Sosyal Medya

Ağız Sağlığı

Kalp Dostu Yiyecekler

Yayınlanma:

,

En önemli amacınız mutfağınızdaki doymuş kati yağları sağlıklı omega 3 yağları ile değiştirmek olmalıdır. Bu yağlar oda sıcaklığına uygundur ve bu nedenle beyin, kalp ve eklemlerin en iyi şekilde çalışmasını sağlar. Beyinde yeni nöron yolları oluştururlar. Bu şekilde stres ile bas etmemizde bize yardımcı olurlar. Biz Türkler bu anlamda çok şanslıyız. Türkiye’de omega 3 yağları içeren bir çok besin var. O yüzden bunlardan faydalanalım. İşte benim favorilerim:

Semizotu: Herhangi yenilebilir bitkiler arasında en yüksek omega 3 içeren sebze. Karaciğerin LDL yani kotu kolesterol üretim oranını düşürme özelliğine sahip.

 • Somon  doğal omega 3 kaynağıdır. Kalp sağlığı faydalarını sağlamak için haftada 2 kez omega 3 açısından zengin balıklardan yiyin.

 • Kuruyemişler: Kuruyemişler kalp dostu omega 3 yağları ile yüklüdür. Omega 3 açısından zengin ilk üç kuruyemiş fındık, ceviz ve sam fıstığıdır. Kabak çekirdeği ve ayçiçeği çekirdek tohumunda da yüksek seviyede omega 3 vardır. Piknikler için harika bir atıştırmalık. Fındık ayrıca sizi tok tutar ve zararlı abur cuburlardan uzak tutar.

 • Zeytin yağı/kanola yağı: Enflamasyonu azaltan ve kardiyo vaskuler kalp sağlığına yardımcı olan tekli ve çoklu doymamış omega 3 yağları içerir. Bu yağlar bir şeyler pişirmek için de mükemmel bir seçimdir. Kaliteli ve yüksek oranda faydaları için renkli ve taze sebzelerden yaptığınız salatanıza ekleyin. Harika bir tat ve düşük kalorili bir yemek.

 • Greyfurt: Turunçgiller özellikle greyfurt kalp hastalığı ve felce sebep olan enflamasyonu azaltan C vitamini, flavonoidler ve antioksidanlar içerirler. Salatanıza ya da salata sosuna ekleyin. Yaz aylarında serinletici bir meyve suyu alternatifi olabilir.

 • Nar:  Nar polifenol denilen antioksidanlar içerir. Bu antioksidanlar LDL kotu kolestereol ve kan basıncını düşürerek ve artelerde plak oluşmasını yavaşlatarak  kalp hastalıklarından korunmada yardımcı olurlar. Nar suyundaki bu antioksidanlar yeşil cay ve kırmızı şaraba göre 3 kat daha faydalıdır. Salataya, donmuş yoğurt ya da hafif tatlılara ekleyerek sıcak havalarda serinleyin.

  • Sarımsak:  Arterlerde yağ depolanmasını yavaşlatarak ve kan basıncını düşürerek kalp hastalıklarından korunmada yardımcı olur. Makarnanıza yaptığınız domates sosuna ya da tam buğday ekmeğine ekleyebilirsiniz. Diğer baharat ya da otlarla karıştırarak yaz aylarında sos olarak kullanabilirsiniz.

 • Avokado: Kolesterolu düşürmeye yardımcı olan tekli doymamış ve sağlıklı yağ içeren bir meyvedir. Avokado ayrıca folat, E, C ve B6 vitaminleri açısından da zengindir. Salataya, çorbaya ve ya hazırladığınız soslara ekleyin, hem renk hem de zengin bir lezzet katarsınız.

 • Kızılcık: Kızılcıkta kalbi koruyan antioksidanlar bulunur. Aslında karaciğer tarafından düzenlenen kolesterol atımını arttırır. Kızılcıkta bulunan Antosiyanin adlı flavanoidler hücrelerin hasar görmesine karsı korur ve hasar görmüş hücreleri onarır. Kan damarlarının rahatlamasına ve kotu kolesterolun düşürülmesine yardımcı olur. Mor renkli meyve ve sebzeleri haftada 4-5 kez tüketin.

Devamını Oku

Ağız Sağlığı

Diş Eti Problemleri Ciddi Hastalıkları Tetikleyebilir

Yayınlanma:

,

İltihabi diş eti hastalıklarının birçok sistemik hastalıkla ilişkisi olduğunu söyleyen Altınbaş Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mutlu Keskin, “İltihabi diş eti hastalıkları hem bakteriyel etkenler hem bakterinin oluşturduğu diğer mekanizmalar hem de vücudun kendi ürettiği iltihabi faktörlere bağlı olarak kalp hastalığı, diyabet, solunum sistemi hastalıkları hatta gebelik komplikasyonları gibi birçok sıkıntıya yol açabilir” dedi.

Yoğun diş eti iltihabının olduğu hastalarda iltihabi bölgenin neredeyse yetişkin bir bireyin avuç içi kadar yer kapladığını söyleyen Keskin, “Düzenli tedavi olmayan ve bunu çözüme kavuşturmayan bireylerde avuç içi kadar alan enfekte durumdadır ve vücut aslında bununla bir uğraş gösterir. Dokulardan kana hem bakteriyel faktörlerin hem iltihabi ürünlerin salınımına bağlı olarak vücudun bütün bölümleri bu durumdan etkilenebilir. Buna bağlı olarak hem diyabet kontrolünde sıkıntılar yaşanabilir hem de kalp hastalarında komplikasyon riski artabilir. Bu riskin yaklaşık yüzde 20’lere varan artış oranına neden olduğu son yapılan çalışmalarda görülmüştür. Gebelik de bu risk grubuna dahil durumlar arasındadır. Diş eti problemi olan gebe hastalarda erken doğum, düşük riski, gebelik zehirlenmesi gibi problemler görülebilir” diye konuştu.

Ağız enfeksiyonlarının ve periodontal enfeksiyonların yoğun iltihabi faktörlerin salınıma bağlı olduğu düşüncesi ile araştırmaların geliştiğini dile getiren Keskin, “Bunlar, üzerinde yoğun olarak çalışılan araştırmalar ancak bunlarla sınırlı değil. Böbrek problemleri, bir takım kanserojen etkenlerde diş eti rahatsızlıklarının  rol oynaması da araştırılan konular arasında” dedi.

“DİŞ ETİ HASTALIKLARI GENELLİKLE SİNSİ PROBLEMLERDİR”

Diş eti hastalıklarının genellikle sinsi problemler olduğunu belirten Keskin, “Hastalar çok fazla ağrı duymadıkları için en fazla boş verilen hastalıklar grubunda yer alıyor. Son aşamaya gelene kadar birçok kişi doktora gitmekten kaçınıyor. Bu gibi durumlarda da hastalığın ilerlemesi kaçınılmaz oluyor. Kişiler diş etlerini incelediğinde daha fazla kırmızılık, morarmaya dönük bir renk veya şişkin bir yapı görürlerse burada bir problem var demektir. Dişleri fırçalarken kanama veya spontane kanamalar da diş eti hastalıklarının belirleyicisidir. Sigara içenlerde ise diş eti problemleri daha hızlı ilerler çünkü sigara bu sorunu tetikler” ifadelerinde bulundu.

Devamını Oku...

Ağız Sağlığı

Ağız Kokusu Hastalık Habercisi Olabilir

Yayınlanma:

,

Ağzınız çürük yumurta gibi kokuyorsa siroz, amonyak ya da idrar gibi kokuyorsa böbrek hastası olabilirsiniz. Ayrıca Ramazan’da uzun süreli açlık da ağız kokusunu tetikler

Ağız kokusu, hakkınızda pek çok şey söyleyebilecek bir sağlık detayıdır. Ağız kokunuz, sağlıklı bir birey olduğunuzu ya da herhangi bir hastalığınızın bulunduğunu ifade edebilir. Örneğin ağzınız, çürük yumurta gibi kokuyorsa; karaciğer sirozu, amonyak ya da idrar gibi kokuyorsa böbrek hastası olabilirsiniz. Kişiler çoğu zaman kendi ağız kokusunun farkında olmaz. Bu noktada sosyal çevreden gelen yorumların dikkate alınması gerekir. Ağız kokusunun en önemli sebebi, ağız bakımına yeteri kadar önem verilmemesidir.
Özellikle içinde bulunduğumuz Ramazan ayında ağız ve diş sağlığı bakımına normalinden daha fazla dikkat etmek gerekir. Oruç tutulan süre zarfında bir şey yenmemesi ve içilmemesi, ağız kokunuzun boyutunu etkiler. Sahur ve iftarda uygulayacağınız birkaç ipucuyla ağız kokunuzu önlemeniz mümkün…

DİLİNİZİ FIRÇALAYIN
Günde en az iki kez dişlerinizi fırçalamak, ağız bakım sağlığı açısından önemli bir yere sahiptir. Düzenli diş bakımı yapılmadığında pek çok diş eti hastalıkları, aft ve ağız kanserine kadar gidebilecek ciddi hastalıklar ortaya çıkabilir. New York Üniversitesi Periodontoloji ve İmplant Diş Hekimliği Bölümü’nde yapılan araştırmalar sonucunda, ağızda 700’den fazla bakteri türü yaşadığı ortaya çıkmıştır. Bu bakterilerden kötü olanlar, en fazla dilin yüzeyinde yer alır. Ayrıca uzun süre ağızda kuluçkaya yatarak, dilin arkasına saklanabilirler. Bu bakteriler ağızda sürekli yara oluşumuna, ağız kokusuna ve diş eti hastalıklarına neden olabilir. Diliniz fırçalanmadığında kötü bakteriler, gıda parçacıkları ve ölü cilt hücrelerinden bir tabaka meydana getirir. Bu tabaka, tat alma tomurcuklarınızı engeller ve bir süre sonra ağzınızda sürekli keskin, acı bir tat bulunur. Dilinizi fırçalarken, fırçayı dilinize bastırmamaya ve çok yumuşak hareket etmeye özen gösterin. Sert fırça darbeleri, dilin üzerinde yer alan tat alma duyularınızı hasara uğratabilir. Fırçayı yavaşça aşağı yukarı hareket ettirerek 10-15 saniye dilinizde gezdirmeniz yeterlidir.

BİR BARDAK YEŞİL ÇAY İÇİN
Sıcak suya bir çay kaşığı kadar eklenip karıştırılarak demlenen yeni yeşil çay çeşidi (Matcha, yani toz yeşil çay), yapraklı olandan çok da farklı değil. Ancak hem içtiğiniz çayın rengini, ismini çağrıştıran yeşile boyuyor, hem de yeşil çayın farklı alanlarda kullanılmasına olanak sağlıyor. Yeşil çayın faydalarını araştıran bilim adamları; bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiğini, farklı birçok tip kanseri önlemede önemli rol oynadığını ve kolesterolü düşürdüğünü tespit etmişler.
Yeşil çayın bir diğer mucizevi etkisi ise ağız kokusunu önlemesi. Yeşil çay, diş çürüklerini önler ve diş eti hastalıklarına karşı etkin bir koruma sağlar. Sağlıklı bir ağız bakımı için günde bir bardak yeşil çay tüketimi önemlidir. Yeşil çayın mideyi yatıştırıcı etkisi de bulunur. Sahurda bir bardak yeşil çay tüketmeniz yeterlidir.

GÜNDE BİR KASE YOĞURT YİYİN
Japonya’da yapılan araştırmalara göre, yoğurttaki canlı bakterilerin ağız kokusu oluşturan bakteri düzeylerini baskılayabildiği ortaya çıkmıştır. Araştırmada; 24 gönüllü altı hafta süreyle günde iki ortak bakteri içeren şekersizleştirilmiş yoğurt tüketti. Araştırma verilerini inceleyen Tsurumi Üniversitesi’ndeki mikrobiyologlar, deneklerin nefes örneklerini yoğurt tüketiminden önce ve sonra olacak şekilde kontrol ettiler. İncelemeler sonucu; düzenli yoğurt tüketen deneklerde ağız hastalıklarına neden olan kötü bakterilerin minimum seviyeye indiğini, kötü nefese neden olan hidrojen sülfür seviyesinin ise yarıya düştü gözlemlendi. Yoğurt, kalsiyum bakımından zengin oluşuyla diş ve diş eti hastalıklarına karşı etkin koruma sağlar.

SAĞLIKLI BİR AĞIZ BAKIMI İÇİN…

  • Kafeinden uzak durun. Kafein, ağzınızdaki asit dengesini değiştirerek kötü bakterilerin oluşumuna zemin hazırlar. Ayrıca tükürük akışınızı engeller. Bu da oruç tuttuğunuz süre zarfında çabuk susamanıza neden olur.
  • Diş fırçanızı üç ayda bir değiştirin. Diş fırçası üzerinde birçok bakteri, mantar, virus gibi mikroorganizmalar bulunur. Diş fırçası yenilenmediğinde bu mikroorganizmalar diş plağınıza zarar verip diş eti hastalıklarına neden olabilir.
  • Diş fırçalama süreniz dört dakikanın altında olmamalıdır. Her gün dişlerinizi fırçaladığınız halde ağzınız kokuyor, diş eti hastalıklarına yakalanıyorsanız bunun tek sebebi yeteri kadar dişlerinizi fırçalamıyor oluşunuzdur.

Devamını Oku...

Ağız Sağlığı

Gece Atıştırmalarına Son Verin

Yayınlanma:

,

Öncesi1 of 4
Klavye ok tuşlarını kullanabilirsiniz. ( ← | → )

[pull_quote_left]Açlık hissiyle uykudan uyanmanıza sebep; gerçekten aç olmanız değil, beyninizin sizi yanıltmasıdır. Geceleri mutfağa koşuyorsanız, basit yöntemlerle iştahınızı kapatmanız mümkün[/pull_quote_left]

gece.atisirmasi.3Gecenin bir yarısı uykunuzdan aç uyanıyor ve kendinizi buzdolabının önünde mi buluyorsunuz? Oysa bulabildiğiniz her şeyi yediğiniz bu saatler, uyku halinde dinleniyor olmanız gereken zamanlar. Açlık hissiyle uykudan uyandığınızda kendinizi, gün içinde yüksek kalorili olduğu için yemeyi reddettiğiniz birçok şeyi yerken bulabilirsiniz. Tartıda gördüğünüz rakamların devamlı değişmesine sebep olan bu durumun önüne geçmek, aslında mümkün. Başınıza gelenin aslında ne ve neden olduğunu bilmek, doğru davranışı geliştirmenin en önemli adımıdır.

Kaynak Sabah.com.tr

Devamını Oku...

Öne Çıkanlar

www.dryerebakan.com Sadece bilgilendirme ve tıbbi tavsiye amaçlıdır, teşhis veya tedavi için bir alternatifi değildir. Doktorunuz yerine geçmeyi yada Doktorunuzun size uyguladığı tedavi yerine geçmeyi hedeflememektedir. Web sitesi içeriğinden dolaşan tüm kullanıcılar, Kullanım Koşulları ve Gizlilik Kurallarını otomatik olarak kabul etmiş sayılır.

İletişim: info@dryerebakan.com

Copyright © 2017 DrYerebakan.com.