Bizimle iletişime geçin

Ağız Sağlığı

Diş Tedavilerinde Güncel Yöntemler

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Diş Tedavilerinde Güncel Yöntemler

Günümüzde prova dişi sayesinde hayal ettiğiniz gülüşe kavuşmak mümkün. Son yıllarda uygulanan mock-up tekniği yani prova dişi ile kişiler dişlerinin nasıl olacağını önceden görebiliyor. Bu teknik bilgisayar programı ile değil bizzat deneyimleyerek yapılıyor. Diş tedavilerinde güncel yöntemler neler, işte detaylar…

‘Dişlerim Hayalimdeki Gibi Olacak Mı?’ Endişesine Son!

Dişlerindeki eğriliklerden, boşluklardan, çapraşıklıklardan rahatsızlık duyan kişiler dişlerine estetik bir uygulama yaptırmayı arzu ederler. Ancak bu uygulama sonucunda gerçekten hayal ettikleri gibi dişlere ulaşıp ulaşamayacaklarının endişesini de taşırlar. ‘Dişlerim hayalimdeki gibi olacak mı?’ diye endişelenmeye son! Dişlerinin bitmiş halini ağız içinde görerek bunu bir nevi test etmek isteyenler için mock-up tekniği uygulanıyor. Hem maddi, hem de manevi kayıpların önüne geçilmiş oluyor.

Sert Plastik Malzemeden Hazırlanıyor

Diş Hekimi Pertev Kökdemir, hastalara büyük kolaylık sağlayan mock-up tekniği ile ilgili bilgi verdi: “Estetik amaçlı olarak hastalarımıza lamina veya porselen diş uygularken provalar sırasında mutlaka hastamız ile beraber dişler üzerinde konuşarak gerekli değişiklikler için dişleri laboratuvara gönderiyoruz. Laboratuvardan değiştirilmiş olarak gelen dişleri hastamıza takmadan önce bir kez daha prova yaparak hastamızın en beğendiği hale getiriyoruz. İşte bu noktada özellikle yeni dişleriyle görüntülerinin nasıl olacağını merak eden ve tedaviye başlamadan önce dişlerinin bitmiş halini ağız içinde görerek bunu bir nevi test etmek isteyenler için mock-up tekniğini uyguluyoruz. Bu teknikte, hastamız kliniğe geldiğinde kendisinden bir ölçü alıyoruz. Bu ölçüyü, hastamızdan aldığımız dudak köşeleri arası mesafe, burun kanatları arası genişlik ve dudak kalınlığı gibi verilerle laboratuvarımızda işliyoruz. Hastamızın yüzüne uygun ve estetik dişleri, sert bir plastik malzemeden hazırlayarak hastamızın dişlerinin üzerine geçici olarak uyguluyoruz. Hastamız bu dişleri ile kendi fotoğraflarını çekebiliyor, aynada konuşma provası yapabiliyor, yakınlarına fikirlerini sorabiliyor ve dilerse dişlerini birkaç saat kullanabiliyor. Eğer isterse bu dişler üzerinde gerekli değişiklikleri yaparak dişleri en beğendiği haline getirebiliyoruz.”

Zamandan Tasarruf Ediyorlar

Diş Hekimi Pertev Kökdemir, “Hastalarımızın hayal ettiği diş formu sağlandığında da bu örnek dişleri laboratuvarımıza göndererek aynısını, bu sefer porselen veya laminadan yaparak hastamızın dişlerine uyguluyoruz. Hastalarımız daha tedaviye başlamadan, tedavi bittiğinde dişlerinin nasıl olabileceğini görme imkanına sahip oluyor. Bu test sürüşü sayesinde beğenmemek ya da yapılan dişlerle rahat edememek gibi sorunlar ortadan kalkmış oluyor; hem zamandan tasarruf ediyorlar, hem de ‘Dişlerim acaba nasıl olacak?’ diye kafalarında soru işareti kalmıyor” dedi.

Diş sağlığıyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et
Yorum bırakmak için tıklayın

Yanıt bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ağız Sağlığı

Diş Bakımında Sık Yapılan 5 Hata

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Diş Bakımında Sık Yapılan 5 Hata

Diş Hekimi Pertev Kökdemir, “Yeni bir alışkanlığı öğrenmek yaklaşık üç hafta sürer. Her hafta diş fırçalama rutininize bir değişiklik ekleyin. Ağzınızı eskisinden daha ferah hissedeceksiniz. Ayrıca diş hekiminizi düzenli ziyaret etmek ve bu diş fırçalama hatalarından kaçınmak, diş etinizin uzun süre korunmasını da sağlar.” İşte diş bakımında sık yapılan 5 hata…

Diş Hekimi Pertev Kökdemir, Ağız ve Diş Sağlığı Haftası’nda basit ama aslında sık sık yaptığımız diş bakım hatalarını anlattı…

Diş Fırçasını Çok Uzun Süre Kullanmak

Sürekli kullanımda (haftada yedi gün boyunca günde iki defa) bir diş fırçasının ortalama ömrü üç aydır. Yaklaşık 200 kullanımdan sonra fırçanızı değiştirmeniz gerekir; çünkü diş fırçasının kılları yıpranır. Kıvrılmış veya kırılmış kıllar dişlerinizi düzgün şekilde temizleyemez. Birkaç ay sonra diş fırçasında bakteri ve gıda parçacıkları birikmeye başlar. Diş fırçanızı üç ayda bir değiştirdiğinizden emin olun.

Dişlerinizi Fırçalamaya Yeterince Zaman Ayırmamak

Bir diş fırçalama seansı için önerilen süre iki dakikadır. Ortalama bir kişinin dişlerini fırçalama süresi ise sadece 45 saniyedir. 2 dakikadan kısa fırçalama, diş macunundaki flüorürün diş minesine ulaşması için yeterli bir zaman değildir. Fırçalama süresi kısaldıkça ağız hijyeni eksik yapılır. Çoğu zaman dişlerin kenarları veya ağzın arkası ihmal edilir. Ben bunun için zamanlayıcılarla birlikte elektronik diş fırçalarını öneriyorum. Zamanlayıcı yoksa bir kronometre, iki dakika süren bir şarkının melodisini veya telefonunuzu kullanın. Dişlerinizi iki dakikadan az fırçalamamak için elinizden geleni yapın.

Dişlerinizi Fırçaladıktan Sonra Ağzı Su İle Durulamak

Diş Hekimi Pertev Kökdemir, “Dişlerinizi fırçaladıktan sonra ağzınızı su ile çalkalamayın” diyor ve nedenini şu sözlerle anlatıyor: “Diş macununu tükürüp atabilirsiniz. Ancak ağzınıza su girdiğinde diş macununuzdaki florürün verimliliğini düşürür. Bazılarınız ağzını arındırmak isteyecektir. Su yerine flouride içeren bir gargara veya ağız yıkama suyu kullanın. Ayrıca su içmek veya içecek tüketmek için dişlerinizi fırçaladıktan sonra en az yarım saat bekleyin.”

Diş İpi Kullanmamak

Henüz günlük diş ipi kullanmayı alışkanlık haline getiremediyseniz; hemen başlamalısınız. Diş fırçanızın ulaşamadığı dişler arasındaki artıkları çıkarmak için günde en az bir kez diş ipi kullanmak gerekir. Fırçalama ve diş ipi ile çıkartılmayan artıklar dişlerinizde bakteri cenneti oluşturur. Günün sonunda hep diş ipi kullanın.

Sert Diş Fırçası Kullanmak

“En büyük yanlışlardan bir tanesi de daha iyi temizleyeceğine inanıldığı için sert diş fırçası tercih etmektir” diyen Kökdemir, “Kıllar çok sert ise dişetinize zarar verebilirler. İhtiyacınız olan tek şey, dişlerin arasına sıkışmış yiyecek parçacıklarını çıkarmak için bir fırçadır. Yumuşak veya ekstra yumuşak kıllı diş fırçası kullanın” dedi.

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Ağız Sağlığı

Sağlıklı Diş Etleri Nasıldır

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Sağlıklı Diş Etleri Nasıldır

Diş eti kanaması, diş eti hastalığınız olduğunu gösterir. Sağlıklı diş eti ise kanamaz, dişlere sıkıca tutunmuştur ve gülkurusu, pembe renktedir. Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Dr. Nihat Tanfer, sağlıklı diş etleri nasıldır sorusunu yanıtladı…

Diş taşı nedir, nasıl oluşur?

Dişler etkili bir şekilde fırçalanmadığında, alınan gıdalar dişler üzerinde birikir. İlk başlarda yumuşak olan bu birikintiler, tükürük içerisindeki kalsiyumun çökmesiyle taşlaşır. Diş taşı ya da tartar dediğimiz bu birikintiler, yoğun bakteri içerir ve sertleştiği için fırçalamayla çıkmaz.

Diş taşları temizlenmezse neler olur?

Diş taşları ya da tartar yoğun bakteri barındırır. Bu bakteriler diş eti içine nüfuz ederek diş eti hastalığına neden olur. İlk önce diş etinde şişlik ve kanama görülür. Tartar temizlenmediğinde, hastalık dişi çevreleyen kemiğe yayılır. Eriyen kemikle beraber diş eti çekilir ve diş eti çekilmesi, dişin sallanıp kaybedilmesine kadar ilerler.

Diş fırçalarken diş etleri neden kanar?

Diş eti kanaması, diş eti hastalığınız olduğunu gösterir. Bu hastalığın nedeni diş taşı (tartar) ve yoğun plaktır. Eğer diş eti kanaması şikâyetiniz varsa mutlaka bir diş hekimine görünmeniz gerekir.

Sağlıklı diş etleri nasıldır?

  • Gülkurusu, pembe renktedir.
  • Sıkıdır, dişlere sıkıca tutunmuştur.
  • Yüzeyi portakal kabuğu gibi pürtüklüdür.
  • Fırçalarken kanamaz.
  • Ağrı ve şişlik gözlenmez.

Diş sağlığıyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Ağız Sağlığı

Diş Sıkmada Botoks Etkin Tedavilerden Biri

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Diş Sıkmada Botoks Etkin Tedavilerden Biri

Sabah kalktığınızda çeneniz ağrıyorsa dikkatli olun! Gece bilinç dışı dişlerinizi sıkmış olabilirsiniz. Üstelik bu sorununuzun nedeni de stres olabilir! Diş sıkmada botoks etkin tedavilerden biri diyen Acıbadem International Hastanesi Endodonti Uzmanı Dr. Tubahan Kaya diş sıkma ve gıcırdatmanın çocuklarda da sık görüldüğünü belirtti.

Geceleri uyku sırasında bilinç dışı diş sıkma ya da dişleri gıcırdatma durumuna bruksizm deniliyor. Ağız ve çevresindeki çiğneme kaslarının güçlü ve istem dışı kasılması, genellikle çeneyi sıkma ve dişleri gıcırdatma olarak kendini belli ediyor. Basit gibi algılansa da bu durumun ağız ve diş sağlığı açısından önemli zararlar verdiğini söyleyen Acıbadem International Hastanesi Endodonti Uzmanı Dr. Tubahan Kaya, bu sorunun sık yaşandığına dikkat çekiyor. Yetişkinlerde yüzde 8-10, çocuklarda ise yüzde 8-38 sıklığında görülen bu sorunun, diş sağlığını sürdürebilmek için mutlaka tedavi edilmesi gerekiyor.

Sabah Kalktığınızda Çeneniz Ağrıyorsa…

Bruksizmin en önemli ve en yaygın belirtisi ağrı. Kişi sabah kalktığında yüz kaslarında, çene ekleminin yan kısımlarında, baş ve boyun bölgelerinde oluşan ağrılardan şikayet ediyor. Bu ağrılar kas kaynaklıdır ve çiğneme kaslarındaki spazma bağlı olarak ortaya çıkıyor.

Çocuklar Da Bu Dertten Muzdarip!

Çocuklar, sinüzit sebebiyle gelişen burun akıntısı nedeniyle dişlerini gıcırdatabiliyorlar. Ayrıca diş sürmesi sırasında diş etindeki baskı ve salgılanan bazı biyo-kimyasal ajanlar çevre dokulardaki sinirler ile çiğneme kaslarını uyarabiliyor ve istemsiz çene kasılmaları ve diş gıcırdatmaları olabiliyor. Dr. Tubahan Kaya, yine çocuklarda görülen bu sürecin geçici bir süreç olduğunu da hatırlatıyor.

Stres En Önemli Nedenlerinden Biri

Bruksizmin tahmin edilenin aksine birçok farklı sebebi olabiliyor. Ama çağımızın en popüler sorunlarından stres, bruksizmin de sebeplerinin başında geliyor. Stresin arttığı dönemlerde bruksizm de artıyor. Obsesyon, uykusuzluk, her türlü gerginlik hali ve kıskançlık gibi durumlar diş gıcırdatmanın diğer nedenlerinden. Bireyin kişilik yapısı da bu durumu artırıcı bir faktör; özellikle agresif, aceleci ya da titiz biriyseniz daha sık diş gıcırdatıyor olabilirsiniz.

Bruksizmin farklı nedenleri arasında sistemik faktörlere bağlı sorunlar var: Yetersiz beslenme, bağırsak parazitleri, alerji ve endokrin bozukluklar sistemik faktörler arasında sayılıyor. Eğer bağırsaklar doluysa, gerginleşen bağırsak duvarından çıkan uyarılar beyinde sindirim faaliyetini başlatıyor, bağırsak kasılması artıyor, sindirim enzimleri salgılanıyor, mide asidi ve tükürük akışı artıyor. Son olarak da çiğneme kaslarının kasılması sonucu diş gıcırdatma ortaya çıkabiliyor. Beyin travmaları, bir takım nörolojik rahatsızlıklar ve ayrıca kullanılan bazı ilaçların yan etkileri sonucu aynı sorunla karşılaşmak mümkün. Alkol ve sigaranın aşırı tüketiminin yanı sıra yüksek ya da düşük seviyede yapılmış dolgular ve protezler, dişlerdeki ortodontik bozukluklar, erken dişsel temaslar nedenler arasında sayılabiliyor.

Başka Sorunlara Yol Açıyor

Diş sıkma ve diş gıcırdatmanın farklı sorunlara zemin hazırladığını söyleyen Acıbadem International Hastanesi Endodonti Uzmanı Dr. Tubahan Kaya, hastaların uyandığında ağzında kum olduğunu hissettiklerini bunun da aşınmış diş parçacıkları olabileceğine dikkat çekerek şu bilgileri veriyor:

“Bruksizm, diş yüzeyi aşınmaları sonucu dişlerde hassasiyete ve ilerleyen zamanlarda aşırı aşınmaya bağlı olarak diş sinirinin açığa çıkmasına neden olabiliyor. Ayrıca, dişlerin devamlı birbirlerine sürtmesi sonucu dişler zarar görüyor ve boyları kısalabiliyor. Bu durum hastanın dikey boyut dediğimiz burun-çene ucu arasındaki mesafeyi azaltıyor. Bu da hastanın yüz görüntüsünde estetik sorunlara neden oluyor. Başka bir etkisi de çene eklemi içinde. Eklem sıvısının azalmasına bağlı olarak eklem başı ve yuvasında aşınmalar görülebiliyor. Bu durumda, çeneyi açma kapama esnasında tıkırtı, kitlenme, fonksiyon kısıtlılığı ve ağrı da ortaya çıkabiliyor. Diş köklerinde ise mikrotravmaya bağlı kistik oluşumlar görülebiliyor.

Bunun yanı sıra dişler üzerine gelen aşırı kuvvet nedeniyle dişlerde ve dolgularda kırıklar, dişlerde sallanma ve aralanmalar görülebiliyor”

Botoks Etkin Tedavilerden Biri

Bruksizm tedavisinde botoks en yaygın yöntemlerden biri. Botoks tedavisi ile gereğinden fazla ilaç kullanımından kaçınılmış oluyor. Botoks enjeksiyonu ile kaslara zarar vermeden çiğneme kaslarındaki stres ve aşırı çiğneme kuvveti ortadan kaldırılarak kaslarda rahatlama sağlanıyor.

Diş gıcırdatma ve sıkma problemi olan yetişkinlerde en çok plak tedavisi öneriliyor. Geceleri takılan bu plaklara; ısırma plağı ya da spilint adı veriliyor. Bu plaklar kas spazmını çözerek diş arklarına gelen ve gelecek olan aşırı kuvvetleri en aza indiriyor. Bunların yanı sıra alt çeneye yeni bir konum vererek sorunlu olan eklem-kas sistemini rahatlatıyor. Bu plaklar bruksizmi tedavi etme amaçlı değil, çiğneme sisteminde meydana gelecek sorunların ilerlemesini yavaşlatmak veya önlemek amaçlı olarak kullanılıyor.

Stres kaynaklı alışkanlıkların tedavilerinde, kas gevşetici ilaçlar, B vitamini ve bu ilaçlara ilave olarak mutlaka psikolojik tedavi gerekiyor. Gerekliyse psikiyatr desteği ile antidepresan ilaç da kullanılabiliyor.

Sorun dişsel kaynaklı ise, önceden yapılmış olan hatalı dental işlemler, yüksek veya alçak dolgular ve protezler düzeltilerek bu alışkanlık ortadan kaldırılabiliyor. Kapanış bozukluklarına bağlı olarak gelişen diş sıkma alışkanlığı, ortodontik tedavi ile dişleri normal kapanış pozisyonuna getirilerek düzeltilebiliyor. İleri eklem problemlerinde eklem kapsülüne cerrahi müdahaleler yapılabiliyor.

Bu soruna yol açmasında ya da artmasında etkili olduğu düşünülen aşırı uyaranların (kafein, nikotin vs) ve uyku düzensizliğinin kontrolünün, alışkanlıklarını değiştirilmesinin yanı sıra meditasyon da tedavi sistemleri arasında yer alıyor.

Eğer Tedavi Edilmezse…

1- Dişlerdeki aşınmalar sonucu dikey boyutta azalma, yüz estetiğinde problem,

2- Dişlerde, çene eklemi ve kaslarda ağrı,

3- Çeneyi açma-kapama esnasında fonksiyon kısıtlılığı,

4- Çene kilitlenmesi,

5- Baş ağrısı,

6- İleri vakalarda ameliyat gerektirecek eklem deformasyonları gibi sorunlar ortaya çıkarabiliyor.

Bu nedenle bruksizm kolayca tedavi edilecek seviyedeyken gerekli önlemleri almak gerekiyor.

Diş sıkmayla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar