Bizimle iletişime geçin

Sağlıklı Yaşam

Sağlıklı Saçların Formülü Beslenmede Saklı

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Sağlıklı Saçların Formülü Beslenmede Saklı

Işıl ışıl parlayan, gür ve sağlıklı saçlar herkesin hayali kuşkusuz. Ancak saçlar, kimi zaman çeşitli hastalıklar, kimi zamansa yetersiz beslenmeden dolayı dökülüyor, mat, cansız, kuru ve kırılgan bir görünüm alıyor. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayça Güleryüz, sağlıklı saçların formülü beslenmede saklı diyor, işte önerileri…

Somon

Omega-3 yağ asitleri vücudumuzun yapamadığı önemli yağlardır ve bu nedenle diyetimizden elde edilmeleri gerekiyor. Bu esansiyel yağ asitlerinden yeterince almak kuru saç derisinin önlenmesine, saçlarınızın uzamasına ve parlamasına yardımcı olabilir.

Somon ve diğer yağlı balıkları haftada en az iki kez yemek, sağlıklı bir Omega- 3 dozu sağlayacaktır.

Tatlı Renklı Bıber

Tatlı biberler, saç uzamasına yardımcı olabilecek mükemmel bir C vitamini kaynağıdır. Vitamin C, saç tellerini güçlendirmeye yardımcı olan kollajen üretimini teşvik eder. Ayrıca saç tellerini ve saç derisini oksidatif strese karşı koruyabilen güçlü bir antioksidandır.

Avokado

Avokado, besleyici ve mükemmel bir sağlıklı yağ kaynağıdır.

Bunun yanı sıra saç uzamasını artırabilen E vitaminini yüksek oranda içerir.

Bir orta avokado (yaklaşık 200 gram) günlük E vitamini ihtiyacınızın yüzde 21’ini sağlar.

C vitamini gibi, E vitamini de serbest radikalleri etkisiz hale getirerek oksidatif stres ile mücadeleye yardımcı olan bir antioksidandır.

Kırmızı Et

Saçın yapı taşı protein olduğu için, diyetinizde yeterli protein alımını sağlamanız gerekir.

Aksi halde saçınızın kuru, kırılgan ve zayıf olması muhtemeldir.

Kırmızı et iyi bir protein kaynağıdır. Ayrıca çinko, selenyum ve demir mineralleri açısından da oldukça zengindir.

Demir, kırmızı kan hücrelerinin saç kökleri de dahil olmak üzere vücuttaki tüm hücrelere oksijen vermesine yardımcı olur.

Bal Kabağı

Sebum kıllarımızdaki yağ bezlerinin oluşturduğu yağlı bir madde ve sağlıklı bir saç derisi için doğal bir saç kremi sağlar.

Sebum yapmak için de vücudun A vitaminine ihtiyacı vardır. Bu yüzden bal kabağı, havuç ve tatlı patates gibi sebzeleri beslenmenize dahil edin.

Badem

Badem, saç büyümesini arttırabilecek çeşitli besin öğeleri açısından oldukça zengindir.

Özellikle biotin gibi B vitaminleri, E vitamini, çinko, selenyum ve esansiyel yağ asitleri içerir.

Badem bitkisel protein kaynağı olarak kabul edilir. Bu nedenle badem tüketmeye özen göstermek saçınızı güçlendirmeye yardımcı olur. Ancak bademi çiğ olarak tüketmelisiniz.

Yumurta

Yumurta, saç sağlığı ve büyümesi için önemli olan protein ve biyotin için çok iyi bir kaynak. Biotin, keratin adı verilen bir saç proteininin üretimi için esastır, bu yüzden biotin saç büyümesi için sıklıkla saç ürünlerinin içerisinde kullanılıyor. Yumurta, ayrıca harika bir çinko ve selenyum kaynağı.

Su Tüketimini İhmal Etmeyin

Su, tüm vücut hücreleri için hayati önem taşıyor. Saçlarda kuruluk ve kırılmayı önlemek, saç diplerinin nemli kalmasını sağlamak için bol bol su içmeye dikkat etmelisiniz. Salatalık ve yeşillikler gibi su bakımından zengin sebzeleri düzenli olarak tüketmek de vücudunuza su takviyesine yardımcı oluyor.

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et
Yorum bırakmak için tıklayın

Yanıt bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sağlıklı Yaşam

Sahurda Tok Tutan Yiyecekler

Ayşenur Servet

Düzenleyen

on

Sahurda Tok Tutan Yiyecekler

Sahur ve iftar arasının çok uzun olması, Ramazanın yaz ayına denk gelmesiyle artan sıcaklıklarla beraber de vücut terlemeyle beraber, vücut su ve mineral kaybediyor. Doğal olarak bizim suyumuzu mutlaka Ramazan’da da düzenli içmemiz gerekiyor. Günlük en az 2-2,5 litre suyu iftar ile sahur arasında tüketmenizi öneriyorum.

SAHURDA HAMUR İŞİ VE TATLILARDAN UZAK DURUN

Sahurda çok ağır bir beslenmemelisiniz. Yapılan en büyük yanlışlar, toplum olarak hamur işi ve tatlılar tüketmemiz. Hamur işi ve tatlılar tükettiğimizde kan şekerimiz hızlı yükselip, hızlı düşüyor. Doğal olarak da daha çabuk acıkabiliyoruz. Kısa bir kahvaltıyla, peynir, yumurta, süt gibi besinler tüketebiliriz. Bu sayede daha tahammüllü oruç tutmuş oluruz.

TOK TUTACAK YİYECEKLERİN BAŞINDA YUMURTA GELİYOR

Sahurda tok tutacak yiyeceklerin başında yumurtanın gelir. Mutlaka sahurda yumurta tüketmenizi istiyorum, haşlanmış olabilir. Bir diğeri kuru baklagiller, kuru baklagiller lif içeriği yüksek olduğu için tok tutmanızı sağlayacaktır.

SAHURDA ZEYTİN VE SUCUK’TAN UZAK DURUN!

Uzun oruç saatleri sonucu vücudumuzun ihtiyacı olan suyu yeteri miktarda alamıyoruz. Bu durumda fazla miktarda su ihtiyacını ortaya çıkarabilecek besinlerden uzak durulması en doğru seçim olacaktır. Bu nedenle sahurda tüketeceğiniz besinlere ekstra dikkat etmelisiniz. Eğer çok tuzlu içeriği olan besinleri veya baharatlı besinleri tüketmeyi tercih ederseniz gün içerisinde suya olan eğiliminiz artacaktır. Bu durumda ramazanın çok daha zor geçmesine neden olabilir. Sahurda genel olarak pratik olması nedeni ile kahvaltı tercih edilmektedir.

Özellikle protein içeriği yüksek olan yumurta, peynir ve yoğurt gibi besinlerin tercih edilmesi ayrıca domates, salatalık ve yeşillik tüketilmesinin de hem tokluk hem de su ihtiyacını gidererek gününüzün daha rahat geçirmenizi sağlar.

Özellikle içerisinde yoğun miktarda tuz ve baharat bulunan sucuk ile tuz içeriği yüksek olan zeytinin sahurda bulunması su ihtiyacını arttıracağı için sahurda kesinlikle tüketilmemesi gereken besinler olarak düşünülebilir. Zeytini sadece tuzsuz olanlarını dilerseniz tercih edebilirsiniz.

SAHURDA 1 LİTRE SU İÇİN

Su ihtiyacı insanın olmazsa olmazdır. Birçok kişi ramazan ayında açlıktan değil ama susuzluktan dolayı zorlanmaktadır. Bu nedenle sahurda yeterli düzeyde yapılamayan su stoğu gün içerisinde suya olan ihtiyacınızı arttıracaktır. En az yarım litre olması şartı ile en fazla bir litreye yakın su içebilirsiniz. Ama ne kadar fazla su içerseniz için su ihtiyacınız gün içerisinde yine olacaktır. Ayrıca suya ek olarak bol miktarda yeşillik tüketebilirsiniz. Yoğurt, ayran veya cacık gibi hem tok tutan hem de su ihtiyacınızı azaltacak yiyecek ve içeceklerde yine sahurda sizlere alternatif olabilir. Genellikle sorulan sorulardan birisi de “suyu ne zaman içmeliyim”‘dir. Su içmenin herhangi bir zamanı olmamakla birlikte sahur sonrası içilmesi tokluk hissinizin biraz daha yüksek olmasını sağlar. İftardan sahura kadar olan zaman aralığında da vücut fonksiyonlarınızın düzenli çalışması için suyu ihmal etmemelisiniz.

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Sağlıklı Yaşam

Bitkilerin Gücüyle Sağlıklı Yaşamanın Yolları

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Bitkilerin Gücüyle Sağlıklı Yaşamanın Yolları

Sağlıklı yaşlanmanın ilk koşulu sağlıklı yaşamdan geçiyor. Dengeli beslenme, düzenli spor yapma, iyi ve kaliteli uyku düzeni sağlıklı bir yaşlanmayı getiriyor. Ancak bu standartların ömür boyu korunması gerektiğini altını çizen Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Hakan Terekeci, kişinin yaşına, aile geçmişine ve çevresel faktörleri bağlı olarak bazı bitkisel desteklerin de yarar sağlayabileceğini söyledi. Bitkilerin gücünden yararlanarak sağlıklı yaşlanmanın mümkün olduğunu belirterek bazılarını bildiğimiz, bazılarını ise ilk kez duyacağımız önerilerini sıraladı… İşte bitkilerin gücüyle sağlıklı yaşamanın yolları…

GEREKİYORSA ANTİOKSİDAN VE VİTAMİN DESTEĞİ ALIN

Yaşlanmanın da ötesinde birçok kronik hastalığın önlenmesinde ve yavaşlatılmasında antioksidanların desteğine başvurulduğunu söyleyen Doç. Dr. Hakan Terekeci, “ A vitamini, C vitamini, E vitamini, Selenyum gibi bazı vitamin ve mineraller ciddi antioksidan etkiye sahiptir. Ancak vitamin, mineral ve besin desteklerinin mutlaka doktor kontrolünde kullanılması gerekir. Kendi kendine kullanılacak bir takviyenin başka bir ilaç veya başka bir hastalık ile etkileşerek önemli sağlık sorunlarına yol açabileceği unutulmamalıdır.” diye konuştu.

GİNGKO BLOBA İLE YAŞLANMAYI GECİKTİRİN

Doğu tıbbında binlerce yıldır kullanılan Gingko Bloba ağaçlarının 200 milyon yıldan uzun zamandır var olduğu biliniyor. Ömrü 3000 yıla kadar ulaşan bu bitki sağlıklı yaşlanma için doğal bir alternatif olarak değerlendiriliyor. E vitamini açısından da zengin olduğu bilinen Gingko Bloba üzerinde yapılan literatür çalışmaları, düşünme, algılama ve öğrenme ile ilgili problemlerin azaltılmasına ciddi katkıları bulunduğunu gösteriyor. Çay olarak tüketilebileceği gibi hekim kontrolünde olmak üzere ekstre kapsülleri olarak da kullanılabiliyor.

ZERDEÇALLA BAĞIŞIKLIĞINIZI GÜÇLENDİRİN

Özellikle son yıllarda değeri giderek artan zerdeçalın, hafızayı kuvvetlendirerek öğrenme becerisini artırmasının yanısıra unutkanlık, öğrenme güçlüğü gibi sorunların da hafifletilmesinde etkili olduğu belirtiliyor.Güçlü antioksidan özelliği ile birlikte bağışıklık sistemini güçlendirdiği için hastalıklara karşı korunma da yardımcı oluyor. Kilo vermeye ve ödem atmaya da yardımcı olan zerdeçal diyabetin olumsuz etkilerine karşı da savaşmada güçlü bir silah olduğunu anlatan Doç. Dr. Terekeci, “Zerdeçalı ekstre olarak değil de baharat olarak kullanmayı tercih edenler yemeklerin içine koyabilir. Zerdeçal karabiberle kullanıldığında emilimi arttırarak bu etkilerin açığa çıkmasını da kolaylaştırıyor.” dedi

GİNSENGLE ENERJİNİZİ ARTIRIN

Ginsengin antistres özelliğinin yanı sıra sakinleştirici etkiye de sahip olduğunu anlatan Doç. Dr. Hakan Terekeci, “Salisikasit, kafeik asit, A, B1, B2, B12, C ve E vitaminleri içeren ginsengin tansiyonu, şekeri ve kişinin ruh halini düzenleyici etkisi olduğu biliniyor. Bunların yanında son dönemde yapılan çalışmalarda yaşam süresini artırdığı gösterilmiştir. Ginsengin en önemlisi Kırmızı Kore Ginsengi (Panax Ginseng)’nin lokal uygulamalarında UV ışınlarına bağlı yaşlanmada koruyucu etki yaptığı tespit edilmiştir. Yaşlanmayı geciktirmek için uzun süreli olmayan kürler halinde kullanılabilir” diye konuştu.

ADAÇAYI VE BİBERİYE İLE HAFIZANIZI GÜÇLENDİRİN

Ülkemizde sıklıkla karşılaştığımız ve tükettiğimiz adaçayı bitkisinin de hafızanın güçlenmesine, hatırlama yeteneğinin artmasına yardımcı olduğunu belirten Doç. Dr. Hakan Terekeci, şu bilgileri verdi: “Alzheimer ve demans hastalıklarının gelişiminin önlenmesinde büyük etkisi vardır. İçerdiği luteolin ve apigenin gibi antioksidanlar sayesinde de yaşlanmayı geciktirici özelliği bulunur. Hekim kontrolünde olmak kaydıyla piyasa da var olan adaçayı kapsülleri kullanılabileceği gibi yağı da kıymetlidir. Günde 2 bardak çayının tüketilmesi de oldukça faydalıdır.”

Yapılan birçok araştırmaya göre, Türk mutfağında önemli bir yeri olan biberiyenin de hafıza güçlendirici etkisi bulunduğunu belirten Doç. Dr. Terekeci, “Alzheimer ve demans hastalığında bilişsel işlevi artırmaya yardımcı olduğu gözlenmektedir. Tıbbi nane yağının da benzer etkileye yol açtığı bilinmektedir. Nane yağı hafızayı geliştirir ve uyanıklık durumunu artırır” diye konuştu.

MAGNEZYUM EKSİKLİĞİNİ NOHUT İLE YENİN

En sağlıklı ve en yüksek magnezyum kaynaklarından biri olan nohut, magnezyum eksikliğiyle ortaya çıkan sinirsel iletilerin bozulması, kas kramplarının artması halsizlik gibi sorunların ortadan kaldırılmasında önemli bir kaynak olarak gösteriliyor. Magnezyum eksikliği yaşayan bir kişinin magnezyum ilaçları kullanmasındansa haftada 2 kez nohut tüketmesi öneriliyor. Bununla birlikte demansın önlenmesinde orta yaşlardan itibaren haftada 1 kez nohut tüketilmesinin yararlı olduğu biliniyor.

CEVİZ VE KETEN TOHUMUNU MUTFAKTAN EKSİK ETMEYİN

İçerdikleri yüksek Omega 3 yağ asitleri nedeniyle hafızayı güçlendirici etkisiyle de değeri daha da artan ceviz, aynı zamanda kalp-damar sağlığını koruyarak, beynin kanlanmasında da önemli rol oynuyor. Cevizin içerdiği piridoksin (B6) ile de hafıza koruyucu etkisi de bulunuyor. Yine keten tohumu Omega 3 yağ asitleri açısından zengin içeriğe sahiptir. Öğütülüp başta yoğurt olmak üzere yiyeceklerle karıştırılıp tüketilmesi özellikle kan yağları yüksek kişilerde oldukça faydalıdır.

BALIK VE HAYVANSAL GIDALARI MUTLAKA TÜKETİN

Özellikle soğuk deniz balıkları, somon, diğer deniz ürünleri gibi B12’den zengin ürünlerin sağlıklı yaşam ve yaşlanma için mutlaka tüketilmesi gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Hakan Terekeci, şu bilgileri verdi: “B12 vitaminini hayvansal gıdalardan başka bir gıdadan temin etme imkanımız yoktur. Bu nedenle hayvansal gıdaların tüketimi önemlidir. B12 vitamini Nöropatik ağrıların ve Nörodejenerif hastalıkların önlenmesinde önemli bir yere sahiptir.

ANTİOKSİDAN KAYNAĞI OLARAK YABAN MERSİNİNİ UNUTMAYIN

Hızlı öğrenme, daha keskin düşünme ve daha iyi hafıza ile ilgili yapılan çalışmalarda yabanmersini tüketiminin öneminin ortaya konduğunu söyleyen Doç. Dr. Hakan Terekeci, “Ancak piyasada satılan yabanmersini ile karıştırılan ürünlere dikkat etmek gerekir. Kurutulmuş kırmızı meyvelere zaman zaman yabanmersini dendiğini görüyoruz. Gerçek yabanmersini mor renkte, kurutulmuşu ise siyaha yakın bir renkte olmalıdır. Hatta mümkünse taze haliyle tüketilmelidir” diyor.

PAÇA VE İŞKEMBE İLE GÜZELLEŞİN

Sağlıklı beslenme, düzenli bir uyku, yaşlanma karşıtı besin desteklerinin yanı sıra en önemli konulardan biri de cilt ve iskelet bütünlüğünü korumaktan geçiyor. Kollojenden zengin gıdaların alınmasının cilt güzelliğine ciddi oranda katkı sağladığı biliniyor. Kollojenin en yüksek oranda var olduğu hayvansal besin ise paça ve işkembe. Kişinin herhangi bir sağlık problemi yoksa haftada birkaç kez bu ürünleri tüketmesi faydalı bulunuyor. Yüksek kollojen oranı cildin sıkılaşmasını ve eklemlerin esnekliğinin artmasına yardımcı oluyor. Bu tarz sakatatların hazmı zor olduğundan yüksek tansiyon, kalp yetmezliği gibi hastalarda olumsuz etkiler yaratabileceği unutulmamalı ve mutlaka dikkatli tüketilmesi gerekiyor.

BESLENME YÖNTEMLERİNE DİKKAT EDİN

Dengeli beslenme şekli ile vücut için gerekli birçok vitamin ve minerali dengelemenin mümkün olabildiğini hatırlatan İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Hakan Terekeci, “Kişinin herhangi bir sağlık problemi yoksa sebze ve et tüketim dengesini koruyarak, kırmızı ve mor meyveleri tüketmek sağlıklı yaşam için önemlidir. Çilek, yabanmersini, kızılcık, ahududu, böğürtlen gibi kırmızı-mor içerikli meyveler ciddi oranda antioksidan içermektedir. Mevsiminde tüketilecek domateste yüksek oranda, A, C vitamini ve folik asit bulunmaktadır. Ayrıca pişirildiğinde miktarı daha çok artan Likopen ise çok güçlü bir antioksidan olarak kabul edilir.” diye konuştu.

Beslenmede, son günlerde sıklıkla gündeme gelen glutenden de sakınmanın doğru olacağını söyleyen Doç. Dr. Hakan Terekeci şu bilgileri verdi:“Gluten intoleransınız tespit edilmese bile, bu gıdaları tükettikten sonra kendinizi rahatsız hissediyorsanız hayatınızdan gluteni çıkarın. Günümüzde Genetiği ile oynanmış tohumlar yüzünden Glutenin de yapısı değişmiş durumdadır. Bu nedenle, Karabuğday, siyez, karakılçık buğdayı gibi genetiğiyle oynanmamış ülkemize özgü tahılları ve unlarını kullanmak sizi sağlıklı beslenmeye bir adım daha yaklaştıracaktır.”

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Bilinçli hasta

D Vitamini Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Ayşenur Servet

Düzenleyen

on

d vitamini
Öncesi1 of 10
Klavye ok tuşlarını kullanabilirsiniz. ( ← | → )

D Vitamini Hormon mu Vitamin mi?

D vitamini hormon mudur yoksa vitamin midir tartışması süregelen bir tartışma.  Aslında biz vitamin olarak kabul etsek de vücutta sentezlenebilmesi ve kandaki seviyesine göre sentezinin azalıp artması hormon olma özelliği taşıdığını gösteriyor. İster hormon, ister vitamin olsun D vitamini vücudumuz için büyük bir nimettir. Eksikliği bir çok sağlık sorunlarına sebep olabiliyor. Bu sebeple D vitamini seviyesini ölçtürüp gerekiyorsa takviye almak çok önemli.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar

web tasarım
diyetisyen