Sosyal Medya

Beslenme

Markette Ürün Etiketi iyi Okunmalı

Halit Yerebakan

Yayınlanma:

,
ürün etiketi

Ürün etiketi okumayı biliyor musunuz? Okuduğunuz etikette yazanların ne olduğunu anlıyor musunuz? Eğer anlamıyorsanız, o ürünü almayın!

Marketler, siz farkında olsanız da olmasanız da sağlığınızın en önemli göstergesidir. Alışveriş arabanızda olanlar, bedeninize gireceği neredeyse kesin gıdalardır ve hatalı seçimler yapacak olursanız, muhakkak bedelini ödersiniz. Birazdan okuyacaklarınız, bir sonraki market alışverişinizde kulağınıza küpe olması gereken ip uçlarından oluşuyor. Bakteri üretmeye müsait et ve şarküteri ürünlerinin satıldıkları bölümün hijyen şartlarına uygun olup olmadığını inceleyin. Bu iki reyonun birbirinden ayrı olması ve ayrı kişiler tarafından hizmet verilmesi gerekir. Eti parçalamak için kullanılan bıçak ile şarküteri ürünü kesildiğinde, et üzerinde bulunabilecek ‘bakterilerin’ çiğ olarak da tüketilen salamın, pastırmanın üzerine bulaşmaması mümkün değildir.

ANLAMIYORSANIZ YAVAŞÇA BIRAKIN

  • Market çalışanlarının ellerinde kullan at eldivenler (değişitirilip değiştirilmediğine dikkat edin), maske ve bone olmalı.
  • Sırf daha ucuz diye outlet tabir edilen ve geneli zarar görmüş ambalajların içinde satılan ürünlerden uzak durun. Market, enfekte olmuş bir üründen para kazanırken, siz sağlığınızı riske atıyorsunuz. Satılan ürünlerin üretim ve son kullanım tarihlerini kontrol edin ve evinizde de bu tarihlere uyarak tüketin.
  • Etiket okumayı öğrenin. Aldığınız ürünün içindekiler kısmında yazanları anlamıyorsanız, elinize aldığınız her ne ise yavaşça geri bırakın.
  • Ambalaj üzerinde yazanların tam olarak ne anlama geldiğini öğrenin:

ŞEKER İÇERİĞİ AZDIR:

Düşük şeker içerdiğini ifade etmek için yazılan bu ibare aslında resmi olarak düzenlenmemiştir. Üründe 1-100 gram şeker içeriği mevcut olabilir. Bunun yerine ‘ilave şeker yoktur’ ibaresini arayın. Bu ifade, yönetmeliğe uygundur.

İYİ BİR LİF KAYNAĞIDIR:

Lif, insan sağlığı için son derece önemlidir ve sindirim sistemi başta olmak üzere tüm beden üzerinde sayısız faydası vardır. ‘İyi bir lif kaynağıdır’ yazılı ambalajlı gıdalarda, bazen tam tahıllar ve sebze gibi doğal besinlerde bulunan lif kadar yararlı olmayan lif katkısı bulunur. Bu etiket tamamen aldatmaca olmasa da en iyisi, lif kaynağı olan taze, tam tahıllı ve lif zengini doğal besinleri tüketmektir.

MEYVENİN KENDİSİNİ TÜKETİN

GERÇEK MEYVELERDEN YAPILMIŞTIR:

Son zamanlarda sıklıkla karşımıza çıkan bu etiket tamamen yalan söylüyor diyemeyiz ancak genellikle bahsedilen gerçek meyve miktarı, içerdiği katkı maddelerinin yanında yok denecek kadar az miktardadır. Ayrıca ‘gerçek meyve’ miktarları resmi kurumlar tarafından düzenlenmediğinden, içerdikleri gerçek meyve miktarı size pek yararı olmayacak kadar az olabilir. Söz konusu meyveyse, gerçeğini tüketmekten şaşmayın.

TAM TAHIL İÇERİR

Maalesef bu ibareyi taşıyan ürünlerin büyük bölümü, yüksek glisemik indekse sahip ve çok da sağlıklı bir tahıl cinsi olmayan mısır unu içermektedir. Bu ibare yerine ‘%100 tam tahıllı’ ya da ‘%100 tam buğday’ ifadelerini arayın.

TAVUK SATIN ALIRKEN SÜSLÜ KELİMELERE KANMAYIN

Son yıllarda tavuk ambalajlarındaki ifadeler iyiden iyiye kafa karıştırmaya başladı. Gün geçmiyor ki tam olarak ne anlama geldiğini bilmediğimiz ancak süslü puntolarla yazıldığı ve diğerlerinden bir miktar pahalı olduğu için ‘bu gıda sağlıklıdır’ kanısı oluşturan ibarelerle karşılaşmayalım. Tavuk eti, kültürümüzde yer edinmiş önemli bir besin kaynağıdır ve bu sebeple seçerken ambalajında yazanlara dikkat etmek gerekir.

DOĞAL TAVUK

Bir ambalajın üzerinde doğal tavuk yazıyorsa bu, ambalajın içinde tavuk dışında bir şey olmadığı anlamına gelir. Yani, aldığınız şeyin sadece tavuk olduğu, ilave başka bir madde bulunmadığı ifade edilmektedir. Bu ibare, tavuğun nerede ve hangi şartlarda yetiştirildiği ya da neyle beslendiği hakkında hiçbir bilgi vermez! Oysa bilinçsiz tüketiciler, doğal yazısını gördüklerinde aldıkları ürünün olması gerektiği şekilde üretildiğine inanırlar.

DONDURULMUŞ TAVUK ETİ

Soğutulmuş ya da dondurulmuş tavuk denildiğinde aklımıza, parçalanmadan hemen önce askıda duran tavukların soğuk havaya maruz bırakıldığı gelir. Oysa durum çok farklı. Soğutma işlemi, askıdaki tavukların soğuk su ile yıkanması anlamına geliyor. Soğuk su banyosu yapılan tavuklar, -cilt yapıları sebebiyle- işlem sırasında uygulanan suyu adeta emerler. Bu da hem tatlarındaki yoğunluğun azalmasına, hem de yapay olarak ağırlaşmalarına sebep olur.

SALMA TAVUK (FREE RANGE )

Salma tavuk, doğal ortamlarında dolaşmalarına izin verilmiş, sıkışık kafeslerden çıkarılarak büyütülmüş tavuk anlamına gelir. Ancak bu uygulamanın ne kadar süreyle yapıldığı çok önemlidir. Salma tavuklar, kafeste yetişenlere oranla daha hareketli olduklarından besin değeri açısından daha faydalıdırlar. Günün belli saatlerinde serbest bırakılan bu tavuklar, diğer zamanlarda diğer tavuklarla aynı şartlarda yaşarlar. Ambalajında free range yazıyor olması devamlı doğal ortamlarında ve serbest oldukları anlamına gelmezken, beslenme şekilleri hakkında da bilgi vermez. Faydalı ancak yetersiz bir ifadedir. Yapılan denetimler, bu uygulamanın sadece teknik yeterlilik düzeyinde tutulduğunu gösteriyor.

KAFES DIŞINDA YETİŞTİRİLMİŞ TAVUK (CAGE FREE )

Son zamanlarda cage free (kafes dışında) ifadesi ambalajlar üzerinde sıkça gördüğümüz bir ifade. Yasalar bu ve benzer ifadelerin ambalajlara yazılabilmesini birtakım kurallara bağlamış durumda. Şartlar yerine getirildiğinde ürün üzerine bu gibi ibareler yazılabiliyor. Tesislerden kafesler kaldırıldığında şartların ilki ve en önemlisi yerine getirilmiş oluyor. Peki kafes dışında yaşamaları tavukların serbest olduğu anlamına geliyor mu? Tabi ki hayır! Bu tip tesislerin çoğunda tavuklar kafes dışında ancak neredeyse üst üste bekletiliyorlar. Ne dışarı çıkabiliyor ne de oldukları yerde hareket edebiliyorlar. En önemlisi, bu ifade tavukların ne ile beslendiği ya da ne gibi ilaçlara maruz bırakıldığı hakkında hiçbir garanti içermiyor.

ÇİFTLİK TAVUĞU 

Bu ifade, bir ambalaj süsünden ibaret. Tüm tavuklar çiftlikte yetişir. Ambalajına çiftlik tavuğu yazıyor olması, sağlıklı olduğuna inanabilirsiniz anlamına gelmesin. Ambalaja bunu yazabilmek için tavukların bir çiftlikte yetişiyor olması yeterli. Bu ibare, ne beslenme şekilleri, ne aldıkları ilaçlar, ne de serbest dolaşıp dolaşamadıkları hakkında bilgi vermez. Çiftlik tavukları genelde daracık kafesler içinde, hiç kıpırdamadan ve ilaç alarak büyütülürler.

ANTİBİYOTİK VERİLMEMİŞ TAVUK (Antibiotic Free):

Bir arada yetiştirilen tavuklar genellikle hastalanmamak ve birbirlerine hastalık bulaştırmamak için antibiyotikli yemlerle besleniyorlar. Antibiyotik, kullanımına son verildikten bir süre sonra vücuttan atılır. Bu sebeple, tavuklara verilen antibiyotik, ihtiyaç duyulan süre kadar önce bırakılacak olursa, vücudunda antibiyotik olmadan kesilmiş olur. Böylece ambalajında antibiyotiksiz tavuk yazabilmenin önünde bir engel de kalmaz. Antibiyotiksiz tavuk, ambalajlanan etinde antibiyotik etki olmadığı anlamına gelir, yaşam boyunca antibiyotik almadığı anlamına gelmez.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Devamını Oku
Yorum Yaz

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Beslenme

Gluten Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar

Halit Yerebakan

Yayınlanma:

,

Gluten Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar

Son zamanlarda adını sıkça duyduğumuz glüten; buğday, arpa ve çavdar dahil olmak üzere birçok tahılda bulunan bir proteindir. Ekmek, makarna, pizza ve tahıl gibi gıdalarda da bulunur. Bazen ‘gluten alerjisi’, bazen ‘gluten hassasiyeti’ karşımıza çıkan, gluten hakkında doğru bilinen yanlışlar neler? Merak edilenleri sizler için derledim.

Gluten Nedir?

Yediklerimizin ruhumuzu da beslediğini düşünürsek, yemek yedikten sonra nasıl hissettiğimizi tekrar gözden geçirebiliriz. Şişkinlik, halsizlik, eklem ve kas ağrıları, sindirimde güçlük ve bazen de cilt problemlerinin de eklenmesiyle mücadele ettiğimiz yemek sonrası birçok etkili sebepler sonucunda glutene karşı hassasiyetimiz olduğu sonucu çıkabilir.

Çölyak hastalığı olan kişiler glüten içeren besinler yiyerek tetiklenen bir bağışıklık reaksiyonuna sahiptir. Glüten içeren yiyecekleri yedikleri zaman, bağırsak yollarında ve vücudun diğer kısımlarında iltihap veya hasar meydana gelebilir. Semptomların yanı sıra inflamasyonu ortadan kaldırmak için glutensiz bir diyet gereklidir. Artık restoranlar geleneksel yiyeceklere alternatif olarak glüten hassasiyeti olan kişilere özel glutensiz seçenekler sunuyor. Tüketici Raporları Ulusal Araştırma Merkezi tarafından yapılan bir araştırmaya göre, Amerikalıların %63’ü, glütensiz bir diyetin zihinsel veya fiziksel sağlığını geliştirebileceğine inanmaktadır.

Kimler Glutenden Uzak Durmalı?

Çölyak hastalığı olan kişiler, az miktarlarda glüteni bile tolere edemezler. Çölyak hastalığı olan kişilerde gluten, ince bağırsağın kaplamasına zarar veren bir bağışıklık tepkisini tetikler. Bu, besin maddelerinin emilimini engelleyebilir, bir dizi semptomlara neden olabilir. Osteoporoz, infertilite, sinir hasarı ve nöbet gibi diğer sağlık sorunlarına yol açabilir. Dolayısıyla bu rahatsızlığa sahip olan kişilerin glütenden uzak durmaları önerilmektedir.

Çölyak Hastası Değilseniz Dikkat…

Harvard’da yapılan bir araştırmanın ekibi, çölyak hastalığı olmayan kişilerin, diyetlerindeki glüteni ortadan kaldırarak kalp hastalığı riskini azaltabileceklerini merak etti. Yaklaşık 25 yıl boyunca takip edilen 110.000’den fazla sağlıklı erkek ve kadın üzerinde yapılan bir araştırmada, araştırmacılar her gün en fazla gluteni yiyen insanlarla az glüten tüketen insanlar arasında meydana gelen kalp krizi sayısında belirgin bir fark bulamadılar. Ancak, tam tahıllardan kaçınan kişilerde kalp hastalığı riskinde artış oldu. Bu nedenle, eğer çölyak hastalığınız yoksa, glutenden kaçınmak kalp hastalığınızın riskini azaltmayacaktır ve aksine tam tahılları hayatınızdan çıkartırsanız bu riski artırabilirsiniz.

Gluten nedir merak ediyorsanız, buraya tıklayarak yapmış olduğum deneyi izleyebilirsiniz.

Devamını Oku...

Beslenme

Dondurma Yemenin Sağlığa 8 Faydası

Basın Bülteni

Yayınlanma:

,

Dondurma Yemenin Sağlığa 8 Faydası

Yaz aylarının vazgeçilmezi olan dondurmanın, bilinçli tüketildiğinde sağlığa birçok faydası bulunuyor. Faydaları arasında yüksek oranda kalsiyum ve protein içermesi sebebiyle kemik sağlığına olan yararları ilk sırada yer alır. Üstelik A vitamini, B vitamini, K vitamini ile fosfor gibi pek çok vitamin ve minerali de içinde bulundurur. Dondurma yemenin sağlığa 8 faydası neler merak ediyorsanız, tüm detayları bu yazıda bulabilirsiniz.

Acıbadem Altunizade Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hazal Çatırtan yaz aylarında hem serinlemek hem tatlı ihtiyacını sağlıklı bir besinle karşılamak için haftada 2-3 kez 2’şer top dondurma yemekte fayda olduğunu belirterek, “ Ayrıca özellikle tatlı isteğinin en çok görüldüğü ikindi saatlerinde, kalorisi daha düşük olduğu için sade veya meyveli dondurma tercih edilmeli” diyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hazal Çatırtan dondurmanın bilinçli ve aşırıya kaçmamak kaydıyla tüketildiğinde sağladığı 8 faydasını anlattı, önemli bilgiler verdi.

Kemik ve Diş Sağlığı İçin Önemli

Dondurma içeriğindeki sütten dolayı tam bir kalsiyum deposu. Kalsiyum da kemik ve diş sağlığımız için çok önemli. Kalsiyum kemikleri güçlendiriyor, dişleri koruyor ve diş etlerinin güçlenmesine katkı sağlıyor. Yaş gruplarına göre farklı kalsiyum ihtiyacına sahibiz. Yetişkin kişilerde bu değer 1000-1200 mg kadar oluyor. Bu ihtiyacımızı süt/yoğurt/peynir ile karşılayabileceğimiz gibi, dondurmadan destek alarak da bir kısmını karşılayabiliriz. Örneğin 2 top dondurma ortalama 120-150 mg kalsiyum içeriyor.

Kasları Güçlendiriyor

Proteinler vücudun yapı taşını oluşturuyor. Kasların temel yapısı da proteinlerden oluşuyor. Bu nedenle kasların gelişiminde protein alımı önemli. En kaliteli proteinler hayvansal kaynaklarda bulunuyor. Et, tavuk ve balığın yanı sıra süt ve süt ürünlerinin proteini de kaliteli protein grubuna giriyor. Kas sağlığı için önem taşıyan kaliteli protein ihtiyacınıza süt ürünlerinden biri olan dondurmayla da zaman zaman destek olabilirsiniz.

Bağışıklık Sistemi Dostu

Bağışıklık sistemi, vücudu hastalıklara karşı koruyan, hastalık yapıcı organizmaları ve tümör hücrelerini tanıyıp onları yok eden sistem. Bağışıklık sistemi bileşenlerinin yapı taşı aminoasitler olduğundan, dondurma içeriğindeki proteinler sayesinde bağışıklığı desteklemeye yardımcı olabiliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Hazal Çatırtan çocukların gelişme çağında oldukları için protein ve vitamin-mineral ihtiyaçlarının daha fazla olduğunu hatırlatarak, ‘Bu nedenle hem güçlü bir bağışıklık sistemi hem vücut ve kas sisteminin gelişimi için çocuklar severek yedikleri dondurmayı haftada 2 defa 1-2 top kadar tüketebilirler” diyor.

Adet Yakınmalarını Hafifletiyor

Adet dönemlerindeki kramp gibi sıkıntıların bir kısmı vitamin-mineral eksikliğinden, iştahtaki dengesizlik ve tatlı krizleri de hormonlardan kaynaklanıyor. Dondurma da içeriğindeki kalsiyum, fosfor ve potasyumla adet yakınmalarını azaltmada yarar sağlayabiliyor.

Zayıflamaya Yardımcı Oluyor

Literatürdeki gözlemsel çalışmalara ve derlemelere göre süt ve ürünlerinin iştah kontrolünü daha iyi sağlaması, kalsiyumun yağ emilimini ve yağ depolanmasını azaltması sayesinde kilo kontrolünde yardımcı olduğu görülmüş. Yapılan bir çalışmada; diyet tipinden bağımsız olarak, süt ve ürünlerinden aldıkları kalsiyum oranı yüksek olan grupta kilo kaybının daha fazla olduğu gözlenmiş. Dolayısıyla dondurma da kalsiyum ihtiyacını karşılamaya destek olarak, zayıflamaya katkı sağlayabiliyor. Ancak fazla kalori alımını önlemek için kilo koruma döneminde haftada 2-3 kez 2 top önerilirken, zayıflamak isteyenlerde bu miktar haftada 1-2 defa 2 top kadar olmalı.

Mutluluk Kaynağı

Dondurma demek aynı zamanda mutluluk demek. Londra’daki Institute of Psychiatry’nin çalışmasına göre; dondurmanın soğukluğu ağızda hissedildiğinde serinletici ve susuzluğu giderme mekanizmasına etkisiyle keyifli bir deneyim yaşamamızı sağlıyor. Aynı çalışmada beyindeki haz merkezinin de (orbitofrontal korteks) dondurma yenildiği zaman aktif olduğunu gösteriyor.

Tedaviye Katkı Sağlayabiliyor

Dondurma bazı hastalıklarda gelişen çiğneme-yutma güçlüğünde veya bademcik operasyonu sonrası iyileşmede de kullanılan bir besin. Operasyon sonrasında tahriş gibi sorunları önleyebileceği gibi, protein içeriğiyle yara iyileşmesini de destekliyor. Çiğneme ve yutma güçlüğü olan hastalarda ise kalori, protein ve kalsiyum ihtiyacını karşılamada yararlı olabiliyor.

Kan Şekerini Daha Kolay Dengeliyor

İçeriğinde şeker olsa bile protein içeriğinin de yüksek olması sayesinde kan şekerini diğer tatlılara oranla daha kolay dengeliyor. Üstelik tatlandırıcı ürünle yapılan çeşitleri sayesinde diyabet hastaları veya insülin direnci yüksek kişiler için de tüketilmesinde zarar olmayan bir ara öğün alternatifi.

Dondurma Tüketirken Bunlara Dikkat!

  • Paketli olanların yağ içeriğinin daha yüksek olabileceğini unutmayın ve bu nedenle etiket bilgisini mutlaka okuyun.
  • Süt tozu ve glikoz şurubu gibi katkılar içermemesine dikkat edin.
  • Dondurmayı ikindi saatlerinde tercih edin çünkü bu saatler metabolizmanın daha hızlı çalıştığı veya tatlı ihtiyacının daha fazla olduğu saatlerdir.
  • Yediğiniz dondurmanın kalorisini arttırmamak için sossuz ve fındık/fıstıksız tüketin.
  • Kalori ve karbonhidrat miktarını arttırmamak için külahsız olanları tercih edin.
  • Soğuk zinciri kırılmış veya paketi açılmış dondurmaları tüketmeyin. Kolay bozulabilen bir besin olduğundan zehirlenmeye neden olabiliyor.

Ev yapımı dondurma tarifini okumak için buraya tıklayabilirsiniz.

Devamını Oku...

Beslenme

Yaz Meyvelerinin Bilinmeyen Faydaları

Basın Bülteni

Yayınlanma:

,

Yaz Meyvelerinin Bilinmeyen Faydaları

Sağlık için her meyveyi kendi mevsiminde tüketmeniz gerekir. Yalnız tüketirken dikkat etmeniz gereken bir durum varki o da tüketim miktarı. Acıbadem Maslak Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Yeşim Özcan, yaz meyvelerinin bilinmeyen faydalarını anlattı, önemli uyarılarda bulundu.

Üzüm

Kemik yapısının güçlü olmasında önemli olan bakır, demir ve manganez gibi mineralleri içeren üzüm, düzenli olarak tüketildiğinde, osteoporoz gibi yaşa bağlı kemik erimelerinin başlamasına engel oluyor. Sinir sistemini güçlendiren, beyin yapılarını koruyan ve akne tedavisinde etkili olan üzümün bir porsiyonu 15 adede denk geliyor. Şeker oranı yüksek bir meyve olduğu için bu sayının aşılması karaciğer yağlanmasına neden olabiliyor.

Kiraz

Bilimsel çalışmalar her gün uyumadan 10 dakika önce tüketilen 1 porsiyon (15-20 adet) kirazın, uykuya dalmayı kolaylaştırdığını ve uyku kalitesini artırdığını gösteriyor. Şeker içeriği nispeten düşük olduğu için diyabet hastalarının da rahatlıkla tüketebileceği bir meyve olan kiraz, gut hastalığının iyileşme sürecine de destek oluyor. Ancak kan sulandırıcı etkisi olduğundan kalp ve tansiyon hastaları dikkatli tüketmeli.

Karpuz

Hem lezzeti hem serinletici etkisiyle yazın vazgeçilmezi karpuz tam bir sağlık deposu. Kalpten kansere birçok hastalığa iyi gelen karpuz, buna karşın şeker oranı yüksek bir meyve. 2 dilimi (80 gram) 1 porsiyona eşit olan karpuzu tüketirken özellikle insülin direnci olanların, hipoglisemi ve diyabet hastalarının kontrollü tüketmesi şart. Zira 1 porsiyonu 180 kalori olup, 20 gr şeker, 270 mg potasyum, 17 gr A vitamini, 21 gr C vitamini, 4 gr demir ve 1 gr lif içeriyor. Karpuzun yanında protein kaynağı olan peynir tüketmek kan şekeri seviyesinin daha normal seyretmesini sağlıyor.

Kayısı

Beslenme ve Diyet Uzmanı Yeşim Özcan “Demir içeriği yüksek olan kayısı anemi ve anemi kaynaklı pek çok hastalığı önlerken, tedaviyi de kolaylaştırıyor. Kan oluşumunu destekleyen, kan akışını ve enerjisini artıran kayısı, kanda biriken zararlı atık maddelerin vücuttan atılmasına da yardımcı oluyor. Günde 3-4 adet taze ya da kuru kayısı 1 porsiyona denk geliyor. Lif oranı yüksek bir meyve olduğundan kabızlık sorunu yaşayanlara çok iyi gelirken, fazla tüketimi ishal sorununu artırabilir” diyor.

Dut

Zengin içeriğiyle kanseri önlemeden cilt bakımına dek birçok faydası bulunan dutun 1 porsiyonu 1 çay bardağına eşit. Ancak çoğu zaman lezzetine kanıp ölçüsüne dikkat edilmez ve aşırı tüketilirse bağışıklığı güçlendirmek yerine bu kez tam tersine bağışıklığı düşürüyor, karın ağrısı ve mide bulantısına neden olabiliyor, genel sağlık durumunu bozabiliyor. Bu arada dutu pestisit kalıntısı nedeniyle iyi yıkayarak tüketmek gerekiyor.

İncir

Kolesterolü düşürücü etkisi olan incir, çok yüksek lif oranıyla bağırsak sağlığı için de son derece önemli bir meyve. Özellikle çözünür bir lif olan pektin içeriği sayesinde sağlıklı bağırsak hareketlerini uyarıyor. Çalışmalar incir tüketiminin kolon kanserini önlediğini ortaya koyuyor. 2 adet taze incir 1 porsiyona denk gelirken, insülin direnci olanlar dikkatli tüketmeli. Kan şekerini dengelemek için incir tüketirken yanında 1 bardak süt tercih edebilirsiniz.

Kavun

Zengin potasyum ve su içeriğiyle sağlık deposu olan kavun, vücuttan toksik maddelerin atımını kolaylaştırırken, kalp krizi riskini azaltıyor, kötü kolesterolün düşürülmesine fayda sağlıyor. Yüksek potasyum içerdiği için böbrek hastalarının ve hiperpotasemi hastalığı olanların doktoruna danışarak tüketmesi gerekli. Günde 2 dilim kavun 1 porsiyon meyveye denk geliyor.

Erik

Glisemik indeksi düşük olan erik kan şekerini dengeliyor ve kilo vermeyi kolaylaştırıyor. Şeker içeriği düşük bir meyve olduğundan diyabet hastaları rahatlıkla tüketebilir. Stres karşıtı mineral olarak bilinen magnezyum da erikte oldukça fazla miktarda bulunuyor. 10 adet küçük boy erik 1 porsiyon meyveye denk gelirken, eriği tuzlayarak tüketmek vücutta ödem oluşmasına neden olabiliyor. Özellikle tansiyon hastalarının tuz dökmeden yemeleri şart.

Şeftali

Beslenme ve Diyet Uzmanı Yeşim Özcan “Şeftali lif içeriği sayesinde sindirime yardımcı olup kabızlığı azaltırken, hamileler ve anne karnındaki bebekler için sayısız fayda sağlıyor. Günde 1 orta boy şeftali tercih edilebilir. Tüylü yapısı boğazı tahriş edebileceği için kabuğunu soyarak tüketebilirsiniz” diyor.

Porsiyon miktarları

  • Karpuz: 2 dilim (80 gr)
  • Kavun: 2 dilim
  • İncir: 2 adet
  • Kiraz: 15-20 adet
  • Erik: 10 adet
  • Üzüm: 15 adet
  • Kayısı: 3-4 adet
  • Şeftali: 1 adet
  • Dut: 1 çay bardağı

Yaz meyvelerinden biri olan karpuzun sağlığa olan faydalarını okumak için buraya tıklayabilirsiniz.

Devamını Oku...

Öne Çıkanlar

www.dryerebakan.com Sadece bilgilendirme ve sağlık bilgilerinin eğlenceli olarak aktarılmasını amaçlamaktadır, teşhis veya tedavi için bir alternatifi değildir. Doktorunuz yerine geçmeyi yada Doktorunuzun size uyguladığı tedavi yerine geçmeyi hedeflememektedir. Web sitesi içeriğinden dolaşan tüm kullanıcılar, Kullanım Koşulları ve Gizlilik Kurallarını otomatik olarak kabul etmiş sayılır.

İletişim: info@dryerebakan.com

Copyright © 2017 DrYerebakan.com.