Bizimle iletişime geçin

Kadın Sağlığı

Gebelikte Karşılaşılabilecek Sorunlar

Gazi Yıldırım

Düzenleyen

on

Gebelikte Karşılaşılabilecek Sorunlar

Bu yazımızda sitemizin yazarlarından Prof. Dr. Gazi Yıldırım, Gebelikte karşılaşılabilecek sorunlar ile ilgili merak edilenleri cevapladı.

GEBEDE REFLÜ

Neden

Gebelikde artan progesteron hormonu etkisiyle bağırsaklarda görülen gevşeme mide ve yemek borusu bileşkesinde de izlenir. Rahmin büyümesi ile iç organların mideyi sıkıştırması, çok sık ve fazla miktarlarda beslenme gibi durumlarda mideden yemek borusuna kaçış artmaktadır. Yemek borusuna gelen mide içeriği ağza kadar gelebilir ve asit içeriği nedeniyle hem yanma hem de ağızda acı tat bırakma hissi olabilir.

Nasıl Gelişir

Yağlı gıdalar, çikolata, karbonhidratlardan zengin beslenme, protein içeriği az gıda ile beslenme, sık ve fazla miktarda yemek yeme mide boşaltılmasını yavaşlatan durumlardır. Gebelikde zaten mide boşaltımının yavaşladığı düşünülecek olursa bu koşulların artan karın içi basıncı ile reflüyü artıracağı düşünülebilir. Yatar pozisyonda olma reflüyü daha da artırmaktadır.

Öneriler

Az ve sık beslenme, protein içeren gıdaların alınması, yağlı gıdalardan uzak kalma, yemeklerden sonra yatmanın engellenmesi, yatarken başın yüksek yastıklar ile desteklenmesi önerilebilir. Mide yanması durumlarında rahatlatıcı anti asit şuruplar sınırlı olarak tüketilebilir.

GEBEDE KANSIZLIK

Neden

Öncelikle gebelikde artan su miktarı nedeni ile kanda rölatif olarak kırmızı kan hücre azalması olur, yani kan sulanır. Ayrıca  annede artan kan hücre yapım miktarı ve fetal kan yapımı nedeniyle de demir ihtiyacı artmaktadır. Depo demirin yetersiz kalması ya da demir içeren besinlerden uzak kalmak gibi durumlarda annede kansızlık olmaya başlar. Gebelikte görülen vajinal kanamalar fazla miktarda olduklarında yine anemiye yol açarlar.

Nasıl Gelişir

Gebelikde total vucut suyunun artması her dokuda olduğu gibi damar sistemindede dolaşan kanda su  miktarının artmasına neden olmaktadır.  Kan hücresi yapımı artmasına rağmen su artışındaki rölatif fazlalık gebelikde aslında total miktarı yeterli düzeyde olmasına rağmen hemoglobinde azalmaya neden olmaktadır. Ancak eşlik eden depo demir yokluğunda, sürekli olan kan kayıplarında ya da yetersiz demir içeren gıdalardan oluşan diyet alınmasında hemoglobin değerlerindeki düşüş daha fazla olmaktadır. Bu durumda anemi dediğimiz durum ortaya çıkar.

Öneri

Anemik olan anne kolay yorulur, iştahsızdır, baş ağrısı, depresyon, keyifsizlik hali, ciddi durumlarda çarpıntı hissi gözlenebilir. Yapılacak tetkik basit olup kan sayımından ibarettir. Kan sayımında ciddi düşüklük görülen anne adaylarına demir takviyesi gerekmektedir. Gebelik komplikasyonu olan ani ve ağır vajinal kanamalarda ise kan transfüzyonu gerekmektedir.

GEBEDE MİDE BULANTISI VE KUSMA

Neden

Gebelikte değişen hormonal denge eğer kişide ülser, gastrit yoksa bulantı kusmanın yegane nedenidir.

Nasıl Gelişir

Gebeliğin ilk 3 ayında mide bulantısı ve kusma sık görülen hatta bazı gebelerde şiddetli seyreden bir durumdur. Gebelik hormonunun beyinde bulantı yapan merkezlerin üzerinde uyarıcı olduğu düşünülmektedir. Ancak çoğu zaman aslında vücüt fizyolojisinin değişmesi kokulara hassasiyet gibi nedenlerden ötürü bulantı olmaktadır. Kusmanın şiddetli olduğu durumlarda vucut suyunda kayıp yaşanır. Mide sıvısı içerdiği elektrolit yükü nedeniyle önemli bir depodur. Bu deponun azalması eşlik eden elektrolit dengesizliklerine neden olabilir. Kusma ve bulantı nedeniyle gebe yemek yiyemez ise katabolik olaylar başlar ve anne bebeğini beslemek için kendi enerji depolarını kullanır. Bu gibi durumlarda kanda keton adını verdiğimiz enerjisi düşük yakıt miktarı artar. Ancak çoğu doku bu enerji maddesini kullanamaz. Aşırı kusmaya bağlı annede halsizlik, baş dönmesi ve kan asit yapımında artış olur. Bu durum önce anneyi etkiler. Daha ciddi durumlarda ise bebeği etkileyebilir. Su kaybı fazla olan annelerde ateş yükselmeye başlayabilir.

Öneri

Günde 3  den fazla kusması olan anneler mutlaka doktora başvurmalıdırlar. Gerekirse  serum tedavisi ile vucut su açığının dengelenmesi gerekebilir. Bulantı için ise az az sık beslenme, yataktan kalkınca kuru bisküvi-galeta , birden aşırı sıvı alımının önlenmesi önerilebilir. Sulu gıdalar fazla ve birden tüketildiğinde mide gerilmesine bağlı kusmayı tetikleyebilir. Bu nedenle kuru gıda önerilir. B vitaminlerinin desteği alınabilir. Ciddi durumlarda mide bulantısını önleyen ilaçlar anneye verilebilir. Aşırı tatlı, acı, tuzlu ve şekerli gıdalardan uzak durmak gereklidir.

GEBELİKDE PREEKLAMSİ

 Neden

Plasenta adını verdiğimiz yapının anne damarları ile olan ilişkisinin uygun biçimde oluşmaması durumunda annede tansiyon yüksekliği olmaktadır.

Nasıl Gelişir

Önceden bilinen tansiyon yüksekliği olan gebelerde ve tansiyon şikayeti ilk defa gebelikde ortaya çıkan hastalarda preeklamsi-eklamsi dediğimiz durum ortaya çıkabilmektedir. Hem anne hayatını tehlikeye attığından hem de fetal gelişmeyi olumsuz etkileyeceğinden anne ve bebek için ciddi komplikasyonlara yol açabilen bir durumdur. Kanda pıhtılaşmaya sağlayıcı hücrelerin azalması, idrarda protein kaybı buna bağlı özellikle yüzde ve ellerde ödem olması, yüksek tansiyon varlığı, tansiyona bağlı baş ağrısı, karaciğer ve böbrek gibi organların fonksiyon kaybı, nöbet geçirme gibi komponentleri olabilir. Yüksek tansiyona bağlı organ hasarları görülebilir. Bebek yeterli beslenemediği için gelişme geriliği saptanabilir. Anne hayatını korumak için erken doğum yaptırmak gerekebilir ve bu durum bebek hayatını olumsuz etkileyebilir.

Öneri

Hekime her gittiğinde tansiyon ölçümü ve kilo alımının takip edilmesi gerekmektedir. Hızlı kilo alımı, önceden tansiyon yüksekliği şikayeti olanlar ya da ailede benzer durumların olduğu durumlarda dikkatli olmak gerekir. Gebeler evlerinde haftada en az 2 kez sabah akşam tansiyon değerlerini ölçtürmelidirler. Hızlı kilo alınmamalıdır. Tansiyon yüksekliği saptanan hastalara tansiyon düşürücü ilaçlar başlanmalıdır. Tansiyon değeri çok yüksek olan ve anne için hayati tehdit oluşturan durumlarda doğum yaptırılmalıdır.

GEBELİKDE TÜKRÜK BEZİNİN FAZLA ÇALIŞMASI

Neden

Gebelikte değişen hormonlar, vücut sıvısında artış olması ve bazen psikolojik nedenlerden dolayı tükrük salgısında artış olur.

Nasıl Gelişir

Gebelerin % 5 kadarında tükrük miktarında değişik miktarlarda artış görülür. Tükrük bezlerinin aşırı çalışması nedeniyle olan ve çoğunlukla zararsız olan bu durum, bazen mide asit içeriğinin artması, gastrit, bulantı, kusma durumlarında da olabilmektedir. Diş çürükleri, tükrük kanalı taşları, tükrük bezi iltihaplarında da tükrük oluşumu artar.

Öneri

Bebeğe zararı olmayan bu durum genellikle 5. aya kadar devam eder ve sonra geçer. Dişleri fırçalamak, ağız hijyenine dikkat etmek, sık ve az yemek yemek, bol sıvı tüketmek bu sorunu hafifletebilir. Mide asidini azaltan ilaçlar kullanmak da gerekebilir.

Okumaya Devam Et
Yorum bırakmak için tıklayın

Yanıt bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kadın Sağlığı

Menopozla ilgili Merak Edilenler

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Menopozla ilgili Merak Edilenler

Menopoz nedir sorusu yaşı ilerleyen pek çok kadın için kafalarda yer etmeye başlıyor. Ancak menopoz ne demek sorusunu yanıtlamak kadınların hayatındaki en önemli dönemlerden birini oluşturan menopoz sürecini doğru anlamak için yeterli olmayabilir. Bu sebeple menopoz konusunda çok daha geniş bir araştırma yapmak gerekmektedir. Kadınların en çok merak ettiği konu da menopoz yaşıdır. Peki menopoz ile ilgili bilinmesi gereken esas noktalar neler? İşte menopozla ilgili merak edilenler…

Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Rukset Attar, menopozun kadınların yaşamında çok önemli bir dönem, bir kilometre taşı olduğunu belirtiyor.

Menopoz Nedir?

Menopozun kelime anlamının “adet kanamasının sona ermesi” olduğu bilgisini veren Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Rukset Attar, menopozun basitçe adetlerin kalıcı olarak kesilmesi olduğunu belirtiyor.

“Çoğu hastada kalıcı olarak adet kesilmesinden önce adet araları açılır. Hastalar daha uzun aralarla adet görmeye başlar. Bir grup hastanın ise aşırı adet görme şikâyeti olur” diyen Prof. Dr. Rukset Attar, adetlerin nadir olarak da olsa bazı hastalarda bir anda kesilebildiğini söylüyor. Menopoza giren hastaların bu dönemdeki şikâyetlerinin hastanın yaşam kalitesini düşürebileceğini söyleyen Prof. Dr. Rukset Attar, şikâyetleri şöyle sıralıyor: “Tipik olarak boyun ve göğüs kısmından başlayıp yüzün yukarısına yayılan sıcak basması, gece terlemeleri, sinirlilik, uykusuzluk ve çarpıntı bu dönemde sıkça rastladığımız şikâyetlerin başında geliyor. Bu semptomlar doğal yolla menopoza giren hastaların yaklaşık yüzde 50’sinde, yumurtalıkların alınması sonucu cerrahi bir müdahale ile menopoza giren hastaların ise yüzde 90’ında görülüyor.”

Menopoz Belirtileri Nelerdir?

Menopozdaki temel olay yumurtalıklardaki foliküllerin tükenmesi ve yumurtalıkların artık çalışmaması olarak özetleyen Prof. Dr. Rukset Attar, menopoza girer girmez hastanın bir hekime görünmesinin çok önemli olduğunu ifade ediyor.

Hasta bir hekim tarafından kontrol edilip gerektiğinde menopoz tedavisine başlamazsa östrojen eksikliğine bağlı olarak bir takım risklere maruz kalabiliyor; Östrojen eksikliğine bağlı olarak orta-uzun vadede ürogenital semptomlar ortaya çıkabiliyor.

Çünkü vulva, vajen, mesane ve üretrada östrojen reseptörleri bulunuyor. Bu organlarda menopoz sonrası östrojen eksikliğine bağlı olarak oluşan atrofi ve değişiklikler sonucu ağrılı cinsel ilişki, vulvar kaşıntı, sık idrara çıkma, idrar yaparken yanma gibi şikâyetler söz konusu olabiliyor.

Menopozla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Kadın Sağlığı

Meme Kanserinde Doğru Bilinen Yanlışlar

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Meme Kanserinde Doğru Bilinen Yanlışlar

Kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanseri, tam anlamıyla korkulu rüya. Öyle ki, erken teşhisin hayat kurtardığı bilinmesine rağmen birçok kadın eline bir kitle gelecek diye endişe ederek kendi kendini elle muayeneden kaçınıyor. Kimi mamografi çekimine yanaşmazken, kimi de şifalı diye satılan bitkilere umut bağlayarak tıbbi tedaviyi reddediyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cihan Uras, günümüzde her 8 kadından birinin kapısını çalan meme kanserinin özellikle de erken teşhisi durumunda tedavide tam başarı sağlanabildiğini, buna karşın hurafelerinse gerek erken teşhisi gerekse tedavi sürecini olumsuz etkilediğini vurguluyor. Peki toplumda yaygın olan bu yanlış inanışlar neler? Prof. Dr. Cihan Uras meme kanserinde doğru bilinen yanlışlar anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Elle muayene gereksiz! YANLIŞ!

DOĞRUSU: Elle muayene hayat kurtarıyor. 20 yaşından sonra her kadının ayda bir kez 10 dakikasını ayırarak kendi kendine meme muayenesi yapması, erken teşhiste ilk basamağı oluşturuyor ve meme kanserinin ileri aşamalara ulaşmadan fark edilmesine yardımcı oluyor.

Ailemde kanser yok, ben de olmam! YANLIŞ!

DOĞRUSU: Tüm meme kanserli kadınların sadece yüzde 10’unun ailesinde meme kanseri görülüyor. Ancak ailede meme kanseri olması riski ciddi derecede arttırırken, ailede kanser öyküsü olmaması riski yok etmiyor. Zira genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerin yanı sıra ‘kadın olmak’ bile tek başına meme kanseri riski taşımak anlamına geliyor. Aşırı kilo, ilk adeti erken görmek, ilerleyen yaş, menopoza geç girmek, menopoz sonrası gereksiz hormon tedavisi görmek, yağ bakımından zengin beslenmek, alkol ve sigara kullanmak da bu riski artırıyor.

Mamografi yaptırmak zararlı! YANLIŞ!

DOĞRUSU: Ailesinde kanser öyküsü olmayan her kadının 40 yaşından itibaren mamografi yaptırması gerekiyor. Mamografide memenin baskılanması rahatsızlık verse de, memeye zarar vermiyor ve genelde ağrı duyulmuyor. Radyasyon dozu yeni cihazlarda son derece düşük. Uzun bir uçak yolculuğunda aynı miktarda radyasyon dozu alınıyor. Halbuki mamografi sayesinde koyulan erken tanı hayat kurtarıyor.

Emzirirken kanser olmam! YANLIŞ!

DOĞRUSU: Emzirmenin kanserden korunmaya faydası olduğu şüphesiz. Ancak nadir de olsa emzirme sırasında kitle gelişebiliyor. Kitlenin sert olması ve zamanla büyümesi durumunda kanser riski bakımından dikkat etmek gerekiyor. Buna karşın bazen emzirirken süt kanallarının tıkanması ya da enfeksiyon sonucu memede değişiklikler olabiliyor ki bunların kanserle ilgisi yok.

Kanser olsaydı kitle olurdu! YANLIŞ!

DOĞRUSU: Meme kanserinde ele kitle gelmesi önemli belirtilerden biri ancak tek gösterge değil. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cihan Uras “Kitle çok önemli bir sinyal olmakla birlikte; ele kitle gelmese de; meme derisinde, meme başında herhangi bir çöküntü, renk değişikliği, memede büyüme ya da şekil bozukluğu, meme başı akıntısı gibi belirtilere karşı da çok dikkatli olmak gerekiyor” diyor.

Meme kanseri yalnızca kadınlarda olur! YANLIŞ!

DOĞRUSU: Tüm meme kanserli hastaların yüzde 1’ini oluştursa da erkeklerde de risk bulunuyor. Memede veya koltuk altında sertlik veya şişlik hissedilmesi durumunda hemen hekime görünmekte fayda var.

Tıbbi tedavi yerine şifalı bitkiler daha faydalı! YANLIŞ!

DOĞRUSU: Toplumda giderek yaygınlaşan ‘şifalı bitki’ diye kullanılan bitkisel ilaçlar bilimsel bir fayda taşımıyor. Aksine fayda yerine zarar verebiliyor. Tıbbi tedavi yerine bitkisel ilaçlar kullanmak tedavi sürecinde gecikmeye ve kanserin ilerlemesine neden olabildiği gibi, tedavi esnasında kullanılıyorsa ilaçlarla uyuşmazlığa yol açabiliyor. Bu nedenle hekimin bilgisi ve onayı olmadan bitkisel ürün kullanılmamalı.

Hamileyken kemoterapi görmek bebeğe zarar verir! YANLIŞ!

DOĞRUSU: Meme kanseri tedavisinde gecikme olması durumunda hastalığın yayılma riski artıyor. Bu nedenle hamilelik esnasında da olsa zaman kaybetmeden tedaviye başlanması şart. Hamilelik döneminde meme kanseri teşhisi konulursa, hastalığın evresine göre öncelikle bebeğe zarar vermeden yapılabildiği için cerrahi girişim tercih ediliyor. Hamileliğin ilk üç ayında kemoterapi yapılmıyor ancak sonrasında hastalığın seyrine ve bebeğim gelişimine göre yapılabiliyor. Radyoterapi ise zorunlu olmadıkça hamilelik döneminde önerilmiyor.

Bıçak değerse kanser yayılır! YANLIŞ!

DOĞRUSU: Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cihan Uras; “Tamamen yanlış bir inanış. Aksine kanser vücuttayken yayılma riski taşıyor çünkü kanserli doku damarlardan çok zengin olduğu için onu besleyen damarlarla kan ve lenf yoluyla vücuda yayılıyor. Çıkarıldığı zaman ise bu risk ortadan kalkıyor” diyor.

Meme kanseriyle ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Kadın Sağlığı

Meme Kanserinden Korunmanın Yolları

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Meme Kanserinden Korunmanın Yolları

Son yıllarda gençlerde de sıkça görülen çağın hastalığı meme kanserinden korunmanın yollarını bilerek ve yaşam tarzınızda yapacağınız bazı değişikliklerle büyük ölçüde önleyebileceğinizi biliyor muydunuz?

Acıbadem Maslak Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Demir, “Yeni tanı alan meme kanserlerinin yaklaşık yarısı erken adet görme, ilk doğum yaşının geç olması, geç menopoz gibi risk faktörlerine bağlıdır. Yaklaşık yüzde 5- 10 kadarında da ailesel meme kanserleri ile ilişkilidir. Geri kalanlar yaşam şekli, çevresel faktörler gibi değiştirilebilir etkenlere bağlıdır. Temel yaşam tarzı değişiklikleri ile meme kanserinden korunmak mümkündür” diyor. Ülkemizde ve dünyada kadınların en sık kapısını çalan, her 8 kadından birinde görülen meme kanserinden korunmanın 9 yolunu anlatan Prof. Dr. Gökhan Demir, 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Sağlıklı Beslenin ve Sağlıklı Kilonuzu Koruyun

Obezite özellikle hormon duyarlı meme kanseri riskini artırıyor. Vücuttaki fazla yağ dokusu östrojeni artırarak meme kanseri açısından risk oluşturuyor. Yapılan çalışmalar Akdeniz diyetinin meme kanseri riskini azalttığına işaret ettiğinden, günde en az 3 porsiyon mevsiminde sebze ve meyve, lifli gıdalar tüketmek gerekiyor. İşlenmiş gıdalardan, yağlı yiyeceklerden ise uzak durun.

Fiziksel Olarak Aktif Olun ve Düzenli Egzersiz Yapın

Yapılan çalışmalar; obeziteden bağımsız olarak fiziksel aktivite ve haftada en az 3 gün 40 dakika yapılan egzersizin meme kanserine karşı koruyucu olduğunu ortaya koyuyor.

Sigarayı Bırakın, Gerekirse Destek Alın

Sigara meme kanseri için de risk faktörü. Elektronik sigaralar da dahil olmak üzere her türlü tütün türevinden uzak durun. Eğer sigara içiyorsanız en kısa zamanda bırakmak üzere danışmanlık alın.

Uyku Düzeninize Dikkat Edin

Dünya Sağlık Örgütü, uyku düzensizliğini kanserojen etkiler arasında sayıyor. Gece vardiyasında çalışan kadınlarda yapılan çalışmalar bu kadınlarda meme kanseri riskinin arttığını gösteriyor. Uyku sırasında salınan bir hormon olan melatoninin kansere karşı koruyucu olduğu yönünde kanıtlar giderek artıyor.

Alkolden Uzak Durun

Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Demir “Düzenli olarak günde 2-3 kadeh alkol tüketen kadınlarda meme kanseri riski yüzde 20 artmaktadır. Günde bir kadeh alkol tüketenlerde bile riskin yüzde 7 oranında arttığı gösterilmiştir. Son birkaç yılda uluslararası onkoloji cemiyetleri, Dünya Sağlık Örgütü alkol kullanımına giderek daha çok dikkat çekmekte ve uyarılarda bulunmaktadır” diyor.

Yıllık Taramanızı Yaptırın

40 yaş üzerindeyseniz hiç yakınmanız ve aile öykünüz olmasa dahi yıllık taramanızı yaptırın. Erken tanı hayat kurtarıyor. Yıllık muayene, mamografi ve ultrason ile tarama programlarında meme kanseri tanısı alan her beş kadından biri kurtarılıyor.

Emzirme

Yapılan çalışmalar; erken yaşta bebek sahibi olmanın ve bebeği emzirmenin meme kanserine karşı koruyucu olduğunu ortaya koyuyor. Emzirme sürecinde meme dokusu daha düşük oranda östrojene maruz kalıyor ve emzirme süresi arttıkça koruyuculuk artıyor.

Gerekirse Danışmanlık Alın

Ailenizde özellikle de birinci ve ikinci derece yakınlarınızda meme kanseri hikayesi varsa tarama açısından genetik danışmanlık almak faydalı. Özellikle meme kanseri ile ilişkisi olduğu bilinen ve kuşaklar boyunca aktarılabilen bazı gen mutasyonu taşıyıcılarında meme kanseri ortaya çıkmadan önce alınabilecek koruyucu önlemler mevcut.

Gereksiz Hormon İlaçları Kullanmayın

Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Demir “Gereksiz hormon ilaçları kullanmayın. Hormonal tedaviler çok dikkatli, yakın hekim kontrolünde yapılması gereken tedavilerdir. Fertilite tedavilerinin ve hormon replasmanı tedavilerinin yakın hekim gözetiminde yapılması riski azaltmaz. Uzamış tedavilerden kaçınmayı öneriyorum. Bu dönemde mamografik ve ultrasonografik takiplerin de daha özenli yapılması şart” diyor.

Meme kanseriyle ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar