Sosyal Medya

Diyet ve Kilo Verme

Fazla Kilolar Öğün Atlayarak Gitmez

Yayınlanma:

,

Kilo vermek için öğün atlamak, metabolizmanızın yavaş çalışmasına neden olur. Vücudunuz kalori yakmak yerine saklamaya başlar

Hareketsiz yaşam, sağlıksız beslenme, uyku öncesi yemek ve çeşitli hastalıklara bağlı olarak ortaya çıkan kilo alımı, ilerleyen yaşlarda kurtulması güç bir durum haline gelmektedir. Sayısız diyet listesi, ilave egzersizler ve ‘yeni’ yöntemler arasında doğru olanı seçmek; zayıflamaya çalışmanın ilk ve en zor aşamasıdır. Kilo almak ya da vermek, yediklerinizle yüzde 100 ilişkilidir. Bu yüzden ne yemeniz ya da yememeniz gerektiğini bilirseniz işiniz kolaylaşabilir.
Kilo değişimleri özellikle 40’lı yaşlara kadar daha hızlı gerçekleşirken; bu yaşlardan itibaren metabolizmanın da yavaşlamasıyla birlikte kilo verimi zorlaşır. Üstelik perimenopoz ve menopoz döneminde (40’lı yaşların başında başlayan) östrojen seviyelerinin düşmesi insüline duyarlılığa neden olabilir. Bu da vücudunuzun şeker miktarını kontrol altına almasını zorlaştırır. Kan şekeri düzeyinde meydana gelen değişiklikler ise özellikle yüksek karbonhidratlı ve şekerli gıdalara yönelmenize sebep olabilir.
Fazla kilolarınızdan kurtulmak için hummalı bir çalışma içerisine girmeniz gerekmez. Birkaç adımda, yavaşlayan metabolizmayı hızlandırmak ve fazlalıklarınızdan kurtulmak mümkündür. Elbette, bazı şeyler yaşınız ilerledikçe değişir. Ancak başarılı bir kilo vermenin temel ilkeleri, siz ne kadar yaşlı olursanız olun hep aynı kalır. Dolayısıyla diyet planınızı yapmadan önce bazı kurallara dikkat etmeniz gerekir.

HAFTADA 1-2 KİLOYU HEDEFLEYİN
Öğünlerinizi sabah, öğle ve akşam olarak düzenli şekilde tüketin. Kilo vermek için öğün atlamanız metabolizmanızın yavaş çalışmasına neden olur. Özellikle kahvaltı veya akşam yemeğini atladığınızda metabolizmanız, vücudunuza kalori yakmak yerine onları saklamasını söyler. Ayrıca öğün atlamak, kan şekerinizde düşüşlere neden olur. Bu durum pek çok hastalığı beraberinde getirebilir.

BAKLİYATI BOL TÜKETİN
Bakliyatların kilo verme üzerindeki etkisini araştıran bilim adamları ilginç bir deney yapmışlar. Belirli bir diyet ve egzersiz programını takip eden kişiler iki gruba ayrılmış. İlk grup, diyet ve egzersiz programlarında hiçbir değişiklik yapmadan diyetlerine bakliyat eklemiş. İkinci grup üyeleri, diyetine bakliyat eklemektense günlük programlarından 500 kalori eksilterek yollarına devam etmiş. İki ayın sonunda grupların verdiği kilo oranı karşılaştırıldığında, aynı oranda kilo verdikleri tespit edilmiş! Yapılan farklı bir araştırmada, bakliyattan zengin beslenenlerin diğerlerine oranla dört kat fazla kilo verdiği tespit edilmiş.

BEZELYE
Yapılan araştırmalar, bezelyenin potasyum yününden oldukça zengin olduğunu ve içerdiği potasyum sayesinde kalp sağlığını korumada önemli rol oynadığını gösterdi. Türk mutfağında sıklıkla tercih edilen bezelyenin, metabolizmayı hızlandırıcı etkisi de son yıllarda ortaya çıkan faydalı gerçekler arasında yer alıyor.

FASULYE ÇEŞİTLERİ
Fasulye, Türk mutfağında sıklıkla kullanılan ve her çeşidi pişirilen bir bakliyat türüdür. Çorbalarda, ana yemeklerde, hatta salatalarda bile kullanılır. Renkleri ile birbirindenayrılan çeşitleri olan fasulye, bilimsel araştırmalara da konu olmaya başladı. Sadece yarım bardak siyah fasulye tüketmek, günlük demir ihtiyacınızın yüzde 15’ini karşılamaya yeter.
Yapılan araştırmalara göre, genellikle salatalarda kullandığımız kırmızı fasulye tam bir antioksidan kaynağı. Antioksidan içeren sebze ve meyveler genelde kırmızı renktedirler ve kırmızının tonu koyulaştıkça içerdiği antioksidan miktarı da artar. Ana yemek olarak kullandığımız beyaz fasulyenin glisemik indeksinin düşük olduğu da tespit edildi.Metabolizmayı hızlandırma etkisi incelendiğinde, tüm fasulye çeşitlerinin metabolizmayı hızlandırıcı etkisi olduğu tespit edildi. Zayıflamak istiyorsanız, fasulyeden yapılan tarifleriaraştırmaya başlayabilirsiniz.

NOHUT
Nohut hakkında yapılan araştırmalar çoğaldıkça faydaları saymakla bitmiyor. Vitamin ve mineral zengini olan bu bakliyat, en çok folik asit ve B vitamini barındırıyor. Kalp sağlığı ve sinir sistemi üzerindeki önleyici ve tedavi edici etkileri ortaya çıkan nohudun bazı kanser türleri için de son derece faydalı olduğu tespit edildi. Bilim adamları, nohudun metabolizmayı hızlandırarak zayıflamaya yardımcı olduğunu da tespit etti.

MERCİMEK
Mercimek, yine renkleriyle birbirinden ayrılan çeşitlere sahiptir. Türk mutfağında sıklıkla kullanılan bu bakliyat, sayısız sıcak ve soğuk yemeğe dahil edilir. Yapılan araştırmalar, mercimeğin protein yönünden en zengin bakliyat olduğunu söylüyor. (Yarım bardak mercimekte 9 gr. protein bulunur) Mercimek, proteinin yanı sıra magnezyum ve folik asit yönünden de oldukça zengindir. Kalp sağlığından kemik sağlığına kadar tüm vücuda sayısız faydası tespit edilen mercimeğin kas ağrı ve kramplarına iyi geldiği de söyleniyor. Yüksek protein içeren tüm gıdalar gibi mercimek de uzun süre tokluk verdiğinden zayıflamanıza yardımcı olur.

SALATALIK
Yapılan araştırmalar, en düşük kalorili sebzenin salatalık olduğunu gösterdi. Hem lezzetli, hem de düşük kalorili! (Bu denli düşük kalorili olmasının en önemli sebebi, büyük kısmının sudan oluşuyor olmasıdır) Diyet programınızın ara öğün saatlerinde salatalığı tercih edebilirsiniz.

AVOKADO
Birkaç yıl önce avokada, kültürümüze uzak bir yiyecekken şimdilerde sayısız tarifte yer aldığını görüyoruz. Vitamin, mineral ve sağlıklı yağlardan oldukça zengin olan avokadoyu çok sevmeye başladık. Yapılan araştırmalar, avokadonun içerdiği sağlıklı yağların zayıflamada son derece faydalı olduğunu gösterdi.

DAHA AZ YEMELİSİNİZ
Kilo alımına neden olan en önemli etken pek çok kişinin doygunluk hissine geç ulaşıyor olmasıdır. Doygunluk hissi, size bu kadar yemek yeter dedirten histir. Bu hisle birlikte, açlık hissiniz yerini tokluk hissine bırakır. Daha fazla yemeniz doygunluk hissine erken ulaşacağınız anlamına gelir. Porsiyonlarınızı azaltarak da bu hisse erişmeniz mümkündür. Tavuk, ızgara, et, brokoli ya da fasulye gibi ana yemeklerinizin porsiyonunu azaltmayı deneyin. Ana yemeğinizin yanında pirinç, bulgur veya makarna tüketiyorsanız, ekmek yemenize gerek kalmaz. Kalori ihtiyaçları kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Ancak genel olarak günde 2 bin kalori besin tüketen bir bireyin, 400-500 kalori azaltmayı hedeflemesi gerekir.

DAHA FAZLA HAREKET EDİN
Diyetle kilo vermek zordur; özellikle 40 yaş üzerindeyseniz mutlaka diyetinizi, egzersizle birleştirmeniz gerekir. Günde en az 30 dakikalık günlük aktivite edinerek diyetinizi destekleyebilirsiniz. Yürümekten hoşlanıyorsanız en az 10 bin adım atmalısınız. Herhangi bir egzersiz yöntemi edinemiyor ya da uyum sağlayamıyorsanız, o halde gün içinde hareketli kalmaya özen gösterebilirsiniz.

SU TÜKETİMİNİZİ ARTIRIN
Su tüketimi hayati organlarımızın ve metabolizmamızın sağlıklı çalışmasını sağlar. Gün içerisinde en az sekiz bardak su tüketimine özen göstermek gerekir. Su tüketimi metabolizmayı hızlandırır ve toksitlerin hızlıca vücuttan atılmasına yardımcı olur.

Devamını Oku
Yorum Yaz

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Diyet ve Kilo Verme

Sirke ve Lahana Turşusuyla Zayıflayın

Yayınlanma:

,

Lahana turşusu, sirke, tarçın ve zencefil zayıflamaya yardımcı olan besinlerdir. Yemeğin yanında turşu yiyerek zayıflayın!

Obezitenin hızla artmaya başlaması, Amerikalı bilim adamlarını önleyici tedbirler aramaya itiyor. Bu sebeple obezite ile mücadelede her gün yeni bir bilgiye ulaşılıyor. Bunların bir kısmı beslenme alışkanlıklarını şekillendirmeyi amaçlarken, bir kısmı da yaşam tarzını etkileyecek ufak ipuçları içeriyor. Besinlerinize baharat ekleyerek ve sos kullanımında değişikliğe giderek zayıflamanız mümkün. İşte yaza fit girmenizi sağlayacak ipuçları…
1- Salata ve çorbalarınıza sirke ekleyin Son yıllarda yapılan araştırmalara göre sirkenin kolesterol ve kandaki yağlanma seviyelerine olumlu etki gösterdiği belirtiliyor. Balzamik sirke, yağ yakan genleri harekete geçirdiği bilinen asetik asitten oldukça zengindir. Bu sebeple kilo vermenize yardımcı olur. Sirkeyi doğrudan tüketmemeye dikkat etmek gerekir. Salata ve çorbalarınızı iki kaşık sirke ile tatlandırabilirsiniz.
2- Lahana turşusu yiyin Kulağa ilginç gelse de lahana turşusu zayıflamaya yardımcı olan besinlerin başında yer alıyor. Sauerkraut adıyla da bilinen lahana turşusu, kilo kaybına yardımcı olabilecek bir probiyotik türü olan lactobacillus plantarum içerir. Bağırsak ve sindirim sistemindeki iyi huylu bakteri oluşumuna katkı sağlar. Yemeklerin yanında yoğurt tüketemiyorsanız, lahana turşusunu garnitür olarak yiyebilirsiniz.
3- Zencefilin faydaları saymakla bitmiyor Yapılan araştırmalardan birinde zencefilin; antienflamatuar etkisi sebebiyle, kireçlenme tedavisinde tıpkı ilaçlar gibi etkili olduğu gösterildi. Zencefilin diğer mucizevi faydaları arasında; boğaz ağrıları ve soğuk algınlığını tedavi etmek de var. Hatta ağrılı eklemler üzerine kompres yoluyla uygulandığında eklem ağrısında ciddi azalmaya sebep olduğu da yapılan bir çalışma neticesinde gösterildi. Zencefilin bir diğer faydası ise zayıflamaya yardımcı olması. Columbia Üniversitesi’nde yapılan araştırmalar, bir bardak sıcak suya toz zencefil katılarak tüketildiğinde tokluk hissi meydana getirdiğini açıklıyor.
Zencefil, özellikle taze zencefil; kolay bozulan ve küflenen bir gıdadır. Bu sebeple taze almalı ve hızlı şekilde tüketmelisiniz. Zencefili yemeklerinize eklemek istiyorsanız, ocaktan almadan önce eklemelisiniz çünkü zencefil, yağ ile uzun süre pişirildiğinde acı bir tat bırakır.
4- Mayonez yerine hardal Mayonez yerine hardal kullanın. Yapılan araştırmalar, normalde tükettiğiniz mayonezi hardalla değiştirmeniz halinde yaklaşık 85 kalori daha azalacağınızı gösteriyor.
5- Tarçın tüketin Tarçının kan şekerini düzenlemeye yardımcı olduğu ve diyabetlilertarafından kullanıldığı herkesçe biliniyor. Ayrıca tarçın, antienflamatuar ve antioksidan etkisiyle de sağlık gündemindeki yerini aldı. Yapılan araştırmalar, tarçının kalp ve kronik hastalık riskini azaltmada yardımcı olduğunu gösterdi. Ayrıca hücre bozulma ve anormal büyümesine karşı da etkili olduğu artık biliniyor. Bu da kanserle savaşta yeni bir umut kaynağımız olduğu anlamına geliyor. Günde 3-6 gram arası tarçın tüketimi, tokluk hissi sağlayarak zayıflamaya da yardımcı oluyor.
6- Yavaş çiğneyin Yapılan araştırmalara göre hızlı tüketilen besinler tokluk hissine daha yavaş ulaşılmasına neden olur. Yiyecekleri normalde olduğundan iki kat daha fazla çiğneyerek doygunluk hissine çok daha erken ulaşabilirsiniz.
7- Hareketsiz oturmayın Bir Mayo Clinic çalışması, gün boyu hareket eden kişilerin oturan meslektaşlarından 350 daha fazla kalori yaktığını buldu. Ek bir 150 kalori yakmak için öğle saatiniz sırasında bir dolaşmak için dışarı çıkın.

TABAK BOYUTLARINIZI DEĞİŞTİRİN

  • Sabahları kırmızı pul biber yiyin. Yapılan araştırmalar, güne acı ile başlamanın tokluk hissini uzattığını gösteriyor. Sabah kahvaltıda pul biber yerseniz, diğer öğünlerinizde tüketecekleriniz azalıyor.
  • Yemek tabaklarınızı değiştirin. Genelde çocuklar için üretilen 22 cm’lik tabaklar, aslında bir yetişkinin doyması için de gayet uygun ve yeterli büyüklükte.
  • Kahvenizden şeker, krema ve kafeini çıkarın. Bu tarife uygun bir kahve hem düşük kalorilidir, hem de açlığınızı bastırmanıza yardımcı olur.

PAKETLERİ ATMAYIN

  • Şekersiz sakız çiğnemenin açlığı bastırdığı bilimsel olarak kanıtlandı.
  • Ne yediğinizi sayın. Abur cuburdan vazgeçemiyorsanız, bir hafta boyunca yediklerinizinpaketlerini atmayın ve biriktirin, haftanın sonunda hepsini bir araya getirin. Böylece ne kadar gereksiz ve çok yediğinizi fark edebilirsiniz.
  • Mutlaka kahvaltı yapın. Yapılan araştırmalar, kahvaltı alışkanlığı olanların diyetlerde daha verimli sonuç aldıklarını gösterdi.

BELİNİZİ ÖLÇÜN

  • Yemekten önce elma yiyin. Elma, lif zengini bir meyvedir ve lif, sindirim sisteminizindoğru çalışması için gereken en önemli şeydir. Yemeklerden önce bir elma yemek hem daha az miktarla doymanızı, hem de yediklerinizi kolay sindirmenizi sağlar.
  • Devamlı tartılarak gram hesabı yapmaktansa arada bir bel çevrenizi ölçmek çok daha faydalıdır. Hedef; kadınlar için 82.5, erkekler için 90 cm’nin altı olmalıdır.
  • Tam buğday makarnası yiyin. Yapılan araştırmalar, tam buğday makarnasının daha uzun süre tok tuttuğunu gösterdi.
  • Hedefinizi rakamlaştırmayın. Yapılan araştırmalar, küçük bedenli bir kıyafeti giyebilmeyi hedefleyenlerin, belli bir kiloya düşmeye çalışanlara göre daha başarılı olduğunu gösterdi.
  • Artık kilo veremiyorsanız, yaptığınız egzersiz yetersiz demektir. Bu durumda egzersizinizi en az beş dakika uzatın.
  • Mutfak bostanınız olsun. Her mutfağa konabilecek ufak saksılar içinde gayet iyi şekilde yetişebilen yeşillikleri ekin. Böylece sayısız fayda içeren bu yeşillikler, daima gözünüzün önünde olacak ve her yemeğinize girmeyi başaracaktır.
  • Yapılan araştırmalar, protein zengini fasulyenin, uzun süre tok kalmanızı sağladığını ortaya çıkardı.
  • Mantar, düşük sodyumlu soya, zeytin ve kuşkonmaz, uzun süre tok kalmanıza yardımcı olur.

DİK OTURMAYA ÇALIŞIN

  • Avokado, kilo verme yolunda en iyi arkadaştır. İçerdiği yüksek lif sayesinde, sindirimi kolaylaştırır. Ayrıca barındırdığı sağlıklı yağlar da kilo vermeye çalışanlar için son derece idealdir.
  • Doğru duruş çok önemli. Yanlış duruş pozisyonları, sizi olduğunuzdan daha kilolu gösterebilir. Ne kadar dik ve doğru duruyorsanız o kadar sağlıklı görünürsünüz. Karnınızı içeri çekerek dik durmaya çalışın.

Devamını Oku...

Diyet ve Kilo Verme

Doğru Sandığımız Diyet Efsaneleri

Yayınlanma:

,

Kilo problemi yaşayan kişilerin sayısındaki artış, şok diyet listelerini gündeme getiriyor. Bazen ölümcül olabilen diyet hatalarına kanmamak için kulaktan dolma bilgilere inanmayın

Yapılan diyetlerin başarısız olmasının en önemli sebebi, diyete başlamaktır.
Diyete başlanmaz, diyet bir yaşam şeklidir ve hayata adapte edildiğinde kilo probleminizin olamayacağı anlamına gelir. Sağlık beslenmeyi öğrenir ve hayat tarzınız haline getirirseniz, size kilo aldıran pek çok şeyden uzak kalmış olursunuz.
Kilo problemi yaşayan insanların sayısındaki feci artış, şok diyet listelerinin gündemde kalmasına sebep oluyor.
Özellikle bilgi kirliliğinin had safhada olduğu internet ortamı, büyük bölümü bilimsel temele dayanmayan listelerle dolu. Uzun süre bir yemek listesine devam edemeyeceğini düşünenler, temel noktalara temas ettiğine inandıkları davranışları benimsiyor. Bin 500 kişi üzerinde yapılan araştırma, toplumda diyet efsanelerine inancın son derece yüksek, kilo verme ve sağlıklı beslenme ile ilgili hatalı bilgilerin de yaygın olduğunu ortaya koydu.

Yağlı yemek kilo aldırır mı?
Son yıllarda yapılan araştırmalar, bunun doğru olmadığını gösteriyor. Az miktarda yağ tüketmek, aslında tokluk sinyallerini harekete geçirerek daha çabuk tok hissetmenize yardımcı olur ve böylece daha az yemenize neden olur. Ayrıca doğru yağları tüketmek, sağlıklı vitaminlerin emilimine yardımcı olur. Diyetinize dahil edeceğiniz yağın özellikleri de önemli. Tercihiniz, çoklu doymamış yağlardan yana olmalı. Kanola, aspir yağı bu yağlara iyi birer örnektir. Ayrıca balık, kril, deniz ürünleri, su yosunları, keten tohumu ve/veya ceviz ve hem tekli doymamış yağ, hem de omega-3 yağ asitleri içeren zeytinyağı gibi omega-3 kaynağı yağlar sağlıklı seçimlerdir.

Akşam 7’den sonra yemek yememek mi gerekir?
Yedikleriniz kol saati kullanmaz! Yemeği durdurmanın vakti, yatış zamanınıza göre planlanmalıdır. Yatağa girmeden iki saat önce yemek yemeyi kesmek yeterlidir. Tabii akşam yemeklerinin mutlaka hafif geçirilmesi gerektiğini de unutmayın.

Az ve sık yemek kilo verdirir mi?
En sık duyulan diyet hurafelerinden biri de budur. Son yıllarda yapılan araştırmalar, az ve sık yemenin metabolizmayı yavaşlattığını gösterdi.
Ayrıca bu tip beslenmede gün sonunda alınan toplam kalori miktarı, üç ana öğünle alınandan daha fazladır.

Kilo vermek kadınlar için daha zordur
Erkekler daha fazla kas kütlesine sahiptir ve daha az hormonal değişime uğrarlar. Bu da,ilk birkaç kiloyu vermeyi kolaylaştırır. Ancak, araştırmalara göre; zaman içinde kilo verme, sağlıklı bir diyet ve egzersiz rutinine sadık kaldıkça kadınerkek arasındaki oran eşitlenir.

KURUYEMİŞİ TERCİH EDİN
Kalori, her gıdada aynı değerde midir?
Herhangi bir yemeğin kalorisinden bahsederken, diğer alternatiflerinde bulunanla aynı şeyden bahsettiğimizi düşünürüz. Oysa her kalori aynı değildir. Bazı kaloriler daha hızlı doymanıza neden olur ve böylece iştahınız birden gider. Diğer kaloriler daha az doyurucudur ve iştahınız devam eder.
İlk türdeki kalorileri almak istiyorsanız, tereyağı ve yağlı etlerde bulunan az doyurucu doymuş yağları, avokado ve kuruyemişlerde bulunan doyurucu çoklu doymamış yağlarla değiştirin.

Zayıflama hapları hızlı kilo verdirir mi?
Son yıllarda ortaya çıkan en tehlikeli diyet trendi bu tür haplardır. Birçoğuna internet üzerinden kolayca ulaşmak mümkün. Ancak bunun gerçek olması için mucize gerekir.
Şöyle düşünün, obezite son yılların en büyük belası. Böyle bir hap ya da içerik doğru olsaydı, piyasa avcıları tarafından ele alınır ve bir süre sonra reçete edilir hale gelirdi. Oysa bu tip haplar genelde kulaktan dolma ‘kullanıcı’ tavsiyeleri ile gündeme geliyor.

ÖĞÜN ATLAMAK EN BÜYÜK HATA
Az yersem zayıflarım
Öğün atlamak, diyetteyken yapacağınız en önemli hatalardan biridir. Bu, metabolizmanızın yavaşlamasına sebep olur ve bedeniniz, açlık tehlikesiyle karşı karşıyaolduğunu düşündüğünden alarm durumuna geçerek kendini korumaya alır. İnsanbedeninin üç-beş haftalık kıtlığa dayanmasının mümkün olduğunu unutmayın.

Light ürünler tercih edilmeli mi?
Son yıllarda yapılan araştırmalara göre, yağı tamamen alınan süt ve süt ürünlerinde şeker oranı artıyor. Light ürünler yerine az ya da yarım yağlı olanlarını tercih edin.

BOL SU İÇMEK ZAYIFLATIR

17Evet, bol miktarda su içmek zayıflamaya yardımcıdır, hatta faydalıdır. Ancak tek başına yeterli değildir. Su ile ilgili duyulan bir başka yanlış ise sabah kalkar kalkmaz ılık su içmekle ilgidir. Sıcak su zayıflamanızı kolaylaştırmaz! Aksine soğuk ya da serin su içmelisiniz. Soğuk ya da serin su içtiğinizde bedeniniz onu kendi ısısına çıkarmak için enerji sarf eder. Bu, hem metabolizmanızı hızlandırır, hem de ekstra kalori harcamanızı sağlar.

EGZERSİZİ AÇ KARNINA MI YAPMAK GEREKİR?
Son yıllarda yapılan karşılaştırmalı bir araştırma, aynı egzersizi aç veya tokken yapmak arasında yakılan kalori miktarı bakımından bir fark olmadığını gösterdi. Bu çalışma, aynı kaloriyi yakıyor olmanın yanında açken egzersiz yapmanın, kas kaybetmeye sebep olabildiğini de göstererek sonlandı. Yani aç karnına egzersiz yaptığınızda, kas kaybetmeye daha yatkın oluyorsunuz. Oysa tok karnına egzersiz yaptığınızda kas değil yağ yakarsınız. Egzersiz yapmadan 30 dakika önce, tercihen yoğurt veya protein karışımı tüketerek vücudunuzun besin öğelerini egzersiziniz için hazır hale getirmesini sağlayabilirsiniz.

Devamını Oku...

Bağımlılık

Diyabete Bir Adım Kaldıysa Yaşantınızı Değiştirin

Yayınlanma:

,

Kan şekeri seviyeniz yüksekse ama henüz Tip 2 diyabet hastası değilseniz şanslısınız! Beslenme alışkanlıklarınızı değiştirip bol bol hareket edin

Prediyabet kelimesini daha önce duymamış olanlar ne demek olduğunu merak edecektir. Prediyabet, kan şekerinizin yüksek olduğu ancak Tip 2 diyabet tanısı alacak seviyeye henüz çıkmadığı anlamına gelir. Kan şekeri seviyenizin yüksek seyrettiğini bu aşamada yakaladıysanız, diğerlerine göre şanslısınız demektir.
Amerika’da yapılan ve 2015 yılında Amerikan Tıp Birliği Dergisi’nde yayınlanan bir araştırmaya göre, ABD’de yaşayanların yüzde 37’si prediyabetli! Bu, son derece yüksek bir rakam. 2016 yılında Florida Üniversitesi tarafından yapılan ve Amerikan Aile Hekimliği Kurulu’na ait bir dergide yayınlanan bir başka araştırma, toplumun yüzde 37’sini oluşturan prediyabet hastalarının sadece dörtte birinin bir hekime başvurduğunu ve diyabeti engellemek için uğraştığını gösterdi.

SADECE İLAÇLARA GÜVENMEYİN
Şunu unutmamak gerekir ki; reçete edilen ilaçların faydası her zaman garanti değildir. Hekimler, prediyabet tanısı alanlara, oral anti diyabet ilaçlarını tavsiye ederler. Ancak Amerika’da yapılan ve Diyabeti Önleme Programı tarafından finanse edilen bir araştırmaya göre, hekimlerin büyük çoğunluğu tarafından tavsiye edilen bu ilaçlar tedavide, hayat tarzı değişikliği kadar etkili değil. Yani diyabet başlangıcında olduğunuz tespit edildiyse, sadece reçete edilen ilaca güvenemezsiniz. Hayatınızda değişiklik yapmaya başlamalısınız.

D VİTAMİNİ SEVİYENİZİ KONTROL EDİN
Prediyabet olmakla D vitamini seviyesinin nasıl bir ilişkisi olduğunu merak ettiniz değil mi? Aradaki bağlantıyı 2014 yılında Uluslararası Endokrinoloji Derneği toplantısında sunulan bir araştırma gözler önüne seriyor. Yapılan araştırma, D vitamini seviyesi düşük olan kişilerde diyabet gelişme riskinin, 2.5 yıl boyunca D vitamini takviyesi alanlara göre iki kat fazla olduğunu söylüyor.

GAZLI İÇECEKLERİ KESİP KİLO VERİN
Ne zaman bir hastalığın tedavisi için tavsiyeler vermeye başlasam, ilk sırada hep ‘Kilo verin’ diyorum. Şişmanlık tek başına bir hastalık değildir ancak birçok hastalık için tek başına yeterli bir sebeptir. Diyabet başlangıcı teşhisi alan kişiler üzerinde yapılan bir araştırma, kilo vermenin bu hastalık için ne derece önemli olduğunu göstermiş.
2013 yılında John Hopkins’te yapılan bir araştırma, prediyabet hastalarının teşhisi takip eden altı ay içinde kilolarının yüzde 10’unu kaybetmeleri halinde takip eden üç yıl boyunca diyabete yakalanma ihtimallerinin yüzde 85 azaldığını göstermiş. Yani teşhis aldıktan hemen sonra zayıflamaya başlar ve kilonuzun yüzde 10’unu vermeyi başarırsanız, takip eden üç yıl içinde diyabete yakalanma ihtimaliniz yüzde 85 azalıyor. Birden ağır bir diyete girmek zor geliyorsa işe şekerli ve gazlı içecekleri kesmekle başlayabilirsiniz.

TİROİT SEVİYENİZİ ÖĞRENİN
Tiroit seviyesi ve diyabet arasındaki ilişkiyi inceleyen bilim adamları aralarında dolaylı bağlantılar olabileceğini tespit ettiler ve geçtiğimiz yıllarda ABD’de düzenlenen Endokrin Derneği yıllık toplantısında bu sonuçları izleyicilere sundular. Tiroit hormonu, metabolizma hızınızla yakından ilgilidir. Eğer tiroit seviyeniz normalin altında seyrediyorsa metabolizmanız yavaş çalışır. Bu da hızla kilo almanıza neden olur ve eğer fazla kiloluysanız diyabete yakalanma riskiniz kesinlikle artar.

DOĞRU YAĞ İLE BESLENİN
Doğru yağ seçimi, sağlığınız için son derece önemlidir. Diyabet ve yağ seçimi arasındaki ilişkiyi inceleyen bilim adamları, yakından ilişkili olduğunu tespit etmişler. 2016 yılında Tufts Üniversitesi’nde yapılan 100’den fazla klinik çalışma, günlük beslenme düzenindeki doymuş yağ ve karbonhidrat yerine çoklu doymamış yağ tercih eden kişilerin diyabete yakalanma riskinin (diğerlerine göre) azaldığını göstermiş. Beyaz ekmek ve pastane ürünleri gibi yüksek karbonhidrat içeren gıdalar, kan şekerinizi yükseltirler. Bu sebeple özellikle prediyabet teşhisi alanların karbonhidratı, beslenme düzenlerinden çıkarmaları gerekir.

UYKU APNESİNİ TEDAVİ ETTİRİN
Son yıllarda uyku apnesinden sıkça bahseder olduk. Yapılan çalışmalar, uyku apnesi olan kişilerin prediyabet olma ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu tespit etti. 2015 yılında Chicago Üniversitesi’nde yapılan ve American Journal of Respiratory and Critical Care Medicine’da yayınlanan bir araştırmaya göre; uyku apnesi tedavisinde kullanılan CPAP cihazı, (gece uykuda solunum yollarının açık kalmasını sağlayan cihaz) kan şekeri seviyesini düzenliyor. Eğer uyku apnesi probleminiz varsa hiç vakit kaybetmeden bir uzmana başvurun ve CPAP cihazı tavsiye edilecek olursa bir an önce kullanmaya başlayın. Böylece diyabet olma ihtimalinizi de düşürebilirsiniz.

YEMEKLERİNİZİ DOĞRU PİŞİRİN
Geçtiğimiz yıllarda Mount Sinai Üniversitesi’nde yapılan ve Diabetiologia isimli bir tıp dergisinde yayınlanan bir araştırmada, bir yıl boyunca yemeklerini buğulama ya da haşlama yöntemleriyle pişiren kişiler, ızgara ve kızartma yöntemini kullananlarla karşılaştırıldıklarında, kilo vermeyi başardıkları ve insülin dirençlerinde gelişme kaydettikleri görüldü. Bilim adamları bu durumun, ızgara ve kızartma yöntemiyle yemek pişirildiğinde gıdaların glikolize olmasına bağlı olduğunu düşünüyorlar. Bu durum insülin direncine de sebep olur. Eğer prediyabetiniz varsa yemeklerinizi, buğulama veya haşlama yöntemiyle pişirmeniz, diyabet olma ihtimalinizi düşürüyor.

HAREKET ŞART
İşleyen demir pas tutmaz! Bu söz insan bedeni için de geçerlidir.Eğer hareket ediyorsanız, hayattasınız demektir. Hareket ve egzersiz diyetle beraber uygulandığında, diyabete yakalanma ihtimalinizi artıran birincil risk faktörünü yani fazla kilolarınızı vermenize yardımcı olur. Duke Üniversitesi’nde yapılan ve yayınlanan bir araştırmaya göre egzersiz (düzenli yürüyüş, tempolu koşu ve benzer egzersizler), kan şekeri seviyenizi kontrol etmede direkt etkilidir.

Devamını Oku...

Öne Çıkanlar

www.dryerebakan.com Sadece bilgilendirme ve tıbbi tavsiye amaçlıdır, teşhis veya tedavi için bir alternatifi değildir. Doktorunuz yerine geçmeyi yada Doktorunuzun size uyguladığı tedavi yerine geçmeyi hedeflememektedir. Web sitesi içeriğinden dolaşan tüm kullanıcılar, Kullanım Koşulları ve Gizlilik Kurallarını otomatik olarak kabul etmiş sayılır.

İletişim: info@dryerebakan.com

Copyright © 2017 DrYerebakan.com.