikten sonra hastanın güneşlenmesinde bir sakınca yoktur” dedi.

Okumaya Devam Et

Diyet ve Kilo Verme

Yaz Öncesi Kilo Verme

Murat Palabıyık

Düzenleyen

on

yaz öncesi kilo verme
Öncesi1 of 4
Klavye ok tuşlarını kullanabilirsiniz. ( ← | → )

YÜRÜYÜŞTEN FAYDA SAĞLAMANIN 3 PÜF NOKTASI

Düzenli ve tempolu yürüyüş başta olmak üzere egzersizin kalpten kemik sağlığına dek sayısız faydası olduğu kesin. Bu faydalardan biri de fazla kilolardan kurtulmaya yardımcı olması. Bugünlerde pek çok kişi tam da yaz öncesi kilo verme çabasında. Bu amaçla günlük hayatın koşuşturmacası arasında kimi spor salonlarının yolunu tutuyor, kimi kendini açık havada yürüyüşe vuruyor, kimi de evde koşu bandında çare arıyor. Ancak yürüyüşten fayda sağlamak için de dikkat edilmesi gereken kurallar var. Onların başında aynen ilaç gibi yeterli sayıda, şiddette ve çeşitlilikte yapılması geliyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı, Acıbadem Sports Spor Hekimi Prof. Dr. Tolga Aydoğ, 10 Mayıs Dünya Sağlık İçin Hareket Et Günü kapsamında yaptığı açıklamada, doğru bir yürüyüşün püf noktalarıyla ilgili çarpıcı bilgiler verdi, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar

web tasarım
diyetisyen