Sosyal Medya

Spor

Kalça Ağrısı Neden Olur?

Halit Yerebakan

Yayınlanma:

,

Kalça ağrısı yaşa bağlı gelişebileceği gibi sonradan da olabiliyor. Yaşa bağlı veya doğuştan olmayan kalça ağrısının en büyük nedeni ise bilinçsiz spor yapmak. Bu yazımızda kalça ağrısı nedir, kalça ağrısı neden olur gibi sorulara cevap vereceğiz.

İnsan bedenini ayakta tutan ve hareketini sağlayan en önemli parçaların başında eklemler gelir. Kalça eklemi de bunlar arasında en önemlisi ve en büyüğüdür. İnsan vücudunun her zerresinde olduğu gibi kalça ekleminde de muazzam bir sistem vardır. Yuvarlak bir baş ve bunu çevreleyen bir yuvadan oluşur. Eklem yüzeylerinin hemen hemen hepsinde olduğu gibi kalça ekleminde de sürtünmeyi azaltan eklem kıkırdağı ve sıvısı mevcuttur.

Ayrıca yuvanın üst kısmını çevreleyen ve dizlerdeki menisküse benzeyen labrum bulunmaktadır. Labrum, kalçaya gelen darbeleri yumuşatan ve aşınmayı engelleyen bir yapıdır. Kalça ile ilgili sorunlar; başta yürüme olmak üzere, günlük hayatın içinde sürekli ihtiyaç duyulan çömelme, oturup kalkma, merdiven inip çıkabilme ve hatta çorap-ayakkabı giyme gibi basit gibi görülen ve çoğu zaman bunları yaparken farkında bile olmadığımız durumlarda yarattığı ağrı ve hareket kısıtlılığı ile kendini göstermektedir. İleri dönem kalça problemlerinde, istirahat ve uyku anında bile ağrı hissedilebilmektedir.

DOĞUŞTAN OLABİLİR

Kalça ağrısı neden olur?

Kalça ağrıları doğuştan olabileceği gibi sonradan da gelişebilir. İleri yaşlarda görülen ağrılar genelde, kıkırdak aşınmaları (kireçlenme) gibi sebeplerle ortaya çıkarken, doğuştan kalça çıkıklığı ve romatizma gibi durumlarda erken yaşlarda da görülebilir. Aslında kalçada hareket kısıtlılığı çoğu zaman ağrıdan aylarca, hatta bazen yıllarca önce başlar ancak hastanın durumu fark edip doktora gitmesi, olay ilerleyip ağrı ortaya çıkınca olur. Yaşa bağlı ya da doğuştan olmayan sebepler arasında en önemlilerden biri de bilinçsiz yapılan egzersizlerdir.

Belirtileri nelerdir?

Muayenede en sık karşılaşılan bulgu, oturma pozisyonda iken kalçanın özellikle içe doğru dönme zorluğudur. Ayrıca hastalar bacaklarını kendilerine çekerken de ağrı hissederler. Spor yaralanmasına bağlı veya düşme ile gelişen labrum yırtıklarında ise takılma ve bazı hareketlerde kilitlenme hissi olur. Romatizmal hastalıklarda ise genellikle kalça ağrısı yanında ellerde ve diğer eklemlerde de eşlik eden bozukluklar mevcuttur.
Kalça problemleri, dayanılmaz ağrılara erişmeden çok daha önce sinyal verir ancak birçok hasta, uykusundan olana kadar bir uzmana başvurmaz. Ani gelişen yaralanma gibi durumlarda, takılma veya kilitlenme hissi, kireçlenme sebebiyle gelişen ağrılarda el ve ayak eklemlerinde bozukluk; tarif edilen ağrılardan bazılarıdır.

Tedavi yöntemleri nedir?

Hastalığın tedavisi, sebebine göre şekillenir. Tedaviye başlamadan önce hastaya düşen en önemli görev, uzman bir doktora başvurmaktır. Ortopedik hastalıkların büyük kısmında alternatif tedavi yöntemleri -maalesef- sıklıkla tercih ediliyor. Bu, hastalığın hızla ilerlemesine ve geri dönüşü mümkün olmayan kalıcı hasarlara sebep olabilir.

Spor yaralanmaları veya düşmelerde tedavi nasıl olur?

Kalça eklem kıkırdağının kısmi hasarlarında veya labrum denen eklem yastığının yırtıklarında; eklem içine sadece iki küçük delikten girip kamera yardımlı kapalı olarak yapılan kalça artroskopisi ameliyatları ile hasarı gidermek mümkün olabilmektedir.

Total kalça protezi ameliyatı nedir?

Total kalça protezi ameliyatı, Dünya Sağlık Örgütü tarafından 100 yılın en yararlı ameliyatlarından biri olarak seçilmiştir.
Ameliyat sırasında, kıkırdağı aşınmış eklem yüzeylerini ileri teknoloji ürünü eklemi taklit eden yüzeylerle değiştirerek, tamamen ağrısız ve hareketli bir kalça eklemi elde edilen ameliyatlardır. Günümüz teknolojisinde protezlerin dayanıklılığı artmış olup süre 20-25 yıl kadardır.

KIKIRDAĞI BOZULMUŞ HASTADA TEDAVİ

Eklem kıkırdağı bozulmuş hastalarda tedavi şu şekilde düzenlenebilir:
Teşhis konduktan sonra, günlük aktiviteler çok engellenmemiş ise, ağrı kesici ilaçlar ve kas egzersizleri önerilir.
Hareketler kısıtlı ve orta düzeyde ağrı mevcut ise, ilaçlara ilave olarak fizik tedavi uygulanır ve bazen destek amaçlı kısa süreli baston verilebilir.
Artık istirahatte de ağrıları olan, sürekli ilaç kullanmak zorunda kalan, yürüme mesafesi kısalmış veya hareketleri kısıtlı hastalarda ise total kalça protezi olarak isimlendirilen ameliyatlar başarıyla uygulanır.

EKLEM KIKIRDAĞINA UYGULANAN YÖNTEMLER

Romatizmal hastalıklar, kireçlenme veya ihmal edilmiş kalça çıkıklarına bağlı eklem bozukluklarında tedavi; ağrı, yürüme mesafesi ve hareket kısıtlılığının düzeyine göre değişiklik gösterir.
Başlangıç seviyesinde genelde ağrı kesicilere ve geçici hareket kısıtlılığına başvurulur. İleri derecede ağrı duyan ve hastalığı ilerlemiş kişilere total kalça protezi önerilebilir. Protez ameliyatı, genelde korkulan bir operasyondur ancak, iyi hastane ortamında ve doğru bir hekim tarafından uygulandığında, adeta mucizevi sonuçlar doğurabilir. Protez ameliyatı olan hastaların büyük kısmı, ertesi gün yürüyebilmektedirler. Normal hayatlarına dönmeleri ise dört haftanın sonunda mümkün olabilir. Kalça protezi ameliyatı, bilinenin aksine uzun vadede geçerli bir tedavi yöntemidir. 20-25 yıl boyunca ilk günkü konfor devam etmektedir. Bu sürenin sonunda ameliyat tekrarlanabilir.

Konuyla ilgili bir başka yazımız için buraya tıklayabilirsiniz.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Devamını Oku
Yorum Yaz

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Beslenme

Ramazanda Su Tüketimi

Halit Yerebakan

Yayınlanma:

,

Ramazanda Su Tüketimi

Ramazanda su alabileceğiniz zaman kısıtlı olsa da tüketilen toplam sıvının zamana yayılması gerekir. Ayrıca uzun boylu ve aşırı kiloluysanız, normale oranla daha da çok su tüketmelisiniz.

Zararlı toksinlerden bedeni arındırmak için yapılan detoks uygulamaları yüzyıllardır çeşitli sebeplerle tavsiye edilmektedir. Hipokrat, daha sağlıklı olmak için, bugüne kadar gelmiş birçok din de ruhu temizlemek için oruç tutmayı önermiştir. Daha çok dini değerler ile ilişkili olmakla beraber günümüzde dini sebeplerden bağımsız olarak da oruç tutanların sayısı giderek artmaktadır. Şeker, yani glikoz, bedenimizin temel yakıtıdır. Aynızamanda beyin fonksiyonları açısından da gereklidir. Dört-sekiz saat süreyle bedenimiz için gerekli yakıtı alamadığımız oruç hallerinde vücudumuz, karaciğerde glikojen olarak depolanmış glikozu tüketmeye başlar. Glikojenin kullanılabilir yakıt haline dönüşmesine glikogenoliz adı verilir. Glikogenoliz sırasında gıdalarla alınan proteinin de bir miktarı kullanılır. Bu şekilde elde edilen yakıt 12 saat boyunca yeterli olur. Dolayısıyla sahur esnasında yediğimiz basit ve kompleks karbonhidratlar, ilk sekiz saat tok kalmanızı sağlayabilirler. Sekizinci saatin ardından sahurda alınan protein; karaciğer depolarıyla beraber uzun etkili yakıta dönüşerek 12 saat süren ilave destek sağlar. Dolayısıyla düzgün bir sahur öğünü ile sağlıklı bireyler, 18 saat süreyle herhangi bir sağlık sorunu yaşamadan oruç tutabilirler.

SON ANDA 1 LİTRE SU İÇMEYİN

Oruç tutarken su alabileceğiniz zaman kısıtlı olsa da tüketilen toplam sıvının zamana yayılması gerekmektedir. Dolayısıyla son anda ‘1 litre su içeyim, bana yeter’ demek sakıncalı olacaktır. Bu şekilde tüketilen sıvı hemen idrara dönüştürülür ve gün boyunca ihtiyacınız olacak sıvı rezervini tehlikeye sokar. Dikkat etmeniz gereken bir diğer detay ise; ne kadar uzun boylu veya kilolu iseniz, o kadar fazla oranda su içmeniz gerektiğidir.

İFTARDA 45 DAKİKA ARA VERİN

Karbonhidratlar yani nişastalı tüm gıdalar hızlı tokluğa ve erken açlığa sebep olurlar. Ramazan ayında dengeyi iyi korumak kaydı ile uzun dönem tokluk hissi oluşturan proteinden zengin beslenmek çok önemli. Süt ve süt ürünleri başta olmak üzere, et ve diğer proteinli gıdaları tüketin. İftarı; bir kase yoğurt, bir kase çorba, belki biraz süt ile geçiştirip en az 30-45 dakika ara verdikten sonra normal yemek ihtiyacınızı karşılayın. Fazla tuzlu ve baharatlı gıdalardan (reflüsü olanlar başta olmak üzere), kızartma ürünlerinden uzak durmak gerekir. Bu gıdalar, aşırı derecede susamanıza sebep olacaktır. Süt ürünleri sindirim sisteminizi rahatlatır, tok tutar ve daha az susatır. İftarda ve sahurda birer kase olmak üzere iki porsiyon yoğurt yemenizi şiddetle öneririm. Bedeninizi oruca göre programlar, ayrıca susuzluğu önler ve bağırsaklarınızın daha sağlıklı olmasını sağlar. Uzun süreli açlık; bağırsak sisteminde duraksama veya yavaşlamaya sebep olur, içindeki dışkı akımı azalan bağırsaklarda bakteri yükü artar ve bu bakteriler hastalıklara sebep olabilir. Bunu da en iyi dengeleyen gıda yoğurttur. Ramazan ayında yediğiniz tatlılar, zaten oruç tutmanız sebebiyle dengede durmakta zorlanan sistemde ani kan şekeri yükselmeleri ile hormon dengenizin de bozulmasına sebep olur. Tatlı, Ramazan ayında kilo almanıza sebep olmanın dışında bir de yorgunluk kaynağıdır.

RAMAZAN AYINI RAHAT GEÇİREBİLMEK İÇİN ÖNERİLER

Su ihtiyacının daha da arttığı bu dönemlerde halsizlik, baş dönmesi, dikkat dağınıklığı gibi etkileri önleyebilmek için iftarla sahur arasında kişiden kişiye değişen fakat ortalama 2-2.5 litre olan su ihtiyacını mutlaka karşılamak gerekir. Hafif beslenerek geçirdiğiniz iftarla sahur arasına iki ara öğün ekleyerek rahatsız olmadan oruç tutmak mümkün. Böylece normal günlerde alıştığınız dört öğün beslenme düzenini de yakalamış olursunuz. Bu durum, yavaşlayan metabolizmayı biraz daha hızlandırmanıza yardımcı olacaktır. 18 saat gibi uzun süreli bir açlık sonrası kan şekeri düşeceğinden iftar saatinde karbonhidrat ağırlıklı besinlere yönelim ve tüketilen miktarlar normalden fazla olacaktır.

İftarda bir çorbayla orucu açıp 30-45 dakika bekledikten sonra ana öğüne geçmek hem tokluk hissetmek, hem de fazla tüketimi engellemek açısından faydalı olacaktır. Sahurda tuzlu, yağlı ve unlu gıdalardan uzak durmak gün içindeki su isteğinizi azaltacaktır. Bu beslenme şekli, normal zamanlarda da uymanız gereken bir sistemi ifade eder. Sahuru kahvaltı gibi düşünebilirsiniz. Besin kalitesi yüksek yumurta, peynir, kepekli ekmek tüketmek; midede sindirimleri geç olduğundan açlık hissinizi azaltacaktır. Bu gruba bir porsiyon ölçüsünde yağlı tohumlar (fındık, ceviz, badem vb.) da ekleyebilirsiniz. Bu besinlerde tok kalmanıza yardımcı olacaktır. Özellikle sahurda bir kase yoğurt yemenizi de şiddetle tavsiye ediyorum. Yoğurt adeta mucizevi bir besindir ve faydaları hakkında kaleme aldığım yazıma arşivden ulaşabilirsiniz. Besin tüketiminin azalmasına bağlı olarak karşılaşılan kabızlık sorununu önlemek adına sahurda ve iftarla sahur arasında yapacağınız ara öğünlerde kuru meyve ya da meyve tercih edebilirsiniz. Su da bu süreçte önemli besin öğelerinden bir tanesidir. Liften zengin beslenmek, bağırsak sisteminin düzenli çalışması için son derece önemlidir. Bu sebeple sahur ve iftar öğünlerine liften zengin gıdaları eklemelisiniz.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Devamını Oku...

Spor

Egzersiz Yapmanın Faydaları

Halit Yerebakan

Yayınlanma:

,

egzersiz yapmanın faydaları

Egzersiz yapmanın özellikle kalp hastalıklarından ve kanserden koruduğunu artık hepimiz biliyoruz. Araştırmalar ayrıca düzenli bisiklet kullanımının da meme kanseri riskini azalttığını gösteriyor.

Şubat ayının sonuna geldik. Bu sene neredeyse hiç gelmeyen kış mevsimini uğurlayıp baharı karşılayacağımız bugünlerde birçoğumuz kilo vermek için yüksek tempolu egzersiz programına başladı bile. Yalnızca yaza formda girmek için değil, sağlıklı bir hayat sürmek için de egzersizi hayatınıza dahil edin ve hiç vakit kaybetmeden harekete geçin. Egzersiz yapmanın faydaları çok geçmeden hayatınıza yansıyacaktır.

GÜNDE 10 BİN ADIM ATILMALI

Her seferinde kurduğum bir cümle var; nasıl ki işleyen demir ışıldar, aynen hareket eden beden de ışıldar, gençleşir.Hareket etmek işte bu kadar önemli.Kendimden örnek verecek olursam; oturduğumu pek bilmem, sürekli hareket halindeyim. Hareketli olmak bedenin dinamikliğini sağlar ama hareketli olmak aslında dengeli hareket etmek değildir. Dengeli hareketten kastımız egzersiz yapmaktır. Fakat günlük attığınız adım sayısı da oldukça önemli.Adım ölçerler işte bu sebeple geliştirildi ve ne kadar şanslıyız ki artık akıllı telefon uygulamalarında bile var.
Burada altın kuralımız, günde 10 bin adım atmak olmalıdır. Bu hedefi tutturmak genel sağlık açısından oldukça önemlidir. Hareketli olmaktan kastım merdiven inip çıkmak değil, yatay düzlemde adım atmanızdır. 10 bin adım atmak size kolay gibi gelebilir ancak gündelik hayatında spor yapmayan ve sadece hareketli olan bir kişinin bile günde ortalama adım sayısı 3 bin adımı geçmez. Hatta birçoğumuz bin adımın altında bile kalabiliriz.

YEMEĞE YÜRÜYEREK GİDİN

Spor yaparak işte bu düzeni oluşturmayı hedefliyoruz. Ofis çalışanları için bu oldukça zor ama imkansız değil.
Toplu taşıma araçlarını kullanmak, bir sonraki duraktan otobüse binmek, otoparkta arabayı biraz daha uzağa park etmek, ofis içerisinde telefondan ziyade meslektaşınızın yanına kadar gidip konuşmak, daha uzak bir yazıcıdan çıktı almak, öğlen yemeği şirket içerisinde yenmiyorsa paket söylemek yerine yürüyerek gitmek gibi hayatın içerisine adımları yerleştirmek gerekli.
Eğer siz de ışıldamak ve genç kalmak istiyorsanız, harekete geçin ve sayacağım bu sporlardan birini mutlaka yapın.

YÜRÜYÜŞ

Yürüme söz konusu olduğunda herhangi bir ekipmana ihtiyaç yoktur.Yürüyüşün, sağlık üzerinde büyük fayda sağladığı bilinmektedir. Düzenli yürüyüş yapılması; iyi beslenme alışkanlıklarını teşvik eder, kalp rahatsızlığı ve şeker hastalığı riskini azaltır ve hatta ruh sağlığını ve hafızayı geliştirir. Ve tabii ki yürüyüş yapmak kalorileri ve yağı yakar.Egzersize yeni başlıyorsanız, yürüyüş ideal bir seçim olacaktır.

Yürüyüş, kalp hastalıklarına iyi geldiği gibi bedenin antienflamatuar gücünün artmasını sağlayarak kansere de iyi geldiği araştırmalarda gösterilmiştir.Örneğin düzenli ve tempolu yürüyüşün, kalp hastalıklarından koruduğunu söyleyebiliriz.Amerikan Kalp Birliği’nin tavsiye raporunda, her gün yarım saat tempolu yürüyüşün kalp hastalıklarından koruduğu ibaresi yer alıyor.

Haftada en az dört kez 30’ar dakikalık 4.5 km/saat hızda yürüyüş tavsiye ediyoruz. Tempolu yürüyüşün diğer bir etkisi ise kalp ritmini yükseltmesidir.İnsanlar kalp nabzı açısından da spor yapabilmeli ve hedeflerine ulaşabilmeliler.

YÜZME

Yüzmenin görünür büyük kas gruplarının tamamını çalıştırdığı bir gerçek.Yüzmenin beden çalıştırmadaki etkisi aslında vücudun daha az dirence karşı gelerek egzersiz yapmasını sağlamaktır.
Kısaca boynunuza kadar suya girdiğinizde vücut kitlenizin sadece yüzde 10’unu taşımak zorunda kalırsınız, geriye kalan kas kitlesini su kaldıracak dolayısı ile kaslarınızı çalıştırırken yorulma daha az olacaktır. Yüzmenin yaktırdığı kalori formlarına göre değişkenlik gösterir; düz kulaçta 10 dakika 60, ters kulaçta 80, fresstyle 100, kelebek yüzme 150 kalori yaktırıyor diyebiliriz.

Diğer taraftan yüzmenin sağlık üzerine inanılmaz etkileri vardır. Araştırmalara göre koşucu veya yürüyen kişilerle karşılaştırıldığında yüzmeyi egzersiz olarak hayatlarında tercih edenlerin ölüm oranlarının belirli yaş aralığında yüzde 50 gibi devasa bir oranda azaldığını göstermiştir. Diğer taraftan kalp hastalıklarında anti enflamatuar etki gösterdiği için azalma gösterilmiş, bununla kalmayıp kilo kontrolü sağladığı için aynı zamanda diyabet riskini azalttığı ve hatta kolesterol seviyelerini iyileştirdiği ortaya çıkmıştır.

Yüzme öncesi esneme egzersizleri önemlidir. Yüzme öncesi üç-beş dakikalık egzersiz yapmanız yeterli olacaktır.En başta lounge forward denilen hareket yapılmalı, yani öne doğru adım atarken dizleriniz her adımda yere değip kollarınızı 90 derecelik dirsek açısı yapmalısınız.Sonrasında ayağa T hareketi ve son olarak 90/90 esneme hareketi oldukça faydalıdır. Bedeninizdeki büyük kas kitlesinin aktif olarak çalışacağı yüzme sporunu yapmadan önce bu kasları hazırlamanız gereklidir.

BİSİKLETE BİNME

Sağlıklı olmak için fiziksel olarak aktif olmalısınız. Düzenli olarak bisiklete binmek, yerleşik bir yaşam tarzıyla ilişkili sağlık sorunları riskini azaltmanın en iyi yollarından biridir.
Bisiklete binme, küçük yaştaki çocuklardan yaşlı yetişkinlere kadar her yaştan insanın keyif alabileceği sağlıklı ve etkili bir egzersiz programıdır. Aynı zamanda eğlenceli, ucuz ve çevre için de zararsızdır.

Düzenli bisiklet kullanmanın sağlığa olan faydaları şöyledir: Kardiyovasküler riski önemli ölçüde azaltır, kasları kuvvetlendirir ve esneklikte artış sağlar.Aynı zamanda stres seviyelerini azaltarak, endişe ve depresyonda azalma sağladığı görülmüştür.

Birçok araştırmacı, egzersiz ile kanser özellikle de kolon ve göğüs kanseri arasındaki ilişkiyi inceledi. Araştırmalar gösteriyor ki, eğer hareket ederseniz bağırsak kanserine yakalanma şansınız azalacaktır. Araştırmalar, düzenli bisiklet kullanımının meme kanseri riskini azalttığını da göstermektedir.

VOLEYBOL SOLUNUM SİSTEMİNİ GELİŞTİRİR

Voleybol, sağlıklı kalmak için harika bir spordur. Ayrıca ekiple oynanan bir spor olduğundan, sosyalleşmek için de çok iyi bir seçenektir. Voleybol; kilo vermenizi sağlayarak kalori yakmanıza yardımcı olmasıdır. Voleybol oynayarak, üst vücudu, kolları ve omuzları ayrıca alt vücudun kasları güçlendirilir. Voleybol, kardiyovasküler ve solunum sistemlerini de geliştirir. Aynı zamanda voleybol oynamak, enerji seviyenizi artırır ve diğer egzersiz programlarındaki gibi genel performansınızı geliştirir.

TENİS OYNAYAN DEPRESYONA GİRMİYOR

ILLINOIS Üniversitesi bilim adamlarının yaptığı araştırmalara göre tenis, uyanıklık ve taktik düşünce gerektiren hareketleri barındıran bir spor olduğu için beyindeki sinirler arasında yeni bağlantı oluşturuyor ve beyin gelişiminin bir ömür boyu devam etmesine sebep olabiliyor. Southern Connecticut State University’de yapılan bir diğer araştırma; tenis oynayanlarda canlılık, iyimserlik ve benlik saygısı olduğu, buna karşılık daha düşük depresyon, öfke, kafa karışıklığı, endişe ve gerginlik yaşadıklarını göstermiş.

Konuyla ilgili bir başka yazımızı okumak için buraya tıklayabilirsiniz.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Devamını Oku...

Bilinçli hasta

Kırık Nasıl Anlaşılır?

Halit Yerebakan

Yayınlanma:

,

kırık nasıl anlaşılır

Beklenmeyen kazalar sonucunda ortaya çıkan sağlık problemleri, ilk müdahalenin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Kemik kırıkları, doğru tedavi uygulanmadığında ciddi problemlere sebep olabiliyor.

Ölüm ya da yaralanmalarla sonuçlanan ani kazalar yaşandığında tesadüf olanın ölüm değil de yaşamak olduğu gerçeğini hatırlarım hep. Yaşamak, başlı başına bir risk aslında. Beklenmeyen kazalar neticesinde ortaya çıkan sağlık problemleri, ilk müdahalenin önemini bir kez daha vurguluyor. Özellikle kemik kırıkları, doğru teşhis ve tedavi uygulanmadığında tahmininizden çok daha ciddi sağlık problemlerine neden olabilir. İnsan, öncelikle kendinin doktoru olabilmeli. Kaza anında ortaya çıkan semptomları iyi okumak, etrafta bulunan iyi niyetli insanların yaptığı yanlış müdahaleleri önlemede son derece önemli bir faktör. Genel olarak bize bir şey olmayacağına inanan bir toplumuz. Kaza anlarında, birazdan geçer düşüncesi ile müdahalenin geciktirilmesi, tedaviyi zorlaştıran en önemli sebeplerden biri. Peki kırık nasıl anlaşılır ? Benzer semptomlar gösteren burkulma ve incinme durumlarını kırıklardan ayırmak aslında çok basit.

KIRILDIĞINI NASIL ANLARSINIZ?

  • Öncelikle duyduğunuz seslere dikkat edin! Kemikler kırıldığında, olay anında dahi duyabileceğiniz bir çıtırtı sesi ortaya çıkar.
  • Söz konusu bölge aniden ve ciddi oranda şişmeye başlar.
  • Kırığın yaşandığı bölge, kırmızı-mor ya da siyah-mavi renk alarak çürük görüntüsü oluşur.
  • Söz konusu bölgeye dokunmak çok güçtür. Eğer bir kırıkla karşı karşıyaysanız, son derece hassas bir temas bile hastaya ciddi acı verir.
  • Kırılan kemiğin içeriden baskı yaparak cilt üzerinde oluşturduğu kabartı, çıplak gözle görülebilecek bir hal alır.
  • Kemiğin kırıldığı bölgede eğrilikler meydana gelir ve kırığın oluştuğu yerde çukur oluşur. Çukurdan sonra meydana gelen kabarıklık, şişlikten farklı bir görünüme sahiptir ve kolayca ayırt edilebilir.
  • Bacakta meydana gelen kırıklarda, bacağa yüklenmek son derece zordur ve kırık şüphesi varsa kesinlikle uzman yardımı gelene kadar ayağa kalkmamak gerekir.

NELER YAPILMALI?

  • Uzman yardımı ulaşana kadar yapılması gereken ilk şey, kanama var ise onu durdurmaktır. Bunun için ulaşabildiğiniz temiz bir bez ya da benzer bir şeyle kanamanın olduğu yerin biraz üstünden bölgeyi sıkıca bağlayın.
  • Kırık şüphesi varsa bölgeyi kıpırdatmamaya özen gösterin. Bulabildiğiniz bir tahta parçası ya da benzer düz bir plakayı dikkatlice kırığın oluştuğu bölgenin altına (bacak veya kol gibi bölgelerde uzvu sabitlemek için çok önemlidir) yerleştirin ve hareket etmesini engelleyin.
  • Kırığın oluştuğu bölgeye buz kompresi uygulayın. Her iki-üç saatte bir 15’er dakika uygulayacağınız kompres; hem acıyı, hem de morluk ve şişlik oluşumunu yavaşlatır.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Devamını Oku...

Öne Çıkanlar

www.dryerebakan.com Sadece bilgilendirme ve sağlık bilgilerinin eğlenceli olarak aktarılmasını amaçlamaktadır, teşhis veya tedavi için bir alternatifi değildir. Doktorunuz yerine geçmeyi yada Doktorunuzun size uyguladığı tedavi yerine geçmeyi hedeflememektedir. Web sitesi içeriğinden dolaşan tüm kullanıcılar, Kullanım Koşulları ve Gizlilik Kurallarını otomatik olarak kabul etmiş sayılır.

İletişim: info@dryerebakan.com

Copyright © 2017 DrYerebakan.com.