Sosyal Medya

Beslenme

Baharatlar Sadece Tat Vermez

Halit Yerebakan

Yayınlanma:

,

Baharatlar sağlığınıza sayısız katkıda bulunuyor. Özellikle de zerdeçal, kanserli hücrelerin büyümesini yavaşlatacak kadar etkili bir baharat olarak ilk sırayı alıyor.

Özellikle bizim kültürümüzde baharatlar, yemeklerde kullanılan en önemli lezzet artırıcıdır. Oysa, baharatların lezzet vermek dışında da faydaları var; soğuk algınlığından kansere, ağrılardan iltihap tedavisine kadar sayısız derde deva niteliğinde kullanılırlar. Son yıllarda, ilaç ve kimyasal desteklerdense doğal yollarla iyileşmenin önemini fark eden bilim insanları, baharatlar gibi doğal şifa kaynaklarının faydalarını araştırmaya başladı. Elde edilen sonuçlara bakıldığında; özellikle bazı baharatlar, en kuvvetli sandığımız ilaç ve yöntemlerden bile daha etkili olabiliyor. Baharatları meyvelerle kıyaslayan bir araştırmadan elde edilen sonuçlar oldukça ilginç. Bilim insanlarına göre sadece yarım çay kaşığı tarçın, sahip olduğu antioksidan miktarı açısından yarım bardak yaban mersinine denk. Ülkemizde kolaylıkla bulabildiğimiz kuru kekik de incelenmiş. Elde edilen sonuca göre; sadece yarım çay kaşığı kuru kekik, sahip olduğu antioksidan açısından üç bardak çiğ ıspanağa denk. Baharatlar birçok şekilde temin edilebilir; taze, bütün, kurutulmuş veya öğütülmüş olarak. Unutmadan, öğütülmemiş baharatların raf ömrü daha uzundur.

Baharatların her ne kadar tat verici etkileri uzun süreler devam etse de, sağlık açısından fayda sağlayabilmeleri için belirli saklama şartlarına da uyulması gerekir. Siz siz olun, mutfağınızda eskiyen baharatları atın; onların da bir ömrü var. Baharatlar öğütüldüğünde hava ile yanarak bileşikler açığa çıkarırlar. Açığa çıkan bu bileşikler baharatlara tat veren en önemli unsurdur. Taze öğütülmüş baharatın daha yoğun lezzete sahip olmasının da sebebi budur. Yapılan araştırmalar, evde bizzat öğüttünüz baharatın çok daha sağlıklı olduğunu gösteriyor. Araştırmalardan elde edilen sonuçlara göre, hazır öğütülmüş baharatlarda; böcek parçası, hayvan kılı ve yüzde 7 oranında ‘salmonella’ bakterisi tespit edilmiş. Kuvvetli bir tat sunmaları sebebiyle genellikle az miktarlarda kullanılsalar da baharatların da kalorisi var. Baharat kullanımının bir diğer faydası da tuz kullanımını azaltmasıdır.

ZERDEÇAL

Zerdeçal, tüm baharatların hükümdarıdır desek yanlış olmaz. Zerdeçal; antienflamatuar, antiviral, antibakteriyal, antikanser ve antifubgal özelliklere sahip bir baharattır. Bedeniniz için kurşun geçirmez bir zırh olarak adlandırabileceğimiz bu baharatı, her gün mutlaka tüketmeye çalışın. Zerdeçala sarı rengini veren curcumin adlı madde, antioksidan özelliği taşır ve iltihaplı hastalıkların tedavisinde etkilidir. Kanser tedavisi üzerine yapılan araştırmalar; zerdeçalın, daha doğrusu curcuminin kanserli hücrelerin büyümesini yavaşlattığını gösterdi. Zerdeçalın antienflomatuar etkisi; şişme ve ağrı ile kendini gösteren hastalıkların tedavisinde faydalı olmasına sebep oluyor. Alzheimer hastaları üzerinde yapılan bir araştırmaya göre; zerdeçal, Alzheimer’a neden olan plakları bloklayarak hastalığın seyrinde önemli fayda sağlıyor.

ACI BİBER

Bibere acı tadı veren capsaicin adlı bir madde vardır ve bu madde ne kadar çoksa, biber o kadar acı bir tada sahip olur. Bu mucizevi madde hakkında yapılan araştırmalar, capsaicinin metabolizmayı hızlandırmanın yanında dolaşım ve sindirim sistemleri üzerinde son derece faydalı olduğunu gösterdi. Bundan uzun yıllar önce Çin ve Hindistan tıbbı (doğal tedavi yöntemleri) acı biberin faydalarını keşfetmiş ve tedavilerinde sıklıkla kullanmış. Kültürümüze Arnavut biberi olarak yerleşen (minik ve oldukça acı biber) cayanne biberi hakkında yapılan araştırmalar, serbest radikallerle mücadele ederek hücre bozulmalarına karışı etkili olduğunu gösterdi. Bu faydaları sebebiyle kanser hastalıkları üzerindeki etkileri araştırılmaya devam ediyor. Henüz net sonuçlara ulaşılamadı ancak acı biber, kanser savaşçısı olma yolunda umut veriyor.

ZENCEFİL

Zencefil de tıpkı diğer baharatlar gibi Ayurveda ve geleneksel Çin tıbbında iltihaplı hastalıklar, kas ağrıları, zararlı bağırsak bakterileri, sindirim sistemi ve halsizlik için kullanılan ‘ilaçlardan’ biri idi. Yapılan araştırmalar, bizden uzun yıllar önce yaşamış olan bu insanların yanılmadıklarını gösterdi. Yapılan araştırmalardan birinde zencefilin; antienflamatuar etkisi sebebiyle, kireçlenme tedavisinde tıpkı ilaçlar gibi etkili olduğu gösterildi. Zencefilin diğer mucizevi faydaları arasında; boğaz ağrıları ve soğuk algınlığını tedavi etmek de var. Hatta ağrılı eklemler üzerine kompres yoluyla uygulandığında eklem ağrısında ciddi azalmaya sebep olduğu da yapılan bir çalışma neticesinde gösterildi. Zencefil özellikle taze zencefil; kolay bozulan ve küflenen bir gıdadır. Bu sebeple taze almalı ve hızlı şekilde tüketmelisiniz. Eğer zencefili yemeklerinize eklemek istiyorsanız, ocaktan almadan hemen önce eklemelisiniz çünkü zencefil, yağ ile uzun süre pişirildiğinde acı bir tat bırakır.

TARÇIN

Tarçının faydalarını soracak olsam eminim birçoğunuz, kan şekerini düzenlemeye yardımcı olduğunu ve diyabetliler tarafından kullanıldığını söyler. Doğru, tarçının en bilinen faydası budur. Ancak özellikle son yıllarda yapılan araştırmalar, tarçının farklı faydalarını da gün yüzüne çıkarmayı başardı. Tarçın, antienflamatuar ve antioksidan etkisiyle de sağlık gündemindeki yerini aldı. Yapılan araştırmalar, kalp ve kronik hastalık riskini azaltmada yardımcı olduğunu gösterdi. Ayrıca hücre bozulmasına ve anormal büyümesine karşı da etkili olduğu artık biliniyor. Bu da kanserle savaşta yeni bir umut kaynağımız olduğu anlamına geliyor

FESLEĞEN

Fesleğen, hücrelerinizi; yaşlanmaya, hatta onları öldürmeye sebep olan serbest radikal adındaki maddelere karşı korur. Fesleğenin; kalp hastalığı, kanser, kemik erimesi ve Alzheimer hastalığına sebep olan bu maddelere karşı hücrelerinizi koruduğu bilimsel olarak gösterilmiştir.

KEKİK

Kekik, baharat dünyasının yegane mikrop öldürücüsüdür. Bakteriyel enfeksiyonlar, basit bir boğaz enfeksiyonundan zatürreye kadar uzanabilir. Araştırmalar, kekiğin antibiyotiğe dirençli olan bakterileri öldürdüğünü göstermiştir. İçinde kekik özü bulunan gargara ve damlalar, boğaz ağrılarını ve enfeksiyonlarını giderebilir. Soğuk algınlığı döneminde öksürüğünüz varsa denemenizde yarar var.

ADAÇAYI

Adaçayının en bilinen faydası, metabolizmayı hızlandırarak kilo vermenizi kolaylaştırmasıdır. Bu sebeple metabolizması yavaş kişilere her sabah bir fincan adaçayı içmeleri önerilir. Adaçayının faydaları hakkında yapılan araştırmalar, antienflamatuar etkisinin oldukça yüksek olduğunu gösterdi. Adaçayı, son yıllarda sıklıkla görülmeye başlanan ve tedavisi için araştırmalar yapılan Alzheimer hastalığı için de yeni bir umut kaynağı olmayı başardı. Yapılan araştırmalar, adaçayının hafızayı kuvvetlendirdiğini ve konsatrasyonu artırdığını gösterdi.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Beslenme

Ramazan Bayramı’nda Tatlı Tüketimi

Basın Bülteni

Yayınlanma:

,

Ramazan Bayramı’nda Tatlı Tüketimi

Ramazan’ın son günlerine gelirken sofralarda esen bayram havasının rehavetine katılmayıp, özellikle şekerli gıdaların tüketimine dikkat edilmesi gerekir. Ramazan Bayramı’nda tatlı tüketimi, yüksek tansiyon, şeker hastalığı gibi sorunlara yol açabilir.

Ramazan ayının sonuna gelirken mutfaklarda bayram havası esemeye başladı. Tatlılar, kekler, börekler sofralardaki yerini almaya hazırlanırken şekerli gıdaların tüketilmesi konusunda çok dikkatli olmak gerekiyor. Günümüzde kalp ve damar sorunlarının toplumda en sık görülen hastalıklar olma özelliği taşıyor. Acıbadem Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Cem Arıtürk, “Genetik miras, sigara içmek ve yüksek tansiyon kalp damar hastalıkları denince akla gelen en önemli sebepleri oluşturuyor. Bununla birlikte gereğinden fazla şekerli gıdaları tüketmek hem direkt hem de yüksek tansiyon, şişmanlık ve şeker hastalığı gibi bazı dolaylı etkileriyle kalp damar sistemi açısından olumsuz etkilere neden oluyor.” dedi.

Tatlılardan Çok Meyve Tüketin

Günümüzde günlük ihtiyacın üzerinde şeker tüketilmesi sonucunda, vücutta yağ depolanmasının arttığı, vücudun insülin rezervlerinin tüketilerek şeker hastalığına yakalanma olasılığının arttığı ve yüksek tansiyona yakalanmanın kolaylaştığı ispatlanmış durumda. Bunun yanında şekerin damarlar üzerindeki direkt olumsuz etkileri de biliniyor. Bu yüzden hastalığı olsun olmasın herkesin gereğinden fazla şeker tüketimi konusunda dikkatli olması gerekmektedir. Bir genelleme yapmak gerekirse börek, pasta, baklava gibi karmaşık şeker içeren tatlılardan çok meyve ve sebzeler gibi basit şeker içeriği olan gıdalar tercih edilmeli. Benzer bir hatırlatmayı içecekler konusunda da yapmakta fayda var. İçeriğinde şeker barındıran konsantre meyve suları, gazlı içecekler yerine saf meyve sularını tercih etmek sağlık açısından daha akılcı.

Özellikle 1 ay boyunca yeme içme konularının öne çıktığı Ramazan ayının ardından, bayram döneminde aşırı miktarda ve bol şekerli gıdaların tüketilmesi çok tehlikeli. Yukarıda bahsettiğim olumsuz etkilerinin yanında Ramazan ayı boyunca dinlenmiş olan mide-barsak sistemine getireceği aşırı yükten dolayı, bu dönemde beslenme konusuna dikkat etmek gerekiyor” dedi.

Ramazan Bayramı’nda tatlı tüketimi konusunda bir diğer yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Devamını Oku...

Beslenme

Ramazan Bayramı’nda Sağlıklı Beslenme

Basın Bülteni

Yayınlanma:

,

Ramazan Bayramı'nda Sağlıklı Beslenme

Ramazan ayının sona ermesi ile oruç tutarken değişen beslenme düzenimizin normale dönmesine yardımcı olmak ve özellikle bayramda aşırı tatlı, kızartma, yağlı tüketmekten kaçınmamız gerekir. Ramazan süresince değişen düzene alışan sindirim sisteminin bayramda iyice zorlanması sağlık sorunlarına yol açabilir. Memorial Ankara Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Emine Yüzbaşıoğlu, Ramazan Bayramı’nda sağlıklı beslenme konusuyla ilgili bilgiler verdi.

Bayram Sabahı Hafif Bir Kahvaltıyla Güne Başlayın

Bayram sabahı bütün sevdiklerimiz yanımızda olduğu için onları en iyi şekilde ağırlamak isteriz. Ancak aklınıza hemen kızartmalar, hamur işleri, börekler çörekler gelmesin. Bu tür ağır yiyecekler yerine mideyi yormayacak sizi güne hazırlayacak sağlıklı kahvaltılıklar seçilmelidir. Peynirli omlet, menemen, mantarlı omlet, tam buğday unuyla hazırlanmış krep, tost çeşitleri, soslu sebze sote sağlıklı kahvaltılar için örnek sayılabilir. Unutulmamalıdır ki güzel bir sunumla servis edilen bu sağlıklı tercihler sevdiklerinizi mutlu edecektir.

Öğle ve Akşam Yemeği Menülerini Dikkatli Seçin

Sağlıklı bir kahvaltıyla güne başladıktan sonra diğer öğünlerde de aynı hassasiyet gösterilmelidir. Öğlen yemeği et ise akşam sebze olmalı pişirme yöntemi olarak kızartmadan kaçınılmalıdır. Çorba, salata, yoğurt ana yemeklerin yanında mutlaka yenmeli, pilav ve makarnadan kaçınılmalıdır. Özellikle tatlı yemekten uzak durulmalıdır. Tatlı yenilecekse eğer sütlü tatlılar tercih edilmelidir. Yemek saatlerine de özen gösterilmelidir. Öğün geciktiğinde veya atlandığında şeker düşmesine (hipoglisemi) bağlı olarak tatlı tüketim isteği artarken, yemek porsiyonları büyüyecektir. Bayram da en sık olarak karşılaşılan bu durumu azaltmak için bayram ziyaretleri mümkün olduğu kadarıyla öğün saatlerine göre planlanmalıdır.

Asitli İçecek ve Hazır Meyve Suyu İkram Etmeyin

Bayramda, su tüketimi hem ramazan sonrası olması, hem de havaların sıcak olması sebebiyle bir kat daha önem kazanmaktadır. Yetersiz su tüketimi vücutta elektrolit dengesini bozacağından beraberinde baş dönmesi, yorgunluk halsizlik gibi şikayetleri beraberinde getirecektir. Günlük su ihtiyacı 2-2,5 litre olup, su dışında içilen hiçbir içeceğin suyun yerini almayacağı unutulmamalıdır. Bayramda su dışında bitki çayları, sütlü kahveler, ayran, komposto gibi içecekler tercih edilmeli; asitli içeceklerden ve hazır meyve sularından uzak durulmalıdır.

Her Ziyaretinizde İkram Kabul Etmeyin

İkramı ve ısrarı seven kültürümüz nedeniyle bayramlarda hipertansiyon (tansiyon yükselmesi), hiperglisemi ( şeker yükselmesi) , reflü, taşikardi gibi ciddi sağlık sorunlarıyla sık karşılaşılmaktadır. Bayram ziyaretlerinde gelen ikramlık tabaktan tercih yaparak bu sorunu ortadan kaldırabilirsiniz. Örneğin gittiğiniz bir ziyarette dolmayı tercih ediyorsanız, diğerinde tatlıyı, diğerinde böreği tercih ederek hem ikram eden kişiyi kırmamış hem de midenizi yormamış olursunuz. Tercih ettiğiniz ikramların porsiyonlarına dikkat etmeyi de ihmal etmemelisiniz. Israrı seven ikram sahiplerini kırmadan reddetmeye çalışmalı, sağlık problemlerinizi öne sürerek onu ikna etmeye çalışmalısınız.

Şerbetli Yerine Sütlü Tatlıları Seçin

Bayram dediğimizde ilk akla gelen tatlı baklavadır. Günler öncesinden hazırlanan, şerbetlenen tatlılar misafirlere sunulmak için evlerdeki yerini almaktadır. Ancak karbonhidrat ve yağ içeriği çok yüksek olan baklava tüketimi, hem içeriği hem de ramazanda yavaşlayan metabolizmanın etkisiyle daha fazla kilo alımına sebep olmaktadır. Bu sebeple hem hazırlayacağımız tatlılarda, hem de tükettiğimiz tatlılarda sütlü tatlıyı tercih ederek daha sağlıklı bir tercih yapmış oluruz.

Bayram Alışverişinde Aşırıya Kaçmayın

İkramı seven bir toplum olduğumuzdan, bayram alışverişi günler önce başlar ve bol bol yapılır. Ancak beklenen sayıda misafir gelmediğinde kalan tatlılar, ev sahipleri tarafından boşa gitmesin düşüncesiyle tüketilir. Hem dışarda, hem evde bu kadar tatlı tüketimi bayramda sağlık sorunları yaşatabileceği gibi, hızlı kilo alımına da neden olacaktır. Bu sebeple alışverişi az miktarda yapıp, bittikçe alınması çok daha uygun olacaktır.

Bayramda Basit Egzersizlere Vakit Ayırın

Bayramda beslenme alışkanlığının tamamen değişmesinin yanında fiziksel aktivite bir o kadar azalır. Sabah kahvaltısıyla başlayan yemek yeme isteği geceye kadar devam ederken, bayramda spor mu olur düşüncesi bizi hareketsizliğe iter. Bu düşünce enerji alımıyla, harcanması arasındaki dengeyi bozacağından, bayramda kilo alımı artar. Alınan enerjiyle, harcanan enerji dengesini kurmak için bayramda en azından yürüyüş için fırsat oluşturulmalıdır.

Ramazanda beslenme ile ilgili bir diğer yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Devamını Oku...

Beslenme

Hurmadan Sonra Su İçin

Basın Bülteni

Yayınlanma:

,

hurmadan sonra su için

Ramazan ayında sofraların baş tacı olan “Hurma” oldukça sağlıklı bir tatlı alternatifidir. Ancak her tatlıda olduğu gibi diş sağlığınız için sizi tedirgin edebilir. Diş çürümesine neden olmaması için hurmadan sonra su için. Diğer öneriler ise…

Tıpkı hurmada olduğu gibi doğadan gelen bazı şekerler, diş minesini güçlendirir ve onları plağa karşı korur. Diş Hekimi Pertev Kökdemir, Ramazan ayında sofralarımızda daha fazla yer alan hurma ile ilgili bilgiler verdi: “Her ne kadar dişlerimiz için sağlıklı bir besin olsa da, üst üste tüketilip dişler fırçalanmadığında hurma da diğer yiyecekler gibi çürüklere sebep olabilir. Hurma yedikten sonra ağız su ile çalkalanmalı, dişler 30 dakika sonra fırçalanmalıdır.” dedi.

Lifli Yapısından Dolayı Tok Tutar

Diş Hekimi Pertev Kökdemir, “Çocuklara, özellikle de 3 yaşından küçük çocuklara hurma verilirken dikkatli olunmalıdır” diyerek aileleri şu sözlerle uyardı: “Hurma sert ve lifli bir yapıya sahiptir. Sert yapısından dolayı dişleri yeteri kadar gelişmemiş çocuklar hurmayı yeteri kadar çiğneyemezler, hem de bağırsakları bu kadar lifli bir yapıyı sindirmeye hazır değildir. Ama hurmanın şöyle bir güzel özelliği vardır; lifli yapısından dolayı tok tutar, ayrıca birçok vitamin ve mineral içerir. Erişkinlerin de kararında tüketmesi önerilir.”

Diş İpini İhmal Etmeyin

Kökdemir, “Hurma ne kadar sağlıklı bir besin olursa olsun; ne yerseniz yiyin, ağız ve diş bakımınızı aksatmayın” diyor ve uyarıyor; “Her iftardan ve sahurdan sonra dişlerinizi en az iki dakika boyunca fırçalayın. Diş ipini de ihmal etmeyin. Diş ipi kullanmazsanız, dişlerinizi eksik temizlemiş olursunuz. Diş ipi, diş çürüklerini önlemede önemli bir yer tutuyor.”

Gargaraya Güvenmeyin, Bitkilerden Yararlanın

“Ağız kokusunu engellemek için gargaralara güvenmeyin, bitkilerden yararlanın” diyen Diş Hekimi Pertev Kökdemir, “Maydanoz, nane, zencefil, dereotu, ada çayı, tarçın, yeşil çay, okaliptüs, kakule, kişniş ağız kokusuna iyi gelir. Kimi çiğ şekilde çiğnendiğinde, kimisi de çay şeklinde demlenip içildiğinde ağız kokusunun önüne geçer. Sahurda bir bardak soğuk süt içilmesi de kokuyu azaltır” dedi.

Hurmanın sağlığa faydaları ile ilgili bir diğer yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Devamını Oku...

Öne Çıkanlar

www.dryerebakan.com Sadece bilgilendirme ve sağlık bilgilerinin eğlenceli olarak aktarılmasını amaçlamaktadır, teşhis veya tedavi için bir alternatifi değildir. Doktorunuz yerine geçmeyi yada Doktorunuzun size uyguladığı tedavi yerine geçmeyi hedeflememektedir. Web sitesi içeriğinden dolaşan tüm kullanıcılar, Kullanım Koşulları ve Gizlilik Kurallarını otomatik olarak kabul etmiş sayılır.

İletişim: info@dryerebakan.com

Copyright © 2017 DrYerebakan.com.