Bizimle iletişime geçin

Göz Sağlığı

Göz Sağlığınız Için Omega-3 Tüketin

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Göz Sağlığınız Için Omega-3 Tüketin

Her daim sıkça duymaya alışkın olduğunuz ‘Ne yerseniz, O’sunuz’ sözü aslında oldukça doğru! Hatta özellikle göz sağlığınız için bu sözü kulağınıza küpe etmelisiniz. Bu sebeple sağlıklı beslenin, göz sağlığınız için omega-3 tüketin.

“Vitaminler sadece vücudunuza veya cildinize değil, gözlerinize de faydalı” diyen Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Fatih Atmaca, “Vücudun ihtiyacı olan vitaminlerin yeterli miktarda ve uygun zamanda alınması, ileride yaşa bağlı oluşacak olan göz hastalıklarına karşı da koruyuculuk sağlar” diyor. Göz sağlığınız için pek çok faydası bulunan vitaminleri, Medical Park Bahçelievler Hastanesi’nden Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Fatih Atmaca anlattı…

A vitamini

A vitamini, göz sağlığı için en önemli vitaminlerden biridir. A vitamini ya da retinol eksikliğinde, gece körlüğü adı verilen gece görememe sorunu oluşur. A vitamini ise, gözün gece görüşünü kuvvetlendirir. Yani retinada bulunan ve rodopsin adlı ışığı tanıyan proteinlere bağlanarak gece görüşü sağlar. Yeterli miktarda A vitamini alınmazsa; gece körlüğü, gözyaşının azalması ve kornea tabakasında sorunlar gelişebilir. A vitamini; yeşil ve sarı renkli sebzeler ile meyvelerde, yumurta, süt gibi hayvansal gıdalarda, karaciğer, portakal, havuç, patates, ıspanak, karalahana, mango, kavun gibi besinlerde bulunur.

B2 vitamini

B2 vitamini eksikliğinde; gözlerde yanma ve ışığa karşı hassasiyet hatta katarakt oluşumu görülebilir. B2 vitamini yani riboflavin; gözde katarakt oluşmasını engellerken, göz yorgunluğunu hafifletip migren ataklarını azaltmaya da yardımcı olabilir. B2 vitamini özellikle et, karaciğer, tavuk, balık, yeşil yapraklı sebzeler, baklagiller, tahıllar, yağsız süt, yoğurt, yumurta sarısı, peynir, papatya, ısırgan otu, ada çayı, brokoli ve ıspanakta bulunur.

C vitamini

C vitamini, güneş ışığına karşı koruma sağlayarak katarakt oluşumunu engelleyebilir. Ayrıca yeterli miktarda C vitamini alınması, şeker hastalığına bağlı gelişen ve gözün sinir ve damarlarında oluşan harabiyeti önlemeye yardımcı olur. Çünkü C vitamini, yüksek kan şekerinin yan etkisini önleyici etkiye sahiptir. C vitamini, taze meyve ve sebzelerin hemen hemen birçoğunda bulunur. Özellikle kuşburnu, misket limonu, portakal, greyfurt, Frenk üzümü, yeşilbiber; en önemli C vitamini kaynaklarındandır.

E vitamini

E vitamini, alfa tokoferol tipi bir antioksidandır; yani alfa tokoferol vücut için zararlı olan zehirli maddelerin atılımına yardımcı olur. E vitamini, retina adı verilen damarlı bölgenin dejenerasyonunda faydalı olabilir. E vitamini yönünden zengin besinler; tereyağı, kırmızı et, ıspanak, brokoli gibi yeşil yapraklı sebzeler, kivi, mango, muz, zeytinyağı, ayçiçeği yağı, ayçiçeği, ceviz ve bademdir.

Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Fatih Atmaca, çinko, magnezyum ve omega hakkında da bilgiler verdi:

Çinko

Çinko, görme yeteneğinin geliştirilmesi açısından son derece önemlidir. Ayrıca göz yaralarını önlemek için de gereklidir. Çinko; tavuk, yumurta sarısı, süt ve süt ürünleri, peynir, balık, patates, ceviz, badem, arpa, kuru fasulye, lahana, ay çekirdeği, karaciğer, kuzu eti, sığır eti, kepekli ekmek ve tahıllarda bulunur.

Magnezyum

Magnezyum eksikliği olan şeker hastalarının retina bölgesinde önemli sorunlar gelişebilir çünkü magnezyumun kan şekerini düzenleyici özelliği vardır. Kuru yemişler, kuru baklagiller, ıspanak gibi yeşil yapraklı sebzeler, tam tahıl, yer fıstığı, peynir, tavuk, biftek, patates, portakal, domates, soğan, yoğurt, havuç, kereviz, marul, pırasa, incir, üzüm, hurma ve çavdar; magnezyum içeren besinlerin başında gelir.

Omega

Omega 3 ve Omega 6; göz sinirlerinin gelişiminde büyük önem taşır. Yapılan çalışmalar; Omega 3 ve Omega 6 yağ asitlerinin göz kuruluğunu azalttığını ortaya çıkarmıştır. Omega 3, keten tohumu, balık, cevizde bulunurken; mısır özü, soya ve ayçiçeği yağından ise Omega 6 yağ asitleri alınabilir.

Göz sağlığıyla ilgili farklı bir yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et
Yorum bırakmak için tıklayın

Yanıt bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Sağlığı

Çocuğunuz Bilgisayarda Çok Vakit Geçiriyorsa Dikkat

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Çocuğunuz Bilgisayarda Çok Vakit Geçiriyorsa Dikkat

Çocuklarda ve yetişkinlerde telefon ve tablet kullanıma bağlı olarak uzağı görememek anlamına gelen miyop hızla yayılıyor. 2050’de dünya nüfusunun yarısı miyop olacak.

Son dönemde çocuklarda ve hatta yetişkinlerde en sık görülen göz hastalıkları arasına giren miyop (uzağı görememe hastalığı) salgın gibi. Bilim insanlarının öngörülerine göre 2050’ye kadar dünyanın yarısı miyop olacak. Çünkü çocuklar tablete ve bilgisayara bakmaktan dış ortama çıkmıyor. Yeditepe Üniversitesi Göz Hastalıkları Araştırma ve Uygulama Merkezi Göz Hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Şule Ziylan, çocukluk çağındaki miyop vakalarının artmasının en önemli nedeninin çocukların çok fazla kapalı ortamda bulunmasına ve bilgisayara çok bakmalarına bağlıyor.Göz sağlığı için mutlaka güneşe çıkın ve 6 metreden uzağa bakmayı gerektiren açık ortamlarda bulunması yönünde açıklamalarda bulundu.

Telefon, Tablet, Bilgisayarla en fazla 20 dakika

Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şule Ziylan, miyopu tüm dünyada hızla yayıldığını belirterek, “Bu ülkemizde de böyle. Bunun nedeni de çocukların yakından baktıkları telefon, tablet ve bilgisayar da çok vakit geçirmeleri. Daha önceleri çocuklar sokakta, parkta oynarlardı. Şimdi ise kapalı, loş ortamlarda çok vakit geçiriyorlar. Bu da miyopun artmasında büyük etken olarak gösteriliyor. örneğin Uzakdoğu’da miyop çok arttığı için, burada yaşayan çocuklara her gün ‘günde 2 saat güneş ışınları altında sokakta, pakta oynamaları’ konusunda tedavi seçenekleri getiriliyor. Dışarıda oyun oynamak çocuğun uzak hedeflere bakmasını sağlıyor. Bizim için çocuklar 6 metreden uzağa bakmayı gerektiren açık ortamlarda oynamalı. Bu da parkta, sokakta, spor alanlarında olmak demek. Aileler, çocuklarına tableti, telefonu, bilgisayarı 20 dakikadan fazla vermemeli. Bebeklerin eline kesinlikle cep telefonu verilmemeli” dedi.

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Göz Sağlığı

Göz Sağlığınız için Basit İpuçları

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Göz Sağlığınız için Basit İpuçları

Gözler, sağlığın önemli bir parçasıdır, onları sağlıklı tutmak için yapabileceğiniz birçok şey vardır. Altınbaş Üniversite Hastanesi Medical Park Bahçelievler Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Fatih Atmaca, “Genç yaşta gözlerinizi ne kadar iyi korursanız, ileride o kadar rahat edersiniz” diyerek uyarıyor! İşte göz sağlığınız için basit ipuçları…

Kapsamlı bir göz muayenesi yaptırın: Görüşünüzün iyi veya gözlerinizin sağlıklı olduğunu düşünebilirsiniz ancak kapsamlı bir göz muayenesi için doktorunuzu ziyaret etmeniz; gerçekten emin olmak için tek yoldur. Ortak görüş sorunları söz konusu olduğunda, bazı insanlar gözlük veya kontakt lenslerle daha iyi görebildiklerini fark etmez. Ayrıca glokom, diyabetik göz hastalığı ve yaşa bağlı makula dejenerasyonu gibi birçok yaygın göz hastalığının genellikle erken belirtileri yoktur. Kapsamlı bir göz muayenesi, bu hastalıkları erken evrelerinde tespit etmenin tek yoludur. Doktorunuz muayenede gözlerin arkasında herhangi bir hasar veya hastalık belirtisi olup olmadığını inceler. Göz doktorunuz, gözlerinizin sağlıklı olup olmadığını belirleyen tek kişidir.

Ailenizin göz sağlığı geçmişini bilin: Aile üyelerinizin göz sağlığı geçmişi hakkında konuşun. Birisine hastalık teşhisi konulup konulmadığını bilmek önemlidir çünkü bu hastalıkların birçoğu kalıtsaldır. Bu, bir göz hastalığı için daha yüksek risk altında olup olmadığınızı belirlemenize yardımcı olacaktır.

Doğru Beslenin

“Havucun göz sağlığı için faydalı olduğunu artık hepimiz biliyoruz” diyen Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Fatih Atmaca, “Yapılan araştırmalar göstermiştir ki; taze sebze ve meyveler, lahana, ıspanak gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler de göz sağlığına yararlıdır. Ayrıca somon, ton balığı gibi omega 3’ten zengin balıkları tüketmek de gözleri sağlıklı tutmak için önemlidir” dedi.

İdeal Kilonuzu Koruyun

Aşırı kilolu veya obez olmak, diyabetik göz hastalığı ve glokom gibi görme kaybına yol açabilecek durumların gelişme riskini artırır. İdeal kilonuzla ilgili sorun yaşıyorsanız, doktorunuzla konuşun.

Sigarayı Bırakın veya Asla Başlamayın

Sigara içmek, vücudunuz için olduğu kadar gözleriniz için de zararlıdır. Yapılan araştırmalar sigara kullanımının; yaşa bağlı makula dejenerasyonu, katarakt ve optik sinir hasarı geliştirme riskini artırdığını göstermiştir. Ayrıca bunların hepsi zamanla körlüğe yol açabilir.

Güneş Gözlüğünüzü Yanınızdan Ayırmayın

Altınbaş Üniversite Hastanesi Medical Park Bahçelievler Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Fatih Atmaca, “Güneş gözlükleri harika bir moda aksesuarıdır ancak en önemli görevi, gözlerinizi güneşin ultraviyole ışınlarından korumaktır. Güneş gözlüğü satın alırken hem UVA, hem de UVB radyasyonunun yüzde 99-100’ünü engelleyenleri tercih edin. Güneş gözlüğünüzü yaz-kış yanınızdan asla ayırmayın” diyor.

20-20-20 Kuralına Uyun

Bilgisayarda çok fazla zaman geçirirseniz veya herhangi bir şeye odaklanırsanız, bazen göz kırpmayı unutursunuz ve gözleriniz yorgun düşebilir. 20 dakikada bir, 20 saniye süresince, 20 metre ve ötesine bakarak gözleriniz dinlendirip göz kuruluğunun önüne geçebilirsiniz. Bu, göz yorgunluğunu da azaltmaya yardımcı olabilir.

Ellerinizi ve Kontakt Lenslerinizi Temizleyin

Enfeksiyon riskinden kaçınmak için, kontakt lenslerinizi yerleştirmeden veya çıkarmadan önce ellerinizi daima iyice yıkayın. Kontakt lensleri gerektiği gibi dezenfekte ettiğinizden emin olun ve uygun şekilde değiştirin.

Koruyucu Gözlük Kullanın

Sporda, evinizin bahçesinde veya gerekiyorsa iş yerinizde; koruyucu gözlük kullanın. Özel olarak tasarlanmış güvenlik gözlükleri, göz koruyucuları içerir. Çoğu koruyucu gözlük camı, diğer plastiklerden 10 kat daha güçlü olan polikarbonattan yapılmıştır.

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Göz Sağlığı

Alzheimer Hastalığı Gözden Teşhis Edilebiliyor

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Alzheimer Hastalığı Gözden Teşhis Edilebiliyor

Birçok hastalığın erken teşhisinde önemli bir yol gösterici olan gözlerimizden beynimiz ile ilgili de önemli bilgilere ulaşmak mümkün. Yaşlılık döneminde oluşma riski yüksek Alzheimer hastalığı gözden teşhis edilebiliyor. Sinir hücrelerinin hasar görmesi sonucu meydana gelen Alzheimer’ın göz muayenelerinde teşhis edilebileceğini belirten Dünyagöz Etiler’den Op. Dr. Fevzi Akkan “Yaşlılık döneminde meydana gelebilecek göz rahatsızlıklarının erken teşhisinde kullanılan Optik Koherens Tomografi (OCT) cihazı ile Alzheimer hastalığına erken tanı koymak mümkün” diyor.

İlerleyen yaşlarda hafıza kaybı, hareket kısıtlılığı ve davranış bozuklukları gibi sonuçlar doğuran Alzheimer hastalığı yaşam kalitesini de doğrudan etkileyebiliyor. Sinir hücrelerinin zamanla hasara uğraması sonucu meydana gelen Alzheimer’ı gözden teşhis etmek ise mümkün. Gözün arka kısmını kaplayan sinir tabakası olan retinada gözlenen sinir hücresi kaybının Alzheimer hastalığında görülen beyin hücresi kaybının habercisi olduğunu belirten Op. Dr. Fevzi Akkan “Alzheimer, beyinde oluşan ve teşhisi oldukça zor olan bir rahatsızlık. Ancak son yıllarda oftalmoloji alanında yaşanan gelişmeler Alzheimer hastalığının erken teşhisini mümkün kılıyor. Yapılan araştırmalar beynin uzantısı olan retinada gözlenen sinir hücresi kaybının Alzheimer hastalarında görülen beyin hücresi kaybından kaynaklı olduğu tespit edilmiştir. Retinadaki katmanları incelediğimiz Optik Koherens Tomografi (OCT) cihazı sayesinde bu bölgedeki hasar kolayca saptanabiliyor. Bu sayede Alzheimer hastalığında en önemli nokta olan hastalığın hafızayı etkilemeden önce teşhisi konulabiliyor” diyor.

Teknolojik Gelişmeler Umut Verici

Teknolojik gelişmelerin hastalıkların erken teşhisinde önemli bir rol oynadığını dile getiren Op. Dr. Akkan “Gözün arka kısmını kaplayan retina sinir lifi tabakası kalınlıklarında meydana gelebilecek değişimler mutlaka bir rahatsızlığın habercisi oluyor. Bu nedenle merkezi sinir sistemini etkileyen her gelişmeyi retina üzerinde görebiliyoruz. Alzheimer’a yol açan beta amiloid plaklarının retina tomografisiyle saptanması sayesinde hastalığın hafızayı etkilemeden önce teşhisi konulabiliyor. Son zamanlarda retinada ve sarı noktada tespit edilen bazı değişiklikler, Alzheimer ve benzeri nörodejeneretif hastalıklar açısından bir ön tanı olarak kabul edilmeye başlanmıştır. Alzheimer hastalarında optik koherens tomografi (OCT) ile belirlenen retina kalınlığındaki değişikliklerin hastalığın tanısını destekleyebileceği düşünülmektedir. Bu amaçla yapılan bir çalışmada Alzheimer hastalarında, hafif bilişsel bozukluğa sahip hastalarda ve sağlıklı insanlarda retina kalınlığı karşılaştırılmıştır. Alzheimer hastalarında ve hafif bilişsel bozukluğa sahip olgularda retina kalınlığı sağlıklı insanlara göre anlamlı olarak ince bulunmuştur. Aynı zamanda Alzheimer hastalarında sarı nokta kalınlığının sağlıklı bireylerden daha ince olduğu gösterilmiştir. Sonuç olarak Alzheimer hastalarında ve bilişsel bozukluğa sahip insanlarda retina ve sarı nokta kalınlığında incelme olduğunu gösterilmiştir. Elde edilen bu sonuçlar, tespit edilen bu retinal değişikliklerin Alzheimer benzeri hastalıkların ön bulguları olabileceğini göstermektedir” diyerek sözlerini tamamlıyor.

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar

web tasarım beyaz eşya servisi endüstriyel mutfak