Sosyal Medya

Cilt Bakımı

Güzel Bir Cilt Herkesin Rüyası

Halit Yerebakan

Yayınlanma:

,
Güzel Bir Cilt Herkesin Rüyası

Piyasada çok fazla ürün seçeneği olsa da sağlıklı bir cildin ilk ve altın kuralı ona iyi bakmaktan ve hak ettiği özeni göstermekten geçiyor.

Bundan birkaç yıl önce cilt bakımı denildiğinde sadece kadınları ilgilendiren bir konu olduğunu düşünürdük. Oysa artık durum farklı. Erkekler de en az kadınlar kadar cilt güzelliklerini önemsiyorlar. Kozmetik ürünlerin çeşitliliği ve ticari kaygılar her geçen gün yüksek vaatli ürünlerin piyasaya çıkmasına neden oluyor. Oysa güzel bir cilt sahibi olmak için ilk ve altın kuralı ona iyi bakmaktan ve hak ettiği özeni göstermekten geçiyor. Özellikle uykuda geçirdiğimiz zaman dilimi, cildimizin dinlenmesi için ihtiyaç duyduğu en kıymetli zaman dilimi. Peki tatlı rüyalarla meşgul olduğumuz bu zamanda cildimiz için ne yapabiliriz?

Hava Nemlendirme makinesi ortama nem katabilir

Hava nemlendiriciler hakkında sayısız iddia var. Kimi faydalarını anlatmakla bitiremiyor, kimi emin olmadığından bahsediyor. Ancak cilt sağlığı üzerine yapılan araştırmalar, özellikle kış aylarında cildin nem ihtiyacının arttığını ve bu tip hava nemlendiricilerin ortamdaki havayı nemlendirerek cilt güzelliğine katkı sağladığını belirtiyorlar. Kış aylarında maruz kalınan soğuk hava cildin susuz kalmasına sebep olur. Hava nemlendirme makineleri, çalıştıkları süre boyunca ortama nem katarak cildinizin ihtiyaç duyduğu neme yani suya kavuşmasını sağlar.

Cilt Tipinize göre Kullanın

Sağlıklı ve parlak görünen bir cildiniz olsun istiyorsanız, cildinizin en önemli ihtiyacını karşılıyor olmalısınız. Cilt, tıpkı çiçek gibidir ve su ile beslenir. İhtiyacı olan suyu, nemden alır. Gece bakımının en önemli ve altın adımı, temiz cilde nemlendirici sürerek uykuya geçmektir. Kullandığınız nemlendiricinin cilt tipinize uygun ve sivilce yapmayan özellikte olmasına dikkat etmeniz gerekir. Cilt denince akla sadece yüzünüz geliyor değil mi? Oysa el, ayak, bacak ve kollarınız baçta olmak üzere tüm cildinizin bakıma ve neme ihtiyacı vardır. Özellikle ayaklarınızı yeterince nemlendirmeniz, estetik açıdan da güzel ve bakımlı görünmelerini sağlar. Yataktan kalktığınız anda yumuşak pamuklu bir çorap giymek ayak bakımınız için önemli.

Yastık Kılıfınızı Sıklıkla Değiştirin

Eğer yatmadan önce duş almak gibi bir alışkanlığınız yoksa, tüm gün saç ve cildinize yerleşen kiri yastık kılıfınıza tabiri caizse ekiyorsunuz demektir. Uzmanlar, haftada en az bir kez yastık kılıfınızı değiştirmeniz gerektiğini söylüyor. Siz uyurken cildiniz uyumuyor ve bakıma ihtiyaç duyuyor. Peki sabahın ilk saatlerinde yani güne başlarken neler yapmanız gerek?

Güne Bir Bardak Su İçerek Başlayın

Cildinizin neme en çok ihtiyaç duyduğu saatler, uzun bir gecenin ardından gelen günün ilk saatleridir. Yapılan araştırmalar, sabah uyandığınızda bir bardak soğuk su içmenin, cildin ihtiyaç duyduğu nemi almasına yardımcı olduğunu gösteriyor.

Sıcak su ile değil, Ilık Su İle Duş Alın

Sabah uyandığınızda ılık su ile duş alın, sıcak su ile değil. Siz uyurken cildiniz uyumaz ve ertesi gün ihtiyaç duyacağı nemi elde etmek için yağlı bir tabaka üretir. Uzmanlar, sıcak su ile uzun süre duş almanın, cildin doğal olarak ürettiği bu yağlı tabakayı sıyırdığını söylüyor. Bu sebeple, özellikle sabah aldığınız duşun ılık su ile ve kısa süreli olmasına özen gösterin.

Makyaj Malzemelerinizin Temizliğine Özen Gösterin

Arşivden kolaylıkla ulaşabileceğiniz bir başka yazımda, makyaj malzemelerindeki tehlikeleri anlatmaya çalışmıştım. Makyaj malzemelerinin uzun yıllar kullanılamayacağını ve hepsinin kendine özgü ömürleri olduğunu belirttiğim yazımda, makyaj malzemelerinin kendisinde, ambalajında ve uygulama aparatlarında oluşan mikrop ve bakterilerin hayret verici düzeylere çıkabildiğine işaret etmiştim. Özellikle çalışan hanımlar, zaman darlığı sebebiyle uyanır uyanmaz makyaj yapıyorlar ve cilt üzerinde oluşturdukları ‘tabaka’ gün boyu etkisini sürdürüyor. Bu sebeple makyaj malzemelerini ve uygulama aparatlarınızı düzenli temizlemeniz ve dezenfekte etmeniz, cilt sağlığınız açısından son derece önemli. Makyaj yapmadan önce cildinize nemlendirici sürün, allık fırçası ve sünger kullanıyorsanız, haftada bir dezenfekte etmeye özen gösterin.

Soğuk hava ve rüzgar cildin düşmanıdır

Rüzgar ve soğuk hava cildin düşmanıdır. Özellikle soğuk esen şiddetli rüzgar, cildi kurutan en önemli faktörlerden biridir. Cildinizi bu tahribattan korumak için uygun giysiler giymeniz yeterlidir. Soğuk hava, cildin üzerinde doğal olarak bulunan yağlı tabakanın sıyrılarak cildin kuruyup çatlamasına sebep olur. Bu hasarın önüne geçebilmenin tek yolu, her sabah ve akşam uygun bir nemlendirici ile cildinizi nemlendirmektir.

Sıcak, su kaybettirir

Aşırı sıcak hava, sürekli terlemenize sebep olur. Ter ise vücudun su kaybetmesi anlamına gelir ki ne kadar sıcak o kadar su kaybı demektir. Sıcak yaz ayarında sağlıklı görünen bir cildiniz olsun istiyorsanız iki şeye dikkat etmeniz gerekir; bol su içmek ve her gün koruma faktörlü nemlendirici kullanmak.

Güzel bir cilde giden yol marketten geçer

Kırışıklıklar, özellikle hanımlar için adeta bir kabustur. Ortaya çıkmalarını engellenmek neredeyse imkansız ancak daha az belirgin olmalarını sağlamak mümkün. C vitamini yönünden zengin beslenmek, kırışıklıkların belirginliğini azaltmada en iyi yardımcınız olabilir. Bu haftaki alışveriş listenize, çilek, kırmızı biber, kivi, portakal ve limon gibi narenciyeler, ananas, mango ve Brüksel lahanası arasından seçiklerinizi ekleyin. Cilt kuruluğunun başlıca sebepleri arasında az su içmek gelir. Kurumuş cildinizden yana şikayetiniz varsa, işe daha fazla su içerek başlayabilirsiniz. E vitamini yönünden zengin Hindistan cevizi yağı da cildinizi nemlendirmek için seçebilecekleriniz arasında yer alıyor.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Cilt Bakımı

Cilt Lekelerine Dikkat

Basın Bülteni

Yayınlanma:

,

Cilt Lekelerine Dikkat

Güneşin sağlığa faydalarını artık neredeyse hepimiz biliyoruz. Özellikle yaz mevsiminde neredeyse güneşe maruz kalmamız imkansız. Güneşin sağlığa olan faydalarının yanında yaz aylarının bitiminde bıraktığı sağlık sorunlarından birisi de güneş lekeleri oluyor. Derinin üst kısmında ortaya çıkan çil, solar lentigo ya da melazma olarak tanımlanan farklı çeşitlerde güneş lekeleri oluşabiliyor. Cilt lekelerine dikkat edip, gerekli önlemleri almalıyız.

Bazen yeni ortaya çıkan bu sorunlar bazı kişilerde de var olan lekelerin yoğunlaşması şeklinde kendini gösteriyor. Altta yatan ne olursa olsun güneş koruyucu kremlerin çok yoğun sürülmesi ve sık sık tekrarlanması gerektiğinin altını çizen Acıbadem International Hastanesi Deri Hastalıkları Uzmanı Dr. Hülya Sağlam, yüzde 100 korumanın sağlanamamasından dolayı da güneşlenmemek, şapka ve giysiler gibi fiziksel olarak korunmak gerektiğine dikkat çekiyor. Yaz aylarında görülme sıklığında artış görülen cilt lekelerinden korunma ve tedavi yöntemlerini anlattı.

Melazma

Melazma, güneşe maruz kalan bölgelerde, özellikle yüzde ortaya çıkan ve deride renk koyulaşmasıyla seyreden bir cilt sorunu. Güneşten gelen ultraviyole ışınları veya kuvvetli lambalardan yayılan ışık, deride renk pigmentlerini üreten “melanositleri” uyarıyor ve melanin sentezini artırarak rengin koyulaşmasına neden olabiliyor. Koyu tenli kişilerde melanositler daha aktif olduğundan etkisi de daha fazla oluyor. Bazı ilaçlar ya da hamilelik gibi hormonal değişimlerin yaşandığı dönemlerde de melanositler normal seviyenin üzerinde pigment ürettiği için ciltte koyu lekeler ortaya çıkabiliyor.

Etkili sonuçlar için erken müdahale gerekiyor

Yeni başlayan lekelerde daha iyi yanıt alınabildiği gibi lekenin oluşma süresi uzadıkça tedavi de o ölçüde zorlaşıyor. Tedavinin sonucuna etki eden bir diğer unsur ise lekenin derinliği oluyor. Yüzeysel lekeler tedavilerle kolayca yok olurken derin lekeler ısrarla kalabiliyor. Bununla birlikte cildin tipi de tedavi açısından zorlayıcı olabildiği için ten rengi çok koyu, cildi hassas veya kızarık yapıda olanlarda dikkatli olunması gerekiyor. Melazma tedavisinde, leke açıcı kremler, Karbonpeeling (Q-Switched ND-YAG Lazer), Thulium Lazer, Fraksiyonel Lazer, Dermapen, kimyasal peelingler ve mezoterapi gibi farklı uygulamalardan hasta için uygun olan belirlenerek kullanılabiliyor.

Güneş lekesi (Lentigo)

Lentigo olarak tanımlanan bu tür güneş lekesinin daha çok çillerle karışan bir hiperpigmentasyon hastalığı olduğunu söyleyen Dr. Hülya Sağlam, genel olarak 40 yaş sonrası görülen bu tür güneş lekelerinin bazen 20’li yaşlardan sonra da ortaya çıkabileceğini söylüyor. Hem daha koyu renkli hem de boyutlarının daha büyük olması, güneş lekesini çilden ayıran özellikler olarak sıralanıyor. Lentigolar, her mevsim derine kalıcı olmakla birlikte güneşe maruziyet nedeniyle yaz aylarında renginde koyulaşma gözleniyor.

Lekelerin özellikle açık tenli kişilerde güneşe maruz kalan el sırtı, yüz, omuz, sırt ve göğüs ön yüzü gibi cilt bölgelerinde ortaya çıktığını belirten Dr. Hülya Sağlam, şu bilgileri veriyor: “Değişik boyutlarda olabilen bu kahverengi lekelerin net sınırları bulunur. Özellikle akut güneş yanıklarından sonra, sırt, omuz ve gövdede derinin soyulmasını takiben yaygın bir şekilde beliriyor. El sırtında ve yüzde ortaya çıkan ve yaşlılık güneş lekeleri olarak da tanımlanan lekeler genellikle 40 yaş sonrası görülür.”

Aniden büyüyen lekeleri ciddiye alın!

Güneş lekelerinin kansere dönüşme riski bulunmuyor ve tedaviler de bu nedenle estetik amaçla yapılıyor. Ancak bazı güneş lekeleri, lentigo maligna olarak adlandırılan deri kanseri ile karışabileceği için aniden büyüyen lekelerde bilgisayarlı dermaskopik inceleme yapılması önem taşıyor. Lentigoların tedavisinde kimyasal peeling ve lazer tedavileri kullanılıyor.

Çiller

Güneş nedeniyle ortaya çıkan bir başka cilt lekesini ise çiller oluşturuyor. Erken çocukluk döneminden itibaren ortaya çıkan çiller genellikle net sınırlı ve kahverengi küçük lekeler olarak görülüyor. Cildin güneş ışığına aşırı renk üreterek tepki vermesi sonucu ortaya çıkan yüz çilleri en çok alın, yanak, burun üzerinde görülüyor. Ancak bazı kişilerde tüm yüzü kaplayacak derecede şiddetli olabiliyor. En çok sarışın, kızıl ve açık tenli kişilerde görülmekle beraber koyu tenlilerde ortaya çıkabiliyor. Açık ya da koyu kahverengi olan çillerin güneş temasından sonra koyulaştığı ve güneşlenilmediği zaman da renginin solduğu görülüyor.

Çillerin de kansere dönüşme riski olmasa da bu kişilerin güneş ışığına daha duyarlı oldukları da biliniyor. Lazer tedavileri ve kimyasal peeling uygulamaları çillerin tedavisinde kullanılan yöntemler arasında yer alıyor.

Güneş lekelerinde kullanılabilen yöntemler

Güneş lekelerinde ciltteki melanin pigmentlerinin yerleşimine göre de farklı planlamalar gerektiğinin altını çizen Acıbadem International Hastanesi Deri Hastalıkları Uzmanı Dr. Hülya Sağlam, kullanılan yöntemleri şöyle sıralıyor…

1 -Leke açıcı kremler

Leke giderici kremlerin çoğu renk hücresinde renk maddesi yapımını engelleyerek etkili oluyor. Ancak tedaviden istenilen sonuca ulaşabilmek için kremleri düzenli ve uzun süre kullanmak gerekiyor.

2-Karbon peeling

Renk hücrelerine etki eden lazer, nanosaniye gibi çok kısa bir sürede yüksek enerji verdiği için renk maddesi ve hücrelerini parçalayabiliyor. Bu nedenle güneş lekesi tedavisinde ve dövme silmede tercih edilebiliyor. Karbon peeling yöntemi ile kollajen doku canlanıyor ve cilt tazeleniyor. Dolayısıyla yaz boyunca güneşin zararlı etkilerine maruz kalan cildin ışık kazanması ve lekelerden kurtulmak için bu tedavi kullanılabiliyor.

3- Thulium Lazer

Leke tedavisi ve cilt yenileme alanlarında kullanılan etkili olan bu sistemde lazer ışınları ile deride 100 mikron çapında mikro-kanallar açılarak C vitamini, kök hücre içeren nano partiküküllü ürünler kişinin sorununa göre seçilerek cilde yediriliyor. Tedavi süresinin kısalığı, ağrısız bir yöntem olması ve kişinin günlük yaşamına hemen dönebilmesitedavinin avantajları arasında sıralanıyor.

4-Fraksiyonel Lazer

Genellikle açık ten rengi olan kişilerde tercih edilen bir yöntem. Ancak kılcal damarı fazla, hassas cildi olanlarda ve esmerlerde fraksiyonel lazer leke tedavisinde kullanılmaması gerekiyor. En çok akne izleri, yara, yanık izleri ve cilt yenilemede yararlanılabiliyor.

5- Dermapen

İnce çelik iğnelerden oluşan Dermapen ile deride çok sayıda gözle görülmeyen delikçikler açılıyor. Hem cildin kendi onarım mekanizmasının tetiklenmesi hem de işlem esnasında kullanılan serum ve maskeler ciltte toparlanma sıkılaşmanın yanı sıra lekelerde de önemli bir azalmaya neden oluyor.

6- Kimyasal peelingler

Üst derinin yenilenmesini hızlandırarak lekenin üst deriden atılmasını sağlayan kimyasal peelingler, leke tedavisinde de kullanılabiliyor. Ancak koyu tenlilerde, kızarık ve hassas ciltlerde kimyasal peeling aşırı soyulma yaparsa lekelenmeyi tetikleyebileceği için uygulanmaması gerekiyor.

7-Enzimatik peeling

Birden fazla kimyasal ve bitkisel peeling yapan ürünlerin bir araya getirilerek maske şeklinde 8-10 saat bekletilerek yapılan bir işlem.

8-PRP

Bu yönteminde, pıhtı hücreleri tarafından salınan, tüm yara iyileşmesi ve doku yenilenmesi süreçlerini başlatan büyüme faktörlerini elde edilmesi amaçlanıyor. Hastanın tamamı kendisine ait pıhtı hücreleri ve büyüme faktörleri içeren serumuyla cilt yenilemesi sağlanabiliyor. PRP yöntemiyle elde edilen serum cilt altına veya cilt içine minik enjeksiyonlarla veriliyor.

9- Mezoterapi

Burada leke giderici maddeler lekenin içine direk verilerek etkinlikleri arttırılıyor. Ayrıca cilt yenileyen maddeler hasarlı olan leke bölgesini yenileyerek lekenin açılmasını sağlıyor. Leke tedavisinde lazer ve diğer yöntemlerle bir arada mezoterapi uygulamak leke tedavisinin etkinliğinin de artmasını sağlıyor. Yüz mezoterapisi, başlangıçta 1-2 hafta aralıklarla ortalama 4-6 seans uygulanıyor.

Cilt lekeleriyle ilgili farklı bir yazıyı okumak için burayı tıklayabilirsiniz.

Devamını Oku...

Cilt Bakımı

Yazın Artan Cilt Lekeleri

Basın Bülteni

Yayınlanma:

,

yazın artan cilt lekeleri

Yaz mevsiminde güneş ışınlarının etkisiyle en fazla artış gösteren cilt problemlerinden birisi de cilt lekeleridir. Yazın artan cilt lekelerinin nasıl tedavi edilmesi gerektiğiyle ilgili bilgi veren Dermatolog Dr. Yelda Bice; konuyla ilgili önemli uyarılarda bulundu.

Yaz aylarında sıcak hava ve güneş ışınlarından dolayı ciltteki lekelerin arttığını söyleyen Dermatolog Dr. Yelda Bice, medikal tedavi ile lekelerin silinebileceğini söyledi. Leke tedavilerinde planlamada lekenin tipinin, oluşma şeklinin, derinliğinin önemli olduğunun altını çizen Bice, “Lekeye yaklaşımımızda ağırlıklı olarak lazerli tedaviler özellikle de q anahtarlı lazerler hala dünyada da bizde de ağırlıklı olarak kullanılmakta. Bu tedavileri PRP, leke mezoterapileri bazen yüzeysel lekeler için soyucu tedaviler ile de destekleyebiliyoruz” dedi. Bu tedavilerin kişinin genetik olarak lekeye yatkınlığını ortadan kaldırmadığını söyleyen Dermatolog, güneşten koruyucu önlemlerin alınmasının büyük önemi olduğunu belirtti.

Cilt düşmanı güneş ışınları

Güneşin cilt üzerinde birçok hasara sebep olduğunu söyleyen Dermatolog Dr. Yelda Bice,“Genetik faktörlerinde yeri tabi ki tartışmasız ancak dış etkenlerden en çok bilimsel olarak da kanıtlı ‘’foto yaşlanma” ya neden olan güneş hasarı ilk sıraya oturuyor diyebiliriz. Ciltte oluşturduğu lekelerden, nem kaybına, yapıtaşlarının hasarının artmasına, hatta prekanseröz yani kanser öncülü lezyonların oluşmasına kadar ciltte birçok hasara sebebiyet verebilmektedir. Bu yüzden birçok tedavinin seyrinde ya da günlük yaşantıda güneşten korunmanın önemi üzerinde biz dermatologlar bu kadar durmaktayız” dedi.

“Cilt için en önemli şey; düzenli ve dengeli beslenmek”

Cildimizin sağlıklı olması ve her türlü hastalıktan bizi koruyabilmesi için tavsiye veren Dermatolog Dr. Yelda Bice “Ana kurallar koymak gerekirse düzenli ve dengeli beslenmek, zararlı alışkanlıklardan uzak durmak, gün içinde yeterli sıvı tüketimine önem göstermek, uyku düzenimize dikkat etmek, stresten uzak durmak kişinin yaşam kuralları arasında olmalı” dedi. Bice, sağlıklı bir cilde sahip olmak için; cildi temizlemek, cilde uygun ürün kullanmak ve zararlı ışınlardan düzenli korumanın önemine dikkat çekti.

Cilt bakımı ile ilgili bir başka yazıma buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Devamını Oku...

Cilt Bakımı

Koltuk Altı Botoksu

Bilgehan Aydın

Yayınlanma:

,

koltuk altı botoksu

Sadece sıcak havalarda değil her mevsim sizi zor durumda bırakan koltuk altı terlemenizden mustaripseniz terleme botoksuna “Merhaba!” deyin. Koltuk altı terlemesi sorunu sadece özel yaşamı olumsuz etkilemekle kalmıyor aynı zamanda sosyal ortamlarda da özgüven eksikliğine neden olabiliyor. Peki, bunu önlemek için ne yapmak gerekiyor? ” Koltuk altı botoksu, hayatımızı kolaylaştıran bir uygulama.” diyen Plastik ve Estetik Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Bilgehan Aydın, aşırı terlemenin toplumun yüzde üçünün bu problemi yaşadığını söylüyor.

Aşırı terleme sorunu nedir?

Aşırı terlemeye tıp dilinde hiperhidrosis denmektedir.  Terleme iki şekilde ortaya çıkar. Biricisi psikolojik faktörlerle yani stres,  utanma, heyecan gibi duygusal değişikliklerde oluşan aşırı terleme durumu. İkincisi ise altta yatan bazı hastalıklara bağlı olarak ve ilaç kullanımına bağlı ortaya çıkan aşırı terleme durumudur. Vücudumuzun her yerinde aynı anda aşırı terleme durumu görülmez. Çoğunlukla aşırı terlemenin yaşandığı bu bölgeler koltuk altı, avuç içi, ayak ve ayak tabanıdır.

Koltuk altı botoksu nedir?

“Koltuk altı botoksu, terleme sorunundan kişiyi kurtaracak yöntemlerden biridir. Botoks, sadece bilindiği üzere sadece yüzdeki kırışıklıklar için kullanılmıyor. Medikal estetikten önce botoks, göz ve nörolojik hastalıkların tedavisinde zaten kullanılmaktaydı. Medikal estetikle beraber artan botoks kullanımı son yıllarda aşırı terleme problemi olan insanlarda terlemeyi durdurmak için koltuk altı, el ve ayakta uygulanıyor.Artık sadece pürüzsüz ve genç görünmek için değil, aynı zamanda aşırı terleme sorununa da çözüm olarak botoks uyguluyoruz.

Kimlere Koltuk Altı Botoksu uygulanmalıdır?

Sadece sıcakta değil her mevsim terleme şikayeti olan, istediği hiçbir kıyafeti giyemeyen, ter lekesini saklamak için sürekli siyah veya beyaz mı giyinmek zorunda kalan biriyseniz, heyecanlandığınızda, sevindiğinizde, strese girdiğinizde bu durum kıyafetinizin koltuk altında kendini gösteriyorsa ve sabah kat kat sürdüğünüz deodorantlar da üstüne terle birlikte durumu daha da ifşa ediyorsa koltuk altı botoksu için ideal bir adaysınız.

Koltuk Altı Botoksu Nasıl Uygulanıyor?

Uygulama yapılacak alana öncelikle uyuşturucu özelliği olan bir krem uyguluyoruz. Yarım saat sonra koltuk altında gerçekten terleyen bölgeleri tespit etmek için terleme yapıyoruz. Ardından terleyen bölgelere botoksuna uyguluyoruz. Aynı zamanda avuç içi ve ayak tabanına da terleme botoksu yapabiliyoruz. Son derece ince uçlu iğneler aracılığıyla problemli olan bölge içine botoks enjekte ediyoruz. Bu sayede aşırı çalışan ter bezlerinin aktivitesini durdurarak terleme sorununu gideriyoruz.

İşlem Ne Kadar Sürüyor?

Uygulama yapılacak alana göre dozaj belirleniyor.Koltuk altına yapılan botoks uygulaması yaklaşık 10-20 dakika arasında sürüyor.

İşlemi ne kadar süreyle yaptırmak gerekiyor ?

Botoksun etkisi ise genellikle 6- 9 ay devam ediyor. Bu süreç takip edilerek terleme durumuna göre işlem tekrarlanır.

Yaş Sınırı Var Mı?

18 yaşından büyük olmak koşuluyla herkese uygulanan bir yöntemdir. Hamilelere ve emziren annelere tavsiye etmiyoruz.

Koltuk altı botoksu yan etkisi var mıdır?

Çok nadir olarak uygulama bölgesinde hafif morarma ve kızarıklık olabilir. Ter bezlerine de herhangi bir kalıcı zarar verilmiyor. Sadece aşırı terleme olan ter bezlerine enjekte yapıldığı için terleme sorunu gideriliyor. Koltuk altına botoks uygulamaları bu konuda deneyimli bir doktor tarafından yapılıyorsa güvenlidir ve riski yoktur.

Ağrılı bir işlem midir?

Deri içine yapılan bütün enjeksiyonlarda olduğu gibi botoksta da bir miktar ağrı olur, ancak bunu gidermek için işlem öncesi lokal anestezik içeren kremler uyguluyoruz.

Sosyal hayata ne zaman dönüş yapılır?

İşlem sonrası hasta hemen sonrasında işine ya da günlük yaşantısına dönebilir.

Devamını Oku...

Öne Çıkanlar

www.dryerebakan.com Sadece bilgilendirme ve sağlık bilgilerinin eğlenceli olarak aktarılmasını amaçlamaktadır, teşhis veya tedavi için bir alternatifi değildir. Doktorunuz yerine geçmeyi yada Doktorunuzun size uyguladığı tedavi yerine geçmeyi hedeflememektedir. Web sitesi içeriğinden dolaşan tüm kullanıcılar, Kullanım Koşulları ve Gizlilik Kurallarını otomatik olarak kabul etmiş sayılır.

İletişim: info@dryerebakan.com

Copyright © 2017 DrYerebakan.com.