Anne veya baba alerjik bir hastalık taşıyorsa, çocuklarının alerjik olma ihtimali de o kadar artıyor. Alerjik çocuğunuza öncelikle etiket okumayı öğretin

Alerji, en genel tanımıyla, bağışıklık sisteminin kendisinden olmayan şeylere karşı gösterdiği aşırı tepkidir. Bu yabancılar; gıda maddeleri, ilaçlar, hayvanlar olabileceği gibi toz, polen, nem ve benzer dış koşullar da olabilir.
Alerjinin gelişmesine sebep olan şeye göre değişen belirtileri vardır. Bazıları oldukça sinsi ilerler. Kimileri bebeklikten belirti vermeye başlarken, kimi alerjiler, ileri yaşlarda ortaya çıkar. Neticede alerjinin her tipi kişinin yaşam kalitesini düşüren tepkiler verir.
Alerjinin tanımında dikkat edilmesi gereken iki önemli nokta var. Tanımı yaparken bağışıklık sisteminin tanımadığı şeyler dedik. Yani bedenin yapıtaşında var olmayan, bir şekilde dışarıdan alınan şeyler alerjen olabilir. Bedenimiz kendisi için alerjen şeylerle karşılaştığında doğası gereği kendini ondan korumaya çalışır. Kendini korumaya çalışan beden, tehlikeyi sahibine hissettirmek için normalden farklı tepkiler vermeye başlar. Bu tepkilerin cins ve şiddeti kişiden kişiye farklılık gösterir. Ancak genel alerji belirtileri; kaşıntı, hırıltı, nefes alamama (örneğin toz alerjisi olan bir kişi tozlu bir ortama girdiğinde burun etleri kendiliğinden şişerek nefes almayı zorlaştırır), cilt üzerinde şişlik ya da farklı doku oluşumu olarak sayılabilir.

BEBEĞİNİZDE OLABİLİR
Alerjisi olan kişiler ‘atopik’ olarak isimlendirilir. Atopi bir hastalık değil yatkınlıktır ve genelde kalıtsal özellik gösterir. Bu da demek oluyor ki ailesel faktörler, alerjide önemlidir. Eğer ebeveynlerden birinde alerjik bir hastalık varsa doğacak bebeğin alerjik olma ihtimali diğerlerine göre iki-üç kat fazladır. Anne-babanın her ikisi de alerjik bir hastalık taşıyorsa doğacak bebeğin alerjik olma ihtimali diğerlerine göre yedisekiz kat fazladır! Alerjiniz olduğunu basit alerji testleriyle öğrenebilirsiniz. Önemli olan neye alerjinizi olduğunu doğru tespit etmektir.

10 BİN ÇOCUKTAN İKİSİNİ ETKİLİYOR
Bazı alerjenler, alerjik şoka yani anaflaksiye sebep olabilirler ve bu durum ölümle dahi sonuçlanabilen feci tablolarla neticelenebilir. Anafleksi, yaklaşık 10 bin çocuktan ikisini etkiliyor. Anafleksiyle en sık karşılaşılan yaş aralığı ise 6-15. Başta fıstık, fındık, süt, yumurta gibi besinlerle antibiyotikler ve ülkemizde sık karşılaşılan arı sokması; bazı çocuklarda şiddetli alerjik reaksiyona yol açabilir. Çocuğun bünyesi ne kadar çok alerjik ise anafilaksininbelirtileri de o kadar hızlı ortaya çıkar ve hastanın durumu o kadar ağır olur. Bünye, alerjenle karşılaştıktan birkaç dakika sonra tepki vermeye başlar. 20 dakika sonunda belirtiler zirve yapar. Bu tip bir durumla karşılaşıldığında hemen bir uzmana başvurulmalıdır. Unutmamak gerekir ki alerjenlerin miktarı önemli değildir. Eğer bir maddeye karşı alerjiniz varsa onun zerresiyle dahi temas etmeniz, bedeninizin tepki vermesi için yeterlidir.
Yetişkinler, diğer tüm hastalıklarda olduğu gibi alerji söz konusu olduğunda da kendilerini çocuklardan çok daha kolay korurlar. Ancak çocuklar için korunmaları gerekenleri belirlemek ve korunmak daha zordur. Bu durumda en önemli görev yetişkinlere düşer. Aşırı alerjik çocukları, alerjenlerden korumak için alınabilecek basit önlemler vardır.

KOLYE HAZIRLAYIN
Bu yöntemlerin başında, sizden ayrı vakit geçiren ve dışarıda yemek zorunda kalan çocuklarınızın nelere alerjisi olduğunu ve nasıl davranılması gerektiğini anlatan kartlar ya da bir çeşit künye hazırlamanız ve üzerinde taşımasını sağlamanız gelir. Kolayca hazırlayacağınız bir bilgi kolyesini çocuğunuzun boynuna takın ve kendisine yemek veren herkese göstermesini tembih edin.
Eğer çocuğunuz hastalığı hakkında bilinçlenebilecek bir yaştaysa, uzman hekimle birlikte ona ne yememesi gerektiğini anlatın. Mesela fındık, fıstık gibi şeylere alerjisi varsa, fındıklı kek vb. şeylerden de uzak durması gerektiğini ona öğretin. Edindireceğiniz en önemli alışkanlık, paketli gıdalarda etiket okuma alışkanlığıdır.

Alerjik şok sırasında bunlara dikkat!
Uzmanlar alerjik şok durumunda yapılması gerekenleri şöyle anlatıyor:
Hastayı hemen sırt üstü yatırın, ayaklarını yükseltin.
Hastanın ağzını ve burnunu temizleyin, rahat nefes almasını sağlayın.
Anafilaksi, arı sokması sonrası oluşmuşsa arının iğnesini parçalamadan çıkarın ve yara yerini sabunlu su ile yıkayın, aralıklı buz uygulayın.
Kan basıncı düşmüş olan hastayı oturtmayın ve aniden ayağa kaldırmayın, ani ölüme yol açabilirsiniz!
Anafilaksi tedavisinin temel ilacı adrenalindir. Eğer hastalar yanlarında daha önceden hekimleri tarafından verilmiş hazır adrenalin iğneleri taşıyorlarsa bunu hemen uyluğun ön-yan tarafından uygulayın. Ardından acil ambulans çağırın ya da en yakın sağlık kuruluşuna gidin.

Alerjik şokun belirtileri
Deride yaygın kızarıklık ve kabartı
Dudaklar, dil ve boğazda şişme
Aşırı hapşırma ve burun akıntısı
Nefes almada zorlanma, hırıltı, çarpıntı
Baş dönmesi, aniden yere yığılma
Bulantı, kusma, ishal, karın ağrısı