Bizimle iletişime geçin

Kanser

Kansere Karşı 7 Etkili Yaklaşım

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Kansere Karşı 7 Etkili Yaklaşım

Günümüzde hızla artış gösteren kanser, doğrudan ve dolaylı olarak birçok insanı etkileyen bir hastalık. Ailede kanser hastasının olması, hasta yakınına alışılanın dışında roller ve sorumluluklar da yüklüyor. Kimi zaman yıpratıcı olan bu süreç, kişinin yakınları için de zor olabilirken, hastaya doğru yaklaşımın ne olacağı çoğu kez bilinmiyor, ‘destek oluyorum’ sanılırken hasta için süreç daha yıpratıcı biri hale getirilebiliyor! İşte kansere karşı 7 etkili yaklaşım…

Acıbadem Altunizade Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Alıcı “Kişi, bir yandan sevdiği birinin hastalığını kabullenmek zorundayken, bir yandan ona destek olmaya çalışır. Diğer yandan hastane süreci başlar ve kişi ‘faydalı olduğunu’ düşünürken istemeden bir takım hatalar da yapabilir. Sağlık ve sosyal hizmetlerde hasta yakını ve bakım vericiler kanser bakımının ana öğesi konumunda tanımlanmaktadır. Tam da bu noktada kanser hastasına ailenin yaklaşımı ile ilgili önemli görevler düşmektedir” diyor. Prof. Dr. Süleyman Alıcı aile üyelerine ve hasta yakınlarına, kaçınılması gereken davranış modellerini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

“Bunu yeneceksin” baskısı oluşturmayın

Kanser teşhisi olan kişiye moral vermek çok önemli ancak onları zorladığınızın farkında olun. Aşırı motivasyon demoralize eder. Bazen sadece susup onu dinlemek veya onun yanında olmak bile sözcüklerden daha fazla değer taşır. ‘Bunu yeneceksin’ diye moral vermek isterken kişiye baskı yapabilirsiniz. Kanserle başa çıkmaya çalışan kişi, yakınlarının verdiği morali içinde hissedemediği için kendini suçlamaya başlar. Gerçekçi bir yaklaşım ve ‘Ben yanındayım’ demeniz çok daha yeterli ve faydalıdır. ‘Hobi edin, spor yap’ gibi kişinin işine yarayacak etkinlikler, yakınlar tarafından bir baskı aracına dönüştürülmemeli.

Hastalık yokmuş gibi davranmayın

 

Kanser hastasına moral vermek için ‘hastalık yokmuş gibi’ davranmak doğru değil. Çünkü bu hastayı ve hastalığı görmezden gelmenize neden olabilir. Aslında hastaların fark edilmeye ihtiyacı vardır. Dolayısıyla hastaların birileri ile paylaşmaya, durumu ifade etmeye ihtiyaçları vardır. Onun için hastalığı yok saymak yerine, kabul etmek ve gerekenleri yapmak daha faydalı.

Kendinizi adamayın

Kanser teşhisi konulan kişinin yakınlarının birçoğu kendi tükenmişliklerinden utanırlar. Oysa kanser olan birine bakma süreci stresli ve tüketici olabilir. Kendinizi suçlamayın ve aşırı yormayın. Adanmışlık örnek bir davranış gibi görünse de kendi psikolojinizi de göz ardı etmemeniz gerekir. Bazen kendinizi çaresiz ve ona yardım edemiyormuş gibi hissetmeniz son derece normal. Gerekirse uzmandan psikolojik yardım almaktan çekinmeyin.

Kendinize de ara sıra da olsa zaman ayırın

Sevdiğiniz şeylere ve kendinize vakit ayırmazsanız, iyi hissedemezsiniz ve yakınınıza da yardımcı olamazsınız. Hastanın bakım ve duygusal süreçlerine aile bireyleri aynı oranda katılmalı. Mutlaka sorumluluk paylaşılmalı. Onun adına karar vermeyin İyi bir hasta yakını hastası ile empati kurabilen, samimi ve güven verici bir iletişim sağlayan, karşı tarafın aklını okumadan ihtiyaçlarını sorup cevap bulmaya çalışan ve kendisine iyi bakan hasta yakınıdır. Kişi için daha faydalı olacağını düşünerek onun adına kararlar vermeyin. Kararları beraberce alın. Hatta bu kararlara ailedeki diğer üyeleri de katın.

Suçlamayın

Bazen aileler ve yakınlar ‘Sen kendine bakmadın’ diye kanser olan kişiyi suçlayabilirler. Ancak artık tanı almış birine bunu söylemenin bir anlamı yoktur. Suçlayıcı bir dil kullanmak kişinin kendini daha çok suçlamasına, kötü hissetmesine ve utanmasına içine kapanmasına neden olabilir. Bazen de bu durum hastanın ters bir durum sergilemesiyle (tedaviyi kabul etmeme gibi) sonuçlanabilir. Bu durum hasta ile yakınları arasındaki ilişkiyi de olumsuz etkileyebilir.

Acıyarak yaklaşmaktan kaçının

Kanser hastalarının bu süreçte yakınlarından beklentisi, bu sürecin zorlu olduğunu yakınlarının bilmesini ve her zaman yanında olduklarını hissettirmeleri ihtiyacıdır. Aynı zamanda kendilerine acınarak yaklaşılmasından hiç hoşlanmazlar. Dolayısıyla ailelerin hastanın hangi psikolojik durum içinde olduğunu bilmeleri ve ona göre hareket etmeleri çok önemli. Aile ve hasta arasında iletişimin sürekli açık tutulması, özellikle ilk tanı anından itibaren hastada ortaya çıkabilecek olan sırasıyla hastalığı inkar, şok, öfke ve depresyon gibi duyguları hastaların yaşayabileceğinin farkında olunması ve ona göre iletişimin sağlanması gerekli.

Polyannacılık oynamasını istemeyin

Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Alıcı “Hastaya “Pozitif düşünmelisin” diyerek, Polyannacılık oynamasını istemekten kaçının. Mümkünse hastanıza bir ‘hasta bakım ekibi’ oluşturarak, bakımı paylaşın. Özellikle kronik hastalıklarda bakımı bir ekiple paylaşmak, fiziksel ve duygusal açıdan tükenmeyi önler. Bu sayede hastanıza daha kaliteli bakım vermeniz de mümkün olur” diyor.

Kanserle ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et
Yorum bırakmak için tıklayın

Yanıt bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Beslenme

D Vitamini Eksikliği 1 Milyar İnsanı Etkiliyor

Avatar

Düzenleyen

on

Vücudun güçlü ve sağlıklı kemikler oluşturabilmesi için D vitaminine ihtiyacı var. Ancak maalesef çoğumuz yeterli miktarda D vitamini alamıyoruz. 2011 yılında Nutrition Research dergisinin yayımladığı çalışmaya göre küresel olarak 1 milyar insan yeterli olarak D vitamini alamıyor.

Yetersiz beslenme denildiğinde aklınıza fazlasıyla zayıf olmak gelmesin. Vücudun ihtiyacı olan maddeleri düzenli ve dengeli bir şekilde alamamaktan bahsediyorum. İster bir deri-bir kemik, ister obez, ister normal olun, bu yeterli beslendiğiniz anlamına gelmiyor.

Vücudun ihtiyacı olan maddeleri alamaması göz ardı edilebilecek bir durum değil. Bu maddelerden biri de D vitamini.

D vitamini vücudun kalsiyumu emmesine, düzgün hücre büyümesine ve hastalığa neden olan iltihabın azaltılmasına yardımcı olur. D vitaminine güneş ışığı vitamini dense de güneşten vitamin almayız, vücudumuz güneşin ultraviyole ışınlarından D vitamini üretir.

D Vitamini Kanser Riskini Düşürebilir

Bazı çalışmalarda, D vitamini eksikliği ile Alzheimer, diyabet, osteoporoz ve kalp hastalıkları riski arasında bağlantı olduğu bulundu. Ayrıca bu çalışmalara göre prostat veya meme kanseri gibi ciddi rahatsızlıklarda hayatta kalma şansı normal normal d vitamini seviyesine sahip birinden daha düşük olabilir.

Pek çok çalışma, kanında düşük D vitamini olan kişilerin daha erken öldüğünü gösterdi. İlginçtir ki, aynı çalışmalar nispeten yüksek D vitamini seviyesine sahip kişilerin de yaşam sürelerinin daha kısa olabileceğini ortaya çıkardı. Ancak D vitamini seviyesi düşük kişilerin yaşam sürelerinin daha kısa olduğu doğru olsa bile, D vitamini takviyesi alarak bu durumun tersine çevrilebileceğinin bir garantisi de yok.

Araştırmacılar 75 bin kişiyi kapsayan, D vitamini hakkında yayımlanmış 52 çalışmayı bir araya getirip incelediler. Ve sonuç olarak D vitamini takviyelerinin tüm nedenlerden ölüm oranını düşürmediği özellikle kalp ve diğer kardiyovasküler hastalıklardan ölümleri azaltmadığı sonucuna vardılar. Bununla birlikte, D vitamini takviyesinin kanserden ölüm riskini % 16 azalttığını gözlemlediler. Bu sonuç D2 ve D3 vitamini içeren takviyeler için de geçerli.

D Vitamini Eksikliği Yaşayabilecek Riskli Grupta Olabilir misiniz?

D vitamini çok fazla yiyecekte bolca bulunmaz. Güneş ışığı en iyi d vitamini kaynağıdır. Vücut güneş ışığına maruz kaldıktan sonra tek başına d vitamini oluşturur.

D vitamini teşhis etmenin en iyi yolu kan tahlili yaptırmaktır. Sadece bunun için doktora mı gidilir diye düşünmeyin. Eğer risk altındaki gruplardansanız buna kesinlikle değer.

55 yaş üstü yetişkinler

Yorucu iş hayatını geride bırakmış, emekliliğin, torunlarınızla vakit geçirmenin tadına varıyor olabilirsiniz. Tabi ilerleyen yaşın getirdiği bazı sıkıntılar da kendini bu dönemlerde göstermeye başlar. Bazıları için aktif olmak, evden dışarı çıkmak zorlaşabilir. Buna bağlı olarak da gençliğimizde aldığımızdan daha az D vitamini alırız. Üstelik Kanada’da yapılan bir çalışmaya göre yaşlanan cilt D vitaminini etkili bir şekilde sentezleyemez. Ayrıca çalışmanın sonucu kalça kırığı olan yaşlı Amerikalıların %50’sinin D vitamini seviyesinin düşük olduğunu ortaya çıkardı. Günlük olarak D vitamini almak deyim yerindeyse hayati önem taşıyor.

Ofis çalışanları

Eğer mesainizi ofiste geçirmeniz gereken bir işte çalışıyorsanız, güneşi görme şansınız oldukça düşük. Ulusal Sağlık Enstitüleri’ne göre güneş ışığına maruz kalmayı kısıtlayan mesleklere sahip kişilerin yeterli D vitamini almaları pek mümkün değil.

Koyu tenli insanlar

Bazı raporlar, siyah olarak tanımlanan kişilerin beyaz olarak tanımlanan kişilere kıyasla D vitamini seviyelerinin daha düşük olduğunu gösteriyor. Nedeni de koyu tenli kişilerin en üst deri tabakalarında daha fazla melanine sahip olması ve vücudun güneş ışığından D vitamini üretimini zorlaştırması. Eğer koyu tenli iseniz D vitamini için güneş yerine besinsel kaynaklara yönelmelisiniz.

İltihaplı bağırsak hastalığına sahip kişiler

D vitamini yağda çözünür ve emilimi bağırsakların yağ alma yeteneğine bağlıdır. Gastroenteroloji ve Hepatoloji raporuna göre iltihaplı bağırsak hastalığı olan kişilerin %70’inde D vitamini eksikliği var.

Veganlar ve vejetaryenler

Yabani somon, yumurta sarısı gibi hayvansal ürünlerin çoğu D vitamini içeren yiyeceklerdir. Vitamin takviyeli çoğu yiyecek süt bazlıdır, bu nedenle veganlar ve vejetaryenler beslenmelerine bu açıdan dikkat etmezlerse, D vitamini eksikliği yaşayabilirler.

Vücut yağ oranı yüksek kişiler

Ulusal sağlık enstitülerine göre vücut yağ oranı fazla veya 30 dan fazla vücut kitle indeksine sahip kişilerde D vitaminin vücutta dolaşması zorlaşıyor.

Düzenli ilaç kullananlar

Özellikle zayıflama ilaçları ve kolesterol düşürücü ilaçlar gibi kortikosteroid ilaçlar vücudun D vitamini dengesini bozabilir. Eğer bu tür ilaçlar kullanmanız gerekiyorsa beslenmenizi de bu yönde düzenlemeniz gerekebilir.

Sürekli eklem ve kas ağrısı olanlar

Düşük D vitamini seviyesi eklem ve kas ağrılarına neden olabilir. Yeterli D vitamini egzersiz sonrası ağrıyı önleyebilir ve kas iyileşme hızını arttırabilir.

Depresif kişiler

British Journal of Psychiatry dergisinin 31 binden fazla kişiyle yaptığı bir araştırmaya göre düşük D vitaminine sahip olanlara depresyon teşhisi konma ihtimali, yüksek D vitamini olanlara oranla iki katından fazla olduğu görüldü. Araştırmacılar bunun nedeninden emin olmasa da D vitamininin ruh halini düzenleyen ve etkileyen hormonları ve alanları değiştirebildiği düşünülüyor.

Kronik baş ağrısı çekenler

Eğer sürekli olarak baş ağrısı çekiyorsanız, sorumlusu düşük D vitamini olabilir. Bir çalışmaya göre düşük D vitamini seviyesine sahip olanlar, yüksek olanlara kıyasla iki kat daha fazla kronik baş ağrısı riski taşıyor. Aradaki bağlantı henüz netleşmemişse de araştırmacılar D vitamininin migren ve baş ağrısına neden olan iltihapla mücadeleye yardımcı olduğunu düşünüyor.

D Vitamini Eksikliği Belirtileri

Aktivite seviyeniz sabit, vücut sıcaklığınız normal ve bulunduğunuz ortam çok sıcak değilse ve yine de her zamankinden daha fazla terliyorsanız sebebi D vitamini eksikliği olabilir. Ayrıca sürekli yorgunluk hissi ve güçsüz kaslar da belirtiler arasında. Kemiklerde ağrı ve acı ile fibromiyalji teşhisi de D vitamini eksikliği sonucu ortaya çıkabilir.

Birçok uluslararası araştırmaya göre depresyon ile D vitamini eksikliği arasında bir bağlantı var. Araştırmacılar bunun nedenini tam olarak açıklayamasa da D vitamininin, serotonin ve dopamin gibi hormonlarla aynı bölgede çalışarak ruh halini etkilediği düşünülüyor.

Vücudumuz ortalama 30 yaşından itibaren kemik kitlesi oluşturmayı bırakır. D vitamini eksikliği kemiklerin kırılgan ve kırılmaya daha meyilli hale gelmesine neden olan osteoporozu hızlandırabilir.

 D vitamini bakımından zengin besinler

-Doğal ortamlarında yetişen balıklar

-Sığır eti, karaciğeri

-Yumurta sarısı

-Yağsız veya az yağlı süt

-Yoğurt

-Badem sütü

-Portakal suyu

-Kahvaltılık gevrekler

-Yulaf ezmesi

-Peynir

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Beslenme

Meyve suyu kanser riskini arttırabilir mi?

Avatar

Düzenleyen

on

Yemeklerin yanında içecek bir şeyler arayanlardansanız ve sağlıklı olması tercihinizse muhtemelen gazlı içecekler yerine meyve suyuna yönelirsiniz. Ya da günlük tüketmeniz gereken meyvenin yerine, daha pratik olduğu için meyve suyunu tercih ediyor olabilirsiniz. Sonuçta ham maddesi meyve, ne kadar kötü olabilir ki? Şimdi size meyve sularının sandığınız kadar masum olmadığını anlatacağım.

Temmuz ayında BJM tıp dergisinde yayımlanan bir araştırma, yüzde 100 meyve sularının bile sağlık için iyi olduğu fikrini sarstı. Paris 13 Üniversitesi Ulusal Sağlık ve Tıbbi Araştırma Enstitüsü’nün Beslenme Epidemiyolojisi Araştırma ekibi, 9 yıl boyunca yaş ortalaması 42 olan 100 binden fazla kişiyi inceledi. Daha önce yapılan araştırmalar, şekerli içecekler ile obezite, kalp krizi ve diğer kardiyovasküler sağlık sorunları arasındaki bağlantıyı ortaya çıkarmıştı. Bu çalışma ile de gazlı içecekler ve meyve suyu gibi şekerli içeceklerle özellikle kanser arasındaki ilişki incelendi.

Yapılan çalışmanın sonucuna göre şeker, kanser riski ile ilişkili en önemli faktör. Araştırmacılar, günde 3 onstan (yaklaşık 85,5 gr) biraz fazla meyve suyu veya gazlı içecek tüketmeyi, yüzde 22 oranında meme kanseri ve yüzde 18 oranında genel kanser riski ile ilişkili buldu.

Metilimidazol, meyve sularında da bulunabiliyor

Şekerli içecekler ve kanser arasındaki ilişkinin ana nedeni her ne kadar şeker olarak belirlenmişse de renklendirici olarak kullanılan 4-metilimidazol gibi katkı maddelerinin de kansere neden olabileceği araştırmada yer aldı. Bu madde en çok gazlı içeceklere karamel rengi vermek için kullanılıyor ancak bazı meyve sularında da bu katkı maddesi bulunabiliyor. Bu çalışmada ortaya çıkarılan bir diğer önemli nokta da, meyve suyunda bulunan antioksidanların kanserojen tütün dumanı ile etkileşime girebileceği ve kanser riskini arttırabileceği bulgusu oldu. Yani şekerli veya tatlandırılmış içecekler ile kansere neden olan diğer maddeler arasında bir reaksiyon olabilir ve bu kanser olma riskinizi arttırabilir ya da azaltabilir.

Tabi ki yakın zamanda yapılan bu çalışma hala bir tez, genellemek doğru olmaz. Ancak bulgular göz önüne alındığında sağlıklı olarak kabul edilen bir şeyin kanserle ilişkilendirilebiliyor olması ilginç bir sonuç.

Şekersiz tatlı bir hayat

‘Tatlı yiyelim, tatlı konuşalım’ sözünü gündelik hayatımızda sıkça kullanırız. Ancak üzülerek söylemeliyim ki şeker sağlığımız üzerinde konuşacak tatlı bir konu bırakmıyor. Obezite, diyabet, yüksek tansiyon, kalp hastalığı ve kanser, şekerin neden olabileceği hastalıklar arasında. Aslında şekerin besin değeri neredeyse yok, açlığı gidermez, sadece vücuda kalori yükler.

Direkt alınan şeker kana hızlı karışıyor

Şeker glikoz şeklinde vücuda enerji verir ancak vücudumuz karbonhidratları, yağ ve proteinleri glikoza dönüştürdüğü için harici olarak şeker almamıza gerek yok. Aldığımız gıdalara sonradan eklenen şekerin çoğu yoğunlaştırılmış haldedir ve bu da kan dolaşımına hızlı bir şekilde karışarak hastalıklara kapı açar. Meyveler, sebzeler ve süt ürünleri doğal olarak şeker içerir, bu şeker vitaminler, mineraller ve liflerle etkileşime geçer ve yavaşça kana karışır.

Kısacası, şekeri hayatınızdan çıkarmak sadece ağzınızın tadını kaçırır, size hayatın tadı kalır.

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Kanser

Meme Kanserinin 6 Sinyali

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Meme Kanserinin 6 Sinyali

Meme kanseri hiç kuşkusuz hemen her kadının korkulu rüyası. Ancak birçok kadın eline bir kitle geleceği kaygısıyla kendi kendini elle muayeneden ve mamografi yaptırmaktan kaçınıyor. Oysa günümüzde gelişmiş ülkelerde yaşamları boyunca her 8 kadından birinde gelişen meme kanserinde erken tanı hayat kurtarıyor. Öyle ki erken tanı, tümörün daha başlangıç evresindeyken cerrahi yöntemle çıkarılabilmesine imkan sağlıyor. Erken evrede yakalanan tümörlerin pek çoğunda kemoterapi vermek gerekmeyebiliyor, hastalar radyoterapi gibi lokal tedaviler ve daha az yan etkisi olan antihormon tedavilerle şifa bulabiliyor. Bu nedenle her kadının 20 yaşından itibaren ayda bir kez kendi kendine meme muayenesi yapması ve memede değişiklik fark ettiğinde zaman kaybetmeden hekime başvurması çok önemli. Peki hangi belirtiler meme kanserine işaret ediyor? Acıbadem Altunizade Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Gül Başaran “1 – 31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı” kapsamında meme kanserinin 6 sinyali nedir anlattı, önemli bilgiler verdi.

Memede veya Koltuk Altında Kitle

Hastaların en sık başvurdukları şikayet ‘ele gelen bir kitle’ oluyor. Kitle çoğunlukla ağrısız, el altında kayan ve kenarları düzensiz bir özellik sergiliyor. Bazen de dokunmaya hassas ve göğüs duvarına yapışık sert bir yapı hissedilebiliyor. Memede ele gelen her kitle kötü huylu tümör değil kuşkusuz. Adet dönemi öncesinde, doğurganlık çağındaki pek çok kadının memesinde ele gelen kitleler görülebiliyor ve bunlar çoğu zaman fibroadenom ile fibrokistik hastalık gibi selim meme hastalıkları oluyor. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Gül Başaran ancak kitlenin adet dönemi sonrasında küçülmeden aynı şekilde kalması veya kısa süre içinde büyüme göstermesi durumunda mutlaka bir doktora başvurmak gerektiğinin altını çizerek, “Bazen de memedeki kitle fark edilmeyen bir boyutta oluyor ve koltukaltında lenf nodu daha önce ele gelebiliyor. Bu tablo da meme kanserine işaret edebiliyor” diyor.

Meme Başından Akıntı

Bazı hormonal değişiklik durumlarında meme ucundan süte benzer akıntı gelebiliyor. Ancak kırmızı kahverengi bir akıntı oluyorsa, bu “papillom” grubu adı verilen bir çeşit meme tümöründen kaynaklanabiliyor. Bu durumda mutlaka bir doktora başvurmak gerekiyor.

Memede Şekil Değişikliği, Asimetri

İki memenin simetrisinin bozulması veya herhangi bir şekil değişikliği saptandığı takdirde doktora başvurmak büyük önem taşıyor. Meme derisinde herhangi bir değişiklik, ciltte kalınlaşma da doktora başvurmanızı gerektiriyor.

Meme Başında İçe Doğru Çekilme

Meme ucunun içe doğru çekilmesi, çökmesi de meme kanseri habercisi olabiliyor.

Meme Başında Yara, Soyulma, Pullanma

Meme başında kırmızı pembe yara, soyulma, pullanma gibi değişimler meme kanserinin sinyali olabiliyor.

Memede Şişlik, Kızarıklık ve Ağrı

Ağrılı, şiş, pembe ve kızarık bir meme, meme kanserinin iltihaplı şeklinin göstergesi olabiliyor. Ancak bu durum özellikle emziren annelerde emzirmeye bağlı olarak “mastit” adı verilen meme iltihabına bağlı da görülebiliyor. Bu durumlarda hastanın doktora muayene olup gerekli görüntülemelerle takip edilmesi ve ihtiyaç halinde hızlıca biyopsi yapılması çok önemli.

Erken Teşhis İçin Bu Muayeneler Şart!

20 yaşından sonra elle muayene: Elle muayene meme kanserinin ileri evrelere ulaşmadan fark edilmesine yardımcı oluyor. Dolayısıyla erken tanı için her kadının kendi memesini 20 yaşından sonra ayda bir kez, tercihen banyoda, adet döneminden 1 hafta kadar sonra (memedeki şişkinlik ve hassasiyet azaldıktan sonra) muayene etmesi çok önemli.

40 yaşından sonra mamografi: Elle muayenenin bir klinisyen tarafından yapılması ve yıllık mamografi çekimlerine başlanılması öneriliyor. 40 yaş üzeri kadınlarda herhangi bir şikayet olmasa bile 1 ya da 2 yılda bir yapılan mamografilerle meme kanseri erken saptanabiliyor. Mamografiyle elde edilen bilgiler yeterli gelmezse ek olarak ultrasonografi yöntemine başvuruluyor. Güçlü aile öyküsü olan ya da meme kanserine eğilim yapan genetik bozuklukları taşıyan kadınlarda daha erken yaşlarda ve farklı yöntemler kullanarak da tarama yapılabiliyor.

Meme kanseriyle ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar

https://images.google.com/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.pl/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.ca/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.nl/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.br/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.au/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.cz/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.ch/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.be/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.at/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.se/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.tw/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.hk/url?q=https://estetik.vip&gws_rd=cr
https://images.google.dk/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.hu/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.fi/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.tr/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.hk/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.ua/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.mx/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.pt/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.co.nz/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.co.th/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.no/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.ar/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.ro/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.co.za/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.co.id/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.sk/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.ie/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.gr/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.my/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.cl/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.vn/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.ph/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.bg/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.co.kr/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.co.il/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.lt/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.si/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.hr/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com/url?q=https://estetik.vip/
https://images.google.ae/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.rs/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.sa/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.co/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.ee/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.lv/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.pe/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.mu/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.co.ve/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.lk/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.pk/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.lu/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.by/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.ng/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.np/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.uy/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.tn/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.ec/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.bd/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.co.ke/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.dz/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.co.cr/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.lb/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.do/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.gh/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.gt/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.pr/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.ba/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.is/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.kz/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.mt/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.py/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.co.ug/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.co.bw/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.kw/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.kh/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.ge/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.jo/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.sv/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.bo/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.ni/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.pa/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.cat/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.hn/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.mk/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.ad/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.bh/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.ci/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.co.ma/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.cy/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.qa/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.li/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.na/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.iq/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.jm/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.am/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.tt/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.cm/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.md/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.me/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.az/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.co.tz/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.co.zw/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.mg/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.sn/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.ps/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.mn/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.mv/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.et/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.om/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.cu/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.bz/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.sr/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.bs/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.la/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.je/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.mm/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.cd/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.ly/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.as/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.rw/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.tg/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.gp/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.al/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.co.vi/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.co.zm/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.vg/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.ht/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.gi/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.co.mz/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.af/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.ms/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.sh/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.bi/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.fj/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.ag/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.mw/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.co.uz/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.kg/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.tm/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.fm/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.pg/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.ws/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.bt/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.co.ls/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.co.ao/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.gm/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.nf/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.gl/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.im/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.gg/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.sm/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.bn/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.sc/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.cg/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.dm/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.dj/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.tl/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.cv/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.bf/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.vc/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.ai/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.bj/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.ml/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.to/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.so/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.co.ck/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.cf/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.gy/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.tj/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.pn/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.st/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.td/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.vu/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.tk/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.sb/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.com.sl/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.ne/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.nr/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.ki/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.ga/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.nu/url?q=https://estetik.vip
https://images.google.ac/url?q=https://estetik.vip