Bizimle iletişime geçin

Ağız Sağlığı

Dişleri Beyazlatmanın Doğal Yolları

Halit Yerebakan

Düzenleyen

on

Dişleri Beyazlatmanın Doğal Yolları

Ağız sağlığınıza ekstra özen gösterip, dişlerinizi her gün düzenli olarak fırçaladığınız halde son zamanlarda özellikle fotoğraflarda dişlerinizin sarı göründüğünü mü fark ettiniz? Bu durumun nedeni, ağız sağlığınızla ilgili doğru bildiğiniz ama aslında yanlış olan alışkanlıklarınız olabilir.

Günümüzde sosyal medyanın gitgide popüler olmasıyla birlikte, ışıltılı beyaz dişlere sahip olmak son moda giysiler giymek kadar önemli bir hale geldi. Bununla birlikte, instagram gibi sosyal medya mecralarında her ne kadar bazı filtreler olsa da, dişlerdeki renk değişikliği, fotoğraf çekilmeden önce hızla düzeltilebilen bir şey değildir.Dişlerdeki renk değişikliği yani diş sararması, dişlerin beyazımsı parlaklığını kaybetmesi ve koyu sarı renge dönüşmesidir. Diş minesinin dış katmanı zamanla zayıflamaya ve saydamlaşmaya başlar. Böylece diş minesinin altında bulunan ve koyu sarı ile kahverengi arasında bir rengi olan dentini gösterir. Dişlerimizi koruyan kaplama zamanla doğal olarak zayıflar. Bazı insanlar için bu kaplama diğerlerinden daha çabuk zayıflar ve dişleri beyazımsı ışıltılarını kaybetmeye başlar. Bu durum nasıl olur? İşte bugünkü köşe yazımda dişlerin erken sarıya dönmeye başlamasına neden olan altı yanlış alışkanlığın listesini ve dişleri beyazlatmanın doğal yolları hakkında konuşuyorum.

Ağız Gargarasını Gereğinden Fazla Kullanmayın!

Kuru bir ağız, diş sağlığınız için istenmeyen durumlardan bir tanesidir. Bunun nedeni, tükürüğün mineraller, enzimler ve oksijen bileşiklerinden oluşan bir kombinasyona sahip olması ve ağzınızın pH dengesini nötr tutan asidi azaltmasıdır. Tükürük ayrıca bakterileri yok etmek ve lekelerin emayeye (dişlerimizi koruyan kaplama) yapışmasını önlemek için dişleri düzenli olarak yıkar. Ağız gargarası ise fazla kullanıldığında asidik olduğu için diş minesini yok edebilir. Nefesinizi tazelemek için sık sık ağız gargaraları kullanıyorsanız, dişlerinizi daha sık fırçalama ve düzenli diş ipi kullanımı gibi diğer seçenekleri tercih etmenizi öneririm.

Asitli Meyveleri ve Sebzeleri Tüketmek Dişleri Sarartıyor…

Meyve suları, gazlı içecekler, bazı sporcu içecekleri ve domates, ananas, narenciye gibi asitli meyve ve sebzeler tıpkı ağız gargarası gibi diş minenize zarar verebilir. Tabi bu durum saymış olduğum meyve ve sebzeleri hayatınızdan çıkartmak zorunda olduğunuz anlamına gelmiyor, ancak bu gıdaları yedikten veya içtikten sonra biraz su içmeniz, vereceği zararı önleyecektir. Özellikle siyah çay içtikten sonra lekelenmeyi önlemek adına daha fazla su için.

Kahve Sağlığa Faydalı Ama Dişleri Sarartabilir!

Her fırsatta kahvenin sağlığınıza olan faydalarını paylaşıyorum. Yapılan bilimsel çalışmalarda bu paylaşımlarımı sık sık hatırlatmamım en büyük nedeni. Bu kadar sağlıklı olan kahvenin maalesef olumsuz bir özelliği var; dişleri bir miktar sarartması…

Dişlerimizi koruyan kaplama olan emaye gözenekli olduğu için, üzerinde oluşan lekeler düzenli olarak durulanmadığı ve fırçalanmadığı zaman yerleşebilir ve sararmaya neden olabilir. Bu durum moralinizi hemen bozmasın, bahsettiğim sararmaya neden olması için fazla miktarda tüketilmesi gerekiyor. Yani günlük içilen bir yada iki fincan kahvenin dişlerinize pekte zararı olmayacaktır.

Sigara Hem Diş Sağlığıma Hem Genel Sağlığa Zararlı

Yönetim Kurulu Üyesi olduğum Yeşilay’da, sigaranın sağlığa ne kadar zararlı bir madde olduğu ile ilgili çalışmalarımız her geçen gün yeni projelerle devam ediyor. Sigara sağlığa zararlı bir maddedir evet ve sigara kullanan kişilerin sağlığı her geçen gün bozulur. Sigara vücudu ve bağışıklık sistemini zayıflatır, iştahı azaltır, kansere neden olabilir. Ayrıca sigara içen kişilerin ağızları kötü kokar ve dişleri sararır. Bunun nedeni, sigara tütünündeki kimyasalların dişlerde lekelenme etkisine sahip olmasıdır. Sigarada bulunan nikotin aynı zamanda diş yüzeyinde sarımsı ve kahverengimsi bir renk bırakır. Yapılan çalışmalara göre sigara, diş eti hastalığı, diş çürümesi ve ağız kuruluğu gibi diğer ağız sağlığı sorunlarının bir kısmıyla da ilişkilendirilmiştir. Sigarayı bırakmanız için bir diğer nedeninde, daha beyaz ve güçlü dişler olduğunu unutmayın.

Diş İpi Kullanımı, Ağız Sağlığınız İçin Çok Önemli

Araştırmalara göre düzenli diş ipi kullanımı, çürümeleri ve erken diş kayıplarını önler. Düzenli ip kullanma alışkanlığımız maalesef birçoğumuzda bulunmuyor. Ancak diş ipi kullanılmaması, emayede plak birikmesine neden olabilir. Bu durumda koruyucu tabakayı inceltip, dişlerinizin sarıya dönüşmesine neden olur.

Dişlerinizi Sert Şekilde Fırçalamanız, Onları Beyazlatmaz

İyi ağız hijyeni, gülümsemenizi en iyi şekilde görmek için denenmiş ve doğru bir yöntemdir. Diş macunları, diş yüzeyindeki lekeleri hafifçe yumuşatır. Beyazlatıcı diş macunları daha fazla katkı maddesi ile aynı şekilde çalışır, ancak dişleri beyazlatmazlar. Diş sağlığınız için günde en az iki kez dişlerinizi fırçalamalısınız. Her gün dişlerinizi fırçaladığınız halde ağzınız kokuyor, diş eti hastalıklarına yakalanıyorsanız; bunun tek sebebi dişlerinizi yeteri kadar fırçalamıyor oluşunuzdur. Diş fırçalama süreniz dört dakikanın altında olmamalıdır. Düzenli bir fırçalama rutininizin olması doğru olsa da, daha fazla basınç ve hız, daha sağlıklı bir ağza sahip olduğunuz anlamına gelmez. Aksine tam tersi bir etki oluşturabilir. Dişlerinizi çok sert veya sık fırçalarsanız, ince emaye tabakasını aşındırıp dentin tabakasını ortaya çıkartıp, dişlerinizin sarı görünmesine neden olacaktır. Dişleriniz zaten sararmışsa, profesyonel beyazlatma seçenekleri için diş hekiminize danışmanız faydalı olacaktır.

Dişleri Beyazlatmanın Doğal Yolları

Gülümsemenizin güzel görünmesini istiyorsanız, başta beslenmenize dikkat edip doğal yollar ile daha sağlıklı ve beyaz dişlere sahip olabilirsiniz.

Muz Kabuğu

Bu öneri size ilginç gelebilir, ancak beyazlatıcı kalemler yerine muz kabukları kullanabilirsiniz. Muz kabukları, potasyum, magnezyum ve manganez içerir; bunların hepsi diş lekelerini gidermeye yardımcı olur. Bu yöntemi denemek için olgunlaşmış bir muz seçin ve kabuğun dışını küçük bir şekilde kesin. Haftada bir kez kabuğun içini dişlerinizin üzerine yaklaşık 2 dakika süreyle ovun ve daha sonra her zamanki gibi dişlerinizi fırçalayın.

Elma Sirkesi

Elma sirkesi, antibakteriyel özelliklere sahiptir. Bu nedenle ağız durulama olarak kullanıldığında dişlerinizde plak oluşumunu önlemeye yardımcı olabilir. Ayrıca dişlerinin sararmaması içinde elma sirkesini kullanabilirsiniz.

Zerdeçal

Baharat dünyasının en sevilenlerinden biri olan zerdeçal sıkılaştırıcı özelliklere sahiptir. Bu da dişeti plaklarını önleyebileceği anlamına gelir. Zerdeçal, anti-inflamatuar, antiseptik özellikleri sayesinde hem dişeti hastalıklarını önler hem de doğal bir diş beyazlatma aracıdır.

Hindistancevizi Yağı

Hindistan cevizi yağı, diş eti iltihaplı plakların azalmasına ve dişlerin beyazlaşmasına neden olan bir antibakteriyel bir maddedir. Her sabah en az 5 dakika organik hindistan cevizi yağını ağzınızda çevirin. Yakın tarihli bir araştırmada, Hindistancevizi yağının diş yüzeylerinde düzenli olarak kullanımında, diş çürümesini önlediği ve ağız kokusunu giderdiği belirtilmiştir.

Karbonat

Sodyum bikarbonat kullanarak bir diş macununun bıraktığı etkiden çok daha fazlasını elde edebilirsiniz. Ancak karbonat her zaman kullanılmamalı, haftada bir denenmelidir. Çalışmalar, kabartma tozu olan ürünlerle yapılan fırçalama işleminin, zamanla yüzey lekeleri üzerinde çalışacağını gösteriyor.

 

Konu ile ilgili bir başka yazımızı okumak için buraya tıklayın.

Okumaya Devam Et
Yorum bırakmak için tıklayın

Yanıt bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ağız Sağlığı

Diş Sıkmada Botoks Etkin Tedavilerden Biri

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Diş Sıkmada Botoks Etkin Tedavilerden Biri

Sabah kalktığınızda çeneniz ağrıyorsa dikkatli olun! Gece bilinç dışı dişlerinizi sıkmış olabilirsiniz. Üstelik bu sorununuzun nedeni de stres olabilir! Diş sıkmada botoks etkin tedavilerden biri diyen Acıbadem International Hastanesi Endodonti Uzmanı Dr. Tubahan Kaya diş sıkma ve gıcırdatmanın çocuklarda da sık görüldüğünü belirtti.

Geceleri uyku sırasında bilinç dışı diş sıkma ya da dişleri gıcırdatma durumuna bruksizm deniliyor. Ağız ve çevresindeki çiğneme kaslarının güçlü ve istem dışı kasılması, genellikle çeneyi sıkma ve dişleri gıcırdatma olarak kendini belli ediyor. Basit gibi algılansa da bu durumun ağız ve diş sağlığı açısından önemli zararlar verdiğini söyleyen Acıbadem International Hastanesi Endodonti Uzmanı Dr. Tubahan Kaya, bu sorunun sık yaşandığına dikkat çekiyor. Yetişkinlerde yüzde 8-10, çocuklarda ise yüzde 8-38 sıklığında görülen bu sorunun, diş sağlığını sürdürebilmek için mutlaka tedavi edilmesi gerekiyor.

Sabah Kalktığınızda Çeneniz Ağrıyorsa…

Bruksizmin en önemli ve en yaygın belirtisi ağrı. Kişi sabah kalktığında yüz kaslarında, çene ekleminin yan kısımlarında, baş ve boyun bölgelerinde oluşan ağrılardan şikayet ediyor. Bu ağrılar kas kaynaklıdır ve çiğneme kaslarındaki spazma bağlı olarak ortaya çıkıyor.

Çocuklar Da Bu Dertten Muzdarip!

Çocuklar, sinüzit sebebiyle gelişen burun akıntısı nedeniyle dişlerini gıcırdatabiliyorlar. Ayrıca diş sürmesi sırasında diş etindeki baskı ve salgılanan bazı biyo-kimyasal ajanlar çevre dokulardaki sinirler ile çiğneme kaslarını uyarabiliyor ve istemsiz çene kasılmaları ve diş gıcırdatmaları olabiliyor. Dr. Tubahan Kaya, yine çocuklarda görülen bu sürecin geçici bir süreç olduğunu da hatırlatıyor.

Stres En Önemli Nedenlerinden Biri

Bruksizmin tahmin edilenin aksine birçok farklı sebebi olabiliyor. Ama çağımızın en popüler sorunlarından stres, bruksizmin de sebeplerinin başında geliyor. Stresin arttığı dönemlerde bruksizm de artıyor. Obsesyon, uykusuzluk, her türlü gerginlik hali ve kıskançlık gibi durumlar diş gıcırdatmanın diğer nedenlerinden. Bireyin kişilik yapısı da bu durumu artırıcı bir faktör; özellikle agresif, aceleci ya da titiz biriyseniz daha sık diş gıcırdatıyor olabilirsiniz.

Bruksizmin farklı nedenleri arasında sistemik faktörlere bağlı sorunlar var: Yetersiz beslenme, bağırsak parazitleri, alerji ve endokrin bozukluklar sistemik faktörler arasında sayılıyor. Eğer bağırsaklar doluysa, gerginleşen bağırsak duvarından çıkan uyarılar beyinde sindirim faaliyetini başlatıyor, bağırsak kasılması artıyor, sindirim enzimleri salgılanıyor, mide asidi ve tükürük akışı artıyor. Son olarak da çiğneme kaslarının kasılması sonucu diş gıcırdatma ortaya çıkabiliyor. Beyin travmaları, bir takım nörolojik rahatsızlıklar ve ayrıca kullanılan bazı ilaçların yan etkileri sonucu aynı sorunla karşılaşmak mümkün. Alkol ve sigaranın aşırı tüketiminin yanı sıra yüksek ya da düşük seviyede yapılmış dolgular ve protezler, dişlerdeki ortodontik bozukluklar, erken dişsel temaslar nedenler arasında sayılabiliyor.

Başka Sorunlara Yol Açıyor

Diş sıkma ve diş gıcırdatmanın farklı sorunlara zemin hazırladığını söyleyen Acıbadem International Hastanesi Endodonti Uzmanı Dr. Tubahan Kaya, hastaların uyandığında ağzında kum olduğunu hissettiklerini bunun da aşınmış diş parçacıkları olabileceğine dikkat çekerek şu bilgileri veriyor:

“Bruksizm, diş yüzeyi aşınmaları sonucu dişlerde hassasiyete ve ilerleyen zamanlarda aşırı aşınmaya bağlı olarak diş sinirinin açığa çıkmasına neden olabiliyor. Ayrıca, dişlerin devamlı birbirlerine sürtmesi sonucu dişler zarar görüyor ve boyları kısalabiliyor. Bu durum hastanın dikey boyut dediğimiz burun-çene ucu arasındaki mesafeyi azaltıyor. Bu da hastanın yüz görüntüsünde estetik sorunlara neden oluyor. Başka bir etkisi de çene eklemi içinde. Eklem sıvısının azalmasına bağlı olarak eklem başı ve yuvasında aşınmalar görülebiliyor. Bu durumda, çeneyi açma kapama esnasında tıkırtı, kitlenme, fonksiyon kısıtlılığı ve ağrı da ortaya çıkabiliyor. Diş köklerinde ise mikrotravmaya bağlı kistik oluşumlar görülebiliyor.

Bunun yanı sıra dişler üzerine gelen aşırı kuvvet nedeniyle dişlerde ve dolgularda kırıklar, dişlerde sallanma ve aralanmalar görülebiliyor”

Botoks Etkin Tedavilerden Biri

Bruksizm tedavisinde botoks en yaygın yöntemlerden biri. Botoks tedavisi ile gereğinden fazla ilaç kullanımından kaçınılmış oluyor. Botoks enjeksiyonu ile kaslara zarar vermeden çiğneme kaslarındaki stres ve aşırı çiğneme kuvveti ortadan kaldırılarak kaslarda rahatlama sağlanıyor.

Diş gıcırdatma ve sıkma problemi olan yetişkinlerde en çok plak tedavisi öneriliyor. Geceleri takılan bu plaklara; ısırma plağı ya da spilint adı veriliyor. Bu plaklar kas spazmını çözerek diş arklarına gelen ve gelecek olan aşırı kuvvetleri en aza indiriyor. Bunların yanı sıra alt çeneye yeni bir konum vererek sorunlu olan eklem-kas sistemini rahatlatıyor. Bu plaklar bruksizmi tedavi etme amaçlı değil, çiğneme sisteminde meydana gelecek sorunların ilerlemesini yavaşlatmak veya önlemek amaçlı olarak kullanılıyor.

Stres kaynaklı alışkanlıkların tedavilerinde, kas gevşetici ilaçlar, B vitamini ve bu ilaçlara ilave olarak mutlaka psikolojik tedavi gerekiyor. Gerekliyse psikiyatr desteği ile antidepresan ilaç da kullanılabiliyor.

Sorun dişsel kaynaklı ise, önceden yapılmış olan hatalı dental işlemler, yüksek veya alçak dolgular ve protezler düzeltilerek bu alışkanlık ortadan kaldırılabiliyor. Kapanış bozukluklarına bağlı olarak gelişen diş sıkma alışkanlığı, ortodontik tedavi ile dişleri normal kapanış pozisyonuna getirilerek düzeltilebiliyor. İleri eklem problemlerinde eklem kapsülüne cerrahi müdahaleler yapılabiliyor.

Bu soruna yol açmasında ya da artmasında etkili olduğu düşünülen aşırı uyaranların (kafein, nikotin vs) ve uyku düzensizliğinin kontrolünün, alışkanlıklarını değiştirilmesinin yanı sıra meditasyon da tedavi sistemleri arasında yer alıyor.

Eğer Tedavi Edilmezse…

1- Dişlerdeki aşınmalar sonucu dikey boyutta azalma, yüz estetiğinde problem,

2- Dişlerde, çene eklemi ve kaslarda ağrı,

3- Çeneyi açma-kapama esnasında fonksiyon kısıtlılığı,

4- Çene kilitlenmesi,

5- Baş ağrısı,

6- İleri vakalarda ameliyat gerektirecek eklem deformasyonları gibi sorunlar ortaya çıkarabiliyor.

Bu nedenle bruksizm kolayca tedavi edilecek seviyedeyken gerekli önlemleri almak gerekiyor.

Diş sıkmayla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Ağız Sağlığı

Diş Tedavilerinde Güncel Yöntemler

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Diş Tedavilerinde Güncel Yöntemler

Günümüzde prova dişi sayesinde hayal ettiğiniz gülüşe kavuşmak mümkün. Son yıllarda uygulanan mock-up tekniği yani prova dişi ile kişiler dişlerinin nasıl olacağını önceden görebiliyor. Bu teknik bilgisayar programı ile değil bizzat deneyimleyerek yapılıyor. Diş tedavilerinde güncel yöntemler neler, işte detaylar…

‘Dişlerim Hayalimdeki Gibi Olacak Mı?’ Endişesine Son!

Dişlerindeki eğriliklerden, boşluklardan, çapraşıklıklardan rahatsızlık duyan kişiler dişlerine estetik bir uygulama yaptırmayı arzu ederler. Ancak bu uygulama sonucunda gerçekten hayal ettikleri gibi dişlere ulaşıp ulaşamayacaklarının endişesini de taşırlar. ‘Dişlerim hayalimdeki gibi olacak mı?’ diye endişelenmeye son! Dişlerinin bitmiş halini ağız içinde görerek bunu bir nevi test etmek isteyenler için mock-up tekniği uygulanıyor. Hem maddi, hem de manevi kayıpların önüne geçilmiş oluyor.

Sert Plastik Malzemeden Hazırlanıyor

Diş Hekimi Pertev Kökdemir, hastalara büyük kolaylık sağlayan mock-up tekniği ile ilgili bilgi verdi: “Estetik amaçlı olarak hastalarımıza lamina veya porselen diş uygularken provalar sırasında mutlaka hastamız ile beraber dişler üzerinde konuşarak gerekli değişiklikler için dişleri laboratuvara gönderiyoruz. Laboratuvardan değiştirilmiş olarak gelen dişleri hastamıza takmadan önce bir kez daha prova yaparak hastamızın en beğendiği hale getiriyoruz. İşte bu noktada özellikle yeni dişleriyle görüntülerinin nasıl olacağını merak eden ve tedaviye başlamadan önce dişlerinin bitmiş halini ağız içinde görerek bunu bir nevi test etmek isteyenler için mock-up tekniğini uyguluyoruz. Bu teknikte, hastamız kliniğe geldiğinde kendisinden bir ölçü alıyoruz. Bu ölçüyü, hastamızdan aldığımız dudak köşeleri arası mesafe, burun kanatları arası genişlik ve dudak kalınlığı gibi verilerle laboratuvarımızda işliyoruz. Hastamızın yüzüne uygun ve estetik dişleri, sert bir plastik malzemeden hazırlayarak hastamızın dişlerinin üzerine geçici olarak uyguluyoruz. Hastamız bu dişleri ile kendi fotoğraflarını çekebiliyor, aynada konuşma provası yapabiliyor, yakınlarına fikirlerini sorabiliyor ve dilerse dişlerini birkaç saat kullanabiliyor. Eğer isterse bu dişler üzerinde gerekli değişiklikleri yaparak dişleri en beğendiği haline getirebiliyoruz.”

Zamandan Tasarruf Ediyorlar

Diş Hekimi Pertev Kökdemir, “Hastalarımızın hayal ettiği diş formu sağlandığında da bu örnek dişleri laboratuvarımıza göndererek aynısını, bu sefer porselen veya laminadan yaparak hastamızın dişlerine uyguluyoruz. Hastalarımız daha tedaviye başlamadan, tedavi bittiğinde dişlerinin nasıl olabileceğini görme imkanına sahip oluyor. Bu test sürüşü sayesinde beğenmemek ya da yapılan dişlerle rahat edememek gibi sorunlar ortadan kalkmış oluyor; hem zamandan tasarruf ediyorlar, hem de ‘Dişlerim acaba nasıl olacak?’ diye kafalarında soru işareti kalmıyor” dedi.

Diş sağlığıyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Ağız Sağlığı

Dişlerinizi Aside Boğmayın

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Dişlerinizi Aside Boğmayın

Ağız sağlığınıza özen gösteriyor ve dişlerinizi her gün düzenli olarak fırçalıyorsanız, beyaz dişlere sahip olabilme şansınız da o oranda artıyor. Diş Hekimi Pertev Kökdemir uyardı: ‘Diş beyazlatma işleminde limon ve karbonat karışımıyla dişlerinizi aside boğmayın!”

Diş Eski Rengine Döner

“Beyazlatıcı diş macunları ile yapılan beyazlatma işleminde mine tüplerinin sadece yüzeye yakın olan kısımları temizlenebilmekte ve diş 1-2 ton daha açık görünebilmektedir. Tabii temizlenen bu bölgeler alınan gıdalarla tekrar renklendiğinde, diş eski rengine dönecektir” diyen Diş Hekimi Pertev Kökdemir, doğal maddelerle dişlerin temizlenmeye çalışılmasının vereceği zararları da anlattı:

Karbondioksit Gazı Açığa Çıkar

“Limon ve karbonat gibi maddelerle yapılan beyazlatma işleminde, asidik olan limon ile bazik olan karbonat tepkimeye girer ve karbondioksit gazı köpürerek açığa çıkar. Bu köpürmeye fırça ile yaptığımız mekanik temizleme de eklenince; mine tüplerinin başlangıç bölgelerindeki kirlerin temizlenmesi ve köpürme sayesinde mine tüplerinden dışarı çıkması sağlanır. Ancak bu riskli bir işlemdir. Çünkü dişlerimize kontrolsüz miktarda asit ve baz aynı anda uygulanır. Eğer bu uygulamayı çok sık yapıyorsak dişlerimiz daha dayanıksız hale gelir ve daha kolay çürüyebilir.”

Karbonat ve Limonla Diş Beyazlatılmaz!

“Son zamanlarda moda olan aktif karbon ile diş beyazlatma işlemi ise kesinlikle kömürle beyazlatma olarak algılanmamalıdır. Kömür elde edildiği kaynağa bağlı olarak çok zehirli bir maddedir ve ağız mukozasından emilimi ile vücutta olumsuz sonuçlara sebep olabilir. Aktif karbon ile diş beyazlatma işlemi, steril aktif karbon temin edilmesinin zor olması nedeniyle sadece aktif karbonlu diş macunları ile yapılmalıdır. Aktif karbonlu diş macunları da diğer diş beyazlatıcı diş macunları gibi dişlerin rengini 1-2 ton açar.”

Ağız ve diş sağlığıyla ilgili farklı bir yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar