Bizimle iletişime geçin

Beslenme

Çorbalı Detoks Yükselişte

Halit Yerebakan

Düzenleyen

on

Bu yıl takım elbisesinin altına beyaz spor ayakkabı giyen insanlar görünce şaşırmayın. Çünkü ‘Athlesiure’ trendinde, sağlıklı bir yaşam için hareket etmek ve bunun için de rahat giyinmek gerekiyor. Ayrıca bu yıl çorbalı detoks trendi yükselişte.

İnsanların yaklaşık yüzde 40’ı yeni yıla hazırlanırken kendileri, hatta sağlıkları için belirli hedefler koyma gayreti içerisinde olur. Fakat genellikle yapılan araştırmalarda görüyoruz ki bu insanların sadece yüzde 8’i hedeflerine ulaşıyor veya bu doğrultuda yürüyorlar. En başlıca verilen karar genellikle kilo vermek üzerine ama nedense hep ‘Yeni yılda kilo vereceğim’ gibi genel bir hedef konuluyor. Doğrusu ‘Yeni yılda 10 kilo vereceğim’ gibi kesin hedefler koymaktır.
Genetiğin ve çevresel faktörlerin önemini ikiz çalışmaları vurgulamıştır. Çevresel faktörlere bağımlı olarak yaşam beklentisi tek yumurta ikizlerinde yüzde 20-30’lara kadar farklılık göstermiştir. Fakat çalışmaların vurguladığı en önemli unsur ise 80 yaş sınırı. Bu araştırmaya göre yaşam beklentisini 80 yaşın üstünde genetik, 80 yaşın altında ise çevresel faktörler etkiliyor. Bu sebeple çevresel faktörleri erken yaşlarda ne kadar düzenleyebilirsek gelecekte o kadar daha sağlıklı olabileceğimizi bilmemiz gerekir.

YAŞAM TARZI ETKİLİYOR

Genetik olarak toplumlarda ciddi bir değişiklik olmamasına rağmen, çevresel faktörlerin değişimi ışığında 1870’lerde İngiltere’de yaşam beklentisi 44 yaş iken günümüzde ortalama 80 yaş olmuştur. Şimdiye kadar genlerimizi kontrol edemediğimiz söylenirdi; artık bildiğimiz bir gerçek var, o da genlerimizi eğitebildiğimiz. Değiştiremesek de yaşam tarzımızla nasıl bedenimizi etkileyeceklerine karar verme şansımız bulunuyor. Hep genler diyoruz ama genlerimizin de, bedenimize ne olduğunun sadece yüzde 30’una karar verdiğini unutmayalım. Peki geriye kalan yüzde 70 kimin sorumluluğunda? Onun da sorumlusu çevresel faktörler ve alışkanlıklarımızdır…

2017 sağlık trendlerinde baktığımızda yine en geniş kapsamlı bölümü beslenmeye yönelik trendler alıyor. Ancak beslenme konusundan önce egzersizden makyaja ve biraz da modaya değinmek lazım. Hayatınıza hareket eklemeniz gerektiğini yıllardır iyi yaşam koçları ve bilimciler sizlerle paylaşıyor ancak gündelik iş hayatınızda giydiğiniz kıyafetler buna pek uygun değildi. Yer yer magazin programlarında klasik kıyafetlerin altında spor ayakkabılar görüyorduk ama artık 2017 de bunun bir trend adı var: Athlesiure… Sportif detayların klasik iş kıyafetleri ile birleştiği bu trend 2017’de yaygınlaşacağa benziyor ve dünyaca ünlü birçok marka yeni yıl hazırlıklarını bu yönde yapmaya başladı bile. Siz de çizgili lacivert bir iş elbisesinin altına beyaz bir spor ayakkabı giyerek trende uyabilirsiniz.

REİKİ ÖN PLANA ÇIKIYOR

Bu sene yine sağlık veren taşlı takılar moda olacağa benziyor. Woo woo wellness felsefeleri arasında olan yoga, meditasyon ve hatta sebze/meyve suyu detokslarının popüleritesi yokuş aşağı hızını almışken psikolojik ve fiziksel etkileri daha baskın olduğu düşünülen kristaller ve reiki ön plana çıkmaya başlayacak.
Egzersiz artık popüler bir yaşam biçimi haline gelmeye başladı. Büyük spor salonları yerini butik fitnes kulüplerine bırakıyor. Bu küçük mekanlar artık bayileşme şeklinde çoğalacağa benziyor. Egzersizi hayat tarzı haline getirenlerin belirli bir standardı yaşayabilmeleri için bu zincir butiklerden faydalanacağı kuşkusuz. Araştırmalar dışarı çıkarak yapılan egzersizin stres hormonlarını daha da düşürdüğünü ve hatta dışarıda sosyalleşerek yapılan egzersizlerin bunu bile aştığını gösteriyor. Ezgersiz yapmak iyi yaşamın şifrelerinden biri ise psikolojik açıdan desteklenmesi için sosyalleşmenin de bunu yaparken olmazsa olmaz olduğunu bilmemiz gerek.

MAKYAJIN AMBALAJINI OKUYUN

Makyaja gelince… Makyaj, gerçek güzelliği örtüyor. Sağlıklı bireylerin sağlıklı görüntüleri var. Bir de sosyal medya işin içine girince #nomakeup bu yılın trendi. Unutmayın; iç güzellik yani bedensel sağlık, eşittir dış güzellik diyebiliriz. ‘Makyajsız olmaz’ diyenler ise bu yıl daha fazla etiket okumaya başlayacağa benziyor. Yıllarca insanlara gıda ambalajlarını okumaları öğretildi, bunun sağlıkları için ne kadar faydalı olduğundan bahsettik hep. Bu alışkanlık artık yapılan alışverişlerin neredeyse bedenle buluşan tüm ürün gruplarına yayıldığını görüyoruz. Makyaj ambalajı okuma, temiz ve sağlıklı makyaj için olmazsa olmaza dönüşüyor.

EN YENİ TREND: EVDE VAKİT GEÇİRMEK

2017 yılında alkol, fazla kalori, uyku düzeni bozukluğuna ve hatta fiziksel yorgunluğa sebep olan hafta sonu dışarıya çıkmalar yerini evde vakit geçirmeye devrediyor. Evde duranlar kulübüne hoşgeldiniz!
Yapılan anketlere göre, evde vakit geçirenler veya sosyalleşenler kendilerine yüzde 121 daha fazla bakıyorlarmış. Pinterestte yapılan tarz araştımalarında ev içi tasarımsal düzen resimlerinin aramaları 450 milyonu bulduğu ve evde buluşan kız arkadaşların oranının ise yüzde 35 arttığı gösteriliyor. Buradaki büyük resimde tek bir mesaj var: Evde iseniz kendi sağlığınıza daha fazla zaman ayırıyorsunuz. 2017 yılında bir de alkolden uzak yaşam artık gündemde. Günümüze kadar şekersiz içecekler ve diğer meşrubatlar teker teker popülerliğini kaybetmişken sıra artık alkole geldi. Bu yıl sosyalleşmenin resminde alkollü içki içeren bardaklar out diyebiliriz.

DETOKS SULARI YERİNE ÇORBALARI TERCİH EDİN

Detoks yapmanın öncü fikri yanlış anlatılıyor. Ancak ne var ki çoğumuz detoks içecekler fikrini seviyoruz. Bu nedenle muhtemelen bazı biçimlerde bizimle olmaya devam edecek. Umarım fazla sürmez. Bu günlerde çorbalama gibi bir kavram türedi yurt dışında. Yani bu sular bir nevi özel karışımlı çorbalara dönüşmeye başladı. Belki de bu hamleyi 2017’de ülkemizde de göreceğiz.
Çorbalar, meyve sularının aksine lif içerir ve meyvelerden şeker içermez. Bu yüzden desteklemekte bir problem görmüyorum.
Düşünebiliyor musunuz; detoks yaparak, sadece bir meyve suyu ile temizlenip ve üç gün sonra birkaç kilo kaybettim ve kendimi çok iyi hissediyorum, diyorsunuz, ancak vücudunuza çok miktarda fruktoz alıyorsunuz. Ancak bu meyve suyu detoksları basit şekerler içeriyor ve karaciğerimiz başta olmak üzere metabolizmamızı olumsuz etkiliyorlardı. Şimdi çorba trendi ile belki daha iyi bir noktaya gidebiliriz.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et
Yorum bırakmak için tıklayın

Yanıt bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Beslenme

Kanserden Korunmak için Hünnap Tüketin

Halit Yerebakan

Düzenleyen

on

Kanserden Korunmak için Hünnap Tüketin

Hünnap meyvesinin adını daha önce hiç duymamış hatta tadının bile nasıl bir şey olduğunu bilmiyor olabilirsiniz. Ancak bilenlerin vazgeçemediği ve sağlığa açısından bolca yararı olan bu meyvenin hazır şimdi tam mevsimiyken tanışmanızda fayda olduğunu düşünüyorum. Öyle ki kanserden korunmak için hünnap tüketin…

Eski çağlardan beri Çin’de alternatif tıp yöntemi olarak kullanılan hünnap meyvesi, son zamanlarda ülkemizde de popüler olmaya başladı. Sonbaharda, semt pazarlarında ve marketlerde karşımıza çıkan bu meyve Çin’de ölümsüzlük meyvesi olarak anılıyor. Peki gerçekten sağlığa bu kadar faydalı mı?

Öncelikle hünnabın içerisinde A ve C vitaminlerinden bolca bulunduğunu bilmenizde fayda var. Ayrıca hünnap; kalsiyum, magnezyum, fosfor ve potasyum yönünden de oldukça zengin bir meyve. Bu özellikleri sayesinde bağışıklık sisteminizi güçlendiren hünnap, birçok hastalığa da iyi geliyor. Özellikle sakinleştirici ve uykuya yardımcı olan şifa kaynağı hünnabın sağlığa olan diğer faydaları neler merak ediyorsanız bu yazım tam size göre…

Uykusuzluğa Karşı, Yatmadan Önce Hünnap Çayı İçin

Meyvenin içerisinde yer alan jujuboside A maddesinin beyindeki hipokampusu etkileyerek uykusuzluk ve anksiyetinin hafifletilmesine yardımcı olur. Hünnap meyvesi aynı zamanda flavonoidler, saponinler ve polisakkaritler olarak bilinen bileşikleri de içerir. Çalışmalar, hünnapta yer alan yüksek saponin içeriğinin, tüm sinir sistemi üzerinde yatıştırıcı bir etkiye sahip olduğunu göstermiştir. Hünnabın dinlendirici etkisi sayesinde yatmadan önce bir fincan hünnap çayı içerek rahat bir gece uykusu çekebilirsiniz.

Kanserden Korunmak için Hünnap

Hünnap meyvesinin bilinen en önemli özelliği vücudu kansere karşı korumasıdır. İçerisinde bulunan antioksidan ve C vitamini sayesinde kanser hastalıklarına karşı koruyucu etkiye sahiptir. Yapılan araştırmalarda hünnabın birçok kanser türünde iyileştirici etkisi olduğu ortaya çıkmıştır.

Kabızlık Problemine İyi Gelir

Hünnap sindirim sağlığı içinde oldukça faydalı bir meyvedir. Öyle ki sindirimi kolaylaştırarak kabızlığa problemini giderir. Hünnap, kabızlıkta bağırsak geçiş süresini azaltarak, dışkı nemini arttırır. Böylece bu problemi engellemiş olur.

Stresi Azaltır

Hünnapta bulunan jujuboside A maddesinin, zihin ve beden üzerinde yatıştırıcı bir etkiye sahip olduğu bilinir. Bu yüzden Çin’de alternatif tıpta doğal bir antidepresan olarak kullanılıyordu. Yapılan araştırmalarda, hünnap meyvesinin tohumlarının hayvan deneklerinde anksiyeteyi azaltmada özellikle rol oynadığı görülmüştür.

Kan Basıncını Dengeler

Bir diğer sağlığa olan faydası da kan basıncı üzerindeki olumlu etkisidir. Potasyum kan basıncını sağlıklı seviyelerde tutar, hünnap aynı zamanda potasyum içerdiğinden yüksek olduğu için kan basıncını dengeler.

Kemikleri Güçlendirir

Hünnap, içerisinde bol miktarda fosfor içerdiği için kemik sağlığında oldukça etkilidir. Aynı zamanda yine içerisinde bulunan kalsiyum kemik gücünü arttırarak kemikleri güçlendirir.

Bağışıklığı Arttırarak, Hastalıklarla Savaşır

Antioksidan ve C vitamini yönünden oldukça zengin bir meyve olan hünnabı tüketerek bağışıklığınızı güçlendirebilirsiniz. Antioksidanlar serbest radikallerin neden olduğu hasarı engelleyen besinlerdir. Vücuttaki aşırı serbest radikal seviyeleri, yaşlanma sürecini hızlandırmanın yanı sıra kanser ve kalp hastalığı gibi daha ciddi sağlık sorunları ile bağlantılıdır.

Bağışıklığı arttırmak için olmazsa olmaz bir vitamin olan C vitaminini vücudumuz kendi başına üretemez. Bu sebeple, beslenmenizde yeterli miktarda C vitamini aldığımızdan emin olun. İşte bu noktada yüksek oranda C vitamini içeren hünnap tüketerek bağışıklığınızı arttırabilirsiniz.

Hünnapla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Beslenme

Okul Başarısını Artıran Beslenme Önerileri

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Okul Başarısını Artıran Beslenme Önerileri

Sabahları alelacele yapılan veya geçiştirilen kahvaltılar, kantinlerde satılan fast food tipi besinler ve “sağlıklı beslenme” hakkında yeterince bilgi sahibi olmamak gibi nedenlerle, özellikle ilkokul çağındaki çocukların beslenme alışkanlıkları bozulabiliyor. Ancak yeterli ve dengeli beslenmeleri, sağlıklı büyüme ile gelişimlerinin yanı sıra okul başarıları için de çok önemli. Öyle ki yapılan çalışmalar yetersiz ve dengesiz beslenen çocukların öğrenmede güçlük çektikleri, davranış bozuklukları yaşadıkları, dikkat sürelerinin kısaldığı, sık hastalanmaları nedeniyle okuldaki devamsızlık sürelerinin uzadığı ve tüm bunlar sonucunda da okul başarılarının düştüğü belirlenmiş. Üstelik sağlıksız beslenen çocuklarda yetişkin dönemde obezite, kroner kalp hastalığı, diyabet ve kanser gibi kronik hastalıklara yakalanma riski de artıyor. Bunun aksine sağlıklı beslenen öğrencilerin ise zihinlerinin açık ve dikkatlerinin daha fazla olduğu gözlenmiş ve bu şekilde ders saati içerisinde anlatılanları uzun süre konsantre olarak daha iyi anladıkları görülmüş. Peki çocukların hem sağlıkları hem okul başarıları için dikkat etmeleri gereken beslenme alışkanlıkları neler? Acıbadem Kadıköy Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Evrim Demirel okul başarısını artıran beslenme önerileri ve zihni açan besinleri anlattı, önemli bilgiler verdi.

Kahvaltı Yapmadan Olmaz

İlkokul çağındaki çocuklarda en önemli öğün kahvaltıdır. Çünkü vücudun gereksinim duyduğu en önemli besin kaynakları bu öğünde karşılanıyor. Yapılan çalışmalar, uzun süren gece açlığından sonra kahvaltı yapmayan çocuklarda halsizlik, baş dönmesi, baş ağrısı, yeterli enerjide olamamaya bağlı olarak zihinsel faaliyetlerde azalma ve dikkat eksikliği gibi sorunlar geliştiğini ortaya koyuyor. Düzenli ve dengeli bir kahvaltı ise büyümeyi destekleyen yeterli kalorinin ve hastalıkları önleyen çeşitli vitamin ile minerallerin alımını sağlıyor. Süt, yumurta, peynir, domates, salatalık ve tam buğday ekmeğinden oluşan bir kahvaltı yeterli vitamin ve mineral almasını sağlayacaktır. Değişik bir kahvaltı alternatifi olarak süt veya yoğurt içine yulaf ezmesi gibi kahvaltılık tahıllardan da yararlanabilirsiniz.

Her Öğünde 4 Temel Besin Grubu Olsun

Çocuğunuzun yeterli ve dengeli beslenebilmesi için gün içinde protein, karbonhidrat, yağlar ve minerallerden oluşan bir beslenme programı oluşturun. Bunun için de beslenme listenizde süt ve ürünleri, et ve et ürünleri (kırmızı et, tavuk, balık) sebze ve meyveler, kuru baklagiller ile tahıl grubuna mutlaka yer verin.

Boş Enerjilere Dikkat

Kahvaltıda veya ara öğünlerde mısır gevreklerinden (şeker ilaveli), ekmek üzerine sürülen çikolatalı krem, poğaça, simit, börek, hamur işleri gibi karbonhidrat ve yağdan yüksek besinlerden uzak durun. Beslenme ve Diyet Uzmanı Evrim Demirel bu tür gıdaların besin değerleri olmadıkları gibi, yüksek kalorili olmaları nedeniyle çocuğun kilo almasına da yol açtıkları uyarısında bulunarak, “Bunun yanı sıra çocuklar için çok önemli olan kalsiyum ve protein içermedikleri için dikkat dağınıklığı ile derste uyuklamaya da neden olabiliyor. Ayrıca bu tarz karbonhidrattan yüksek besinler tüketiminden sonraki öğünlerde daha hızlı acıkma ve daha fazla yeme isteğine de yol açabiliyor” diyor.

Her Gün 1 Adet Yumurta

Özellikle büyüme ve gelişmede çok önemli rol oynayan proteinli besinleri almasına dikkat edin. Örneğin önemli bir protein kaynağı olan yumurta çocuğun zihnini açarak derslerinde daha başarılı olmasını sağlıyor. Yumurta aynı zamanda büyüme ve gelişmede oldukça etkin olan demir açısından da çok zengin bir besin. Bu nedenle, alerjisi yoksa çocuğunuzun her gün veya gün aşırı 1 adet yumurta yemesini sağlayın.

Süt ve Süt Ürünleri Şart!

Kalsiyum kemik ve dişlerin yeterince güçlü olması, kemiklerin uzaması, kas ve sinir sisteminin gelişmesi için çok önemli. Bunun yanı sıra güçlü bir bağışıklık sistemi için de ayrı bir önem taşıyor. Bu nedenle çocuğunuzun her gün kalsiyumdan zengin olan süt ve süt ürünlerini tüketmesi çok önemli. Örneğin, günde 1 su bardağı süt + 1 kase yoğurt+ 1 dilim peynir yeterli kalsiyum almasını sağlayacaktır.

Ceviz ve Fındık Önemli

Ceviz ve fındık gibi yemişler de içerdikleri elzem yağ asitleri sayesinde çocuğunuzun okul hayatındaki başarısını ve enerjisini artırmaya yardımcı oluyor. Bu besinler kan şekerini düzenlemesinin yanı sıra çocuğunuzun zihin gelişimine katkıda bulunuyor. Ancak kalori değerleri yüksek olduğu için porsiyon kontrolü yapmanız çok önemli. Örneğin 2-3 adet ceviz veya 10-15 adet badem yemesi yeterli gelecektir.

Ekmek Tam Tahıllı Olmalı

Çocuğunuza beyaz ekmek yedirmemeye dikkat edin. Çünkü glisemik indeksi yüksek olan beyaz ekmek kan şekerinin hızla yükselmesine, bunun sonucunda da çocuğun derste uyumasına sebep olabiliyor. Hızla yükselen kan şekeri daha sonrasında hızla düşerek tekrar acıkmayı da tetikliyor. Tam buğday veya bol tahıllı ekmekler posa (lif) yönünden de zengin oldukları için midede daha fazla hacim kaplayarak tok tutarlar ve bağırsak hareketlerinin düzenli çalışmasına da yardımcı oluyorlar.

Sağlıklı Ara Öğünler Hazırlayın

Akşam gereğinden fazla yemek yemesini, dolayısıyla kilo almasını önlemek için sağlıklı ara öğünler hazırlayın. Örneğin kuru yemiş, kuru meyve, hurma ya da pekmezden hazırladığınız kek, kuru veya yaş meyve, yoğurt, taze sıkılmış meyve suları, ev yapımı küçük sandviçler veya sebzelerden hazırlayacağınız cips gibi. Ara öğünlerde ambalajlı çikolatalar, bisküviler ve hamurlu yiyeceklerden kaçınmanız ise çok önemli. Çünkü atıştırmalık olan paketli market ürünler katkı maddesi ile boya maddeleri içerebiliyor. Bu da uzun vade de obezite, kalp damar, diyabet, mide bağırsak hastalıklarına ve alerjik reaksiyonlara neden olabiliyor. Kola gibi kafeinli içecekler ya da hazır meyve suları hiçbir besin değeri taşımadıkları gibi gereksiz kaloriye neden oluyorlar Dolayısıyla ara öğünlerde bunlar yerine ayran veya komposto gibi içecekleri tercih edin.

Yemek Listesini Kontrol Edin

Beslenme ve Diyet Uzmanı Evrim Demirel öğle ve akşam yemeğinde her besin grubunun mutlaka olması gerektiğine dikkat çekerek, “Protein açısından zengin et, balık ya da tavuk gibi gıdaları ya da sulu bir sebze yemeği, salata ve yoğurtla desteklenmeli. Bu menüye çorba da eşlik edebilir. Tatlı yerine meyve verilmeli. Gelişme çağındaki çocukların enerji ihtiyaçları büyük. Bu nedenle gün aşırı makarna ve pilav gibi yiyecekleri yemesinde herhangi bir sakınca bulunmuyor” diyor. Çocuğumuzun yeterli ve dengeli bir şekilde yemek alıp almadığını anlayabilmek için okuldaki aylık yemek listelerini gözden geçirin. Öğlen yemeği verilemiyorsa beslenme çantasını da gerekli besin grubundaki besinlerden seçerek hazırlayabilirsiniz.

Fost Food Tarzı Besinleri Sınırlandırın

Fast food tarzı yiyecekleri çocukların hayatından tümüyle çıkartmak maalesef mümkün değil.Ancak 15 günde veya ayda bir öğün olarak sınırlanmaya özen gösterin. Fast food gıdaların içinde fazlaca bulunan trans ve doymuş yağın aşırı tüketimi içeriğindeki trans yağlar nedeniyle öğrenme ve hafızaya yardımcı olan çok sayıdaki moleküle ve beyin hücrelerinde olumsuz etki yaratıyor.

  1. Kahvaltı örneği:
  • Beyaz peynir/ kaşar peyniri
  • 1 haşlanmış yumurta (omlet veya menemen olabilir)
  • Bol domates salatalık
  • 10 adet fındık / 2 adet ceviz
  • Tam buğday ekmeği
  • 1 su bardağı taze sıkılmış meyve suyu (fazla kilo problemi yok ise) veya süt
  1. Kahvaltı örneği:
  • 1 su bardağı süt veya yoğurt
  • Sade yulaf ezmesi
  • 1-2 porsiyon meyve
  • 10 adet badem veya 10 adet fındık

3.Kahvaltı örneği:

  • 2 ince dilim tam buğday ekmeğinden beyaz veya kaşardan tost
  • 1 yumurta
  • Bol yeşillik
  • 6-8 adet zeytin
  • 1 su bardağı taze sıkılmış meyve suyu (fazla kilo problemi yok ise) veya süt

Okul dönemiyle ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Beslenme

Bağışıklığınız için Ev Turşusu Tüketin

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Bağışıklığınız için Ev Turşusu Tüketin

Biberi, fasulyesi, kornişonu, lahanası… Kışın vazgeçemediğimiz lezzetlerden ilk sırayı belki de turşular alıyor. Bağışıklığınız için ev turşusu tüketin. Diğer faydaları ise…

Bağışıklık sistemini kuvvetlendirmek için önde gelen fermente besinlerden biri olan ev turşusu, bağırsak sistemi başta olmak üzere sağlığımız için kritik önem taşıyan dost probiyotik bakterileri almamızı da sağlıyor. Acıbadem Taksim Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dilan Eker “Sağlığı tüm yönüyle etkileyen bağırsak mikrobiyotasını desteklemek için besinsel probiyotik kaynaklarının tüketimi oldukça önemli. Ancak her turşu bağırsaklara canlı gidebilecek probiyotik bakterileri sağlamıyor. Bağırsaklara dost probiyotik bakteri içeren turşular, ülkemizde geleneksel olarak yapılan turşulardan biraz farklı” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Dilan Eker, probiyotik bakterilerden zengin turşu yapmanın püf noktalarını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Mevsiminde ve Organik Sebzeleri Kullanın

Sebzelerin doğal florasında bulunan yararlı bakteriler fermantasyon sürecinde kritik rol oynuyor. Ancak tarımda kullanılan ilaçlar (pestisitler) hem bu florayı bozabiliyor hem de sağlığımızı olumsuz etkileyebiliyor. Mevsiminde ve organik olarak yetiştirilen sebzeleri kullanmak probiyotik açıdan zengin bir turşu yapımı için önemli.

Fermantasyon İçin Uygun Ortam Yaratın

Sağlıklı bir turşu için temiz ve cam bir kavanoz kullanılmalı. Sebzelerin kavanoza sıkıştırılarak konulması ve salamura suyunun sebzelerin üzerini geçmesi diğer önemli unsurlar. Turşuyu, fermantasyon sürecinin tamamlanması için oda sıcaklığında ve karanlık bir ortamda ortalama 7-10 gün bekletin. Turşu olduktan sonra soğuk ve karanlık bir ortamda muhafaza edin.

Kaya Tuzu ya da Deniz Tuzu Kullanın

Beslenme ve Diyet Uzmanı Dilan Eker “Lakto fermente bir turşu için tuz olmazsa olmaz bir unsur. Tuz, fermentasyon sırasında iyi bakterilerin aktivitesini artırırken bozulmayı yavaşlatır. Turşu suyunun bulanık olmaması ve sebzelerin çok fazla yumuşamaması için zengin mineral içeriğine sahip kaya ya da deniz tuzu kullanın. Bu arada turşuyu lezzetine kanıp -tuz içeriğinden dolayı- aşırı tüketmeyin” diyor.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar