Kontrolsüzce yemek yemek, yediklerinden pişmanlık duyup çıkarmak veya çok az yemek… Siz de bunlardan birini yaşıyorsanız, sağlığınızı kaybetmeden önce hekime gitmelisiniz

Yeme bozuklukları, günde üç öğünden az ya da çok yeme şeklinde kendini gösteren bir beslenme şekli bozukluğudur. Bu bozukluğun önemsenmemesi hayatınızı tehlikeye sokabilecek hastalıklara neden olabilir. Uluslararası Yeme Bozuklukları Dergisi’nin yer verdiği makaleye göre 50 yaşındaki kadınların yüzde 13’ünün, diyet programları sırasında yeme bozukluğu yaşadığı saptanmıştır.
Ulusal Yeme Bozuklukları Birliği’ne göre, 25-45 yaş arasındaki kadınların yüzde 67’si kilo vermeye çalışıyor. Sağlık Araştırma ve Kalite Ajansı’nın verilerine göre ise, 1999-2009 yılları arasında 45-65 yaş arasındaki insanların, yeme bozukluğu şikayetiyle hastaneye yatma oranı yüzde 88’lik bir artış göstermekte. Yeme bozukluğu, kişinin kilo almaktan korkmasıyla ilintili bir hastalıktır. Anoreksiya nervoza, bulimia nervoza ve atipik yeme bozukluğu (kontrolsüz yeme ve binge-eating disorder) olarak üç gruba ayrılır:

Anoreksiya nevroza: Özellikle genç yaştaki kadınlarda ya da ergenlik çağındaki çocuklarda görülen, çok az yemek, uykusuz kalmak ve buna rağmen aktif olmakla sonuçlanan psikolojik bir yeme bozukluğudur. Anoreksik olan insanlar genellikle kalori sayısını ve yediği yiyecek türlerini sınırlar. Anoreksiya, her yaştan, cinsiyetten, cinsel eğilimden, ırktan ve etnik kökenden insanları etkileyebilir.
Tarihçiler ve psikologlar, yüzlerce ya da binlerce yıldır anoreksiya belirtileri gösteren kişilerin kanıtlarına rastlamışlardır.
Aynı araştırmacılar, Çin ve Afrika kırsalındaki gibi Batılılaşmamış bölgelerdeki insanlara anoreksiya nevroza teşhisi koymuştur. Bir kişinin anoreksik olması için zayıflaması veya kilolu olması gerekmez. Çalışmalar, daha büyük gövdeli kişilerin de anoreksiya olabildiklerini ancak yağ ve obeziteye karşı kültürel önyargı nedeniyle teşhis edilme olasılığının düşük olduğunu bulmuştur.
Anoreksiya nevroza tanısı için aşağıdaki kriterler karşılanmalıdır:
1. Enerji alımının; yaş, cinsiyet, gelişimsel yörünge ve fiziksel sağlık bağlamında önemli ölçüde düşük vücut ağırlığına neden olan gereksinimlere göre kısıtlanması.
2. Kilolu olmasına ya da şişmanlığa rağmen şişman olma korkusu.
3. Kişinin mevcut düşük vücut ağırlığının ciddiyetinin inkar edilmesi.

KANSIZLIĞA NEDEN OLUR
Anoreksiya nevroza hastalığının semptomları

  • Mide krampları, diğer spesifik olmayan gastrointestinal şikayetler (kabızlık, asit reflüsü, vb.)
  • Anormal laboratuvar bulguları (anemi, düşük tiroid ve hormon seviyeleri, düşük potasyum, düşük kan hücresi sayıları, yavaş kalp hızı)
  • Baş dönmesi, bayılma
  • Her zaman üşümek
  • Uyku sorunları
  • Yara iyileşmesinde zayıflık
  • Sık hastalanma

    Bulimia nevroza: Açlık krizinden sonra çok fazla öğün tüketilmesi ve kilo alma korkusu ile bu öğünlerin kusma yoluyla isteyerek çıkarılmasıdır. Atletlerin, vejetaryenlerin ve ergenlik çağındaki gençlerin sık hastalanması, kilo alma korkusuyla yeteri kadar beslenememesinden kaynaklıdır.
    Hastaların çoğunda aşırı yemek yeme sonrası, bunu telafi etme davranışları gözlenmektedir. Bulimia hastaları aynı zamanda madde bağımlısı, depresyon hastalığı ve kaygı bozuklukları gibi ruhsal diğer hastalıklardan birini taşıyor olabilir. Bulmia nevroza hastalığı için aşağıdaki kriterler karşılanmalıdır:

    1. Aşırı yemek isteği atakları
    2. Yemek yeme sırasında kontrolden çıkma, nerede duracağını bilememe
    3. Kendinden kaynaklı veya istekli kusma

    Bulmia nevroza hastalığının semptomları

  • Mide krampları
  • Gastrointestinal şikayetler (kabızlık, asit reflüsü, vb.)
  • Baş dönmesi, bayılma
  • Kas güçsüzlüğü
  • Sarı cilt
  • Soğuk, benekli eller ve ayaklar veya ayak şişmesi
  • Dişlerde renk değişikliği
  • Saç ve vücut kıllarında dökülme

    SAĞLIKSIZ TELAFİ YÖNTEMLERİ
    Atipik yeme bozukluğu: Tutku ve saplantı düzeyinde zayıflama arzusu ve bunun beraberinde gelen yeme bozukluğudur. Hastalığın en büyük belirtisi, aşırı yeme isteği ve sonrasında sağlıksız telafi yöntemlerinin uygulanmasıdır. Atipik yeme bozukluğu, ağır yeme bozukluğu olarak da bilinmektedir. Psikolojik bunalım ve çöküşlerle sonuçlanabilen bu hastalık, günümüzde tedavi edilebilir. Hastalığın kriterleri şunlardır:
    1. Aşırı yemek yeme isteği atakları. Bu atak iki şekilde sonuçlanır. Bunlardan ilki, ön görülenden fazla yemek, ikincisi, birbirine yakın zaman periyotlarında yemek. Örneğin; iki saatte bir yemek.
    2. Yemek yeme sırasında kontrol eksikliği hissi yaşamak. Yemek sırasında ne yediğini kontrol etme hissi ve devamında kontrolsüzlük yaşamak.
    3. Aşırı yemek yeme, ortalama olarak haftada bir oluşur. Sonrasında telafi davranışları gözlemlenir.

    Atipik yeme bozukluğunun semptomları

  • Kısa süreler içinde büyük miktarda gıdaların kaybolması ya da büyük miktarda yiyecek tüketimi
  • Başkalarının yanında rahatsız edici bir şekilde yeme şekli
  • Başkaları ile yemek yeme korkusu
  • Yiyecek çalmak veya çantada yiyecek taşımak
  • Yemek atlamak veya düzenli yemeklerde küçük porsiyon yiyecekler almak
  • Tekrarlayan diyet yapma
  • Kiloda belirgin dalgalanmalar
  • Mide krampları
  • Gastrointestinal şikayetler (kabızlık, asit reflüsü, vb.)
  • Aşırı çiğneme

Ağır depresyon, sürekli yorgunluk hali ve suçluluk duygusu
Yeme bozukluğu olan bir kişi, genelde bu işaret ve semptomların hepsini bir kerede almaz ve yeme bozuklukları semptomları değişiklik gösterir. Sosyokültürel özellikler, çevresel ve kalıtsal faktörler, yeme bozukluklarının ortaya çıkması ve yaygınlaşmasında etkili rol oynar. İşte yeme bozukluğuna neden olan diğer etkenler:
Dağılımlar: Evliliğin veya herhangi bir arkadaşlık ilişkisinin bitmesi, ruh sağlığı üzerinde duygusal tahribatlara neden olabilir. Yapılan araştırmalara göre; ruh sağlığı üzerindeki değişimler, düzensiz beslenmelere neden olabilir.
Başlangıçlar: İş yeri değiştirmek, taşınmak ya da yeni bir aktivite grubuna dahil olmak, yemek yeme düzenini etkileyen faktörlerdir. Günlük yaşamdaki bu tip başlangıçlar, kaygı ve endişeleri beraberinde getirebilir.

SEVDİKLERİNİZİ EGZERSİZE VE AKTİF YAŞAMA TEŞVİK EDİN

  • Aç olduğunuzda yemek yiyin. Ne zaman tok hissederseniz o zaman yemek yemeyi bırakın. Tüm gıdalar sağlıklı beslenmenin bir parçası olabilir. İyi veya kötü gıda yoktur, bu nedenle bazen meyveler, sebzeler ve hatta tatlılar da dahil olmak üzere farklı gıdalar yemeye çalışın. Atıştırmalık farklı türler deneyin. Bazen kuru üzüm iyi olabilir, bazen peynir, bazen bir kurabiye, bazen havuç veya fıstık ezmesine batırılmış kereviz tüketebilirsiniz.
  • Diyet yapmayın. Yapılan araştırmalar; hekim kontrolsüz diyet programlarının, zayıflamanın aksine kilo alımına sebep olduğunu ortaya çıkarmıştır. Diyet yerine çeşitli meyveler yiyin ve biraz egzersiz yapın. Unutmayın, daha ince olmak, sağlıklı ve mutlu olmaktan farklıdır.
  • Egzersiz yapmak ve aktif halde kalmak sizi daha sağlıklı yapacaktır. Beğendiğiniz bir spor (yüzme, basketbol veya futbol gibi) veya bir etkinlik (dans veya karate gibi) bulmaya çalışın ve bunu yapın. Çizim, okuma, müzik dinleme gibi farklı hobileri deneyin. Sevdiğiniz aktiviteler için zaman ayırın. İnsanlar iyi, sağlıklı ve kontrol altında iken şişman kişilerin kötü, hasta ve kontrolsüz olduğuna inanır. Bu doğru değildir ve zararlıdır. İnsanları tanımaya ve kendiniz bulmaya çalışın. Sevdiklerinizi egzersiz yapmaya ve aktif olmaya teşvik edin.

PAYLAŞ