Bizimle iletişime geçin

Ağız Sağlığı

Ağız Nezlesi Depresyona Neden Olabilir

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Ağız Nezlesi Depresyona Neden Olabilir

Sağlıksız beslenme, vitamin eksikliği ve diş taşlarının ağız nezlesine neden olabileceğini biliyor muydunuz? Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Dr. Nihat Tanfer, ağız nezlesi depresyona neden olabilir dedi, konuyla ilgili önerilerde bulundu.

Döküntülü Hastalıklar Sırasında Ortaya Çıkabiliyor

Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Dr. Nihat Tanfer, ağız nezlesinin her yaşta görülebileceği gibi özellikle iyi beslenmeyen çocuklarda, diş çıkaran bebeklerde ve kızamık, suçiçeği, kızıl, kızamıkçık gibi döküntülü hastalıklar sırasında ortaya çıktığını belirterek, yetişkinlerde de başlıca nedenlerinin diş taşları ve uygun olmayan diş protezlerin kullanılması olduğunu dile getirdi. Dr. Nihat Tanfer, ağız nezlesinin, ağızdaki yerleşik bakteri florasının çeşitli durumlara bağlı olarak hastalık yapabilme yeteneği kazanmasından kaynaklandığını söyledi.

Kızarıklık Oluşuyor

Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Dr. Nihat Tanfer, ağız nezlesi ile ilgili şu bilgileri verdi:

Sindirim bozuklukları, yüksek ateş, örseleyici yiyecekler, sıcak içecekler ve sigara da ağızda bu tip iltihaplara neden olabiliyor.

Ağız nezlesinin sık rastlanan bir başka nedeni de vitamin eksikliğinden kaynaklanıyor.

Ağız nezlesi genellikle ağız boşluğunda kırmızılıkla ortaya çıkıyor, çoğu kez dil ve dudaklarda yaygın ve tekdüze kızarıklıklar görülüyor. Hasta, ağzında kuruma ve yanma hissediyor. Ayrıca yutma ve çiğneme hareketleri de güçleşiyor.

Depresyona Bile Sebep Olabilir

Ağız nezlesinin belirtileri; iştah azalması, nefesin pis kokması, salya artışı, anormal çiğneme hareketleri, yutma güçlüğü, kusma, diş etleri ve ağızda kanama, burun akıntısı, aksırma ve depresyon olarak karşımıza çıkıyor.

Diğer önemli bir konu da evde deterjan ve kimyasal madde gibi tahriş etkisi yüksek maddeleri açıkta bırakmamaya özen gösterilmelidir.

Düzenli Aralıklarla Diş Temizliği Yaptırın

Sistemik hastalıklar dışında oluşan ağız hastalıklarının, erken tespit edildiğinde çoğunlukla tedavi edilebildiğini belirten Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Dr. Nihat Tanfer, konuşmasını şöyle tamamladı: ”Bu tip ağız içi iltihapları, mikrop öldürücü gargaralar kullanılarak tedavi edilebilir. Tedavide, ağrı ve yanma durumunu ortadan kaldıran hafif uyuşturucu ve mikrop öldürücü ilaçlar yararlı olabilir. İltihap, vitamin eksikliğine bağlıysa tedavi, eksik olan vitaminlerin karşılanmasına dayanır. Ancak gecikilmiş vakalarda, özellikle ileri gingivitislerde (diş etindeki enfeksiyon) tam bir iyileşme mümkün olmayabilir. Bu nedenle düzenli aralıklarla diş temizliği ve ağız kontrollerinin yapılması gerekir. Ağız nezlesinin tedavi edilmemesi daha şiddetli ağız içi iltihaplanmalarına neden olabilir.”

Ağız sağlıyla ilgili farklı bir yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et
Yorum bırakmak için tıklayın

Yanıt bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ağız Sağlığı

Diş Bakımında Sık Yapılan 5 Hata

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Diş Bakımında Sık Yapılan 5 Hata

Diş Hekimi Pertev Kökdemir, “Yeni bir alışkanlığı öğrenmek yaklaşık üç hafta sürer. Her hafta diş fırçalama rutininize bir değişiklik ekleyin. Ağzınızı eskisinden daha ferah hissedeceksiniz. Ayrıca diş hekiminizi düzenli ziyaret etmek ve bu diş fırçalama hatalarından kaçınmak, diş etinizin uzun süre korunmasını da sağlar.” İşte diş bakımında sık yapılan 5 hata…

Diş Hekimi Pertev Kökdemir, Ağız ve Diş Sağlığı Haftası’nda basit ama aslında sık sık yaptığımız diş bakım hatalarını anlattı…

Diş Fırçasını Çok Uzun Süre Kullanmak

Sürekli kullanımda (haftada yedi gün boyunca günde iki defa) bir diş fırçasının ortalama ömrü üç aydır. Yaklaşık 200 kullanımdan sonra fırçanızı değiştirmeniz gerekir; çünkü diş fırçasının kılları yıpranır. Kıvrılmış veya kırılmış kıllar dişlerinizi düzgün şekilde temizleyemez. Birkaç ay sonra diş fırçasında bakteri ve gıda parçacıkları birikmeye başlar. Diş fırçanızı üç ayda bir değiştirdiğinizden emin olun.

Dişlerinizi Fırçalamaya Yeterince Zaman Ayırmamak

Bir diş fırçalama seansı için önerilen süre iki dakikadır. Ortalama bir kişinin dişlerini fırçalama süresi ise sadece 45 saniyedir. 2 dakikadan kısa fırçalama, diş macunundaki flüorürün diş minesine ulaşması için yeterli bir zaman değildir. Fırçalama süresi kısaldıkça ağız hijyeni eksik yapılır. Çoğu zaman dişlerin kenarları veya ağzın arkası ihmal edilir. Ben bunun için zamanlayıcılarla birlikte elektronik diş fırçalarını öneriyorum. Zamanlayıcı yoksa bir kronometre, iki dakika süren bir şarkının melodisini veya telefonunuzu kullanın. Dişlerinizi iki dakikadan az fırçalamamak için elinizden geleni yapın.

Dişlerinizi Fırçaladıktan Sonra Ağzı Su İle Durulamak

Diş Hekimi Pertev Kökdemir, “Dişlerinizi fırçaladıktan sonra ağzınızı su ile çalkalamayın” diyor ve nedenini şu sözlerle anlatıyor: “Diş macununu tükürüp atabilirsiniz. Ancak ağzınıza su girdiğinde diş macununuzdaki florürün verimliliğini düşürür. Bazılarınız ağzını arındırmak isteyecektir. Su yerine flouride içeren bir gargara veya ağız yıkama suyu kullanın. Ayrıca su içmek veya içecek tüketmek için dişlerinizi fırçaladıktan sonra en az yarım saat bekleyin.”

Diş İpi Kullanmamak

Henüz günlük diş ipi kullanmayı alışkanlık haline getiremediyseniz; hemen başlamalısınız. Diş fırçanızın ulaşamadığı dişler arasındaki artıkları çıkarmak için günde en az bir kez diş ipi kullanmak gerekir. Fırçalama ve diş ipi ile çıkartılmayan artıklar dişlerinizde bakteri cenneti oluşturur. Günün sonunda hep diş ipi kullanın.

Sert Diş Fırçası Kullanmak

“En büyük yanlışlardan bir tanesi de daha iyi temizleyeceğine inanıldığı için sert diş fırçası tercih etmektir” diyen Kökdemir, “Kıllar çok sert ise dişetinize zarar verebilirler. İhtiyacınız olan tek şey, dişlerin arasına sıkışmış yiyecek parçacıklarını çıkarmak için bir fırçadır. Yumuşak veya ekstra yumuşak kıllı diş fırçası kullanın” dedi.

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Ağız Sağlığı

Sağlıklı Diş Etleri Nasıldır

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Sağlıklı Diş Etleri Nasıldır

Diş eti kanaması, diş eti hastalığınız olduğunu gösterir. Sağlıklı diş eti ise kanamaz, dişlere sıkıca tutunmuştur ve gülkurusu, pembe renktedir. Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Dr. Nihat Tanfer, sağlıklı diş etleri nasıldır sorusunu yanıtladı…

Diş taşı nedir, nasıl oluşur?

Dişler etkili bir şekilde fırçalanmadığında, alınan gıdalar dişler üzerinde birikir. İlk başlarda yumuşak olan bu birikintiler, tükürük içerisindeki kalsiyumun çökmesiyle taşlaşır. Diş taşı ya da tartar dediğimiz bu birikintiler, yoğun bakteri içerir ve sertleştiği için fırçalamayla çıkmaz.

Diş taşları temizlenmezse neler olur?

Diş taşları ya da tartar yoğun bakteri barındırır. Bu bakteriler diş eti içine nüfuz ederek diş eti hastalığına neden olur. İlk önce diş etinde şişlik ve kanama görülür. Tartar temizlenmediğinde, hastalık dişi çevreleyen kemiğe yayılır. Eriyen kemikle beraber diş eti çekilir ve diş eti çekilmesi, dişin sallanıp kaybedilmesine kadar ilerler.

Diş fırçalarken diş etleri neden kanar?

Diş eti kanaması, diş eti hastalığınız olduğunu gösterir. Bu hastalığın nedeni diş taşı (tartar) ve yoğun plaktır. Eğer diş eti kanaması şikâyetiniz varsa mutlaka bir diş hekimine görünmeniz gerekir.

Sağlıklı diş etleri nasıldır?

  • Gülkurusu, pembe renktedir.
  • Sıkıdır, dişlere sıkıca tutunmuştur.
  • Yüzeyi portakal kabuğu gibi pürtüklüdür.
  • Fırçalarken kanamaz.
  • Ağrı ve şişlik gözlenmez.

Diş sağlığıyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Ağız Sağlığı

Diş Sıkmada Botoks Etkin Tedavilerden Biri

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Diş Sıkmada Botoks Etkin Tedavilerden Biri

Sabah kalktığınızda çeneniz ağrıyorsa dikkatli olun! Gece bilinç dışı dişlerinizi sıkmış olabilirsiniz. Üstelik bu sorununuzun nedeni de stres olabilir! Diş sıkmada botoks etkin tedavilerden biri diyen Acıbadem International Hastanesi Endodonti Uzmanı Dr. Tubahan Kaya diş sıkma ve gıcırdatmanın çocuklarda da sık görüldüğünü belirtti.

Geceleri uyku sırasında bilinç dışı diş sıkma ya da dişleri gıcırdatma durumuna bruksizm deniliyor. Ağız ve çevresindeki çiğneme kaslarının güçlü ve istem dışı kasılması, genellikle çeneyi sıkma ve dişleri gıcırdatma olarak kendini belli ediyor. Basit gibi algılansa da bu durumun ağız ve diş sağlığı açısından önemli zararlar verdiğini söyleyen Acıbadem International Hastanesi Endodonti Uzmanı Dr. Tubahan Kaya, bu sorunun sık yaşandığına dikkat çekiyor. Yetişkinlerde yüzde 8-10, çocuklarda ise yüzde 8-38 sıklığında görülen bu sorunun, diş sağlığını sürdürebilmek için mutlaka tedavi edilmesi gerekiyor.

Sabah Kalktığınızda Çeneniz Ağrıyorsa…

Bruksizmin en önemli ve en yaygın belirtisi ağrı. Kişi sabah kalktığında yüz kaslarında, çene ekleminin yan kısımlarında, baş ve boyun bölgelerinde oluşan ağrılardan şikayet ediyor. Bu ağrılar kas kaynaklıdır ve çiğneme kaslarındaki spazma bağlı olarak ortaya çıkıyor.

Çocuklar Da Bu Dertten Muzdarip!

Çocuklar, sinüzit sebebiyle gelişen burun akıntısı nedeniyle dişlerini gıcırdatabiliyorlar. Ayrıca diş sürmesi sırasında diş etindeki baskı ve salgılanan bazı biyo-kimyasal ajanlar çevre dokulardaki sinirler ile çiğneme kaslarını uyarabiliyor ve istemsiz çene kasılmaları ve diş gıcırdatmaları olabiliyor. Dr. Tubahan Kaya, yine çocuklarda görülen bu sürecin geçici bir süreç olduğunu da hatırlatıyor.

Stres En Önemli Nedenlerinden Biri

Bruksizmin tahmin edilenin aksine birçok farklı sebebi olabiliyor. Ama çağımızın en popüler sorunlarından stres, bruksizmin de sebeplerinin başında geliyor. Stresin arttığı dönemlerde bruksizm de artıyor. Obsesyon, uykusuzluk, her türlü gerginlik hali ve kıskançlık gibi durumlar diş gıcırdatmanın diğer nedenlerinden. Bireyin kişilik yapısı da bu durumu artırıcı bir faktör; özellikle agresif, aceleci ya da titiz biriyseniz daha sık diş gıcırdatıyor olabilirsiniz.

Bruksizmin farklı nedenleri arasında sistemik faktörlere bağlı sorunlar var: Yetersiz beslenme, bağırsak parazitleri, alerji ve endokrin bozukluklar sistemik faktörler arasında sayılıyor. Eğer bağırsaklar doluysa, gerginleşen bağırsak duvarından çıkan uyarılar beyinde sindirim faaliyetini başlatıyor, bağırsak kasılması artıyor, sindirim enzimleri salgılanıyor, mide asidi ve tükürük akışı artıyor. Son olarak da çiğneme kaslarının kasılması sonucu diş gıcırdatma ortaya çıkabiliyor. Beyin travmaları, bir takım nörolojik rahatsızlıklar ve ayrıca kullanılan bazı ilaçların yan etkileri sonucu aynı sorunla karşılaşmak mümkün. Alkol ve sigaranın aşırı tüketiminin yanı sıra yüksek ya da düşük seviyede yapılmış dolgular ve protezler, dişlerdeki ortodontik bozukluklar, erken dişsel temaslar nedenler arasında sayılabiliyor.

Başka Sorunlara Yol Açıyor

Diş sıkma ve diş gıcırdatmanın farklı sorunlara zemin hazırladığını söyleyen Acıbadem International Hastanesi Endodonti Uzmanı Dr. Tubahan Kaya, hastaların uyandığında ağzında kum olduğunu hissettiklerini bunun da aşınmış diş parçacıkları olabileceğine dikkat çekerek şu bilgileri veriyor:

“Bruksizm, diş yüzeyi aşınmaları sonucu dişlerde hassasiyete ve ilerleyen zamanlarda aşırı aşınmaya bağlı olarak diş sinirinin açığa çıkmasına neden olabiliyor. Ayrıca, dişlerin devamlı birbirlerine sürtmesi sonucu dişler zarar görüyor ve boyları kısalabiliyor. Bu durum hastanın dikey boyut dediğimiz burun-çene ucu arasındaki mesafeyi azaltıyor. Bu da hastanın yüz görüntüsünde estetik sorunlara neden oluyor. Başka bir etkisi de çene eklemi içinde. Eklem sıvısının azalmasına bağlı olarak eklem başı ve yuvasında aşınmalar görülebiliyor. Bu durumda, çeneyi açma kapama esnasında tıkırtı, kitlenme, fonksiyon kısıtlılığı ve ağrı da ortaya çıkabiliyor. Diş köklerinde ise mikrotravmaya bağlı kistik oluşumlar görülebiliyor.

Bunun yanı sıra dişler üzerine gelen aşırı kuvvet nedeniyle dişlerde ve dolgularda kırıklar, dişlerde sallanma ve aralanmalar görülebiliyor”

Botoks Etkin Tedavilerden Biri

Bruksizm tedavisinde botoks en yaygın yöntemlerden biri. Botoks tedavisi ile gereğinden fazla ilaç kullanımından kaçınılmış oluyor. Botoks enjeksiyonu ile kaslara zarar vermeden çiğneme kaslarındaki stres ve aşırı çiğneme kuvveti ortadan kaldırılarak kaslarda rahatlama sağlanıyor.

Diş gıcırdatma ve sıkma problemi olan yetişkinlerde en çok plak tedavisi öneriliyor. Geceleri takılan bu plaklara; ısırma plağı ya da spilint adı veriliyor. Bu plaklar kas spazmını çözerek diş arklarına gelen ve gelecek olan aşırı kuvvetleri en aza indiriyor. Bunların yanı sıra alt çeneye yeni bir konum vererek sorunlu olan eklem-kas sistemini rahatlatıyor. Bu plaklar bruksizmi tedavi etme amaçlı değil, çiğneme sisteminde meydana gelecek sorunların ilerlemesini yavaşlatmak veya önlemek amaçlı olarak kullanılıyor.

Stres kaynaklı alışkanlıkların tedavilerinde, kas gevşetici ilaçlar, B vitamini ve bu ilaçlara ilave olarak mutlaka psikolojik tedavi gerekiyor. Gerekliyse psikiyatr desteği ile antidepresan ilaç da kullanılabiliyor.

Sorun dişsel kaynaklı ise, önceden yapılmış olan hatalı dental işlemler, yüksek veya alçak dolgular ve protezler düzeltilerek bu alışkanlık ortadan kaldırılabiliyor. Kapanış bozukluklarına bağlı olarak gelişen diş sıkma alışkanlığı, ortodontik tedavi ile dişleri normal kapanış pozisyonuna getirilerek düzeltilebiliyor. İleri eklem problemlerinde eklem kapsülüne cerrahi müdahaleler yapılabiliyor.

Bu soruna yol açmasında ya da artmasında etkili olduğu düşünülen aşırı uyaranların (kafein, nikotin vs) ve uyku düzensizliğinin kontrolünün, alışkanlıklarını değiştirilmesinin yanı sıra meditasyon da tedavi sistemleri arasında yer alıyor.

Eğer Tedavi Edilmezse…

1- Dişlerdeki aşınmalar sonucu dikey boyutta azalma, yüz estetiğinde problem,

2- Dişlerde, çene eklemi ve kaslarda ağrı,

3- Çeneyi açma-kapama esnasında fonksiyon kısıtlılığı,

4- Çene kilitlenmesi,

5- Baş ağrısı,

6- İleri vakalarda ameliyat gerektirecek eklem deformasyonları gibi sorunlar ortaya çıkarabiliyor.

Bu nedenle bruksizm kolayca tedavi edilecek seviyedeyken gerekli önlemleri almak gerekiyor.

Diş sıkmayla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar