Bizimle iletişime geçin

Beslenme

Ramazanda Su Tüketimi

Halit Yerebakan

Düzenleyen

on

Ramazanda Su Tüketimi

Ramazanda su alabileceğiniz zaman kısıtlı olsa da tüketilen toplam sıvının zamana yayılması gerekir. Ayrıca uzun boylu ve aşırı kiloluysanız, normale oranla daha da çok su tüketmelisiniz.

Zararlı toksinlerden bedeni arındırmak için yapılan detoks uygulamaları yüzyıllardır çeşitli sebeplerle tavsiye edilmektedir. Hipokrat, daha sağlıklı olmak için, bugüne kadar gelmiş birçok din de ruhu temizlemek için oruç tutmayı önermiştir. Daha çok dini değerler ile ilişkili olmakla beraber günümüzde dini sebeplerden bağımsız olarak da oruç tutanların sayısı giderek artmaktadır. Şeker, yani glikoz, bedenimizin temel yakıtıdır. Aynızamanda beyin fonksiyonları açısından da gereklidir. Dört-sekiz saat süreyle bedenimiz için gerekli yakıtı alamadığımız oruç hallerinde vücudumuz, karaciğerde glikojen olarak depolanmış glikozu tüketmeye başlar. Glikojenin kullanılabilir yakıt haline dönüşmesine glikogenoliz adı verilir. Glikogenoliz sırasında gıdalarla alınan proteinin de bir miktarı kullanılır. Bu şekilde elde edilen yakıt 12 saat boyunca yeterli olur. Dolayısıyla sahur esnasında yediğimiz basit ve kompleks karbonhidratlar, ilk sekiz saat tok kalmanızı sağlayabilirler. Sekizinci saatin ardından sahurda alınan protein; karaciğer depolarıyla beraber uzun etkili yakıta dönüşerek 12 saat süren ilave destek sağlar. Dolayısıyla düzgün bir sahur öğünü ile sağlıklı bireyler, 18 saat süreyle herhangi bir sağlık sorunu yaşamadan oruç tutabilirler.

SON ANDA 1 LİTRE SU İÇMEYİN

Oruç tutarken su alabileceğiniz zaman kısıtlı olsa da tüketilen toplam sıvının zamana yayılması gerekmektedir. Dolayısıyla son anda ‘1 litre su içeyim, bana yeter’ demek sakıncalı olacaktır. Bu şekilde tüketilen sıvı hemen idrara dönüştürülür ve gün boyunca ihtiyacınız olacak sıvı rezervini tehlikeye sokar. Dikkat etmeniz gereken bir diğer detay ise; ne kadar uzun boylu veya kilolu iseniz, o kadar fazla oranda su içmeniz gerektiğidir.

İFTARDA 45 DAKİKA ARA VERİN

Karbonhidratlar yani nişastalı tüm gıdalar hızlı tokluğa ve erken açlığa sebep olurlar. Ramazan ayında dengeyi iyi korumak kaydı ile uzun dönem tokluk hissi oluşturan proteinden zengin beslenmek çok önemli. Süt ve süt ürünleri başta olmak üzere, et ve diğer proteinli gıdaları tüketin. İftarı; bir kase yoğurt, bir kase çorba, belki biraz süt ile geçiştirip en az 30-45 dakika ara verdikten sonra normal yemek ihtiyacınızı karşılayın. Fazla tuzlu ve baharatlı gıdalardan (reflüsü olanlar başta olmak üzere), kızartma ürünlerinden uzak durmak gerekir. Bu gıdalar, aşırı derecede susamanıza sebep olacaktır. Süt ürünleri sindirim sisteminizi rahatlatır, tok tutar ve daha az susatır. İftarda ve sahurda birer kase olmak üzere iki porsiyon yoğurt yemenizi şiddetle öneririm. Bedeninizi oruca göre programlar, ayrıca susuzluğu önler ve bağırsaklarınızın daha sağlıklı olmasını sağlar. Uzun süreli açlık; bağırsak sisteminde duraksama veya yavaşlamaya sebep olur, içindeki dışkı akımı azalan bağırsaklarda bakteri yükü artar ve bu bakteriler hastalıklara sebep olabilir. Bunu da en iyi dengeleyen gıda yoğurttur. Ramazan ayında yediğiniz tatlılar, zaten oruç tutmanız sebebiyle dengede durmakta zorlanan sistemde ani kan şekeri yükselmeleri ile hormon dengenizin de bozulmasına sebep olur. Tatlı, Ramazan ayında kilo almanıza sebep olmanın dışında bir de yorgunluk kaynağıdır.

RAMAZAN AYINI RAHAT GEÇİREBİLMEK İÇİN ÖNERİLER

Su ihtiyacının daha da arttığı bu dönemlerde halsizlik, baş dönmesi, dikkat dağınıklığı gibi etkileri önleyebilmek için iftarla sahur arasında kişiden kişiye değişen fakat ortalama 2-2.5 litre olan su ihtiyacını mutlaka karşılamak gerekir. Hafif beslenerek geçirdiğiniz iftarla sahur arasına iki ara öğün ekleyerek rahatsız olmadan oruç tutmak mümkün. Böylece normal günlerde alıştığınız dört öğün beslenme düzenini de yakalamış olursunuz. Bu durum, yavaşlayan metabolizmayı biraz daha hızlandırmanıza yardımcı olacaktır. 18 saat gibi uzun süreli bir açlık sonrası kan şekeri düşeceğinden iftar saatinde karbonhidrat ağırlıklı besinlere yönelim ve tüketilen miktarlar normalden fazla olacaktır.

İftarda bir çorbayla orucu açıp 30-45 dakika bekledikten sonra ana öğüne geçmek hem tokluk hissetmek, hem de fazla tüketimi engellemek açısından faydalı olacaktır. Sahurda tuzlu, yağlı ve unlu gıdalardan uzak durmak gün içindeki su isteğinizi azaltacaktır. Bu beslenme şekli, normal zamanlarda da uymanız gereken bir sistemi ifade eder. Sahuru kahvaltı gibi düşünebilirsiniz. Besin kalitesi yüksek yumurta, peynir, kepekli ekmek tüketmek; midede sindirimleri geç olduğundan açlık hissinizi azaltacaktır. Bu gruba bir porsiyon ölçüsünde yağlı tohumlar (fındık, ceviz, badem vb.) da ekleyebilirsiniz. Bu besinlerde tok kalmanıza yardımcı olacaktır. Özellikle sahurda bir kase yoğurt yemenizi de şiddetle tavsiye ediyorum. Yoğurt adeta mucizevi bir besindir ve faydaları hakkında kaleme aldığım yazıma arşivden ulaşabilirsiniz. Besin tüketiminin azalmasına bağlı olarak karşılaşılan kabızlık sorununu önlemek adına sahurda ve iftarla sahur arasında yapacağınız ara öğünlerde kuru meyve ya da meyve tercih edebilirsiniz. Su da bu süreçte önemli besin öğelerinden bir tanesidir. Liften zengin beslenmek, bağırsak sisteminin düzenli çalışması için son derece önemlidir. Bu sebeple sahur ve iftar öğünlerine liften zengin gıdaları eklemelisiniz.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Beslenme

Şimdi Nar Tüketmenin Tam Zamanı

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Şimdi Nar Tüketmenin Tam Zamanı

İçindeki onlarca minik tanesi gibi, faydaları da onlarca! Özellikle kırmızı rengini veren ‘antosiyanin’ bileşeni sayesinde bağışıklık sistemini güçlendiriyor, gripten kansere dek birçok hastalığı önlüyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hazal Çatırtan Çobanoğlu özellikle narın suyunu sıkıp içmek yerine bir büyük narın yarısını tüketmenin çok daha fazla fayda sağladığını belirtirken “Buna karşın başta kemoterapi ilaçları olmak üzere birçok ilaçla etkileşimi olduğunun unutulmaması gerekir. Bu nedenle kullanılan ilaçlar doğrultusunda hekimden mutlaka etkileşim bilgisi alınmalı” uyarısında bulunuyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Hazal Çatırtan Çobanoğlu, şimdi nar tüketmenin tam zamanı dedi ve bu şifalı meyvenin sağlığa olan 9 faydasını anlattı.

Antioksidan Zengini

İçeriğindeki Punicalagin ve Punicic asit narın yüksek antioksidan aktiviteye sahip olmasını sağlıyor. Yapılan araştırmalar nar ve nar suyunun, yeşil çayın antioksidan aktivitesinin üç katına sahip olduğunu gösteriyor. Bu antioksidanlar stres, yanlış beslenme ve çevredeki olumsuz koşulların vücudumuzda yarattığı hasarı önlemeye yardımcı oluyor

Anti-Enflamatuar Etkili

Kronik enflamasyon kalp ve damar hastalıklarından Alzheimer’a, kanserden tip 2 diyabete dek birçok hastalığın öncüsü. Nar büyük ölçüde punicalaginlerin antioksidan özellikleri sayesinde anti-enflamatuar etki gösteriyor. Vücudumuzdaki iltihabı azaltmak için düzenli nar tüketimi iyi bir seçenek.

Kansere Karşı Koruyucu

Narın içerisindeki antioksidan maddeler kanser hücrelerinin oluşum sürecini yavaşlatabiliyor veya durdurabiliyor. Özellikle meme, kolon ve prostat kanseri oluşumunu önleme üzerine olumlu sonuç veren araştırmalar var.

Kan Basıncını Düşürmeye Yardımcı

Nar ve nar suyu içeriğindeki polifenoller sayesinde enzim aktivitelerini düzenleyip damarlarda genişleme ve tansiyonda düşme sağlayabiliyor. Kolesterol düzeylerini etkileyerek damarları ve kalbi koruyucu etki gösteriyor.

Hafıza Dostu

Beslenme ve Diyet Uzmanı Hazal Çatırtan Çobanoğlu “California Üniversitesi’nde yapılan çalışmada 4 hafta boyunca düzenli nar/nar suyu tüketen kişilerin sözel-görsel hafıza görevlerini daha iyi yaptıkları ve hafıza ile ilgili testlerde daha başarılı oldukları görülmüştür” diyor.

Yaşlanma Karşıtı

İçeriğindeki antioksidanlar ve urolithin A isimli bileşen sayesinde vücudumuz kasları oluşabilecek hasarlara karşı daha rahat koruyabiliyor. Doku hasarı en aza iniyor. Bu da hem vücutta hem ciltte yaşlanmayı geciktiriyor.

Üreme Sisteminde Olumlu Etkili

Oksidatif strese karşı koruyucu etkisi sayesinde yumurta ve embriyo koruyucu etkisi olduğu düşünülüyor. Aynı zamanda erkeklerde sperm yoğunluğunu ve hareketliliğini de arttırmaya yardımcı oluyor.

Kilo Korumada Etkili

Nar hem gözü hem karnı doyuran bir meyve. Yarım kase nar sadece 72 kalori. Bununla birlikte 3.5 g diyet lifi içeriyor. Bu diyet lifleri hem tokluk sağlıyor hem de bağırsak sağlığımızı koruyor.

Egzersiz İçin Enerji Kaynağı

Beslenme ve Diyet Uzmanı Hazal Çatırtan Çobanoğlu “Nar, diyette doğal nitrat alımını sağlayan bir meyve. Nitratların kan basıncını düşürebilme etkisi olduğu gibi enerji üretimini sağlayan mitokondrilerin etkinliğini de arttırarak fiziksel performansı arttırabildiği görülmüştür” diyor.

 

Okumaya Devam Et

Beslenme

Sağlıklı Salata Hazırlamanın 5 Yöntemi

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Öncesi1 of 6
Klavye ok tuşlarını kullanabilirsiniz. ( ← | → )

sağlıklı salata

Sağlıklı salata hazırlamanın püf noktaları

Rokasından kıvırcığına, domatesinden kuzukulağına, taze soğanından reyhanına ve daha birçoğuna… Salata, besin değerleri açısından zengin güçlü silahşörleri, kendine has tadı ve rengiyle lezzetinin yanı sıra tam bir sağlık deposu. Ancak aman dikkat! Acıbadem Kadıköy Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Evrim Demirel, sağlıklı salata hazırlarken bazı kurallara mutlaka uyulması gerektiğini söylüyor. Aksi halde sağlık vadeden bu yeşilliklerin bir anda tehlikeli hale gelebildiğini belirten Evrim Demirel “Üstelik içine katılan soslar ile kilo almanıza bile neden olabiliyor” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Evrim Demirel, salatanın faydalarını ve sağlıklı salata hazırlamanın yollarını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Okumaya Devam Et

Beslenme

Kanserden Korunmak için Hünnap Tüketin

Halit Yerebakan

Düzenleyen

on

Kanserden Korunmak için Hünnap Tüketin

Hünnap meyvesinin adını daha önce hiç duymamış hatta tadının bile nasıl bir şey olduğunu bilmiyor olabilirsiniz. Ancak bilenlerin vazgeçemediği ve sağlığa açısından bolca yararı olan bu meyvenin hazır şimdi tam mevsimiyken tanışmanızda fayda olduğunu düşünüyorum. Öyle ki kanserden korunmak için hünnap tüketin…

Eski çağlardan beri Çin’de alternatif tıp yöntemi olarak kullanılan hünnap meyvesi, son zamanlarda ülkemizde de popüler olmaya başladı. Sonbaharda, semt pazarlarında ve marketlerde karşımıza çıkan bu meyve Çin’de ölümsüzlük meyvesi olarak anılıyor. Peki gerçekten sağlığa bu kadar faydalı mı?

Öncelikle hünnabın içerisinde A ve C vitaminlerinden bolca bulunduğunu bilmenizde fayda var. Ayrıca hünnap; kalsiyum, magnezyum, fosfor ve potasyum yönünden de oldukça zengin bir meyve. Bu özellikleri sayesinde bağışıklık sisteminizi güçlendiren hünnap, birçok hastalığa da iyi geliyor. Özellikle sakinleştirici ve uykuya yardımcı olan şifa kaynağı hünnabın sağlığa olan diğer faydaları neler merak ediyorsanız bu yazım tam size göre…

Uykusuzluğa Karşı, Yatmadan Önce Hünnap Çayı İçin

Meyvenin içerisinde yer alan jujuboside A maddesinin beyindeki hipokampusu etkileyerek uykusuzluk ve anksiyetinin hafifletilmesine yardımcı olur. Hünnap meyvesi aynı zamanda flavonoidler, saponinler ve polisakkaritler olarak bilinen bileşikleri de içerir. Çalışmalar, hünnapta yer alan yüksek saponin içeriğinin, tüm sinir sistemi üzerinde yatıştırıcı bir etkiye sahip olduğunu göstermiştir. Hünnabın dinlendirici etkisi sayesinde yatmadan önce bir fincan hünnap çayı içerek rahat bir gece uykusu çekebilirsiniz.

Kanserden Korunmak için Hünnap

Hünnap meyvesinin bilinen en önemli özelliği vücudu kansere karşı korumasıdır. İçerisinde bulunan antioksidan ve C vitamini sayesinde kanser hastalıklarına karşı koruyucu etkiye sahiptir. Yapılan araştırmalarda hünnabın birçok kanser türünde iyileştirici etkisi olduğu ortaya çıkmıştır.

Kabızlık Problemine İyi Gelir

Hünnap sindirim sağlığı içinde oldukça faydalı bir meyvedir. Öyle ki sindirimi kolaylaştırarak kabızlığa problemini giderir. Hünnap, kabızlıkta bağırsak geçiş süresini azaltarak, dışkı nemini arttırır. Böylece bu problemi engellemiş olur.

Stresi Azaltır

Hünnapta bulunan jujuboside A maddesinin, zihin ve beden üzerinde yatıştırıcı bir etkiye sahip olduğu bilinir. Bu yüzden Çin’de alternatif tıpta doğal bir antidepresan olarak kullanılıyordu. Yapılan araştırmalarda, hünnap meyvesinin tohumlarının hayvan deneklerinde anksiyeteyi azaltmada özellikle rol oynadığı görülmüştür.

Kan Basıncını Dengeler

Bir diğer sağlığa olan faydası da kan basıncı üzerindeki olumlu etkisidir. Potasyum kan basıncını sağlıklı seviyelerde tutar, hünnap aynı zamanda potasyum içerdiğinden yüksek olduğu için kan basıncını dengeler.

Kemikleri Güçlendirir

Hünnap, içerisinde bol miktarda fosfor içerdiği için kemik sağlığında oldukça etkilidir. Aynı zamanda yine içerisinde bulunan kalsiyum kemik gücünü arttırarak kemikleri güçlendirir.

Bağışıklığı Arttırarak, Hastalıklarla Savaşır

Antioksidan ve C vitamini yönünden oldukça zengin bir meyve olan hünnabı tüketerek bağışıklığınızı güçlendirebilirsiniz. Antioksidanlar serbest radikallerin neden olduğu hasarı engelleyen besinlerdir. Vücuttaki aşırı serbest radikal seviyeleri, yaşlanma sürecini hızlandırmanın yanı sıra kanser ve kalp hastalığı gibi daha ciddi sağlık sorunları ile bağlantılıdır.

Bağışıklığı arttırmak için olmazsa olmaz bir vitamin olan C vitaminini vücudumuz kendi başına üretemez. Bu sebeple, beslenmenizde yeterli miktarda C vitamini aldığımızdan emin olun. İşte bu noktada yüksek oranda C vitamini içeren hünnap tüketerek bağışıklığınızı arttırabilirsiniz.

Hünnapla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar