Bizimle iletişime geçin

Kalp Sağlığı

Kalp Çarpıntısına Dikkat

Halit Yerebakan

Düzenleyen

on

Kalp Çarpıntısına Dikkat

Eminim her ne sebeple olursa olsun kalbinizin hızlı atması, acaba kalbimde bir rahatsızlık mı var sorusunu aklınıza getirir. Özellikle gün içinde fazla kafeinli içecek tükettiyseniz kalbiniz hızla çarpacaktır. Fakat kalp çarpıntısının yalnızca kafeinli içeceklere bağlı olmadığını, aniden gelişen hareketlere de bağlı olduğunu biliyor muydunuz? Bu sebeple kalp çarpıntısına dikkat!

Kalp rahatsızlıkları dünyada bilinen başlıca ölüm sebeplerinden biridir. Zaman zaman hepimizin kalbi kısa bir süreliğine hızlı atabilir. Aniden kalktığımızda hepimizin başı dönebilir. Bu belirtiler sık sık görülmeye başlanıyorsa, bu durum artık normal olmaktan çıkar. Postural ortostotik taşikardi sendromu veya postural taşikardi sendromu olarak bilinen hastalık, kalbin hızlanması durumudur. Pozisyon değişikliği POTS hastalığı ile, normal şartlarda oturma veya yatar pozisyondan aniden ayağa kalktığınızda kan basıncınız düşer ve kalp atış hızınız artar. En çok görülen belirtiler; yorgunluk, göz kararması, çarpıntı, göğüs ağrısı, nefes darlığı, bayılmadır. Bazı durumlarda ise kalp durması ve ani ölümler meydana gelebilir.

Bu Belirtilere Dikkat!

Belirtiler kişiden kişiye göre değişiklik gösterebilir. Oturma veya yatar pozisyondan ayağa kalktığınızda birkaç dakika sonra ortaya çıkan ve hafiften şiddetliye doğru uzanabilen POST belirtilerini çok geniş bir yelpazeye sahip olsa da bir kısmını şu şekilde sıralayabiliriz.

En sık görülen belirtisi kalp çarpıntısıdır. Bu belirtiyi; düşük kan basıncı, yüksek kan basıncı, nefes darlığı, uyku problemi, halsizlik, baş dönmesi, bayılmaz, titreme, terleme gibi belirtiler takip eder. Ayrıca odaklanma problemi ve otururken ya da ayakta dururken bacaklarda görülen kızarıklıkta sık görülen belirtileri arasındadır.

Taşikardi tanısı zordur. Çünkü genelde insanlar bu belirtileri panik atak veya anksiyete rahatsızlığıyla ilişkilendirir. Eğer siz de bu belirtilerden birini görüyorsanız uygun tanı ve tedavi için vakit kaybetmeden doktorunuzla görüşmelisiniz. İlaç tedavisi ve yaşam tarzınızda yapacağınız değişikliklerle bu hastalık tedavi edilebilmektedir.

POTS, herhangi bir rahatsızlığa (diyabet, yüksek tansiyon, sigara, alkol veya kafein tüketimi gibi) bağlı olan bir sendrom olabildiği gibi doğrudan kalple ilgili olarak da oluşabilir. Ancak araştırmalar gösteriyor ki, POTS ile ilgili kurulan bağlantıların sayısı her geçen gün daha da artmaktadır.

Hastalığın Türleri, Teşhis ve Tedavisi…

Ventriküler taşikardi, Kalbin bir bölmesi olan ventriküllerde anormal elektriksel sinyallerden kaynaklı kalp hızındaki artıştır.

Supraventriküler taşikardi (SVT): Genelde doğumda yaşanan anormal kalp durumundan kaynaklanır.

Atriyal flutter: Kalbin kulakçıklarının çok hızlı ama düzenli bir oranda artmasıdır. Genel olarak başka kalp hastalığına sahip kişilerde görülür. Kalp hızı 220-400 vuru/dakika düzeyinde oldukça yüksektir.

Atriyal fibrilasyon: Atriyal fibrilasyon kulakçıkların kaotik elektrik darbelerine neden olduğu hızlı kalp hızıdır. Aşırı alkol tüketimi, kalp krizi, stres, vücuttaki suyun azalması, ateş gibi rahatsızlıkların sebebiyet vermesiyle birlikte kalp karıncıklarında oluşan düzensiz kasılmalar sonucu görülen bir aritmi tipidir.

Ventriküler fibrilasyon: En önemli kardiyak arrest ritmi olup, yaşam desteği anında sağlanmaz ise ölümle sonuçlanması kaçınılmazdır.

Nadir görülen bir hastalık olarak düşünülse de gerçekte doktorların teşhis etmekte zorlandığı POTS, holter monitör, tilt-table, ekokardiyogram ve EKG gibi testlerden faydalanılarak teşhis edilmesinden sonra bu hastalığa sebep olan faktörler belirlenir ve belirlenen bu faktörlerin tedavisi üzerinde çalışılır.

Neden olan bu faktörlerin tedavisi ve yaşam tarzındaki revizyonlar dışında, cerrahi prosedürler, cilt altına yerleştirilen elektroşok cihazı ya da kalp pili takılması gibi uygulamalarla bu rahatsızlığın tedavisi yapılabilir.

Taşikardi tedavisi türüne göre değişiklik göstermektedir. Vagal Manevralarda, yaşanılan bir atak sırasında hastaya müdahale edilir olup ve bu tür manevra kalp atışının düzenlenmesinde etkilidir.

İlaçlar, vagal manevraların kalp atışındaki hızı durdurması mümkün olmadığında uygulanan tedavi şeklidir. Kalbin normal hızına geri dönebilmesi için anti-aritmik ilaç enjeksiyonu yapılabilir.

Kateter Ablasyon, supraventriküler taşikardi için oldukça etkili bir tedavi şeklidir.

Kardiyoversiyon, kalbinize şok gönderilmesidir ve kalbiniz elektriksel uyarılardan etkilenerek normal ritmine geri döner.

Kardiyak Defibrilatör, yaşamınızı tehdit edecek boyutta bir taşikardi atağı yaşıyorsanız cerrahi bir operasyon ile göğsünüze implante edilen bir cihaz önerilir ve bu cihaz yaklaşık bir cep telefonu büyüklüğündedir.

Kalp Pili, cerrahi bir operasyon ile derinin alt tarafına yerleştirilen küçük bir cihazdır. Yerleştirilen bu cihaz kalp atışında bir anormallik algıladığında kalbin normal ritmine dönmesine yardımcı olmak için elektrik akımı yayar.

Altta Yatan Hastalığın Tedavi Edilmesi, taşikardi ataklarını minimum seviyeye çekebilmek için önemlidir. Bu durumda, altta yatan nedenler araştırılır ve belirlenen bu nedenler tedavi edilir.

Kan Pıhtılaşmasının Önlenmesi, kan pıhtısının kalp krizine neden olabileceğinden oldukça önemlidir ve ilaç tedavisi uygulanır.

Açık Kalp Ameliyatı, genel olarak kalp bozukluğu tedavisinde diğer seçeneklerin başarısız ya da yetersiz olduğu durumlarda gerçekleştirilir.

Taşikardi problemi oluşmadan önce siz de sağlıklı beslenerek, düzenli yürüyüşler ve egzersizler yaparak, kafein içeren yiyecek ve içeceklerden, alkol tüketimi ve sigaradan uzak kalarak düzenli olarak kardiyo egzersizleri yaparak ve doktorunuzun önerdiği ilaçları düzenli bir şekilde kullanarak önleminizi alın.

Taşikardi semptomlarını nasıl kontrol altında tutabilirim?

Daha fazla sıvı tüketin

Bol su tüketimi taşikardi hastaları için de bir gereklilik. Günde en az 2 litre su tüketin ve sıvı tüketimini meyve sularından ziyade sudan yana kullanın. Su içmek uygun kan basıncını kontrol altında tutmaya yardımcı uyarıcı hormonların seviyesini yükseltmeye yardımcı olur.

Sağlıklı atıştırmalıklar tercih edin

Öğünler arası küçük atıştırmalıklar POTS belirtilerinin şiddetinin azalmasını sağlıyor. Bunun için de hem sağlıklı hem de lezzetli seçenekleriniz oldukça fazla. Sağlıklı beslenin ve beslenme programınıza taze sebze, meyve ve tam tahılları ekleyin.

Kafeinden Uzak Durun

Kafein içeren yiyecek ve içeceklerden, aynı zamanda alkolden uzak durmak faydalıdır. Özellikle kafein ayakta durduğunuz sırada kan basıncınızın daha da düşmesine neden olur. Bu da belirtilerin daha da kötüleşmesine yol açabilir.

 Kafanızı Yüksekte Tutun

Kafanızı uyku sırasında yüksek tutarak hastalığın sabahları oluşan olumsuz belirtilen şiddetini azaltabilirsiniz. Aynı zamanda bu şekilde uyumak asit reflüsü olan hastalar için de oldukça faydalıdır.

Varis Çoraplarının Olumlu Etkisi

Gerçek şu ki, korseler taşikardi hastaları için oldukça faydalıdır. Bacaklarınızdaki kan birikimini engellemek için uyurken varis çoraplarını giyebilirsiniz.

Egzersiz Yapmaktan Vazgeçmeyin

Taşikardi hastaları için egzersiz yapmak zor olsa da düzenli egzersiz programı ile hastalığın belirtileriyle kolayca baş edebilirsiniz. Sağlıklı beslenmenin yanında uygulayacağınız egzersiz programı ile sağlıklı bir kilo hedefleyin ve hedefinize ulaştığınızda onu korumaya özen gösterin.

Egzersiz programlarınızı yürüme, koşma ve yüzme gibi kalbin pompalama hareketini güçlendiren ve vücudunuzu güçlendiren spor branşları ile oluşturmanız faydalı olacaktır.

Uzun Süre Ayakta Kalmayın

Uzun süre ayakta beklemek hastalığın belirtilerini daha da arttıracağından taşikardi hastaları için kesinlikle önerilmez. Ayakta durmanızın gerektiği durumlarda bacak kaslarınızı sıkıp bırakabilir, aralarda esneterek rahatlayabilirsiniz.

 

 

Okumaya Devam Et
1 Yorum

1 Yorum

  1. leyla

    11 Ağustos 2018 at 15:15

    Hocam çok kez Instagram’da sordum size benim kalbim uzun süredir taşikardik olarak atıyor hep 100 un üstünde kardiyoloji uzmanına gittim ritim holter cihazı takıldı ve normal dedi bişey yok. Beni zorlayan bir durum değil ama kalbimin atışını hep ağzımda duymak rahatsız ediyor. Kafein alkol tüketimiyorum yaşım 26, sadece şunu bilmek istiyorum taşikardik kalp daha çabuk yorulup durabilir mi?

Yanıt bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kalp Sağlığı

Açık Kalp Ameliyatı Nedir

Halit Yerebakan

Düzenleyen

on

Açık Kalp Ameliyatı (Koroner Bypass) Nedir?

By-Pass kelime anlamı olarak “köprüleme” olarak açıklanabilir. By-Pass ameliyatı ise vücudumuzda yer alan atardamarların tıkanması durumunda uygulanan cerrahi tedavi yöntemidir. Açık kalp ameliyatı olarak da adlandırılan bu operasyon sırasında hastanın göğüs bölgesi kesilir ve kalbe, arterlere ya da kalp kapakçığına müdahale edilir. Yine bu cerrahi müdahale yöntemi ile koroner arterlerde meydana gelen daralmanın ilerisine, hastanın vücudunun bir başka yerinden alınan damarlar ile damar köprüleri oluşturulur. Tıkanan kalp damarlarının yerine yeni damarlar takılması ile gerçekleştirilen Koroner By-Pass ameliyatı, kurallarına uygun bir şekilde uygulanırsa hasta 8-10 yıl boyunca sorunsuz bir şekilde yaşamını sürdürebilir.

Koroner By-Pass Ameliyatı Kimlere Uygulanır?

Kalbe ihtiyacı olan kanı “koroner arter” adı verilen atardamarlar getirmektedir. Ancak bazen bu damarlar içinde daralma ya da tıkanmalar meydana gelebilir. Bunun sonucunda ise kalp yeterince beslenemez ve görevlerini yerine getirmesi güç hale gelir. Koroner arter damarlarında tıkanma ya da daralma meydana gelen hastalar göğüs sıkışması şikâyeti yaşarlar. Bu damar hastalığı sonucunda kişilerin kalp krizi geçirme riski de bulunmaktadır.

Hastanın şikâyetlerini ortadan kaldırmak için Koroner By-Pass ameliyatı uygulanması kararı alınabilir. Bunların yanında genel olarak bir hasta için açık kalp ameliyatı kararının alınma nedenleri aşağıdaki gibidir:

  • Koroner damarların balon-stent gibi ameliyatız yöntemler ile açılamadığı durumlarda,
  • Bir ya da birden fazla damarın daha önce ameliyatsız yöntemler ile açılmasına rağmen yeniden tıkanması durumunda,
  • Kalp kapak operasyonu gerektiğinde ve birden fazla koroner arterin hastalığında,

Açık Kalp Ameliyatının (Koroner By-Pass) Riskleri Nelerdir?

Tüm cerrahi operasyonlarda olduğu gibi kalp hastalıklarının tedavisi için uygulanan By-Pass operasyonunda da belli riskler bulunmaktadır. Bu riskler arasında göğüs yarası enfeksiyonu yer almaktadır. Meydana gelen bu durum daha çok obezite, diyabet ve daha önce bu ameliyatı geçirmiş kişilerde görülmektedir. Açık kalp ameliyatı riskleri arasında ayrıca düzensiz kalp ritmi, akciğer ve böbrek yetmezliği, baş dönmesi, hafıza kaybı, kan kaybı ve nefes almada zorlanma gibi riskler de bulunmaktadır.

Tüm bunların yanında bu cerrahi operasyonu geçiren hastaların daha önceki yaşam tarzlarını büyük ölçüde değiştirmeleri gerekmektedir. Özellikle yeme içme, ilaç kullanımı, spor aktiviteleri ve günlük yaşam konusunda mutlaka doktor tavsiyelerine uyulmalıdır.

Kalp sağlığıyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Güncel tedavi yöntemleri ile hastalığınızdan kurtulmak için hemen randevu alın.  +90 551 379 72 56

 

Okumaya Devam Et

Kalp Sağlığı

Kalp Krizi Geçirme Riski Kış Aylarında Artıyor

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Kalp Krizi Geçirme Riski Kış Aylarında Artıyor

Araştırmalara göre kalp krizleri kış aylarında diğer mevsimlere göre 2-3 kat daha fazla olup daha ölümcül seyredebiliyor. Kan akışındaki değişim, hormonal faktörler ve tansiyonun yüksek olması gibi faktörler nedeniyle kalp krizi en çok sabah saatlerinde görülüyor ve sonuç olarak kalp krizi geçirme riski kış aylarında artıyor.

Kış Sabahları Kalp Krizini Tetikliyor

Anadolu Sağlık Merkezi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ertan Ökmen, “Kış mevsiminde kar yağışı sonrasında işe yetişme, araba camlarındaki karları temizleme ve hızlı hareket edilmesi kalp krizini tetikleyebilir” açıklamasında bulundu.

Kış mevsiminde solunum yolu enfeksiyonların ve gribin daha sık görülmesi, kış aylarında daha fazla kalori içeren yağlı besinlerin tüketilmesi ve bu kalorinin harcanamaması, güneş ile daha az temas edilmesi sonucu bazı hormonal değişiklikler, kapalı havaların oluşturduğu stres gibi sebeplerin kış mevsiminde daha fazla görüldüğünün altını çizen Anadolu Sağlık Merkezi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ertan Ökmen, “Ancak kalp krizlerinin kış aylarında daha sık olmasının belki de en önemli sebebi soğuk havaların uyardığı damarlardaki büzülme, spazm ve tansiyonu yükseltici etkidir. Soğuk havada vücut, mevcut ısısını korumak üzere cilde daha az kan gönderir ve bunu da tüm damarlarda özellikle cildi besleyen damarlarda büzülme oluşturarak yapar. Bu büzülme otomatik olarak tansiyonun yükselmesine neden olur” dedi.

Kar Temizlemek Tansiyonu Yükselten Ciddi Bir Egzersizdir

Özellikle sabah saatlerinin kan akışkanlığındaki değişim, hormonal faktörler, tansiyonun daha yüksek olması gibi pek çok faktörün etkisi ile kalp krizlerinin en sık görüldüğü saatler olarak bilindiğini söyleyen Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ertan Ökmen, “Her yerin karlarla kaplı olduğu, güneşli, tazelik hissi uyandıran beyaz kış sabahları özellikle bilinen damar tıkanıklığı olan ve kalp hastalığı risk faktörlerini yoğun olarak bünyesinde bulunduran, tansiyonu yüksek olan kişiler için günün en tehlikeli zamanıdır” şeklinde konuştu.

Araştırmalara göre gece kar yağdıktan sonra sabah dışarı çıkıp evinin önündeki ya da arabasının camlarındaki karları temizleyen, işe yetişmek, trafiğe kalmamak acelesiyle hızla hareket eden ve farkında olmadan aslında çok ağır bir egzersizi oldukça soğuk havada yapan kişilerde kalp krizi geliştiğinin saptandığını vurgulayan Prof. Dr. Ertan Ökmen, “Karların temizlenmesi için yolu açmak ya da arabanın karlı-buzlu camlarını temizlemek aslında tansiyonu da yükselten ciddi bir egzersizdir” açıklamasında bulunarak risk faktörlerine sahip kişilerin kışın kalp krizini önlemek için dikkat etmesi gerekenleri şöyle açıkladı:

  • Kış sabahlarında çok daha dikkatli olun
  • İlaçlarınızı düzenli alın
  • Özellikle kar yağışının ertesi günü sabahında yapacağınız kar temizleme işini dinlenerek yavaş yavaş yapın, imkân varsa yapmayın.

Kalp kriziyle ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Kalp Sağlığı

Kalp Krizi Riskini Azaltmanın 8 Yolu

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Uykuda Kalp Krizi Riskini Azaltmanın 8 Yolu

Uyku düzensizliği olan ve uykusuzluk çekenlerde kalp krizi oranının daha yüksek olduğunu biliyor muydunuz? Ancak paniğe kapılmaya gerek yok. Zira sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanarak ve uyku kalitenizi artırarak uykuda gelişebilecek kalp krizi riskini en az seviyeye indirebilirsiniz. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karabulut, uyku apnesi, diyabet, yüksek tansiyon ve uyku bozukluğu ile panik ve kaygı bozukluğu olanlarda kalp krizi riskinin daha yüksek olduğunu belirtirken “Uykusu düzensiz olanlarda, sık uyananlarda, sık kabus görenlerde uykuda kalp krizi riski fazladır. Uykunun düzensiz olması, uykunun kalitesini azaltarak nabız ve kan basıncında ani değişimlere yol açar. Bu durum uykuda kalp krizine yakalanma riskini artırabilir. Uyku bozukluğu yaşayanlar bu konuda profesyonel yardım ve gerekirse ilaç desteği ile uykuyu düzene sokmalıdır” diyor. Prof. Dr. Ahmet Karabulut, uykuda kalp krizi riskini azaltmanın 8 yolu hakkında bilgi verdi.

Göğüs ağrısı ile yatağa girmeyin

Kalp krizleri çoğunlukla önceden bulgu veriyor. Göğüste sıkıntı hissi, göğüs ağrısı kalp krizinin en sık gözlenen bulgularından. Bu şikayetleri belirgin olan kişilerin bu halde yatağa gitmemesi ve muayene olması gerekiyor. Çünkü hafif başlayan bulgular uyku sırasında belirginleşebiliyor.

Akşam 9’dan sonra yemek yemeyin

Geç saatte yenilen yemekler, özellikle hamurlu tatlılar kan şekerini ve kandaki stres hormonlarını artırıyor. Özellikle kontrolsüz diyabet hastalarında risk belirgin olarak artış gösteriyor. Geç saatte acıkıyorsanız bir kase yoğurt ya da ceviz, yer fıstığı gibi bitkisel omega3 içeren besleyici atıştırmalıklardan yiyebilirsiniz.

Sigara içip yatağa girmeyin

Sigara kalp krizi riskini artıran temel etkenlerden biri. Sigara tiryakileri uyku öncesi genelde sigara takviyesi yaparken, bu durum kan akışkanlığı ve damar yapısında olumsuz etkilere yol açıyor. Özellikle geç saatte yenilen ağır bir akşam yemeğine sigara ya da nargile türü tütün ürünleri eklenerek yatağa girmek uykuda oluşacak kalp krizine davetiye anlamına geliyor.

Tansiyonunuzu ölçün

Gece düşmeyen tansiyon uyku sırasında kalbe ek yük bindiriyor. Özellikle tansiyon değerleri dengesiz olan kişilerin yatmadan önce kan basınçlarını kontrol etmesi çok önemli.

Uyku saatini kaçırmayın

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karabulut “Kaliteli uyku kalbin dostu olup, derin ve deliksiz uyku uyuyanlarda kalp krizi riski azalır. Bunun için özellikle gece 23:00-01:00 arasında uyumak çok önemlidir. Bu dönemde melatonin salınımı en üst düzeyde olup, kişinin daha kaliteli uyku geçirmesini sağlayacaktır” diyor.

Uyku ortamınıza düzen verin

Kaliteli bir uyku için yatılan yatağın kalitesi, ortamın nemi, toz oranı önem taşıyor. Uyku ortamınızın havalandırılması, tozdan arındırılması, ısıtma sistemi, nemin düzenlenmesi ve rahat edeceğiniz ortopedik ve hijyenik bir yatak tercih etmeniz uyku kalitenizi artırmada önemli unsurlar.

Ateşle yatağa girmeyin

Ateşli hastalıklar kalbin üzerindeki yükü artırıyor. Sıklıkla gece saatlerinde artan ateşe çoğu zaman uyku ve ter atma ile çözüm aranıyor. Özellikle kalp damar hastalığı için riski olanlar, yaşlılar ve kalp yetersizliği hastalarında ateşli hastalıklar uykuda kalp krizi riskini artırıyor.

Hastalıkları önemseyin

Özellikle uyku apnesi, depresyon, kaygı bozuklukları gibi rahatsızlıklar çoğu zaman dikkate alınmayıp tedaviden de kaçınılıyor. Oysa uyku düzenini bozan, uykuda kalp krizi riskini artıran bu durumlar için mutlaka sosyal ve profesyonel destek alınması gerekiyor. Yüksek tansiyon, diyabet, kolesterol yüksekliği gibi hastalıkların tedavilerini aksatmamanız, düzenli kontrollerinizi yaptırmanız şart.

Uykuda kalp krizi nasıl bulgu veriyor?

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karabulut “En sık izlenen bulgu göğüste sıkıntı hissi ve çarpıntı ile uyanmaktır. Bu duruma genelde soğuk terleme eşlik eder. Bunun yanında boyun bölgesine yayılan göğüs ağrısı, güçsüzlük hissi, baş dönmesi ek olarak izlenebilir. Bu şikayetlerle uyanan kişilerin özellikle tuvalete giderken dikkatli olmaları önerilir. Zira, tuvalet sırasında baş dönmesi ve baygınlık gelişebilir. Şiddetli kalp krizlerinde ölümcül ritim bozuklukları tetiklenebilir. Belirtilen şikayetlerle uyanan ve şikayetlerinin şiddeti artarak devam eden kişilerin ambulans çağırması ya da en yakın sağlık kuruluşuna başvurmaları önerilir” diyor.

Kalp kriziyle ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar