Bizimle iletişime geçin

Göz Sağlığı

Göz Sağlığınız İçin Güneşe Şapkasız Çıkmayın

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Göz Sağlığınız İçin Güneşe Şapkasız Çıkmayın

Yazın yapılan bazı alışkanlıklar genel sağlığı tehdit ettiği gibi göz sağlığını da tehdit edebilir. Üstelik bu küçük ihmaller gözlerdeki sorunu büyütebilir, hatta kalıcı görme kaybına bile neden olabilir. Bu sebeple göz sağlığınız için güneşe şapkasız çıkmayın, güneş gözlüğü kullanın.

Acıbadem Kadıköy Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehdi Süha Öğüt yaz aylarında zararlı güneş ışınları, klorlu ve hijyen olmayan havuz veya denizler ile kumsaldaki kumlardan gözlerin de etkilendiğine dikkat çekerek, “Yaz aylarında konjonktivit, toplumdaki bilinen adıyla göz enfeksiyonları, güneş, havuz ve denizden kaynaklanan hastalıklarda ilk sırayı alıyor. Bunun yanı sıra göz kuruluğu da bu mevsimde sıkça görülen diğer göz sorunlarından. Çok daha önemlisi güneşin zararlı ışınları uzun vadede de katarakt, sarı nokta hastalığı ile göz kapaklarında cilt kanseri gibi çok daha ağır tablolar oluşturabiliyor” diyor. Peki hangi hatalı alışkanlıklarımız göz sağlığımızı tehdit ediyor? Acıbadem Kadıköy Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehdi Süha Öğüt tatilde göz sağlığını korumanız için vazgeçmeniz gereken alışkanlıkları anlattı, önemli önerilerde bulundu.

Güneşe Şapkasız Çıkmak

Güneşin zararlı ultraviyole ışınları gözlerde batma ve yanmanın yanı sıra katarakt oluşumuna ve sarı nokta hastalığına yol açabiliyor. Bu nedenle güneş ışınlarının en etkili olduğu 10.00-16.00 saatleri arasında mümkünse dışarıya çıkmayın. Eğer güneşe çıkacaksanız geniş sperlikli şapka ve güneş gözlüğü kullanmayı ihmal etmeyin.

UV Blokajlı Güneş Gözlüğü Kullanmamak

Güneş gözlüklerinde dikkat etmeniz gereken en önemli nokta, gözlük camlarının ultraviyole ışınlarını bloke edebilir özellikte olmaları. Unutmayın ki güzel görünümlü, ancak ultraviyole koruyuculuğu olmayan güneş gözlükleri zararlı olan ultraviyole ışıklarının göze daha fazla girmesine neden olacaktır. Bunun yanı sıra ultraviyole ışınları çevreden de yansıdığı için yanları kapalı ve yüzü saran güneş gözlüklerini kullanmanızda fayda var. Gözlüğün yüzünüze tam oturduğundan da emin olun. Günlük yaşantınızda numaralı gözlük kullanıyorsanız yaz aylarında numaralı güneş gözlüklerini tercih etmelisiniz.

Kontakt Lenslerle Havuza Girmek

Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehdi Süha Öğüt kontakt lenslerin dikkatsiz kullanımının da yazın göz enfeksiyonlarına neden olabileceği uyarısında bulunarak şu bilgileri veriyor: “Kontakt lensle havuza veya denize girmek, enfeksiyona yol açan etkenlerin lense yapışmasına ve göze bulaşmasına yol açabiliyor. Bu nedenle mümkünse kontakt lensle denize ve havuza girmeyin. Deniz ve havuzda numaralı yüzme gözlükleri kullanabilirsiniz. Yüzme gözlüğü aynı zamanda havuzların hijyeni için kullanılan kimyasal maddeler nedeniyle gelişebilen alerjiye karşı da etkili olacaktır. Kontakt lens kullanmanız gerekiyorsa günlük lensler tercih etmeli ve üzerine yüzme gözlükleri takmalısınız. Bu lensler havuza ve denize girilse de hemen atıldığı için enfeksiyon riski azalıyor.”

Gözde Makyaj Varken Güneşlenmek

Gözdeki makyaj malzemeleri ve güneşten korunmak için kullanılan kremlerin göz çevresine yaklaştırılmaları bu maddelerin güneş altında eriyerek göze temas etmesine sebep oluyor. Bu durum da gözlerde kızarıklık, batma, kaşıntı, sulanma gibi yakınmalara yol açıyor.

Klimayı Hatalı Kullanmak

Klima gözyaşının normalden daha fazla buharlaşmasına, bunun sonucunda da gözlerde kuruluk, yanma, batma, kaşıntı ve bulanık görme gibi sorunlara yol açabiliyor. Prof. Dr. Mehdi Süha Öğüt bu sorunla karşılaşmamak için klimalı ortamda havayı nemlendiren cihazlardan yararlanmak gerektiğini belirterek, “Eğer yakınmalarınız devam ediyorsa bir göz hekimine danışmak ve gerekirse suni gözyaşı damlaları kullanmak yararlı olacaktır” diyor.

Gözleri Ovuşturmak

Kumsalda, oyun parkı ve kum havuzlarında yetişkinler ile çocukların gözlerine kum kaçması sıklıkla karşılaşılan bir tablo. Bu durumda gözler kesinlikle ovuşturulmamalı ve bol suyla yıkanmalı. Eğer gözde kızarıklık, sulanma, batma ve çapaklanma oluyorsa bir göz hekimine muayene olmak gerekiyor.

Göz sağlığıyla ilgili farklı bir yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et
Yorum bırakmak için tıklayın

Yanıt bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Sağlığı

Göz Sağlığınız için Basit İpuçları

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Göz Sağlığınız için Basit İpuçları

Gözler, sağlığın önemli bir parçasıdır, onları sağlıklı tutmak için yapabileceğiniz birçok şey vardır. Altınbaş Üniversite Hastanesi Medical Park Bahçelievler Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Fatih Atmaca, “Genç yaşta gözlerinizi ne kadar iyi korursanız, ileride o kadar rahat edersiniz” diyerek uyarıyor! İşte göz sağlığınız için basit ipuçları…

Kapsamlı bir göz muayenesi yaptırın: Görüşünüzün iyi veya gözlerinizin sağlıklı olduğunu düşünebilirsiniz ancak kapsamlı bir göz muayenesi için doktorunuzu ziyaret etmeniz; gerçekten emin olmak için tek yoldur. Ortak görüş sorunları söz konusu olduğunda, bazı insanlar gözlük veya kontakt lenslerle daha iyi görebildiklerini fark etmez. Ayrıca glokom, diyabetik göz hastalığı ve yaşa bağlı makula dejenerasyonu gibi birçok yaygın göz hastalığının genellikle erken belirtileri yoktur. Kapsamlı bir göz muayenesi, bu hastalıkları erken evrelerinde tespit etmenin tek yoludur. Doktorunuz muayenede gözlerin arkasında herhangi bir hasar veya hastalık belirtisi olup olmadığını inceler. Göz doktorunuz, gözlerinizin sağlıklı olup olmadığını belirleyen tek kişidir.

Ailenizin göz sağlığı geçmişini bilin: Aile üyelerinizin göz sağlığı geçmişi hakkında konuşun. Birisine hastalık teşhisi konulup konulmadığını bilmek önemlidir çünkü bu hastalıkların birçoğu kalıtsaldır. Bu, bir göz hastalığı için daha yüksek risk altında olup olmadığınızı belirlemenize yardımcı olacaktır.

Doğru Beslenin

“Havucun göz sağlığı için faydalı olduğunu artık hepimiz biliyoruz” diyen Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Fatih Atmaca, “Yapılan araştırmalar göstermiştir ki; taze sebze ve meyveler, lahana, ıspanak gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler de göz sağlığına yararlıdır. Ayrıca somon, ton balığı gibi omega 3’ten zengin balıkları tüketmek de gözleri sağlıklı tutmak için önemlidir” dedi.

İdeal Kilonuzu Koruyun

Aşırı kilolu veya obez olmak, diyabetik göz hastalığı ve glokom gibi görme kaybına yol açabilecek durumların gelişme riskini artırır. İdeal kilonuzla ilgili sorun yaşıyorsanız, doktorunuzla konuşun.

Sigarayı Bırakın veya Asla Başlamayın

Sigara içmek, vücudunuz için olduğu kadar gözleriniz için de zararlıdır. Yapılan araştırmalar sigara kullanımının; yaşa bağlı makula dejenerasyonu, katarakt ve optik sinir hasarı geliştirme riskini artırdığını göstermiştir. Ayrıca bunların hepsi zamanla körlüğe yol açabilir.

Güneş Gözlüğünüzü Yanınızdan Ayırmayın

Altınbaş Üniversite Hastanesi Medical Park Bahçelievler Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Fatih Atmaca, “Güneş gözlükleri harika bir moda aksesuarıdır ancak en önemli görevi, gözlerinizi güneşin ultraviyole ışınlarından korumaktır. Güneş gözlüğü satın alırken hem UVA, hem de UVB radyasyonunun yüzde 99-100’ünü engelleyenleri tercih edin. Güneş gözlüğünüzü yaz-kış yanınızdan asla ayırmayın” diyor.

20-20-20 Kuralına Uyun

Bilgisayarda çok fazla zaman geçirirseniz veya herhangi bir şeye odaklanırsanız, bazen göz kırpmayı unutursunuz ve gözleriniz yorgun düşebilir. 20 dakikada bir, 20 saniye süresince, 20 metre ve ötesine bakarak gözleriniz dinlendirip göz kuruluğunun önüne geçebilirsiniz. Bu, göz yorgunluğunu da azaltmaya yardımcı olabilir.

Ellerinizi ve Kontakt Lenslerinizi Temizleyin

Enfeksiyon riskinden kaçınmak için, kontakt lenslerinizi yerleştirmeden veya çıkarmadan önce ellerinizi daima iyice yıkayın. Kontakt lensleri gerektiği gibi dezenfekte ettiğinizden emin olun ve uygun şekilde değiştirin.

Koruyucu Gözlük Kullanın

Sporda, evinizin bahçesinde veya gerekiyorsa iş yerinizde; koruyucu gözlük kullanın. Özel olarak tasarlanmış güvenlik gözlükleri, göz koruyucuları içerir. Çoğu koruyucu gözlük camı, diğer plastiklerden 10 kat daha güçlü olan polikarbonattan yapılmıştır.

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Göz Sağlığı

Alzheimer Hastalığı Gözden Teşhis Edilebiliyor

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Alzheimer Hastalığı Gözden Teşhis Edilebiliyor

Birçok hastalığın erken teşhisinde önemli bir yol gösterici olan gözlerimizden beynimiz ile ilgili de önemli bilgilere ulaşmak mümkün. Yaşlılık döneminde oluşma riski yüksek Alzheimer hastalığı gözden teşhis edilebiliyor. Sinir hücrelerinin hasar görmesi sonucu meydana gelen Alzheimer’ın göz muayenelerinde teşhis edilebileceğini belirten Dünyagöz Etiler’den Op. Dr. Fevzi Akkan “Yaşlılık döneminde meydana gelebilecek göz rahatsızlıklarının erken teşhisinde kullanılan Optik Koherens Tomografi (OCT) cihazı ile Alzheimer hastalığına erken tanı koymak mümkün” diyor.

İlerleyen yaşlarda hafıza kaybı, hareket kısıtlılığı ve davranış bozuklukları gibi sonuçlar doğuran Alzheimer hastalığı yaşam kalitesini de doğrudan etkileyebiliyor. Sinir hücrelerinin zamanla hasara uğraması sonucu meydana gelen Alzheimer’ı gözden teşhis etmek ise mümkün. Gözün arka kısmını kaplayan sinir tabakası olan retinada gözlenen sinir hücresi kaybının Alzheimer hastalığında görülen beyin hücresi kaybının habercisi olduğunu belirten Op. Dr. Fevzi Akkan “Alzheimer, beyinde oluşan ve teşhisi oldukça zor olan bir rahatsızlık. Ancak son yıllarda oftalmoloji alanında yaşanan gelişmeler Alzheimer hastalığının erken teşhisini mümkün kılıyor. Yapılan araştırmalar beynin uzantısı olan retinada gözlenen sinir hücresi kaybının Alzheimer hastalarında görülen beyin hücresi kaybından kaynaklı olduğu tespit edilmiştir. Retinadaki katmanları incelediğimiz Optik Koherens Tomografi (OCT) cihazı sayesinde bu bölgedeki hasar kolayca saptanabiliyor. Bu sayede Alzheimer hastalığında en önemli nokta olan hastalığın hafızayı etkilemeden önce teşhisi konulabiliyor” diyor.

Teknolojik Gelişmeler Umut Verici

Teknolojik gelişmelerin hastalıkların erken teşhisinde önemli bir rol oynadığını dile getiren Op. Dr. Akkan “Gözün arka kısmını kaplayan retina sinir lifi tabakası kalınlıklarında meydana gelebilecek değişimler mutlaka bir rahatsızlığın habercisi oluyor. Bu nedenle merkezi sinir sistemini etkileyen her gelişmeyi retina üzerinde görebiliyoruz. Alzheimer’a yol açan beta amiloid plaklarının retina tomografisiyle saptanması sayesinde hastalığın hafızayı etkilemeden önce teşhisi konulabiliyor. Son zamanlarda retinada ve sarı noktada tespit edilen bazı değişiklikler, Alzheimer ve benzeri nörodejeneretif hastalıklar açısından bir ön tanı olarak kabul edilmeye başlanmıştır. Alzheimer hastalarında optik koherens tomografi (OCT) ile belirlenen retina kalınlığındaki değişikliklerin hastalığın tanısını destekleyebileceği düşünülmektedir. Bu amaçla yapılan bir çalışmada Alzheimer hastalarında, hafif bilişsel bozukluğa sahip hastalarda ve sağlıklı insanlarda retina kalınlığı karşılaştırılmıştır. Alzheimer hastalarında ve hafif bilişsel bozukluğa sahip olgularda retina kalınlığı sağlıklı insanlara göre anlamlı olarak ince bulunmuştur. Aynı zamanda Alzheimer hastalarında sarı nokta kalınlığının sağlıklı bireylerden daha ince olduğu gösterilmiştir. Sonuç olarak Alzheimer hastalarında ve bilişsel bozukluğa sahip insanlarda retina ve sarı nokta kalınlığında incelme olduğunu gösterilmiştir. Elde edilen bu sonuçlar, tespit edilen bu retinal değişikliklerin Alzheimer benzeri hastalıkların ön bulguları olabileceğini göstermektedir” diyerek sözlerini tamamlıyor.

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Göz Sağlığı

Doğru Beslenmenin Göz Sağlığına Etkisi

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Doğru Beslenmenin Göz Sağlığına Etkisi

Türkiye ve Dünya’da son yıllarda çok daha yüksek oranlarda gözlemlenen diyabet, gözlerde tahmin edilenden çok daha büyük hasarlara yol açabiliyor. 14 Kasım Diyabet Günü kapsamında düzenlenen seminerler ile bu konudaki bilincin artması için çalışmalar yaptıklarını belirten Dünyagöz Etiler’den Op. Dr. Fevzi Akkan, “Diyabet, kanda bulunan glikoz ve şeker oranlarının artmasıyla ortaya çıkan ve aldığımız besinlerin direkt etki ettiği ciddi bir metabolik rahatsızlıktır. Retina damarlarının tıkanması sebebiyle göz rahatsızlıklarının oluşmasına yol açan bu hastalığa sahip kişilerin, düzenli göz muayenelerini aksatmadan gerçekleştirmeleri, görme yetisinin korunması açısından çok büyük önem taşıyor” diyor.

Diyabetik Retinopati Görme Kayıplarına Yol Açabiliyor

14 Kasım Diyabet Günü sebebiyle açıklamalarda bulunan Op. Dr. Fevzi Akkan, diyabet rahatsızlığının gözlerde oluşturabileceği olumsuz etkiler ve rahatsızlıklar hakkında uyarılarda bulundu. Diyabet sebebiyle gözlerde oluşabilecek en önemli rahatsızlığın diyabetik retinopati hastalığı olduğunu belirten Op. Dr. Fevzi Akkan, “Gözlerde diyabet sebebiyle oluşan hastalıklar arasında en sık görüleni olan diyabetik retinopati, görme oranında yaratabileceği kayıplar sebebiyle dikkat edilmesi gereken bir rahatsızlık. Şeker hastalığı retinadaki kılcal damarların yapısını bozmakta, hücre kaybına yol açarak damar geçirgenliğinin bozulmasına, sarı nokta bölgesinde sıvı ve yağlı maddelerin birikmesine ve beraberinde kılcal damarların tıkanarak beslenmeyen alanların ortaya çıkmasına neden olur. Retinada kendiliğinden kanayabilen yeni damarlar oluşur. Retinanın önünde ve içinde oluşan kanamalar gözün arka boşluğuna sızabilir. Retinada damarlı zarlar oluşur ve sonuçta ciddi görme kayıpları, ağrılı göz tansiyonu yükselmelerine neden olur” diyor.

Düzenli Göz Muayeneleri Önemli

Diyabetik retinopatinin etkileri hakkında konuşan Op. Dr. Akkan, “Bu rahatsızlık görme yetisinde kayıplar yaşanmasına sebep olur ve 50 yaş altındaki bireylerde körlüğe yol açan bir numaralı sebep olarak öne çıkıyor. Tip 1 diyabet hastalarının, özellikle hastalığın teşhisinden itibaren hemen göz muayenelerine gitmeleri ve göz diplerini kontrol ettirmeleri gerekli. Diyabetik retinopati teşhisi konulan hastalarda ise, 3-4 aylık süreçlerde düzenli muayenelerini gerçekleştirmeleri, görme yetisinin kaybedilmemesi açısında olmazsa olmazlardan bir tanesi” şeklinde konuşuyor

Doğru Beslenmenin Etkisi Büyük

Diyabet sebebiyle gözlemlenen diyabetik retinopatinin teşhis ve tedavi süreciyle ilgili bilgiler paylaşan Op. Dr. Fevzi Akkan, “Retinopati gözlemlendiğinde ise, kontrol süresi 3-4 aya indirilir. Diyabet kontrolü ile etkileri yavaşlatmaya yardımcı olacaktır. Erken teşhis konulan hastalarda ise göz içi enjeksiyon ya da gerekli görüldüğü taktirde argon lazer tedavisi ile gözün ömrünü uzatmak mümkün. Kronik bir hastalık olan diyabetten kurtulmak mümkün değilken, diyabetik retinopatide de tedavilerin temel amacı hastalığın hızını yavaşlatmaktır” diyerek sözlerini tamamlıyor.

Diyabete Karşı 9 Önlem

  • Şekerli yiyeceklerden uzak durun.
  • Kola benzeri gazlı içecekleri hayatınızdan çıkarın.
  • Çay ve kahve gibi içeceklere şeker yerine tatlandırıcı katın.
  • Her gün bir çay kaşığı tarçın yiyin.
  • Alkolü olabildiğince az tüketin.
  • Margarin ile pişirilen yemekleri tüketmeyin.
  • Daha fazla sebze ve salata tüketin.
  • Tansiyonunuzun 140/90 seviyesinin altında kaldığından emin olun.
  • Sigara içmeyin.

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar