Bizimle iletişime geçin

Ağız Sağlığı

Diş Hassasiyeti ve Tedavisi

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

diş hassasiyeti ve tedavisi

Pek çok insanın ortak sorunlarından birisi de soğuk yiyecek ve içecekleri tüketirken dişlerde oluşan sızlamadır. Önemsenmediği takdirde bu küçük sızlamalar ciddi diş sağlığı problemlerine dönüşebilir. Memorial Şişli Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nden Dt. Aslı Tapan, diş hassasiyeti ve tedavisi hakkında önemli bilgiler verdi.

Meyve ve Dondurma Yerken Zorlanabilirsiniz

Dondurma, soğuk meyve gibi yiyeceklerin ya da içeceklerin tüketilmesi dişlerde, ani bir sızlamaya yol açıyorsa bu durum diş hassasiyetini işaret etmektedir. Diş hassasiyeti, hatalı diş fırçalama, çürükler ve diş eti problemleri gibi birçok nedenden kaynaklanıyor olabilir. Ağız bakım ürünleri ile geçici çözümler aramak yerine ve daha önemli problemlere yol açmadan hekim kontrolünde tedavi uygulanmalıdır. Diş hassasiyeti genellikle bir ağrı ile başlar; keskin, ani ve derin ağrılara neden olur. Bu ağrılar kişinin iş, sosyal yaşam kalitesini düşüren boyutlara ulaşabilmektedir. Diş etinin çekilmesi de diş hassasiyetine neden olmaktadır.

En Yüksek Hassasiyet Çürüyen Dişlerde Olur

Zamanla dişi saran mikroorganizmalar ile dişler çürümeye başlar. En yüksek derecede hassasiyet algısı, çürük doku diş minesini tamamen harap ettiğinde görülmektedir. Çürüyen dişte, dentin açığa çıkması ile soğuk sıcak hassasiyeti artmaktadır. Kötü yapılmış ya da eskiyen dolgu ve protezlerin yeniden tedavi edilmesi diş hassasiyetlerinin önüne geçilmesini sağlayacaktır.

Diş Gıcırdatma Dişleri Daha Hassas Hale Getirir

Gün içerisinde ya da uyurken diş gıcırdatma ve sıkma ile birbirine sürtünen dişlerin mine tabakasında aşınma meydana gelir. Bu aşınmada zamanla diş hassasiyeti oluşuma neden olur. Bu alışkanlıklar ile dişlerin, diş etine bakan kısımlarında aşınmalar gözle görülebilir derecede oluşabilir. Eğer diş sıkma alışkanlığı varsa plak kullanımı önerilebilir.

Asitli İçeceklere Dikkat!

Asitli içecek ve yiyeceklerin tüketilmesi de dişlerde aşınmaya ve sonrasında hassasiyetlere neden olabilmektedir. Dişlerin ağız içinde görünen kısmı, mine; yani koruyucu bir diş tabakasıyla çevrilidir. Asitli gıdalar bu tabakanın aşınmasını hızlandıran bir özelliğe sahiptir. Bunun için öncelikle asitli içeceklerden uzak durulmalıdır. Tüketilmeye devam ediliyorsa da asitli içeceklerden sonra dişleri fırçalama ya da diş dostu sakızlar çiğnenmesi gibi önlemler almak gerekir. Bu içecekleri tüketirken pipet kullanılması koruyucu olabilir.

Kontrolsüz Beyazlatma İşlemleri En Önemli Neden

Diş hekimi kontrolü dışında yapılan beyazlatma teknikleri, diş hassasiyeti yaşanmasının bir diğer sebebidir. Diş beyazlatan macun ve kitler fazla beyazlatıcı içermektedir. Bunun için hekim kontrolünde uygulanılması sağlıklıdır. Aksi takdirde bu dişlere faydadan çok diş hassasiyeti gibi problemler yaratarak zarar verecektir.

Diş Hekimine Gitmek İçin Geç Kalmayın

Eski dolgular, kırık ya da çatlak dişler, çürükler, diş eti çekilmeleri, diş erezyonları diş hassasiyetinin nedenleridir. Başta basit bir problem gibi görünse de önlem alınmadığı takdirde daha ciddi rahatsızlıklar ile birlikte ağız ve diş sağlığı tehlikeye girebilir. Dişlerde hassasiyet gözlendiğinde vakit kaybetmeden diş hekimine başvurmak ve hızlı ve etkili bir tedavi sağlanması için önemlidir. Hassasiyetin sıklığı ve şekli, tedavi seçeneklerini belirlemektedir. Bunun dışında kişinin de diş sağlığı için ağız ve diş bakımına özen göstermesi gerekir. Diş tabakasına zarar verilmemesi için yumuşak kıllı fırça kullanımı, hassasiyet giderici macunlar ve florlu diş bakım ürünlerinin düzenli kullanılması ile hassasiyet problemleri engellenebilir.

Diş sağlığıyla ilgili bir diğer yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et
Yorum bırakmak için tıklayın

Yanıt bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ağız Sağlığı

Diş Sıkmada Botoks Etkin Tedavilerden Biri

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Diş Sıkmada Botoks Etkin Tedavilerden Biri

Sabah kalktığınızda çeneniz ağrıyorsa dikkatli olun! Gece bilinç dışı dişlerinizi sıkmış olabilirsiniz. Üstelik bu sorununuzun nedeni de stres olabilir! Diş sıkmada botoks etkin tedavilerden biri diyen Acıbadem International Hastanesi Endodonti Uzmanı Dr. Tubahan Kaya diş sıkma ve gıcırdatmanın çocuklarda da sık görüldüğünü belirtti.

Geceleri uyku sırasında bilinç dışı diş sıkma ya da dişleri gıcırdatma durumuna bruksizm deniliyor. Ağız ve çevresindeki çiğneme kaslarının güçlü ve istem dışı kasılması, genellikle çeneyi sıkma ve dişleri gıcırdatma olarak kendini belli ediyor. Basit gibi algılansa da bu durumun ağız ve diş sağlığı açısından önemli zararlar verdiğini söyleyen Acıbadem International Hastanesi Endodonti Uzmanı Dr. Tubahan Kaya, bu sorunun sık yaşandığına dikkat çekiyor. Yetişkinlerde yüzde 8-10, çocuklarda ise yüzde 8-38 sıklığında görülen bu sorunun, diş sağlığını sürdürebilmek için mutlaka tedavi edilmesi gerekiyor.

Sabah Kalktığınızda Çeneniz Ağrıyorsa…

Bruksizmin en önemli ve en yaygın belirtisi ağrı. Kişi sabah kalktığında yüz kaslarında, çene ekleminin yan kısımlarında, baş ve boyun bölgelerinde oluşan ağrılardan şikayet ediyor. Bu ağrılar kas kaynaklıdır ve çiğneme kaslarındaki spazma bağlı olarak ortaya çıkıyor.

Çocuklar Da Bu Dertten Muzdarip!

Çocuklar, sinüzit sebebiyle gelişen burun akıntısı nedeniyle dişlerini gıcırdatabiliyorlar. Ayrıca diş sürmesi sırasında diş etindeki baskı ve salgılanan bazı biyo-kimyasal ajanlar çevre dokulardaki sinirler ile çiğneme kaslarını uyarabiliyor ve istemsiz çene kasılmaları ve diş gıcırdatmaları olabiliyor. Dr. Tubahan Kaya, yine çocuklarda görülen bu sürecin geçici bir süreç olduğunu da hatırlatıyor.

Stres En Önemli Nedenlerinden Biri

Bruksizmin tahmin edilenin aksine birçok farklı sebebi olabiliyor. Ama çağımızın en popüler sorunlarından stres, bruksizmin de sebeplerinin başında geliyor. Stresin arttığı dönemlerde bruksizm de artıyor. Obsesyon, uykusuzluk, her türlü gerginlik hali ve kıskançlık gibi durumlar diş gıcırdatmanın diğer nedenlerinden. Bireyin kişilik yapısı da bu durumu artırıcı bir faktör; özellikle agresif, aceleci ya da titiz biriyseniz daha sık diş gıcırdatıyor olabilirsiniz.

Bruksizmin farklı nedenleri arasında sistemik faktörlere bağlı sorunlar var: Yetersiz beslenme, bağırsak parazitleri, alerji ve endokrin bozukluklar sistemik faktörler arasında sayılıyor. Eğer bağırsaklar doluysa, gerginleşen bağırsak duvarından çıkan uyarılar beyinde sindirim faaliyetini başlatıyor, bağırsak kasılması artıyor, sindirim enzimleri salgılanıyor, mide asidi ve tükürük akışı artıyor. Son olarak da çiğneme kaslarının kasılması sonucu diş gıcırdatma ortaya çıkabiliyor. Beyin travmaları, bir takım nörolojik rahatsızlıklar ve ayrıca kullanılan bazı ilaçların yan etkileri sonucu aynı sorunla karşılaşmak mümkün. Alkol ve sigaranın aşırı tüketiminin yanı sıra yüksek ya da düşük seviyede yapılmış dolgular ve protezler, dişlerdeki ortodontik bozukluklar, erken dişsel temaslar nedenler arasında sayılabiliyor.

Başka Sorunlara Yol Açıyor

Diş sıkma ve diş gıcırdatmanın farklı sorunlara zemin hazırladığını söyleyen Acıbadem International Hastanesi Endodonti Uzmanı Dr. Tubahan Kaya, hastaların uyandığında ağzında kum olduğunu hissettiklerini bunun da aşınmış diş parçacıkları olabileceğine dikkat çekerek şu bilgileri veriyor:

“Bruksizm, diş yüzeyi aşınmaları sonucu dişlerde hassasiyete ve ilerleyen zamanlarda aşırı aşınmaya bağlı olarak diş sinirinin açığa çıkmasına neden olabiliyor. Ayrıca, dişlerin devamlı birbirlerine sürtmesi sonucu dişler zarar görüyor ve boyları kısalabiliyor. Bu durum hastanın dikey boyut dediğimiz burun-çene ucu arasındaki mesafeyi azaltıyor. Bu da hastanın yüz görüntüsünde estetik sorunlara neden oluyor. Başka bir etkisi de çene eklemi içinde. Eklem sıvısının azalmasına bağlı olarak eklem başı ve yuvasında aşınmalar görülebiliyor. Bu durumda, çeneyi açma kapama esnasında tıkırtı, kitlenme, fonksiyon kısıtlılığı ve ağrı da ortaya çıkabiliyor. Diş köklerinde ise mikrotravmaya bağlı kistik oluşumlar görülebiliyor.

Bunun yanı sıra dişler üzerine gelen aşırı kuvvet nedeniyle dişlerde ve dolgularda kırıklar, dişlerde sallanma ve aralanmalar görülebiliyor”

Botoks Etkin Tedavilerden Biri

Bruksizm tedavisinde botoks en yaygın yöntemlerden biri. Botoks tedavisi ile gereğinden fazla ilaç kullanımından kaçınılmış oluyor. Botoks enjeksiyonu ile kaslara zarar vermeden çiğneme kaslarındaki stres ve aşırı çiğneme kuvveti ortadan kaldırılarak kaslarda rahatlama sağlanıyor.

Diş gıcırdatma ve sıkma problemi olan yetişkinlerde en çok plak tedavisi öneriliyor. Geceleri takılan bu plaklara; ısırma plağı ya da spilint adı veriliyor. Bu plaklar kas spazmını çözerek diş arklarına gelen ve gelecek olan aşırı kuvvetleri en aza indiriyor. Bunların yanı sıra alt çeneye yeni bir konum vererek sorunlu olan eklem-kas sistemini rahatlatıyor. Bu plaklar bruksizmi tedavi etme amaçlı değil, çiğneme sisteminde meydana gelecek sorunların ilerlemesini yavaşlatmak veya önlemek amaçlı olarak kullanılıyor.

Stres kaynaklı alışkanlıkların tedavilerinde, kas gevşetici ilaçlar, B vitamini ve bu ilaçlara ilave olarak mutlaka psikolojik tedavi gerekiyor. Gerekliyse psikiyatr desteği ile antidepresan ilaç da kullanılabiliyor.

Sorun dişsel kaynaklı ise, önceden yapılmış olan hatalı dental işlemler, yüksek veya alçak dolgular ve protezler düzeltilerek bu alışkanlık ortadan kaldırılabiliyor. Kapanış bozukluklarına bağlı olarak gelişen diş sıkma alışkanlığı, ortodontik tedavi ile dişleri normal kapanış pozisyonuna getirilerek düzeltilebiliyor. İleri eklem problemlerinde eklem kapsülüne cerrahi müdahaleler yapılabiliyor.

Bu soruna yol açmasında ya da artmasında etkili olduğu düşünülen aşırı uyaranların (kafein, nikotin vs) ve uyku düzensizliğinin kontrolünün, alışkanlıklarını değiştirilmesinin yanı sıra meditasyon da tedavi sistemleri arasında yer alıyor.

Eğer Tedavi Edilmezse…

1- Dişlerdeki aşınmalar sonucu dikey boyutta azalma, yüz estetiğinde problem,

2- Dişlerde, çene eklemi ve kaslarda ağrı,

3- Çeneyi açma-kapama esnasında fonksiyon kısıtlılığı,

4- Çene kilitlenmesi,

5- Baş ağrısı,

6- İleri vakalarda ameliyat gerektirecek eklem deformasyonları gibi sorunlar ortaya çıkarabiliyor.

Bu nedenle bruksizm kolayca tedavi edilecek seviyedeyken gerekli önlemleri almak gerekiyor.

Diş sıkmayla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Ağız Sağlığı

Diş Tedavilerinde Güncel Yöntemler

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Diş Tedavilerinde Güncel Yöntemler

Günümüzde prova dişi sayesinde hayal ettiğiniz gülüşe kavuşmak mümkün. Son yıllarda uygulanan mock-up tekniği yani prova dişi ile kişiler dişlerinin nasıl olacağını önceden görebiliyor. Bu teknik bilgisayar programı ile değil bizzat deneyimleyerek yapılıyor. Diş tedavilerinde güncel yöntemler neler, işte detaylar…

‘Dişlerim Hayalimdeki Gibi Olacak Mı?’ Endişesine Son!

Dişlerindeki eğriliklerden, boşluklardan, çapraşıklıklardan rahatsızlık duyan kişiler dişlerine estetik bir uygulama yaptırmayı arzu ederler. Ancak bu uygulama sonucunda gerçekten hayal ettikleri gibi dişlere ulaşıp ulaşamayacaklarının endişesini de taşırlar. ‘Dişlerim hayalimdeki gibi olacak mı?’ diye endişelenmeye son! Dişlerinin bitmiş halini ağız içinde görerek bunu bir nevi test etmek isteyenler için mock-up tekniği uygulanıyor. Hem maddi, hem de manevi kayıpların önüne geçilmiş oluyor.

Sert Plastik Malzemeden Hazırlanıyor

Diş Hekimi Pertev Kökdemir, hastalara büyük kolaylık sağlayan mock-up tekniği ile ilgili bilgi verdi: “Estetik amaçlı olarak hastalarımıza lamina veya porselen diş uygularken provalar sırasında mutlaka hastamız ile beraber dişler üzerinde konuşarak gerekli değişiklikler için dişleri laboratuvara gönderiyoruz. Laboratuvardan değiştirilmiş olarak gelen dişleri hastamıza takmadan önce bir kez daha prova yaparak hastamızın en beğendiği hale getiriyoruz. İşte bu noktada özellikle yeni dişleriyle görüntülerinin nasıl olacağını merak eden ve tedaviye başlamadan önce dişlerinin bitmiş halini ağız içinde görerek bunu bir nevi test etmek isteyenler için mock-up tekniğini uyguluyoruz. Bu teknikte, hastamız kliniğe geldiğinde kendisinden bir ölçü alıyoruz. Bu ölçüyü, hastamızdan aldığımız dudak köşeleri arası mesafe, burun kanatları arası genişlik ve dudak kalınlığı gibi verilerle laboratuvarımızda işliyoruz. Hastamızın yüzüne uygun ve estetik dişleri, sert bir plastik malzemeden hazırlayarak hastamızın dişlerinin üzerine geçici olarak uyguluyoruz. Hastamız bu dişleri ile kendi fotoğraflarını çekebiliyor, aynada konuşma provası yapabiliyor, yakınlarına fikirlerini sorabiliyor ve dilerse dişlerini birkaç saat kullanabiliyor. Eğer isterse bu dişler üzerinde gerekli değişiklikleri yaparak dişleri en beğendiği haline getirebiliyoruz.”

Zamandan Tasarruf Ediyorlar

Diş Hekimi Pertev Kökdemir, “Hastalarımızın hayal ettiği diş formu sağlandığında da bu örnek dişleri laboratuvarımıza göndererek aynısını, bu sefer porselen veya laminadan yaparak hastamızın dişlerine uyguluyoruz. Hastalarımız daha tedaviye başlamadan, tedavi bittiğinde dişlerinin nasıl olabileceğini görme imkanına sahip oluyor. Bu test sürüşü sayesinde beğenmemek ya da yapılan dişlerle rahat edememek gibi sorunlar ortadan kalkmış oluyor; hem zamandan tasarruf ediyorlar, hem de ‘Dişlerim acaba nasıl olacak?’ diye kafalarında soru işareti kalmıyor” dedi.

Diş sağlığıyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Ağız Sağlığı

Dişlerinizi Aside Boğmayın

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Dişlerinizi Aside Boğmayın

Ağız sağlığınıza özen gösteriyor ve dişlerinizi her gün düzenli olarak fırçalıyorsanız, beyaz dişlere sahip olabilme şansınız da o oranda artıyor. Diş Hekimi Pertev Kökdemir uyardı: ‘Diş beyazlatma işleminde limon ve karbonat karışımıyla dişlerinizi aside boğmayın!”

Diş Eski Rengine Döner

“Beyazlatıcı diş macunları ile yapılan beyazlatma işleminde mine tüplerinin sadece yüzeye yakın olan kısımları temizlenebilmekte ve diş 1-2 ton daha açık görünebilmektedir. Tabii temizlenen bu bölgeler alınan gıdalarla tekrar renklendiğinde, diş eski rengine dönecektir” diyen Diş Hekimi Pertev Kökdemir, doğal maddelerle dişlerin temizlenmeye çalışılmasının vereceği zararları da anlattı:

Karbondioksit Gazı Açığa Çıkar

“Limon ve karbonat gibi maddelerle yapılan beyazlatma işleminde, asidik olan limon ile bazik olan karbonat tepkimeye girer ve karbondioksit gazı köpürerek açığa çıkar. Bu köpürmeye fırça ile yaptığımız mekanik temizleme de eklenince; mine tüplerinin başlangıç bölgelerindeki kirlerin temizlenmesi ve köpürme sayesinde mine tüplerinden dışarı çıkması sağlanır. Ancak bu riskli bir işlemdir. Çünkü dişlerimize kontrolsüz miktarda asit ve baz aynı anda uygulanır. Eğer bu uygulamayı çok sık yapıyorsak dişlerimiz daha dayanıksız hale gelir ve daha kolay çürüyebilir.”

Karbonat ve Limonla Diş Beyazlatılmaz!

“Son zamanlarda moda olan aktif karbon ile diş beyazlatma işlemi ise kesinlikle kömürle beyazlatma olarak algılanmamalıdır. Kömür elde edildiği kaynağa bağlı olarak çok zehirli bir maddedir ve ağız mukozasından emilimi ile vücutta olumsuz sonuçlara sebep olabilir. Aktif karbon ile diş beyazlatma işlemi, steril aktif karbon temin edilmesinin zor olması nedeniyle sadece aktif karbonlu diş macunları ile yapılmalıdır. Aktif karbonlu diş macunları da diğer diş beyazlatıcı diş macunları gibi dişlerin rengini 1-2 ton açar.”

Ağız ve diş sağlığıyla ilgili farklı bir yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar