Sosyal Medya

Cilt Bakımı

Ayak Kokusu Neden Olur?

Halit Yerebakan

Yayınlanma:

,
Ayak Kokusu Neden Olur?

Ayak kokusu, hepimizin başına gelebilecek en utandırıcı şeylerden biridir. Bazılarımıza imkansız gibi gelse de basit önlemlerle ayak kokusundan kurtulmak mümkündür.

Ayak kokusunun ilk ve en önemli sebebi terdir. Her bir ayakta yaklaşık 250 bin ter bezi bulunur. Ne kadar da yüksek bir rakam değil mi? 250 bin ter bezi, her gün yaklaşık yarım litre ter üretilmesine sebep olur. Tüm kötü kokuların başlıca sebebi olan bakteriler, terle bir araya geldiklerinde bir çeşit gaz üretilmesine sebep olurlar. Üretilen bu gaz, peynir üretiminde ortaya çıkan ve yine oldukça kötü bir koku yayılmasına sebep olan gaza benzetilebilir. Kötü kokunun başlıca sebebi olan bakteriler, üremek için karanlık ve nemli ortamları tercih ederler. Gün boyu ayakkabılarınızın içinde havasız kalan ayaklarınız, hele bir de doğru çorap ve ayakkabı seçmediyseniz bakteri üremesi için son derece uygun bir ortam haline gelirler. Ayaklarınızda üremeye başlayan bakteriler için ölü hücreler ve deride bulunan yağlar, bulunmaz birer besin kaynağıdırlar. Çorapsız ayakkabı giydiğinizde çok daha fazla koku duymanızın başlıca sebebi de budur.

BAKTERİLER AYAĞA YERLEŞİR

Ayağınıza yerleşen bakteriler, parmak arası gibi nemli yerlere yerleşerek organik asitler ve sülfür bileşenleri oluşmasına sebep olurlar. Kötü kokunun kaynakları arasında sayılan bu maddeler, kıllı ayak yüzeylerinde kolaylıkla yayılarak (ayakta bulunan kıllar bu maddeler için daha geniş yayılma yüzeyi anlamına gelir) kokunun artmasına sebep olurlar. Her zaman söylediğim gibi, bir şeyin neden olduğunu bilmek, onu ortadan kaldırmak için son derece önemlidir. Son yıllarda uzmanlarca sıklıkla tekrar edilen bir şey var ki o da, ayak kokusunun farklı hastalıkların habercisi olabileceği iddiası.

Daha önce de belirttiğim gibi, ayak kokusunun ilk ve en önemli sebebi terlemedir. Ayaklarınız aşırı terliyorsa bu durum ırsi olabileceği gibi, sempatik sinir sistemi rahatsızlıklarının, hipo bezi hastalıklarının ve şeker hastalığının habercisi de olabilir. Uzmanlardan bazıları, kalp krizinin erken belirtileri arasında ayaklarda aşırı terlemenin de bulunduğunu söylüyorlar. Ayaklarınızda meydana gelen terleme hissedilir derecede arttıysa dikkat! Sayılan bu hastalıklardan biriyle karşı karşıya olabilirsiniz. Yapılan araştırmalar, hamilelik ya da ergenlik gibi hormonal değişimlerin yaşandığı dönemlerde el ve ayak terlemelerinin artabildiğini gösteriyor. Artan terleme de ayak kokusuna sebep oluyor. Stres ve terlemeyi artırıcı etki gösteren bazı ilaçların kullanımı da dolaylı yoldan ayak kokusu oluşmasına sebep olabiliyor. Alabileceğimiz basit önlemlerle ayak kokusundan kurtulmak mümkün. Ayak hijyeni, en önemli tedbirdir. Ayaklarınızı her gün mutlaka ılık su ve sabunla yıkayın. Parmak aralarınızın temizlendiğinden emin olun. Her gün çorabınızı değiştirin ve eve geldiğinizde ayakkabılarınızı havalandırın. Hemen hemen her eczanede bulabileceğiniz düşük maliyetli antibakteriyel spreylerden edinin ve her akşam ayakkabılarınızı spreyleyerek bir sonraki giyime hazır hale getirin.

SİYAH ÇAY BAKTERİLERİ ÖLDÜRÜR

Ayak hijyenini sağlamanız için tavsiye edilen bitkisel kürler de vardır. Bunlar arasında en sık duyulanı, siyah çay kürüdür. Çayda bulunan tannik asit, bakterileri öldürmede son derece etkili bir maddedir. Tannik asit aynı zamanda deri üzerindeki porları kapatarak ayaklarınızın daha uzun süre kuru kalmasını sağlar. Çay kürünü hazırlamak oldukça kolaydır. Yarım litre suya iki poşet siyah çay ekleyin ve 15 dakika kaynatarak demleyin. Soğuması için biraz bekleyin ve ayaklarınızı yarım saat boyunca bu suda bekletin. Siyah çay kürünü bir hafta boyunca her akşam uygulamanız yeterli olacaktır.

AYAKLARINIZI SİRKELİ SUYLA YIKAYIN!

Son yıllarda sirke, doğal antibakteriyel olarak kullanılmaya başlandı. Yapılan araştırmalar da sirkenin, bakteri öldürmedeki etkisini ispatlıyor. Bu sebeple ayaklarınızı sirkeli suda kısa bir süre bekletmek ya da sirkeli su ile yıkamak, ayak kokusundan kurtulmanız için başvurabileceğiniz doğal yöntemler arasında sayılabilir.

DOĞRU ÇORAP VE AYAKKABI SEÇİN

Gün boyu terleyen ayaklarınızı, teri emerek rahatlatabilecek çorapları tercih etmelisiniz. Pamuklu çoraplar bunun için son derece uygundur. Gelişen teknoloji sayesinde tekstil ürünleri de her geçen gün yenileniyor. Artık piyasada antibakteriyel kumaşlardan üretilmiş tekstil ürünleri bulmak mümkün. Pamuklu çoraplar yeterli gelmiyorsa, antibakteriyel malzemeden üretilen çorapları tercih edebilirsiniz. Ayakkabı seçimi, ayak kokusunu önlemede en önemli adımlardan biri. Giydiğiniz ayakkabılar, mutlaka mevsime uygun olmalı ve hava alan bir yüzeye sahip olmalı.

CERRAHİ YÖNTEMLER

Son yıllarda kozmetik sektöründe yaşanan gelişmeler, sayısız derdin devası olmayı başardı. Özellikle ter bezlerine uygulanan botoks yöntemi sayesinde el ve ayaklardaki aşırı terlemenin önüne geçmek artık mümkün. Geçici bir süre de olsa bu yöntem, aşırı terlemeyi durdurabiliyor. Botoks gibi son derece ciddi tehlikeler içeren tedavi yöntemlerini uygulamadan önce bir uzmana başvurduğunuzdan emin olmanız gerekir. Botoksun ter bezleri üzerine uygulanmasıyla ilgili pek çok araştırma ve uzman tavsiyesi mevcut. Karar vermeden önce mutlaka araştırma yapmanızı tavsiye ederim. Özel krem ve solüsyonlar da ayak kokusunu önlemede kullanılan tedavi yöntemleri arasında yer alıyor. Böyle bir yöntemle ayak kokusundan kurtulmaya karar verdiyseniz mutlaka bir uzmandan tavsiye almalısınız.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Cilt Bakımı

Koltuk Altı Botoksu

Bilgehan Aydın

Yayınlanma:

,

koltuk altı botoksu

Sadece sıcak havalarda değil her mevsim sizi zor durumda bırakan koltuk altı terlemenizden mustaripseniz terleme botoksuna “Merhaba!” deyin. Koltuk altı terlemesi sorunu sadece özel yaşamı olumsuz etkilemekle kalmıyor aynı zamanda sosyal ortamlarda da özgüven eksikliğine neden olabiliyor. Peki, bunu önlemek için ne yapmak gerekiyor? ” Koltuk altı botoksu, hayatımızı kolaylaştıran bir uygulama.” diyen Plastik ve Estetik Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Bilgehan Aydın, aşırı terlemenin toplumun yüzde üçünün bu problemi yaşadığını söylüyor.

Aşırı terleme sorunu nedir?

Aşırı terlemeye tıp dilinde hiperhidrosis denmektedir.  Terleme iki şekilde ortaya çıkar. Biricisi psikolojik faktörlerle yani stres,  utanma, heyecan gibi duygusal değişikliklerde oluşan aşırı terleme durumu. İkincisi ise altta yatan bazı hastalıklara bağlı olarak ve ilaç kullanımına bağlı ortaya çıkan aşırı terleme durumudur. Vücudumuzun her yerinde aynı anda aşırı terleme durumu görülmez. Çoğunlukla aşırı terlemenin yaşandığı bu bölgeler koltuk altı, avuç içi, ayak ve ayak tabanıdır.

Koltuk altı botoksu nedir?

“Koltuk altı botoksu, terleme sorunundan kişiyi kurtaracak yöntemlerden biridir. Botoks, sadece bilindiği üzere sadece yüzdeki kırışıklıklar için kullanılmıyor. Medikal estetikten önce botoks, göz ve nörolojik hastalıkların tedavisinde zaten kullanılmaktaydı. Medikal estetikle beraber artan botoks kullanımı son yıllarda aşırı terleme problemi olan insanlarda terlemeyi durdurmak için koltuk altı, el ve ayakta uygulanıyor.Artık sadece pürüzsüz ve genç görünmek için değil, aynı zamanda aşırı terleme sorununa da çözüm olarak botoks uyguluyoruz.

Kimlere Koltuk Altı Botoksu uygulanmalıdır?

Sadece sıcakta değil her mevsim terleme şikayeti olan, istediği hiçbir kıyafeti giyemeyen, ter lekesini saklamak için sürekli siyah veya beyaz mı giyinmek zorunda kalan biriyseniz, heyecanlandığınızda, sevindiğinizde, strese girdiğinizde bu durum kıyafetinizin koltuk altında kendini gösteriyorsa ve sabah kat kat sürdüğünüz deodorantlar da üstüne terle birlikte durumu daha da ifşa ediyorsa koltuk altı botoksu için ideal bir adaysınız.

Koltuk Altı Botoksu Nasıl Uygulanıyor?

Uygulama yapılacak alana öncelikle uyuşturucu özelliği olan bir krem uyguluyoruz. Yarım saat sonra koltuk altında gerçekten terleyen bölgeleri tespit etmek için terleme yapıyoruz. Ardından terleyen bölgelere botoksuna uyguluyoruz. Aynı zamanda avuç içi ve ayak tabanına da terleme botoksu yapabiliyoruz. Son derece ince uçlu iğneler aracılığıyla problemli olan bölge içine botoks enjekte ediyoruz. Bu sayede aşırı çalışan ter bezlerinin aktivitesini durdurarak terleme sorununu gideriyoruz.

İşlem Ne Kadar Sürüyor?

Uygulama yapılacak alana göre dozaj belirleniyor.Koltuk altına yapılan botoks uygulaması yaklaşık 10-20 dakika arasında sürüyor.

İşlemi ne kadar süreyle yaptırmak gerekiyor ?

Botoksun etkisi ise genellikle 6- 9 ay devam ediyor. Bu süreç takip edilerek terleme durumuna göre işlem tekrarlanır.

Yaş Sınırı Var Mı?

18 yaşından büyük olmak koşuluyla herkese uygulanan bir yöntemdir. Hamilelere ve emziren annelere tavsiye etmiyoruz.

Koltuk altı botoksu yan etkisi var mıdır?

Çok nadir olarak uygulama bölgesinde hafif morarma ve kızarıklık olabilir. Ter bezlerine de herhangi bir kalıcı zarar verilmiyor. Sadece aşırı terleme olan ter bezlerine enjekte yapıldığı için terleme sorunu gideriliyor. Koltuk altına botoks uygulamaları bu konuda deneyimli bir doktor tarafından yapılıyorsa güvenlidir ve riski yoktur.

Ağrılı bir işlem midir?

Deri içine yapılan bütün enjeksiyonlarda olduğu gibi botoksta da bir miktar ağrı olur, ancak bunu gidermek için işlem öncesi lokal anestezik içeren kremler uyguluyoruz.

Sosyal hayata ne zaman dönüş yapılır?

İşlem sonrası hasta hemen sonrasında işine ya da günlük yaşantısına dönebilir.

Devamını Oku...

Cilt Bakımı

Altın iğne Tedavisi

Bilgehan Aydın

Yayınlanma:

,

Altın iğne

Cildin yüzeyine etki etmeden direkt olarak cilt altına ulaşan ve cildin parlak, gergin ve sağlıklı olmasını sağlayan “Altın iğne” uygulaması ile cildinize hak ettiği değeri verin. Yaşlanma, çevresel etkenler, güneş ışınları ve akne oluşumuyla kalitesi düşen cildiniz artık kabus olmaktan çıkıyor. Kırışıkların, elastikiyet kaybının, ciltteki leke ve izlerin görünümünü iyileştirmede kullanılan Altın iğne tedavisi hakkında merak edilenleri Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr.Bilgehan Aydın yanıtladı.

Altın İğne Nedir? 

 Altın iğne cerrahi olmayan bir lazer tedavi şeklidir. Cihaz cildin alt katmanlarına yüksek frekanslı enerji gönderir, cilt altına kontrollü hasar vererek, kesintiye uğramadan vücudun doğal kolajenini ve iyileşme süreçlerini uyarır. Altın iğnenin diğer adı franksiyonel radyofrekans tedavisidir ve cilt üzerindeki pek çok sorunu çözümleyebilen etkili bir tedavidir.  

Altın İğne denilmesindeki etken nedir? 

Franskiyonel radyofrekans, kontrollü bir şekilde cilt altına hasar verme işlemidir.  Cihazın adını aldığı Altın iğneler, işlemde altın iğne uçlarının kullanmasından kaynaklanır. Böylelikle altın uçlarla cilde verilen enerji dağılmadan, cilt yüzeyine zarar vermeden sadece cilt altını etkileyerek ve deri yüzeyinde de gereksiz enerji kaybını önler ve cilt altına en yüksek enerjiyi gönderir. 

Altın iğne hangi durumlar için kullanılır? 

İnce kırışıklıkların giderilmesinde, elastikiyet kaybı ve sarkmalarda, cilt gençleştirme, sivilce, akne, yanık ve yara izi gibi sorunlarda, leke tedavisi, sebum dengelenmesi,  gözaltı morlukları, kilo kaybı ve  doğum sonrası deride oluşan çatlaklar, cilt gözeneklerini sıkıştırma, boyun ve dekolte bölgesini toparlamada kullanılmaktadır. 

 Altın iğne nasıl yapılır? 

Öncelikle uygulama yapılacak alan temizlenir ve anestezi etkisi olan krem uygulanır. Ucuna altın iğne aparatı takılan radyofrekans cihazı, cilde temas ettirilir. Ucunda çok sayıda altın kaplama bulunan mikro iğneler cildin hedeflenen derinliklerine epidermal hasar meydana getirmeden ulaşır. Bu sayede cilt yüzeyine herhangi bir zarar vermeden cilt alt tabakasında kolajen ve elastin üretimi tetiklenir. Kırmızı ve mavi LED’ler sayesinde akne problemi ve kırışıklıkların çözülmesine olanak sağlar. 

Altın iğnenin Etkileri nelerdir?  

Altın iğne uygulaması ile ilk seanstan itibaren sonuçlar görülmeye başlanır. İşlem sonrası cilt atlında onarım devam eder ve ciltte canlanma günden güne daha fazla belirgin hale gelir.  

1 ay aralarla 3 seans uygulama idealdir. Cildin ihtiyacına göre seans aralıkları ve sayısı doktor tarafından belirlenir. 

İşlem sonrası sosyal hayata ne zaman dönüş yapılabilir? 

Hasta uygulamanın ardından normal yaşamına dönebilir ve ertesi gün işine başlayabilir. İşlem sonrasında ciltte oluşan kızarıklık da 1-2 saat içinde kendiliğinden geçer. 

Uygulama yapılan bölgenin güneşten korunması gereklidir. Bunun için de güneş koruyucu krem kullanılmalıdır.  

İşlem süresi ne kadardır?  

Ortalama 20-40 dakika arasında  sürmektedir. 

Hangi cilt tiplerinde uygundur? 

Tüm cilt tiplerine uygun bir tedavi şeklidir. 

İşlem Esnasında Ağrı Olur Mu?  

İşlem esnasında lokal anestezik  krem uygulandığı için ağrı ve acı hissedilmez. 

Devamını Oku...

Cilt Bakımı

Botoks Kırışıklık Önlemede Yardımcı

Bilgehan Aydın

Yayınlanma:

,

Botoks Nedir

Sağlıklı Beslenme, Tek Başına Kırışıklıkları Önlemeye Yeterli Değil!

Sadece doğru beslenme veya tek bir besine odaklanmak yüzde zamanla oluşan kolajen kaybını önlemeye yeterli olmaz. Hem sağlıklı beslenmeli hem de kırışıklıklar bulundukları bölgede yerleşmeden önüne geçilmelidir! Son zamanlarda adını sıkça duyduğumuz Botoks “Clostridium botulinum” isimli bakteriden elde edilen tıbbi bir proteindir. Bu protein, aslında çok uzun zamandır göz ve nörolojik hastalıklarının tedavisinde kullanılmaktadır. Kırışıklıkları gidermek amacıyla ise 2000’li yılların başı itibariyle güvenli ve başarılı bir şekilde kozmetik sektöründe kullanıma girmiştir.

Yüzümüzdeki çizgiler, mimik hareketleri sırasında cilt altındaki küçük kasların kasılmalarıyla oluşur. Bu kasların kasılması zamanla cilde yerleşerek kalıcı çizgi ve kırışıklıkları oluşturur. Botoks, enjeksiyon yapılan bölgede sinirlerdeki geçişi bloke edip “kas kasılmasını engelleyerek” buradaki derinin gerginliğini sağlar. İyi bir sonuç için erken dönemde botoks tedavisi önemlidir. Erken müdahale edilmezse zamanla çizgiler derinleşir tek başına botoks tedavisi yeterli düzelmeyi sağlayamaz farklı tedavilerle desteklemek gerekir.

Estemylife Estetik ve Plastik Cerrahi & Saç Ekimi Merkezi’nden Op. Dr. Bilgehan Aydın, kırışıklık ve sarkmalara karşı yapılan uygulamaları ve alınabilecek önlemleri anlattı; önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Botoks Genç Yaşta Başlanabilir

Toplumun büyük kesimi tarafından doğru bilinen yanlış, botoks enjeksiyonlarına başlamak için kırışıklıkların, çizgilerin oluşmasını beklemektir. Oysa doğru olan yüzde mimiklerin çok olduğu alanlarda genç yaşlardan başlayarak tedbir almaktır.  Böylece çizgileri hiç oluşmadan önlemek, dolayısıyla kolajen liflerini koruma altına almak mümkün olacaktır.

18 yaş ve üzeri herkese uygulanabilir. Gebe ve emzirenlerde ise uygulanması önerilmez.

Botoks Yerine Sağlıklı Beslenme İle Kırışıklıklar Önlenir mi?

Daha bebeklikten itibaren ağlamayla, gülümsemeyle yüz mimiklerimizi kullanmaya başlarız. Tüm bu mimiklerle, her yüz hareketiyle birlikte kolajen kaybı yaşanır. Bu kolajen kaybı kendisini ince çizgiler, kırışıklıklarla gösterir. Zamanla sigara içmek, çevre kirliliği gibi faktörler de kolajen ve elastin kaybına yol açar.

Cildi yaşlandıran etkenlerden korumak için tek başına doğru beslenme yetmeyebiliyor. Dışarıdan da medikal uygulamalarla desteklemek gerekir.

Botoks Yeni Kırışıklıklara Yol Açmaz

Botoks tedavisine rutin aralıklarla devam edilirse giderek daha başarılı sonuçlar alınır. Çizgiler giderek hafifler ve yenilerin oluşması engellenir. Cilt eskiye nazaran daha iyi bir görünüm kazanır.

Botoks Yaptırıldığında Yüz İfadesinin Kaybolur mu?

İlk kez botoks yaptıran hastaların en çok yönelttiği soru budur.  Uygulama esnasında uygulamanın yapılacağı alan ve dozaj buna göre planlanırsa son derece doğal genç bir ifade sağlanır.

Yan etkisi var mıdır?

Sağlık açısından zararı yoktur. Enjeksiyon esnasında geçici olan hafif kızarıklık veya şişlik oluşabilir. Sonrasında bu durum geçecektir.

Farklı medikal tedaviler nelerdir?

Botoks dışında, Hyalüronik Asit Dolgu maddeleri, Ulthera, Altın İğne gibi ileri teknoloji sistemleri ve anti-aging kremleri uygulanabilir.

Cildimiz, doğumdan ölüme kadar bizimle gelen zamana karşı koyamayan değiştiremediğimiz bir kıyafetimizdir. Ömür boyu bizimle olan kıyafetimize ne kadar iyi bakarsak o kadar geç yıpranacak ve eskiyecektir.

Yaşlanma ve kırışıklıklar her ne kadar hayatın bir gerçeği olsa da daha oluşmadan tedbir almak, var olanları geriletmek, yüze canlı bir görünüm kazandırmak mümkündür. Artık iyice derinleşmiş kırışıklıkları çözmekte etkili cerrahi operasyonlar ve lazer uygulamaları olsa da, onları henüz oluşmadan önlemek en etkili yaşlanma karşıtı tedavidir.

 

Sitemiz üzerinden Op. Dr. Bilgehan Aydın’a soru sormak için iletişim sayfamızdaki uzmanına sorun formunu doldurabilirsiniz. Konu başlığınızı “Estetik ve Plastik Cerrahi” seçerek doldurduğunuz form Bilgehan hocamıza gidecektir.

Ayrıca Op. Dr. Bilgehan Aydın’ın çalıştığı hastanenin iletişim adreslerine de buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Devamını Oku...

Öne Çıkanlar

www.dryerebakan.com Sadece bilgilendirme ve sağlık bilgilerinin eğlenceli olarak aktarılmasını amaçlamaktadır, teşhis veya tedavi için bir alternatifi değildir. Doktorunuz yerine geçmeyi yada Doktorunuzun size uyguladığı tedavi yerine geçmeyi hedeflememektedir. Web sitesi içeriğinden dolaşan tüm kullanıcılar, Kullanım Koşulları ve Gizlilik Kurallarını otomatik olarak kabul etmiş sayılır.

İletişim: info@dryerebakan.com

Copyright © 2017 DrYerebakan.com.