Bizimle iletişime geçin

Göz Sağlığı

Kuru Göz Hastalığının Nedenleri

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Kuru Göz Hastalığının Nedenleri

Kimi zaman mutlu kimi zamanda mutsuz anlarımızda gözyaşlarımız bize eşlik eder… Duygularımıza eşlik eden gözyaşının aslında oldukça önemli farklı bir görevi daha var. Eğer gözyaşımız salgılanmazsa gözde yanma, batma gibi durumlar ortaya çıkabilir. Bu sebeple kuru göz hastalığının nedenleri neler bilmemiz oldukça önemli. Memorial Ankara Hastanesi Göz Hastalıkları Bölümü’nden Dr. Bekir Sıtkı Aslan, kuru göz hastalığı ve tedavisi hakkında bilgi verdi.

Gözyaşının En Önemli Görevi Kayganlığı Sağlamak

Göz kapaklarının içindeki bezlerden salgılanan gözyaşının, göz kapağı ile gözümüzün sürtünmesine bağlı sorunlara engel olmak gibi çok daha önemli bir işlevi bulunmaktadır. Farkında olmadığımız bu salgılar kornea ön yüzünde ‘gözyaşı film tabakası’ adıyla andığımız bir tabaka oluşturur. Bu tabaka üstte yağ altta müsin ve ikisinin arasında sıvı gözyaşından oluşur. Göz kapağımız belli bir ritimde örneğin dakikada 20 defa açılıp kapandığında gözyaşı gözde homojen olarak dağılır ve göz küresi ile göz kapağı arasında sürtünmeye bağlı sorunları da ortadan kaldırmış olur. Gözyaşının yeteri kadar salgılanmaması ise önemli bir durumla karşı karşıya olduğumuz anlamına gelmektedir.

Kişi Rahatsızlığı Olduğunu Fark Edemeyebiliyor

Toplumun yüzde 40’ında kuru göz problemi görülmektedir. Neredeyse her 2 kişiden birisinde görülen bu hastalık herkeste bulgu vermez. Yanma, batma, yabancı cisim hissi, gözde çapaklanma, sabah ilk uyanıldığında gözü açmakta zorlanma, akşam saatlerinde yorgunluktan göz kapaklarını açma isteğinin azalması gibi belirtileri olabilmektedir.

Kuru Göz Hastalığının Pek Çok Nedeni Var

  • Alerjik ve bakteriyel enfeksiyonlar nedeniyle göz kapaklarındaki bezler görevini yapamazsa, salgılar göze ulaşamaz. Dolayısıyla gözde dokusal değişiklikler ve buna bağlı kuru göz hastalığı gelişebilmektedir.
  • Korneada olan değişiklikler pek çok önemli problemin habercisidir. Korneada, yani gözün öndeki bombe kısmında olan değişiklikler zamanla kontrol edemeyebileceğimiz görme kayıplarına neden olabilmektedir.
  • Kuru göz gelişiminin bir diğer nedeni ise yine vücudumuzdaki mukozalarda salgıları kontrol eden hormonal mekanizmalardır. Bu gelişme özellikle adet dönemlerini noktalamak üzere olan kadınlarda sık karşılaşılan bir durumdur.
  • Kuru göz, bağışıklık sistemimizi tutan sistemik hastalıklarda da ortaya çıkabilmektedir.
  • Çevre kirliliği ve gözün zararlı ışıklara maruz kalması kuru gözün ortaya çıkması için diğer nedenlerdir.

Kuru göz hastalığı tedavi edilmezse kontak lens kullanımında sıkıntı olabilir. Bir katarakt ameliyatı söz konusu ise bu ameliyatta uzak ve yakını gösteren ileri teknoloji lenslerin takılması doğru olmaz ve en önemlisi konforlu bir yaşam olası değildir. Onun için bu kişilerde kuru gözün tedavi edilmesi sadece hasta konforu açısından değil, göz fonksiyonu açısından da olmazsa olmaz bir yaklaşım olmalıdır.

Bilgisayar Kullanmak Kuru Göz Hastalığına Neden Oluyor

Uzun süre bilgisayar kullanımının yan etkilerinden biri de göz kırpma refleksini azaltmasıdır. Bilgisayar kullanırken gözlerimizle çoğunlukla kırpmadan hep aynı noktaya bakarız. Kişi bilgisayarda oyun oynuyorsa göz kırpma refleksi iyice azalır. Göz kırpma refleksi azalınca gözyaşı homojen olarak dağılmaz ve kuru göz bulguları ortaya çıkar. Gözyaşının homojen dağılımına engel olacak kapak şekil bozuklukları da dahil olmak üzere her mekanizma sonucunda kuru göz ile karşılaşılabilmektedir.

Kuru Göz Tedavi Edilmeden Lazer Yapılmamalı

Göze miyop, hipermetrop tedavisi için lazer işlemi yapılmadan önce kuru göz sorununun tedavi edilmesi gerekmektedir. Eğer kuru göz hastalığı tedavi edilmeden lazer uygulanır ise kuru göze bağlı sorunlar hastayı daha fazla rahatsız eder. Lazer tedavisi de bazen kuru göz problemine neden olabilir. Çünkü göze lazer uygulandığı zaman katmanlarda sinir lifleri kesilir ve bu liflerinin kesilmesi kuru göz gelişmesini tetikleyebilir.

Tedavide İlk Aşama Ayrıntılı Göz Muayenesi

Kişi yanma, batma ve gözlerde kuruma hissinden yakınıyorsa mutlaka bir göz doktoruna görünmelidir. Kuru göz hastalığı tanısı konulduğunda buna neden olan faktörler araştırılmalıdır. Kapaklarda bir iltihap ya da immünolojik sistemde bir sorun olup olmadığına bakılmalıdır. Kuru göz tablosu aşırı buharlaşmayla mı alakalı, yoksa sadece gözyaşı yapımındaki eksiklikten mi kaynaklanıyor, bunlar ayrıntılı bir şekilde ayrıştırılmalıdır.

Ayrıca tanı için bir dizi tetkik gerekir. Gözyaşı miktarının ölçülmesi, gözyaşı kırma zamanının belirlenmesinin yanında gözde iltihap olup olmadığı bir testle saptanmalıdır. Gözyaşı osmolarite testi, tanıda çok yardımcıdır. Kornea topografisi çekilerek kuruluk adacıkların değerlendirilmesi, kapakta salgı yapan meibomium bezlerinin görüntülenmesi karar vermede çok yararlı olmaktadır. Gözyaşı tabakasının oluşmasında eksik olan parametre tespit edildikten sonra tedavi yöntemi belirlenmektedir. Tedavi hasta uyumunu da gerektiren uzun soluklu bir süreçtir.

Göz sağlığıyla ilgili farklı bir yazıyı okumak için burayı tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et
Yorum bırakmak için tıklayın

Yanıt bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Sağlığı

Göz Sağlığınız için Basit İpuçları

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Göz Sağlığınız için Basit İpuçları

Gözler, sağlığın önemli bir parçasıdır, onları sağlıklı tutmak için yapabileceğiniz birçok şey vardır. Altınbaş Üniversite Hastanesi Medical Park Bahçelievler Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Fatih Atmaca, “Genç yaşta gözlerinizi ne kadar iyi korursanız, ileride o kadar rahat edersiniz” diyerek uyarıyor! İşte göz sağlığınız için basit ipuçları…

Kapsamlı bir göz muayenesi yaptırın: Görüşünüzün iyi veya gözlerinizin sağlıklı olduğunu düşünebilirsiniz ancak kapsamlı bir göz muayenesi için doktorunuzu ziyaret etmeniz; gerçekten emin olmak için tek yoldur. Ortak görüş sorunları söz konusu olduğunda, bazı insanlar gözlük veya kontakt lenslerle daha iyi görebildiklerini fark etmez. Ayrıca glokom, diyabetik göz hastalığı ve yaşa bağlı makula dejenerasyonu gibi birçok yaygın göz hastalığının genellikle erken belirtileri yoktur. Kapsamlı bir göz muayenesi, bu hastalıkları erken evrelerinde tespit etmenin tek yoludur. Doktorunuz muayenede gözlerin arkasında herhangi bir hasar veya hastalık belirtisi olup olmadığını inceler. Göz doktorunuz, gözlerinizin sağlıklı olup olmadığını belirleyen tek kişidir.

Ailenizin göz sağlığı geçmişini bilin: Aile üyelerinizin göz sağlığı geçmişi hakkında konuşun. Birisine hastalık teşhisi konulup konulmadığını bilmek önemlidir çünkü bu hastalıkların birçoğu kalıtsaldır. Bu, bir göz hastalığı için daha yüksek risk altında olup olmadığınızı belirlemenize yardımcı olacaktır.

Doğru Beslenin

“Havucun göz sağlığı için faydalı olduğunu artık hepimiz biliyoruz” diyen Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Fatih Atmaca, “Yapılan araştırmalar göstermiştir ki; taze sebze ve meyveler, lahana, ıspanak gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler de göz sağlığına yararlıdır. Ayrıca somon, ton balığı gibi omega 3’ten zengin balıkları tüketmek de gözleri sağlıklı tutmak için önemlidir” dedi.

İdeal Kilonuzu Koruyun

Aşırı kilolu veya obez olmak, diyabetik göz hastalığı ve glokom gibi görme kaybına yol açabilecek durumların gelişme riskini artırır. İdeal kilonuzla ilgili sorun yaşıyorsanız, doktorunuzla konuşun.

Sigarayı Bırakın veya Asla Başlamayın

Sigara içmek, vücudunuz için olduğu kadar gözleriniz için de zararlıdır. Yapılan araştırmalar sigara kullanımının; yaşa bağlı makula dejenerasyonu, katarakt ve optik sinir hasarı geliştirme riskini artırdığını göstermiştir. Ayrıca bunların hepsi zamanla körlüğe yol açabilir.

Güneş Gözlüğünüzü Yanınızdan Ayırmayın

Altınbaş Üniversite Hastanesi Medical Park Bahçelievler Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Fatih Atmaca, “Güneş gözlükleri harika bir moda aksesuarıdır ancak en önemli görevi, gözlerinizi güneşin ultraviyole ışınlarından korumaktır. Güneş gözlüğü satın alırken hem UVA, hem de UVB radyasyonunun yüzde 99-100’ünü engelleyenleri tercih edin. Güneş gözlüğünüzü yaz-kış yanınızdan asla ayırmayın” diyor.

20-20-20 Kuralına Uyun

Bilgisayarda çok fazla zaman geçirirseniz veya herhangi bir şeye odaklanırsanız, bazen göz kırpmayı unutursunuz ve gözleriniz yorgun düşebilir. 20 dakikada bir, 20 saniye süresince, 20 metre ve ötesine bakarak gözleriniz dinlendirip göz kuruluğunun önüne geçebilirsiniz. Bu, göz yorgunluğunu da azaltmaya yardımcı olabilir.

Ellerinizi ve Kontakt Lenslerinizi Temizleyin

Enfeksiyon riskinden kaçınmak için, kontakt lenslerinizi yerleştirmeden veya çıkarmadan önce ellerinizi daima iyice yıkayın. Kontakt lensleri gerektiği gibi dezenfekte ettiğinizden emin olun ve uygun şekilde değiştirin.

Koruyucu Gözlük Kullanın

Sporda, evinizin bahçesinde veya gerekiyorsa iş yerinizde; koruyucu gözlük kullanın. Özel olarak tasarlanmış güvenlik gözlükleri, göz koruyucuları içerir. Çoğu koruyucu gözlük camı, diğer plastiklerden 10 kat daha güçlü olan polikarbonattan yapılmıştır.

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Göz Sağlığı

Alzheimer Hastalığı Gözden Teşhis Edilebiliyor

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Alzheimer Hastalığı Gözden Teşhis Edilebiliyor

Birçok hastalığın erken teşhisinde önemli bir yol gösterici olan gözlerimizden beynimiz ile ilgili de önemli bilgilere ulaşmak mümkün. Yaşlılık döneminde oluşma riski yüksek Alzheimer hastalığı gözden teşhis edilebiliyor. Sinir hücrelerinin hasar görmesi sonucu meydana gelen Alzheimer’ın göz muayenelerinde teşhis edilebileceğini belirten Dünyagöz Etiler’den Op. Dr. Fevzi Akkan “Yaşlılık döneminde meydana gelebilecek göz rahatsızlıklarının erken teşhisinde kullanılan Optik Koherens Tomografi (OCT) cihazı ile Alzheimer hastalığına erken tanı koymak mümkün” diyor.

İlerleyen yaşlarda hafıza kaybı, hareket kısıtlılığı ve davranış bozuklukları gibi sonuçlar doğuran Alzheimer hastalığı yaşam kalitesini de doğrudan etkileyebiliyor. Sinir hücrelerinin zamanla hasara uğraması sonucu meydana gelen Alzheimer’ı gözden teşhis etmek ise mümkün. Gözün arka kısmını kaplayan sinir tabakası olan retinada gözlenen sinir hücresi kaybının Alzheimer hastalığında görülen beyin hücresi kaybının habercisi olduğunu belirten Op. Dr. Fevzi Akkan “Alzheimer, beyinde oluşan ve teşhisi oldukça zor olan bir rahatsızlık. Ancak son yıllarda oftalmoloji alanında yaşanan gelişmeler Alzheimer hastalığının erken teşhisini mümkün kılıyor. Yapılan araştırmalar beynin uzantısı olan retinada gözlenen sinir hücresi kaybının Alzheimer hastalarında görülen beyin hücresi kaybından kaynaklı olduğu tespit edilmiştir. Retinadaki katmanları incelediğimiz Optik Koherens Tomografi (OCT) cihazı sayesinde bu bölgedeki hasar kolayca saptanabiliyor. Bu sayede Alzheimer hastalığında en önemli nokta olan hastalığın hafızayı etkilemeden önce teşhisi konulabiliyor” diyor.

Teknolojik Gelişmeler Umut Verici

Teknolojik gelişmelerin hastalıkların erken teşhisinde önemli bir rol oynadığını dile getiren Op. Dr. Akkan “Gözün arka kısmını kaplayan retina sinir lifi tabakası kalınlıklarında meydana gelebilecek değişimler mutlaka bir rahatsızlığın habercisi oluyor. Bu nedenle merkezi sinir sistemini etkileyen her gelişmeyi retina üzerinde görebiliyoruz. Alzheimer’a yol açan beta amiloid plaklarının retina tomografisiyle saptanması sayesinde hastalığın hafızayı etkilemeden önce teşhisi konulabiliyor. Son zamanlarda retinada ve sarı noktada tespit edilen bazı değişiklikler, Alzheimer ve benzeri nörodejeneretif hastalıklar açısından bir ön tanı olarak kabul edilmeye başlanmıştır. Alzheimer hastalarında optik koherens tomografi (OCT) ile belirlenen retina kalınlığındaki değişikliklerin hastalığın tanısını destekleyebileceği düşünülmektedir. Bu amaçla yapılan bir çalışmada Alzheimer hastalarında, hafif bilişsel bozukluğa sahip hastalarda ve sağlıklı insanlarda retina kalınlığı karşılaştırılmıştır. Alzheimer hastalarında ve hafif bilişsel bozukluğa sahip olgularda retina kalınlığı sağlıklı insanlara göre anlamlı olarak ince bulunmuştur. Aynı zamanda Alzheimer hastalarında sarı nokta kalınlığının sağlıklı bireylerden daha ince olduğu gösterilmiştir. Sonuç olarak Alzheimer hastalarında ve bilişsel bozukluğa sahip insanlarda retina ve sarı nokta kalınlığında incelme olduğunu gösterilmiştir. Elde edilen bu sonuçlar, tespit edilen bu retinal değişikliklerin Alzheimer benzeri hastalıkların ön bulguları olabileceğini göstermektedir” diyerek sözlerini tamamlıyor.

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Göz Sağlığı

Doğru Beslenmenin Göz Sağlığına Etkisi

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Doğru Beslenmenin Göz Sağlığına Etkisi

Türkiye ve Dünya’da son yıllarda çok daha yüksek oranlarda gözlemlenen diyabet, gözlerde tahmin edilenden çok daha büyük hasarlara yol açabiliyor. 14 Kasım Diyabet Günü kapsamında düzenlenen seminerler ile bu konudaki bilincin artması için çalışmalar yaptıklarını belirten Dünyagöz Etiler’den Op. Dr. Fevzi Akkan, “Diyabet, kanda bulunan glikoz ve şeker oranlarının artmasıyla ortaya çıkan ve aldığımız besinlerin direkt etki ettiği ciddi bir metabolik rahatsızlıktır. Retina damarlarının tıkanması sebebiyle göz rahatsızlıklarının oluşmasına yol açan bu hastalığa sahip kişilerin, düzenli göz muayenelerini aksatmadan gerçekleştirmeleri, görme yetisinin korunması açısından çok büyük önem taşıyor” diyor.

Diyabetik Retinopati Görme Kayıplarına Yol Açabiliyor

14 Kasım Diyabet Günü sebebiyle açıklamalarda bulunan Op. Dr. Fevzi Akkan, diyabet rahatsızlığının gözlerde oluşturabileceği olumsuz etkiler ve rahatsızlıklar hakkında uyarılarda bulundu. Diyabet sebebiyle gözlerde oluşabilecek en önemli rahatsızlığın diyabetik retinopati hastalığı olduğunu belirten Op. Dr. Fevzi Akkan, “Gözlerde diyabet sebebiyle oluşan hastalıklar arasında en sık görüleni olan diyabetik retinopati, görme oranında yaratabileceği kayıplar sebebiyle dikkat edilmesi gereken bir rahatsızlık. Şeker hastalığı retinadaki kılcal damarların yapısını bozmakta, hücre kaybına yol açarak damar geçirgenliğinin bozulmasına, sarı nokta bölgesinde sıvı ve yağlı maddelerin birikmesine ve beraberinde kılcal damarların tıkanarak beslenmeyen alanların ortaya çıkmasına neden olur. Retinada kendiliğinden kanayabilen yeni damarlar oluşur. Retinanın önünde ve içinde oluşan kanamalar gözün arka boşluğuna sızabilir. Retinada damarlı zarlar oluşur ve sonuçta ciddi görme kayıpları, ağrılı göz tansiyonu yükselmelerine neden olur” diyor.

Düzenli Göz Muayeneleri Önemli

Diyabetik retinopatinin etkileri hakkında konuşan Op. Dr. Akkan, “Bu rahatsızlık görme yetisinde kayıplar yaşanmasına sebep olur ve 50 yaş altındaki bireylerde körlüğe yol açan bir numaralı sebep olarak öne çıkıyor. Tip 1 diyabet hastalarının, özellikle hastalığın teşhisinden itibaren hemen göz muayenelerine gitmeleri ve göz diplerini kontrol ettirmeleri gerekli. Diyabetik retinopati teşhisi konulan hastalarda ise, 3-4 aylık süreçlerde düzenli muayenelerini gerçekleştirmeleri, görme yetisinin kaybedilmemesi açısında olmazsa olmazlardan bir tanesi” şeklinde konuşuyor

Doğru Beslenmenin Etkisi Büyük

Diyabet sebebiyle gözlemlenen diyabetik retinopatinin teşhis ve tedavi süreciyle ilgili bilgiler paylaşan Op. Dr. Fevzi Akkan, “Retinopati gözlemlendiğinde ise, kontrol süresi 3-4 aya indirilir. Diyabet kontrolü ile etkileri yavaşlatmaya yardımcı olacaktır. Erken teşhis konulan hastalarda ise göz içi enjeksiyon ya da gerekli görüldüğü taktirde argon lazer tedavisi ile gözün ömrünü uzatmak mümkün. Kronik bir hastalık olan diyabetten kurtulmak mümkün değilken, diyabetik retinopatide de tedavilerin temel amacı hastalığın hızını yavaşlatmaktır” diyerek sözlerini tamamlıyor.

Diyabete Karşı 9 Önlem

  • Şekerli yiyeceklerden uzak durun.
  • Kola benzeri gazlı içecekleri hayatınızdan çıkarın.
  • Çay ve kahve gibi içeceklere şeker yerine tatlandırıcı katın.
  • Her gün bir çay kaşığı tarçın yiyin.
  • Alkolü olabildiğince az tüketin.
  • Margarin ile pişirilen yemekleri tüketmeyin.
  • Daha fazla sebze ve salata tüketin.
  • Tansiyonunuzun 140/90 seviyesinin altında kaldığından emin olun.
  • Sigara içmeyin.

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar