Sosyal Medya

Göz Sağlığı

Göz Sağlığını Bozan Hatalar

Basın Bülteni

Yayınlanma:

,
göz sağlığını bozan hatalar

Gözlerimiz kuşkusuz en önemli organlarımızdan biri. Günlük yaşantımızın vazgeçilmezleri haline gelen bilgisayar, akıllı telefonlar, tabletler, hatta sosyal medya bile göz sağlığımız için birer tehdit. Uzun süre telefon, bilgisayar, tablet gibi cihazların ekranlarına bakmak göz sağlığının bozulmasına neden olabiliyor. Bu yazımızdaki konumuz, göz sağlığını bozan hatalar …

Acıbadem Bakırköy Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Evren Baca “Ofis ortamı, akıllı binalar, klimalı ortamlar yani yüksek teknoloji hayatımızı kolaylaştırırken göz sağlığımıza ise önemli zararlar verebiliyor. Gün sonunda kızaran gözler ve yorgun bakışlar, bilgisayar başında geçirilen zamanın uzamasıyla ve ekrana bakarken farkında olmadan yapılan yanlışlar nedeniyle daha sık karşımıza çıkıyor. Hastalarımızdan gözlerde yanma, batma, acıma, kızarıklık, bulanık görme ve göz kuruluğu şikayetlerini sıkça duyar olduk. Oysa körlüğe kadar gidebilecek ciddi sorunların önüne geçmek için hatalı davranışları düzeltmek, tüm önlemlere rağmen şikayetler sürüyorsa hemen bir uzmana görünmek gerekir” diyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Evren Baca ekrana bakarken kaçınmamız gereken 6 hatayı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Ekran ışığını doğru ayarlamamak

Gerek gündüz gerekse gece bilgisayar, cep telefonu ve tabletlerde ekran ışığını doğru ayarlamaya dikkat edin. Çünkü pek çok kişi için önemsiz gibi görünen bu ayrıntı, göz sağlığınızı olumsuz etkiliyor. Ekran ışığının çok parlak olmaması veya okumayı güçleştirecek kadar kısık olmaması gerekiyor. Ekran çözünürlüğü düştükçe de göz yorgunluğu artıyor.

Göz kırpmayı unutmak

Ekrana bakarken göz kırpma sayımızın yüzde 75 oranında azaldığını biliyor muydunuz? Gözlerimizi bilgisayar ekranına kilitlediğimizde kısa vadede göz kuruluğu, gözlerde yanma, batma, kızarıklık ve bulanık görme olarak karşımıza çıkan sorunlar, önlem alınmadığı ve bu hatadan dönülmediği taktirde uzun vadede çok daha ciddi göz sorunlarına neden olabiliyor. Gözün açık kalma süresi uzadıkça zarar da artıyor. Bu nedenle ekran başında çalışırken veya ekrana bakarken gözlerinizin dinlenmesi için göz kırpma sayınızı mutlaka artırın ve 20 dakikada bir 20 saniye gözünüzü ekrandan uzaklaştırın.

Kışın su içmeyi ihmal etmek

Vücudumuzun yaklaşık yüzde 60’ı sudan oluşuyor. Su oranı azaldıkça gözyaşı üretiminde de azalma meydana geliyor. Ancak hele de kış aylarında susama ihtiyacının azalmasıyla, pek çoğumuz yeterince su içmiyoruz. Günde iki litre su içmek böbreklerimizden kalbimize dek sağlık açısından büyük önem taşıdığı gibi, gözlerimizi de doğrudan etkiliyor. Az su tüketilmesinin yanı sıra sıvı ihtiyacının çay ve kahve ile giderilmesi de göz kuruluğuna yol açıyor. Su içmek için susamayı beklemeyin, aşırı çay ve kahve tüketiminden kaçının.

Isı ve neme dikkat etmemek

Çalışma ortamındaki nem oranı göz sağlığı için çok önemli. Klima ve kalorifer ortamın havasının nem oranını düşürdüğü için başta göz kuruluğu olmak üzere sorunları artırıyor. Rezidans tipi binalarda bu problem daha fazla yaşanıyor. Bu durumda klima sisteminin nem düzenleyici tipte olmasına veya ortamın ayrıca nemini artırmaya dikkat edin. İdeal ofis ortamında nem oranının yüzde 55 civarında olması gerekiyor.

Seviyeye dikkat etmemek

Ofiste saatlerce bilgisayar başında çalışan pek çok kişi, bilgisayarının doğru bir seviyede olup olmadığını bilmiyor. Hatta böyle bir yükseklik ayarı yapılması gerektiği bile bilinmediğinden, göz şikayetleri ister istemez artıyor. Oysa bilgisayar kullanımında, bilgisayar ekranının göz hizasının altında olmasına, ayrıca ekranın 50 cm mesafede bulunmasına dikkat etmek gerekiyor. Yukarı seviyede duran ekran, göz kapak aralığının daha geniş olmasına ve buharlaşma yüzeyinin artmasına neden olurken, bu da kişinin yaşam kalitesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen göz kuruluğu başta olmak üzere birçok soruna yol açabiliyor.

Gözlerimize iyi bakmamak!

Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Evren Baca “Göz muayenesinin düzenli yaptırılması çok önemli. Oysa göz ile ilgili şikayetler çoğunlukla günlük hayatın yoğunluğuna bağlanıyor, hekime görünmek ihmal edilebiliyor.  Gözünüzle ilgili şikayetiniz olmasa bile yılda bir kez mutlaka göz kontrolü yaptırmayı ihmal etmeyin. Göz kuruluğunuz olduğunda suni gözyaşı ile gözün nemi takviye edilebilir. Ancak göz kuruluğu tipine göre ihtiyaç duyulan gözyaşı damlasının içeriği değişkenlik gösterdiğinden, öncelikle göz hekiminize danışarak suni gözyaşı damlası temin etmekte fayda var. İçinde koruyucu madde olmayan formları tercih etmek gerekiyor” diyor.

Göz sağlığı ile ilgili değerli bilgilerin bulunduğu yazımız için buraya tıklayabilirsiniz. Göz sağlığı hakkında doğru bilinen yanlışlar hakkında yazdığımız yazımız için ise buraya tıklayabilirsiniz.

Devamını Oku
Yorum Yaz

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel

Göz Sağlığı İçin Faydalı Besinler

Basın Bülteni

Yayınlanma:

,

Göz Sağlığı İçin Faydalı Besinler

Sağlıklı bir yaşamın olmazsa olmazı düzenli beslenme, göz sağlığını da doğrudan etkiliyor. Sağlıklı beslenmenin bağışıklığı etkilediği kadar göz sağlığını da ilgilendirdiğini ileten Dünyagöz Etiler’den Op. Dr. Elvan Yalçın, göz sağlığı için faydalı besinler neler bahsetti.

Op. Dr. Elvan Yalçın, “Sağlıklı bir vücudun yolu düzenli ve dengeli beslenmeden geçiyor. Yoğun tempoda göz ardı edilen yemek yeme alışkanlıklarımız ise özellikle göz sağlığına doğrudan etki ederek, tehdit oluşturabiliyor. Göz sağlığı için A, C, E vitaminleri ve beta karoten ile zenginleştirilmiş besinler tüketmek iyi ve kaliteli görüş kapılarını aralıyor” diyor.

Çevresel faktörler ve yoğun iş hayatı içerisinde aksatılan düzenli ve dengeli beslenme göz sağlığı için de tehdit oluşturuyor. Sadece beden sağlığı için değil, göz sağlığımız için de yediklerimize dikkat etmemiz gerekiyor. Birtakım besinlerin görme kalitesini artıracağını belirten Op. Dr. Elvan Yalçın “Sağlıklı bir vücudun en önemli ihtiyacı doğru beslenmeden geçiyor. Özellikle göz sağlığı için beta karoten ve A vitamini içeren besinler tüketmek retina ve gözün diğer bölümlerinin düzgün çalışmasına yardımcı oluyor. Uzun süreli göz sağlığını korumak için ise A, C ve E vitaminleri ile zenginleştirilmiş renkli diyetler yapmak gerekiyor” diyor.

Tek Başına Havuç Yeterli Değil

Göz sağlığı deyince akla ilk gelen besinin havuç olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını belirten Op. Dr. Elvan Yalçın “Besinlerde bulunan A vitamini ve beta karoten doğrudan göz sağlığına fayda sağlıyor. A vitamini deposu havucun yararlarının yanı sıra Omega 3 ve 6 yağ asitleri ile çinko ve magnezyum gibi mineral zengini besinlerin tüketimi de ilerleyen yaşlarda görme kayıplarını önemli oranda engelliyor” ifadelerini kullanıyor.

Ispanak, En Faydalı Besinlerin Başında Geliyor

Gözde oluşabilecek hasarı en aza indiren ve katarakt gibi rahatsızları önlemede yardımcı olan 6 faydalı besini paylaşan Op. Dr. Yalçın, “Özellikle kırmızı biber ve ıspanakta bulunan A vitamini gözün gece görüşünü ve direnicini artırırken, yaban mersini ve tatlı patatesin sahip olduğu C vitamini ise gözde katarakt ve makula dejenerasyonu riskini en aza indiriyor. Omega-3’ler bakımından zengin somon balığı retinanın fonksiyonunu koruyan hücre zarlarına yapısal destek sağlıyor. Tamamlayıcı besinler arasında en zengin içeriğe sahip chia tohumları ise içinde barındırdığı beta karoten, E ve C vitaminleri makula dejenerasyonunu önlemeye yardımcı oluyor” diyerek sözlerini tamamlıyor.

Göz sağlığıyla ilgili farklı bir yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Devamını Oku...

Göz Sağlığı

Çocukların Gözlerini Tehdit Eden Etkenler

Basın Bülteni

Yayınlanma:

,

Çocukların Gözlerini Tehdit Eden Etkenler

Günümüzde dijital teknoloji kullanımı, çocukların yaşam alanlarının olmazsa olmaz parçası haline geldi. Bu kullanım önümüzdeki yıllarda daha da artacağa benziyor. Eğer bilinçli kullanırsa çocukların gelişimine büyük katkı sağlayabilir. Yalnız dikkat edilmeyip, aşırı bir kullanım söz konusu olursa gözlerde ciddi sorunlar oluşmasına yol açar. Dünyagöz Etiler’den Op. Dr. Elvan Yalçın, dijital cihazların kullanımı konusunda ipuçlarının yanı sıra, çocukların gözlerini tehdit eden etkenler ve çocukların özellikle yaz aylarında dışarıda vakit geçirmesinin faydaları hakkında önemli bilgiler paylaşıyor.

Aşırı Kullanım Problemleri Tetikliyor

Yeni jenerasyonun, ebeveynlerinden farklı olarak doğdukları andan itibaren tüm yaşamları boyunca teknolojiyle iç içe olduklarını belirten Op. Dr. Elvan Yalçın, “Özellikle 2000 ve sonrasında doğan kuşak, bütün yaşamları boyunca teknolojiyle ve dijital ekranlarla birlikte büyüdüler. İlerleyen yıllarda teknolojinin yaşamlarımızın daha da içine gireceğini düşünürsek, dijital teknolojilerin aşırı tüketiminin gözlerde oluşturabileceği etkileri göz önünde bulundurmamız gerekiyor. Bu noktada ailelerin ve çocukların, aşırı ekrana bakma sebebiyle oluşabilecek problemler hakkında bilgilendirilmesi ve ailelerin çocuklarını yaz aylarında açık alanlarda zaman geçirmek için teşvik etmeleri çok büyük önem taşıyor. Dijital ekranlarda aşırı zaman geçiren çocuklarda, miyopi, astigmat, alerji, kirpik dibi iltihabı ve göz kuruluğu gibi rahatsızlıkların oluşma riski çok daha yüksek” şeklinde konuşuyor.

Aileler Belirtilere Dikkat Etmeli

Ebeveynlerin, aşırı ekrana bakma sebebiyle oluşabilecek rahatsızlıkların belirtilerini dikkate almaları gerektiğinin altını çizen Op. Dr. Elvan Yalçın, “Ebeveynlerin, çocuklarının gözlerindeki problem ve değişimlere dikkat etmeleri ve doğru zamanda muayeneye yönlendirmeleri, görme yetisinin bozulmaması açısından çok önemli. Gözlerde oluşabilecek yanma, kaşıntı, yorgunluk, odak dağınıklığı, bulanık veya çift görme ve baş ağrıları, dijital ekranlara fazla bakma sebebiyle oluşabilecek rahatsızlıkların teşhisi açısından önemli belirtilerdir. Fiziksel belirtilerin yanı sıra, okulda notların ani düşüşü, hiperaktivite ve motivasyon düşüşü gibi davranışsal bozukluklar da göz problemlerine işaret edebilir. Özellikle görme duyusunun, çocukluk döneminde öğrenilen bilgilerin %80’den fazlasının algılanmasına yardım ettiğini düşünürsek, çocukların düzenli göz muayenelerinin yaptırılmasının ne kadar önemli olduğunu daha iyi anlayabiliriz” diyor.

Çocuğunuzu Dışarı Çıkarın, Riskleri Azaltın

Dijital ekranların, çocukların gözlerinde yaratacağı olumsuz etkilerin alınacak önlemler ile engellenebileceğini söyleyen Op. Dr. Elvan Yalçın, “Ebeveynlerin, çocuklar arasında yaygın olan dijital kaynaklı göz problemlerini önlemek için alabileceği tedbirler mevcut. Çocukların dışarıya çıkarak fiziksel aktivitelerde bulunmak için teşvik edilmesi hem dijital bağımlılığı hem de dijital ekranlar karşısında geçirilecek zamanı azaltarak ciddi faydalar sağlayacaktır. Güneş ışınları, vücutta vitamin D eksikliğini giderirken gözlere de büyük faydalar sağlar. Güneş ışınları, gözlerde dopamin salgılanmasını sağlayarak, gözün şeklini korumasına yardımcı olarak görme bozukluklarının oluşmasını engeller. Ayrıca, okula başlamadan önce her çocuğun detaylı göz muayenelerinin gerçekleştirilmesi gerekiyor. Çocukların, dijital ekranlar başında geçirdiği zamanın da kontrol altına tutulması önemli. Her 20 dakikalık süreçte, 20 saniyelik aralar vererek gözlerini dinlendirmesi konusunda da çocukların teşvik edilmesi gerekiyor. Ayrıca bilgisayar masalarının kendi boylarına göre ayarlanmış olması, odanın ışıklandırması ve ekran ile aralarındaki mesafenin doğru ayarlanması gibi ergonomik etkenler de göz problemlerinin oluşmasını engellemeye yardımcı olacaktır.” diyerek sözlerini tamamlıyor.

Göz sağlığı ile ilgili farklı bir yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

 

 

Devamını Oku...

Genel

Yaz Aylarında Göz Sağlığı

Basın Bülteni

Yayınlanma:

,

Yaz Aylarında Göz Sağlığı

Mevsim değişikliklerinde ortaya çıkan alerjiler, vücudun farklı bölgelerinde görüldüğü gibi gözleri de etkileyebiliyor. Yaz aylarında göz sağlığı konusunda dikkat edilmesi gerekenleri bilmek ,önceden tedbir alınmasını sağlayabilir. Özellikle yazın polen, çimen gibi alerjenlere karşı duyarlı olan kişilerin gözleri en fazla etkilenen organlarından birisidir. Dünyagöz Ataköy’den Yrd. Doç. Dr. Melike Gedar, “Yaz aylarında oluşabilecek alerjilere karşı gözlerimiz, en korunmasız organlarımızdır. Bu dönemlerde, gözlerde oluşabilecek alerjik konjonktivit gibi rahatsızlıklara karşı ek tedbirler almak gerekebilir” diyor.

Kaşınma, Batma, Sulanma Ve Yanma Belirtilerine Dikkat

Havaların iyice ısınmaya başladığı yaz aylarında havada uçuşan polen ve tozlar ile birlikte alerjik reaksiyonların görülme sıklığı da ciddi oranda artış gösteriyor. Yaz alerjilerinin en sık görüldüğü organın gözler olduğunun altını çizen Dünyagöz Ataköy’den Yrd. Doç. Dr. Melike Gedar, “Çevreyle direkt temasları sebebiyle gözler, alerjik reaksiyonların en sık görüldüğü organlarımızdır. Kaşınma, batma, sulanma, yanma, ışığa karşı hassasiyet ve görme bozuklukları gibi belirtiler yaz aylarında hissediliyorsa, bunun sebebinin alerji olma olasılığı oldukça yüksek. Yaz alerjilerinin oluşturduğu diğer olumsuz etkiler arasında burun akıntısı, hapşırma, burun tıkanıklığı ve kaşıntı da bulunuyor. Eğer bu belirtiler kendilerini yaz aylarında daha sıklıkla gösteriyorsa, detaylı bir göz muayenesine giderek gerekli tedbirleri almakta büyük fayda var” şeklinde konuşuyor.

Kontakt Lens Kullanımı Riski Arttırıyor

Güneş ışınlarının da alerji oluşumunda önemli bir etken olduğunun belirten Yrd. Doç. Dr. Gedar, “Gözlerde oluşabilecek pek çok hastalık için en önemli etkenlerden bir tanesi güneş ışınlarıdır. Ultraviyole ışınları sebebiyle oluşabilecek konjonktivit gibi rahatsızlıklardan korunmak için, UV korumalı güneş gözlüğü kullanılmasını tavsiye ediyoruz. Bunun yanı sıra, lens kullanımı da alerjik reaksiyonların oluşma riskini arttıran faktörler arasında yer alıyor. Yaz döneminde uçuşan polen ve tozlara ek olarak, deniz ve havuzlara lensle girmek de gözlerde alerjik reaksiyon oluşumunu tetikleyebilir. Lenslerin üzerine yapışacak polen ve mikroplar, alerjilerden iltihaplanmalara kadar pek çok ciddi problem oluşmasına sebep olabilir. Bu sebepten dolayı, özellikle yaz aylarında lens yerine gözlük kullanılması, bu riskleri en aza indirmek için alınabilecek önlemlerden bir tanesi” ifadelerini kullanıyor.

En Sık Görülen Rahatsızlık: Alerjik Konjonktivit

Havanın ısınmasıyla birlikte görülme oranlarında ciddi artış yaşanan alerjik konjonktivit hastalığının ortaya çıkmasındaki en önemli etkenlerin alerjiler, enfeksiyonlar ve çevresel faktörler olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Gedar, “Alerjik konjonktivit, gözlerde aşırı sulanma, ağrı, kaşıntı, çapaklanma ve sabahları kirpiklerde kabuklanma belirtileri ile kendisini gösterir. İlerleyen dönemlerde gözlerin sıklıkla kaşınması ile birlikte oluşabilecek keratokonus gibi rahatsızlıkların oluşmasının engellenmesi için, bu belirtilerin gözlendiği kişilerin hızlıca detaylı bir göz muayenesinin gerçekleştirilmesi ve tedavilerine başlanması gerekiyor. Alerjik konjonktivit hastaları için ancak zamanında teşhis ve tedaviler sayesinde, ilerleyen dönemde çok ciddi sonuçlar oluşmasının önüne geçilebilir. Bulaşıcı bir hastalık olan alerjik konjonktivitin tedavi aşamasında, hastalarda dranajı en aza indirmek için reçeteli göz damlaları önerilebilir. Aynı zamanda alerjik reaksiyona sebep olan maddelerin tespit edilerek temasın minimuma indirilmesi, iltihap giderici ilaçlar ve antibiyotik kullanımı ile konjonktivit kontrol altına alınabilir” diyor.

Bu Önlemler İle Göz Alerjilerinden Korunun

  • Filtreli klima kullanın
  • Gözlerinizi ovuşturmayın ve temastan kaçının
  • Yataklarda toz tutmayan kumaşlardan nevresim takımları kullanın
  • Evde toz alırken ıslak bez kullanın
  • Evi günde bir kez süpürün
  • Ellerinizi ve yüzünüzü bol su ile sıkça yıkayın

Göz sağlığı ile ilgili farklı bir yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Devamını Oku...

Öne Çıkanlar

www.dryerebakan.com Sadece bilgilendirme ve sağlık bilgilerinin eğlenceli olarak aktarılmasını amaçlamaktadır, teşhis veya tedavi için bir alternatifi değildir. Doktorunuz yerine geçmeyi yada Doktorunuzun size uyguladığı tedavi yerine geçmeyi hedeflememektedir. Web sitesi içeriğinden dolaşan tüm kullanıcılar, Kullanım Koşulları ve Gizlilik Kurallarını otomatik olarak kabul etmiş sayılır.

İletişim: info@dryerebakan.com

Copyright © 2017 DrYerebakan.com.