Sosyal Medya

Çocuk Sağlığı

Çocuklarda Görülen Uyku Sorunları

Basın Bülteni

Yayınlanma:

,
Çocuklarda Görülen Uyku Sorunları

Uyku sorununu sadece yetişkinler değil çocuklar da çekiyor. Çocuklarda görülen uyku sorunları ise, uyurgezerlik ve tıkayıcı uyku apnesi olabiliyor.

Acıbadem Altunizade Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İlkay Değerli “Uyku, bebeklik ve çocukluk çağında en az beslenme kadar önemlidir. Bu nedenle uyku bozukluklarının doğru tanımlanması, tanınması ve tedavisi de önem arz etmektedir. Doğru tanı konulduğu takdirde çocuklarda uyku bozukluğu sorununun üstesinden gelmek mümkündür” diyor. Dr. İlkay Değerli, çocuklarda en sık görülen uyku sorunlarını ve çocuğunuzun kaliteli uyuması için etkili önlemleri anlattı; önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Uyurgezerlik

Çocukların genelde yüzde 15’i uyurgezer. Genellikle 4-8 yaş arasında başlayıp ergenliğe doğru azalıyor. Gözler açık olsa da ağır uyku döneminde olduğu için çocuk eğer uyandırılmazsa sabah bunları hatırlamıyor. Emniyet tedbirlerini almak çok önemli!

Kabuslar

En sık 3-5 yaş arasında görülüyor. Psikolojik stres, yoğun hayal gücü, güvensizlik duygusu, yaşamda istenmeyen değişiklikler (ebeveyn boşanma ve kavgaları/ev-okul değiştirme), travmatik olaylar gibi faktörler kabusları artıran etmenlerden bazılarını oluşturuyor.

Huzursuz Bacak Sendromu

Uykuyu bölen bu sorunda bacaklarda ağrı, karıncalanma vb. huzursuzluklar yaşanıyor.Çocuklarda demir eksikliğinde 5 kat daha sık görülürken, B12 eksikliği ve ergenlikte aşırı kahve/sigara tüketimi de sorunu artırıyor.

Uyku Terörü

‘Gece terörü’ olarak da biliniyor. Genellikle uykunun 2-3. saatinde meydana geliyor. Çocuk dehşet içinde ağlayarak kalksa da tam olarak uyanmadığından sabah olayı hatırlayamıyor. Gece terörü 30 saniye ile 3 dakika arasında devam edebiliyor.

Gece Uyanmaları

Aşırı açlık ya da aşırı tokluk uyumayı zorlaştıran etkenler. Akşam yemeği uykuya yakın olmamalı. Aksi takdirde enerji vermesinin yanı sıra hazımsızlık, gaz problemleri ve uyuma güçlüğü yaratabiliyor.

Tıkayıcı Uyku Apnesi

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İlkay Değerli “Uyku apnesi, uyku sırasında solunumun geçici olarak durması olayıdır. Sıklıkla 4-6 yaş arasında görülür. Çocuklarda en sık bademcik, geniz eti büyümesi ve aşırı kilo durumunda görülür. Gürültülü horlama, huysuzluk, yorgunluk, dikkatsizlik ve gelişme geriliği gibi sorunlara hatta hayati riske yol açabilir” diyor.

Narkolepsi

Önemli bir uyku bozukluğu da narkolepsi yani gündüz uyanıkken ani gelen uyku atakları. Kişi konuşurken veya yemek yerken aniden uykuya dalıyor. Buna bazen çok sevindiğinde ya da üzüldüğünde aniden yere düşme de eşlik edebiliyor.

Bu Önerilere Dikkat!

  • Uyku saatlerini belirleyin, uygun sınırlar koyun ve kararlı davranın. Bundan ödün vermeyin.
  • Çocuk her gece belli saatlerde uyku terörü ve uyurgezerlik sorunu yaşıyorsa saati gelmeden 15 dakika/yarım saat önce çocuğu uyandırıp tekrar uyumasını sağlayın.
  • Çocuğunuzu her gün aynı saatlerde yatırın, uyku öncesi rutininize yeterli zamanı ayırın ve bu sürede çocuğunuzun sevdiği şeylere yer verin.
  • Çocuğunuz gece uyanmalarında sizin yatağınıza geliyorsa, alışkanlık halini almaması için onu yatağına geri götürün. Korkuyorsa yanında kalıp rahatlamasını sağlayın.
  • Gece kabuslarının nedeni gün içinde yaşadıkları herhangi bir şey veya televizyonda izledikleri görüntüler olabilir. Bazen de nedensiz kabuslar görebilirler. Çocuğunuz geceleri korktuğunu söyleyerek uyanıyorsa, mutlaka yanında olup onu rahatlatın ve kendini güvende hissedene kadar yanında kalın. Bu durum her gece tekrarlanıyorsa, çocuğunuzun sizi yanında tutmak için mi böyle davrandığını yoksa gerçekten mi korktuğunu anlamaya çalışın.
  • Yatağa aç olarak ya da aşırı tok olarak yatırmayın. Çikolata gibi gece uyarıcı özelliği olan besinlerden uzak tutun.
  • Uykudan önce sakin ve aile ile beraberce zaman geçirebileceği etkinlikler, uyku törenleri (masal anlatmak, ninni söylemek vb.) düzenleyin.
  • Odasının çok karanlık olmamasına, ortamın nem ve ısısının (18˚C) yeterli olmasına, odanın havalandırılmasına ve odada sigara içilmemesine özen gösterin.
  • Yatağında elektrikli battaniye veya sıcak su torbası kullanmayın.
  • Doğrudan güneş ışığı altında veya ısıtıcı yanında uyutmayın.

Uykuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Devamını Oku
Yorum Yaz

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çocuk Sağlığı

Çocuğunuz Okula İsteksiz Gitmesin

Basın Bülteni

Yayınlanma:

,

Çocuğunuz Okula İsteksiz Gitmesin

Her çocuk okula gitmeyle ilgili farklı duygular içinde olabilir. Bazıları çocuklar okula gitmek için çok istekliyken, bazıları da isteksiz davranabilir. Hatta bu isteksizlik karın ağrısı gibi farklı mazeretlerle kendini gösterebilir. Çocuğunuz okula isteksiz gitmesin.

Yeditepe Üniversitesi İhtisas Hastanesi’nden Uzman Klinik Psikolog Merve Öz, yaşanan bu kaygı durumunun ebeveynler tarafından doğru algılanıp yönetilmesi gerektiğini söylüyor. Çoğunlukla 5 ve11-12 yaş aralığındaki çocuk ve gençlerde görülen bu durumun, zorluklarla baş edememenin getirdiği sonuçlar olduğunun unutulmaması gerekiyor. Peki, bu çocukları okuldan soğutmadan sorunun üstesinden gelmek mümkün mü? Uzman Klinik Psikolog Merve Öz ebeveynlere yol gösterecek önerilerini sıraladı…

Okul Alışverişini Birlikte Yapın

Birlikte yapacağınız okul alışverişi çocukların motivasyonunun artmasında yarar sağlıyor. Kendi zevkine göre alınmış okul malzemelerini kullanacak olmak, okula gitme isteğinin artmasına yardımcı oluyor. Ayrıca, çanta ve kıyafetini çocuğunuzla birlikte hazırlamanız, onun hem motivasyonunun artmasını hem de sorumluluk kazanmasını sağlıyor.

Endişelerini, Duygularını İfade Etmesine İzin Verin

Çocuklarınızın yaşadığı deneyimleri anlatmaları için ortam yaratın. Hatta neler hissettiklerini, korkularını, endişelerini dile getirmelerine yardımcı olun. Kaygı, korku gibi kelimeleri kullanmalarından endişe etmeyin. Bunların nedenlerini kırıcı olmadan sorgulamaya çalışın. Yaşadıkları korkularla ilgili onları rahatlatmaya çalışın.

Öğretmenlerinden Yardım Alın

Çocuklarınızın yaşadıkları korku ve endişenin nedenini öğrendiyseniz mutlaka bu konudan öğretmenlerine bahsedin. Adaptasyon süreci boyunca da mutlaka çocuğunuzun öğretmeni ile iletişimi sürdürün.

Okulda Keyif Aldığı Aktiviteleri Anlatmasını Sağlayın

Eğlenceli tatil günlerinin ardından erken yatılıp, erken kalkılan, yeni bir beslenme düzeni oluşturulan üstelik derslerin stresinin eklendiği okul günleri elbette başlarda sıkıcı gelebilir. Uzman Klinik Psikolog Merve Öz, ebeveynlerin çocuklarının okuldaki günlük rutinlerini öğrenmelerinin yarar sağlayacağını belirterek, “Onlarla gün içinde keyif aldıkları aktiviteler hakkında konuşabilirsiniz. Oyunlarını, yeni arkadaşlarını, derslerdeki eğlenceli aktivitelerini anlatmalarını isteyin. “dersler nasıl geçti” gibi cevabını alamadığınız sorular yerine “beden eğitimi dersinde ne oynadınız?” gibi anlatmaktan keyif alacağı sorular sorun. Böylece okulun eğlenceli yönlerini görmesini sağlayabilirsiniz” diyor.

Bir Sorun Olduğu Düşündüğünüzde Uzman Desteği Almaktan Çekinmeyin

Her çocuk bu dönemi farklı şekilde ve farklı hızda geçirdiği için yapılmaması gerekenlerin başında ebeveynlerin çocuklarını diğer çocuklarda kıyaslamaması geliyor. Genel olarak sorunların birkaç hafta içinde yavaş yavaş ortadan kalkması gerekiyor. Ancak herhangi bir gelişme yaşanmadı ve çocuğunuz sabah kalkmıyor, okula gitmemek için bahaneler üretiyorsa, yemek yeme sorunu, aşırı hırçınlık/saldırganlık ya da içine kapanıklık gibi sorunlar yaşıyorsa bir uzman desteğine başvurmak için de geç kalmamak önem taşıyor.

“Mükemmel Çocuk” Notları Çok İyi Olan Çocuk Değildir!

Kendini değerli hisseden, sevgi dolu ve özgüvenli bir çocuk yetiştirmenin yolunun, çocuğu dinlemekten geçtiğini söyleyen Uzman Klinik Psikolog Merve Öz, yapılması gerekenleri şöyle listeliyor:

  • Çocuğunuz okuldan geldiğinde gününün nasıl geçtiğini sorun.
  • Tüm sorularına sıkılmadan cevap verin.
  • Bazı konularda O’na fikirlerini sorun.
  • Çocuğunuzla iş birliği yapın.
  • Sorumluluk vermeyi ihmal etmeyin.
  • Çocuklarınıza güvenin.
  • Sözlü olarak ya da hareketlerinizle ona değerli olduğunu hissettirin.

Çocuk sağlığıyla ilgili farklı bir yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Devamını Oku...

Çocuk Sağlığı

Çocuklarınızı Fazla Yemeğe Zorlamayın

Nazlı Sisik

Yayınlanma:

,

Yazar:

Çocuklarınızı Çok Yemeğe Zorlamayın

Sıcak havaların son günlerini yaşadığımız bugünlerde genel sağlığın korunması açısından seçilecek gıdalar oldukça önemli. Özellikle çocuklarda daha da dikkatli olmak gerek…Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Nazlı Şişik Yaltırık, çocuklarınızı fazla yemeğe zorlamayın diyor. Ve yaz aylarında çocukların olası sağlık problemlerine karşı korunabilmesi için dikkat edilmesi gereken noktaları sıralıyor…

Kahvaltıyı Atlamayın

Her mevsim olduğu gibi yaz aylarında da kahvaltı günün en önemli öğününü oluşturuyor. Büyüme ve gelişme dönemi devam eden çocukların kahvaltısında, demir, kalsiyum ve karbonhidrat bakımından zengin olan, yumurta, süt ve süt ürünleri gibi gıdaları tercih edin.

Dengeli Bir Beslenme Programı Hazırlayın

Yaşamın her döneminde olduğu gibi çocuklukta da dengeli beslenmeye dikkat etmek gerekiyor. Bunun için, çocuğunuzun tabağını dörde bölün ve her gruptan besine yer verilecek şekilde bir beslenme düzeni oluşturun. Artan sıcaklarla ani şeker düşmelerini önlemek adına makarna, pilav, patates tüketiminden kaçının ve bunun yerine bulgur, kepekli makarna tercih edin. Ayrıca, öğünlerde hafif ve yağsız besinleri tercih etmek ve porsiyonları küçültmek de çocukların daha kolay yemek yemesine yardımcı olabildiğini unutmayın.

Ara Öğün Alışkanlığı Kazandırın

Yaz aylarında iştah azalacağından öğün aralarının daha sık ve öğün miktarının da daha az tutulması gerektiğini anlatan Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Nazlı Şişik Yaltırık, “Ara öğün alışkanlığının çocuklara mutlaka kazandırılması gerekiyor. Bu öğünler sıvı gıdalarla ve meyveyle desteklenmeli. Bunun yanı sıra, meyvelerin sadece suyunu değil, kendisinin tüketilmesine özen gösterilmeli” diyor.

Yeterli Su Tüketmesini Sağlayın

Sıcaklarda terlemeye bağlı olarak sıvı kaybı yaşandığı için su tüketimine ayrıca dikkat etmek gerekiyor. Çocukların yeterli su alıp almadığının en önemli göstergesi ise idrarın rengi oluyor. Çok açık sarı renkte idrar yeterli su alındığını gösteriyor.

İshalden korunmak için dikkat edilmesi gerekenler

Sıcak hava yiyeceklerin çabuk bozulmasına neden olduğu için yaz aylarında açıkta satılan yiyeceklerin tüketilmemesi gerektiğini söyleyen Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Nazlı Şişik Yaltırık, yazın çocuklarda en sık görülen sorunlardan biri olan ishalden korunmak için dikkat edilmesi gerekenleri şöyle sıraladı…

  • Rotavirüsden korunmak için elleri mümkün olduğunca sık yıkamaya dikkat edin ve hijyene önem verin.
  • Sebze ve meyvelerin çok iyi yıkandığından emin olun.
  • Bozulma riski arttığından kremalı yiyecekleri mümkün olduğunca kısa sürede tüketin. Dolapta bir günden fazla bekletmeyin.
  • Yine, bozulma riski yüksek olan, et, tavuk, balık, süt gibi besinleri açıkta bekletmeyin. Uygun koşullarda muhafaza edilmesini sağlayın.
  • Dondurulmuş gıda alışverişlerinde eve gelene kadar bozulma riskine karşın, en yakın marketten alışveriş yapmayı tercih edin.

Çocuk sağlığıyla ilgili farklı bir konuya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Devamını Oku...

Çocuk Sağlığı

Erken Tanı Hayata Bağlıyor

Basın Bülteni

Yayınlanma:

,

Erken Tanı Hayata Bağlıyor

Lenfoma tedavileri, yaş ve cinsiyet gözetmeksizin herkesi ilgilendiriyor. Günümüzde hastalığın biyolojik ve genetik özelliklerine göre risk gruplarının belirlenmesi ve tedavi seçeneklerindeki artış ve erken tanı hayata bağlıyor.

Özellikle çocukluk çağı lenfomalarının bugün büyük çoğunluğunun tedavi edilebildiğini söyleyen Yeditepe Üniversitesi İhtisas Hastanesi Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Uzmanı Dr. Çetin Timur, 15 Eylül Dünya Lenfoma Günü dolayısıyla önemli açıklamalarda bulundu.

Çocukluk kanserlerinde ülkemizde yüzde 20 ile lösemiden sonra ikinci sıklıkta görülen lenfoma, nedeni tam olarak ortaya konamamış kanserlerden biri. Hodgkin lenfoma (HL) ve Hodgkin dışı lenfomalar  (NHL) olarak iki ana gruba ayrılıyor çok sayıda alt tipleri bulunuyor. Lenfoma görülme sıklığı yaş ve toplumlara göre farklılık gösterebiliyor. İstatistikler ülkemizde hastalığın görülme sıklığının yüz binde 4 olduğunu gösteriyor.

NHL tüm çocukluk çağı kanserlerinin yüzde 15’ini oluşturuyor ve yaşla birlikte görülme sıklığı artıyor. Hastalık bütün yaş gruplarında erkek çocuklarda daha sık görülüyor.  Özellikle 15 yaşın altındaki vakaların yüzde 75’ini erkekler oluşturuyor. Hastalığın biyolojik ve genetik yapısının anlaşılmasıyla birlikte tedavi alternatiflerinin de arttığını söyleyen, Yeditepe Üniversitesi İhtisas Hastanesi Çocuk Hematolojisi Uzmanı Dr. Çetin Timur, özellikle erken tanı ile çocuklarda tama yakın tedavi başarısı elde edilebildiğini belirtiyor.

Çocukluk Lenfomaları En Çok 5-10 Yaş Arası Erkek Çocuklarda Görülüyor!

En fazla çocuklarda ve genç erişkinlerde görülen; ateş, lenf bezi büyümesi, boğaz ağrısı veya anjin ile seyreden ve “öpücük hastalığı” ismiyle de bilinen “Enfeksiyöz mononükleoz” geçirmiş kişilerde, Hodgkin lenfoma görülme olasılığı genel popülasyona göre üç kat daha fazla risk taşıyor. Ayrıca bağışıklık sistemi yetmezlik virüsü HIV (AIDS) taşıyan kişilerde de lenfoma görülme sıklığı artıyor. Bunların dışında radyasyona ve bazı kimyasal maddelere maruz kalma, tarım sektöründe kullanılan ilaçlar ve hamilelikte kullanılan bazı ilaçların da lenfomalardan sorumlu olduğunu gösteren çalışmalar bulunuyor.

Her Lenf Bezi Büyümesi Lenfoma Değildir!

Lenfoma tedavisinde de diğer hastalıklarda olduğu gibi erken tanı ve tedavinin hayati önemi bulunuyor. Ebeveynlerin, boyunda, koltuk altında, kasıktaki lenf bezesinde ağrısız şişlikler, ateş, gece terlemeleri, halsizlik, iştahsızlık, tartı kaybı gibi belirtileri gözlemlediğinde zaman kaybetmeden çocuk hematoloji-onkoloji uzmanına başvurmaları gerekiyor. Her lenf bezi büyümesi lenfoma anlamına da gelmiyor. Çocuklarda basit enfeksiyonlarda bile lenflerde büyüme görülebildiği için sorunu önemsemek gerekiyor.

Umut Verici Sonuçlar Alınıyor

Son yıllarda özellikle tedaviye dirençli ve tekrarlayan vakalarda kök hücre nakli ve akıllı ilaçlar kullanıldığını belirten Uzm. Dr. Çetin Timur, “Çocukluk çağı lenfomasında amacımız, hastanın ömrünü bir kaç yıl uzatmak değil, çocuğun sonraki yıllarını yaşıtları gibi sağlıklı ve hastalıksız yaşamasını sağlamaktır. Spesifik tedaviler sırasında enfeksiyon önlemleri ve tedavisi, beslenme desteği gibi destek tedavileri de önem taşıyor.  Ayrıca tedavi süresince hem çocuklara, hem de aile bireylerine psikolojik ve sosyal destek sağlanması tedavinin başarısında önemli rol oynuyor” diyor.

Çocuk sağlığıyla ilgili farklı bir yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Devamını Oku...

Öne Çıkanlar

www.dryerebakan.com Sadece bilgilendirme ve sağlık bilgilerinin eğlenceli olarak aktarılmasını amaçlamaktadır, teşhis veya tedavi için bir alternatifi değildir. Doktorunuz yerine geçmeyi yada Doktorunuzun size uyguladığı tedavi yerine geçmeyi hedeflememektedir. Web sitesi içeriğinden dolaşan tüm kullanıcılar, Kullanım Koşulları ve Gizlilik Kurallarını otomatik olarak kabul etmiş sayılır.

İletişim: info@dryerebakan.com

Copyright © 2017 DrYerebakan.com.