Bizimle iletişime geçin

Beslenme

Mısırın Sağlığa Olan Faydaları

Halit Yerebakan

Düzenleyen

on

Mısırın Sağlığa Olan Faydaları

Meksika ve Orta Amerika kökenli bir tahıl ürünü olan mısırın sağlığa birçok faydası vardır. Bu faydaları arasında kalp rahatsızlıklarının önlenmesi, göz sağlığını koruması, cilt ve saç sağlığına olan faydaları, sindirim sistemine olan yararları sayılabilir. Mısır dünyanın en popüler tahıllarından biridir ve birçok ülkede temel gıdalar arasında yer alır. İçerdiği vitamin ve minerallerin yanı sıra yüksek lif oranına da sahip bir besindir. Bugünkü köşe yazımda mısırın sağlığa olan faydalarını bulabilirsiniz…

Mısır besin değeri oldukça yüksek olan bir gıdadır. Beslenmesine önem verenlerin mutfaklarında yer alan bu gıdanın sağlığa da birçok faydası bulunur. Mısır, sağlıklı bir metabolizmaya sahip olabilmeniz için günlük almanız gereken kaloriyi size sağlamakla kalmaz, aynı zamanda A, B, E vitaminleri ve birçok mineralin de zengin bir kaynağıdır. Yüksek lif içeriği, kabızlık, hemoroid ve kolorektal kanser gibi sindirim rahatsızlıklarının önlenmesinde önemli bir rol oynamasını sağlar. İçinde bulunan antioksidanlar ayrıca anti- kanserojen ajanlar olarak hareket eder ve Alzheimer hastalığını da önlemeye yardımdır olur.

Çalışmalar, mısırın birçok insan ve hayvan için iyi bir besin kaynağı olduğunu göstermektedir. Aynı zamanda diğerlerine kıyasla en çok hasat edilen tahıldır. Mısır sadece doğrudan değil, aynı zamanda ekmeği, mısır gevreği, mısır unu gibi birçok farklı şekilde de kullanılır. Ayrıca kalorisi düşüktür ve 100 gramlık porsiyonu başına yaklaşık 3.4 gram protein içerir. Vitamin ve mineral bakımından zengindir, çok iyi bir enerji kaynağıdır.

Mısır Tam Bir Şifa Deposu!

Mısır, içinde kaliteli besinlerin bulunması nedeniyle sağlığa oldukça faydalıdır. İçerisine eklenen herhangi bir yemeğin lezzetini arttırmanın yanı sıra, fitokimyasallar açısından zengin olması sebebiyle de bir dizi kronik hastalığa karşı koruma sağlar. Mısırın sağlığa olan faydalarına gelecek olursak…

Temel Mineraller Açısından Zengin

Mısır, vücuda fayda sağlayan bol miktarda mineral içerir. Fosfor, magnezyum, manganez, çinko, demir ve bakır tüm mısır çeşitlerinde bulunur. Aynı zamanda mısır, çoğu normal diyette bulunması zor olan selenyum gibi eser mineraller de içerir. Mısırda bulunan fosfor büyüme, kemik sağlığı ve optimal böbrek fonksiyonlarını düzenlemek için gereklidir. Magnezyum ise kalp hızını korumak ve kemik mineral yoğunluğunu arttırmak için oldukça önemlidir. Ayrıca mısır tam bir vitamin deposu olma özelliği taşır. B1 vitamini, niasin B3 Vitamin ve C vitaminini de bol miktarda içeren mısıra, beslenme programınızda yer açmanızı öneririm.

Göz Sağlığınız İçin Mısır Tüketin

Dünyadaki en yaygın görme bozuklukları ve körlüğün başlıca nedenleri arasında makula dejenerasyonu ve katarakt yer alır. Enfeksiyonlar ve yaşlılık bu hastalıkların başlıca nedenleri arasındadır, ancak beslenme de hastalığın görülmesinde önemli bir rol oynayabilir. Mısırda bulunan antioksidanlardan, zeaksantin ve lutein gibi karotenoidler, göz sağlığı açısından önemli faydalar sağlar. Mısır taneleri görme bozukluğu riskini azaltan karotenoidleri içermenin yanı sıra göz sağlığı açısından önemli bir vitamin türü olan A vitamini açısından da oldukça zengindir.

Enerji Kaynağı: Mısır

Mısır içerdiği yüksek miktarda karbonhidratlar sayesinde enerji verir. Karbonhidratlar vücudumuzun ve zihnimizin düzgün çalışması için gereken enerjiyi sağlar. Aynı zamanda beyin sağlığını korumak içinde oldukça önemlidir. Mısır, enerji vermesi sebebiyle sporcular tarafından tüketilen bir besindir.

Kötü Kolesterolü Düşürür

Beslenme Biyokimyası Dergisi’ne göre, mısır tüketimi vücuttaki kolesterol emilimini azaltarak kötü kolesterolü düşürür. LDL kolesterolündeki bu azalma, kalp hastalıklarının azaltılmasını, aterosklerozun önlenmesini ve vücutta serbest radikallerin genel temizliğini içerir.

Hipertansiyon Riskini Azaltır

Mısırın içeriğinde, kan basıncını düzenleyen ve hipertansiyonu önleyen fenolik fitokimyasallar vardır. Ayrıca mısır, böbreküstü bezlerinin optimal işlevselliği için faydalı olan B vitamini miktarı açısından da oldukça zengin bir besindir.

Cilt ve Saç Sağlığı için Mısır

A vitamini ve beta karoten içeren mısır bu özelliğiyle cilt sağlığı için oldukça faydalıdır. Aynı zamanda içerdiği yüksek orandaki C vitamini sayesinde cildi zararlı güneş ışınlarından korumayı sağlar. Cilt sağlığı için bir diğer önemli vitamin olan E vitamini de cildin sağlıklı kalmasını sağlar. Mısırın saç sağlığına olan faydası ise içerdiği omega-3 ve omega-6 yağ asitlerinden dolayıdır.

Kansere Karşı Haşlanmış Mısır

Antioksidan açısından zengin bir beslenme programının kanseri önlemeye yardımcı olduğu birçok bilimsel çalışmada gösterilmiştir. Bu doğrultuda antioksidanların serbest radikal hücrelerle savaştığını ve vücuda oksidatif hasarı önlediğini gösterende birçok çalışma vardır. Araştırmalarda mısırın haşlandığında, haşlanmamış mısıra göre daha fazla antioksidan içerdiği gözlenmiştir.

Kalp Dostu Mısır

Araştırmacılara göre, mısır yağının kolesterol düzeyleri üzerinde anti-aterojenik etkiye sahip olduğu ve böylece çeşitli kardiyovasküler hastalık riskini azalttığı gösterilmiştir. Ayrıca mısır, özellikle içeriğindeki zengin folat ve posa sayesinde kalp dostu bir besin olarak karşımıza çıkıyor.

Anemiyi Önler

Kansızlık anlamına gelen anemi hastalığı günümüzde oldukça önemli bir hastalıktır. Bu hastalık daha çok vücutta B12 ve folik asit eksikliğinin oluşmasından dolayı görülmektedir. Vücudun yeni kırmızı kan hücreleri oluşturmak için demir ve folata ihtiyacı vardır. Bu maddeler ise mısırın içerisinde bulunur, böylece mısır anemiyi önleyebilir. Ayrıca eğer anemi hastalığınız varsa mısır tüketerek anemi etkilerini azaltabilirsiniz.

Mısır, Lif Yönünden Oldukça Zengindir

Mısır tek başına vücut için gerekli olan lifin %19’luk oranını karşılayarak diyetlerde rahatlıkla kullanılan bir besindir. Ayrıca içeriği ve etkileri sayesinde yüksek kolesterol düzeylerini düşürür ve kolon kanseri oluşumu riskini azaltmaktadır. Liften zengin beslenmek, sindirim sisteminizin sağlığı için altın değerindedir. Yüksek lifli besinler tüketmek sizi daha uzun süre tok tutar, sindiriminizi düzenler, kolon sağlığınızı artırır. Bu faydalarının yanı sıra yüksek lifli gıdalar tüketilmesi; kanserden kalp hastalığına, kabızlıktan bağırsak sağlığına, karaciğer yağlanmasından obeziteye, kalp sağlığından şeker dengesinin sağlanmasına kadar birçok konuda size yardımcı olacaktır. Bu nedenle yüksek lifli gıdalarla dolu bir beslenme programına sahip olmanız oldukça önemli. Lif, kabızlığı önlemeye ve ayrıca kolesterol seviyelerini düşürmeye de yardımcıdır.

Yüksek lifli gıdaların aynı zamanda kilo verme ve kilonuzu dengede tutma konusunda da gizli silahınız olduğunu söyleyebilirim. Lif, midemizin açlık hormonu olarak bilinen ghrelini bastırır. Daha fazla lif tüketmeniz öğünler arasında daha uzun süre tok kalacağınız anlamına gelir. Lif, aynı zamanda kan şekerinizi sabit tutar, böylece yağ depolama hormonu olan insülin kontrolden çıkmaz.

Mısır Nasıl Seçilir?

Mısır, tüm dünyadaki pazarlarda ve marketlerde kolayca bulunabilir bir besin olma özelliğini taşıyor. Dondurulmuş mısır tüketmek yerine her zaman taze mısır tüketmeye özen göstermelisiniz. Ayrıca taze mısır alırken kabuklarının kurumuş olmadığından emin olun ve besin değerini kaybetmemesi için aldıktan birkaç gün içinde tüketmeye çalışın.

Sağlıklı yaşamla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

 

 

 

Okumaya Devam Et
1 Yorum

1 Yorum

  1. Avatar

    Sely

    29 Eylül 2018 at 10:14

    Mısıra bayılırım ozellıkle patlamış mısıra ;))
    ayrıca->Google sayfamda paylaşmak ıcınde bır buton koysanız harıka olur bence.Blog yazarım oldugum ıcın harıka olacaktır dıye dusunyorum.

Yanıt bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Beslenme

Tuz Tüketimine Dikkat Edin

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Tuz Tüketimine Dikkat Edin

Sofraların vazgeçilmezlerinden tuz, vücudun normal işlevini gerçekleştirebilmesi için hayati öneme sahip. Tuzun, asit-baz dengesinin sağladığını, kan basıncı kontrol ettiğini ve sinir-kas sistemi için gerekli bir mineral olduğunu belirten Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Arzu Yalçın, ‘Dünya Tuza Dikkat Haftası’ dolayısıyla önemli açıklamalarda bulundu.

İKİ KATI TUZ TÜKETİLİYOR

Tuzun ‘azı karar, çoğu zarar’ yaklaşımıyla tüketilmesi gerektiğinin altını çizen İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Arzu Yalçın, “Yüksek düzeyde kullanımı hipertansiyona neden olduğu gibi böbrekler, göz ve kemik sağlığı üzerinde de olumsuz etki yaratıyor. Sağlıklı bir bireyin günlük tuz tüketiminin 5 gram yani yaklaşık bir çay kaşığının altında olmalı. Dünyada bu rakam 9-12 gram iken, Türkiye’de ise 18 grama kadar çıkıyor. Tuz olarak kastedilen mineral sodyum klorür. Kişisel olarak yediklerimize eklediğimiz tuzun dışında, hazır yiyecek, lezzetlendirici madde, bisküvi, meşrubat ve sodada bol miktarda bulunuyor. Dolayısıyla gün içinde vücudumuza ihtiyacımızdan fazla sodyum klorür almış oluyoruz” diye konuştu.

SODYUM DÜŞÜKLÜĞÜ DE HASTALIĞA YOL AÇABİLİR

Tansiyon hastalığı nedeniyle bazı yaşlı insanların hiç tuz tüketmediklerine dikkat çeken Uzm. Dr. Arzu Yalçın, “Bu hastalar, çoğunlukla kullandıkları tansiyon ilaçlarının idrar söktürücü etkisi nedeniyle de çok fazla tuz kaybediyor. Özellikle 70 yaş ve üstündeki kişilerde bu durum çok sık görülür. Hatta bilinç kaybıyla hastaneye başvurup sodyum düşüklüğü tanısı konmuş hastaların sayısı da oldukça fazladır. Sodyum düşüklüğü çeşitli hormonal nedenler, beyin tümörü, böbrek hastalıklarına bağlı olarak da yaşlılarda ortaya çıkabilmektedir. Ne kadar tuz tüketilmesi gerektiği konusunda, hastalar mutlaka hekmlerinden bilgi almalıdır” tavsiyesinde bulundu.

” ‘SUNİ TUZ ZARAR VERMEZ’ ALGISI YANLIŞ”

İnsanların yanlış bildiği bilgilerin başında suni tuz kullanımı geldiğini ifade eden Uzm. Dr. Yalçın, “Suni tuz preparatlarının içinde sodyum yerine potasyum bulunuyor. Zararsız olduğu düşünülerek yüksek dozda kullanılan bu preparatlar, potasyum yüksekliği yaparak, kalpte ritim bozukluğu, ani kalp durması, kas spazm ve krampları, böbrek üstü bezinde bozukluklar gibi ciddi durumları yaratma riski bulunuyor. Dolayısıyla tüketirken dikkatli olunması gerekiyor” uyarısında bulundu.

“SANILDIĞI GİBİ YARARLI DEĞİLLER”

Son yıllarda adı sıklıkla duyulan ve sağlıklı olduğu belirtilen Himalaya ve kaya tuzunun da sanıldığı gibi sofra tuzundan daha yararlı olmadığına dikkat çeken İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Arzu Yalçın, “Özellikle Himalaya tuzlarında sodyum klorür dışında başka mineraller de bulunur. Bir kısmında radyoaktif etki olduğu için bu tuzlar, kanserojen olabilmektedir. Ayrıca bu tuzlardaki iyot miktarı yetersiz olduğu için tiroid kanseri riskini de artırmaktadır” dedi.

NE ZAMAN İYOTLU, NE ZAMAN İYOTSUZ TUZ KULLANILMALI?

Tuz konusunda en çok merak edilen sorulardan birinin de ‘iyotlu mu, iyotsuz mu kullanılmalı’ sorusu olduğunu söyleyen Dr. Arzu Yalçın, bu konuyla ilgili ise vatandaşlara şu tavsiyelerde bulundu:

“Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) iyotsuz tuzun tiroid kanseri riskini arttırdığı konusunda uyarısı nedeniyle, bir dönem ülkemizde iyotsuz tuz pek bulunmuyordu. Ancak iyot fazlalığında da guatr yani tiroid bezi büyüme riski arttığından, guatrı olan ve tiroid bezi çok çalışan hastalarda iyotsuz tuz tercih etmesi gerekiyor. Sonuç olarak tiroid bezinde hiçbir problemi olmayan, ailede tiroid kanseri öyküsü olanlarda veya tiroid bezi az çalışanlarda iyotlu tuz, tiroid bezi oldukça büyük ve tiroid hormonları fazla olanlarda ise iyotsuz tuz kullanılmalıdır.”

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Beslenme

Pırasanın Sağlığa Olan Faydaları

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Pırasanın Sağlığa Olan Faydaları

Soğana ve sarımsağa benzeyen yapısı ile çoğu kişi tarafından sıklıkla tüketilmeyen pırasa, aslında birbirinden farklı ve çok önemli özelliklere sahiptir. Pırasa yılın her mevsiminde yetişebilen allium familyasına ait genellikle yaprakları için üretilen ancak sapı da kullanılan bir bitkidir. Bazı ülkelerde tipik olarak yemek yanında çiğ olarak yaprakları yense de Çin dahil olmak üzere bazı ülkelerde de pişirilerek yenilmektedir ve yaprağı kadar sapı da değerlidir. Pırasanın ilk çıktığı zamanlar kısa bir sapı vardır, ancak çiçek açtığında genişler ve dallanır. Pırasa sarımsak ve soğan ile yakın akraba olmasından dolayı hafif bir soğan tadı mevcuttur. Her ne kadar insanlar için faydaları yüzünden tercih edilse de tüketim grafiği çok yüksek ve dünya üzerine en önemli besinler arasındaki yerini almıştır. Pırasa son derece ucuz olan, kolaylıkla yetişen ve son derece faydalı bir sebzedir ve insan sağlığı açısından oldukça faydalıdır. Bunun yanında kozmetik endüstrisinde de kullanılan pırasa ilaç yapımında da etkili bir rolü vardır ve bu sektörlerde de yerini almıştır. Peki pırasanın faydaları nelerdir? Hangi hastalıklara şifa olur? İşte pırasanın bilinmeyen özellikleri…

PIRASANIN FAYDALARI NELERDİR?

– Antioksidan özelliği sayesinde kansere ve kronik rahatsızlıklara karşı koruyucudur. Özellikle prostat kanseri ve kolon kanseri gibi türlerinde fayda sağlar.

– Kolesterolü düşürür.

– İçerdiği K vitamini sayesinde kemik sağlığını korumada yardımcı olur.

– Damar sertliğini engeller, damar hastalıkları riskini azaltır. Kan dolaşımını düzenler.

– Lifli olduğundan bağırsak için faydalıdır. Kabızlık problemini önler.

– Etkili bir idrar söktürücüdür.

– Zengin demir içeriği sayesinde saç dökülmelerini engeller ve demir eksikliğine bağlı oluşan anemi gibi rahatsızlıklarda yardımcı olur.

– Solunum sistemi için de faydalıdır.

– Böbrekler ve karaciğer için de büyük fayda sağlar.

– Soğuk algınlığı, öksürük, grip, nezle, bronşit ve balgam gibi rahatsızlıkların önlenmesine, bu hastalıklardan korunmaya yardım eder.

– Kan dolaşımını düzenler.

– Kolesterolün dengelenmesine yardım eder.

– İştahın açılmasına yardım eder. Özellikle taze pırasa tüketirseniz, iştahınız açılır ve daha fazla yemek yeme isteği duyarsınız.

– İdrar söktürür.

– Sinüzit gibi rahatsızlıkların tedavisine yardımcı olur.

– Gut hastalığına karşı da faydalıdır.

– Bol miktarda omega 3 içermektedir. Bu sayede kolesterol, kalp – damar rahatsızlıklarını ve tansiyon sorunları dışında depresyon gibi rahatsızlıklara karşı da yardımcı olur.

– Solunum sistemi için yararlıdır. Grip, nezle, bronşit gibi solunum sistemi rahatsızlıklarında ve öksürük ve balgam gibi problemlerin önlenmesinde yardım eder.

– Hamile kadınların beslenme sürecinde önemli bir rol oynayan folik asit (B9 vitamini) bakımından zengindir.

– Kandaki şeker seviyesini düzenlemeye yardım eder.

Sağlıklı yaşamla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Beslenme

Kestanenin Sağlığa Yararları

Halit Yerebakan

Düzenleyen

on

Kestanenin Sağlığa Yararları

Kestanenin sağlığa yararları arasında kemik sağlığına olan katkısı, bağırsak rahatsızlıklarının hafifletilmesi, serbest radikallerin ve toksinlerin vücuttan temizlenmesi ve hastalıkları önlenmesi sayılabilir. Ayrıca solunum yolu hastalıklarını hafifletir, sağlıklı tiroid fonksiyonunu destekler ve enerji sağlar.

Özellikle kış aylarının vazgeçilmez atıştırmalığı olan kestane vitamin, mineral ve lif açısından oldukça zengin bir besin kaynağıdır. 28 gramında 70’den biraz daha düşük kalori içeren ve düşük yağ oranına sahip (yalnızca 1 gram) tek kuruyemiştir. Narenciye grubunda rastlamaya alışık olduğumuz C vitamini, kestanede de bulunur. Bu özelliğiyle dahil olduğu besin grubunda tektir. Kestane aynı zamanda kandaki kolesterol seviyesini düşürmeye yardımcı diyet lif bakımından zengindir. Faydalarını maksimum düzeye çıkarmak için günde yaklaşık 85 gram kestane tüketmelisiniz.

Kemik Erimesini Önler

Kestanede bulunan C vitamini ve diğer antioksidan bileşikler bağışıklık sisteminizin daha güçlü hale gelmesine katkıda bulunur. Aynı zamanda kestane mineral açısından da zengin bir gıdadır. İçeriğinde bulunan minerallerden biri olan bakır, kırmızı kan hücresi oluşumunu destekler. Böylece bağışıklık sistemi üzerinde olumlu etki görülür. Günlük yeterli miktarda C vitamini tüketimi, soğuk havalarda ortaya çıkan vücut yorgunluğunu azaltır.

Kestanenin içeriğindeki antioksidanlar kronik hastalıklarla mücadele konusunda yardımcıdır. Kronik hastalıklar, hücresel solunumun doğal yan ürünü olan serbest radikallerin salınmasından kaynaklanır. Bunlar, kanserin, oksidatif stresin ve bazı kronik hastalıkların ortaya çıkmasına neden olarak sağlıklı hücrelerde mutasyona neden olabilir. Yapılan araştırmalar, kestane çiçeği özünün antioksidan özellikleri sayesinde cilt kanserine karşı savaşmaya yardımcı olabildiğini göstermiştir.

Bakır ve magnezyum, kemik büyümesi ve gelişimi için çok önemlidir. Magnezyum, kemik mineral yoğunluğunu arttırmaya yardımcı olur. Kestanede bulunan bu oldukça değerli minerallerle, osteoporoz gibi yaşla ilgili birçok hastalığın başlaması önlenebilir.

Diyabetliler Dikkat!

Çoğu kişi lifin bağırsak sağlığında önemli rol oynadığını bilir. Bağırsaklarınızda biriken faydasız artıklardan kurtulmanın yolu, lif ağırlıklı beslenmekten geçer. Lif; sistemde adeta su vazifesi görerek, bağırsaklarınızın olması gerektiği şekilde boşalmasına yardımcı olur. Liften zengin beslenmek, sindirim sisteminizin sağlığı için altın değerindedir. Ayrıca lif, diyabetin düzenlenmesi, önlenmesi ve yönetiminde de etkin bir role sahiptir. Kestane gibi, lif yönünden zengin olan gıdalar, düşük glisemik gıda olarak da kabul edilir, bu da kan şekerinin yüksek glisemik gıdalara kıyasla yavaşça yükselmesine neden oldukları anlamına gelir. Ancak diyabet hastaları kestane tüketirken porsiyonuna dikkat etmelidir.

Hamilelikte Bulantıyı Azaltır

Hamilelik sırasında kestane tüketimi de vücut için gerekli besinleri sağladığı için önemlidir. Yeterli miktarda vitamin ve kalsiyum, elektrolitler arasındaki dengeyi sağlar ve annenin vücudunda istenmeyen bir durumun oluşmasını önler. Ayrıca hamilelerin kestane tüketmesi, tüm kronik hastalıklardan uzak tutarak fetüsün sağlıklı gelişiminin desteklenmesine yardımcı olur. Aynı zamanda bulantıdan kaynaklanan stres ve kasılmayı da azaltır.

Gluten içermeyen kestane, ince bağırsağa zarar veren bir hastalık olan çölyak hastalığına sahip hastalar için de oldukça faydalıdır.

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar

web tasarım beyaz eşya servisi endüstriyel mutfak