Bizimle iletişime geçin

Kalp Sağlığı

Soğuk Havalar Kalbinizi Yormasın

Halit Yerebakan

Düzenleyen

on

Soğuk Havalar Kalbinizi Yormasın

Soğuk havaların kendini göstermeye başladığı bugünlerde kalp sağlığına özellikle dikkat etmek gerekir. Soğuk havalar sadece kalp sağlığı üzerinde değil genel vücut sağlığı üzerinde de olumsuz etkiler oluşturur. Kış aylarında kalp krizi gibi ciddi sağlık sorunları daha sık görülür. Dikkat edin, soğuk havalar kalbinizi yormasın.

Strese Dikkat!

Aylara baktığımızda, kalp krizi için en riskli ayların kış ayları olduğu saptandı. Araştırmacılar, kalp krizi geçirme zamanlarının, algılanan yüksek ve düşük stres düzeyleri ile örtüştüğünü, örneğin pazartesi sabahı çalışmaya başlama saatleri ile çakıştığını söylüyor. Ve daha önceki yazılarımda da sizlerle paylaştığım gibi stresin, kalp krizine karşı savunmasız kalmanıza neden olabilecek biyolojik sisteminizdeki değişiklikleri tetiklemesi de mümkün. Yani, kalbinize yardımcı olmak için stresinizi azaltmaya çalışın. Egzersiz yapmak, derin nefes almak veya komik bir film izlemek gibi stres azaltma teknikleri amigdalanın aktivitesini azaltabilir ve kalbinizi korumanıza yardımcı olabilir.

Soğuk Hava Damarları Olumsuz Etkiliyor

Kalp krizlerinin soğuk havalarda daha sık olmasının nedeni; damarlardaki büzülmenin daha fazla yükselmesidir. Soğuk havalarda, yüzümüzdeki damarlar nasıl büzülüyorsa, kalbimizdeki damarlar da büzülür. Özellikle; kalp damarlarında problemi olan kişiler soğuk havalarda kendilerine daha fazla dikkat etmelidir.

Sıkı Giyinin

Soğuk havalarda dışarıya çıkarken sıkı giyinin. Bu, vücut ısınızı sabit tutmanıza yardımcı olur. Vücudunuz bir anda soğursa, kan damarlarınız sıkışır ve tansiyonunuz yükselir. Soğuğa pek de alışık değilseniz, bu önerime kulak verin.

Kalbinizi Soğuklardan Koruyun

Kalp hastalığınız koruman için sağlıklı beslenin, aşırı tuz kullanmayın, öğün atlanmayın. Sigarayı bırakın, egzersiz yapın. Çok soğuk havalarda dışarı çıkmanız zorunlu ise ağzını atkınızla kapatın, kendinizi soğuğa karşı koruyun.

Konuyla ilgili farklı bir yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et
Yorum bırakmak için tıklayın

Yanıt bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kalp Sağlığı

Kalp Hastalarının Dikkat Etmeleri Gereken Kurallar

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Kalp Hastalarının Dikkat Etmeleri Gereken Kurallar

Sağlıklı ve fit olmak amacıyla yapılan sabah sporlarının, aksine ciddi tehlikelere yol açtığını hatta ölüme davetiye çıkarabildiğini biliyor muydunuz? Acıbadem Kadıköy Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Emrullah Hayta, hiçbir hastalığı olmasa bile 40 yaş üzerinde olanlar ve yaşı fark etmeksizin tüm kalp hastalarının sabah 06:00 ile 12:00 arası spordan kaçınmaları gerektiğini, aksi halde kalp krizi veya ani ölüm riskiyle karşı karşıya kalabileceklerini vurguluyor. Doç. Dr. Emrullah Hayta 8-14 Nisan Kalp Sağlığı Haftası kapsamında yaptığı açıklamada, sabah sporundan günde 10 bin adım yürüyüşe dek kalp hastalarının dikkat etmeleri gereken kurallar hakkında bilgiler verdi; çok önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

06:00-12:00 SAATLERİ ARASI KAÇININ!

Yapılan bilimsel araştırmalar dünyada ve ülkemizde kalp krizlerinin büyük çoğunluğunun sabah saatlerinde (06:00-12:00 arası) görüldüğünü, en sık da sabah 08:00-09:00 arasında gerçekleştiğini ortaya koyuyor. Sabahları yapılan tempolu egzersiz; 40 yaşın üzerindeki sağlıklı kişilerde ve yaşı fark etmeksizin tüm kalp hastalarında kalp krizine ve ani ölüme neden olabiliyor. Ailesinde 55 yaş altı kalp krizi geçirenler, sigara içenler ve obez kişiler de bu riskle karşı karşıya. Acıbadem Kadıköy Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Emrullah Hayta tehlikenin nedenlerini şöyle açıklıyor: “Sabah 06:00-12:00 saatleri arasında vücudumuzda salgılanan stres hormonunun, kan basıncının ve kalp hızının yüksek olması; kanın pıhtı oluşturmaya daha eğilimli olması kalp krizinin bu saatlerde sık görülmesi ile yakından ilişkilidir. Ayrıca sabah saatlerinde vücuttaki kan dolaşımının önemli bir kısmı (yaklaşık yüzde 35’i) bağırsak sistemindedir. Yoğun bir egzersiz sırasında kas, ortalama vücutta dolaşan kanın yüzde 40’ına ihtiyaç duymaktadır. Bu kadar yoğun kan dolaşımına ihtiyacın olduğu anda kalp kan pompalamakta zorlanır. Bu nedenlerden dolayı kalp hastaları sabah saatlerinde kas güçlendirme egzersizi, yoğun tempolu yürüyüş, yüzme, bisiklet gibi aerobik egzersizleri yapmamalı; bunların yerine gevşeme egzersizleri, kontrollü nefes egzersizleri ve hafif tempolu yürüyüşleri tercih etmelidir.”

‘GÜNLÜK 10 BİN ADIM ATTIM, SAĞLIKLIYIM’ YANILGISINA DÜŞMEYİN!

Birçok kalp hastasının “günlük 10 bin adım attım, sağlıklıyım” şeklinde bir yanılgıya düştüğünü, oysa aralıklı, temposuz ve sadece yürümeden ibaret olan 10 bin adımın kalp sağlığı açısından faydasının yok denecek kadar az olduğunu belirten Doç. Dr. Emrullah Hayta “Gün içinde aralıklı 10 bin adım atmak kişiyi sadece sorumluluğu yerine getirdiği için iyi hissettirebilir ama kalp sağlığı için bu çok az anlam ifade eder. Kalp sağlığı için haftada en az 3 ila 5 gün, öğlen 16’dan sonra ya da akşam yemeğinden en az 2 saat ya da en son sıvı alımından 1 saat sonra, 30- 45 dakika süresinde belli bir kalp hızında (ideal kalp hızınızı 220’den yaşınızı çıkarıp, çıkan sonucu 0.5 ya da 0.8 ile çarparak bulabilirsiniz) yapılan, haftalık 1500-2000 kalori yakılan sportif aktiveler ve aerobik egzersizler faydalıdır. Kalp sağlığı için toplam egzersiz süresi haftada en az 200 dakika, bir günde en fazla 60 dakika olmak üzere belli kalp hızında aerobik düşük tempolu egzersiz yapıldığı zaman faydalıdır. Hangi aerobik aktiviteyi yaparsa yapsın aktivite öncesi ve sonrasında en az 10 dakika düşük tempoda yürüme ya da ısınma aktivitelerini mutlaka yapmalıdır” diyor.

KALP HASTALARI EGZERSİZDE BU 10 KURALA MUTLAKA UYUN!

  • Egzersizi haftanın en az 3 ile 5 günü yapın. En az 45 dakika, en fazla 1 saat olmasına dikkat edin.
  • Yürüyüşe öğleden sonra (16:00’dan sonra kortizolün düşük olduğu saatlerde) çıkın.
  • Egzersizi yemek yedikten en az 2 saat sonra yapın. Egzersizden en az 1 saat önce sıvı alımını kesin.
  • Egzersiz yapabileceğinize dair kardiyoloji uzmanı tarafından mutlaka onay alın.
  • Egzersiz yapmaya uygun bir hasta iseniz; 5 dakika hafif ısındıktan sonra; tempolu yürüyüş, yüzme, bisiklet gibi aktiviteleri 30-45 dakika yaptıktan sonra, 5 dakika tekrar hafif tempolu yürüyüş ile sonlandırın.
  • Hastayken (nezle veya grip gibi hastalıklar da dahil) egzersiz yapmayın.
  • Egzersizi takiben çok sıcak veya çok soğuk duş almayın.
  • Özellikle kollarınızı başınızın üzerinde tutmak zorunda kalacağınız uzun süreli hareketleri yapmayın. (Örneğin; araba itme veya çok ağır nesneler taşıma gibi)
  • Egzersiz yaparken nefesinizi tutmayın. Kürek çekme-mekik gibi egzersizlerden ve bir cismi iten izometrik egzersizlerden uzak durun.
  • Çok soğuk veya rüzgarlı günlerde dışarıda egzersiz yapmayın çünkü bu şartlarda kalbin daha fazla çalışması gerekiyor. Soğuk havada daha yavaş adımlarla yürüyün ve sıkıca giyinin.

KALP HASTALARI HANGİ SPORLARI TERCİH ETMELİ?

Spor aktiviteleri hastaya uygun planlanmalı. Örneğin; tedavisinde diüretik (idrar söktürücü) kullanan hastalar yüksek tempolu sporu tercih etmemeli; tedavisinde kan sulandırıcı alan hasta ise travmaya duyarlı sporlardan kaçınmalı.

Tempolu yürüyüş: Vücudumuzdaki bütün kasları çalıştırdığı, basit olduğu ve kalp hızını yavaş yavaş yükseltip belli bir tempoda tuttuğu için bütün dünyada yapılan en ideal en kolay aerobik egzersiz.

Yüzme: Eklem rahatsızlığı yapmaması, yer çekiminden etkilenmesinden dolayı, özellikle diz/ kalça kireçlenmesi olan aşırı kilolu kişilerde en çok tercih edilen egzersizler arasında yer alıyor.

Bisiklet kullanma: Özellikle alt bacak kaslarını çalıştırdığı ve yağ yakımını artırdığı için özellikle gelişmiş toplumlarda en çok tercih edilen aerobik egzersiz.

Dans etme: Ani hareketleri olmayan, belli bir tempoda yapılan dans iyi bir aerobik egzersiz olarak kabul ediliyor. Ancak halay gibi eğilmeli, ani harekete yol açan dans figürlerinden kaçınılmalı.

Meditasyon sporları: Nefes kontrolü yapması, stres hormonlarını düşürmesi gibi nedenlerden dolayı tercih edebilirsiniz.

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Kalp Sağlığı

Fazla Kalsiyum Kalp Hastalıklarını Tetikler

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Fazla Kalsiyum Kalp Hastalıklarını Tetikler

Kalsiyum vücudumuzun ihtiyacı olan en önemli minerallerden biri. Güçlü ve sağlıklı bir kemik kitlesinde başrol üstlenen kalsiyum aynı zamanda kalp, kas ile sinirlerin düzgün çalışması ve kanın pıhtılaşmasında da önemli rol oynuyor. Dolayısıyla vücuda yetersiz alındığında kemiklerin kolay kırılmasından diş çürüklerine, kaslarda ağrı ve kramplardan bayılmaya, kanın pıhtılaşması ile ilgili sorunlardan cilt kuruluğuna, depresyondan kalp ritim bozukluğuna kadar pek çok ciddi tablolar gelişebiliyor. Ancak dikkat! Yetersiz kalsiyum kadar fazla kalsiyum alımı da vücutta ciddi problemlere neden olabiliyor; örneğin kalp krizini tetiklemesi gibi! Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman bu nedenle doktora danışılmadan gelişigüzel kalsiyum takviyelerinden mutlaka kaçınılması gerektiği uyarısında bulundu.

Yeterli kalsiyum alımı için beslenme alışkanlığımızda nelere dikkat etmeliyiz? gibi sorulara cevap veren  Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman kalsiyumdan zengin beslenmenin 8 püf noktasını anlattı, önemli önerilerde bulundu. Ozman konuyla ilgili şunları kaydetti: “ Her yetişkinin günde 1000 mg kalsiyum alması sağlıklı bir yaşam sürmesi için şart. Bu ihtiyaç gelişme çağındaki çocuklarda, 50 yaş üstü kişiler, hamiler ve emziren kadınlarda artış gösteriyor. Süt, yoğurt ve peynir gibi süt ürünleri en etkili kalsiyum kaynakları. Yeterli kalsiyum alımı için kahvaltıda 1-2 dilim peynir tüketin ve buna ek olarak günde 2 su bardağı kadar süt ya da yoğurt eklemeye özen gösterin. Unutmayın ki yaşlılarda, hamile ve emziren kadınlarda bu gereksinim daha fazla oluyor.

Çay, Kahve Ve Tuz Üçlüsüne Dikkat!

Yapılan çalışmalara göre, fazla kafein alımı kalsiyumun geri emilimini azaltıyor. Yüksek oranda tuz tüketiminin de böbrekten kalsiyum atımını arttırdığı yine yapılan çalışmalarla ortaya konmuş. Bu nedenle kalsiyum eksikliği yaşamamak için günde 3-4 fincan çay ve kahveden daha fazlasını tüketmeyin. Ayrıca günde 6 gramdan fazla tuz tüketmekten de kaçının.

Yeşil Sebzeler Faydalı, Ancak…

Ispanak, semizotu, roka ve maydanoz gibi yeşil sebzeler de kalsiyumdan zengin olmalarına rağmen içeriklerindeki posa vücuttaki kalsiyum emilimini azaltıyor. Bu yüzden çok iyi bir kalsiyum kaynağı sayılmazlar. Eğer süt ürünlerini tüketmiyorsanız kalsiyum gereksiniminizi yeşilliklerden karşılamaya çalışmanız yeterli olmayabilir.

Haftada 2 Kez Kurubaklagil Şart

Kurubaklagiller de iyi birer kalsiyum kaynakları. Haftada 2 kez fasulye, nohut ve bezelye gibi kurubaklagil besinlerini diyetinize ekleyin. Ayrıca baklagiller iyi protein kaynaklarıdır ve kolesterol içermedikleri için yüksek kolesterol seviyesinin kontrolüne de yardımcı oluyorlar.

Kuruyemiş ve Kuru Meyvede Aşırıya Kaçmayın

Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman badem, fındık ve ceviz gibi yağlı tohumların da kalsiyum kaynaklarından zengin olduklarını belirterek, “Ancak bu yağlı tohumların kalorilerinin çok yüksek olduğunu da unutmayın. Dolayısıyla günde 15-20 adet badem veya fındık tüketimini aşmamaya özen gösterin. Kilo vermeye çalışıyorsanız bu miktarı azaltın” diyor. Kuru incir, kuru kayısı ile kuru eriği de iyi birer kalsiyum kaynağı olarak beslenmenize eklemenizde fayda var. Ancak bu meyveler yaş meyvelere oranla daha fazla şeker ve kalori içeriyorlar. Diyabet hastası iseniz nadir tüketmenizde fayda var.

Laktoz İntoleransınız Varsa…

Laktoz intoleransı olan kişilerde de kalsiyum eksikliği görülme riski yükseliyor. Bunun nedeni ise süt ürünlerinde bulunan laktoz adlı karbonhidrat türünün sindirilmesine yardımcı olan laktaz enziminin yetersiz olması veya düzgün çalışmamasından ötürü laktoz içeren ürünlerin sindirememesi. Bu nedenle de laktoz intoleransı olan kişiler süt ürünlerini daha az tüketmeyi veya hiç tüketmemeyi tercih edebiliyorlar. Laktozun tolere edilemediği durumlarda laktozsuz süt ürünü formlarını tercih edilebilirsiniz.

D Vitamini Eksikliğine Dikkat

Kemik dokusu sürekli bir yapım ve yıkım halinde oluyor. Kalsiyum ve D vitamini bu noktada anahtar rol üstleniyor. D vitamini yetersizliği durumunda kalsiyumdan faydalanmak zorlaşıyor ve kemik yapısında bozulmalar meydana geliyor. Ülkemizde D vitamini eksikliği oldukça sık görülüyor. Öyle ki Türkiye’de Güneydoğu bölgesinde yaşayan 264 yetişkin ile kış aylarında yapılan bir çalışmada, bu kişilerin yüzde 94’ünde D vitamini eksikliğine rastlanmış. Bu nedenle yeteri kadar kalsiyum alıyor olsanız bile vücudunuzda D vitamini eksikliği olmadığından da emin olmalısınız.

Doktorunuza Danışmadan Asla!

Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman beslenmeyle yetersiz kalsiyum alan kişilerin kalsiyum takviyesine ihtiyaç duyabileceklerine, ancak bu takviyelerin mutlaka doktorun önerisi ve belirttiği miktarda alınması gerektiğine dikkat çekerek bunun nedenini şöyle açıklıyor: “Kişinin takviye olarak alacağı kalsiyum; diyetle aldığı kalsiyum miktarı, alması gereken miktar ve kandaki kalsiyum düzeyine bağlı oluyor. Hekime danışmadan bilinçsizce kullanılan kalsiyum takviyesi ile vücuda gereğinden fazla kalsiyum alınırsa ciddi tablolar oluşabiliyor. Öyle ki kalsiyum takviyesi kemikleri güçlendirmediği gibi tam aksine kemiklerde zayıflamaya, kabızlığa, böbrek taşlarına, hatta kalp krizlerine varan ölümcül sonuçlara yol açabiliyor.”

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Kalp Sağlığı

Açık Kalp Ameliyatı Nedir

Halit Yerebakan

Düzenleyen

on

Açık Kalp Ameliyatı (Koroner Bypass) Nedir?

By-Pass kelime anlamı olarak “köprüleme” olarak açıklanabilir. By-Pass ameliyatı ise vücudumuzda yer alan atardamarların tıkanması durumunda uygulanan cerrahi tedavi yöntemidir. Açık kalp ameliyatı olarak da adlandırılan bu operasyon sırasında hastanın göğüs bölgesi kesilir ve kalbe, arterlere ya da kalp kapakçığına müdahale edilir. Yine bu cerrahi müdahale yöntemi ile koroner arterlerde meydana gelen daralmanın ilerisine, hastanın vücudunun bir başka yerinden alınan damarlar ile damar köprüleri oluşturulur. Tıkanan kalp damarlarının yerine yeni damarlar takılması ile gerçekleştirilen Koroner By-Pass ameliyatı, kurallarına uygun bir şekilde uygulanırsa hasta 8-10 yıl boyunca sorunsuz bir şekilde yaşamını sürdürebilir.

Koroner By-Pass Ameliyatı Kimlere Uygulanır?

Kalbe ihtiyacı olan kanı “koroner arter” adı verilen atardamarlar getirmektedir. Ancak bazen bu damarlar içinde daralma ya da tıkanmalar meydana gelebilir. Bunun sonucunda ise kalp yeterince beslenemez ve görevlerini yerine getirmesi güç hale gelir. Koroner arter damarlarında tıkanma ya da daralma meydana gelen hastalar göğüs sıkışması şikâyeti yaşarlar. Bu damar hastalığı sonucunda kişilerin kalp krizi geçirme riski de bulunmaktadır.

Hastanın şikâyetlerini ortadan kaldırmak için Koroner By-Pass ameliyatı uygulanması kararı alınabilir. Bunların yanında genel olarak bir hasta için açık kalp ameliyatı kararının alınma nedenleri aşağıdaki gibidir:

  • Koroner damarların balon-stent gibi ameliyatız yöntemler ile açılamadığı durumlarda,
  • Bir ya da birden fazla damarın daha önce ameliyatsız yöntemler ile açılmasına rağmen yeniden tıkanması durumunda,
  • Kalp kapak operasyonu gerektiğinde ve birden fazla koroner arterin hastalığında,

Açık Kalp Ameliyatının (Koroner By-Pass) Riskleri Nelerdir?

Tüm cerrahi operasyonlarda olduğu gibi kalp hastalıklarının tedavisi için uygulanan By-Pass operasyonunda da belli riskler bulunmaktadır. Bu riskler arasında göğüs yarası enfeksiyonu yer almaktadır. Meydana gelen bu durum daha çok obezite, diyabet ve daha önce bu ameliyatı geçirmiş kişilerde görülmektedir. Açık kalp ameliyatı riskleri arasında ayrıca düzensiz kalp ritmi, akciğer ve böbrek yetmezliği, baş dönmesi, hafıza kaybı, kan kaybı ve nefes almada zorlanma gibi riskler de bulunmaktadır.

Tüm bunların yanında bu cerrahi operasyonu geçiren hastaların daha önceki yaşam tarzlarını büyük ölçüde değiştirmeleri gerekmektedir. Özellikle yeme içme, ilaç kullanımı, spor aktiviteleri ve günlük yaşam konusunda mutlaka doktor tavsiyelerine uyulmalıdır.

Kalp sağlığıyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Güncel tedavi yöntemleri ile hastalığınızdan kurtulmak için hemen randevu alın.  +90 551 379 72 56

 

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar

web tasarım
diyetisyen