Bizimle iletişime geçin

Bilinçli hasta

Anılarınızı zihinsel egzersizlerle koruyun

Avatar

Düzenleyen

on

Yıllar önce yaşadıklarınızı hatırlamak, kimi zaman yüzünüze bir tebessüm kondurur, kimi zaman da kaşlarınızın çatılmasına ya da üzülmenize neden olur. Yaşadıklarınız size ne hissettirirse hissettirsin geçmişi hatırlamak, benliğinizi korumanızla, deneyimlerinizden öğrendiklerinizi gelecekte kullanmakla ilgilidir.

Geçmişte yaşadığımız olayları, gördüğümüz yüzleri, duyduğumuz sesleri ve daha birçok duyusal ve duygusal durumları beynimiz kaydeder. Tüm bu kayıtlar epizodik yani anısal bellekte saklanır. Kişisel yaşantınızla ilgili her şey, mesela çocukken aldığınız en güzel hediye, en iyi arkadaşınızla tanıştığınız gün ya da hayatınızda en çok üzüldüğünüz an gibi olaylar ve durumlar anısal bellektedir. Anısal bellek sadece uzun yıllar önceki anıları içermiyor, haftalar ya da dakikalar önceki anılarınızı da burada buluyorsunuz.

Yaş ilerledikçe geçmişi hatırlamak zorlaşabilir. Daha önce kullandığınız kestirme bir yolu hatırlayamayabilirsiniz. Okulda yan yana oturduğunuz sıra arkadaşınızın adını unutursunuz. Bu durum belli bir noktaya kadar ilerleyen yaştan kaynaklansa da asıl sorunun beynin en büyük ve karmaşık sistemi olan anısal bellekteki bir bozulma olduğunu söyleyebilirim.


Anısal bellek zamanla azalmaya meyilli olur. Beyin fonksiyonlarını canlı tutmak için sürekli yeni bilgiler edinmeniz gerekir. Zayıf bir frontal lob söz konusu olduğunda, geçmiş deneyimlerden ders alamaz, hayati bilgileri hatırlayamaz ya da yaptığınız bir hatayı tekrar edersiniz.

Yaşlanmanın hafıza üzerindeki etkilerini tersine çevirmek mümkün olmasa da anısal belleğinizin daha iyi çalışmasını sağlayabilirsiniz. Bunu da en iyi yeni bilgiler öğrenip saklayarak yapabilirsiniz. Anısal belleğinizi güçlendirmek için işte size bazı ipuçları.

Odaklanın

İlk kez duyduğunuz bir bilgiyi saklamakta sorun yaşıyorsanız dikkatli farkındalık uygulayın. Mesela ilk kez duyduğunuz ya da okuduğunuz bir terimin seslerine odaklanın hecelerine dikkat edin, E-Pİ-ZO-DİK. Eğer ilk karşılaştığınızda bilgiye odaklanmak için çaba harcarsanız, bu çaba bilgiyi daha iyi korumanıza yardımcı olur.

Balık, yumurta, yoğurt, kabak çekirdeği, ceviz, tam tahıllar, ıspanak, tarçın, domates, bitter çikolata

İpucu ile bağdaştırın

Bazen bir anının sadece bir bölümünü hatırlayabilirsiniz. Bu durumda zihinsel bir ipucu veya sinyal kullanmak daha fazla ayrıntıyı tetikleyebilir. Mesela bir arkadaşınızın adresini hatırlayamadınız. İşi, hobileri, rutinleri gibi onun hakkında bildiğiniz her şeyi düşünün. Ayrıca bulunduğunuz ildeki ilçeleri veya semtleri düşünerek, arkadaşınızın adresiyle eşleştirip eşleştiremeyeceğinize bakabilirsiniz. Bu yöntemi başka durumlar için de rahatlıkla kullanabilirsiniz. Yaptığınız bu tarz beyinsel çalışmalar, bir daha ki sefere bilgileri daha kolay hatırlamanıza yardımcı olacak.

Görsel bağlantı kurun

Yeni bir bilgi edindiniz ve biliyorsunuz ki bu bilgiyi kullanacaksınız. O zaman ihtiyacınız olduğunda bu bilgiyi geri çağırabilmek için bilgiyi öğrendiğinizde zihinsel bağlantı kurun.

Mesela okuduğunuz bu yazıyı tekrar hatırlamak istiyorsunuz. Başlıktaki bir anahtar kelimeye, kelime öbeğine ya da içeriğe uygun bir resme odaklanabilirsiniz. Bu yazı anısal bellek ile ilgili, yani bir beyin ya da içinde bilgilerin olduğu bir depo hayal edebilirsiniz.

Bu yöntemleri düzenli olarak hayatınıza dâhil ettiğinizde on yıl sonra benim bu yazımı hatırlayacaksınız.

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et
Yorum bırakmak için tıklayın

Yanıt bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Aile Sağlığı

Restoranlarda nelere dikkat edilmeli?

Avatar

Düzenleyen

on

Covid-19 sürecinde restoranlarda yemek yerken nelere dikkat etmeliyiz?

Yeni normal sürecinde restorana gitmeyi düşünüyorsanız, bu 10 ipucunu aklınızdan çıkarmayın.

Sağlıkla kalın…

 

“Açık Alanlarda Dikkat Edin” konulu yazıya ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz.

Sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirici içerik paylaşımı yaptığımız youtube sayfamızı görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Aile Sağlığı

Coronavirüs Hala Etkili

Avatar

Düzenleyen

on

Havaların giderek ısınması alınması gereken önlemler bakımından zorlayıcı olabiliyor. Ancak asıl zorlayıcı olan ölüm oranlarının yeniden yüzde 50’lerin üzerine çıkması ve bir sevdiğimizi kaybederek bu durumun rakamlardan ibaret olmadığının tanığı olmak olur.

Normalleşme sürecine başladığımız Haziran ayının ilk gününden itibaren vaka sayıları yükselmeye başlamıştı. İlk günlerde görülen bu hızlı yükseliş yavaş da olsa yön değiştirmeye başladı. Seyahat kısıtlamasının kalması bazı illerdeki vaka sayılarını yükseltse de ülke genelinde özellikle son bir haftadır düşüş görülebiliyor.

Elbette tablonun dalgalanması normalleşme sürecinin başında, insanların bir anda sokaklara dökülmesi, ardından uyarıların sıklaşması ve vakaların artmaya başlamasıyla önlemlere geri dönülmesi olarak yorumlanabilir. Maske kullanımının önemine yönelik ısrarlı uyarılar ve kullanmayanlara cezai yaptırımlar uygulanacak olması (maalesef buna gerek duyulması) bugün sonuçlarını göstermeye başladı.

Tedavide başarılıyız

Geçtiğimiz günlerde Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın da açıkladığı gibi salgının başlarında entübe edilen hastaların yüzde 67’si, yoğun bakım hastalarının ise yüzde 53’ü vefat ediyordu. Covid-19 ile verdiğimiz mücadelede geldiğimiz noktanın başarısı rakamlarla ortaya çıkıyor. Bugün entübe edilen hastaların yüzde 4’ü, yoğun bakım hastalarının ise yüzde 2’si vefat ediyor. Yine Sayın Koca vefat sayılarının düşme nedeni olarak tedavideki başarıya dikkat çekti. Çünkü virüs etkisini kaybetmiş değil.

Mart ayı başında virüs ile henüz karşılaşmamıştık ve gereken önlemleri alarak hayatımıza devam etmiyorduk. Bugün yine aynı şekilde yaşamaya kalkarsak buna en çok coronavirüsün sevineceği kesin. Havaların giderek ısınması alınması gereken önlemler bakımından zorlayıcı olabiliyor elbette. Ancak asıl zorlayıcı olan ölüm oranlarının yeniden yüzde 50’lerin üzerine çıkması ve bir sevdiğimizi kaybederek bu durumun sadece rakamlardan ibaret olmadığını görmek olur.

Tat ve koku kaybı kalıcı olabilir

Coronavirüsün neden olduğu tat ve koku kaybı hızlıca düzelebilir ya da hiç geri gelmeyebilir.

İngiliz tahtının varisi Prens Charles Nisan ayı başında COVID-19’a yakalandığını duyurmuştu. Prens Charles virüs atlattı ancak üzerinden haftalar geçmesine rağmen hala yan etkileri ile uğraşıyor. Virüse maruz kaldığında tat ve koku duyularını kaybeden 70 yaşındaki Charles, tat ve koku duyularının geri gelmemesinden mustarip.

Bir şekilde COVID-19 ile enfekte olarak koku ve tat duyusunu kaybetmiş olanlar coronavirüsten arındıklarında koku ve tat duyuları geri geliyor mu?

Aslında bu sorunun bir cevabı yok. Amerikan Hastalık Kontrol ve Önleme merkezi tat ve koku kaybını belirti olarak listeliyor ancak kalıcılığı hakkında bilinmezlik hâkim. Bu güne kadar elde edilen verilere göre hastaların yüzde 27’si virüsten kurtulduktan sonra 7-10 gün içinde iyileşebiliyorken bazıları uzun süreler tat ve koku kaybıyla mücadele etmek zorunda kalıyor. Kayıtlar arasında duyularını kısmi olarak geri kazananlar ve hiç iyileşemeyenler de var.

Tat ve koku duyusunu geri kazanmak için yapılabilecek bir şey var mı?

Bu duyuları geri kazanmak için kullanılabilecek bir ilaç maalesef ki yok. Ancak uzmanlara göre koku eğitimi sürece olumlu etki sağlayabilir. Koku eğitimi güçlü kokulara maruz kalarak koku duyusunu geri getirmeyi hedefler.

Limon, okaliptüs, karanfil ve gül gibi güçlü kokular aralarında dinlenerek yaklaşık 10 saniye boyunca koklanır ve nasıl koktuğu hatırlanmaya çalışılır. Bu eğitimin kısa sürede sonuç vermesini beklemeyin. Aylarca denemeniz gerebilir. Günde en az iki kez uygulanmalı ve birkaç ay sonra kokular değiştirilmeli. Bir sonuca ulaşmak kişiden kişiye farklılık gösterebilir.

Bu egzersizlerin COVID-19 geçirmiş kişiler üzerinde işe yaradığına dair kesin bir kanıt yoktur.

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Aile Sağlığı

Sıcaklık Coronavirüsü Nasıl Etkiler?

Avatar

Düzenleyen

on

Sıcaklık coronavirüsün yayılmasını etkiler mi etkilemez mi?

• Normalleşme ve açılma sonrası ABD’de son durum nedir?

• 2. dalga başladı mı?

• Son aylarda virüs yaşlılardan ziyade gençlere bulaştığı için mi daha az tehlikeli hale geldi?

• Bağışıklık için gerekli %60 için bu salgını 60 kere daha yaşamak lazım. Sürü bağışıklığı ile bu salgını atlatabilecek miyiz?

• Hava şartları ve virüs arasındaki bağlantı nedir?

• ABD’de hidroksiklorokin kullanımı konusunda gelişmeler neler?

• CDC coronavirüs’e 3 yeni belirti ekledi: tıkanıklık”, “burun akıntısı” ve “halsizlik”. Artık her belirti covid-19 sanacağız. Bu durum psikolojimizi nasıl etkileyecek?

• Yaz aylarında normalleşme ile birlikte seyahat ve tatil planı yapanlara Dr. Öz’ün önerileri neler?

 

*Bu videonun çekim tarihi 30 Haziran 2020’ dir. Kısa zaman aralıkları ile güncel gelişmeleri içeren yeni değerlendirme videolar hazırlayıp, sizleri bilgilendirmeye devam edeceğiz.

 

“Sıcak Çarpmasına Karşı 7 Önlem” konulu yazıya ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz.

Sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirici içerik paylaşımı yaptığımız youtube sayfamızı görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar