Sosyal Medya

Spor

Kalça Ağrısı Neden Olur?

Halit Yerebakan

Yayınlanma:

,

Kalça ağrısı yaşa bağlı gelişebileceği gibi sonradan da olabiliyor. Yaşa bağlı veya doğuştan olmayan kalça ağrısının en büyük nedeni ise bilinçsiz spor yapmak. Bu yazımızda kalça ağrısı nedir, kalça ağrısı neden olur gibi sorulara cevap vereceğiz.

İnsan bedenini ayakta tutan ve hareketini sağlayan en önemli parçaların başında eklemler gelir. Kalça eklemi de bunlar arasında en önemlisi ve en büyüğüdür. İnsan vücudunun her zerresinde olduğu gibi kalça ekleminde de muazzam bir sistem vardır. Yuvarlak bir baş ve bunu çevreleyen bir yuvadan oluşur. Eklem yüzeylerinin hemen hemen hepsinde olduğu gibi kalça ekleminde de sürtünmeyi azaltan eklem kıkırdağı ve sıvısı mevcuttur.

Ayrıca yuvanın üst kısmını çevreleyen ve dizlerdeki menisküse benzeyen labrum bulunmaktadır. Labrum, kalçaya gelen darbeleri yumuşatan ve aşınmayı engelleyen bir yapıdır. Kalça ile ilgili sorunlar; başta yürüme olmak üzere, günlük hayatın içinde sürekli ihtiyaç duyulan çömelme, oturup kalkma, merdiven inip çıkabilme ve hatta çorap-ayakkabı giyme gibi basit gibi görülen ve çoğu zaman bunları yaparken farkında bile olmadığımız durumlarda yarattığı ağrı ve hareket kısıtlılığı ile kendini göstermektedir. İleri dönem kalça problemlerinde, istirahat ve uyku anında bile ağrı hissedilebilmektedir.

DOĞUŞTAN OLABİLİR

Kalça ağrısı neden olur?

Kalça ağrıları doğuştan olabileceği gibi sonradan da gelişebilir. İleri yaşlarda görülen ağrılar genelde, kıkırdak aşınmaları (kireçlenme) gibi sebeplerle ortaya çıkarken, doğuştan kalça çıkıklığı ve romatizma gibi durumlarda erken yaşlarda da görülebilir. Aslında kalçada hareket kısıtlılığı çoğu zaman ağrıdan aylarca, hatta bazen yıllarca önce başlar ancak hastanın durumu fark edip doktora gitmesi, olay ilerleyip ağrı ortaya çıkınca olur. Yaşa bağlı ya da doğuştan olmayan sebepler arasında en önemlilerden biri de bilinçsiz yapılan egzersizlerdir.

Belirtileri nelerdir?

Muayenede en sık karşılaşılan bulgu, oturma pozisyonda iken kalçanın özellikle içe doğru dönme zorluğudur. Ayrıca hastalar bacaklarını kendilerine çekerken de ağrı hissederler. Spor yaralanmasına bağlı veya düşme ile gelişen labrum yırtıklarında ise takılma ve bazı hareketlerde kilitlenme hissi olur. Romatizmal hastalıklarda ise genellikle kalça ağrısı yanında ellerde ve diğer eklemlerde de eşlik eden bozukluklar mevcuttur.
Kalça problemleri, dayanılmaz ağrılara erişmeden çok daha önce sinyal verir ancak birçok hasta, uykusundan olana kadar bir uzmana başvurmaz. Ani gelişen yaralanma gibi durumlarda, takılma veya kilitlenme hissi, kireçlenme sebebiyle gelişen ağrılarda el ve ayak eklemlerinde bozukluk; tarif edilen ağrılardan bazılarıdır.

Tedavi yöntemleri nedir?

Hastalığın tedavisi, sebebine göre şekillenir. Tedaviye başlamadan önce hastaya düşen en önemli görev, uzman bir doktora başvurmaktır. Ortopedik hastalıkların büyük kısmında alternatif tedavi yöntemleri -maalesef- sıklıkla tercih ediliyor. Bu, hastalığın hızla ilerlemesine ve geri dönüşü mümkün olmayan kalıcı hasarlara sebep olabilir.

Spor yaralanmaları veya düşmelerde tedavi nasıl olur?

Kalça eklem kıkırdağının kısmi hasarlarında veya labrum denen eklem yastığının yırtıklarında; eklem içine sadece iki küçük delikten girip kamera yardımlı kapalı olarak yapılan kalça artroskopisi ameliyatları ile hasarı gidermek mümkün olabilmektedir.

Total kalça protezi ameliyatı nedir?

Total kalça protezi ameliyatı, Dünya Sağlık Örgütü tarafından 100 yılın en yararlı ameliyatlarından biri olarak seçilmiştir.
Ameliyat sırasında, kıkırdağı aşınmış eklem yüzeylerini ileri teknoloji ürünü eklemi taklit eden yüzeylerle değiştirerek, tamamen ağrısız ve hareketli bir kalça eklemi elde edilen ameliyatlardır. Günümüz teknolojisinde protezlerin dayanıklılığı artmış olup süre 20-25 yıl kadardır.

KIKIRDAĞI BOZULMUŞ HASTADA TEDAVİ

Eklem kıkırdağı bozulmuş hastalarda tedavi şu şekilde düzenlenebilir:
Teşhis konduktan sonra, günlük aktiviteler çok engellenmemiş ise, ağrı kesici ilaçlar ve kas egzersizleri önerilir.
Hareketler kısıtlı ve orta düzeyde ağrı mevcut ise, ilaçlara ilave olarak fizik tedavi uygulanır ve bazen destek amaçlı kısa süreli baston verilebilir.
Artık istirahatte de ağrıları olan, sürekli ilaç kullanmak zorunda kalan, yürüme mesafesi kısalmış veya hareketleri kısıtlı hastalarda ise total kalça protezi olarak isimlendirilen ameliyatlar başarıyla uygulanır.

EKLEM KIKIRDAĞINA UYGULANAN YÖNTEMLER

Romatizmal hastalıklar, kireçlenme veya ihmal edilmiş kalça çıkıklarına bağlı eklem bozukluklarında tedavi; ağrı, yürüme mesafesi ve hareket kısıtlılığının düzeyine göre değişiklik gösterir.
Başlangıç seviyesinde genelde ağrı kesicilere ve geçici hareket kısıtlılığına başvurulur. İleri derecede ağrı duyan ve hastalığı ilerlemiş kişilere total kalça protezi önerilebilir. Protez ameliyatı, genelde korkulan bir operasyondur ancak, iyi hastane ortamında ve doğru bir hekim tarafından uygulandığında, adeta mucizevi sonuçlar doğurabilir. Protez ameliyatı olan hastaların büyük kısmı, ertesi gün yürüyebilmektedirler. Normal hayatlarına dönmeleri ise dört haftanın sonunda mümkün olabilir. Kalça protezi ameliyatı, bilinenin aksine uzun vadede geçerli bir tedavi yöntemidir. 20-25 yıl boyunca ilk günkü konfor devam etmektedir. Bu sürenin sonunda ameliyat tekrarlanabilir.

Konuyla ilgili bir başka yazımız için buraya tıklayabilirsiniz.

Devamını Oku
Yorum Yaz

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göze Çarpanlar

Spor Sonrası Ağrılarınız Geçmiyorsa Dikkat!

Halit Yerebakan

Yayınlanma:

,

Belirli bir hareketi yaparkan ağrı yaşamak, bir şeylerin yanlış olduğunun işaretidir. Yoğun bir spor programınız varsa, kendinize 48 saat verin ve dinlenin

‘Hadi dayan!’, ‘Yandığını hisset!’, ‘Son set, durma!’ gibi motivasyon sözleriyle birçoğumuzun spor salonlarında dişlerini sıktığını tahmin ediyorum.
Spor yapmanın vücudunuza faydaları, spor salonlarına gitmek için yeterli teşviki sağlar. Ancak yalnızca egzersizleri doğru yaparsanız, vücudunuzda olumlu bir etki yaratabilirsiniz. Spor sonrası ağrılar hissetmek normaldir. Bu, kaslarınızın güçlendiği anlamına gelir. Ancak, bazı ağrı türleri kas yaralanması gibi sorunları işaret ediyor olabilir. Bu yazımda sizlerle, ağrılarınızın neye bağlı olduğunu nasıl anlayabilirsiniz ve doğru bildiğiniz yanlışlar nelerdir gibi ipuçlarını paylaşacağım. Kaş yapacağım derken göz çıkartmayın. Vücudunuz hastalıklarla savaşta en büyük destekçiniz. Ona iyi bakın ve egzersizinizin vücudunuza iyi gelmekten çok, zarar verip vermediğini öğrenmek için aşağıdakilere dikkat edin…
 Kaslarınız çok fazla titriyorsa bu bir sorun olabilir: Bazı titremeler problem teşkil etmez ama vücudunuz 7.0 şiddetinde bir deprem oluyormuşçasına titremeye başlarsa, bu kaslarınızın başarısızlığının bir işaretidir. Sadece düşme riski taşımakla kalmaz, aynı zamanda bacağınızın zarar görmesine sebep olabilir. Aynı zamanda çok yorgun olduğunuzda da, egzersiz sırasında uygun formu koruyamayabilirsiniz. Bu bir kas gerilmesi veya yırtılmasına yol açabilir.

FİZYOTERAPİSTE GÖRÜNÜN

 Aniden, keskin veya yayılan bir ağrı yaşarsınız dikkat edin: 

Kaslarınızda genel, çoğalan bir ağrı normal karşılanabilir. Bu durum egzersiz programınızın zor olduğunu gösteren bir işarettir. Ancak hızlı bir şekilde ortaya çıkan yoğun bir acı, bir şeylerin yanlış olduğunu gösterir. Hareketi daha fazla zorlamaya çalışmayın. Bu bir kas veya eklem yaralanmasına neden olabilir.

 Koşudan sonra, ayağınızda veya dizinizde şişlikler oluşuyorsa bu bir problem olabilir: 

Kızarıklık, şişme veya sürekli ağrı, diz veya bacakta büyük bir sorunun varlığına işaret eder. Böyle bir durumda birkaç gün dinlenin. Spora başlamadan önce ısınmak ve gerinmek için daha fazla zaman harcamanız gerekebilir. Ancak her egzersizinizde yaralanmalar devam ederse, bir fizyoterapiste görünmenizde fayda var. Formunuzu düzeltmenize ve sizi yaralanmaya meyilli kılan tüm alanları güçlendirmenize yardımcı olacaktır.

 Üç gün önce spor yaptınız ama hâlâ ağrılarınız geçmediyse dikkat!:

Spor salonunda kaslarınızı zorladınız ve merdivenlerden çıkarken hâlâ acıyorsa nedeni DOMS olabilir. DOMS ise egzersiz sonrası gecikmiş kas ağrılarına verilen isimdir. Genellikle yoğun bir egzersiz sonrasını takip eden ilk iki günde ortaya çıkar ve bu günleri takip eden birkaç gün içinde de yavaş yavaş azalır. Dokudaki küçük yırtıktan kaynaklanır ve vücudunuz bu yırtığı onardığında kaslarınızı daha kuvvetli şekilde yeniden oluşturur. Fakat DOMS, 24-48 saat içinde çözülmelidir. Eğer ağrınız hâlâ geçmediyse bu çok ileri gittiğinizi gösterir; kaslarınız iyileşene kadar bekleyin ve tekrar spor salonuna gitmeyi ağrınız tamamen geçtikten sonra düşünün.

 Diz, omuz ya da kalçalarınız bir baskı ya da kaldırma sonucu sancılanabilir:

Belirli bir hareketi yaparken ağrı yaşamak, bir şeylerin yanlış olduğunun bir işaretidir. Ağrı keskinse ortopedik bir uzmana kontrol ettirin. Ağrı çok kötü değilse, antrenmanlarınıza daha iyi ısınmak için zaman ayırmanızı öneririm. Aynı zamanda o harekete daha hafif ağırlıklarla devam etmeniz daha iyi olacaktır. Başkalarını görüp onların hareketlerini ya da ağırlıklarını denemeye çalışmayın. Ağırlıklarınızı kademe kademe artırın ve hareketin yapılma şeklinin doğru olduğundan emin olun.

 Egzersizinize zaman zaman ara vermelisiniz: 

Kendinizi sürekli yorgun ve ağrılı hissediyorsanız; vücudunuza, antrenmanlar arasında iyileşmek için yeterli zaman vermiyor olabilirsiniz. 20’li yaşlarda, egzersizden etkilenen kas dokusunu onarmak vücudunuzun 18 saatini alır ancak 40 yaş üstünde bu süre 36 saate kadar yükselir. Kasları, tamamen iyileşmeden önce tekrar çalıştırmak iltihap oluşumuna sebep olabilir.

KALIN ŞEYLER GİYİNMEYİN

 Yoğun programlar vücudunuzu kötü etkileyebilir: Neden yoğun bir program yapıldığını anlamak kolaydır. Daha az zamanda tonlarca kalori yakar ve egzersiz bittikten sonra bile yanma devam eder. Ancak yaptığınız tek şey buysa, daha fazla yaralanma ve yıpranma riski taşıyorsunuz. Aslında bu yüksek yoğunluklu egzersiz programları kas dokusundaki hasarda bir artışa neden olabilir ama kas dokusundaki büyük şiddette bir parçalanma böbrek hasarı, hatta ölümle sonuçlanabilir. Yoğun programların ardından kendinize en az 48 saat verin.
 Spor sırasında giydiklerinize dikkat edin: Spor yaparken vücut ısınız artar ve doğal olarak vücut ter atar. Eğer fazla giyinirseniz, daha çabuk terlemeye başlayacaksınız; ter buharlaştıkça, hızınızı ve ilerleyişinizi etkileyebilir. Fakat belinizin etrafına birkaç kat kalın bir şeyler giyebilirsiniz.

SAĞLIKLI BİR YÜRÜYÜŞ DENEYİMİ İÇİN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?

60 binden fazla kadın hakkında yapılan geniş çaplı bir sağlık çalışmasında, haftada en az 4 kez hızlı yürüyüş yapan kadınların, daha yavaş yürüyenlere göre kalça kırığı riskinin çok daha düşük olduğu ortaya çıktı. Her zamanki hızınızda 10 dakika kadar yürüdükten sonra, üç-beş dakika boyunca hızlı tempoda yürüyüş yapın. Aralıklar arasında nefesinizi düzenlemek için durmadan bir-iki dakika daha yavaş ilerleyin. Birkaç hafta sonra koşu sürenize bir dakika ekleyin. Sonuçta yürüyüşleriniz sırasında üç-beş dakikalık tempolu yürüyüşleri alışkanlık haline getirin. Hızla yürümek, sırt ağrısı veya aktif egzersizi engelleyen eklem sorunları olan insanlar için mükemmel bir alternatiftir.

GERİYE VE YANA YÜRÜYÜN 

Kemikleriniz için yeni fakat güvenli bir başka yolda, yürürken yön değiştirmenizdir. Osteoporoz dergisinde yayınlanan bir araştırmada, yan yan ya da geriye doğru yürümenin, kemik yoğunluğunu artırmak için etkili bir egzersiz olduğu ortaya konmuştur. Her birine 30 saniyenizi ayırmanızı önerim; her hareketi üç-beş dakika arasında tekrarlayın.

MERDİVEN KULLANIN 

Kemikleriniz üzerinde olumlu bir etki yaratmanın en iyi yolu, merdivenden veya dik bir tepeden yukarı doğru hızlıca yürümektir. Oturduğunuz yere yakın bir tepe varsa, şanslısınız demektir. Rotanızın bir kısmında iki veya üç tırmanış ve iniş yapın. Eğer yoksa, merdivenleri tercih edin.

Devamını Oku...

Bilinçli hasta

Egzersiz Yapmanın Vücuda Faydaları

Halit Yerebakan

Yayınlanma:

,

Egzersiz Yapmak Vücudun Kendini İyileştirme Hızını Arttırıyor

Yapılan araştırmalara göre, egzersiz sonrası vücudun iltihaplanmaya karşı savaşan inflamasyon gücü artıyor. Yarım saat yürümek bağışıklığı güçlendiriyor.

Gün içerisinde hareketli kalmanın ve fiziksel aktivitelerin sağlık üzerindeki olumlu etkilerini hepimiz az çok biliyoruz. Peki ya bilmediklerimiz? Yapılan araştırmalara göre fiziksel aktiviteler sonrası, vücudun kendini iyileştirmesi ve iltihaplanmaya karşı savaşabilmesi adı verilen inflamasyon gücü artıyor. Özellikle gün içerisinde tempolu adımlarla en az yarım saat yürümek ve herhangi bir spor dalıyla uğraşmak; bağışıklık sisteminizi güçlendirmenin yanı sıra, vücuttaki iltihaplanma oranını da azaltıyor. Bu yazımızda egzersiz yapmanın vücuda faydaları hakkında bilgiler bulacaksınız.

İNFLAMASYON BİR REAKSİYONDUR

İnflamasyon bedenimizin çeşitli olaylara verdiği hücresel boyuttaki reaksiyondur. İnflamasyon ayrıca vücudun bağışıklık cevabının hayati bir parçası olarak da bilinir. Vücudun yaralanması sonrasında onu iyileştirme girişiminde bulunan, virüs ve bakteriler gibi yabancı işgalcilere karşı vücudu savunan ve zarar görmüş dokuyu onaran bir çeşit savunma mekanizmasıdır. İnflamasyon olmadığı durumlarda yaralarınız geç iyileşebilir veya vücudunuzdaki enfeksiyonlar ölümcül olabilir. İki tür inflamasyon vardır: Akut inflamasyon ve kronik inflamasyon. Kronik inflamasyon; diyabetten kalp hastalığına kadar her türlü hastalıkla bağlantılıdır. Egzersiz yapmaya ve kaslarınızı hareket ettirmeye başladığınızda, kas hücreleriniz iltihaplanma ile mücadelede önemli bir rol oynayan Interleukin 6 veya IL-6 adı verilen küçük bir proteini serbest bırakır. IL-6 proteini, vücutta iltihaplanmayı tetikleyen diğer proteinlerin azaltılmasını sağlar.

ORANTILI KORUMA SAĞLIYOR

Yapılan araştırmalara göre; egzersiz süreniz arttıkça kas hücreleriniz olası iltihaplanmalara karşı daha güçlü bir hal alır. Örneğin 30 dakikalık bir egzersiz veya aktivite sonrasında IL-6 protein seviyeleriniz de beş kat artar. Bu seviyelerin artışını inceleyen bilim adamları maraton sporcularının bağışıklık sisteminin güçlü oluşunu, IL-6 proteininin yüksek seviyesi ile ilişkilendirir. 2003 yılında yayınlanan bir çalışmada, yeniden IL-6 proteininin iltihabı azaltmada rolü araştırılmıştır. Bu araştırmada, katılımcılara vücudun iltihaplanma tepkisini aktive ettiği bilinen bir E. coli bakteri molekülü enjekte edilmiş ve bisiklet sürmeleri istenmiştir. Üç saat boyunca bisiklet süren katılımcıların IL-6 düzeylerinde artış gözlenmiştir. Böylelikle egzersizin vücut iltihaplanması karşısındaki gücü bir kez daha ortaya konmuştur.

Akut iltihaplanma; deride kesilme veya kazıma, enfekte çivi, burkulmuş ayak bileği, akut bronşit, boğaz ağrısı, bademcik iltihabı sonrasında ortaya çıkar. Örneğin elinizin paslı bir kesici ile kesilmesi sonrası ateşinizin yükselme sebebi, akut iltihaplanmadır. Ya da ayak bileğiniz burkulduktan sonra bölgede şişlik ve ağrının meydana gelmesi yine akut iltihaplanmanın bir sonucudur. Kısa vadede yani birkaç gün sonra etkileri azalır. Kronik inflamasyon ise uzun vadelidir ve tedavisi yıllarca sürebilir. Kireçlenme, romatizmal hastalıklar, alerjiler, astım, bağırsak hastalıkları, kronik kalp hastalıkları, diyabet gibi hastalıklar kronik inflamasyonla yakından ilişkili hastalıklardır. Aşırı kilo, kötü beslenme, egzersiz eksikliği, stres, sigara, kişisel temizliğe yeteri kadar önem vermeme ve aşırı alkol tüketimi gibi faktörler kronik inflamasyona neden olabilir.

KRONİK ENFLAMASYON RİSKLERİ

Kalp hastalığı İnflamasyonlu kan damarları, artan yağlı plak tıkanıklıklarına ve kan pıhtılarınaneden olabilir, bu da kalp krizi ile sonuçlanabilir. Bir egzersiz programına yeni katılan ve kalp rahatsızlığı tanısı konmuş hastalar üzerinde yapılan bir çalışmada; kendine güvende artış, dahadüşük stres ve daha az kaygı gibi yaşam kalitesinin diğer ölçütlerinde iyileşmelerin meydana geldiği gözlenmiştir. Egzersiz programları ve günlük aktiviteler; kalp hastalarında daha erken iyileşme sağlar. Diyabet 2009 yılında Gerontology dergisinde yayınlanan bir makaleye göre, hücrelerin birbiriyle iletişimini sağlayan sitokinler insülin sinyalizasyonuna müdahale ederek,insülin direncinizin ve kan şekerinizin artmasına neden olabilir. Artan insülin direnci hem diyabet riskinizi, hem de kilo alma riskini artırabilir. Gün içerisinde hareketli olmaya önem verin. Boş zamanlarınızda yapacağınız yüzme, koşma, bisiklete binme gibi aktiviteler yine kalp sağlığınız açısından fayda sağlar. Kemik sağlığı Endokrinoloji dergisinde 2009’da yayınlanan bir makaleye göre , kronik inflamasyonun kemik erimesi ile ilgisi olduğu ortaya konmuştur. Güneş ışığının yaydığı D vitamini iskelet sistemini güçlendirirken; romatizmal hastalıklar, iltihaplanma,osteoporoz gibi hastalıkların tedavisinde etkin rol oynar. Güneşten tam fayda sağlamak için günde 20 dakika güneşe çıkmak yeterlidir.

KİRAZ VÜCUTTAKİ İLTİHAPLANMAYI ÖNLÜYOR

Kiraz, uzun zamandır gut ve artrit (eklem) ağrısı için bir halk tedavisi olarak kullanılıyor. Ancak az sayıda kontrollü çalışma, kirazın varsayımsal faydalarını değerlendirmiştir. Bu hastalıkların temelinde ürik asit seviyesinin yüksek oluşu bulunur. Kandaki ürik asidin yükselmesi; vücutta şişme, hassasiyet ve iltihaplanmaya neden olur. USDA tarafından yapılan bir araştırmaya göre iki avuç kadar olgunlaşmış kiraz tüketimi ile ürik asitin yüzde 15 oranında azaltılabildiği ortaya çıkmıştır. Ayrıca araştırma; kirazların, üretilen C-reaktif protein miktarını azaltarak ağrılı inflamasyonun azaltılmasına da yardımcı olabildiğini belirtiyor.

DÜZENLİ EGZERSİZ KAS İŞLEVSELLİĞİNİ ARTIRIYOR

Yapılan araştırmalara göre; kronik inflamasyonun iyileştirilmesinde egzersizin olumlu etkilere sahip olduğu belirtilmektedir. Düzenli egzersiz, kasların işlevselliğinde ve vücudun oksijen alıp kullanabilme yeteneğinde olumlu etki sağlar. Günlük düzenli aktiviteler, vücudun oksijen taşıma ve kullanma becerisini geliştirerek yorgunluk hissini ortadan kaldırır. Bu, özellikle kardiyovasküler hastalığı olan hastalar için çok önemlidir. Egzersiz programlarından önce ve sonra kas gücünü ve esnekliğini ölçen çalışmalar, özellikle yaşlı gruplarında, sırt ağrısı ve kemik hastalıklarında iyileşme olduğunu gösteriyor.

Egzersiz yapmanın kalbe olan faydalarından bahsettiğimiz bir başka yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Devamını Oku...

Bilinçli hasta

Kalp Sağlığınız için Egzersiz Önerileri

Halit Yerebakan

Yayınlanma:

,

Kalp sağlığınız için egzersiz

Araştırmalar, egzersiz programları ve günlük aktivitelerin kalp hastalarında daha erken iyileşme sağladığını göstermiştir. Kalp sağlığınız için egzersiz yapın, hareket etmekten çekinmeyin ve sürekli bir şeylerle oyalanın.

Sağlıklı bir yaşamın en temel gerekliliklerinden biri egzersizdir. Doğru ve düzenli egzersiz, yaşlanma ile birlikte gelen fiziksel rahatsızlıkları önlemede, bağışıklık sistemini güçlendirmede, psikolojik iyileşme sağlamada ve olası hastalıklara karşı korumada önem taşımaktadır.Ayrıca kronik hastalıkların tedavisinde düzenli egzersiz yapmanın başarılı sonuçlar verdiği kanıtlanmıştır.

YÜKSEK TANSİYON NORMALE DÖNER

  • Düzenli egzersiz kardiyovasküler hastalıklar için belirlenmiş birçok risk faktörü üzerinde olumlu etkilere sahiptir:
  • Vücut ağırlığında azalma (kilo verme)
  • Yüksek tansiyon hastalarında, normal seviyelere ulaşma
  • Kötü (LDL ve toplam) kolesterolde düşüş
  • İyi (HDL) kolestrol düzeyinde artış

İnsülin duyarlılığında artış Egzersizin birtakım fizyolojik faydaları da vardır; kasların işlevselliğinde ve vücudun oksijen alıp kullanabilme yeteneğinde düzenli egzersiz olumlu etki sağlar. Günlük düzenli aktiviteler vücudun oksijen taşıma ve kullanma becerisini geliştirerek yorgunluk hissini ortadan kaldırır. Bu, özellikle kardiyovasküler hastalığı olan hastalar için çok önemlidir. Egzersiz programlarından önce ve sonra kas gücünü ve esnekliğini ölçen çalışmalar, özellikle yaşlı gruplarında, sırt ağrısı ve kemik hastalıklarında iyileşme olduğunu göstermektedir.

Bir egzersiz programına yeni katılan ve kalp rahatsızlığı tanısı konmuş hastalar üzerinde yapılan bir çalışmada, kendine güvende artış, daha düşük stres ve daha az kaygı gibi yaşam kalitesinin diğer ölçütlerinde iyileşmelerin meydana geldiği gözlenmiştir. Dolayısıyla egzersiz programları ve günlük aktiviteler kalp hastalarında daha erken iyileşme sağlamaktadır.

Ayrıca araştırmalar, egzersiz programlarına katılan ve düzenli spor yapan kalp hastalarının ölüm oranının yüzde 20-25 oranında azaldığını da ortaya koymuştur. Bu, kalp rahatsızlığı olan hastalar için fiziksel aktiviteyi destekleyen güçlü bir kanıttır.
Egzersizin yararları tartışılmaz olmasına rağmen, kalp rahatsızlığı olan hastalar için tek başına egzersiz programlarının, kalbin pompalama kabiliyetinde veya kalp kasına oksijen tedarik eden koroner damarların çapında düzelme göstermediğini belirtmek gerekir.

Düzensiz beslenme, şeker kullanımı; alkol ve sigara tüketimi, fast food, doymuş yağ kullanımı kalp sağlığını tehlikeye atan diğer risk faktörleridir. Sağlıklı bir kalp için bunlara da dikkat etmek gerekir.

Diyet ve beslenme formda bir vücut için altın kurallardan biridir. Eğer tam bir diyet programına uyum sağlayamıyor ya da vücudunuzu forma sokamıyorsanız, gün içerisinde hareketli olmaya önem vermeniz gerekir. Boş zamanlarınızda yüzme, koşma, bisiklete binme gibi aktiviteler yine kalp sağlığınız açısından fayda sağlar. Bunların yanı sıra öğle molalarınızda, tatil günlerinizde ve yemek sonrasında yapacağınız birkaç küçük egzersiz ile kalbinizi korumanız mümkün.

Kalp sağlığınız için ezgersiz önerileri

Ağırlık çalışın

Bu egzersizi ara egzersiz olarak değerlendirebilirsiniz. Çünkü gün içerisindeki kısa molalarınızda kolaylıkla yapabileceğiniz bir egzersizdir.

Dambıl kaldırın

Finlandiyalı araştırmacılar, 18-40 yaşları arasındaki 34 erkek katılımcı üzerinde yaptıkları incelemeler neticesinde, ağırlık çalışan katılımcıların kalp sağlığının ağırlık çalışmayanlara göre çok daha iyi olduğunu söylüyor. Aynı araştırma;
24 hafta boyunca, haftanın iki-üç günü, 30 dakika dambıl çalışan erkek katılımcıların kalp kaslarının güçlendiğini de söylüyor. Dambılı kaldırın ve indirin. İşte bu kadar basit.

Tempolu yürüyün

Sağlıklı bir kalp ve beraberinde sağlıklı bir yaşam için günde en az 30 dakika yürümek iyi bir başlangıç olacaktır. Yürüyüşünüz sırasında sürekli olarak kalp atış hızınızı artırmak ve düşürmek, vasküler fonksiyonu geliştirir, kalori yakar ve vücudunuzu kandaki yağ ve şekeri temizlemede daha verimli hale getirir.

Hareket edin

Gün boyunca küçük şekillerde (temizlik, bahçıvanlık, koşu, yürüyüş) aktif olan insanlar hareketsiz yaşayanlara oranla daha fazla kalori yakarlar. 30 ila 60 dakika boyunca egzersiz yapanlar ise çok daha sağlıklıdırlar. Ayrıca sağlıklı bir yaşam sürmek için günlük 10 bin adım atın.

Direnç lastiği kullanın

Kollarınızı açın

Direnç lastiği kol kaslarınızı ve kalp kaslarınızı güçlendirir.
Lastiği uçlarından tutun, ipin üzerine bir ayağınızla basın. Sabit durun ve kollarınızı aşağı yukarı kaldırıp indirin.
Bu sırada hareketlerinizle uyumlu tempoda nefes alıp verin. Bu egzersizi beş dakika arayla tekrarlayabilirsiniz.

Başınızın üzerine çıkacak şekilde lastik çekin

Yine aynı şekilde direnç lastiğinin üzerine basın ve uçlarından tutun. Lastiği başınızı geçecek şekilde çekin ve bırakın. Tekrar yukarı çekin ve aşağı indirin. Bu hareket omuz ve kaslarınızı çalıştıracaktır. Egzersizi yaparkenhızlı davranmadığınızdan emin olun. Beş dakika arayla tekrar edin.

Çömelin ve lastik çekin

Bu egzersizi yapabilmeniz için direnç lastiğini bir yere sabitlemeniz gerekiyor. Bir ağaçtan, demirden veya herhangi bir sabit eşyadan lastiğinizi geçirin ve iki ucundan tutun. Birkaç adım geriye gidin.
Dizlerinizi kırın ve lastiği kendinize çekin. Bekleyin, kollarınızı ileri uzatın.

Kalp Sağlığınız için önerilerin bulunduğu bir başka yazımız için buraya tıklayabilirsiniz.

Devamını Oku...

Öne Çıkanlar

www.dryerebakan.com Sadece bilgilendirme ve tıbbi tavsiye amaçlıdır, teşhis veya tedavi için bir alternatifi değildir. Doktorunuz yerine geçmeyi yada Doktorunuzun size uyguladığı tedavi yerine geçmeyi hedeflememektedir. Web sitesi içeriğinden dolaşan tüm kullanıcılar, Kullanım Koşulları ve Gizlilik Kurallarını otomatik olarak kabul etmiş sayılır.

İletişim: info@dryerebakan.com

Copyright © 2017 DrYerebakan.com.