Bizimle iletişime geçin

Kalp Sağlığı

Mitral Kapak Hastalıkları Nedir

Halit Yerebakan

Düzenleyen

on

Mitral Kapak Hastalıkları Nedir

Mitrak kapak, kalbin sol kulakçığı ile karıncığı arasında yer almaktadır. Akciğerden temizlenerek gelen kanın sol karıncığa geçmesini sağlayan mitral kapak, kalpteki iş yükü en ağır kapaktır. Bu kapak alanının küçülmesi ve bu sebeple kapakların hasar görmesi sonucunda mitral kapak hastalıkları meydana gelmektedir. Bu hastalıklar oldukça sinsi hastalıklardır. Yani yavaş yavaş gelişim gösterirler. Peki, mitral kapak hastalıkları nelerdir?

Mitral Kapak Hastalıkları

Mitral Kapak Yetmezliği

Mitral kapak hastalıkları arasında “mitral kapak yetmezliği” de yer almaktadır. Bu hastalık, mitral kapağın tam olarak kapanmaması nedeniyle meydana gelir. Uzun süreli bir hastalık olan mitral kapak yetmezliği, kronik ilerleyici kalp hastalığı olarak da bilinmektedir. Mitral kapağın tam olarak kapanmaması, kalbin kasılması esnasında kabin sol karıncığına kanın geri kaçmasına neden olur.

Mitral Kapak Darlığı

Mitral kapak hastalıklarından bir diğer ise mitral kapak darlığıdır. Kapakçıklar sertleşirse ve kanın sol karıncığa geçmesi zorlaşır. Bu kapaklar normalde 4 ile 6 cm² dir.  Mitral kapakların 2,5 cm² altına düşmesi durumunda ise mitral kapak darlığı meydana gelmektedir.

Mitral Kapak Hastalıklarının Belirtileri

Mitral kapak hastalıkları, mitral kapak darlığı ve mitral kapak yetmezliği olarak görülmektedir. Bu rahatsızlıklar farklı hastalıklar olsalar da belirtileri benzerlik gösterir. Her iki hastalıkta da görülebilecek belirtiler ise şunlardır:

  • Ateş,
  • Nefes darlığı,
  • Çarpıntı,
  • Ritim bozukluğu,
  • Kanlı balgam
  • Yorgunluk hali,

Mitral Kapak Hastalığı Teşhis ve Tedavisi

Mitral kapak hastalıklarının teşhisi için öncelikli olarak hastanın şikâyetleri dinlenir. Hastanın yaşadığı şikâyetler ile belirtiler karşılaştırılır. Mitral kapak yetmezliği teşhisi konulabilmesi için ekokardiyografi, EKG ve akciğer filmi gibi tetkikler gerekmektedir. Bu yöntemler sonrasında kesin teşhis konulabilir. Mitral kapak darlığı teşhisi için ise yine kap angiografi ve ekokardiyografi yöntemleri kullanılır. Ancak kalp angiografi, daha çok cerrahi müdahalenin gerektiği durumlarda tercih edilir.

Bu hastalıkların her ikisinde de erken teşhis ve tedavi önemlidir. Hastalıkların tedavisi için ise farklı yöntemler kullanılmaktadır. Bunlar arasında mitral balon genişletme yöntemi de yer almaktadır. Ancak tedavi için hangi yöntemin kullanılacağına hastalığın derecesi, hastanın durumu ve hastalığın nedeni göz önünde bulundurularak uzman doktor tarafından karar verilmektedir.

Damar hastalıklarıyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Güncel tedavi yöntemleri ile hastalığınızdan kurtulmak için hemen randevu alın.  +90 551 379 72 56

Okumaya Devam Et
Yorum bırakmak için tıklayın

Yanıt bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kalp Sağlığı

Kalp Krizi Riskini Azaltmanın 8 Yolu

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Uykuda Kalp Krizi Riskini Azaltmanın 8 Yolu

Uyku düzensizliği olan ve uykusuzluk çekenlerde kalp krizi oranının daha yüksek olduğunu biliyor muydunuz? Ancak paniğe kapılmaya gerek yok. Zira sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanarak ve uyku kalitenizi artırarak uykuda gelişebilecek kalp krizi riskini en az seviyeye indirebilirsiniz. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karabulut, uyku apnesi, diyabet, yüksek tansiyon ve uyku bozukluğu ile panik ve kaygı bozukluğu olanlarda kalp krizi riskinin daha yüksek olduğunu belirtirken “Uykusu düzensiz olanlarda, sık uyananlarda, sık kabus görenlerde uykuda kalp krizi riski fazladır. Uykunun düzensiz olması, uykunun kalitesini azaltarak nabız ve kan basıncında ani değişimlere yol açar. Bu durum uykuda kalp krizine yakalanma riskini artırabilir. Uyku bozukluğu yaşayanlar bu konuda profesyonel yardım ve gerekirse ilaç desteği ile uykuyu düzene sokmalıdır” diyor. Prof. Dr. Ahmet Karabulut, uykuda kalp krizi riskini azaltmanın 8 yolu hakkında bilgi verdi.

Göğüs ağrısı ile yatağa girmeyin

Kalp krizleri çoğunlukla önceden bulgu veriyor. Göğüste sıkıntı hissi, göğüs ağrısı kalp krizinin en sık gözlenen bulgularından. Bu şikayetleri belirgin olan kişilerin bu halde yatağa gitmemesi ve muayene olması gerekiyor. Çünkü hafif başlayan bulgular uyku sırasında belirginleşebiliyor.

Akşam 9’dan sonra yemek yemeyin

Geç saatte yenilen yemekler, özellikle hamurlu tatlılar kan şekerini ve kandaki stres hormonlarını artırıyor. Özellikle kontrolsüz diyabet hastalarında risk belirgin olarak artış gösteriyor. Geç saatte acıkıyorsanız bir kase yoğurt ya da ceviz, yer fıstığı gibi bitkisel omega3 içeren besleyici atıştırmalıklardan yiyebilirsiniz.

Sigara içip yatağa girmeyin

Sigara kalp krizi riskini artıran temel etkenlerden biri. Sigara tiryakileri uyku öncesi genelde sigara takviyesi yaparken, bu durum kan akışkanlığı ve damar yapısında olumsuz etkilere yol açıyor. Özellikle geç saatte yenilen ağır bir akşam yemeğine sigara ya da nargile türü tütün ürünleri eklenerek yatağa girmek uykuda oluşacak kalp krizine davetiye anlamına geliyor.

Tansiyonunuzu ölçün

Gece düşmeyen tansiyon uyku sırasında kalbe ek yük bindiriyor. Özellikle tansiyon değerleri dengesiz olan kişilerin yatmadan önce kan basınçlarını kontrol etmesi çok önemli.

Uyku saatini kaçırmayın

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karabulut “Kaliteli uyku kalbin dostu olup, derin ve deliksiz uyku uyuyanlarda kalp krizi riski azalır. Bunun için özellikle gece 23:00-01:00 arasında uyumak çok önemlidir. Bu dönemde melatonin salınımı en üst düzeyde olup, kişinin daha kaliteli uyku geçirmesini sağlayacaktır” diyor.

Uyku ortamınıza düzen verin

Kaliteli bir uyku için yatılan yatağın kalitesi, ortamın nemi, toz oranı önem taşıyor. Uyku ortamınızın havalandırılması, tozdan arındırılması, ısıtma sistemi, nemin düzenlenmesi ve rahat edeceğiniz ortopedik ve hijyenik bir yatak tercih etmeniz uyku kalitenizi artırmada önemli unsurlar.

Ateşle yatağa girmeyin

Ateşli hastalıklar kalbin üzerindeki yükü artırıyor. Sıklıkla gece saatlerinde artan ateşe çoğu zaman uyku ve ter atma ile çözüm aranıyor. Özellikle kalp damar hastalığı için riski olanlar, yaşlılar ve kalp yetersizliği hastalarında ateşli hastalıklar uykuda kalp krizi riskini artırıyor.

Hastalıkları önemseyin

Özellikle uyku apnesi, depresyon, kaygı bozuklukları gibi rahatsızlıklar çoğu zaman dikkate alınmayıp tedaviden de kaçınılıyor. Oysa uyku düzenini bozan, uykuda kalp krizi riskini artıran bu durumlar için mutlaka sosyal ve profesyonel destek alınması gerekiyor. Yüksek tansiyon, diyabet, kolesterol yüksekliği gibi hastalıkların tedavilerini aksatmamanız, düzenli kontrollerinizi yaptırmanız şart.

Uykuda kalp krizi nasıl bulgu veriyor?

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karabulut “En sık izlenen bulgu göğüste sıkıntı hissi ve çarpıntı ile uyanmaktır. Bu duruma genelde soğuk terleme eşlik eder. Bunun yanında boyun bölgesine yayılan göğüs ağrısı, güçsüzlük hissi, baş dönmesi ek olarak izlenebilir. Bu şikayetlerle uyanan kişilerin özellikle tuvalete giderken dikkatli olmaları önerilir. Zira, tuvalet sırasında baş dönmesi ve baygınlık gelişebilir. Şiddetli kalp krizlerinde ölümcül ritim bozuklukları tetiklenebilir. Belirtilen şikayetlerle uyanan ve şikayetlerinin şiddeti artarak devam eden kişilerin ambulans çağırması ya da en yakın sağlık kuruluşuna başvurmaları önerilir” diyor.

Kalp kriziyle ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Kalp Sağlığı

Periferik Arter Hastalığı Risk Faktörleri

Halit Yerebakan

Düzenleyen

on

Periferik Arter Hastalığı Risk Faktörleri

Periferik arter hastalığı, daralan arterlerin kol ve bacaklara olan kan akışını azaltması ile gelişen bir dolaşım sorunudur. Bu hastalık geliştiğinde kollar ve bacaklar yeterince kan alamadıkları için ağrı hissine neden olur. Arterlerde yağ birikimine işaret olan hastalık, kalp ve beynin kan akışını da azaltır. Tedavisi ise düzenli egzersiz, sağlıklı diyet ve ilaçlar ile başarılı bir şekilde gerçekleştirilebilmektedir.

Periferik arter rahatsızlığının pek çok nedeni ve belirtisi bulunmaktadır. Peki, periferik arter hastalığı risk faktörleri nelerdir?

Periferik Arter Hastalığı Risk Faktörleri Nelerdir?

Periferik arter hastalığı risk faktörleri arasında öncelikli olarak ateroskleroz sayılabilir. Ateroskleroz (damar sertliği) durumunda arteryel duvarlarda yağ birikintileri oluşur ve bu yağ birikintileri kan akışını engelleyerek ağrılara neden olur. Hastalığın risk faktörleri arasında sigara kullanımı da yer almaktadır. Yapılan araştırmalar bu hastalığa yakalanan kişilerin %50.8’sinin sigara kullandığını ortaya koymuştur. Sigara başlı başına bir vazospastik ajandır. Bu anlamda sigara içen bireylerin içmeyenlere oranla periferik arter hastalığına yakalanma ihtimali daha yüksektir. Bunların dışında hastalığın risk faktörleri arasında şunları da sayabiliriz:

  • LDL yani kötü kolesterol ve trigliserit düzeylerinin yüksek olması,
  • HDL kolesterol düzeyinin düşüklüğü,
  • Şeker hastalığı,
  • Hipertansiyon ya da ailede hipertansiyon öyküsünün bulunması,
  • Kronik böbrek yetmezliği,
  • Ailede ateroskleroza yani damar sertliğine bağlı hastalık öyküsünün varlığı,
  • Aşırı kilo ya da obezite,

Tüm bunların yanında periferik arter hastalığı risk faktörleri arasında; kan damarı iltihabı, ekstremite hasarları, radyasyona maruz kalma ve kasların olağandışı anatomisi de sayılabilir. Ancak bunlar seyrek olarak rastlanan durumlardır.

Periferik Arter Hastalığı Tedavisi

Hastalığın tedavisi öncesinde ayrıntılı bir muayene gerekmektedir. Bunun için doktorunuz fiziksel kontrol, ankil-brakiyal indeks, ultrason, anjiyografi ve kan tahlili gibi yöntemlere başvurabilir. Eğer periferik arter hastalığı teşhisi konulmuşsa ilaç tedavisine başlanır. Bu ilaçlar kolesterol düşürücü ya da yüksek tansiyon ilaçlarıdır. Yine hastaya kan şekerini düşürmek ve belirtileri hafifletmek için ilaçlar da verilebilmektedir. Ancak bazı vakalarda anjiyoplasti ya da cerrahiye başvurulabilir. Tedavi için uygulanan cerrahi müdahaleler arasında By-Pass ameliyatı da yer almaktadır. Ayrıca arterde pıhtılaşma meydana gelmiş ise bunu gidermek amacı ile “trombolitik tedavi” adı verilen artere pıhtı çözücü ilaçların enjekte edilmesi yolu tercih edilebilir.

Periferik arterle ilgili farklı bir yazıma burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Güncel tedavi yöntemleri ile hastalığınızdan kurtulmak için hemen randevu alın.  +90 551 379 72 56

Okumaya Devam Et

Kalp Sağlığı

Kalp Hastalıklarında Kök Hücre Tedavisi

Halit Yerebakan

Düzenleyen

on

Kalp Hastalıklarında Kök Hücre Tedavisi

İnsan vücudunda çok sayıda hasar görmüş, farklılaşmış ya da hastalanmış hücre varsa bunlar doğal yollar ile yenilenemez. Kök hücre tedavisi ise hasar gören bu hücrelerin yerine sağlıklı ve işlevsel olanları oluşturmak amacı ile kullanılır. Hastalıklı hücrenin sağlıklı olan ile değiştirilmesi işlemi organ nakli ile benzerlik göstermektedir. Ancak buradaki tek fark tek bir organ yerine hücrenin naklediliyor olmasıdır. Bu tedavi yöntemi kullanılarak tedavi edilen hastalıkların sayısı ise her geçen gün artmaktadır. Bunlardan birisi de kalp hastalıkları olarak karşımıza çıkmaktadır.

Kalp Hastalıklarında Kök Hücre Tedavisi ile İlgili Çalışmalar

Kalp hastalıklarında kök hücre tedavisinin uygulanması ile ilgili ilk çalışmalar bundan 8 yıl öncesine dayanmaktadır. Bu çalışmaları Willerson ve arkadaşları başlatmıştır. Willerson, uygulamanın hayvanlar üzerinde güvenilir olduğunu ve kalp kası işlevinde düzelmeler sağladığını bildirmiştir.

Kök hücre tedavisinin kalp hastalıkları üzerinde etkileri ilgili bir diğer çalışma da Rio de Janeiro’da gerçekleştirilmiştir. Procardiaco Hastanesi ve ABD Houston Texas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Merkezinde, 21 hasta üzerinde çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Yapılan çalışmalar sonucunda kalp kası yetmezliği problemi yaşayan hastalarda kalp kasına kök hücre nakli yapılmasının kullanışlı ve güvenilir bir tedavi yöntemi olduğu sonucuna varılmıştır.

Procardiaco Hastanesi etik kurulu ve Brezilya Ulusal Etik Konseyi, sadece ağır kalp kası yetmezliğinin söz konusu olduğu olgular için bu çalışmayı onaylamıştır. Bunun yanında araştırmacılar, üzerinde araştırma yaptıkları hastaların ağır derecede kalp kası yetmezliği yaşadıklarını ve bu nedenle de yapılan tedaviden başka çarelerinin kalmadığını vurgulamışlardır.

Kalp hastalıklarında kök hücre tedavisinin etkilerini araştırma amacı ile yapılan bu çalışmada 14 hastaya ortalama iki milyon kadar kök hücre içeren enjeksiyon uygulanmıştır. Bu uygulamanın iki ay sonrasında hastaların kalp işlevlerinde artış görülmüştür. Ardından Brezilya’da yapılan bu çalışmanın daha kapsamlı bir şekilde yürütülmesine karar verilmiştir.

Yapılan bu tedavinin kalp kasında ne gibi bir değişime neden olduğu tam olarak bilinmemektedir. Fakat bu hücrelerin kas ve damar hücrelerine dönüşebildiği ya da damar ve kas hücrelerinin bölünmesini uyarmakta oldukları düşünülmektedir. Sonuç olarak yapılan çalışmalar, kök hücre nakillerinin olumlu sonuçlar verdiğini ortaya koymuş ancak klinik olarak hastanın yararı konusunda kesin bir veri elde edilememiştir.

Kalp hastalıklarıyla ilgili farklı bir yazıma burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Güncel tedavi yöntemleri ile hastalığınızdan kurtulmak için hemen randevu alın.  +90 551 379 72 56

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar