Bizimle iletişime geçin

Kadın Sağlığı

Gebelikte Boşaltım Yolu Sorunları

Gazi Yıldırım

Düzenleyen

on

Gebelikte Boşaltım Yolu Sorunları

Gebelikte Boşaltım Yolu Sorunları

Bu yazımızda sitemizin yazarlarından Prof. Dr. Gazi Yıldırım, Gebelikte boşaltım yolu sorunları ile ilgili merak edilenleri cevapladı.

GEBELİKDE İDRAR KAÇIRMA

Neden

İdrar kaçırma idrarın kontrolsüz olarak dışarı çıkması şeklinde tariflenebilir. Gebelik ve gebelik dışı idrar kaçırmalar temelde ya idrar çıkışını kontrol eden kas demetlerinin iyi çalışmamasınaa bağlı olarak öksürüp hapşırmakla ya da idrar torbasının aşırı  irritasyonuna bağlı olarak sıkışma hissi ile birlikte tuvalete yetişme ihtiyacının ön planda olduğu şekilde gözlenebilir.

Nasıl Gelişir?

Gebelikde kan hacminin artması ve buna bağlı böbreklerden süzülen kan miktarının artması nedeniyle saatlik idrar yapımı artar. Ancak gebe rahmi ile idrar torbası arasındaki yakın komşuluk nedeniyle rahim mesaneye yukardan bastırır: gebelik haftası attıkça idrar torbası da yukarı doğru çekilir. Bu gibi idrar torbası konumunun değiştiği durumlarda idrarın tam olarak boşaltılamamasına bağlı olarak idrar yolu enfeksiyonları daha sık görülmektedir. İdrar yolu enfeksiyonları mesane iç duvarını olumsuz etkileyerek mesane kaslarının istemsiz kasılmasına ve ani sıkışma hissi ile birlikde idrar tutulmasının kontrol edilememesi ile birlikde idrar kaçırmaya neden olur. Bazen mesanenin büyüyen rahim ile birlikte yukarı asılması idrar çıkışını kontrol eden kasların dizilimini etkileyebileceğinden etkili kasılmayı önleyerek öksürük hapşırık gibi karın içi basıncının arttığı durumlarda idrar kaçışına sebep olabilir. Daha önceden normal doğum yapmış  veya aşırı kilolu bayanlar, kas rahatsızlığı olanlar,  sık idrar yolu enfeksiyonu olan gebelerde de idrar kaçırma daha sık görülür. Gebeliğin ileri haftalarında ise artık bebek doğum kanalına girmeye başladığından idrar torbasına bası yapar, idrar torbası kapasitesi azalır. Sık idrara çıkma ve idrar kaçırma görülür.

Öneriler

Böyle bir durum varlığı aslında çoğu zaman hekimden gizlenir. Çünkü idrar kaçırma toplumda ayıp olarak değerlendirilir ve çoğu hasta idrar kaçırdığını söylemek istemez. Ancak gebelikde karşılaşılan bu durum risk faktörleri ortadan kaldırıldığında çoğu zaman düzelmektedir. Basit bir idrar yolu enfeksiyonunun tedavisi çoğu irritasyona bağlı sıkışma hissini ve idrar kaçırma durumunu önleyebilmektedir. Çoğu gebe bu tür enfeksiyonların tedavisinde ilaç kullanmak istememektedir. Oysa bilinmelidir ki idrar yolu enfeksiyonu olduğu halde tedavi edilmezse erken doğum riski olabilmektedir. Lokal enfeksiyonlar rahim içeriğini ve fetal yapıları etkileyebilecek derecede ciddi bir hal alabilirler. Hatta ileri haftalarda amniyotik suyu gelmeye başlayan gebeler bunu farketmeyip idrar kaçırdıklarını zannedebilirler ve bu nedenle fetal yapıların enfeksiyonu ile birlikde istenmeyen erken doğumlar gözlenebilir. Gebelerin bu nedenle bu sorunlarını hekimleri ile birlikde tartışmaları ve önlemler almaları gerekmektedir.

GEBELİKDE KABIZLIK

Neden

Gebelik kadının yapısının değiştiği yeni bir ortamın kurulduğu bir sistem olarak düşünülmelidir. Bu değişiklikler içerisinde kabızlık çoğu gebede sıkça karşılaşılan durumlardan birisidir. Temelinde değişen hormonal  denge , tüketilen besinlerin değişmesi ya da  kullanılan ilaçlar olabilir.

Nasıl Gelişir

Gebelikde artan progesteron hormonu düz kas üzerinde rahatlatıcı, kasılmayı önleyici etkiye sahiptir. Bu nedenle düz kas hücrelerinden oluşan içi boşluklu organlarda örneğin barsaklar, safra kesesi, idrar taşıyan kanallar gibi yapılarda gevşeme söz konusudur. Kabızlıkla ilgili olarak gevşeyen ve hareketi azalan barsaklarda dışkı daha uzun süre kalır. Bu artan süre nedeniyle içerisindeki su miktarı vucuda geri emildiğinden kıvamı sertleşir ve atılması zorlaşır. Kullanılan bazı vitamin ve demir ilaçları barsak sistemi üzerine kabızlığı artırıcı etki gösterebilirler.

Öneriler

Gebeler bol su içmelidirler. Bu altın kuraldır. Su alımının artmasıyla hem barsak hareketleri artar hem de dışkı içeriğinin yumuşaması sağlanır. Aşırı kabızlık durumunda ise dışkı yumuşatıcı ilaçlar ya da lavmanlar gebeliğe zararı olmadan güvenle kullanılabilirler. Bol sebze, meyve, lifli gıda tüketimi de barsak hareketlerini artırarak kabızlığı önleyecektir.

GEBEDE HEMOROİT

Neden

Kilolu olmak , kabızlık ve buna bağlı ıkınmalar, gebelik haftasının büyümesiyle karın iç basıncının artması, çoğul gebelikler, damar sisteminin hormonlar etkisiyle genişleyip akımlarının azalması gibi durumlar hemoroid oluşumunu artırırlar.

Nasıl Gelişir

Değişen gebelik fizyolojisi nedeniyle düz kas içeren barsak dokusu gibi damar dokusunda da genişlemeler ve gevşemeler olmaktadır. Artan kan miktarı , karın içi basıncın artması ve kabızlığa bağlı aşırı ıkınma gibi durumlarda makat çevresi damarlarda genişlemeler oluşarak hemoroid oluşur.

Öneriler

Yumuşak gıdalar ile beslenme, kabızlığın önlenmesi, gaita yumuşatıcılar hemoroid oluşumunu önleyebilirler. Hemoroidler bazen içlerindeki kanın pıhtılaşması ile ağrı oluşumuna yol açabilirler. Gerekli olgularda cerrahi müdehale önerilebilir. Oturma  banyoları hemoroid sancısını azaltabilir.

 

Okumaya Devam Et
Yorum bırakmak için tıklayın

Yanıt bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kadın Sağlığı

Menopozla ilgili Merak Edilenler

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Menopozla ilgili Merak Edilenler

Menopoz nedir sorusu yaşı ilerleyen pek çok kadın için kafalarda yer etmeye başlıyor. Ancak menopoz ne demek sorusunu yanıtlamak kadınların hayatındaki en önemli dönemlerden birini oluşturan menopoz sürecini doğru anlamak için yeterli olmayabilir. Bu sebeple menopoz konusunda çok daha geniş bir araştırma yapmak gerekmektedir. Kadınların en çok merak ettiği konu da menopoz yaşıdır. Peki menopoz ile ilgili bilinmesi gereken esas noktalar neler? İşte menopozla ilgili merak edilenler…

Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Rukset Attar, menopozun kadınların yaşamında çok önemli bir dönem, bir kilometre taşı olduğunu belirtiyor.

Menopoz Nedir?

Menopozun kelime anlamının “adet kanamasının sona ermesi” olduğu bilgisini veren Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Rukset Attar, menopozun basitçe adetlerin kalıcı olarak kesilmesi olduğunu belirtiyor.

“Çoğu hastada kalıcı olarak adet kesilmesinden önce adet araları açılır. Hastalar daha uzun aralarla adet görmeye başlar. Bir grup hastanın ise aşırı adet görme şikâyeti olur” diyen Prof. Dr. Rukset Attar, adetlerin nadir olarak da olsa bazı hastalarda bir anda kesilebildiğini söylüyor. Menopoza giren hastaların bu dönemdeki şikâyetlerinin hastanın yaşam kalitesini düşürebileceğini söyleyen Prof. Dr. Rukset Attar, şikâyetleri şöyle sıralıyor: “Tipik olarak boyun ve göğüs kısmından başlayıp yüzün yukarısına yayılan sıcak basması, gece terlemeleri, sinirlilik, uykusuzluk ve çarpıntı bu dönemde sıkça rastladığımız şikâyetlerin başında geliyor. Bu semptomlar doğal yolla menopoza giren hastaların yaklaşık yüzde 50’sinde, yumurtalıkların alınması sonucu cerrahi bir müdahale ile menopoza giren hastaların ise yüzde 90’ında görülüyor.”

Menopoz Belirtileri Nelerdir?

Menopozdaki temel olay yumurtalıklardaki foliküllerin tükenmesi ve yumurtalıkların artık çalışmaması olarak özetleyen Prof. Dr. Rukset Attar, menopoza girer girmez hastanın bir hekime görünmesinin çok önemli olduğunu ifade ediyor.

Hasta bir hekim tarafından kontrol edilip gerektiğinde menopoz tedavisine başlamazsa östrojen eksikliğine bağlı olarak bir takım risklere maruz kalabiliyor; Östrojen eksikliğine bağlı olarak orta-uzun vadede ürogenital semptomlar ortaya çıkabiliyor.

Çünkü vulva, vajen, mesane ve üretrada östrojen reseptörleri bulunuyor. Bu organlarda menopoz sonrası östrojen eksikliğine bağlı olarak oluşan atrofi ve değişiklikler sonucu ağrılı cinsel ilişki, vulvar kaşıntı, sık idrara çıkma, idrar yaparken yanma gibi şikâyetler söz konusu olabiliyor.

Menopozla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Kadın Sağlığı

Meme Kanserinde Doğru Bilinen Yanlışlar

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Meme Kanserinde Doğru Bilinen Yanlışlar

Kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanseri, tam anlamıyla korkulu rüya. Öyle ki, erken teşhisin hayat kurtardığı bilinmesine rağmen birçok kadın eline bir kitle gelecek diye endişe ederek kendi kendini elle muayeneden kaçınıyor. Kimi mamografi çekimine yanaşmazken, kimi de şifalı diye satılan bitkilere umut bağlayarak tıbbi tedaviyi reddediyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cihan Uras, günümüzde her 8 kadından birinin kapısını çalan meme kanserinin özellikle de erken teşhisi durumunda tedavide tam başarı sağlanabildiğini, buna karşın hurafelerinse gerek erken teşhisi gerekse tedavi sürecini olumsuz etkilediğini vurguluyor. Peki toplumda yaygın olan bu yanlış inanışlar neler? Prof. Dr. Cihan Uras meme kanserinde doğru bilinen yanlışlar anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Elle muayene gereksiz! YANLIŞ!

DOĞRUSU: Elle muayene hayat kurtarıyor. 20 yaşından sonra her kadının ayda bir kez 10 dakikasını ayırarak kendi kendine meme muayenesi yapması, erken teşhiste ilk basamağı oluşturuyor ve meme kanserinin ileri aşamalara ulaşmadan fark edilmesine yardımcı oluyor.

Ailemde kanser yok, ben de olmam! YANLIŞ!

DOĞRUSU: Tüm meme kanserli kadınların sadece yüzde 10’unun ailesinde meme kanseri görülüyor. Ancak ailede meme kanseri olması riski ciddi derecede arttırırken, ailede kanser öyküsü olmaması riski yok etmiyor. Zira genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerin yanı sıra ‘kadın olmak’ bile tek başına meme kanseri riski taşımak anlamına geliyor. Aşırı kilo, ilk adeti erken görmek, ilerleyen yaş, menopoza geç girmek, menopoz sonrası gereksiz hormon tedavisi görmek, yağ bakımından zengin beslenmek, alkol ve sigara kullanmak da bu riski artırıyor.

Mamografi yaptırmak zararlı! YANLIŞ!

DOĞRUSU: Ailesinde kanser öyküsü olmayan her kadının 40 yaşından itibaren mamografi yaptırması gerekiyor. Mamografide memenin baskılanması rahatsızlık verse de, memeye zarar vermiyor ve genelde ağrı duyulmuyor. Radyasyon dozu yeni cihazlarda son derece düşük. Uzun bir uçak yolculuğunda aynı miktarda radyasyon dozu alınıyor. Halbuki mamografi sayesinde koyulan erken tanı hayat kurtarıyor.

Emzirirken kanser olmam! YANLIŞ!

DOĞRUSU: Emzirmenin kanserden korunmaya faydası olduğu şüphesiz. Ancak nadir de olsa emzirme sırasında kitle gelişebiliyor. Kitlenin sert olması ve zamanla büyümesi durumunda kanser riski bakımından dikkat etmek gerekiyor. Buna karşın bazen emzirirken süt kanallarının tıkanması ya da enfeksiyon sonucu memede değişiklikler olabiliyor ki bunların kanserle ilgisi yok.

Kanser olsaydı kitle olurdu! YANLIŞ!

DOĞRUSU: Meme kanserinde ele kitle gelmesi önemli belirtilerden biri ancak tek gösterge değil. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cihan Uras “Kitle çok önemli bir sinyal olmakla birlikte; ele kitle gelmese de; meme derisinde, meme başında herhangi bir çöküntü, renk değişikliği, memede büyüme ya da şekil bozukluğu, meme başı akıntısı gibi belirtilere karşı da çok dikkatli olmak gerekiyor” diyor.

Meme kanseri yalnızca kadınlarda olur! YANLIŞ!

DOĞRUSU: Tüm meme kanserli hastaların yüzde 1’ini oluştursa da erkeklerde de risk bulunuyor. Memede veya koltuk altında sertlik veya şişlik hissedilmesi durumunda hemen hekime görünmekte fayda var.

Tıbbi tedavi yerine şifalı bitkiler daha faydalı! YANLIŞ!

DOĞRUSU: Toplumda giderek yaygınlaşan ‘şifalı bitki’ diye kullanılan bitkisel ilaçlar bilimsel bir fayda taşımıyor. Aksine fayda yerine zarar verebiliyor. Tıbbi tedavi yerine bitkisel ilaçlar kullanmak tedavi sürecinde gecikmeye ve kanserin ilerlemesine neden olabildiği gibi, tedavi esnasında kullanılıyorsa ilaçlarla uyuşmazlığa yol açabiliyor. Bu nedenle hekimin bilgisi ve onayı olmadan bitkisel ürün kullanılmamalı.

Hamileyken kemoterapi görmek bebeğe zarar verir! YANLIŞ!

DOĞRUSU: Meme kanseri tedavisinde gecikme olması durumunda hastalığın yayılma riski artıyor. Bu nedenle hamilelik esnasında da olsa zaman kaybetmeden tedaviye başlanması şart. Hamilelik döneminde meme kanseri teşhisi konulursa, hastalığın evresine göre öncelikle bebeğe zarar vermeden yapılabildiği için cerrahi girişim tercih ediliyor. Hamileliğin ilk üç ayında kemoterapi yapılmıyor ancak sonrasında hastalığın seyrine ve bebeğim gelişimine göre yapılabiliyor. Radyoterapi ise zorunlu olmadıkça hamilelik döneminde önerilmiyor.

Bıçak değerse kanser yayılır! YANLIŞ!

DOĞRUSU: Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cihan Uras; “Tamamen yanlış bir inanış. Aksine kanser vücuttayken yayılma riski taşıyor çünkü kanserli doku damarlardan çok zengin olduğu için onu besleyen damarlarla kan ve lenf yoluyla vücuda yayılıyor. Çıkarıldığı zaman ise bu risk ortadan kalkıyor” diyor.

Meme kanseriyle ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Kadın Sağlığı

Meme Kanserinden Korunmanın Yolları

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Meme Kanserinden Korunmanın Yolları

Son yıllarda gençlerde de sıkça görülen çağın hastalığı meme kanserinden korunmanın yollarını bilerek ve yaşam tarzınızda yapacağınız bazı değişikliklerle büyük ölçüde önleyebileceğinizi biliyor muydunuz?

Acıbadem Maslak Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Demir, “Yeni tanı alan meme kanserlerinin yaklaşık yarısı erken adet görme, ilk doğum yaşının geç olması, geç menopoz gibi risk faktörlerine bağlıdır. Yaklaşık yüzde 5- 10 kadarında da ailesel meme kanserleri ile ilişkilidir. Geri kalanlar yaşam şekli, çevresel faktörler gibi değiştirilebilir etkenlere bağlıdır. Temel yaşam tarzı değişiklikleri ile meme kanserinden korunmak mümkündür” diyor. Ülkemizde ve dünyada kadınların en sık kapısını çalan, her 8 kadından birinde görülen meme kanserinden korunmanın 9 yolunu anlatan Prof. Dr. Gökhan Demir, 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Sağlıklı Beslenin ve Sağlıklı Kilonuzu Koruyun

Obezite özellikle hormon duyarlı meme kanseri riskini artırıyor. Vücuttaki fazla yağ dokusu östrojeni artırarak meme kanseri açısından risk oluşturuyor. Yapılan çalışmalar Akdeniz diyetinin meme kanseri riskini azalttığına işaret ettiğinden, günde en az 3 porsiyon mevsiminde sebze ve meyve, lifli gıdalar tüketmek gerekiyor. İşlenmiş gıdalardan, yağlı yiyeceklerden ise uzak durun.

Fiziksel Olarak Aktif Olun ve Düzenli Egzersiz Yapın

Yapılan çalışmalar; obeziteden bağımsız olarak fiziksel aktivite ve haftada en az 3 gün 40 dakika yapılan egzersizin meme kanserine karşı koruyucu olduğunu ortaya koyuyor.

Sigarayı Bırakın, Gerekirse Destek Alın

Sigara meme kanseri için de risk faktörü. Elektronik sigaralar da dahil olmak üzere her türlü tütün türevinden uzak durun. Eğer sigara içiyorsanız en kısa zamanda bırakmak üzere danışmanlık alın.

Uyku Düzeninize Dikkat Edin

Dünya Sağlık Örgütü, uyku düzensizliğini kanserojen etkiler arasında sayıyor. Gece vardiyasında çalışan kadınlarda yapılan çalışmalar bu kadınlarda meme kanseri riskinin arttığını gösteriyor. Uyku sırasında salınan bir hormon olan melatoninin kansere karşı koruyucu olduğu yönünde kanıtlar giderek artıyor.

Alkolden Uzak Durun

Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Demir “Düzenli olarak günde 2-3 kadeh alkol tüketen kadınlarda meme kanseri riski yüzde 20 artmaktadır. Günde bir kadeh alkol tüketenlerde bile riskin yüzde 7 oranında arttığı gösterilmiştir. Son birkaç yılda uluslararası onkoloji cemiyetleri, Dünya Sağlık Örgütü alkol kullanımına giderek daha çok dikkat çekmekte ve uyarılarda bulunmaktadır” diyor.

Yıllık Taramanızı Yaptırın

40 yaş üzerindeyseniz hiç yakınmanız ve aile öykünüz olmasa dahi yıllık taramanızı yaptırın. Erken tanı hayat kurtarıyor. Yıllık muayene, mamografi ve ultrason ile tarama programlarında meme kanseri tanısı alan her beş kadından biri kurtarılıyor.

Emzirme

Yapılan çalışmalar; erken yaşta bebek sahibi olmanın ve bebeği emzirmenin meme kanserine karşı koruyucu olduğunu ortaya koyuyor. Emzirme sürecinde meme dokusu daha düşük oranda östrojene maruz kalıyor ve emzirme süresi arttıkça koruyuculuk artıyor.

Gerekirse Danışmanlık Alın

Ailenizde özellikle de birinci ve ikinci derece yakınlarınızda meme kanseri hikayesi varsa tarama açısından genetik danışmanlık almak faydalı. Özellikle meme kanseri ile ilişkisi olduğu bilinen ve kuşaklar boyunca aktarılabilen bazı gen mutasyonu taşıyıcılarında meme kanseri ortaya çıkmadan önce alınabilecek koruyucu önlemler mevcut.

Gereksiz Hormon İlaçları Kullanmayın

Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Demir “Gereksiz hormon ilaçları kullanmayın. Hormonal tedaviler çok dikkatli, yakın hekim kontrolünde yapılması gereken tedavilerdir. Fertilite tedavilerinin ve hormon replasmanı tedavilerinin yakın hekim gözetiminde yapılması riski azaltmaz. Uzamış tedavilerden kaçınmayı öneriyorum. Bu dönemde mamografik ve ultrasonografik takiplerin de daha özenli yapılması şart” diyor.

Meme kanseriyle ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar