Güneş ışınları her ne kadar D vitamini açısından faydalı olsa da, korunmazsanız erken yaşlanmaya sebep oluyor. Bu sebeple çinko oksit veya titanyum dioksit içeren güneş koruyucuları tercih etmelisiniz

Güneş, vücudun biyolojik ve psikolojik sağlığı üzerinde olumlu etkiler sağlar. Güneş ışığının yaydığı D vitamini iskelet sistemini güçlendirirken; romatizmal hastalıklar, iltihaplanma, osteoporoz gibi hastalıkların tedavisinde etkin rol oynar. Güneş ışığı ayrıca, kalsiyum emilimini sağlar, bağışıklık sistemini güçlendirir, enerji, depresyon ve stresin azaltılmasına yardımcı olur. Güneşten tam fayda sağlamak için günde 20 dakika güneşe çıkmak yeterlidir.
Bunun için tüm vücudunuzu güneşlendirmek de şart değil; sadece kol ve bacaklarınızın bir kısmının güneş görmesi, özellikle D vitamini almanız için yeterli.
Güneş ışınlarına sürekli maruz kalmak birtakım sağlık sorunlarına neden olabilir. Cildinizi ultraviyole ışınlarından korumak için güneş kremi veya güneş losyonu kullanmak gerekir.
Peki, bu kremleri seçerken nelere dikkat edilmeli?

ÇİNKO OLSUN
Güneş kremi seçerken içeriğinde çinko oksit ve titanyum dioksit bulunmasına dikkat etmek gerekir. Bu iki madde, zararlı UV ışınlarına karşı adeta set vazifesi görür.
Seçtiğiniz kremin kimyasal içermemesi de son derece önemli. Özellikle alerjik bünyeye sahip olanlar, güneş kremi seçerken muhakkak doktorlarına danışmalılar.
Güneşin zararlarından korunayım derken daha büyük hasarlara sebep olmamak gerekir.

KREM LOSYONDAN DAHA ETKİLİ
Cilt tipleri kişiden kişiye değişiklik gösterir. Güneş altında kalacağınız zaman; cilt tipiniz, güneş kremi tercihinizi etkileyen faktörlerdir. Washington Üniversitesi Dermatoloji Birimi’nin güneş kremleri üzerinde yaptığı araştırmaya göre, güneş kremleri güneş losyonlarından çok daha etkili koruma sağlamaktadır. Güneşe çıkmadan yarım saat önce sürülmeleri ve iki saatte bir yenilenmeleri gerekir. Yine aynı araştırmaya göre; 30 SPF özellikli güneş kremleri, morötesi ışınların yüzde 97’sini, 50 SPF yüzde 98.5’ini engeller. Yetişkinler için 30 koruma faktörü ideal kabul edilebilirken, çocuklar için bu rakam biraz daha yükseltilmelidir.

MUTLAKA ŞAPKA VE GÖZLÜK TAKIN
Koruyucu kremler eşliğinde dahi olsa güneşe çıkarken şapka kullanmak da en makul tedbirler arasında yer alır. Güneşin zararlarından bahsederken, genelde cilt üzerinde oluşturduğu hasarlardan söz edilir ancak gözler de güneşin tehdidi altındadır.
Güneş ışınları, gözün lensinde katarakt oluşmasına sebep olabilir.
Bu sebeple güneş gözlüğü kullanılması çok önemlidir.
Güneş ışınlarının bilinen bir diğer zararı ise erken yaşlanmaya sebep olmasıdır.
Cilde esneklik kazandıran liflerin bulunduğu elastin tabakası, güneşe maruz kaldığında yıpranır ve olması gerekenden çok daha önce cildinizin sarkmasına sebep olur.
Gerekli koruyucular kullanılmadığında güneş, cildinizde bir ömür taşıyacağınız çil ve lekelerin oluşmasına da yol açabilir. Bu lekeler, genellikle yüz ve boyun bölgesine yerleşirler ve güzelleşme çabanız, geri dönülmez bir hüsranla sonuçlanabilir.
UVB ışınları ciltte kızarıklığa ve güneş yanıklarına neden olurken, UVA ışınları cilt kanseri, güneş lekeleri ve ciltte derin hasara yol açabilir. UVA ve UVB ışınlarından korunmak için, geniş spektrumlu bir güneş kremi kullanmak gerekir. Güneş kremi almadan önce içindekiler kısmına mutlaka bakmalı ve UVA, UVB ışınlarına karşı koruma sağladığından emin olmalısınız.
Washington Üniversitesi’nin araştırmalarına göre bulutlu günlerde de güneş kremi kullanılmalıdır. Bulutlar UVA ışınlarını önleyemez ve bu ışınlar çeşitli hasarlara neden olabilir.

GÜNEŞ KREMİ KADAR ETKİLİ SEBZE: DOMATES
Amerikalılar’ın çok beğendiğim bir sözleri var: Ne yiyorsanız osunuz! Cildinizi güneşten korumak için takviye ürünler kullanmanın yanında cildinizi koruyacak gıdalarla da beslenmeniz gerekir. Tam da bu noktada ‘kırmızılar’ devreye giriyor. Domates gibi kırmızıların faydalarını anlattığım yazımda detaylarıyla bahsettiğim gibi likopen, cildinizin en alt tabakasından en üst tabakasına kadar tüm katmanlarını korumaya yardımcı en önemli maddelerden biridir. İngiltere’de gönüllüler üzerinde yapılan bir araştırma, domates yemenin cilt üzerindeki mucizevi faydalarını ortaya çıkardı. Araştırmaya katılan gönüllüler iki gruba ayrıldı ve birinci gruba;

12 hafta boyunca günde beş kaşık domates püresine 10 gr. kadar zeytinyağı ilave edilerek yedirildi. İkinci grup katılımcılara ise sadece zeytinyağı verildi. Araştırma sonunda iki grup incelendiğinde; domates yiyenlerin UV ışınlarından, yemeyenlere oranla yüzde 33 daha az etkilendiği görüldü. Domates yemeyi ihmal etmeyin.

UV KORUYUCU BESİNLER

Zeytinyağı: Zeytinyağı, E vitamini açısından zengin bir besindir. E vitamini, oksidatif strese karşı koruma sağlar ve sayısız çalışmada UV B radyasyonundan kaynaklanan cilt hasarlarını azalttığı belirtilmiştir. Son zamanlarda, zeytinyağı kullanımının güneşten korunma yararlarına işaret eden bir dizi çalışma ortaya çıktı. Zeytinyağından tam yarar sağlamak için öğünlerinizde mutlaka zeytinyağına yer verin. Salatalarınıza bir çorba kaşığı soğuk zeytinyağı ekleyin veya pişmiş ya da kavrulmuş sebzelerinize zeytinyağı ilave edin.

Ceviz: Ceviz bol miktarda Omega-3 yağları içermektedir. Bu yağlar cilt hasarlarına karşı etkin savunma sağlar. Ceviz, cildinizin dış katmanındaki hücrelerin yenilenmesini sağlarken; hücre dökülmesini veya apoptozu önleyerek UV ışınlarıyla mücadele etmenize yardımcı olur. Cevizi bir blender yardımıyla öğütüp tatlı ve salatalarınızda ilave edebileceğiniz gibi, günde beş-altı tane tüketebilirsiniz.

Elma: İltihaplanma, oksidatif stres ve bağışıklık sistemi hastalıklarını düzenleyen elma, sağlığa sayısız fayda sağlamaktadır. Elma, içerdiği zengin polifenoller (antioksidan) ile cildi ölü hücrelerden temizler. Günde bir elma yiyerek cilt bakımınıza katkı sağlayabilirsiniz.

Brokoli: Brokoli de elma gibi polifenol şampiyonudur. Hatta brokoli için polifenol açısından zengin sebze diyebiliriz. Brokoli, elma gibi iltihaplanmalara karşı vücudu korurken; kanser hücrelerine karşı ciddi savunma sağlar. Ayrıca yapılan araştırmalar, brokoli içinde yer alan bir bileşiğin, UV ışınlarına maruz kaldığımızda cildimizin savunma sistemini aktive ettiğini göstermektedir. Brokoliyi haşlayarak yemek şeklinde tüketebileceğiniz gibi, salata olarak da ara öğünlerinize ekleyebilirsiniz.

Fesleğen: Fesleğen hazmı kolaylaştırır, vücudu rahatlatır, balgam söktürücü özelliğe sahiptir, baş ağrısını giderir ve gözlerinizi koruyarak retina üzerindeki UV ışığını filtrelemeye yardımcı olur. Fesleğenin faydaları saymakla bitmez. İki-üç adet fesleğen yaprağının üzerine kaynar su dökerek fesleğen çayı demleyin. 15 dakika sonra çayınızı tüketin. Fesleğen çayı ağız yaralarının iyileşmesine ve bağırsak gazlarının giderilmesine yardımcı olur. Ayrıca balık salatalarınıza, yemek sularınıza kurutulmuş fesleğen ekleyebilirsiniz.

Su: Cildinizin ihtiyaç duyduğu arınma ve nemi karşılayan mucizevi içecek sudur. Günde en az 2-2.5 litre su tüketimi cildinizi ölü hücrelerden temizlerken, berrak bir görünüm kazanmanızı sağlar. Su, cildinizde katman görevi üstlenerek, zararlı güneş ışınlarının hasarlarına karşı cildi korur.

Siyah Çay: Yeşil çay ve siyah çay, cilt sağlığını iyileştiren antioksidanlara sahiptir. Yakın zamanda yapılan bir araştırmaya göre özellikle siyah çay yüksek oranda polifenol içerdiğinden, güneşin zararlı ışınlarının neden olduğu hiper-pigmentli güneş lekelerinden koruduğu ortaya çıkmıştır.

PAYLAŞ