Yapılan araştırmalar; her gün yenen iki dilim eski kaşar peynirinin, akciğer ve prostat kanserine yakalanma riskini azalttığını gösterdi

Kanser, en basit tanımıyla hücrelerin rutin olarak gerçekleştirdiği bölünme ve çoğalma hareketlerinin kontrolsüz gerçekleşmesi ve bu durumun ilerlemeye başlaması sonucu -tabiri caizse- sistemin kontrolden çıkmasıdır. Sağlıklı bir insan vücudunda (kas ve sinir hücreleri hariç), tüm hücreler bölünme ve çoğalma özelliğine sahiptirler. Bu yetenekleri sayesinde gün içerisinde ölen hücreler ya da yaralanan dokular yenilenir veya onarılır. Sistemin kusursuz işlemesi ve yaşamın sağlıklı devam edebilmesi için gereken bu akışın da bir sınırı vardır. Sağlıklı hücreler ne zaman bölünmesi, çoğalması gerektiğini bilirler ve bir hücrenin yaşamı boyunca bu işlemi kaç kez tekrar edebileceği bellidir. Bu bilinci kaybeden hücreler (mutasyona uğramış hücreler), kanser hücresi olarak tanımlanır.

BÖLÜNÜP ÇOĞALIRLAR
Kontrolsüzce bölünüp çoğalmaya başlayan kanser hücreleri, bir süre sonra birikmeye başlarlar. Biriken hücrelerin bir araya gelmeleriyle oluşan ‘yabancı’ yapı da tümör olarak adlandırılır. Tümörler, dokuları sıkıştırarak tahrip edebilir hatta içine sızabilirler. Tümörün de oluşmasıyla artık vücutta bulunan kanser hastalığı, tümörün zarar vermeye başladığı organın adıyla anılır ve uygun tedaviye başlanır. Bazen kanser bir kişinin hatalı genleri kalıtım yoluyla alması veya kansere neden olan maddelerin ortaya çıkması ile kısa ve basit bir yol çizer. Bazen de sebebinin saptanması mümkün olmaz. Kişide yüksek riskte hastalığın ilerlemesine karşı kuvvetli ipuçları sağlayan faktörler bulunmamaktadır. Kişiler bu risk faktörlerine bilirlerse, onları azaltmak için harekete geçebilir ve hayatlarını kurtarabilirler. Şüphesiz hiçbiriniz genlerinizi, ırkınızı ve yaşınızı değiştiremezsiniz. Fakat yüksek risk altındaki kişiler sık aralıklarla tarama testlerini yaptırarak kendilerini kontrol altına alabilirler.

FAZLASI ZARARLI DEĞİL
Sağlıklı beslenerek kanserden yüzde 60-80 oranında korunabilirsiniz. Yapılan araştırmalara göre; eski kaşar peyniri K2 vitamini açısından çok zengin. K2 vitamininin ispatlanan en belirgin özelliği ise kanser hücrelerinin bölünüp çoğalmasına olan yavaşlatıcı etkisidir. Elbette fazlasından zarar gelmez ama her gün iki ince dilim eski kaşar peyniri yemeniz kansere karşı mücadelede en iyi yardımcılarınızdan biri olacaktır. Araştırmalar; her gün yenen iki dilim eski kaşar gibi peynirlerin, akciğer ve prostat kanserine yakalanma riskini azalttığını gösterdi.

SAĞLIKSIZ ALIŞKANLIKLAR
Yaşamımızın günlük etkilerinin pek çok hastalık için risk oluşturması sürpriz değildir. Kanser de bunlardan birisidir. İşte o zararlı alışkanlıklar:
Sigara içmek: Akciğer, ağız, dil, yemek borusu, mesane, böbrek ve pankreas kanseri sebebidir.
Alkol kullanımı: Alkol kullanmak ağız, boğaz, yemek borusu, meme, kolon ve karaciğer kanser riskini artırır. Sonuçları net olarak bilinmese de alkol sindirildiğinde ve metabolize olduğunda tahrip edici kimyasallar bulundurabilir veya toksik materyaller üretebilir. Alkol estrogen (dişilik) hormonunu etkiler, meme, yumurtalık ve rahim kanseri artırıcısı olarak ta bilinir. Alkol, kansere karşı koruma sağlayan besinleri de azaltır.
Çok az veya çok fazla güneş banyosu: Gereğinden az güneş banyosu, D vitamini eksikliğine sebep olur. Güneş ışınları ciltte bulunan bazı kimyasalları harekete geçirerek D vitamini üretilmesini sağlar. D vitamini eksikliği, kolon, rektum, kalın bağırsak ve pankreas kanserine sebep olur. Aşırı ultraviyole ışıması melanoma-deri kanseri ve diğer tip deri kanserlerine sebep olabilir.
Yüksek yağlı ve düşük lifli beslenme: Genel beslenmede yağlı (özellikle doymuş yağ) ve az lifli yiyecekleri tercih edenlerde kolon, rahim ve prostat kanser riski artar.
Şişmanlık: Yüksek beden kitle indeksi; özellikle yemek borusu, mide, kolon, rektum, karaciğer, safra kesesi, pankreas, prostat, böbrek, hodgkin hastalığı olmayan, çoklu miyelom ve lösemi kanserlerine yakalanma riskini artırır. Bir kişinin BMI’si 40 veya fazla ise kanserden ölüm oranı önemli ölçüde artar. Bu oran normal kilolu kişilere göre erkeklerde yüzde 52, kadınlarda yüzde 62’dir. Obezitenin kanser riskini nasıl artırdığı çok açık değildir, ancak yağlı hücreler çok aktiftir ve birçok kanseri tetikleyen estrogen, insulin, insüline benzeyen büyüme hormonlarından bol miktarda üretilmesine sebep olur.
Genetik faktörler: Doktorlar kansere sebep olan bozuk genlerin ailede kanserli ebeveynlerden geçtiğini belirtiyorlar. Örneğin kalıtımsal meme ve yumurtalık kanseri kadınların BRCA1 ve BRCA2 genlerini ailelerinden alırlar.

Kanser riskini azaltmak için neler yapabilirsiniz?
Hastalık oluşturabilecek önemli risklerinizi öğrenin. Sigarayı bırakın. Daha çok fiziksel aktivite yapın. Aşırı kilolu iseniz kilo verin. Doktorunuzun tavsiye ettiği kanser tarama testlerini yaptırın. Ultraviyole ışınları altında uzun süreli kalmaktan sakının ve güneş kremi kullanın.