Sosyal Medya

Gazete Yazıları

Sabah Saatlerindeki Baş Ağrısı Dikkate Alınmalı

Halit Yerebakan

Yayınlanma:

,
sabah saatlerindeki baş ağrısı

İş ve sosyal hayatımızı olumsuz etkileyen baş ağrısının pek çok sebebi olabilir. Uykusuzluk, fazla uyumak veya yüksek tansiyon baş ağrısına neden olur

Düzenli ve yeterli uyku, insan sağlığı için son derece önemlidir. Yeteri kadar ve kaliteli bir uyku uyuyamıyorsanız, takip eden gününüz çok zor geçecek demektir. En yanlış zamanlarda uyuyakalmak, konsantrasyon bozuklukları ve asabiyet; yeteri kadar uyuyamayanların gün boyu yaşadıkları sıkıntılardan sadece birkaçıdır. Uyku bozuklukları; gece uyuyamama, çok uyuma ve gece uyuyamayıp gündüz uyuma olmak üzere üç grupta toplanır. Elbette bu üç grup sadece birer ana başlıktır ve sebepleri birbirinden çok farklı olabilir. Uyku bozukluklarında en sık şikayet edilen konu, sabah saatlerindeki baş ağrısı.
Baş ağrısı sosyal hayatı etkileyen rahatsızlıklardan biridir. Öyle ki bazen ilaçlarla dahi önlenemeyebilir. Dikkate alınmaması halinde, migren başta olmak üzere pek çok hastalığı beraberinde getirebilir.

Özellikle sabahları baş ağrısıyla uyanıyor ya da uyandıktan çok kısa bir süre sonra başınız ağrıyorsa, nedenlerine bakmak gerekir. Gürültü gibi kontrolünüz altında olmayan etkenler ağrınızı tetikleyebileceği gibi fizyolojik tetikleyiciler de baş ağrısına sebep olabilir.

UYKUSUZLUK

Vücudunuzun günlük işlevlerini yerine getirebilmesi için ortalama yedi-sekiz saat uyumanız gereklidir. Bu saat aralığından daha az uyuduğunuzda, vücudunuz panik moduna geçmeye başlar. Biyolojik saatinizin normal seyrinden daha aza indirilmesi; kalp atış hızının artmasına, yüksek tansiyona ve strese neden olabilir. Tüm bu etkenler baş ağrısını tetikleyebilir. Bazı hafif ağrı kesiciler ağrınızı hafifletmenize yardımcı olabilir. Fakat ağrı kesiciler, ağrınızı hafifletebileceği gibi yan etkilere de neden olabilir. Ağrı kesiciyi ise aç karınla almamalısınız. İlaçların açken alınması midede ciddi sorunlara yol açabilir. Ağrı kesiciye rağmen hâlâ kötü hissediyorsanız, 20-30 dakikalık şekerleme yapın. Şekerleme yaparken saat kurmanızda fayda var.

Yarım saatten fazla yapılan şekerlemeler baş ağrınızın şiddetlenmesine neden olabilir.

ÇOK UYUMAK

Uykusuz kalmak gibi gereğinden fazla uyumak da baş ağrısını tetikleyici nedenlerden biridir. Yapılan araştırmalara göre dokuz saatten fazla uyumak, beyindeki serotonin hormonunu düzeyinde düşüşe neden oluyor. Düşük serotonin ise beyindeki kan akışı hızını yavaşlatarak baş ağrısını tetikliyor. Bu tip baş ağrısı en çok hafta sonu kendini gösterir. Çünkü hafta sonu, hafta içi olduğundan daha fazla uyuma eğilimi içinde oluruz. Pazartesi sendromunun da en önemli sebeplerinden biri hafta sonu uyku düzeninin bozulmasıyla birlikte, pazartesi gününe adapte olamamaktır. Hafta içi olduğu gibi hafta sonunda da alarm kurulmalıdır. Hafta içi erken saatte uyanıyorsanız hafta sonu uyanma saatinizi sadece bir saat erteleyin.

ENDORFİN (MUTLULUK) HORMONU

Endorfin seviyesinin düşük olması, serotonin gibi beyindeki kan damarlarının daralmasına neden olan diğer nörotransmitter düzeylerini etkileyebilir. Dallas’ta bulunan Migren Yardım Merkezi’nin araştırmalarına göre; sabahın erken saatlerinde endorfin hormonu düşük düzeydedir.

Depresyon, kaygı ve stres gibi etkenler endorfin düzeylerinin normalin altına düşmesine sebep olur. Özellikle yaz aylarında muz, çilek, üzüm, dondurma tüketiminiz endorfin hormonunuzu artırır. Bu meyvelerin yanı sıra kabuklu yemişler ve bir miktar bitter çikolata, endorfin hormonunuzun yükselmesine yardımcı olur.

ALKOL TÜKETİMİ

Alkol beyne giden kan hacmini azaltır ve bu durum uykunuzu alamamanıza sebep olur. Yapılan araştırmalara göre alkol, hiçbir besin maddesi içermez. Hatta alkol tüketimi, vücudunuzda oksijen taşımaya yardımcı sağlıklı besin ögelerinin eksikliğine sebep olarak besin değerlerinize de zarar verir. Alkol özellikle cildiniz ve vücudunuz için son derece önemli bir antioksidan olan ve yeni hücrelerin üretilmesinde hayati önem taşıyan A vitamini düzeyini de negatif etkiler. A vitamini, kolajen üretimi için de çok önemlidir.
Kolajen miktarındaki azalmalar, derinizin elastikiyetini kaybetmesine sebep olur.
Fazla alkol tüketmek, kolajen kaybını hızlandırarak elastikiyette azalmaya yol açtığından yaşlanma sürecini hızlandırır.

SİNÜZİT

Kulak burun boğaz uzmanlarının alanına giren ve -genelde- cerrahi yöntemlerle tedavi edilen bazı rahatsızlıklar vardır ki, bunlar da uyku bozukluklarına yol açabilir. Alerjik nezle, burun kemiği eğrilikleri, sinüzit, yumuşak damak, küçük dilin normalden fazla büyümesi veya sarkması ve çenedeki yapısal anormallikler; horlama ve uyku esnasında solunum problemleri yaşanmasına sebep olabilir. ‘Sadece horluyorum, bunda ne var’ demeyin; altta ciddi sebepler yatabilir.

UYKU APNESİ

Son yıllarda sıkça karşılaşılan Obstrüktif Uyku Apne Sendromu, halk arasında bilinen adıyla uyku apnesi; uykuda ani ölümle bile sonuçlanabilen ciddi bir rahatsızlıktır. En önemli belirtisi gürültülü horlamadır. Uyku apnesi olan kişiler, gece boyunca solunum durması ile karşılaşırlar. Uyku apnesinin tedavisi kadar doğru teşhis edilmesi de son derece önemli. Günümüzde, uyku bozuklukları alanında uzmanlaşmış merkezlere başvurulması, şüphe duyanların ilk yapması gereken şeydir.

TANSİYON

Yüksek kan basıncının neden olduğu yüksek tansiyon, baş ağrısı tetikleyicilerindendir. Pek çoğumuz baş ağrısının bu basınçtan kaynaklı olduğunu bilemeyiz. Çünkü baş ağrısından başka bir semptom görülmez. Özellikle sabahları sık sık baş ağrısı çekiyor ve bunu açıklayamıyorsanız mutlaka doktorunuza görünmelisiniz. Doktorunuz size diyet ve egzersiz gibi yaşam tarzı değişiklikleri önerebilir.

ANTİDEPRESAN VEYA TERAPİ ÖNERİLİR

Depresyona bağlı baş ağrısı, günün her saatinde olabilir. Bunun nedeni depresyonun serotonin hormonunun daha düşük seviyeleri ile ilişkili olmasıdır. Depresyonda olabileceğinizi düşünüyorsanız, doktorunuzla konuşun. Antidepressanlar veya terapi, normal uyku düzeninize geri dönmenize yardımcı olabilir.

KAHVALTIDAN SONRA ŞEKERSİZ TÜRK KAHVESİ

Kafein, sinir sisteminizi uyaran hafif bir ilaçtır. Son tüketilen kahvenin üzerinden 12-24 saat geçmesi, kafein tüketicileri için düzenli olarak baş ağrısıyla uyanma sorununa neden olabilir. Kafein çekilmesi aniden beyninizdeki kan damarlarının genişlemesine yol açar. Sonuç olarak, beyninize yoğun kan akışı sağlanır, bu da baş ağrısına sebep olur. Ayrıca tüm bu süreç beyninizdeki ağrı merkezlerini tetikleyen sinir uçlarını tahriş edebilir. Uyandıktan hemen sonra kahve içmek yerine kahvaltıdan sonra bir fincan şekersiz Türk kahvesi tüketebilirsiniz. Yapılan araştırmalar, Türk kahvesinin iştahı kestiğini gösterdi. Günde bir fincan Türk kahvesini yanında bol su ile içerseniz, kahvenin idrar söktürücü etkisini de tetiklemiş olursunuz.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Devamını Oku
Yorum Yaz

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Aile Sağlığı

Ramazan Ayında Sıkça Sorulan Sorular

Halit Yerebakan

Yayınlanma:

,

ramazan ayında sıkça sorulan sorular

Uzun saatler süren açlık tüm vücudunuzu olduğu gibi bağırsaklarınızı da etkiler. İftar ve sahurda yenen birer kase yoğurt hem tok tutar, hem de sağlığı korur. Bu haftaki yazımda, ramazan Ayında sıkça sorulan sorular ve bunların cevapları ile karşınızdayım.

Ramazan ayında sahurda hangi gıdaları tüketirsek uzun süre tok kalır ve daha az susarız?

Karbonhidratlar yani nişastalı tüm gıdalar hızlı tokluğa ve erken açlığa sebep olurlar. Ramazan ayında dengeyi iyi korumak kaydı ile uzun dönem tokluk hissi oluşturan proteinden zengin beslenmek önemli. Yani süt ve süt ürünleri başta olmak üzere, et ve diğer proteinli gıdaları tüketmek gerekir. Yalnız burada ciddi bir problem de var, proteinli gıdaların azot yükü fazla olduğundan fazlası böbreklere zararlıdır. Bu azot yükünü yıkayabilmek adına su tüketimi de protein tüketiminin artırıldığı gibi artırılmalı. Tavsiyem, iftarı; bir kase yoğurt, bir kase çorba, belki biraz süt ile geçiştirip en az 30-45 dakika ara verdikten sonra normal yemek ihtiyacınızı karşılayın. Yemek seçimleri düzgün olduğu sürece ne açlık hissedersiniz ne de kısa süreli yemenin rahatsızlığını. Fazla tuzlu ve baharatlı gıdalardan ve tabii ki reflüsü olanlar başta olmak üzere kızartma ürünlerinden uzak durmak lazım. Bu gıdalar size aşırı derecede susama etkisi yapacaktır.

BAKTERİLER HASTALIKLARA SEBEP OLUR 

Ramazan yaklaşık 18 saat aç kalıyoruz. İftarda bu açlığı rahat ve sağlıklı bir şekilde bastırmak için hangi gıdalar soframızda olmalı?
Süt ürünleri sindirim sisteminizi rahatlatır, tok tutar ve daha az susatır. İftarda ve sahurda birer kase olmak üzere iki porsiyon yoğurt yemenizi şiddetle öneririm. Yoğurdun bilimsel olarak günlük kalori ihtiyacını 500 kalori dolayında azalttığı kanıtlanmıştır. Bedeninizi oruca göre programlar, ayrıca susuzluğu önler ve bağırsaklarınızın daha sağlıklı halde kalmasını sağlar. Uzun süreli açlık bağırsak sisteminde duraksama veya yavaşlamaya sebep olur, içindeki dışkı akımı azalan bağırsaklarda bakteri yükü artar ve bu bakteriler hastalıklara sebep olabilir. Bunu da en iyi dengeleyen gıda yoğurttur. Unutmayın ki Kral 1. Fransuva enfektif ishal olduğunda muhteşem yüzyılın padişahı Kanuni kendisine bir doktor göndermiş ve o doktor Fransuva’yı yoğurt ile tedavi etmiştir. Benim de bu yıl Ramazan ayında favori gıdam yoğurt olacak.

 İftar ve sahur arasında tatlı ihtiyacını gidermek için ne tür tatlıları önerirsiniz? Tatlandırıcı ile güllaç yapılabilir mi?
Tatlı bir insan için gereklilik değildir ama psikolojisi için olmazsa olmaz bir besindir. Karbonhidrattan yoksun beslenen kişilerde depresyon eğilimi olduğu görülmüştür. Buna rağmen ben özellikle Ramazan sofralarında hali hazırda bulunan karbonhidratlı yani nişastalı gıdalar sebebi ile bir de yemek sonrasında tatlı yenmesine karşıyım. Yediğiniz tatlılar zor dengede duran sistemde ani kan şekeri yükselmeleri ile hormon dengenizi de bozar. Sonuçta tatlı, Ramazan ayında kilo almak ve yorgunluk kaynağı diyebiliriz. Tatlandırıcı konusuna gelince; ben tatlandırıcı taraftarı bir hekim değilim. Her ne kadar bitkisel olanları olsa da, ben tatlandırıcılara şüpheli yaklaşıyorum. Tatlandırıcı yerine agave şurubu ile yapılan tatlılar tercih edilebilir.

 Sahurda ya da iftarda bitki çayı tüketilmesini önerir misiniz? Hangi çaylar tüketilmeli?
Ben bitki çayından önce sağlık için de normal bildiğiniz siyah çayı öneriyorum. Tabii ki bir de yeşil çay. Bitki çaylarından ziyade siyah çayın olağanüstü faydalarından yararlanmak adına ve bitki çaylarından destek almak için karışım yapabilirsiniz. Örneğin taze nane yaprakları siyah çayın içinde hem mükemmel bir lezzet oluşturur, hem de sindirimi kolaylaştırır. Diğer yandan lavanta veya adaçayı da kullanılabilir.

Şarküteri ürünlerinden uzak durun

İftar ve sahurda uzak durulması gereken gıdalar neler?
İftar ve sahurda baharatlı ürünler, hazır gıdalar, şarküteri etleri ve diğer tuzlu ürünlerden uzak durmak gerekir. Ambalajlanmış gıdaların hepsinde çeşitli kimyasallar var ve bu kimyasallar leptin hormonunuzu kilitler, insülin hormonunuzun çalışmasını engeller ve sisteminizi bloke eder. Size açlık olarak geri dönmez ama zaten bedensel sisteminizi düzene koymak için tutulan orucun etkisini zararlı hale getirirler. Baharatlı ve tuzlu gıdalar aşırı susamaya yol açar, şarküteri etleri ise gizli tuz içerirler.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Devamını Oku...

Beslenme

Ramazanda Su Tüketimi

Halit Yerebakan

Yayınlanma:

,

Ramazanda Su Tüketimi

Ramazanda su alabileceğiniz zaman kısıtlı olsa da tüketilen toplam sıvının zamana yayılması gerekir. Ayrıca uzun boylu ve aşırı kiloluysanız, normale oranla daha da çok su tüketmelisiniz.

Zararlı toksinlerden bedeni arındırmak için yapılan detoks uygulamaları yüzyıllardır çeşitli sebeplerle tavsiye edilmektedir. Hipokrat, daha sağlıklı olmak için, bugüne kadar gelmiş birçok din de ruhu temizlemek için oruç tutmayı önermiştir. Daha çok dini değerler ile ilişkili olmakla beraber günümüzde dini sebeplerden bağımsız olarak da oruç tutanların sayısı giderek artmaktadır. Şeker, yani glikoz, bedenimizin temel yakıtıdır. Aynızamanda beyin fonksiyonları açısından da gereklidir. Dört-sekiz saat süreyle bedenimiz için gerekli yakıtı alamadığımız oruç hallerinde vücudumuz, karaciğerde glikojen olarak depolanmış glikozu tüketmeye başlar. Glikojenin kullanılabilir yakıt haline dönüşmesine glikogenoliz adı verilir. Glikogenoliz sırasında gıdalarla alınan proteinin de bir miktarı kullanılır. Bu şekilde elde edilen yakıt 12 saat boyunca yeterli olur. Dolayısıyla sahur esnasında yediğimiz basit ve kompleks karbonhidratlar, ilk sekiz saat tok kalmanızı sağlayabilirler. Sekizinci saatin ardından sahurda alınan protein; karaciğer depolarıyla beraber uzun etkili yakıta dönüşerek 12 saat süren ilave destek sağlar. Dolayısıyla düzgün bir sahur öğünü ile sağlıklı bireyler, 18 saat süreyle herhangi bir sağlık sorunu yaşamadan oruç tutabilirler.

SON ANDA 1 LİTRE SU İÇMEYİN

Oruç tutarken su alabileceğiniz zaman kısıtlı olsa da tüketilen toplam sıvının zamana yayılması gerekmektedir. Dolayısıyla son anda ‘1 litre su içeyim, bana yeter’ demek sakıncalı olacaktır. Bu şekilde tüketilen sıvı hemen idrara dönüştürülür ve gün boyunca ihtiyacınız olacak sıvı rezervini tehlikeye sokar. Dikkat etmeniz gereken bir diğer detay ise; ne kadar uzun boylu veya kilolu iseniz, o kadar fazla oranda su içmeniz gerektiğidir.

İFTARDA 45 DAKİKA ARA VERİN

Karbonhidratlar yani nişastalı tüm gıdalar hızlı tokluğa ve erken açlığa sebep olurlar. Ramazan ayında dengeyi iyi korumak kaydı ile uzun dönem tokluk hissi oluşturan proteinden zengin beslenmek çok önemli. Süt ve süt ürünleri başta olmak üzere, et ve diğer proteinli gıdaları tüketin. İftarı; bir kase yoğurt, bir kase çorba, belki biraz süt ile geçiştirip en az 30-45 dakika ara verdikten sonra normal yemek ihtiyacınızı karşılayın. Fazla tuzlu ve baharatlı gıdalardan (reflüsü olanlar başta olmak üzere), kızartma ürünlerinden uzak durmak gerekir. Bu gıdalar, aşırı derecede susamanıza sebep olacaktır. Süt ürünleri sindirim sisteminizi rahatlatır, tok tutar ve daha az susatır. İftarda ve sahurda birer kase olmak üzere iki porsiyon yoğurt yemenizi şiddetle öneririm. Bedeninizi oruca göre programlar, ayrıca susuzluğu önler ve bağırsaklarınızın daha sağlıklı olmasını sağlar. Uzun süreli açlık; bağırsak sisteminde duraksama veya yavaşlamaya sebep olur, içindeki dışkı akımı azalan bağırsaklarda bakteri yükü artar ve bu bakteriler hastalıklara sebep olabilir. Bunu da en iyi dengeleyen gıda yoğurttur. Ramazan ayında yediğiniz tatlılar, zaten oruç tutmanız sebebiyle dengede durmakta zorlanan sistemde ani kan şekeri yükselmeleri ile hormon dengenizin de bozulmasına sebep olur. Tatlı, Ramazan ayında kilo almanıza sebep olmanın dışında bir de yorgunluk kaynağıdır.

RAMAZAN AYINI RAHAT GEÇİREBİLMEK İÇİN ÖNERİLER

Su ihtiyacının daha da arttığı bu dönemlerde halsizlik, baş dönmesi, dikkat dağınıklığı gibi etkileri önleyebilmek için iftarla sahur arasında kişiden kişiye değişen fakat ortalama 2-2.5 litre olan su ihtiyacını mutlaka karşılamak gerekir. Hafif beslenerek geçirdiğiniz iftarla sahur arasına iki ara öğün ekleyerek rahatsız olmadan oruç tutmak mümkün. Böylece normal günlerde alıştığınız dört öğün beslenme düzenini de yakalamış olursunuz. Bu durum, yavaşlayan metabolizmayı biraz daha hızlandırmanıza yardımcı olacaktır. 18 saat gibi uzun süreli bir açlık sonrası kan şekeri düşeceğinden iftar saatinde karbonhidrat ağırlıklı besinlere yönelim ve tüketilen miktarlar normalden fazla olacaktır.

İftarda bir çorbayla orucu açıp 30-45 dakika bekledikten sonra ana öğüne geçmek hem tokluk hissetmek, hem de fazla tüketimi engellemek açısından faydalı olacaktır. Sahurda tuzlu, yağlı ve unlu gıdalardan uzak durmak gün içindeki su isteğinizi azaltacaktır. Bu beslenme şekli, normal zamanlarda da uymanız gereken bir sistemi ifade eder. Sahuru kahvaltı gibi düşünebilirsiniz. Besin kalitesi yüksek yumurta, peynir, kepekli ekmek tüketmek; midede sindirimleri geç olduğundan açlık hissinizi azaltacaktır. Bu gruba bir porsiyon ölçüsünde yağlı tohumlar (fındık, ceviz, badem vb.) da ekleyebilirsiniz. Bu besinlerde tok kalmanıza yardımcı olacaktır. Özellikle sahurda bir kase yoğurt yemenizi de şiddetle tavsiye ediyorum. Yoğurt adeta mucizevi bir besindir ve faydaları hakkında kaleme aldığım yazıma arşivden ulaşabilirsiniz. Besin tüketiminin azalmasına bağlı olarak karşılaşılan kabızlık sorununu önlemek adına sahurda ve iftarla sahur arasında yapacağınız ara öğünlerde kuru meyve ya da meyve tercih edebilirsiniz. Su da bu süreçte önemli besin öğelerinden bir tanesidir. Liften zengin beslenmek, bağırsak sisteminin düzenli çalışması için son derece önemlidir. Bu sebeple sahur ve iftar öğünlerine liften zengin gıdaları eklemelisiniz.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Devamını Oku...

Aile Sağlığı

Ramazanda Beslenme

Halit Yerebakan

Yayınlanma:

,

ramazanda beslenme

Ramazanda beslenme sağlığımız açısından önemli bir konu.Ramazan’da kızartmalardan, tatlılardan, tuzlu ve baharatlı gıdalardan uzak durmak gerekiyor. Yoğurt ise hem tok tutuyor, hem de sağlığı koruyor.

Oruç tutarken tüm beslenme düzenimiz değişir. Özellikle uzun yaz günlerinde oruç tutuyorsanız, sadece iki öğünle sınırlı sofralarınızı doğru gıdalarla doldurmalısınız. Sağlık bilinciyle donattığınız sofralar sayesinde hem acıkmadan oruç tutabilir, hem de orucun faydalarından maksimum ölçüde yararlanabilirsiniz.

SU TÜKETİMİNİ ARTIRIN

Karbonhidratlar yani nişastalı tüm gıdalar hızlı tokluğa ve erken açlığa sebep olur. Ramazan ayında dengeyi iyi korumak kaydı ile uzun dönem tokluk hissi oluşturan proteinden zengin beslenmek çok önemli. Süt ve süt ürünleri başta olmak üzere, et ve diğer proteinli gıdaları tüketin. Ancak proteinli gıdaların azot yükü fazla olduğundan aşırısı böbreklere zararlıdır. Bu azot yükünü yıkayabilmek için su tüketimi de protein tüketimi gibi artırılmalıdır. İftarı; bir kase yoğurt, bir kase çorba, belki biraz süt ile geçiştirip en az 30-45 dakika ara verdikten sonra normal yemek ihtiyacınızı karşılayın. Yemek seçimleri düzgün olduğu sürece ne açlık hissedersiniz, ne de kısa sürede hızlı yemek yemenin rahatsızlığını.

Fazla tuzlu ve baharatlı gıdalardan (reflüsü olanlar başta olmak üzere), kızartmalardan uzak durmak gerekir. Bu gıdalar, aşırı derecede susamanıza sebep olacaktır. Uzun saatler süren açlık tüm vücudunuzu olduğu gibi bağırsaklarınızı da etkiler. İftar ve sahurda yenen birer kase yoğurt hem tok tutar, hem de sağlığı korur. Süt ürünleri sindirim sisteminizi rahatlatır, tok tutar ve daha az susatır. Yoğurdun bilimsel olarak günlük kalori ihtiyacını 500 kalori civarında azalttığı kanıtlanmıştır. Bedeninizi oruca göre programlar, susuzluğu önler ve bağırsaklarınızın daha sağlıklı olmasını sağlar. Uzun süreli açlık, bağırsak sisteminde duraksama veya yavaşlamaya sebep olur, içindeki dışkı akımı azalan bağırsaklarda bakteri yükü artar ve bu bakteriler hastalıklara sebep olabilir. Bunu da en iyi dengeleyen gıda yoğurttur.

NANE YAPRAĞI KULLANIN

Bitki çaylarından ziyade siyah çayın olağanüstü faydalarından bahsettiğim yazıma arşivden ulaşabilirsiniz. Hem Ramazan boyunca, hem de normal yaşantınızda bitki çaylarını, siyah çayınıza aroma katmak için kullanabilirsiniz. Örneğin taze nane yaprakları siyah çayın içinde hem mükemmel bir lezzet oluşturur, hem de sindirimi kolaylaştırır. Lavanta veya adaçayı da kullanılabilir.

TATLANDIRICI YERİNE HURMA ŞURUBU

Yediğiniz tatlılar, oruç tutmanız sebebiyle dengede durmakta zorlanan sistemde ani kan şekeri yükselmeleri ile hormon dengenizin de bozulmasına sebep olur. Tatlı, Ramazan ayında kilo almanıza sebep olmanın dışında bir de yorgunluk kaynağıdır. Her ne kadar bitkisel olanları olsa da, ben tatlandırıcılara şüpheli yaklaşıyorum. Tatlandırıcı yerine hurma şurubu tercih edilebilir.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Devamını Oku...

Öne Çıkanlar

www.dryerebakan.com Sadece bilgilendirme ve sağlık bilgilerinin eğlenceli olarak aktarılmasını amaçlamaktadır, teşhis veya tedavi için bir alternatifi değildir. Doktorunuz yerine geçmeyi yada Doktorunuzun size uyguladığı tedavi yerine geçmeyi hedeflememektedir. Web sitesi içeriğinden dolaşan tüm kullanıcılar, Kullanım Koşulları ve Gizlilik Kurallarını otomatik olarak kabul etmiş sayılır.

İletişim: info@dryerebakan.com

Copyright © 2017 DrYerebakan.com.