Bizimle iletişime geçin

Kalp Sağlığı

Damar Sağlığı Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Halit Yerebakan

Düzenleyen

on

Damar Sağlığı Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Kalbinizin sağlığınız için oldukça önemli olduğunu biliyorsunuz. Peki ya damar sağlığınız sizin için ne kadar önemli? Vücudumuzun aklınıza gelebilecek hemen her yeri damarlarla çevrilidir ve bu damarlar tüm organlara kan akışını sağladığından damar sağlığının ne kadar önemli olduğunu söylememe gerek olmadığını düşünüyorum.

Ne yazık ki, vücudunuzun damar ağını etkileyen hastalıkların erken evrelerinde genellikle hiçbir belirti yoktur. Bu yazımda damar sağlığı hakkında bilmeniz gerekenler neler tüm detayları bulabilirsiniz.

Damar Sağlığı ve Hastalığı Nedir?

Günümüzde en sık karşılaşılan hastalıkların başında gelen kalp ve damar hastalıklarında genetik faktörler oldukça etkilidir. Damar hastalıkları da günümüzde oldukça yaygındır.

Damar hastalığı, vücudunuzun damar ve kan damarlarını etkileyen geniş bir hastalık yelpazesidir. Hastalıklar, periferik arter hastalığı (PAD), ateroskleroz veya klodikasyon gibi birçok farklı isimle bilinir.

“Tıkanmış borular” veya zayıf dolaşım olarak adlandırılan bu koşulları bile duymuş olabilirsiniz. Tüm bu terimler, atardamarlarınızın ya da damarlarınızın bir zamanlar olduğu gibi çalışmama yollarını ifade eder.

Arterler kandaki oksijeni kalbinizden vücudunuzun geri kalanına taşırlar. Kalbiniz attığında, arterler hafifçe genişleyebilir. Kalp atımlar arasında olduğunda, damarlar daralır. Bu oksijenlerin organlara daha verimli hareket etmesine yardımcı olur.

Damarlar vücudunuzdan oksijenden zengin kan iletme sürecini başlatmak için vücudunuzdan oksijensiz kan taşırlar. Damarlar arterler kadar esnek değildir. Damar sistemi üzerinden kan akarken açılıp kapanabilen vanaları vardır.

Nedenleri ve Riskleri

Vasküler hastalığın kesin nedeni tam olarak bilinmese de, çoğu koşul birbirine bağlıdır. Genetik faktörler oldukça etkilidir. Ancak tüm bu hastalıklar ile ilgili tek ortak risk faktörü genetik hikayedir. Eğer ailenizde damar hastalıkları varsa bu hastalığa sizin de yakalanma riskiniz oldukça yüksektir. Bu sebeple aksatmadan rutin sağlık kontrollerinizi yaptırmanızı öneririm.

Genetik faktörün dışında genel olarak vasküler hastalık aterosklerozdan kaynaklanır. Plak olarak adlandırılan yağ birikintileri, atardamarın iç kısmında toplanır ve damar boyunca akan kan akışını azaltır. Bu, vücutta oksijen bakımından zengin kan verilmesine neden olabilir. Damar hastalığı ciddi sorunlara neden olabilir.

Vasküler hastalık için risk faktörleri arasında…

  • sigara içme
  • yaş
  • yüksek tansiyon (hipertansiyon)
  • diyabet
  • yüksek kolestorol
  • şişmanlık
  • egzersiz eksikliği bulunur.

Kalp sağlığı ile ilgili farklı bir yazıma buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et
Yorum bırakmak için tıklayın

Yanıt bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kalp Sağlığı

Açık Kalp Ameliyatı Nedir

Halit Yerebakan

Düzenleyen

on

Açık Kalp Ameliyatı (Koroner Bypass) Nedir?

By-Pass kelime anlamı olarak “köprüleme” olarak açıklanabilir. By-Pass ameliyatı ise vücudumuzda yer alan atardamarların tıkanması durumunda uygulanan cerrahi tedavi yöntemidir. Açık kalp ameliyatı olarak da adlandırılan bu operasyon sırasında hastanın göğüs bölgesi kesilir ve kalbe, arterlere ya da kalp kapakçığına müdahale edilir. Yine bu cerrahi müdahale yöntemi ile koroner arterlerde meydana gelen daralmanın ilerisine, hastanın vücudunun bir başka yerinden alınan damarlar ile damar köprüleri oluşturulur. Tıkanan kalp damarlarının yerine yeni damarlar takılması ile gerçekleştirilen Koroner By-Pass ameliyatı, kurallarına uygun bir şekilde uygulanırsa hasta 8-10 yıl boyunca sorunsuz bir şekilde yaşamını sürdürebilir.

Koroner By-Pass Ameliyatı Kimlere Uygulanır?

Kalbe ihtiyacı olan kanı “koroner arter” adı verilen atardamarlar getirmektedir. Ancak bazen bu damarlar içinde daralma ya da tıkanmalar meydana gelebilir. Bunun sonucunda ise kalp yeterince beslenemez ve görevlerini yerine getirmesi güç hale gelir. Koroner arter damarlarında tıkanma ya da daralma meydana gelen hastalar göğüs sıkışması şikâyeti yaşarlar. Bu damar hastalığı sonucunda kişilerin kalp krizi geçirme riski de bulunmaktadır.

Hastanın şikâyetlerini ortadan kaldırmak için Koroner By-Pass ameliyatı uygulanması kararı alınabilir. Bunların yanında genel olarak bir hasta için açık kalp ameliyatı kararının alınma nedenleri aşağıdaki gibidir:

  • Koroner damarların balon-stent gibi ameliyatız yöntemler ile açılamadığı durumlarda,
  • Bir ya da birden fazla damarın daha önce ameliyatsız yöntemler ile açılmasına rağmen yeniden tıkanması durumunda,
  • Kalp kapak operasyonu gerektiğinde ve birden fazla koroner arterin hastalığında,

Açık Kalp Ameliyatının (Koroner By-Pass) Riskleri Nelerdir?

Tüm cerrahi operasyonlarda olduğu gibi kalp hastalıklarının tedavisi için uygulanan By-Pass operasyonunda da belli riskler bulunmaktadır. Bu riskler arasında göğüs yarası enfeksiyonu yer almaktadır. Meydana gelen bu durum daha çok obezite, diyabet ve daha önce bu ameliyatı geçirmiş kişilerde görülmektedir. Açık kalp ameliyatı riskleri arasında ayrıca düzensiz kalp ritmi, akciğer ve böbrek yetmezliği, baş dönmesi, hafıza kaybı, kan kaybı ve nefes almada zorlanma gibi riskler de bulunmaktadır.

Tüm bunların yanında bu cerrahi operasyonu geçiren hastaların daha önceki yaşam tarzlarını büyük ölçüde değiştirmeleri gerekmektedir. Özellikle yeme içme, ilaç kullanımı, spor aktiviteleri ve günlük yaşam konusunda mutlaka doktor tavsiyelerine uyulmalıdır.

Kalp sağlığıyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Güncel tedavi yöntemleri ile hastalığınızdan kurtulmak için hemen randevu alın.  +90 551 379 72 56

 

Okumaya Devam Et

Kalp Sağlığı

Kalp Krizi Geçirme Riski Kış Aylarında Artıyor

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Kalp Krizi Geçirme Riski Kış Aylarında Artıyor

Araştırmalara göre kalp krizleri kış aylarında diğer mevsimlere göre 2-3 kat daha fazla olup daha ölümcül seyredebiliyor. Kan akışındaki değişim, hormonal faktörler ve tansiyonun yüksek olması gibi faktörler nedeniyle kalp krizi en çok sabah saatlerinde görülüyor ve sonuç olarak kalp krizi geçirme riski kış aylarında artıyor.

Kış Sabahları Kalp Krizini Tetikliyor

Anadolu Sağlık Merkezi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ertan Ökmen, “Kış mevsiminde kar yağışı sonrasında işe yetişme, araba camlarındaki karları temizleme ve hızlı hareket edilmesi kalp krizini tetikleyebilir” açıklamasında bulundu.

Kış mevsiminde solunum yolu enfeksiyonların ve gribin daha sık görülmesi, kış aylarında daha fazla kalori içeren yağlı besinlerin tüketilmesi ve bu kalorinin harcanamaması, güneş ile daha az temas edilmesi sonucu bazı hormonal değişiklikler, kapalı havaların oluşturduğu stres gibi sebeplerin kış mevsiminde daha fazla görüldüğünün altını çizen Anadolu Sağlık Merkezi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ertan Ökmen, “Ancak kalp krizlerinin kış aylarında daha sık olmasının belki de en önemli sebebi soğuk havaların uyardığı damarlardaki büzülme, spazm ve tansiyonu yükseltici etkidir. Soğuk havada vücut, mevcut ısısını korumak üzere cilde daha az kan gönderir ve bunu da tüm damarlarda özellikle cildi besleyen damarlarda büzülme oluşturarak yapar. Bu büzülme otomatik olarak tansiyonun yükselmesine neden olur” dedi.

Kar Temizlemek Tansiyonu Yükselten Ciddi Bir Egzersizdir

Özellikle sabah saatlerinin kan akışkanlığındaki değişim, hormonal faktörler, tansiyonun daha yüksek olması gibi pek çok faktörün etkisi ile kalp krizlerinin en sık görüldüğü saatler olarak bilindiğini söyleyen Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ertan Ökmen, “Her yerin karlarla kaplı olduğu, güneşli, tazelik hissi uyandıran beyaz kış sabahları özellikle bilinen damar tıkanıklığı olan ve kalp hastalığı risk faktörlerini yoğun olarak bünyesinde bulunduran, tansiyonu yüksek olan kişiler için günün en tehlikeli zamanıdır” şeklinde konuştu.

Araştırmalara göre gece kar yağdıktan sonra sabah dışarı çıkıp evinin önündeki ya da arabasının camlarındaki karları temizleyen, işe yetişmek, trafiğe kalmamak acelesiyle hızla hareket eden ve farkında olmadan aslında çok ağır bir egzersizi oldukça soğuk havada yapan kişilerde kalp krizi geliştiğinin saptandığını vurgulayan Prof. Dr. Ertan Ökmen, “Karların temizlenmesi için yolu açmak ya da arabanın karlı-buzlu camlarını temizlemek aslında tansiyonu da yükselten ciddi bir egzersizdir” açıklamasında bulunarak risk faktörlerine sahip kişilerin kışın kalp krizini önlemek için dikkat etmesi gerekenleri şöyle açıkladı:

  • Kış sabahlarında çok daha dikkatli olun
  • İlaçlarınızı düzenli alın
  • Özellikle kar yağışının ertesi günü sabahında yapacağınız kar temizleme işini dinlenerek yavaş yavaş yapın, imkân varsa yapmayın.

Kalp kriziyle ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Kalp Sağlığı

Kalp Krizi Riskini Azaltmanın 8 Yolu

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Uykuda Kalp Krizi Riskini Azaltmanın 8 Yolu

Uyku düzensizliği olan ve uykusuzluk çekenlerde kalp krizi oranının daha yüksek olduğunu biliyor muydunuz? Ancak paniğe kapılmaya gerek yok. Zira sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanarak ve uyku kalitenizi artırarak uykuda gelişebilecek kalp krizi riskini en az seviyeye indirebilirsiniz. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karabulut, uyku apnesi, diyabet, yüksek tansiyon ve uyku bozukluğu ile panik ve kaygı bozukluğu olanlarda kalp krizi riskinin daha yüksek olduğunu belirtirken “Uykusu düzensiz olanlarda, sık uyananlarda, sık kabus görenlerde uykuda kalp krizi riski fazladır. Uykunun düzensiz olması, uykunun kalitesini azaltarak nabız ve kan basıncında ani değişimlere yol açar. Bu durum uykuda kalp krizine yakalanma riskini artırabilir. Uyku bozukluğu yaşayanlar bu konuda profesyonel yardım ve gerekirse ilaç desteği ile uykuyu düzene sokmalıdır” diyor. Prof. Dr. Ahmet Karabulut, uykuda kalp krizi riskini azaltmanın 8 yolu hakkında bilgi verdi.

Göğüs ağrısı ile yatağa girmeyin

Kalp krizleri çoğunlukla önceden bulgu veriyor. Göğüste sıkıntı hissi, göğüs ağrısı kalp krizinin en sık gözlenen bulgularından. Bu şikayetleri belirgin olan kişilerin bu halde yatağa gitmemesi ve muayene olması gerekiyor. Çünkü hafif başlayan bulgular uyku sırasında belirginleşebiliyor.

Akşam 9’dan sonra yemek yemeyin

Geç saatte yenilen yemekler, özellikle hamurlu tatlılar kan şekerini ve kandaki stres hormonlarını artırıyor. Özellikle kontrolsüz diyabet hastalarında risk belirgin olarak artış gösteriyor. Geç saatte acıkıyorsanız bir kase yoğurt ya da ceviz, yer fıstığı gibi bitkisel omega3 içeren besleyici atıştırmalıklardan yiyebilirsiniz.

Sigara içip yatağa girmeyin

Sigara kalp krizi riskini artıran temel etkenlerden biri. Sigara tiryakileri uyku öncesi genelde sigara takviyesi yaparken, bu durum kan akışkanlığı ve damar yapısında olumsuz etkilere yol açıyor. Özellikle geç saatte yenilen ağır bir akşam yemeğine sigara ya da nargile türü tütün ürünleri eklenerek yatağa girmek uykuda oluşacak kalp krizine davetiye anlamına geliyor.

Tansiyonunuzu ölçün

Gece düşmeyen tansiyon uyku sırasında kalbe ek yük bindiriyor. Özellikle tansiyon değerleri dengesiz olan kişilerin yatmadan önce kan basınçlarını kontrol etmesi çok önemli.

Uyku saatini kaçırmayın

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karabulut “Kaliteli uyku kalbin dostu olup, derin ve deliksiz uyku uyuyanlarda kalp krizi riski azalır. Bunun için özellikle gece 23:00-01:00 arasında uyumak çok önemlidir. Bu dönemde melatonin salınımı en üst düzeyde olup, kişinin daha kaliteli uyku geçirmesini sağlayacaktır” diyor.

Uyku ortamınıza düzen verin

Kaliteli bir uyku için yatılan yatağın kalitesi, ortamın nemi, toz oranı önem taşıyor. Uyku ortamınızın havalandırılması, tozdan arındırılması, ısıtma sistemi, nemin düzenlenmesi ve rahat edeceğiniz ortopedik ve hijyenik bir yatak tercih etmeniz uyku kalitenizi artırmada önemli unsurlar.

Ateşle yatağa girmeyin

Ateşli hastalıklar kalbin üzerindeki yükü artırıyor. Sıklıkla gece saatlerinde artan ateşe çoğu zaman uyku ve ter atma ile çözüm aranıyor. Özellikle kalp damar hastalığı için riski olanlar, yaşlılar ve kalp yetersizliği hastalarında ateşli hastalıklar uykuda kalp krizi riskini artırıyor.

Hastalıkları önemseyin

Özellikle uyku apnesi, depresyon, kaygı bozuklukları gibi rahatsızlıklar çoğu zaman dikkate alınmayıp tedaviden de kaçınılıyor. Oysa uyku düzenini bozan, uykuda kalp krizi riskini artıran bu durumlar için mutlaka sosyal ve profesyonel destek alınması gerekiyor. Yüksek tansiyon, diyabet, kolesterol yüksekliği gibi hastalıkların tedavilerini aksatmamanız, düzenli kontrollerinizi yaptırmanız şart.

Uykuda kalp krizi nasıl bulgu veriyor?

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karabulut “En sık izlenen bulgu göğüste sıkıntı hissi ve çarpıntı ile uyanmaktır. Bu duruma genelde soğuk terleme eşlik eder. Bunun yanında boyun bölgesine yayılan göğüs ağrısı, güçsüzlük hissi, baş dönmesi ek olarak izlenebilir. Bu şikayetlerle uyanan kişilerin özellikle tuvalete giderken dikkatli olmaları önerilir. Zira, tuvalet sırasında baş dönmesi ve baygınlık gelişebilir. Şiddetli kalp krizlerinde ölümcül ritim bozuklukları tetiklenebilir. Belirtilen şikayetlerle uyanan ve şikayetlerinin şiddeti artarak devam eden kişilerin ambulans çağırması ya da en yakın sağlık kuruluşuna başvurmaları önerilir” diyor.

Kalp kriziyle ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar