Bizimle iletişime geçin

Gazete Yazıları

Şişkinlik Mi Göbek Mi?

Halit Yerebakan

Düzenleyen

on

Şişkinlik Mi Göbek Mi?

Şişkinlik oluşumunun sebebi, yediklerinizin miktarı değil cinsidir. Bu durumdan şikayeti olanlar sodyum, nişasta ve tatlandırıcıdan uzak durmalı.Özellikle kadınların en sık şikayet ettiği şeylerden biri de günün ilerleyen saatlerinde ortaya çıkan lokal şişkinliklerdir. Birçoğumuz göbek bölgesinde beliren bu gibi şişkinliklerin yediklerimizle doğru orantılı olduğunu düşünürüz. Oysa yediklerinizin miktarının şişkinliğiniz üzerinde bir etkisi yoktur!

Öncelikle iki basit soruyu cevaplayarak işe başlayalım:

Sabah rahatlıkla giyebildiğiniz kıyafetlerinizin, akşama doğru sizi sıkmaya başladığıoluyor mu?
Sabahları kıyafetlerinizi giyerken sizi sıktığını ve eskisi kadar rahat olmadıklarınıdüşünüyor musunuz?

Eğer ikinci sorunun cevabı ‘Evet’ ise, üzgünüm ama kilo almışsınız! İlk soruya ‘Evet’, ikinci soruya ‘Hayır’ dediyseniz, gün içinde yaptıklarınız şişkinliğe sebep oluyor demektir. Birçok kişinin başına gelen bu durumun farklı sebepleri olabilir ancak bilinen en önemli sebebi, yeme alışkanlıklarınızdır.

KADIN KALIN BAĞIRSAĞI DAHA UZUN

Şişkinlik, karın ve bağırsak bölgesinde biriken gaz sebebiyle ortaya çıkar. Bağırsaklarda biriken gazın büyük kısmı, kalın bağırsakta toplanır. Gün boyu oluşan gaz, açısal yapısı sebebiyle kalın bağırsakta toplanarak, sabah rahatlıkla giyebildiğimiz kıyafetlerimizin akşam saatlerinde bizi sıkmaya başlamasına sebep olur. Bazılarında bu durum hafif şiddette yaşanırken, kimilerinde iki bedene kadar fark yaşanabilir. Kadınların kalın bağırsağı, erkeklere oranla yaklaşık 10 cm. daha uzundur.
Gaz, öncelikle mide de oluşmaya başlar. Ardından bağırsaklara doğru yol alır ve bir gün önce yediklerimizle beslenen bağırsak bakterilerinin ortaya çıkardığı gazla birlikte birikmeye başlayarak, şişkinlik oluşmasına sebep olur. Şişkinlik oluşumunun sebebi, yediklerinizin miktarı değil cinsidir.
Şimdi bu durumdan şikayeti olanların dikkat etmesi gerekenleri madde madde inceleyelim. Öncelikle uzak durmanız gereken gıda maddelerini listeleyerek başlayalım:

Sodyum: Sodyumdan kastımız tuzdur. Tuz, vücudumuzdaki sıvıyı tutarak şişkinlik oluşumuna sebep olur. Günlük sodyum tüketimimizin 2.300 mg’ı geçmemesi gerekiyor. İşlenmiş gıdalar sebebiyle aldığımız günlük sodyum miktarı ise 3.400 mg’dan fazla. Şişkinlik şikayeti olanlar, yemeklerini tatlandırmak için alternatif baharatlar kullanmalılar.

Nişasta: Patates, mısır ve ekmek gibi karbonhidrat zengini yiyecekler, bu grupta sayılabilirler.
Karbonhidratlar, mide ve bağırsakta daha uzun süre işlem görerek vücudumuzda daha fazla kalırlar. Bağırsaktaki yolculuğu uzayan karbonhidratlar, burada yaşayan bakterilerin daha uzun süre beslenmelerine ve dolayısıyla daha fazla gaz çıkarmalarına sebep olarak şişkinliği artırırlar.

Yapmamız gereken, karbonhidratların bağırsaklardaki yolculuğunu kısaltarak gazdan kurtulmaktır. Bunun da tek yolu bağırsaklarımızda adeta bir süpürge vazifesi gören lifli gıdaları bolca tüketmektir.Güne lifli gıdalar tüketerek başlamak, gün içinde ara öğünlerinizde elma gibi liften zengin yiyecekleri tercih etmek, yapabileceklerinizin başında yer alıyor.

Yapay tatlandırıcılar: Piyasada bulunan düşük kalorili gıdaların (diyet içecekler vb.) tatlandırılmasında kullanılan başlıca madde yapay tatlandırıcılardır. Yapay tatlandırıcıların ana maddeleri arasında yer alan aspartam, suklaroz ve sakarin gibi maddeler, normal şekerden yaklaşık 300 kat daha tatlıdır.
Yapılan araştırmalar tatlandırıcıların, kişilerde iştah artışına sebep olduğunu da gösterdi.
Daha az şeker aldığınızı düşünerek tercih ettiğiniz bu gibi gıda maddeleri, daha çok yemenize ve kaçındığınızı sandığınızdan çok daha fazla şeker almanıza sebep olabilir.

ŞİŞKİNLİĞİ AZALTMAYA YARDIMCI BESİNLER NELERDİR?

Su ve probiyotikler: Su içmek, tüm sistemimiz için son derece faydalıdır.
Yeter miktarda içilen su, bağırsaklarda adeta yıkama etkisi yaparak yenen besinlerin bir an önce atılmasına yardımcı olur. Normal bir insanın günde yaklaşık 2 litre su içmesi kesinlikle gerekli ve şarttır.Probiyotik yoğurtlar, şişkinlik şikayeti olanlar için adeta doğal bir ilaç vazifesi görür.Her gün yiyeceğiniz bir ölçü probiyotik yoğurt, bağırsak sisteminizi düzenleyerek şişkinlikten kurtulmanızı sağlar! Sabah kahvaltısı için bir probiyotik yoğurda ekleyeceğiniz iki kaşık buğday kepeği, gün boyu ihtiyacınız olan lifi önemli ölçüde karşılamanızı sağlayacaktır.

Karahindiba çayı: Karahindiba, doğal diüretiktir. Bir fincan kaynamış suya atacağınız bir tutam karahindiba, sindirim sisteminiz harekete geçirir ve hazmı kolaylaştırır. Her gün bir fincan karahindiba çayını, diyet listenize eklemelisiniz.

Rezene: Rezene, şişkinlik şikayeti olanlar için son derece faydalı ve lezzetli bir alternatiftir. Şişkinlikten kurtulmak isteyenler, rezene çekirdeklerini gün içinde çiğneyebilirler.Probleminiz, göbek bölgesinde meydana gelen yağlanma ise kilo vermekten başka şansınız yok gibidir.Şişkinlikle mücadele için saydıklarım, alışkanlık haline getirmeniz gereken sağlıklı alternatiflerden oluşuyor. Şişkinliği ortadan kaldırmak için bu saydıklarımı yaptığınıza otomatik olarak kilo da verebilirsiniz.Bunlar zayıflamak için de faydalıdır ancak yetersiz kalabilir.Bölgesel zayıflama söz konusu olduğunda genellikle bölgesel egzersizler tavsiye edilir.Egzersiz, doğru yapıldığı müddetçe kesinlikle faydalıdır ancak iyi bir beslenme planıyla desteklenmediği sürece yetersizdir. Metabolizmanızı da hızlandırmanız gerekir. Özellikle göbek bölgesinde biriken yağlardan kurtulmak için metabolizma ateşleyicileri diyetinize dahil etmelisiniz.

 

OMENTUM İLE MÜCADELE EDİN

Omentum, organlarımızı kaplayan ve yağ hücrelerinden meydana gelen bir tabakadır. Beslenme şeklimize göre genişleyerek büyürler. Omentum ile başa çıkabilmeniz için kendisini oluşturan yağ hücrelerini boşaltmanız gerekir. Bunun için tavsiye edilen bir mucize var: Yeşil çay. Yapılan araştırmalara göre, yeşil çayın içindeki maddeler yağ hücrelerini parçalamada çok etkili. Her gün iki fincan yeşil çay içmek yeterli.

SİNDİRİM SİSTEMİ BAKTERİLERİNİZİ İYİ YÖNETİN

Bakteri denince akla ilk gelen zararlı olduklarıdır. Oysa bedenimizde bulunan bazı bakteriler, aksine faydalıdır.
Buna en iyi örnek, bağırsak bakterileridir.Bağırsaklarda sindirime yardımcı iyi bakteriler bulunur. Yediklerimize bağlı olarak bağırsak bakterilerinde çeşitlilik görülür. Yanlış beslenme sonucu artan zararlı bakteri miktarı, bağırsak duvarında yanmaya ve şişliğe sebep olur ki bu durum büyük bir göbek olarak göze çarpar. Bahsettiğim faydayı elde etmek için çok da uzağa gitmenize gerek yok. Kültürümüzde var olan turşu, bu iş için birebir! Yapılan araştırmalar özellikle salatalık ve lahana turşusunda bulunan yararlı probiyotiklerin zararlı bakterilerin ölmesinde son derece etkili olduğunu gösterdi.Tek yapmanız gerek minimum tuz oranına sahip turşuları tercih etmek olmalı.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et
Yorum bırakmak için tıklayın

Yanıt bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Aile Sağlığı

Ramazan Ayında Sıkça Sorulan Sorular

Halit Yerebakan

Düzenleyen

on

ramazan ayında sıkça sorulan sorular

Uzun saatler süren açlık tüm vücudunuzu olduğu gibi bağırsaklarınızı da etkiler. İftar ve sahurda yenen birer kase yoğurt hem tok tutar, hem de sağlığı korur. Bu haftaki yazımda, ramazan Ayında sıkça sorulan sorular ve bunların cevapları ile karşınızdayım.

Ramazan ayında sahurda hangi gıdaları tüketirsek uzun süre tok kalır ve daha az susarız?

Karbonhidratlar yani nişastalı tüm gıdalar hızlı tokluğa ve erken açlığa sebep olurlar. Ramazan ayında dengeyi iyi korumak kaydı ile uzun dönem tokluk hissi oluşturan proteinden zengin beslenmek önemli. Yani süt ve süt ürünleri başta olmak üzere, et ve diğer proteinli gıdaları tüketmek gerekir. Yalnız burada ciddi bir problem de var, proteinli gıdaların azot yükü fazla olduğundan fazlası böbreklere zararlıdır. Bu azot yükünü yıkayabilmek adına su tüketimi de protein tüketiminin artırıldığı gibi artırılmalı. Tavsiyem, iftarı; bir kase yoğurt, bir kase çorba, belki biraz süt ile geçiştirip en az 30-45 dakika ara verdikten sonra normal yemek ihtiyacınızı karşılayın. Yemek seçimleri düzgün olduğu sürece ne açlık hissedersiniz ne de kısa süreli yemenin rahatsızlığını. Fazla tuzlu ve baharatlı gıdalardan ve tabii ki reflüsü olanlar başta olmak üzere kızartma ürünlerinden uzak durmak lazım. Bu gıdalar size aşırı derecede susama etkisi yapacaktır.

BAKTERİLER HASTALIKLARA SEBEP OLUR 

Ramazan yaklaşık 18 saat aç kalıyoruz. İftarda bu açlığı rahat ve sağlıklı bir şekilde bastırmak için hangi gıdalar soframızda olmalı?
Süt ürünleri sindirim sisteminizi rahatlatır, tok tutar ve daha az susatır. İftarda ve sahurda birer kase olmak üzere iki porsiyon yoğurt yemenizi şiddetle öneririm. Yoğurdun bilimsel olarak günlük kalori ihtiyacını 500 kalori dolayında azalttığı kanıtlanmıştır. Bedeninizi oruca göre programlar, ayrıca susuzluğu önler ve bağırsaklarınızın daha sağlıklı halde kalmasını sağlar. Uzun süreli açlık bağırsak sisteminde duraksama veya yavaşlamaya sebep olur, içindeki dışkı akımı azalan bağırsaklarda bakteri yükü artar ve bu bakteriler hastalıklara sebep olabilir. Bunu da en iyi dengeleyen gıda yoğurttur. Unutmayın ki Kral 1. Fransuva enfektif ishal olduğunda muhteşem yüzyılın padişahı Kanuni kendisine bir doktor göndermiş ve o doktor Fransuva’yı yoğurt ile tedavi etmiştir. Benim de bu yıl Ramazan ayında favori gıdam yoğurt olacak.

 İftar ve sahur arasında tatlı ihtiyacını gidermek için ne tür tatlıları önerirsiniz? Tatlandırıcı ile güllaç yapılabilir mi?
Tatlı bir insan için gereklilik değildir ama psikolojisi için olmazsa olmaz bir besindir. Karbonhidrattan yoksun beslenen kişilerde depresyon eğilimi olduğu görülmüştür. Buna rağmen ben özellikle Ramazan sofralarında hali hazırda bulunan karbonhidratlı yani nişastalı gıdalar sebebi ile bir de yemek sonrasında tatlı yenmesine karşıyım. Yediğiniz tatlılar zor dengede duran sistemde ani kan şekeri yükselmeleri ile hormon dengenizi de bozar. Sonuçta tatlı, Ramazan ayında kilo almak ve yorgunluk kaynağı diyebiliriz. Tatlandırıcı konusuna gelince; ben tatlandırıcı taraftarı bir hekim değilim. Her ne kadar bitkisel olanları olsa da, ben tatlandırıcılara şüpheli yaklaşıyorum. Tatlandırıcı yerine agave şurubu ile yapılan tatlılar tercih edilebilir.

 Sahurda ya da iftarda bitki çayı tüketilmesini önerir misiniz? Hangi çaylar tüketilmeli?
Ben bitki çayından önce sağlık için de normal bildiğiniz siyah çayı öneriyorum. Tabii ki bir de yeşil çay. Bitki çaylarından ziyade siyah çayın olağanüstü faydalarından yararlanmak adına ve bitki çaylarından destek almak için karışım yapabilirsiniz. Örneğin taze nane yaprakları siyah çayın içinde hem mükemmel bir lezzet oluşturur, hem de sindirimi kolaylaştırır. Diğer yandan lavanta veya adaçayı da kullanılabilir.

Şarküteri ürünlerinden uzak durun

İftar ve sahurda uzak durulması gereken gıdalar neler?
İftar ve sahurda baharatlı ürünler, hazır gıdalar, şarküteri etleri ve diğer tuzlu ürünlerden uzak durmak gerekir. Ambalajlanmış gıdaların hepsinde çeşitli kimyasallar var ve bu kimyasallar leptin hormonunuzu kilitler, insülin hormonunuzun çalışmasını engeller ve sisteminizi bloke eder. Size açlık olarak geri dönmez ama zaten bedensel sisteminizi düzene koymak için tutulan orucun etkisini zararlı hale getirirler. Baharatlı ve tuzlu gıdalar aşırı susamaya yol açar, şarküteri etleri ise gizli tuz içerirler.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Beslenme

Ramazanda Su Tüketimi

Halit Yerebakan

Düzenleyen

on

Ramazanda Su Tüketimi

Ramazanda su alabileceğiniz zaman kısıtlı olsa da tüketilen toplam sıvının zamana yayılması gerekir. Ayrıca uzun boylu ve aşırı kiloluysanız, normale oranla daha da çok su tüketmelisiniz.

Zararlı toksinlerden bedeni arındırmak için yapılan detoks uygulamaları yüzyıllardır çeşitli sebeplerle tavsiye edilmektedir. Hipokrat, daha sağlıklı olmak için, bugüne kadar gelmiş birçok din de ruhu temizlemek için oruç tutmayı önermiştir. Daha çok dini değerler ile ilişkili olmakla beraber günümüzde dini sebeplerden bağımsız olarak da oruç tutanların sayısı giderek artmaktadır. Şeker, yani glikoz, bedenimizin temel yakıtıdır. Aynızamanda beyin fonksiyonları açısından da gereklidir. Dört-sekiz saat süreyle bedenimiz için gerekli yakıtı alamadığımız oruç hallerinde vücudumuz, karaciğerde glikojen olarak depolanmış glikozu tüketmeye başlar. Glikojenin kullanılabilir yakıt haline dönüşmesine glikogenoliz adı verilir. Glikogenoliz sırasında gıdalarla alınan proteinin de bir miktarı kullanılır. Bu şekilde elde edilen yakıt 12 saat boyunca yeterli olur. Dolayısıyla sahur esnasında yediğimiz basit ve kompleks karbonhidratlar, ilk sekiz saat tok kalmanızı sağlayabilirler. Sekizinci saatin ardından sahurda alınan protein; karaciğer depolarıyla beraber uzun etkili yakıta dönüşerek 12 saat süren ilave destek sağlar. Dolayısıyla düzgün bir sahur öğünü ile sağlıklı bireyler, 18 saat süreyle herhangi bir sağlık sorunu yaşamadan oruç tutabilirler.

SON ANDA 1 LİTRE SU İÇMEYİN

Oruç tutarken su alabileceğiniz zaman kısıtlı olsa da tüketilen toplam sıvının zamana yayılması gerekmektedir. Dolayısıyla son anda ‘1 litre su içeyim, bana yeter’ demek sakıncalı olacaktır. Bu şekilde tüketilen sıvı hemen idrara dönüştürülür ve gün boyunca ihtiyacınız olacak sıvı rezervini tehlikeye sokar. Dikkat etmeniz gereken bir diğer detay ise; ne kadar uzun boylu veya kilolu iseniz, o kadar fazla oranda su içmeniz gerektiğidir.

İFTARDA 45 DAKİKA ARA VERİN

Karbonhidratlar yani nişastalı tüm gıdalar hızlı tokluğa ve erken açlığa sebep olurlar. Ramazan ayında dengeyi iyi korumak kaydı ile uzun dönem tokluk hissi oluşturan proteinden zengin beslenmek çok önemli. Süt ve süt ürünleri başta olmak üzere, et ve diğer proteinli gıdaları tüketin. İftarı; bir kase yoğurt, bir kase çorba, belki biraz süt ile geçiştirip en az 30-45 dakika ara verdikten sonra normal yemek ihtiyacınızı karşılayın. Fazla tuzlu ve baharatlı gıdalardan (reflüsü olanlar başta olmak üzere), kızartma ürünlerinden uzak durmak gerekir. Bu gıdalar, aşırı derecede susamanıza sebep olacaktır. Süt ürünleri sindirim sisteminizi rahatlatır, tok tutar ve daha az susatır. İftarda ve sahurda birer kase olmak üzere iki porsiyon yoğurt yemenizi şiddetle öneririm. Bedeninizi oruca göre programlar, ayrıca susuzluğu önler ve bağırsaklarınızın daha sağlıklı olmasını sağlar. Uzun süreli açlık; bağırsak sisteminde duraksama veya yavaşlamaya sebep olur, içindeki dışkı akımı azalan bağırsaklarda bakteri yükü artar ve bu bakteriler hastalıklara sebep olabilir. Bunu da en iyi dengeleyen gıda yoğurttur. Ramazan ayında yediğiniz tatlılar, zaten oruç tutmanız sebebiyle dengede durmakta zorlanan sistemde ani kan şekeri yükselmeleri ile hormon dengenizin de bozulmasına sebep olur. Tatlı, Ramazan ayında kilo almanıza sebep olmanın dışında bir de yorgunluk kaynağıdır.

RAMAZAN AYINI RAHAT GEÇİREBİLMEK İÇİN ÖNERİLER

Su ihtiyacının daha da arttığı bu dönemlerde halsizlik, baş dönmesi, dikkat dağınıklığı gibi etkileri önleyebilmek için iftarla sahur arasında kişiden kişiye değişen fakat ortalama 2-2.5 litre olan su ihtiyacını mutlaka karşılamak gerekir. Hafif beslenerek geçirdiğiniz iftarla sahur arasına iki ara öğün ekleyerek rahatsız olmadan oruç tutmak mümkün. Böylece normal günlerde alıştığınız dört öğün beslenme düzenini de yakalamış olursunuz. Bu durum, yavaşlayan metabolizmayı biraz daha hızlandırmanıza yardımcı olacaktır. 18 saat gibi uzun süreli bir açlık sonrası kan şekeri düşeceğinden iftar saatinde karbonhidrat ağırlıklı besinlere yönelim ve tüketilen miktarlar normalden fazla olacaktır.

İftarda bir çorbayla orucu açıp 30-45 dakika bekledikten sonra ana öğüne geçmek hem tokluk hissetmek, hem de fazla tüketimi engellemek açısından faydalı olacaktır. Sahurda tuzlu, yağlı ve unlu gıdalardan uzak durmak gün içindeki su isteğinizi azaltacaktır. Bu beslenme şekli, normal zamanlarda da uymanız gereken bir sistemi ifade eder. Sahuru kahvaltı gibi düşünebilirsiniz. Besin kalitesi yüksek yumurta, peynir, kepekli ekmek tüketmek; midede sindirimleri geç olduğundan açlık hissinizi azaltacaktır. Bu gruba bir porsiyon ölçüsünde yağlı tohumlar (fındık, ceviz, badem vb.) da ekleyebilirsiniz. Bu besinlerde tok kalmanıza yardımcı olacaktır. Özellikle sahurda bir kase yoğurt yemenizi de şiddetle tavsiye ediyorum. Yoğurt adeta mucizevi bir besindir ve faydaları hakkında kaleme aldığım yazıma arşivden ulaşabilirsiniz. Besin tüketiminin azalmasına bağlı olarak karşılaşılan kabızlık sorununu önlemek adına sahurda ve iftarla sahur arasında yapacağınız ara öğünlerde kuru meyve ya da meyve tercih edebilirsiniz. Su da bu süreçte önemli besin öğelerinden bir tanesidir. Liften zengin beslenmek, bağırsak sisteminin düzenli çalışması için son derece önemlidir. Bu sebeple sahur ve iftar öğünlerine liften zengin gıdaları eklemelisiniz.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Aile Sağlığı

Ramazanda Beslenme

Halit Yerebakan

Düzenleyen

on

ramazanda beslenme

Ramazanda beslenme sağlığımız açısından önemli bir konu.Ramazan’da kızartmalardan, tatlılardan, tuzlu ve baharatlı gıdalardan uzak durmak gerekiyor. Yoğurt ise hem tok tutuyor, hem de sağlığı koruyor.

Oruç tutarken tüm beslenme düzenimiz değişir. Özellikle uzun yaz günlerinde oruç tutuyorsanız, sadece iki öğünle sınırlı sofralarınızı doğru gıdalarla doldurmalısınız. Sağlık bilinciyle donattığınız sofralar sayesinde hem acıkmadan oruç tutabilir, hem de orucun faydalarından maksimum ölçüde yararlanabilirsiniz.

SU TÜKETİMİNİ ARTIRIN

Karbonhidratlar yani nişastalı tüm gıdalar hızlı tokluğa ve erken açlığa sebep olur. Ramazan ayında dengeyi iyi korumak kaydı ile uzun dönem tokluk hissi oluşturan proteinden zengin beslenmek çok önemli. Süt ve süt ürünleri başta olmak üzere, et ve diğer proteinli gıdaları tüketin. Ancak proteinli gıdaların azot yükü fazla olduğundan aşırısı böbreklere zararlıdır. Bu azot yükünü yıkayabilmek için su tüketimi de protein tüketimi gibi artırılmalıdır. İftarı; bir kase yoğurt, bir kase çorba, belki biraz süt ile geçiştirip en az 30-45 dakika ara verdikten sonra normal yemek ihtiyacınızı karşılayın. Yemek seçimleri düzgün olduğu sürece ne açlık hissedersiniz, ne de kısa sürede hızlı yemek yemenin rahatsızlığını.

Fazla tuzlu ve baharatlı gıdalardan (reflüsü olanlar başta olmak üzere), kızartmalardan uzak durmak gerekir. Bu gıdalar, aşırı derecede susamanıza sebep olacaktır. Uzun saatler süren açlık tüm vücudunuzu olduğu gibi bağırsaklarınızı da etkiler. İftar ve sahurda yenen birer kase yoğurt hem tok tutar, hem de sağlığı korur. Süt ürünleri sindirim sisteminizi rahatlatır, tok tutar ve daha az susatır. Yoğurdun bilimsel olarak günlük kalori ihtiyacını 500 kalori civarında azalttığı kanıtlanmıştır. Bedeninizi oruca göre programlar, susuzluğu önler ve bağırsaklarınızın daha sağlıklı olmasını sağlar. Uzun süreli açlık, bağırsak sisteminde duraksama veya yavaşlamaya sebep olur, içindeki dışkı akımı azalan bağırsaklarda bakteri yükü artar ve bu bakteriler hastalıklara sebep olabilir. Bunu da en iyi dengeleyen gıda yoğurttur.

NANE YAPRAĞI KULLANIN

Bitki çaylarından ziyade siyah çayın olağanüstü faydalarından bahsettiğim yazıma arşivden ulaşabilirsiniz. Hem Ramazan boyunca, hem de normal yaşantınızda bitki çaylarını, siyah çayınıza aroma katmak için kullanabilirsiniz. Örneğin taze nane yaprakları siyah çayın içinde hem mükemmel bir lezzet oluşturur, hem de sindirimi kolaylaştırır. Lavanta veya adaçayı da kullanılabilir.

TATLANDIRICI YERİNE HURMA ŞURUBU

Yediğiniz tatlılar, oruç tutmanız sebebiyle dengede durmakta zorlanan sistemde ani kan şekeri yükselmeleri ile hormon dengenizin de bozulmasına sebep olur. Tatlı, Ramazan ayında kilo almanıza sebep olmanın dışında bir de yorgunluk kaynağıdır. Her ne kadar bitkisel olanları olsa da, ben tatlandırıcılara şüpheli yaklaşıyorum. Tatlandırıcı yerine hurma şurubu tercih edilebilir.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar