Bizimle iletişime geçin

Sağlıklı Yaşam

Sigarayı Bırakmada Akupunktur Tedavisi

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Sigarayı Bırakmada Akupunktur Tedavisi

Sigaranın sağlığa olan zararlarını neredeyse herkes biliyor ancak maalesef sigarayı bırakabilmek herkes için pek kolay değil. Sigarayı bırakmak istiyorsanız akupunktur sizin için çözüm olabilir. Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Akupunktur Uygulama Kliniği Sorumlu Hekimi Dr. Berna Atay, sigarayı bırakmada akupunktur tedavisini anlattı.

Kendimizi iyi, keyifli ve huzurlu hissetmemiz, beynimizden salgılanan serotonin ve endorfin hormonları sayesinde gerçekleşiyor. Normalde kahkaha atınca, mutlu bir haber alınca, çikolata veya güzel bir tatlı yiyince ya da acı hissedince bu hormonların seviyesi yükseliyor. Ancak sigara içen kişilerde de seratonin ve endorfin salgılama işi sigara tarafından üstlenildiği için vücudun otonomisini bozuluyor. Bu nedenle sigara tiryakileri, keyiflenince ya da dertlenince hemen bir sigara eğilimine giriyor. Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Akupunktur Uygulama Kliniği Sorumlu Hekimi Dr. Berna Atay, sigarayı bırakanların ilk hafta seratonin salgılanamadığı için zorlandıklarını söylüyor. Bu noktada devreye giren akupunktur sayesinde gerginlik, uyku kalitesinin bozulması, yorgunluk, sinirlilik, dikkat eksikliği, baş ağrısı, iştah artışı gibi sigara yoksunluğu şikâyetler hissedilmeden alışkanlıktan kurtulmak mümkün olabiliyor.

Yoksunluk Belirtileri 7-10 Günde Azalmaya Başlıyor

Nikotin beyinde endorfin sağlayan reseptörleri, yani sinir uçlarını durdurur. Sigara içilmediğinde, nikotin ortadan kalktığında, kulakta tespit edilmiş refleks noktalarına takılan akupunktur iğneleri veya lazer akupunktur, bu sinir uçlarını uyararak endorfinlerin salınmasını sağlıyor. Bu da kişinin sakinleşmesine, keyif ve huzur bulmasını sağlar. Aynı zamanda, gerginlik, sinirlilik, uyku kalitesinin bozulması, yorgunluk, dilde ve başta uyuşma, boşluk hissi, konsantrasyon azlığı, dikkat eksikliği, baş ağrısı, ishal veya kabızlık ve iştah artışı gibi yoksunluk belirtilerinin azalmasına da yardımcı oluyor. Aslında geçici olan bu belirtiler vücudun kendini onardığına da işaret ediyor. İlk 72 saatte şiddetlenen ve 7-10 gün içinde azalarak ortadan kalkan bu belirtilerin sigarayı bırakmak isteyen herkeste ortaya çıkmayabildiğinin de unutulması gerekiyor.

Kısa Sürede Sonuç Alınabiliyor

Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Akupunktur Uygulama Kliniği’nde, sigara bırakma tedavisinde, kulak ve vücut akupunkturu uyguladıklarını belirten Dr. Berna Atay, tedaviyle ilgili şunları anlatıyor:

“Uygulamada, sigara içicileri son 10–12 saat hiç sigara içmeden Akupunktur Uygulama Kliniği’ne başvurmaları gerekiyor. Üst üste üç gün akupunktur uygulanıyor hatta çoğunlukla üçüncü seansa gerek kalmayabiliyor. Kişide doğal olarak var olan serotonin salgısını aktif hale getirecek frekans uygulaması ve oksijen terapisi yapıyoruz. Akupunktur sayesinde salgılanan serotonin ve endorfin,  nikotin isteğinin ortadan kalkmasını sağıyor. Böylece ilk sigarasız günler, yani sigarayı bırakırken en kritik zaman dilimi olarak kabul edilen ilk 3 gün konforlu geçiyor. Bu kritik 3 günü geçirdikten sonra ihtiyaç duyulursa, bir sonraki hafta da bir veya iki kez akupunktur uygulanabilir. Seans sayısı kişiden kişiye değişebiliyor. Genelde 4 – 6 seans yeterli oluyor.”

Özellikle iğne fobisi olanlarda kişinin stresini daha da artırmamak için sadece lazer akupunktur uygulayabildiklerini söyleyen Dr. Berna Atay, böylece hem akupunkturun etkinliğinin arttığını, hem de iğne fobisi olan ya da iğneyi sevmeyenlere konfor sağladıklarını ifade ediyor. Tedavi süresince kişinin bazı noktalara da dikkat etmesi gerekiyor. Uygulamasının yapıldığı ilk hafta kesinlikle aşırı derecede çay, kahve ve alkol kullanılmaması, çayın açık ve şekersiz içilmesi, tedavi boyunca sıvı tüketiminin en az 2 – 2,5 litre olması da önem taşıyor.

Başarı İçin Kararlılık Şart

Her şeyden önce akupunkturla sigarayı bırakmak isteyen kişilerin kararlı olmalarının önemli olduğunu vurgulayan Dr. Berna Atay, hastaların belirli bir gün tespit edip kendi özgür iradeleriyle bırakmaya karar vermeleri ve bunu gerçekten istemeleri gerektiğini ifade ediyor.

Sigarayı bırakmayla ilgili farklı bir yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et
Yorum bırakmak için tıklayın

Yanıt bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Beslenme

Açken Sinirli Misiniz ?

Ayşenur Servet

Düzenleyen

on

acken sinirli misiniz

AÇKEN SİNİRLİ MİSİNİZ?

Siz de açken sinirli misiniz? Sürekli tatlı yeme ihtiyacı, açlık halinde konsantrasyon güçlüğü, sinirlilik, yemekten 3 -4 saat sonra anormal acıkma ve tatlı isteği gibi şikayetler “Reaktif Hipoglisemi” tehdidi altında olduğunuzun habercisi olabilir. Hatta fazla kilolarınızın sorumlusu da sürekli bir şeyler atıştırmanızdır zaten çoğu zaman. Bunun için insülin ve kan şekeri dengesine ait biraz detay bilgiye ihtiyacınız var.

İnsülin Nedir?

İnsülin, pankreasın beta hücrelerinde üretilen ve kan şekerini düşürmeye yarayan bir hormondur. Yemek ile almış olduğumuz karbonhidratlar, sindirim sistemi tarafından en küçük parçaları olan glukoza (şekere)parçalanırlar. Glukoz, hücrelerin en önemli enerji kaynağıdır. Sindirilerek kana karışan glukoz tarafından uyarılan pankreas, glukozun hücre içine (kas, karaciğer, yağ dokusu) girmesini sağlayan insülin adlı hormonu üretmeye başlar.

Sindirim sonrası insülin ve glukoz damarlarda dolaşmaya başlar. Hücre çeperinde bulunan insülin glukozun hücre içine girmesini sağlar. Bu şekilde glukoz enerji kaynağı olarak kullanılabilir hale gelir. Hücre içine giremediği durumda ise kanda yükselmesi kan şekerinde artış( hiperglisemi) olarak adlandırılır. Kan şekerinde düşme ise bunun tam tersidir.

Hipoglisemi, yani kan şekerinin düşük olması ( hipoglisemi) ı durumu yemek yedikten 2- 5 saat sonra kan şekerinin düşmesi ile kendini gösterir. İki öğün arasında kan şekeri 60- 110 mg/ dl‘ de sabit kalır. Kan şekeri düzeyinin 40 mg/ dl’ nin altına düşmesi hipoglisemi için bir uyarıdır. Kan şekeri normal düzeyin altına düştüğü zaman, enerji üreten hücreler için hemen yeterli miktarda glikoz bulunmaz. Bu durum terleme, hızlı kalp atışı, terleme ve açlık gibi çeşitli durumlara yol açar.

Nadiren bazı insanlarda, reaktif hipoglisemi ortaya çıkar. Miktarca çok yoğun bir öğün tükettikten sonra, bu duruma tepki olarak vücudumuz çok fazla insülin salgılar. Bunun sonucu olarak kan şekeri normalin altına düşer. Bazı otoritelere göre bu durum diyabetin erken belirtisidir. Amaç her ne nedenle olursa olsun kan şekerimizi dengede tutmak olmalıdır. Bu durum mutlaka endokrinoloji uzmanı bir hekime başvurmayı gerektirir. Beslenme yönünden dikkat edilmesi gerekenler ise şöyle özetlenebilir.

Ara öğünlerin düzenli tüketilmesi:

Ana öğünlerde ki besin tüketimini azaltıp ara öğünlere eklenmelidir. Böylece azar azar ve sık beslenilerek kan şekerinin dengede olması sağlanabilir. Ana ve ara öğünler arası en fazla 3 saat olmalıdır. Aksi takdirde, uzun süren açlık durumlarında kan şekeri düşer.

Basit karbonhidrattan komplekse:

Basit karbonhidratlar kan şekerinin daha çabuk yükselip, çok ani düşmesine de neden olacaktır. Komplex karbonhidratlar ise kana daha yavaş geçerek, kan şekerini daha yavaş yükseltip, uzun süre aynı seviyede kalmasını sağlar. Bu nedenlerden dolayı iyi seçim; kompleks karbonhidratlardır. Komplex karbonhidratlara en iyi örnek, bulgur, kepekli ekmek, kuru baklagillerdir.

Posa:

Posa veya diyet lifinin pek çok faydası olduğu bilinmektedir. Reaktif hipoglisemi durumlarında da oldukça faydalıdır. Posa, mide boşalmasını geciktirerek, daha uzun süre tok kalmamızı ve kana şekerin daha uzun sürede geçmesini sağlayarak, kan şekerinin ani pikler yapmasını engelleyerek ve uzun süre aynı seviyede tutar.

Glisemik İndex:

Glisemik index (Gİ), besinlerin kan şekerini yükseltebilme değerini gösterir. Glisemik indeksi düşük besinlerin tüketilmesi bir yaşam tarzı haline getirilmelidir. Böylece kan şekeri düzeni sağlanabilmiş olur. Aşağıda bazı besinlerin glisemik indeks değerleri verilmiştir. Sağlığınız için dengeli ve düzenli beslenmeye çalışırken, glisemik indeksi düşük ve orta seviyedeki besinleri seçmeniz iyi olacaktır.

Bazı besinlerin GI değerleri

Beyaz ekmek                100               Bulgur                          65

Makarna                      66                   Pirinç                           83

Mısır                             87                   Süt ürünleri                   46- 52

Kuru baklagiller          20- 60            Portakal                        59

Yağsız süt                     46                   Tam süt                       43

Yoğurt                          52                   Elma                           53

Dondurma                     52                 Bal                              126

Muz                              84                   Portakal suyu               64

Frukoz                         30                    Glukoz                        138

Okumaya Devam Et

Beslenme

Hindistan Cevizi Yağının 5 Faydası

Ayşenur Servet

Düzenleyen

on

hindistan cevizi yağının 5 faydası
Öncesi1 of 6
Klavye ok tuşlarını kullanabilirsiniz. ( ← | → )

HİNDİSTAN CEVİZİ YAĞININ 5  FAYDASI:

Hindistan cevizi yağı , son yılların mucize besini olarak adlandırılan besinlerden birisi. İçeriğindeki yağ asitleri bileşimleri ile sağlık üzerinde olumlu etkilerinden bahsediliyor. Yapılan araştırmalardan derlediğimiz hindistan cevizi yağının 5 faydası nelermiş bir göz atalım.

Okumaya Devam Et

Beslenme

Ödem Atmanın Yolları

Ayşenur Servet

Düzenleyen

on

ödem atmanın yolları
Öncesi1 of 6
Klavye ok tuşlarını kullanabilirsiniz. ( ← | → )

ÖDEM ATMANIN 5 YOLU
Salamura, konserve, aşırı tuzlu, baharatlı veya yağlı besinlerin tüketilmesi; terleme yoluyla kaybedilen suyun geri alınmaması; ideal kilonun üstünde olan yağ kilogramı ve ve sıcak havanın etkisi gibi birçok faktör vücutta ödem oluşumunda etkilidir. Vücuttaki fazla ödem; kilo artışına, şişlik, hareket azlığı gibi fiziksel sorunlara neden olabilir. Peki ödem atmanın yolları nelerdir? Kısaca özetleyecek olursak vücuttan ödem atımının sağlanması için beslenme düzenine dikkat edilmeli ve fiziksel aktivite artırılmalıdır. 5 maddede ödem atmanın yolları hakkında sizi bilgilendirmeye çalışacağız…

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar

web tasarım
diyetisyen