Sosyal Medya

Beslenme

Hamilelik Döneminde Beslenme

Halit Yerebakan

Yayınlanma:

,
Hamilelik Döneminde Beslenme

İnsanlar hazır meyve suyu tüketerek sağlıklı beslendiğini düşünüyor. Fakat bunlar kan şekerini aniden yükseltebildiğinden hamilelikte tüketilmemeli.

Sağlıklı yaşam tarzını benimsemek hayatın her sürecinde gerekli bir durum. Fakat öyle bir dönem var ki sağlıklı yaşam tarzını benimsemek, bir yerine birden fazla hayatı olumlu yönde etkiliyor. Evet, hamilelik dönemi! Sağlıklı bir hamilelik dönemi için, birtakım alışkanlıklarınıza veda etmeli ve sağlıklı bir yaşam planı oluşturmalısınız. Hamilelik, kadın vücudunun pek çok farklı hormona ve değişikliklere adaptasyon gösterdiği fizyolojik bir süreç. Bu değişikliklere rağmen aslında vücudun temel ihtiyaçları ve çevresel değişikliklere verdiği yanıt ise pek değişken değil. Bugünkü yazımda bu döneme adapte olabilmek adına hamilelik döneminde beslenme hakkında konuşacağım…

SAĞLIKLI YAŞAM PLANI OLUŞTURUN

Yapılan araştırmalar, gebeliklerin yaklaşık yüzde 50’sinin plansız gerçekleştiğini gösteriyor. Hiç beklemediği bir anda hamile kaldığını öğrenen biri için bu dönemi sağlıklı geçirmek, planlı gebelik yaşayan birine göre çok daha zor. Uzmanlar, tedbirli davranmaktan yana. Doğurganlık yaşınızdaysanız ve güvenli bir doğum kontrol yöntemi kullanmıyorsanız, her an hamile kalabilirsiniz demektir. Bu gruptaki kadınlar, sağlıklı bir yaşam planı oluşturmalı ve buna uymalıdır. Böylece plansız bir hamilelikle karşılaşıldığında bu dönemi sağlıklı geçirmek hem anne, hem de bebek için mümkün olabilir. Sağlıklı yaşam planı, sandığınız gibi diyet listelerine uymak ya da düzenli egzersiz yapmak demek değildir.
Sağlıklı yaşam planı, çevresel etkilerin zararlarından kurtulmak üzere oluşturulacak bir yaşam planıdır.

GEBELİKTE SİGARA KULLANIMI RİSKLİ Mİ?

Bir gebe asla sigara içmemeli. Hem kendisi, hem de bebeği için…
Yapılan araştırmalar, sigara içicisi olan annelerin daha sık erken doğum yaptığını göstermiştir.
Yani sigara içen bir anne, belki çok daha önce doğum yapacak ve henüz dünyaya adapte olmamış bir bebek doğuracaktır.
Erken doğan bu bebeğin solunum sıkıntısı, beslenme ve daha pek çok problemi olacaktır. Bu yüzden anne adayından sigara içiyorsa bırakması, bırakamıyorsa en azından sigara adedini azaltması ve pasif olarak sigara dumanına maruziyetini dahi önlemesi beklenmektedir. Yani ilk yapmanız gereken, varsa zararlı alışkanlıklarınızı terk etmektir.
Sigara ve alkol kullanımı bunların başında gelirken, kullandığınız ilaçların bir kısmına da veda etmeniz gerekir. Sigara kullanımı, bireysel tüketiminiz dışında da size zarar verebilir. Eminim hepiniz, sigara dumanında yüzlerce zararlı kimyasal bulunduğunu ve bu kimyasalların kansere sebep olduğunu biliyorsunuz. Bu sebeple sadece sigara içmemeniz yetmez; içilen ortamlardan da uzaklaşmanız gerekir.
Özellikle plansız gebe kalan kadınlar, hamilelik döneminde bebeklerini gerçek anlamda hissedemediklerinden korunmak için gerekli gayreti sarf etmekte yetersiz kalıyorlar. Oysa yüzlerce toksik madde barındıran sigara dumanı, solunduğunda kana karışır. Böylece kan yoluyla beslenen bebek, sigara dumanının zararlı etkilerine maruz kalır.

YORULMAK VE STRES TEHLİKELİ Mİ?

Stres, gebelikte ayrı ele alınması gereken bir durumdur. Gebelik fizyolojisi içerisinde artan hormon düzeylerine adaptasyon; anne adayının daha hassas olduğu, modunun daha değişkenlik gösterdiği bir dönemdir. Anne adayı kolay sinirlenebilir çünkü gebeliği ile ilgili gelecek kaygıları vardır. Tetkiklerinde basit bir problemin yaşanması bile hem kendisinin, hem de onun yanındakilerin moralini olumsuz etkileyebilir. Kolay kırılganlaşabilir, ağlayabilir, sebebini bilemediği bir kaygısı olabilir.
Bu, desteğe en fazla ihtiyacının olduğu dönemdir.
Stres; annenin kendi bakımını azaltmasına, tedavisini aksatmasına, olumsuz koşullarda gereksiz yere kendini suçlamasına sebep olabilir. Bütün bu sebepler nedeniyle aslında kendisi ve ailesi için zevk duyacağı bir dönemde tatsızlıklar nedeniyle anne olabilmenin mutluluğunu hissedemeyebilir.

KONSERVEDEN UZAK DURUN

Hazır gıdalar tüketilebilir mi?
Sağlıklı beslenmede doğru bilinen aslında birçok hata var. İnsanlar hazır meyve suyu tüketerek sağlıklı beslendiğini düşünüyor. Fakat meyve suyunun vücuda etkisi hakkında bir fikriniz olsa, bu düşüncenizi gözden geçirmek isteyebilirsiniz.
Hazır meyve suları, içerdikleri farklı kimyasallar ve şeker ile kan şekerini aniden yükseltebiliyor. Özellikle gebelik döneminde hazır meyve suları tüketmemekte fayda var. Yine gebelerin dikkat etmesi gereken bir diğer konu, hazır ve dondurulmuş gıdalardır. Bu maddeler örneğin konserveler, hazır yiyecekler ve diğer kutu konserveler tazeliklerini korumak için bazı koruyucu maddeler içermektedirler.
Bu maddelerin aşırı tüketimi gebelik üzerine olumsuz etki gösterecektir.

HIZLI VEYA UZUN SÜRELİ YÜRÜYÜŞ YAPILABİLİR Mİ?

Yürüyüş yapmak, yüzmek, merdiven çıkmak gibi aktiviteler yapılırken tempolu olmamasına dikkat edilmelidir. Anne adayları yorgunluk hissetmemelidir. Yorgunluk hissettirecek hızda tempolu aktiviteler, rahime giden kan akımının azalmasına sebep olur. Bunun sebebi, annenin yoğun egzersiz sırasında artan oksijen ihtiyacıdır. Kan bu durumda annenin yaşamsal diğer organlarına doğru gidecek ve rahime yani bebeğe giden kan miktarını azaltacaktır. Bu durumda bebeğe giden kan akımı ve oksijen miktarı azalır. Ayrıca gebeliğin ilk üç ayında ve son üç ayında üç kattan daha yüksek binalara merdiven ile çıkmak risk yaratabilir. Eğer düşük riski yoksa, çoğul gebelik değilse, erken doğum ihtimali yoksa; merdiven çıkıp inmenin ciddi bir yan tesiri olmaz.

HAMİLELİK ÖNCESİ HANGİ VİTAMİNLER KULLANILMALI?

Gebelik oluşmadan önce folik asit mutlaka kullanılmalıdır. Bu vitaminin eksikliği nöral tüp defekti dediğimiz bebeğin beyin dokusunun gelişimi ile alakalı oluşan bozukluklara neden olur. Bu nedenle gebe kalmadan önce en az üç ay folik asit alımı önerilmektedir.

İLAÇ KULLANIMINDA NELERE DİKKAT EDİLMELİ?

Gebeliğin herhangi bir döneminde, herhangi bir nedenle ilaç kullanmadan önce mutlaka doktorunuzun görüşü alınmalı ve onun onayı olmadan ilaç kullanılmamalıdır. Gebelikte tıbbi durum ya da yakınmalar için gerektirmedikçe ilaç kullanmamak ve kullanılacak ilaçları mutlaka doktor önerisiyle kullanmak gerekir. Hemen her tıbbi durum için gebelikte kullanıma uygun bir ilaç vardır. Gebelikte fark edilmeden ilaç kullanıldığında ya da ilaç kullanımı gerektiğinde mutlaka hekim ile temasa geçilmeli, ilacın içeriği saptandıktan sonra bu kategorilere göre sınıflanmış kitaplardan uygunluğu tespit edilmelidir.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Konuyla ilgili bir başka yazımızı okumak için buraya tıklayabilirsiniz.

Devamını Oku
Yorum Yaz

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Beslenme

Sıcaklarda Serinleten 8 Sağlıklı Içecek

Basın Bülteni

Yayınlanma:

,

Serinleten 8 sağlıklı içecek
Öncesi1 of 9
Klavye ok tuşlarını kullanabilirsiniz. ( ← | → )

Yaz aylarında soğuk içecekler her zamankinden daha popüler oluyor. O kadar ki, yılın geri kalanında sıcak içtiğimiz kahve ve çayın bile soğuk alternatifleri bu aylarda daha cazip bir hale geliyor. Ancak özellikle serinlemek ve yazın artan sıvı ihtiyacını karşılamak için tercih ettiğimiz asitli, gazlı veya kremalı soğuk içecekler, aldığımız kaloride sinsi bir atışa sebep olabiliyor. Bu artışın nedeni ise bu içeceklere ilave edilen şeker ve bazen kremadan kaynaklanıyor. Sonuç; alınan kilolar! Oysa kavurucu sıcaklarda hem serinlemek hem de sağlıklı beslenmeden ödün vermemek mümkün! Örneğin içeceğinizin içerisine şeker ve krema eklenmemiş olmasına dikkat edebilirsiniz ya da hazırlanırken bu içeriklerin çıkarılmasını isteyebilirsiniz. Aynı zamanda hafif bir tatlılık isterseniz kahvenize birkaç damla şekersiz vanilya şurubu ekletebilirsiniz. Dışarıda sağlıklı alternatifleri tercih etmenin yanı sıra evde sağlıklı bir şekilde hazırlayabilirsiniz.  Bu yazımızda Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Kahraman’ın hazırladığı, sıcaklarda sizleri serinleten 8 sağlıklı içecek tarifi bulacaksınız.

Serinleten 8 sağlıklı içecek… Tarifleri okumak için bir sonraki sayfaya geçiniz…

Devamını Oku...

Beslenme

Dondurmayı Isırarak Tüketmeyin

Basın Bülteni

Yayınlanma:

,

dondurmayı ısırarak tüketmeyin

Dondurma özellikle yaz mevsiminde ferahlatıcı etkisiyle imdadımıza yetişiyor. Hem lezzetli hem de sağlıklı bu besini tüketirken dikkat etmeniz gerekli noktalar var. Öncelikle dondurmayı ısırarak tüketmeyin, ağızda eriterek yiyin. Aksi takdirde mide sorunlarına neden olabilir. Diğer detayları Memorial Antalya Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Mustafa Asım Şafak, anlatıyor.

Çocuklar için besin değeri yüksek

Dondurma, tamamen doğal içeriklerle hazırlandığında son derece sağlıklı bir üründür. Özellikle süt, yoğurt veya peynir tüketmeyen çocukların yeterli kalsiyum almasına katkıda bulunur. Bunun yanında fosfat, A,B ve D vitaminlerinin sağlanması açısından çok faydalıdır. Herhangi bir aroma kullanılmadan sadece süt, şeker ve salep ile üretilen bir dondurmanın yaklaşık dörtte biri karbonhidrattan, yüzde onu protein ve yağlardan oluşur. Bu şekilde üretilmiş bir dondurmanın 100 gramında yaklaşık 170-180 kalori bulunur. Çocukların beslenmesinde güvenle kullanılabilir.

Doğal ürünler ile yapılan dondurma tercih edilmeli

Üretiminde süt yerine süt tozu, şeker yerine yapay tatlandırıcılar veya glikoz şurubu, gerçek meyve ekstreleri yerine de meyve aromaları ve gıda boyalarının kullanılması, dondurmayı sağlığı tehdit eden bir besin haline dönüştürebilmektedir. Bu nedenle günlük olarak yapılan ve doğal ürünler kullanıldığı bilinen yerlerden alınan dondurma tüketilmeli ya da evde doğal ürünler kullanılarak dondurma yapılmalıdır.

Büyük parçalar halinde yutmak enfeksiyona yol açar

Dondurmanın doğal ve sağlıklı şekilde üretilmesinin yanı sıra tüketiminin de bazı kurallara uygun ve sınırlı miktarda olması gerekmektedir. Yüksek besin değerinin yanı sıra kalori oranı da fazladır ve dondurma bu özelliği ile kilo alımına yol açabilmektedir. Bu nedenle çocukların günde 100 gramdan fazla tüketmesi sakıncalıdır. Dondurmayı, ısırarak ve büyük parçalar halinde yutarak yemek, mide bağırsak sisteminin olumsuz etkilenmesine ve bu bölgede tahrişlere yol açabileceği gibi mide kramplarının oluşmasına da zemin hazırlamaktadır. Aynı şekilde üst solunum yolu enfeksiyonlarına da neden olabilmektedir. Bademcik iltihabı, farenjit, sinüzit gibi hastalıklar sırasında da dondurmaya bir süre ara verilmelidir.

Hastayken dondurma yemek şikayetleri artırabilir

Sağlıklı dondurma seçildiği ve fazla miktarda tüketilmediği halde kişide kolay veya sık üst solunum yolu iltihaplanmaları oluşuyorsa, üst solunum yollarını tahriş eden başka bir rahatsızlık olabileceği akla gelmelidir. Örneğin kişide burun ve geniz tıkanıklığı şikayetleri varsa, sıkça ağızdan solumaya neden olan diğer durumlar da mevcutsa, ağız ve boğaz mukozası sürekli olarak bir miktar tahriş olmuş haldedir. Bu durumdaki hastaların soğuk bir besin yemesi ve içmesi, yüksek sesle veya uzun süre konuşması ya da tozlu ve kuru bir ortamda bulunması ile boğaz şikayetleri başlamaktadır. Boğazda batma ve yanma hissi, yutma sırasında takılma ve ağrı gibi belirtiler sıklıkla görülmektedir. Bu durumda zaman geçmeden bir uzmana başvurulmalıdır.

Dondurmayla ilgili farklı bir yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Devamını Oku...

Beslenme

Gluten Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar

Halit Yerebakan

Yayınlanma:

,

Gluten Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar

Son zamanlarda adını sıkça duyduğumuz glüten; buğday, arpa ve çavdar dahil olmak üzere birçok tahılda bulunan bir proteindir. Ekmek, makarna, pizza ve tahıl gibi gıdalarda da bulunur. Bazen ‘gluten alerjisi’, bazen ‘gluten hassasiyeti’ karşımıza çıkan, gluten hakkında doğru bilinen yanlışlar neler? Merak edilenleri sizler için derledim.

Gluten Nedir?

Yediklerimizin ruhumuzu da beslediğini düşünürsek, yemek yedikten sonra nasıl hissettiğimizi tekrar gözden geçirebiliriz. Şişkinlik, halsizlik, eklem ve kas ağrıları, sindirimde güçlük ve bazen de cilt problemlerinin de eklenmesiyle mücadele ettiğimiz yemek sonrası birçok etkili sebepler sonucunda glutene karşı hassasiyetimiz olduğu sonucu çıkabilir.

Çölyak hastalığı olan kişiler glüten içeren besinler yiyerek tetiklenen bir bağışıklık reaksiyonuna sahiptir. Glüten içeren yiyecekleri yedikleri zaman, bağırsak yollarında ve vücudun diğer kısımlarında iltihap veya hasar meydana gelebilir. Semptomların yanı sıra inflamasyonu ortadan kaldırmak için glutensiz bir diyet gereklidir. Artık restoranlar geleneksel yiyeceklere alternatif olarak glüten hassasiyeti olan kişilere özel glutensiz seçenekler sunuyor. Tüketici Raporları Ulusal Araştırma Merkezi tarafından yapılan bir araştırmaya göre, Amerikalıların %63’ü, glütensiz bir diyetin zihinsel veya fiziksel sağlığını geliştirebileceğine inanmaktadır.

Kimler Glutenden Uzak Durmalı?

Çölyak hastalığı olan kişiler, az miktarlarda glüteni bile tolere edemezler. Çölyak hastalığı olan kişilerde gluten, ince bağırsağın kaplamasına zarar veren bir bağışıklık tepkisini tetikler. Bu, besin maddelerinin emilimini engelleyebilir, bir dizi semptomlara neden olabilir. Osteoporoz, infertilite, sinir hasarı ve nöbet gibi diğer sağlık sorunlarına yol açabilir. Dolayısıyla bu rahatsızlığa sahip olan kişilerin glütenden uzak durmaları önerilmektedir.

Çölyak Hastası Değilseniz Dikkat…

Harvard’da yapılan bir araştırmanın ekibi, çölyak hastalığı olmayan kişilerin, diyetlerindeki glüteni ortadan kaldırarak kalp hastalığı riskini azaltabileceklerini merak etti. Yaklaşık 25 yıl boyunca takip edilen 110.000’den fazla sağlıklı erkek ve kadın üzerinde yapılan bir araştırmada, araştırmacılar her gün en fazla gluteni yiyen insanlarla az glüten tüketen insanlar arasında meydana gelen kalp krizi sayısında belirgin bir fark bulamadılar. Ancak, tam tahıllardan kaçınan kişilerde kalp hastalığı riskinde artış oldu. Bu nedenle, eğer çölyak hastalığınız yoksa, glutenden kaçınmak kalp hastalığınızın riskini azaltmayacaktır ve aksine tam tahılları hayatınızdan çıkartırsanız bu riski artırabilirsiniz.

Gluten nedir merak ediyorsanız, buraya tıklayarak yapmış olduğum deneyi izleyebilirsiniz.

Devamını Oku...

Öne Çıkanlar

www.dryerebakan.com Sadece bilgilendirme ve sağlık bilgilerinin eğlenceli olarak aktarılmasını amaçlamaktadır, teşhis veya tedavi için bir alternatifi değildir. Doktorunuz yerine geçmeyi yada Doktorunuzun size uyguladığı tedavi yerine geçmeyi hedeflememektedir. Web sitesi içeriğinden dolaşan tüm kullanıcılar, Kullanım Koşulları ve Gizlilik Kurallarını otomatik olarak kabul etmiş sayılır.

İletişim: info@dryerebakan.com

Copyright © 2017 DrYerebakan.com.