Dişlerimizi bir kurtçuğun yemediğini, ağızdaki bakterilerin karbonhidratla beslenerek ürettiği asidin onları çürüttüğünü yaklaşık iki asırdır biliyoruz. Bir dişin çürümesi için gerekli olan şey, mikroorganizma, basit şekerlere indirgenen karbonhidratların herhangi biri ve dişin çözülmesini sağlayacak kadar yeterli zamandır. Bu şu anlama geliyor, bu üçünden birisi olmazsa dişlerimiz çürümez. Bakteri olmazsa ne olursa olsun diş çürümez, karbonhidrat olmazsa diş çürümez ve ikisi asit salgılayacak kadar bir arada kalmazsa diş çürümez. Bunların sıfırlanması elbette mümkün değil ama karbonhidrat, zaman, bakteri üçlüsünü doğru yönetebilirsek diş çürüğünden kurtuluruz. Bunların içinden dişimizi çürüten bakterilerin besin kaynağı olan karbonhidratları ele alırsak şu soruyu sorabiliriz, biz beslenme düzenlenmesi ile ağız sağlığımızı nasıl koruyabiliriz?

Diş çürüklerine sebep olan gıdalar

Öncelikle dişimizi çürüten aynı zamanda vücudumuzun enerji kaynağı olan karbonhidratların neler olduğundan bahsedelim. En çok bildiğimiz karbonhidratlar, beyaz ve kahverengi şekerdeki sakkaroz, meyvelerdeki fruktoz, baldaki früktoz ve glikoz, sütte bulunan laktozdur. Bu maddelerin bulunduğu tüm gıdalar, basit şekerleri ihtiva eder. Bunların dışında daha kompleks şeker içeren gıdalar; patates, pirinç, ekmek, buğday gevreği, kuru üzüm, tahıllı yiyecekler gibi besinlerde bulunan nişastadır.

Şeker ve nişasta içeren tüm bu gıdalar ağızda bakteriler tarafından hemen tüketilmeye başlar ve asit ortamı oluşur. Örnek verirsek direk basit şeker içeren bisküvi, tatlı ve şekerlemeler, tatlı içecekler, çikolata gibi gıdaların yanında patates, pilav, makarna, meyveler, meyve suları, arpa, yulaf, bulgur, mısır, kestane gibi gıdalar da kompleks şeker içererek değişik düzeylerde diş çürüme sürecine katılırlar. Sütte bulunan protein, kalsiyum ve fosfat ağızdaki asitleri nötralize ettiğinden süt, içerdiği laktoza rağmen diş dostudur.

Şekerli kahve dişlerin en büyük düşmanı

Yapılan araştırmalarda, çikolatanın, elma ve ekmekle yakın oranda diş çürüğüne sebep olduğu; şekerli kahvenin ise üçünden daha fazla diş çürüğüne sebep olduğu anlaşılmıştır. Yemek sırasında yenilen şekerlere oranla yemek araları tüketilen şekerler daha fazla çürüğe sebep olur. Yemek yeme sıklığı ne kadar fazla olursa çürük oluşma hızı da o kadar artar. Yemek yeme sıklığı iki katına çıktığında çürük oluşma hızı altı katına çıkar.

Çürük oluşumu için karbonhidratın belirli bir süre dişle temas etmesi gerektiği için karbonhidratların yapışkanlığı da çürük oluşumunu etkiler. Elde yapışkan yiyecekler ile ağızda yapışkan yiyecekler farklıdır. Mesela karamele ve keke göre, ekmek ve kuru üzüm ağızdan daha zor temizlenmektedir. Bu açıdan çikolata karamele çözünebilir şeker içerdiğinden ağızdan hızlı bir şekilde atılır. Daha az yapışkan gibi görünen ekmek ise ağızdan daha uzun sürede atılabilmektedir. Mesela yulaf ezmeli bir kanepe ilk beş dakika içinde ancak yarı yarıya ağızdan uzaklaşırken karamele, çikolatalı gofret, kremalı pasta tamamen uzaklaşmaktadır. İlk beş dakikada puf böreğinin ancak dörtte biri çözülürken sütlü çikolatanın, muz, elmanın beş dakikada tamamen ağızdan uzaklaştığı görülmüştür.

Besinlerdeki çürük oluşumunu önleyen maddeler

Bazı yiyeceklerde çürük oluşumunu önleyen maddeler vardır örneğin çikolatadaki tanin, peynirdeki kazein peptitleri, tahılardaki fitatlar, sütteki protein kalsiyum ve fosfor gibi. Bu maddeler ağızdaki asitliği nötralize ederek, mine yüzeyinin tamir sürecine katkıda bulunarak, bakterilerin üreme sürecini etkileyerek yardımcı olurlar. Bazı besinler tüketildiklerinde tükürük akış hızını arttırır ve lifleriyle dişlerin mekanik olarak temizlenmesine yardımcı olur. Çiğ havuç ve kereviz şeker içermesine rağmen lifli olması ve mekanik temizlemeye imkan vermesiyle dişler için faydalıdır. Yeşil çay gibi şeker ihtiva etmeyen bitkisel çaylar da ağız sağlığı açısından faydalıdır. Peynirdeki protein sebebiyle yemeği peynirle bitirmek çürük mekanizmasında dişlere yardımcı olur. Aynı zamanda c vitamini, ağız kokusuna iyi gelmesiyle maydanoz, tere, kuruyemişler, balıktaki fosfor, yoğurt, peynir fosfat içermesiyle, yer fıstığı içerdiği bir tür proteinle, bol su tüketimi dişler açısından faydalıdır.

Günümüzde evde yemek yeme alışkanlığının giderek azalması, zaman azlığı ile çabuk bulunabilen gıdalara yönelme sebebiyle genel sağlık olduğu kadar diş sağlığı da olumsuz etkilenmektedir. Buna rağmen sağlıklı beslenme arayışında olan kişiler için bu nüansların işe yarayacağını düşünüyoruz.

Ne kadar yediğiniz değil ne sıklıkla yediğiniz önemli

Özetlersek besinlerle çürük arasındaki ilişki zannedildiğinden biraz daha karmaşıktır. Çürük mekanizmasını bildiğimizde bunu yöneterek süreci önleyebiliriz. İyi ve dengeli bir beslenme ile sağlıklı kalabiliriz. Zannedildiğinden çok daha fazla gıda karbonhidrat içermektedir. Gıdaların çürük sürecine katkılarında dişe yapışma süresi, içerdiği çürük engelleyici maddeler de önemlidir. Bu gıdaları ne kadar yediğimiz değil, ne kadar sıklıkla yediğimiz önemlidir. Gün boyu atıştırmaktan kaçınmak ve minenin tamir sürecine imkan tanımak gerekir. Yeme içme sıklığı altı kere ile sınırlanırsa ve dişlerin kendini tamir etmesi için öğün aralarında iki saat ara verilirse mine yüzeyinin mineralizasyonuna imkan tanımış oluruz.

Çürük mekanizmasında rol oynayan tükürük yapımız, ağız bakımı gibi başka faktörleri de bir başka yazımızda inceleyeceğiz. Sağlıklı ve mutlu kalın.

Yazımızın kaynağının bulunduğu kadinvekadin.net’teki diğer haberler için buraya tıklayabilirsiniz.

Kolanın diş sağlığına olan zararlarından bahsettiğimiz videomuzu izlemek için buraya tıklayabilirsiniz.